Hûd suresi

Hûd suresi, 37. ayet

Hûd suresi, 37. ayet. وَٱصْنَعِ ٱلْفُلْكَ بِأَعْيُنِنَا وَوَحْيِنَا وَلَا تُخَٰطِبْنِى فِى ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓا۟ إِنَّهُم مُّغْرَقُونَ

vaṣne`i-lfülke bia`yüninâ vevaḥyinâ velâ tüḫâṭibnî fi-lleẕîne żalemû. innehüm mugraḳûn.

Diyanet İşleri

"Gözetimimiz altında ve vahyimize göre gemiyi yap. Zulmedenler hakkında bana bir şey söyleme. Çünkü onlar suda boğulacaklardır."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hûd 34–40 · surenin 37. ayeti / 123
  1. Hûd 34

    Ben size öğüt vermek istesem de, eğer Allah sizi azdırmak istemişse, öğüdüm size fayda vermez. O, sizin Rabbinizdir ve O'na döndürüleceksiniz.

  2. Hûd 35

    (Ey Muhammed!) Yoksa "Onu (Kur'an'ı) kendisi uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer onu uydurmuşsam, suçum bana aittir. Ben de sizin işlemekte olduğunuz suçlardan uzağım."

  3. Hûd 36

    Nuh'a vahyolundu ki: "Kavminden daha önce iman etmiş olanlardan başka, artık hiç kimse iman etmeyecek. O halde, onların yapmakta oldukları şeylerden dolayı üzülme."

  4. 37

    "Gözetimimiz altında ve vahyimize göre gemiyi yap. Zulmedenler hakkında bana bir şey söyleme. Çünkü onlar suda boğulacaklardır."

  5. Hûd 38

    (Nuh) gemiyi yapıyordu. Kavminden ileri gelenler her ne zaman yanına uğrasalar, onunla alay ediyorlardı. Dedi ki: "Bizimle alay ediyorsanız, sizin bizimle alay ettiğiniz gibi biz de sizinle alay edeceğiz."

  6. Hûd 39

    Artık, geldiği kimseyi rezil eden azabın kime geleceğini, kimin üzerine sürekli bir azabın ineceğini ileride anlayacaksınız.

  7. Hûd 40

    Nihayet emrimiz gelip, tandır kaynamaya başlayınca (sular coşup taşınca) Nuh'a dedik ki: "Her cins canlıdan (erkekli dişili) birer çift, bir de kendileri hakkında daha önce hüküm verilmiş olanlar dışındaki ailen ile iman edenleri ona yükle." Ama, onunla beraber sadece pek az kimse iman etmişti.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

37. “Gözlerimiz önünde ve vahyimiz doğrultusunda” yani korumamız ve gözetimimiz altında ve rızamıza uygun olarak “gemiyi yap! Zulmedenler hakkında da bana bir şey söyleme!” Onların helak edilmemesi hususunda benden bir şey isteme. “Çünkü onlar boğulacaklardır.” Artık bu konudaki azap sözümüz hak olmuştur, bu konudaki ilâhi kader geçerli olacaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Gemiyi, bizim gözetimimiz ve korumamızda onu nasıl yapacağını sana öğrettiğimize dair bizden bir vahiy ile yap. İnkâr ederek kendi nefislerine zulmeden kimselere mühlet istemek için beni muhatap alma! Muhakkak ki onlar, küfür üzerinde ısrar etmelerine karşılık bir ceza olarak -kaçınılmaz olan- tufan ile boğulacaklardır.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱصْنَعِ vesnei ve yap kök: صنع
  2. ٱلْفُلْكَ l-fulke gemiyi kök: فلك
  3. بِأَعْيُنِنَا biea'yunina bizim gözetimimiz altında kök: عين
  4. وَوَحْيِنَا ve vehyina ve vahyimizle kök: وحي
  5. وَلَا ve la
  6. تُخَـٰطِبْنِى tuhatibni bana hitap (dua) etme kök: خطب
  7. فِى fi hakkında
  8. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  9. ظَلَمُوٓا۟ ۚ zelemu zulmeden(ler) kök: ظلم
  10. إِنَّهُم innehum onlar
  11. مُّغْرَقُونَ mugrakune suda boğulacaklardır kök: غرق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خطب (12 geçiş) · Aynı kök: صنع (20 geçiş) · Aynı kök: غرق (23 geçiş)

    Bunun üzerine Nuh'a, "Bizim gözetimimiz altında ve vahyimize göre o gemiyi yap" diye vahyettik. "Bizim emrimiz gelip de tandır kaynamaya başlayınca,…

  • Aynı kök: صنع (20 geçiş) · Aynı kök: فلك (25 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Nûh

    (Nuh) gemiyi yapıyordu. Kavminden ileri gelenler her ne zaman yanına uğrasalar, onunla alay ediyorlardı. Dedi ki: "Bizimle alay ediyorsanız, sizin…

  • Aynı kök: غرق (23 geçiş) · Aynı kök: فلك (25 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Nûh

    Derken kavmi onu yalanladı. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Çünkü onlar…

  • Aynı kök: صنع (20 geçiş) · Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy

    (Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah'ı anmak (olan…

  • Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy

    Nuh'a vahyolundu ki: "Kavminden daha önce iman etmiş olanlardan başka, artık hiç kimse iman etmeyecek. O halde, onların yapmakta oldukları şeylerden…

  • Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy

    İşte bunlar, sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Bundan önce onları ne sen biliyordun, ne de kavmin. O halde sabret. Çünkü (iyi) sonuç, Allah'a…

  • Aynı kök: عين (65 geçiş) · Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy

    Biz onları on iki kabile halinde topluluklara ayırdık. (Tih sahrasında susuzluktan sıkılan) kavmi Musa'dan su istediğinde biz ona, "Asanı taşa vur"…

  • Aynı kök: غرق (23 geçiş) · Aynı kök: فلك (25 geçiş)

    Onu yine de yalanladılar. Biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve onları ötekilerin yerine geçirdik. Ayetlerimizi yalanlayanları…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Gözlerimizin önünde ve vahyimiz (emrimiz) uyarınca gemiyi yap! Haksızlık edenler hakkında bana (herhangi bir şey) söyleme! Şüphesiz ki onlar mutlaka boğulacaklardır." dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet aynı konu içeriği nedeniyle Mü'minûn 23:27 ile birlikte okunmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

Bizim rehberliğimiz altında ve bildirdiğimiz şekilde gemiyi inşa et ve (bundan böyle) sakın kendisini harcayan kimseler hakkında Bana başvurma! Şu kesin: onlar boğulacaklar.

Muhammed Esed

Bizim gözetimimiz ve vahyettiğimiz biçimde (seni ve seninle beraber olanları kurtaracak olan) tekneyi inşa et ve haksızlığa sapanlar için bana başvurma, çünkü onlar boğulacaklar!"

Ahmed Hulusi

Gözlerimiz olarak (maiyet sırrına işaret bu ifade), vahyimizce gemiyi yap. . . Zalimler hakkında (şefaat için) bana yönelme. . . Kesinlikle onlar boğulacaklardır!

Ali Bulaç

"Bizim gözetimimiz altında ve vahyimizle gemiyi imal et. Zulmedenler konusunda bana hitapta bulunma. Çünkü onlar suda boğulacaklardır."

Ali Özek ve heyeti

Gözlerimizin önünde ve vahyimiz (emrimiz) uyarınca gemiyi yap ve zulmedenler hakkında bana (bir şey) söyleme! Onlar mutlaka boğulacaklardır!

Ali Rıza Safa

"Gözetimimiz altında ve bildirimimiz doğrultusunda gemiyi yap. Haksızlık yapanlar için de Bana bir şey söyleme; kesinlikle boğulacaklar!"

Bayraktar Bayraklı

"Gözetimimiz altında ve sana öğretilen şekilde gemiyi yap ve zalimler hakkında bana başvurma! Çünkü, onlar boğulacaklardır" diye vahyolundu.

Edip Yüksel

"Gözetimimiz altında vahyimizle gemiyi yap. Zalimler için bana baş vurma; onlar suda boğulacaklardır."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Gözetimimiz altında vahyimizle gemiyi yap. Zalimler için bana baş vurma; onlar suda boğulacaklardır.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bizim gözetimimizde ve vahyimiz dairesinde gemi yap ve Bana o zulmedenler hakkında birşey söyleme; çünkü onlar, boğulacaklardır!"

Elmalılı Hamdi Yazır

Bizim nezaretimiz altında ve vahyimiz dairesinde gemi yap, hem o zulmedenler hakkında bana hıtab etme, çünkü onlar garkedilecekler

Erhan Aktaş

"Bizim gözetimimiz altında ve vahyimizle gemiyi yap. Zalimler hakkında benden bir istekte bulunma. Onlar boğulacaklardır."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Bizim gözetimimiz altında ve vahyimizle gemiyi yap. Zalimler hakkında benden bir istekte bulunma. Onlar boğulacaklardır."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bizim gözetimimiz altında ve vahyimizle gemiyi yap. Zalimler hakkında benden bir istekte bulunma. Onlar boğulacaklardır."

Gültekin Onan

"Bizim gözetimimiz altında ve vahyimizle gemiyi imal et. Zulmedenler konusunda bana hitapta bulunma. Çünkü onlar suda boğulacaklardır."

Hasan Basri Çantay

"Bizim nezaretimiz ve vahyimiz ile gemi yap. Zulmedenler hakkında bana bir şey söyleme. Çünkü onlar suda boğulmuşlardır (boğulacaklardır)".

İbni Kesir

Gözetimimiz altında ve vahyimizle gemiyi yap. Zulmedenler için Bana bir şey söyleme. Çünkü onlar, suda boğulacaklardır.

Mehmet Alagaş

(25-49) Kesin olan şu ki , biz Nuh’u kavmine gönderdik, kesinlikle ben Allah ’tan başkasına ibadet etmemeniz konusunda size apaçık bir uyarıcıyım, muhakkak ki sizin için acı veren günün azabından korkuyorum. Kavminin kafirlerinin seçkinleri dediler ki , seni benzerimiz bir beşerden başka bir i olarak görmüyoruz ve basit görüşlü, en aşağılarımızdan gözükenlerden başka birilerinin de sana uyduğunu da görmüyoruz , sizin, bizden fazlaca bir artılarınızın olduğunu da görmüyoruz, bilakis sizin yalancı olduğunuzu sanıyoruz / zannediyoruz. Dedi ki Ey Kavmim; peki sizler şunu da gördünüz mü? eğer ben Rabbimden bir delil üzereysem / burhan üzereysem ve onun yanından da bana bir rahmet verilmişse , bu da sizden gizli tutulmuşsa, siz onu hor görürken / kerih görürken bize lazım mı ki onu size kabul ettirelim. (Siz bize lazım değilsiniz biz size lazımız) ve ey kavmim! sizden bir mal sual etmiyorum. Benim ücretim sadece Allaha aittir, iman edenleri kovacak değilim, m uhakkak ki onlar Rablerine kavuşacaklar ve fakat ben de sizi cahil bir kavim olarak görüyorum, ey kavmim! eğer ki kovarsam Allaha karşı bana kim yardım edebilir ki? O halde hiç düşünmez misiniz? Size Allah’ın hazineleri benim yanımda demiyorum, gaybı da bilemem, ben bi r meleğim de demiyorum, gözlerinizde zelil gördüklerinize Allah, asla hayır vermez de demiyorum , onların kendilerinde ne olduğunu en iyi Allah bilir , kesinlikle ben o vakit zalimlerden olurum. Dedi ki Ey Nuh, bizimle mücadele ettin / cedelleştin, cedelleşmeyi de çoğalttın, vaa t ettiğini, eğer sözüne bağlı isen, bize getir, eğer Allah, isterse onu size getirir, onu siz aciz bırakamazsınız dedi , eğer ki Allah azgınlaşmanızı murad ediyorsa, benim size nasihat murad edipte nasihat vermemin , size bir faydası olmaz , Rabbiniz O dur ve O na ger döneceksiniz. Ayrıca, onu iftara etti mi diyorlar? Deki eğer onu ben uydurmuşsam suçu banadır, işlediğiniz suçlardan ben uzağım / beriyim. Nuh’a vahyedildi ki, kavminden sana iman edenler dışında artık sana iman eden kesinlikle olmayacak. Onların yaptıkları nedeniyle tasalanma / beise düşme, v ahyimizle gözümüzün önünde gemiyi üret / imal et , zalimler hakkında da bizle muhatap olma, muhakkak onlar boğulacaklar . Gemiyi yapıyordu kavminin seçkinleri onun yanından her geçişlerinde onunla alay ediyorlardı, eğer bizimle alay ederseniz biz de sizinle, sizin alay ettiğiniz gibi alay edeceğiz, İlerde, rezil edici azabın, daimî azabın kime geleceğini bileceksiniz. Hatta emrimiz geldiğinde, tandır kaynadığında her bir tür çiftten ikişerli ona taşı dedik, üzerinde sözümüz kayıtlı olanlar ve iman edenler hariç helak ettik, onunla beraber az miktar dışında inanan da olmadı , demir atıp durduğunda ve giderken de / mecra ederken de Allah ’ın ismiyle ona binin, Rabbim muhakkak bağışlayan ve rahimdir dedi, O, onlarla dağlar gibi dalgalar içinde akıyordu Nuh ayrı kenarda bir yerde olan oğluna seslendi ve ey oğlum bizimle beraber bin kafirlerle beraber olma dedi , beni sudan koruyacak bir dağa sığınırım dedi , bugün rahmet ettiği hariç, Allah'ın emrinden korunma yok dedi ve dalga her ikisinin arasını ayırdı ve boğulanlardan oldu. Yere / arza suyunu emerek yut denildi, zalim kavme de uzak olsunlar denildi. Nuh Rabbine seslendi, oğlum ailemdendi ehlimdendir , senin verdiğin söz gerçektir, sen hakimlerin de en hakimisin dedi, ey Nuh muhakkak o senin ailenden değildi, kesinlikle onun salih olmayan ameli vardı, benden sende bilgisi / ilmi olmayan şeyi sual etme / isteme, kesinlikle ben sana cahillerden olmamanı öğüt veririm / vaaz ederim dedi. Rabbim, ilmi bende olmayan şeyi sana sual etmekten sana sığınırım, eğer ki beni bağışlamaz ve de esirgemezsen hasara uğrarım / hüsran olurum dedi. Ey Nuh bizden sana ve seninle beraber olan ümmetler için bir esenlik ve bereket ile in denildi. O ümmetleri geçindireceğiz sonra da onlara acıtıcı / elim bir azap onlara dokunacak / temas edecek. Bunlar gaybın haberleridir onu sana vahyediyoruz. Sen ve de kavmin bundan önce leri bunu biliyor değildin, sabret, sonuç / akıbet sakınanların / muttakilerindir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Gözlerimizin önünde vahyettiğimize göre gemi yap, zulmedenler hakkında bana birşey söyleme! Muhakkak onlar boğulacaklardır.

Süleyman Ateş

"Gözlerimizin önünde ve vahyimiz gereğince gemiyi yap ve zulmedenler hakkında bana hitabetme (onların kurtuluşu için bana yalvarma); onlar mutlaka boğulacaklardır!"

Süleymaniye Vakfı

"Gözetimimiz altında ve vahyimize göre bir gemi inşa et. Yanlışlar içinde olanlar hakkında bana bir şey söyleme! Çünkü onlar boğulacaklar dipnot 1 ."

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Gözetimimizde ve vahyimize göre gemiyi yap. Yanlışlar içindeki o kimseler için de artık bana başvurma. Çünkü onlar boğulacaklardır."

Şaban Britch

Gözlerimizin önünde vahyettiğimize göre gemi yap, zulmedenler için beni muhatap alma! Muhakkak onlar boğulacaklardır.

Şaban Piriş

"Bizim gözetimimizde vahyettiğimiz şekilde gemi yap, zulmedenler için beni muhatap alma, onlar boğulacaklardır."

Yaşar Nuri Öztürk

Vahyimize bağlı olarak gözlerimizin önünde gemiyi yap. Ve zulmedenler hakkında benimle karşılıklı laf edip durma. Onlar, mutlaka boğulacaklardır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Build the Ark under Our supervision and according to Our inspired divine instructions. and do not plead with Me for those who are wrongful of actions they are destined to drown".

Abdul Haleem

Build the Ark under Our [watchful] eyes and with Our inspiration. Do not plead with Me for those who have done evil- they will be drowned.’

Abdullah Yusuf Ali

"But construct an Ark under Our eyes and Our inspiration, and address Me no (further) on behalf of those who are in sin: for they are about to be overwhelmed (in the Flood)."

Abul A'la Maududi

and build the Ark under Our eyes and Our direction. And do not supplicate Me concerning those who have engaged in wrong-doing. They are doomed to be drowned. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This verse lays down the limits of the divine law of respite. When the message of a Prophet has been conveyed to a people and is rejected, they are granted respite from punishment only as long as there is the possibility that some of them might accept it. But when there remains no such possibility and there is left nothing but evil element among them, Allah does not grant them any further respite. And this is a manifestation of His mercy, just as for the safety of the good fruit the rotten ones should be thrown away and discarded. Conversely, it shall be an act of cruelty to the good people and the future generations if pity is shown to those wicked people who are incorrigible.

Aisha Bewley

Build the Ark under Our supervision and as We reveal and do not address Me concerning the wrongdoers. They shall be drowned.’

Al-Hilali & Khan

"And construct the ship under Our Eyes and with Our Revelation, and call not upon Me on behalf of those who did wrong; they are surely to be drowned."

Ali Quli Qarai

Build the ark before Our eyes and by Our revelation, and do not plead with Me for those who are wrongdoers: they shall indeed be drowned. ’

Amatul Rahman Omar

`And build the Ark under Our eyes and in accordance with Our revelation, and address not (to plead with) Me in favour of those who act unjustly. Verily, they are doomed to be drowned.'

Arthur John Arberry

Make thou the Ark under Our eyes, and as We reveal; and address Me not concerning those who have done evil; they shall be drowned. '

Bijan Moeinian

"Start to build an arc under My watchful eyes and according to the revelations that you are going to receive. Do not ask Me to forgive the disbelievers as they are already sentenced to be drawn."

E. Henry Palmer

And make the ark under our eyes, and at our inspiration; and plead not with me for those who have done wrong; verily, they shall be drowned. '

Edip-Layth

"Construct the Ship under Our eyes and Our inspiration, and do not speak to Me regarding those who are wicked. They will be drowned."

George Sale

But make an ark in our presence, according to the form and dimensions which We have revealed unto thee: And speak not unto Me in behalf of those who have acted unjustly; for they are doomed to be drowned.

Hamid S. Aziz

And Noah was inspired (in these words), "None shall surely believe amongst your people but those who have believed already; take it not then ill that which they do.

Mahmoud Ghali

And work out (i. e., make) the Ship (s) (Arabic fulk "ship" can mean singular or plural) under Our Eyes and by Our revelation, and do not address Me concerning the ones who have done injustice; surely they will be drowned."

Marmaduke Pickthall

Build the ship under Our eyes and by Our inspiration, and speak not unto Me on behalf of those who do wrong. Lo! they will be drowned.

Mohamed Ahmed - Samira

Build an ark under Our eye and as We instruct. Do not plead for those who have been wicked, for they shall certainly be drowned."

Muhammad Asad

but build, under Our eyes and according to Our inspiration, the ark [that shall save thee and those who follow thee]; and do not appeal to Me in behalf of those who are bent on evildoing for, behold, they are destined to be drowned!"

Mustafa Khattab

And build the Ark under Our ˹watchful˺ Eyes and directions, and do not plead with Me for those who have done wrong, for they will surely be drowned."

Progressive Muslims

"And construct the Ship under Our eyes and Our inspiration, and do not speak to Me regarding those who are wicked. They will be drowned."

Rashad Khalifa

"Build the ark under our watchful eyes, and with our inspiration, and do not implore Me on behalf of those who have transgressed; they are destined to drown."

Sahih International

And construct the ship under Our observation and Our inspiration and do not address Me concerning those who have wronged; indeed, they are [to be] drowned. "

Sam Gerrans

“And make thou the ship under Our eyes and Our instruction; and address thou Me not concerning those who have done wrong; they will be drowned.”

Shabbir Ahmed

We commanded Noah, "But build an ark under Our Eyes and according to Our Directions, and do not plead with Me on behalf of the oppressors. (23:27). Behold, they are destined to be drowned." (A flood in the valley of Tigris and Euphrates was forthcoming. (11:44). The rejecters would drown for not following the Prophet).

Syed Vickar Ahamed

"And build an Ark under Our eyes and Our Inspiration, and address Me, not (any more) on behalf of those who are in sin: For they are about to be drowned (in the Flood). "

Taqi Usmani

And make an ark under Our eyes and according to Our revelation; and do not speak to Me about those who have crossed the limits, as they are destined to be drowned."

The Monotheist Group

"And construct the ship under Our eyes and Our inspiration, and do not speak to Me regarding those who are wicked. They will be drowned."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 37. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 37. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 37. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩