Diyanet İşleri
(1-6) Tozutup savuranlara, ağırlık taşıyanlara, kolaylıkla akanlara, iş bölüştürenlere andolsun ki, size vaad olunan şey elbette doğrudur. Hesap ve ceza mutlaka gerçekleşecektir.
Zâriyât suresi
Zâriyât suresi, 1. ayet. وَٱلذَّٰرِيَٰتِ ذَرْوًا
veẕẕâriyâti ẕervâ.
(1-6) Tozutup savuranlara, ağırlık taşıyanlara, kolaylıkla akanlara, iş bölüştürenlere andolsun ki, size vaad olunan şey elbette doğrudur. Hesap ve ceza mutlaka gerçekleşecektir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Yeminler ve ceza günü Zâriyât 1–14 3
(1-6) Tozutup savuranlara, ağırlık taşıyanlara, kolaylıkla akanlara, iş bölüştürenlere andolsun ki, size vaad olunan şey elbette doğrudur. Hesap ve ceza mutlaka gerçekleşecektir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 1–6. ayetler için yazılmıştır.
1-6. “Andolsun tozutup savuran” yumuşak ve tatlı esişinde, güçlü ve şiddetli esişinde, saçıp savuran ve dağıtan rüzgarlara; “Ağır bir yük taşıyan” Allah’ın kullara ve ülkelere kendisi ile faydalar ihsan ettiği pek çok sular barındıran bulutlara; “Kolaylıkla akıp gidenlere” ve gökleri süsleyen, kara ve denizin karanlıklarında kendileri ile yol bulunan, kendilerinden ibret alınmak sureti ile yararlanılan yıldızlara; “Emri paylaştıran” Allah’ın izni ile emirleri paylaştırıp çekip çeviren, idare eden meleklere... Onların her birisini Yüce Allah dünya ve âhiret işlerinden bir iş üzerinde görevlendirmiştir. Hiçbirisi kendisi için tayin ve tespit edilen sınırı aşmadığı gibi görevini eksik de yapmaz.
Bu buyruklarla doğru sözlü Yüce Allah, bu pek büyük varlıklara yemin etmektedir. Yüce Allah bu yarattıklarında öyle birtakım maslahat ve menfaatler takdir buyurmuştur ki, bunları vaadinin doğruluğuna ve amellerin hesabının görülüp karşılıklarının verileceği gün demek olan “din” gününün kaçınılmaz olarak gerçekleşeceğine, onu hiçbir kimsenin önleyemeyeceğine delil kılmıştır.
Doğru sözlü, pek büyük ve yüce olan Allah, bunu haber verip ona yemin ettiğine, O’nun gerçekleşeceğine dair delil ve belgeleri ortaya koyduğuna göre yalanlayıcılar bu günü ne diye yalanlıyor ve amelde bulunacaklar böyle bir gün için amelde bulunmaktan niçin yüz çeviriyorlar?
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah Teâlâ; toprağı savuran rüzgârlara yemin etmiştir.
Aynı kök: ذرو (3 geçiş)
Onlara dünya hayatının örneğini ver: (Dünya hayatı), gökten indirdiğimiz yağmur gibidir ki, onun sebebiyle yeryüzünün bitkileri boy verip birbirine…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yemin olsun: Esip savuranlara,
İndiği yerden toz kaldırarak (hidayeti gönüllere) saçan;
Düşün rüzgarları, tozları sağa sola savuran,
Andolsun o tozutup savuranlara.
Tozu dumana katıp savuran (rüzgar)lara,
Savurarak esen,
Yemin olsun; Tozutarak Savuranlara! dipnot 447
- Esip savuran rüzgarlara, yağmur yüklü bulutlara, kolayca akanlara, iş bölümü yapanlara yemin olsun ki, size vaad edilen kesinlikle gerçekleşecektir; ceza da kesinlikle olacaktır.
Savrulan atomlara,
Esip savuranlara,
O tozdurup savuranlara.
O tozdurup savuranlara
Esip savuranlara,
Esip savuranlara,
Esip savuranlara,
Tozu dumana katıp savuran (rüzgar)lara,
Tozutup savuran (rüzgar) lar,
Esip savuranlara.
(1-23) O tozutup savuranlara, ağırlıkları taşıyanlara, kolaylıkla akıp gidenlere / cereyan edenlere , i şleri taksim edenlere andolsun ki s ize vaad edilen kesinlikle doğrudur ve kesinlikle hesaplaşma / din ortaya konulacaktır / vaki olacaktır. Yörünge sahibi semaya yemin olsun ki kesinlikle sizler karşıt / aykırı / ihtilaflı söz ler içindesiniz. Ondan döndürülen döndürülür. Gebersin / katlolsun tahmin edenler, onlar sersemdirler / amratindeler ve yanılırlar / sehiv ederler. Sana hesap gününün zamanını sorarlar, o gün onlar ateşte denenecekler, fitnelerinizi / sınanmalarınızı tadın, işte, alelacele istediğiniz bu ydu. Muttakiler Rablerinin kendilerine vermiş olduklarıyla bahçelerde ve gözelerdedirler , Rablerinin kendilerine verdiklerini almış vaziyettedirler, k esinlikle onlar , bundan önce güzel davran anlardandılar, g eceleri az uyurlardı, seherlerde ise bağışlanma dilerlerdi , (Seher sihir aynı köktendir uykunun büyü lü etkisi ve sonra uyanış) mallarında dilenen / isteyen ve mahrum kalanlar için bir hak vardı, arzda ve kendilerinde, inananlar / kanaat getirenler için ayetler vardı, hâlâ görmüyor musunuz? Sema da size erzak ve size vaad edilen var , göğün ve yerin Rabbine and olsun ki kesinlikle O, tıpkı konuşmanız kadar gerçektir.
Savurup tozutan rüzgârlara andolsun.
Savurup kaldıranlara,
Yükseldikçe yükselenlere, dipnot 1
Zirveye tırmananlar
Savurup tozutan rüzgarlara andolsun!
Savurup tozutan rüzgarlara andolsun!
O tozutup savuranlara/o kırıp un ufak edenlere,
By the air in motion with any degree of force perceptible to the senses, conveying physical phenomena and distributing them over the universe.
By those [winds] that scatter far and wide,
By the (Winds) that scatter broadcast;
By the winds which scatter dust,
By the scatterers scattering,
By (the winds) that scatter dust.
By the scattering [winds] that scatter [the clouds];
I call to witness those (beings) who went forth to scatter (the Qur'ânic teachings) far and wide with a true scattering,
By the swift scatterers
Your Lord swears by the blowing winds.
By the scatterers who scatter!
By the atoms that scatter.
By the winds dispersing and scattering the dust;
(I swear) By the wind that scatters far and wide,
And (by) the winnowers with (swift) winnowing.
By those that winnow with a winnowing
I CALL TO witness those who scatter (dust) by dispersing,
CONSIDER the winds that scatter the dust far and wide,
By the winds scattering ˹dust˺,
By the winds that blow.
The blowing winds.
By those [winds] scattering [dust] dispersing
By those scattering, dispersing,
Consider those who scatter broadcast. (Individuals and communities that spread the Divine Word.)
By (the winds) that scatter (around) the dust;
By those (winds) that scatter dust,
By the winds that blow.