Zâriyât suresi

Zâriyât suresi, 31. ayet

Zâriyât suresi, 31. ayet. قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ أَيُّهَا ٱلْمُرْسَلُونَ

ḳâle femâ ḫaṭbüküm eyyühe-lmürselûn.

Diyanet İşleri

İbrahim, onlara: "O halde asıl işiniz nedir ey elçiler?" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zâriyât 28–34 · surenin 31. ayeti / 60

Konu İbrâhim'in misafirleri ve Lût kavmi Zâriyât 24–37 3

  1. Zâriyât 28

    (Yemediklerini görünce) onlardan İbrahim'in içine bir korku düştü. Onlar, "korkma" dediler ve onu bilgin bir oğul ile müjdelediler.

  2. Zâriyât 29

    Bunun üzerine karısı bir çığlık kopararak yönelip elini yüzüne vurdu. "Ben kısır bir kocakarıyım (nasıl çocuğum olabilir?)" dedi.

  3. Zâriyât 30

    Onlar dediler ki: "Rabbin böyle buyurdu. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir."

  4. 31

    İbrahim, onlara: "O halde asıl işiniz nedir ey elçiler?" dedi.

  5. Zâriyât 32–34

    (32-34) Onlar şöyle dediler: "Biz suçlu bir kavme (Lut'un kavmine), üzerlerine çamurdan, pişirilmiş ve Rabbinin katında haddi aşanlar için belirlenmiş taşlar yağdırmak için gönderildik."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

31. İbrahim aleyhisselam onlara: “Ey elçiler! O halde asıl işiniz nedir?” Niye geldiniz, ne istiyorsunuz? “dedi.” Çünkü o, gelenlerin Allah’ın önemli bazı işler için göndermiş olduğu elçileri olduklarını fark etmişti.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İbrahim -aleyhisselam- meleklere şöyle dedi: "Sizin işiniz/göreviniz nedir? Maksadınız nedir?"

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale dedi kök: قول
  2. فَمَا fema o halde nedir?
  3. خَطْبُكُمْ hatbukum göreviniz kök: خطب
  4. أَيُّهَا eyyuha ey kök: ايي
  5. ٱلْمُرْسَلُونَ l-murselune elçiler kök: رسل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خطب (12 geçiş)

    (Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda…

  • Aynı kök: خطب (12 geçiş)

    "Gözetimimiz altında ve vahyimize göre gemiyi yap. Zulmedenler hakkında bana bir şey söyleme. Çünkü onlar suda boğulacaklardır."

  • Aynı kök: خطب (12 geçiş)

    Kral, kadınlara, "Yusuf'tan murad almak istediğiniz zaman derdiniz ne idi?" dedi. Kadınlar, "Haşa! Allah için, biz onun bir kötülüğünü bilmiyoruz"…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

68 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

(İbrahim): "Peki ey Elçiler!" dedi, "Nedir bu olağandışı ziyaretinizin (gerçek) sebebi?"

Muhammed Esed

(İbrahim,) "Peki" dedi, "(başka) ne görüyorsunuz, ey (semavi) elçiler?"

Ahmed Hulusi

(İbrahim): "Ey irsal olunanlar. . . (Esas) işiniz (amacınız) nedir?" dedi.

Ali Bulaç

(İbrahim) dedi ki: "Şu halde sizin asıl isteğiniz nedir, ey elçiler?"

Ali Özek ve heyeti

(İbrahim:) O halde işiniz nedir, ey elçiler? dedi.

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Asal göreviniz nedir; ey elçiler?"

Bayraktar Bayraklı

İbrahim, "Ey elçiler! Sizin göreviniz nedir?" dedi.

Edip Yüksel

(İbrahim:) "Ey elçiler asıl göreviniz nedir?" dedi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

(İbrahim:) 'Ey elçiler asıl göreviniz nedir?' dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İbrahim: "O halde asıl göreviniz nedir ey elçiler?" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

İbrahim, o halde asıl me'muriyyetiniz nedir? ey mürselun, dedi

Erhan Aktaş

İbrahim: "O halde ey elçiler! Sizin geliş amacınız nedir?" dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İbrahim: "O halde ey elçiler! Sizin geliş amacınız nedir? dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İbrahim: "O halde ey elçiler! Sizin geliş amacınız nedir? dedi.

Gültekin Onan

(İbrahim) dedi ki: "Şu halde sizin asıl isteğiniz nedir, ey elçiler?"

Hasan Basri Çantay

(İbrahim) "Ey gönderilmiş (melekler) sizin haal-ü şanınız nedir?" dedi.

İbni Kesir

Ey elçiler, işiniz nedir? dedi.

Mehmet Alagaş

(24-46) (İBRAHİM RESULULLAHIN MİSAFİRLERİ İLE YAŞADIKLARI, MUSANIN SAV. FİRAVUNLA YAŞADIKLARI AD’IN SEMUDUN VE YOLDAN ÇIKMIŞ NUH KAVMİNİN BAŞLARINA GELENLER) İbrahim'in ikram gören misafiri hadisesi sana kadar ulaştı mı? Girdi klerinde, selam dediler, O da belirsiz / tanınmayan o kavime selam dedi , gizlice yakın çevresine gitti ve semiz bir buzağı getirdi , onlara ikram etti , dedi yemez misiniz? (Yemediklerini görünce) Onlardan dolayı içinde bir korku hissetti , dediler ki korkma, bilge bir oğulla / alim bir oğulla onu müjdelediler, karısı çığlık atarak, ellerini de yüzüne vurarak yaklaştı, kısır ve aciz bir kocakarıyım dedi, Rabbin bu şekilde dedi, dediler, Muhakkak ki O (Allah) hakimdir, bilgedir. O halde önemli işiniz / hatbınız nedir ey elçiler dedi. Biz suçlu bir kavme gönderildik, üzerlerine topraktan taşlar atacağız , savurganlar / müsrifler için Rabbinin katında tanımlı / adrese teslim taşlar , netice de mümin olarak kim var ise oradan çıkardık, orada bir ev dışında Müslüman da bulamadık, onları acıtıcı azaptan korkanlar için bir gösterge / bir ayet olarak orada bıraktık. Musa’yı, o’nu da firavuna Apaçık delillerle gönderdiğimizde, destekçileri ile / yandaşları ile yüz çevirdi ve bu bir sihirbaz yahut divanedir / cinlidir / mecnundur dedi, Onu ve ordusunu aldık ve kınan an biri olarak denize attık. Ad ‘da kurutucu rüzgâr gönderdiğimiz zaman ki o rüzgâr, uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyordu/ es geçmiyordu onları kül yapıyordu. Semud ‘a onlara belirli zamana kadar faydalanın denildiğinde Rabbinin emrine karşı taşkınlık ettiler, bakıp dururlarken onları bir yıldırım çarptı, ayağa kalkmaya dahi güçleri yetmedi, yardım da göremediler. Önce ki Nuh kavmi de onlar da yoldan çıkan bir kavimdiler.

Rowwad Tercüme Merkezi

İbrahim, onlara: “O halde göreviniz nedir ey elçiler?” dedi.

Süleyman Ateş

(İbrahim): "O halde göreviniz nedir ey elçiler?" dedi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İbrahim: "Elçiler! Asıl göreviniz nedir?" diye sordu.

Şaban Britch

O halde işiniz nedir, ey elçiler? dedi.

Şaban Piriş

-Sizin asıl göreviniz nedir, ey elçiler? dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

İbrahim sordu: "Amacınız ne, ey elçiler?"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And now, said Ibrahim to his guests, "what is the purpose of your visit, O you itinerant messengers?".

Abdul Haleem

Abraham said, ‘What is your errand, messengers?’

Abdullah Yusuf Ali

(Abraham) said: "And what, O ye Messengers, is your errand (now)?"

Abul A'la Maududi

Abraham said: "Envoys (of Allah), what is your errand?" dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    As the angels come in human guise only on highly important occasions, the Prophet Abraham (peace be upon him) used the word khatb to find out the purpose of their visit; the word khatb in Arabic is used for an errand of same extraordinary nature.

Aisha Bewley

He inquired, ‘What, then, is your business, messengers?’

Al-Hilali & Khan

[Ibrâhîm (Abraham)] said: "Then for what purpose you have come, O Messengers?"

Ali Quli Qarai

He said, ‘O messengers, what is now your errand?’

Amatul Rahman Omar

(Abraham) said (to them), `Now what is your errand, O you who have been sent (by God)!

Arthur John Arberry

Said he, 'And what is your business, envoys?'

Bijan Moeinian

Abraham asked then: "It sounds that you have come to accomplish an important mission. "

E. Henry Palmer

Said he, 'And about what is your errand, O ye messengers?'

Edip-Layth

He said, "What is your undertaking, O messengers?"

George Sale

And Abraham said unto them, what is your errand, therefore O messengers of God?

Hamid S. Aziz

He said, "What is your errand then, O Messengers!"

Mahmoud Ghali

Said he, "So, what is your concern, you Emissaries?"

Marmaduke Pickthall

(Abraham) said: And (afterward) what is your errand, O ye sent (from Allah)?

Mohamed Ahmed - Samira

He said: "What is then your business, O messengers?"

Muhammad Asad

Said [Abraham]: "And what [else] may you have in view, O you [heavenly] messengers?"

Mustafa Khattab

˹Later,˺ Abraham asked, "What is your mission, O  messenger-angels?"

Progressive Muslims

He said: "What is your undertaking, O messengers"

Rashad Khalifa

He said, "What are you up to, O messengers?"

Sahih International

[Abraham] said, "Then what is your business [here], O messengers?"

Sam Gerrans

He said: “Then what is your business, O emissaries?”

Shabbir Ahmed

Abraham said, "And now what is your task, O Messengers!"

Syed Vickar Ahamed

(Ibrahim) said: "Then for what purpose have you have come, O messengers?"

Taqi Usmani

He (Ibrāhīm) said (to the angels), "Then, what is your mission O messengers?"

The Monotheist Group

He said: "What is your undertaking, O messengers?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 31. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 31. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 31. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩