Diyanet İşleri
Zindandaki iki kişiden kurtulmuş olanı, nice zamandan sonra (Yusuf'u) hatırladı ve, "Ben size onun yorumunu haber veririm, hemen beni (zindana) gönderin" dedi.
Yûsuf suresi
Yûsuf suresi, 45. ayet. وَقَالَ ٱلَّذِى نَجَا مِنْهُمَا وَٱدَّكَرَ بَعْدَ أُمَّةٍ أَنَا۠ أُنَبِّئُكُم بِتَأْوِيلِهِۦ فَأَرْسِلُونِ
veḳâle-lleẕî necâ minhümâ veddekera ba`de ümmetin ene ünebbiüküm bite'vîlihî feersilûn.
Zindandaki iki kişiden kurtulmuş olanı, nice zamandan sonra (Yusuf'u) hatırladı ve, "Ben size onun yorumunu haber veririm, hemen beni (zindana) gönderin" dedi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kralın rüyası ve yorumu Yûsuf 43–49 3
Yusuf, onlardan kurtulacağını düşündüğü kişiye, "Efendinin yanında beni an", dedi. Fakat şeytan onu efendisine hatırlatmayı unutturdu da bu yüzden o, birkaç yıl daha zindanda kaldı.
Kral, "Ben rüyamda yedi semiz ineği, yedi zayıf ineğin yediğini; ayrıca yedi yeşil başak ve yedi de kuru başak görüyorum. Ey ileri gelenler! Eğer rüya yorumluyorsanız, rüyamı bana yorumlayın" dedi.
Dediler ki: "Bunlar karma karışık düşlerdir. Biz böyle düşlerin yorumunu bilmiyoruz."
Zindandaki iki kişiden kurtulmuş olanı, nice zamandan sonra (Yusuf'u) hatırladı ve, "Ben size onun yorumunu haber veririm, hemen beni (zindana) gönderin" dedi.
(Zindana varınca), "Yusuf! Ey doğru sözlü! Rüyada yedi semiz ineği yedi zayıf ineğin yemesi, bir de yedi yeşil başakla diğer yedi kuru başak hakkında bize yorum yap. Ümid ederim ki (vereceğin bilgi ile) insanlara dönerim de onlar da (senin değerini) bilirler" dedi.
Yusuf dedi ki: "Yedi yıl adetiniz üzere ekin ekeceksiniz. Yiyeceğiniz az bir miktar hariç, biçtiklerinizi başağında bırakın."
"Sonra bunun ardından yedi kurak yıl gelecek, saklayacağınız az bir miktar hariç bu yıllar için biriktirdiklerinizi yiyip bitirecek."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
45. “O ikisinden” hapisteki o iki delikanlıdan rüyasında şarap sıktığını gören ve Yusuf’un, efendisinin yanında kendisinden bahsetmesini istediği “kurtulmuş olan, uzun bir süre sonra” Yusuf’u, onun rüyalarını yorumlamasını ve kendisine yaptığı tavsiyeyi “hatırladı” ve Yusuf’un aradan geçen uzun yıllar sonra bu rüyayı yorumlayabilecek kişi olduğunu bildi ve: “dedi ki: Ben size bunun yorumunu haber vereceğim.” O bakımdan rüyanın yorumuna dair ona soru sorayım diye “beni” Yusuf’a “gönderin.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Zindanda olan iki delikanlıdan şarap sunan ve oradan kurtulan delikanlı, bir müddet sonra Yusuf -aleyhisselam-'ı ve onun sahip olduğu rüya tabiri ilmini hatırladı ve şöyle dedi: Ben, hükümdarın görmüş olduğu rüyanın yorumunu, rüya yorumu ilmini bilen kimseye sorduktan sonra size haber vereceğim. Ey Hükümdar! Rüyanı yorumlaması için beni Yusuf -aleyhisselam-'a gönder!
Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
"Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve "size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?" diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin…
Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Yusuf, onlardan kurtulacağını düşündüğü kişiye, "Efendinin yanında beni an", dedi. Fakat şeytan onu efendisine hatırlatmayı unutturdu da bu yüzden o,…
Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Ondan ümitlerini kesince, kendi aralarında konuşmak üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri dedi ki: "Babanızın Allah adına sizden söz aldığını, daha…
Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Nihayet peygamberler ümitlerini kesecek hale gelip yalanlandıklarını düşündükleri sırada, onlara yardımımız geldi de, böylece dilediğimiz kimseler…
Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş · Ortak kavram: Nübüvvet
Fakat onları kurtarınca, bir de bakarsın ki yeryüzünde haksız yere taşkınlık yapıyorlar. Ey İnsanlar! Sizin taşkınlığınız, sırf kendi aleyhinizedir.…
Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş · Ortak kavram: Nübüvvet
Göklerdeki ve yerdeki her şeyi Allah'ın bildiğini görmüyor musun? Üç kişi gizlice konuşmaz ki, dördüncüleri O olmasın. Beş kişi gizlice konuşmaz ki…
Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet · Ortak kavram: Nübüvvet
İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…
Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet · Ortak kavram: Nübüvvet
(Ey Muhammed!) Sana da o Kitab'ı (Kur'an'ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah'ın indirdiği ile…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Hapisteki) iki kişiden, kurtulmuş olan, uzun bir zaman sonra (Yusuf'u) hatırlayarak: "Ben size onun yorumunu bildiririm; beni hemen (Yusuf'a) gönderin." demişti.
İşte o an, iki (zindan arkadaşından) kurtulmuş olan diğeri, aradan geçen bunca vakitten sonra geçmişi hatırlayarak söze girdi: "Ben bunun altında yatan gerçek anlamı öğrenip size bildirebilirim, fakat önce bana izin vermeniz gerek."
İşte ancak o zaman, aradan geçen bunca vakitten sonra, hapisten kurtulan o iki kişiden biri (Yusuf'u) hatırladı ve: "Bu (rüyanın) işaret ettiği gerçek anlamı ben öğrenip ulaştırabilirim size" dedi, "ama bunun için gitmeme izin verin".
O ikisinden (Yusuf'un zindan arkadaşlarından) kurtulmuş olan, daha sonra hatırladı da dedi ki: "Ben size bunun tevilini haber vereyim. . . Hemen beni (zindana) ulaştırın!"
O iki kişiden kurtulmuş olanı, nice zaman sonra hatırladı ve: "Ben bunun yorumunu size haber veririm, hemen beni (zindana) gönderin" dedi.
(Zindandaki) iki kişiden kurtulmuş olan, uzun bir zaman sonra (Yusuf'u) hatırlayarak dedi ki: Ben size onun yorumunu haber veririm, beni hemen (zindana) gönderin.
Uzun bir süre sonra, ikisi arasından kurtulmuş olan hatırladı ve şöyle dedi: "Onun yorumunu size söyleyebilirim; beni hemen gönderin!"
Zindandaki iki kişiden kurtulmuş olan, uzun bir zaman sonra Yusuf'u hatırlayarak dedi ki: "Ben size rüyanızın yorumunu öğrenip haber veririm, beni hemen zindana gönderin."
O iki kişiden kurtulmuş olanı, nice zaman sonra hatırladı ve "Beni gönderirseniz size onun yorumunu bildireceğim" dedi.
O iki kişiden kurtulmuş olanı, nice zaman sonra hatırladı ve, 'Beni (Yusuf'a) gönderirseniz size onun yorumunu bildireceğim,' dedi.
İki zindan arkadaşından kurtulmuş olan, uzun süre sonra hatırladı ve: "Ben size onun tabirini haber veririm, hemen beni gönderin!" dedi.
O ikisinden kurtulmuş olan da nice zamandan sonra hatırladı da dedi ki: ben size onun te'vilini haber veririm, hemen beni gönderin
Ancak o zaman o iki kişiden kurtulmuş olanı, aradan geçen bunca zamandan sonra hatırladı. "Beni hemen gönderin, rüyanın yorumunu ben size söyleyeceğim."
Ancak o zaman o iki kişiden kurtulmuş olanı, aradan geçen bunca zamandan sonra hatırladı. "Beni hemen gönderin, rüyanın yorumunu ben size söyleyeceğim."
Ancak o zaman o iki kişiden kurtulmuş olanı, aradan geçen bunca zamandan sonra hatırladı. Beni hemen gönderin, rüyanın yorumunu ben size söyleyeceğim.
O iki kişiden kurtulmuş olanı nice ümmet (zaman) sonra hatırladı ve: "Ben bunun yorumunu size haber veririm, hemen beni (zindana) gönderin" dedi.
(Zindandaki) iki (arkadaş) dan kurtulanı, nice zaman sonra (Yuusufu) hatırladı da dedi ki: "Ben size onun ta'birini haber vereyim. Hemen beni gönderin".
O ikiden kurtulmuş olanı nice zaman sonra hatırladı da dedi ki: Ben, size onun yorumunu bildireyim. Hemen gönderin beni.
Zindandaki iki kişiden kurtulmuş olan, uzun bir süre sonra (Yûsuf’u) hatırladı ve: “Ben size onun yorumunu haber veririm, hemen beni (Yûsuf'a) gönderin.” dedi.
(Zindandaki) İki kişiden kurtulan (adam), uzun bir süre sonra (bu olay üzerine Yusuf'u) hatırladı da dedi ki: "Ben size onun yorumunu haber veririm, hemen beni (zindana) gönderin."
Yusuf'un iki hapishane arkadaşından, kurtulmuş olanı, uzunca bir süreden sonra Yusuf'u hatırladı ve dedi ki: "Ben size bu rüyanın yorumunu söyleyebilirim; o yüzden beni (hapishaneye) gönderin."
Hapisteki iki kişiden hayatta kalanı neden sonra Yusuf'u hatırladı da dedi ki "Ben size bu rüyanın nasıl çıkacağının haberini getireceğim; beni hemen gönderin."
Zindandakilerden kurtulmuş olan, uzun süre sonra hatırlayıp: Beni gönderin ben size onun yorumunu haber vereyim.
Zindandan kurtulmuş olan, uzun bir süreden sonra hatırlayıp: -Beni gönderin ben size onun yorumunu haber vereyim.
Zındandaki iki adamdan kurtulanı, uzun bir zamandan sonra eskiyi hatırladı da şöyle dedi: "Onun yorumunu size ben haber veririm. Siz beni zındana gönderin."
There and then did Yusuf's fellow prisoner who heard of the king's dream remember in the end Yusuf and his story. He said: "Permit me to withdraw and give me permission to go to where I can get you the right and true information."
but the prisoner who had been freed at last remembered [Joseph] and said, ‘I shall tell you what this means. Give me leave to go.’
But the man who had been released, one of the two (who had been in prison) and who now bethought him after (so long) a space of time, said: "I will tell you the truth of its interpretation: send ye me (therefore)."
Then of the two prisoners, the one who had been set free, now remembered, after the lapse of a long period, what Joseph had said. He said: "I will tell you the interpretation of this dream; just send me (to Joseph in prison)." dipnot 1
The one of them who had been saved then said, remembering after a period, ‘I will tell you what it signifies, so send me out. ’
Then the man who was released (one of the two who were in prison), now at length remembered and said: "I will tell you its interpretation, so send me forth."
Said the one of the two who had been delivered, remembering [Joseph] after a long time: ‘I will inform you of its interpretation; so let me go [to meet Joseph in the prison]. ’
And of the two (prisoners) the one who had got his release and who (now) recalled (Joseph) to his mind after a long time, said, `I will inform you of its (true) interpretation, therefore send me (for the purpose to Joseph in prison). '
Then said the one who had been delivered, remembering after a time, 'I will myself tell you its interpretation; so send me forth. '
The one who was released from the prison (and served the king as a butler) said: "I will tell you its interpretation, if you let me visit Joseph in the prison. "
Then he who had escaped of those twain said, - remembering after a while,- 'Verily, I will inform you of the interpretation thereof, so send me. '
The one of them who had been saved and remembered after all this time said, "I will tell you of its interpretation, so send me forth."
And Joseph's fellow-prisoner who had been delivered, said, (for he remembered Joseph after a certain space of time) I will declare unto you the interpretation thereof; wherefore let me go unto the person who will interpret it unto me.
Said they, "Confused dreams! And naught know we of the interpretation of such dreams. "
And the one who (was) delivered of the two said and recollected after some time, "I will (myself) fully inform you of its interpretation. So send me forth."
And he of the two who was released, and (now) at length remembered, said: I am going to announce unto you the interpretation, therefore send me forth.
Then the servant, who of the two had been released, remembering (Joseph), said: "I will give you its interpretation; let me go for it. "
At that, the one of the two [erstwhile prisoners] who had been saved, and [who suddenly] remembered [Joseph] after all that time, spoke [thus]: "It is I who can inform you of the real meaning of this [dream]; so let me go [in search of it]. "
˹Finally,˺ the surviving ex-prisoner remembered ˹Joseph˺ after a long time and said, "I will tell you its interpretation, so send me forth ˹to Joseph˺."
And the one of them who had been saved and remembered after all this time said: "I will tell you of its interpretation, so have me dispatched. "
The one who was saved (from the prison) said, now that he finally remembered, "I can tell you its interpretation, so send me (to Joseph)."
But the one who was freed and remembered after a time said, "I will inform you of its interpretation, so send me forth. "
And said he who was delivered of the two, and remembered after a time: “I will inform you of the interpretation; so send me.”
The one who was released (the chief butler) at long last remembered. He said, "I can bring you the meaning, so send me forth."
Then one of the two (men from the prison) who was set free, and who now thought of him (Yusuf) after a long time, said: "I will tell you the truth of its meaning: So you send me. "
And said the one who was released (from the prison) out of the two, and recalled (Yūsuf) after a long time, "I shall tell you its interpretation. Just send me (to Yūsuf)."
Andthe one of them who had been saved and remembered after all this time said: "I will tell you of its interpretation, so let me be sent."