Zâriyât suresi

Zâriyât suresi, 54. ayet

Zâriyât suresi, 54. ayet. فَتَوَلَّ عَنْهُمْ فَمَآ أَنتَ بِمَلُومٍ

fetevelle `anhüm femâ ente bimelûm.

Diyanet İşleri

Onun için, onlardan yüz çevir. Artık kınanacak değilsin.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zâriyât 51–57 · surenin 54. ayeti / 60

Konu Her peygambere aynı söz; kulluk için yaratılış Zâriyât 52–60 3

  1. Zâriyât 51

    Allah ile beraber başka bir ilah edinmeyin. Gerçekten ben, size, Allah tarafından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım.

  2. Zâriyât 52

    İşte böyle! Onlardan öncekilere hiçbir peygamber gelmemişti ki, "O bir büyücüdür" yahut "bir delidir" demiş olmasınlar.

  3. Zâriyât 53

    Onlar bunu birbirlerine tavsiye mi ettiler (ki hep aynı şeyleri söylüyorlar)? Hayır, onlar azgın bir topluluktur.

  4. 54

    Onun için, onlardan yüz çevir. Artık kınanacak değilsin.

  5. Zâriyât 55

    Sen yine de öğüt ver. Çünkü öğüt mü'minlere fayda verir.

  6. Zâriyât 56

    Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.

  7. Zâriyât 57

    Ben, onlardan bir rızık istemiyorum. Bana yedirmelerini de istemiyorum.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

54. Yüce Allah, Rasûlüne yüz çevirip yalanlayanlardan yüz çevirmesini emrederek şöyle buyurmaktadır: “O halde onlara aldırma.” Onlara aldırma, onları sorgulamaya kalkışma, sen işine bak. “Zira sen” onların günahlarından ötürü “kınanacak değilsin.” Sana düşen tebliğdir, sen sana verilen görevi eksiksiz yerine getirdin ve Allah’ın sana vermiş olduğu risaleti tebliğ ettin.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- Bu yalanlayanlardan yüz çevir. Sen bundan dolayı kınanacak değilsin. Onlara gönderildiğin şeyi hakkıyla ulaştırdın.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَتَوَلَّ fetevelle yüz çevir kök: ولي
  2. عَنْهُمْ anhum onlardan
  3. فَمَآ fema değilsin
  4. أَنتَ ente sen
  5. بِمَلُومٍۢ bimelumin kınanacak kök: لوم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: لوم (14 geçiş)

    Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı…

  • Aynı kök: لوم (14 geçiş)

    Bunun üzerine kadın onlara dedi ki: "İşte bu, beni hakkında kınadığınız kimsedir. Andolsun, ben ondan murad almak istedim. Fakat o, iffetinden dolayı…

  • Aynı kök: لوم (14 geçiş)

    İş bitirilince şeytan da diyecek ki: "Şüphesiz Allah, size gerçek olanı söz verdi. Ben de size söz verdim ama yalancı çıktım. Zaten benim sizi…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

59 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlardan yüz çevir! Sen asla kınanacak değilsin.

Mustafa İslamoğlu

Artık onları kendi hallerine bırak, (sen kendi işine bak); böyle yaptığın takdirde kınanacak değilsin.

Muhammed Esed

O halde, onlardan yüz çevir, (bu durumda) senin bir suçun olmaz;

Ahmed Hulusi

Onlardan yüz çevir! Sen (bu yüzden) kınanacak değilsin.

Ali Bulaç

Öyleyse sen, onlardan yüz çevir; artık kınanacak değilsin.

Ali Özek ve heyeti

Artık onlara aldırma. (Davete uymamalarından dolayı) sen kınanacak değilsin.

Ali Rıza Safa

Artık, onlardan uzaklaş; bu yüzden kınanacak değilsin.

Bayraktar Bayraklı

Artık onlardan yüz çevir! Bundan sonra sen hiç kınanmazsın.

Edip Yüksel

Onlardan yüz çevir; sen kınanacak değilsin. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Yunus peygamber görevini tamamlamadan halkından yüz çevirdiği için kınanmıştı (37:142)..

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlardan yüz çevir; sen kınanacak değilsin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onun için onlardan yüz çevir, artık sen kınanacak değilsin!

Elmalılı Hamdi Yazır

Onun için onlardan yüz çevir, artık sen levm olunacak değilsin

Erhan Aktaş

O halde onlardan yüz çevir. Artık kınanacak değilsin.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O halde onlardan yüz çevir. Artık kınanacak değilsin.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O halde onlardan yüz çevir. Artık kınanacak değilsin.

Gültekin Onan

Öyleyse sen, onlardan yüz çevir; artık kınanacak değilsin.

Hasan Basri Çantay

O halde (Habibim) onlardan yüz çevir. Artık sen, kınanacak (mes'ul olacak) değilsin.

İbni Kesir

Onlardan yüz çevir. Artık sen, kınanacak değilsin.

Mehmet Alagaş

(47-60) Semayı kendi elimizle kubbe ettik / bina ettik, gerçekten biz genişleteniz , yeri de döşedik ne güzel döşeyicileriz , her şeyi eşli / zevceli yarattık ki böylelikle belki düşünürsünüz. Allah’a kaçın / firar edin, kesinlikle ben, O’ndan sizin için gelen apaçık bir uyarıcıyım, Allah’la beraber başka bir ilah edinmeyin , kesinlikle ben O’ndan sizin için gelen apaçık bir uyarıcıyım. Onlardan öncekilere de gelen her bir Resul ’e bu şekilde sihirbaz yahut divane / mecnun dediler onu birbirlerine tavsiye mi ettiler ? Bilakis onlar taşkınlık eden bir kavimdir, o nlardan yüz çevir bundan dolayı sen kınanmayacaksın, Hatırlat muhakkak ki hatırlatma iman edenlere fayda sağlar , insanları ve cinleri ancak bana ibadet etmeleri için yarattım onlardan bir rızık istemiyorum, beni doyurmalarını da istemiyorum, Kesinlikle rızık verici Allah’tır, kuvvetlidir, sağlamdır / metindir. Zalimlere tıpkı arkadaşlarının günahı gibi günah vardır, a cele etmesinler kafirlere vadedildikleri gün nedeniyle yazıklar olsun.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sen yüz çevir onlardan, artık kınanacak değilsin.

Süleyman Ateş

Onlardan yüz çevir, sen kınanacak değilsin.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Artık onlarla ilgilenme; sen bundan dolayı kınanacak değilsin.

Şaban Britch

Onlardan yüz çevir, artık kınanacak değilsin.

Şaban Piriş

-Onlardan yüz çevir, bundan dolayı kınanacak değilsin.

Yaşar Nuri Öztürk

Artık onlardan yüz çevir. Sen bu yüzden kınanmayacaksın.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Therefore, keep away from them O Muhammad; you stand exculpated on all charges, nor will you incur imputation of demerit on account of a fault you have not done; you have done your duty to the best.

Abdul Haleem

so ignore them [Prophet]- you are not to blame-

Abdullah Yusuf Ali

So turn away from them: not thine is the blame.

Abul A'la Maududi

So turn your attention away from them; you shall incur no blame. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    In this verse a method of the preaching of religion has been taught which should be well understood. When a preacher of the truth has presented his message clearly before a person with rational arguments, and has also removed his doubts and objections and answered his arguments, he becomes relieved of his duty of making the truth plain. Even after this if the other person persists in his belief and creed, the responsibility for it does not lie on the preacher of the truth. It is no more necessary that he should pursue the same person, should go on spending his time in discussing things with him, and should make it a point that he has somehow to convince the same one man of the truth. The preacher, in fact, has done his duty; if the other man is not convinced, leave him alone. If the preacher does not any more attend to him, he cannot be blamed for letting a person remain involved in error, because the other person himself is responsible for his deviation and error.

Aisha Bewley

So turn away from them, for you are not to blame.

Al-Hilali & Khan

So turn away (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) from them (Quraish pagans), you are not blame-worthy (as you have conveyed Allâh’s Message).

Ali Quli Qarai

So turn away from them, for you will not be blameworthy.

Amatul Rahman Omar

So turn away from them (and their foul way of talk). There lies no blame on you (for what they do).

Arthur John Arberry

So turn thou from them; thou wilt not be reproached.

Bijan Moeinian

So, forget about them. Your job has been to relay the message. You (Mohammed) are not responsible for their behaviors.

E. Henry Palmer

So turn thy back upon them, so thou wilt not be to blame.

Edip-Layth

So turn away from them; you will not be blamed.

George Sale

Wherefore withdraw from them; and thou shalt not be blameworthy in so doing.

Hamid S. Aziz

Then turn your back upon them for you are not to blame;

Mahmoud Ghali

Then turn back from them; so in no way are you blameworthy.

Marmaduke Pickthall

So withdraw from them (O Muhammad), for thou art in no wise blameworthy,

Mohamed Ahmed - Samira

Turn away from them. You will not be blamed.

Muhammad Asad

Turn, then, away from them, and thou shalt incur no blame;

Mustafa Khattab

So ˹now˺ turn away from them ˹O Prophet˺, for you will not be blamed.[1]

Progressive Muslims

So turn away from them; you will not be blamed.

Rashad Khalifa

You may disregard them; you cannot be blamed.

Sahih International

So leave them, [O Muúammad], for you are not to be blamed.

Sam Gerrans

So turn thou from them, then art thou not blameworthy.

Shabbir Ahmed

Turn, then, away from them, and you shall not be blameworthy.

Syed Vickar Ahamed

So turn away from them: Yours is not the blame.

Taqi Usmani

So, turn away from them, for you are not blamed.

The Monotheist Group

So turn away from them; you will not be blamed.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 54. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 54. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 54. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩