Diyanet İşleri
(Yemediklerini görünce) onlardan İbrahim'in içine bir korku düştü. Onlar, "korkma" dediler ve onu bilgin bir oğul ile müjdelediler.
Zâriyât suresi
Zâriyât suresi, 28. ayet. فَأَوْجَسَ مِنْهُمْ خِيفَةً قَالُوا۟ لَا تَخَفْ وَبَشَّرُوهُ بِغُلَٰمٍ عَلِيمٍ
feevcese minhüm ḫîfeh. ḳâlû lâ teḫaf. vebeşşerûhü bigulâmin `alîm.
(Yemediklerini görünce) onlardan İbrahim'in içine bir korku düştü. Onlar, "korkma" dediler ve onu bilgin bir oğul ile müjdelediler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim'in misafirleri ve Lût kavmi Zâriyât 24–37 3
Hani onlar, İbrahim'in yanına varmışlar ve "Selam olsun sana!" demişlerdi. O da "Size de selam olsun." demiş, "Bunlar tanınmamış (yabancı) kimseler" (diye düşünmüştü).
Hissettirmeden ailesinin yanına gidip, (pişirilmiş) semiz bir buzağı getirdi.
Onu önlerine koydu. "Yemez misiniz?" dedi.
(Yemediklerini görünce) onlardan İbrahim'in içine bir korku düştü. Onlar, "korkma" dediler ve onu bilgin bir oğul ile müjdelediler.
Bunun üzerine karısı bir çığlık kopararak yönelip elini yüzüne vurdu. "Ben kısır bir kocakarıyım (nasıl çocuğum olabilir?)" dedi.
Onlar dediler ki: "Rabbin böyle buyurdu. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir."
İbrahim, onlara: "O halde asıl işiniz nedir ey elçiler?" dedi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
28. İbrahim aleyhisselam ellerinin buzağıya uzanmadığını görünce: “içinde onlardan yana bir korku hissetti. Onlar da: “Korkma!” dediler” ve ona niçin geldiklerini haber verdiler. “Ve ona çok bilgili bir oğul” olan İshak aleyhisselam’ın doğacağı “müjdesini verdiler.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onlar yemeyince İbrahim -aleyhisselam-'ın nefsinde bir korku meydana geldi. Melekler bunu fark ettiler ve ona güven vererek; "Korkma! Bizler Allah katından gönderilmiş olan elçileriz." dediler. Sonra İbrahim -aleyhisselam-'a kendisini sevindirecek olan; çokça ilmi olacak olan erkek bir çocuğun doğum müjdesi haberini verdiler. Onun, kendisi ile müjdelendiği (çocuk), İshak -aleyhisselam- idi.
Aynı kök: وجس (3 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: خوف (124 geçiş)
Ellerini yemeğe uzatmadıklarını görünce, onları yadırgadı ve onlardan dolayı içinde bir korku duydu. Dediler ki: "Korkma, çünkü biz Lut kavmine…
Aynı kıssa: Hz. İshak · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: بشر (123 geçiş)
İbrahim'in karısı ayakta idi. (Bu sözleri duyunca) güldü. Ona da İshak'ı müjdeledik; İshak'ın arkasından da Yakub'u.
Aynı kıssa: Hz. İshak · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: بشر (123 geçiş)
Biz onu salihlerden bir peygamber olarak İshak ile de müjdeledik.
Aynı kök: وجس (3 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
Bunun üzerine Musa, içinde bir korku hissetti.
Aynı kök: غلم (13 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: بشر (123 geçiş)
Biz de ona uysal bir oğul müjdeledik.
Aynı kök: غلم (13 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)
Bir kervan gelmiş, sucularını suya göndermişlerdi. Sucu kovasını kuyuya salınca, "Müjde! Müjde! İşte bir oğlan!" dedi. Onu alıp bir ticaret malı…
Aynı kök: غلم (13 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)
Onlar, "Korkma, biz sana bilgin bir oğul müjdeliyoruz" dediler.
Aynı kıssa: Hz. İshak · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Karısı, "Vay başıma gelenler! Ben bir kocakarı ve bu kocam da bir ihtiyar iken çocuk mu doğuracağım? Gerçekten bu, çok şaşılacak bir şey!" dedi.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Yemediklerini görünce) onlardan korkmaya başlamıştı. (Melekler) "Korkma!" demiş ve ona bilen bir erkek çocuğu müjdelemişlerdi. dipnot 1
Derken, onlardan yana içini bir korku ve endişe kapladı. "Endişeye mahal yok!" dediler ve ona sıra dışı bir bilgi ile donatılmış bir oğlan çocuğu müjdelediler.
(İbrahim, misafirlerin yemediklerini görünce,) onlardan endişeye kapıldı; (ama) onlar: "Korkma!" dediler ve derin bilgi ile donatılan bir erkek çocuk (sahibi olacağı) müjdesini verdiler.
(Yemediklerini görünce İbrahim'in içine) onlardan bir korku düştü! "Korkma" dediler ve Onu Aliym bir erkek çocuk ile müjdelediler.
(Onlar yemeyince) Bunun üzerine içine bir tür korku düştü. "Korkma" dediler ve ona bilgin bir erkek çocuk müjdesini verdiler.
Derken onlardan korkmaya başladı. «Korkma» dediler ve ona bilgin bir oğlan çocuğu müjdelediler.
Bu yüzden, onlardan dolayı içine bir korku düştü. "Korkma!" dediler ve bilgili bir oğulu, sevinçli bir haber olarak Ona verdiler.
Hallerinden dolayı içinden bir korku duydu. "Korkma!" dediler ve ona bilgin bir çocuk müjdesi verdiler.
Onlardan bir korku duydu. Bunun üzerine onlar, "Korkma" dediler ve ona bilgin bir oğul müjdelediler.
Onlardan bir korku duydu. Bunun üzerine onlar, 'Korkma' dediler ve ona bilgin bir oğul müjdelediler.
Onlardan ötürü içine bir korku düştü. "Korkma!" dediler ve kendisine bilgili bir oğlan müjdelediler.
O vakıt onlardan içine bir korku düştü. Korkma dediler ve kendisine alim bir oğlan tebşir ettiler.
Durumlarından dolayı içine bir korku düştü. "Korkma." dediler ve ona bilgin bir çocuk müjdelediler.
Durumlarından dolayı içine bir korku düştü. "Korkma." dediler ve ona bilgin bir çocuk müjdelediler.
Durumlarından dolayı içine bir korku düştü. "Korkma." dediler ve ona bilgin bir çocuk müjdelediler.
(Onlar yemeyince) Bunun üzerine içine bir tür korku düştü. "Korkma" dediler ve ona bilgin bir erkek çocuk müjdesini verdiler.
Derken içine onlardan gizli bir korku çökdü. "Korkma" dediler ve onu çok bilgin bir oğulla müjdelediler.
Derken onlardan endişeye düşmüştü. Korkma; demişler ve onu bilgin bir oğulla müjdelemişlerdi.
(24-46) (İBRAHİM RESULULLAHIN MİSAFİRLERİ İLE YAŞADIKLARI, MUSANIN SAV. FİRAVUNLA YAŞADIKLARI AD’IN SEMUDUN VE YOLDAN ÇIKMIŞ NUH KAVMİNİN BAŞLARINA GELENLER) İbrahim'in ikram gören misafiri hadisesi sana kadar ulaştı mı? Girdi klerinde, selam dediler, O da belirsiz / tanınmayan o kavime selam dedi , gizlice yakın çevresine gitti ve semiz bir buzağı getirdi , onlara ikram etti , dedi yemez misiniz? (Yemediklerini görünce) Onlardan dolayı içinde bir korku hissetti , dediler ki korkma, bilge bir oğulla / alim bir oğulla onu müjdelediler, karısı çığlık atarak, ellerini de yüzüne vurarak yaklaştı, kısır ve aciz bir kocakarıyım dedi, Rabbin bu şekilde dedi, dediler, Muhakkak ki O (Allah) hakimdir, bilgedir. O halde önemli işiniz / hatbınız nedir ey elçiler dedi. Biz suçlu bir kavme gönderildik, üzerlerine topraktan taşlar atacağız , savurganlar / müsrifler için Rabbinin katında tanımlı / adrese teslim taşlar , netice de mümin olarak kim var ise oradan çıkardık, orada bir ev dışında Müslüman da bulamadık, onları acıtıcı azaptan korkanlar için bir gösterge / bir ayet olarak orada bıraktık. Musa’yı, o’nu da firavuna Apaçık delillerle gönderdiğimizde, destekçileri ile / yandaşları ile yüz çevirdi ve bu bir sihirbaz yahut divanedir / cinlidir / mecnundur dedi, Onu ve ordusunu aldık ve kınan an biri olarak denize attık. Ad ‘da kurutucu rüzgâr gönderdiğimiz zaman ki o rüzgâr, uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyordu/ es geçmiyordu onları kül yapıyordu. Semud ‘a onlara belirli zamana kadar faydalanın denildiğinde Rabbinin emrine karşı taşkınlık ettiler, bakıp dururlarken onları bir yıldırım çarptı, ayağa kalkmaya dahi güçleri yetmedi, yardım da göremediler. Önce ki Nuh kavmi de onlar da yoldan çıkan bir kavimdiler.
Onlardan dolayı içine bir korku düştü. "Korkma!" dediler. Ona bilgin bir erkek çocuğu müjdelediler.
(Yemediklerini görünce) Onlardan içine bir korku düşürdü. "Korkma" dediler ve ona bilgin bir oğlan çocuğu müjdelediler.
Onların bu halinden dolayı bir korku hissetti. "Korkma!" dediler ve ona, ilim sahibi olacak bir oğul müjdesi verdiler dipnot 1 .
Hallerinden içine korku düştü. "Korkma" dediler ve ona, bilgili bir oğul müjdesi verdiler.
Onlardan dolayı içine bir korku düştü. Korkma, dediler. Ona bilgin bir erkek çocuğu müjdelediler.
Onlardan dolayı içine bir korku düştü. -Korkma, dediler. Ona bilgin bir erkek çocuğu müjdelediler.
O arada, içine bunlardan bir kuşku düştü. "Korkma!" dediler. Ve ona bilgin bir oğlan müjdelediler.
back he recoiled apprehensive and pervaded with fear, but they consoled him and in good will they said: "Do not be afraid " and they authoritatively made to him the intimation of the coming of a well informed and wise son who would have a sound judgment and the ability to perceive and adopt the best means for accomplishing an end.
beginning to be afraid of them, but they said, ‘Do not be afraid.’ They gave him good news of a son who would be gifted with knowledge.
(When they did not eat), He conceived a fear of them. They said, "Fear not," and they gave him glad tidings of a son endowed with knowledge.
Then he became afraid of them. dipnot 1 They said: "Fear not," and announced to him the good news of (the birth of) a boy endowed with knowledge. dipnot 2
He felt afraid of them but they said, ‘Do not be afraid!’ and gave him the good news of a son imbued with knowledge.
Then he conceived fear of them (when they ate not). They said: "Fear not."[1] And they gave him glad tidings of a son having knowledge (about Allâh and His religion of True Monotheism).
Then he felt a fear of them. They said, ‘Do not be afraid!’ and they gave him the good news of a wise son.
(When they did not eat) he felt afraid of them. They said, `Have no fear.' And they proclaimed to him the good news of (the birth of) a son who would be blessed with knowledge
Then he conceived a fear of them. They said, 'Be not afraid!' And they gave him good tidings of a cunning boy.
As they refused to eat, fear overtook him. The angles said: "Do not be afraid, we are here to give you a good news: Pretty soon God will give you a wise and knowledgeable son."
And he felt a secret fear of them: said they, Fear not. ' And they gave him glad tidings of a knowing boy.
He then became fearful of them. They said, "Do not fear," and they gave him good news of a knowledgeable son.
And he began to entertain a fear of them. They said, fear not: And they declared unto him the promise of a wise youth.
(When they did not eat) he conceived in his mind a fear of them. They said, "Fear not." And they gave him the good news of a son endowed with knowledge.
Then he entertained a fright of them. They said, "Do not fear (anything)." And they gave him good tidings of a knowledgeable youth.
Then he conceived a fear of them. They said: Fear not! and gave him tidings of (the birth of) a wise son.
He felt afraid of them; but they said: "Have no fear, " and gave him the good news of a wise son.
[And when he saw that the guests would not eat, ] he became apprehensive of them; [but] they said, "Fear not" - and gave him the glad tiding of [the birth of] a son who would be endowed with deep knowledge.
˹They did not eat,˺ so he grew fearful of them.[1] They reassured ˹him˺, "Do not be afraid," and gave him good news of a knowledgeable son.[2]
He then became fearful of them. They said: "Do not fear, " and they gave him good news of a knowledgeable son.
He harbored fear of them. They said, "Have no fear," and they gave good news of a knowledgeable son.
And he felt from them apprehension. They said, "Fear not," and gave him good tidings of a learned boy.
And he sensed fear from them. They said: “Fear thou not!” And they gave him glad tidings of a learned lad.
Then he felt apprehensive of them. They said, "Fear not!" And gave him the glad news of a son who would be endowed with knowledge. (Abraham was concerned, since people with aggressive designs used to refuse hospitality. But they were hurrying to Sodom (11:69-76), (15:50-55), (26:69), (29:31)).
(When they did not eat), he became afraid of them. They said, "Fear not," and they gave him glad tidings of a son endowed with knowledge.
So he felt some fear in his heart. They said, "Be not scared." And they gave him the good news of (the birth of) a knowledgeable boy.
He then became fearful of them. They said: "Do not fear," and they gave him good news of a knowledgeable son.