Diyanet İşleri
Onun için, onlardan yüz çevir. Artık kınanacak değilsin.
Zâriyât suresi
Zâriyât suresi, 54. ayet. فَتَوَلَّ عَنْهُمْ فَمَآ أَنتَ بِمَلُومٍ
fetevelle `anhüm femâ ente bimelûm.
Onun için, onlardan yüz çevir. Artık kınanacak değilsin.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Her peygambere aynı söz; kulluk için yaratılış Zâriyât 52–60 3
Allah ile beraber başka bir ilah edinmeyin. Gerçekten ben, size, Allah tarafından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım.
İşte böyle! Onlardan öncekilere hiçbir peygamber gelmemişti ki, "O bir büyücüdür" yahut "bir delidir" demiş olmasınlar.
Onlar bunu birbirlerine tavsiye mi ettiler (ki hep aynı şeyleri söylüyorlar)? Hayır, onlar azgın bir topluluktur.
Onun için, onlardan yüz çevir. Artık kınanacak değilsin.
Sen yine de öğüt ver. Çünkü öğüt mü'minlere fayda verir.
Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.
Ben, onlardan bir rızık istemiyorum. Bana yedirmelerini de istemiyorum.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
54. Yüce Allah, Rasûlüne yüz çevirip yalanlayanlardan yüz çevirmesini emrederek şöyle buyurmaktadır: “O halde onlara aldırma.” Onlara aldırma, onları sorgulamaya kalkışma, sen işine bak. “Zira sen” onların günahlarından ötürü “kınanacak değilsin.” Sana düşen tebliğdir, sen sana verilen görevi eksiksiz yerine getirdin ve Allah’ın sana vermiş olduğu risaleti tebliğ ettin.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- Bu yalanlayanlardan yüz çevir. Sen bundan dolayı kınanacak değilsin. Onlara gönderildiğin şeyi hakkıyla ulaştırdın.
Aynı kök: لوم (14 geçiş)
Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı…
Aynı kök: لوم (14 geçiş)
Bunun üzerine kadın onlara dedi ki: "İşte bu, beni hakkında kınadığınız kimsedir. Andolsun, ben ondan murad almak istedim. Fakat o, iffetinden dolayı…
Aynı kök: لوم (14 geçiş)
İş bitirilince şeytan da diyecek ki: "Şüphesiz Allah, size gerçek olanı söz verdi. Ben de size söz verdim ama yalancı çıktım. Zaten benim sizi…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlardan yüz çevir! Sen asla kınanacak değilsin.
Artık onları kendi hallerine bırak, (sen kendi işine bak); böyle yaptığın takdirde kınanacak değilsin.
O halde, onlardan yüz çevir, (bu durumda) senin bir suçun olmaz;
Onlardan yüz çevir! Sen (bu yüzden) kınanacak değilsin.
Öyleyse sen, onlardan yüz çevir; artık kınanacak değilsin.
Artık onlara aldırma. (Davete uymamalarından dolayı) sen kınanacak değilsin.
Artık, onlardan uzaklaş; bu yüzden kınanacak değilsin.
Artık onlardan yüz çevir! Bundan sonra sen hiç kınanmazsın.
Onlardan yüz çevir; sen kınanacak değilsin. dipnot 1
Onlardan yüz çevir; sen kınanacak değilsin.
Onun için onlardan yüz çevir, artık sen kınanacak değilsin!
Onun için onlardan yüz çevir, artık sen levm olunacak değilsin
O halde onlardan yüz çevir. Artık kınanacak değilsin.
O halde onlardan yüz çevir. Artık kınanacak değilsin.
O halde onlardan yüz çevir. Artık kınanacak değilsin.
Öyleyse sen, onlardan yüz çevir; artık kınanacak değilsin.
O halde (Habibim) onlardan yüz çevir. Artık sen, kınanacak (mes'ul olacak) değilsin.
Onlardan yüz çevir. Artık sen, kınanacak değilsin.
(47-60) Semayı kendi elimizle kubbe ettik / bina ettik, gerçekten biz genişleteniz , yeri de döşedik ne güzel döşeyicileriz , her şeyi eşli / zevceli yarattık ki böylelikle belki düşünürsünüz. Allah’a kaçın / firar edin, kesinlikle ben, O’ndan sizin için gelen apaçık bir uyarıcıyım, Allah’la beraber başka bir ilah edinmeyin , kesinlikle ben O’ndan sizin için gelen apaçık bir uyarıcıyım. Onlardan öncekilere de gelen her bir Resul ’e bu şekilde sihirbaz yahut divane / mecnun dediler onu birbirlerine tavsiye mi ettiler ? Bilakis onlar taşkınlık eden bir kavimdir, o nlardan yüz çevir bundan dolayı sen kınanmayacaksın, Hatırlat muhakkak ki hatırlatma iman edenlere fayda sağlar , insanları ve cinleri ancak bana ibadet etmeleri için yarattım onlardan bir rızık istemiyorum, beni doyurmalarını da istemiyorum, Kesinlikle rızık verici Allah’tır, kuvvetlidir, sağlamdır / metindir. Zalimlere tıpkı arkadaşlarının günahı gibi günah vardır, a cele etmesinler kafirlere vadedildikleri gün nedeniyle yazıklar olsun.
Sen yüz çevir onlardan, artık kınanacak değilsin.
Onlardan yüz çevir, sen kınanacak değilsin.
Öyleyse onlardan (bir süre) yüz çevir dipnot 1 ; sen bundan dolayı kınanacak değilsin dipnot 2 .
Artık onlarla ilgilenme; sen bundan dolayı kınanacak değilsin.
Onlardan yüz çevir, artık kınanacak değilsin.
-Onlardan yüz çevir, bundan dolayı kınanacak değilsin.
Artık onlardan yüz çevir. Sen bu yüzden kınanmayacaksın.
Therefore, keep away from them O Muhammad; you stand exculpated on all charges, nor will you incur imputation of demerit on account of a fault you have not done; you have done your duty to the best.
so ignore them [Prophet]- you are not to blame-
So turn away from them: not thine is the blame.
So turn your attention away from them; you shall incur no blame. dipnot 1
So turn away from them, for you are not to blame.
So turn away (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) from them (Quraish pagans), you are not blame-worthy (as you have conveyed Allâh’s Message).
So turn away from them, for you will not be blameworthy.
So turn away from them (and their foul way of talk). There lies no blame on you (for what they do).
So turn thou from them; thou wilt not be reproached.
So, forget about them. Your job has been to relay the message. You (Mohammed) are not responsible for their behaviors.
So turn thy back upon them, so thou wilt not be to blame.
So turn away from them; you will not be blamed.
Wherefore withdraw from them; and thou shalt not be blameworthy in so doing.
Then turn your back upon them for you are not to blame;
Then turn back from them; so in no way are you blameworthy.
So withdraw from them (O Muhammad), for thou art in no wise blameworthy,
Turn away from them. You will not be blamed.
Turn, then, away from them, and thou shalt incur no blame;
So ˹now˺ turn away from them ˹O Prophet˺, for you will not be blamed.[1]
So turn away from them; you will not be blamed.
You may disregard them; you cannot be blamed.
So leave them, [O Muúammad], for you are not to be blamed.
So turn thou from them, then art thou not blameworthy.
Turn, then, away from them, and you shall not be blameworthy.
So turn away from them: Yours is not the blame.
So, turn away from them, for you are not blamed.
So turn away from them; you will not be blamed.