Zâriyât suresi

Zâriyât suresi, 55. ayet

Zâriyât suresi, 55. ayet. وَذَكِّرْ فَإِنَّ ٱلذِّكْرَىٰ تَنفَعُ ٱلْمُؤْمِنِينَ

veẕekkir feinne-ẕẕikrâ tenfe`u-lmü'minîn.

Diyanet İşleri

Sen yine de öğüt ver. Çünkü öğüt mü'minlere fayda verir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zâriyât 52–58 · surenin 55. ayeti / 60

Konu Her peygambere aynı söz; kulluk için yaratılış Zâriyât 52–60 3

  1. Zâriyât 52

    İşte böyle! Onlardan öncekilere hiçbir peygamber gelmemişti ki, "O bir büyücüdür" yahut "bir delidir" demiş olmasınlar.

  2. Zâriyât 53

    Onlar bunu birbirlerine tavsiye mi ettiler (ki hep aynı şeyleri söylüyorlar)? Hayır, onlar azgın bir topluluktur.

  3. Zâriyât 54

    Onun için, onlardan yüz çevir. Artık kınanacak değilsin.

  4. 55

    Sen yine de öğüt ver. Çünkü öğüt mü'minlere fayda verir.

  5. Zâriyât 56

    Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.

  6. Zâriyât 57

    Ben, onlardan bir rızık istemiyorum. Bana yedirmelerini de istemiyorum.

  7. Zâriyât 58

    Şüphesiz Allah rızık verendir, güçlüdür, çok kuvvetlidir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

55. “Bununla beraber hatırlatıp öğüt ver. Çünkü öğüt, mü’minlere fayda verir.” Hatırlatma, iki türlüdür: Bunların biri fıtrat ve akıl ile tafsilatı değil de genel çerçevesi bilinen hususları hatırlatmaktır. Zira Yüce Allah, akıllara fıtrî olarak hayrı sevmeyi, onu tercih etmeyi, kötülükten tiksinip ona rağbet etmemeyi yerleştirmiştir ki şer’î hükümleri de buna uygundur. Buna göre şeriatteki her bir emir ve yasak, bu tür hatırlatma kabilindendir. Hatırlatmanın tamamlanması ise emrolunan bir husustaki hayır, güzellik ve maslahatların zikredilmesi, yasaklanan husustaki zararların da dile getirilmesidir. Hatırlatmanın ikinci türüne gelince bu da mü’minler tarafından bilinen ancak gaflet dolayısı ile unutulan hususları hatırlatmaktır. Bu, hatırlatılır ve tekrar tekrar dile getirilir. Böylelikle bunun kalplerine yerleşmesi, uyanık olmaları ve bu hatırlatılan hususlar gereğince amel etmeleri, onlardan faydalanmaları ve yükselmeleri için gayretli ve şevkli olmaları sağlanır.

Yüce Allah hatırlatmanın mü’minlere faydalı olacağını bildirmektedir. Çünkü onların sahip bulundukları iman, Allah korkusu, Allah’a yöneliş, Allah’ı razı edecek şeylere uyma, bu hatırlatmanın faydalı olmasını ve verilen öğütlerin onları etkilemesini gerektirir. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “O halde eğer öğüt fayda verirse sen de öğüt ver. Korkan kimse öğüt alacaktır, oldukça bahtsız olan kimse ise ondan kaçacaktır.” (el-A’lâ, 87/9-11) İman sahibi olmayan, yapılan öğütleri kabul istidadını taşımayan kimseye ise hatırlatmanın ve öğüt vermenin bir faydası yoktur. Böyleleri yağan yağmurdan hiçbir fayda sağlamayan kıraç arazi gibidirler. Bu gibi kimseler, her türlü ayet ve mucize kendilerine gelecek olsa dahi can yakıcı azabı görmedikçe iman etmezler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlardan yüz çevirmen, seni onlara öğüt vermekten ve hatırlatmalarda bulunmaktan alıkoymasın. Onlara öğüt ver ve hatırlat. Çünkü öğüt, Allah'a iman edenlere fayda verir.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَذَكِّرْ ve zekkir ama yine de hatırlat kök: ذكر
  2. فَإِنَّ feinne çünkü
  3. ٱلذِّكْرَىٰ z-zikra hatırlatmak kök: ذكر
  4. تَنفَعُ tenfeu yararlıdır kök: نفع
  5. ٱلْمُؤْمِنِينَ l-mu'minine inananlara kök: امن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نفع (50 geçiş)

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

  • Aynı kök: نفع (50 geçiş)

    Kimsenin kimse namına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı, kimseye şefaatin (aracılığın) yarar sağlamayacağı ve hiç kimsenin hiçbir…

  • Aynı kök: نفع (50 geçiş)

    Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

59 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Ama uyarmayı sürdür; en azından bir uyarının mü'minlere yararı olur!

Muhammed Esed

ama yine de (kulak veren herkese) hatırlatmaya devam et! Çünkü bu hatırlatmalar müminlere fayda sağlar.

Ahmed Hulusi

Hatırlat! Muhakkak ki hatırlatma iman edenlere fayda verir!

Ali Bulaç

Sen öğüt verip hatırlat! Çünkü gerçekten öğütle hatırlatma, mü'minlere yarar sağlar.

Ali Özek ve heyeti

Sen yine de öğüt ver. Çünkü öğüt müminlere fayda verir.

Ali Rıza Safa

Yine de hatırlat. Hatırlatmak, inananlara yarar sağlar.

Bayraktar Bayraklı

Öğüt ver,çünkü öğüt müminlere fayda verir.

Edip Yüksel

Hatırlat, çünkü hatırlatmak iman edenlere yarar sağlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Hatırlat, çünkü hatırlatmak inananlara yarar sağlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bununla beraber öğüt vermeye devam et; çünkü öğüt müminlere fayda verir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onunla beraber va'z-u nasıhate devam et, çünkü va'z, mü'minlere fayda verir

Erhan Aktaş

Öğüt ver; kuşkusuz ki öğüt Mü'minlere fayda verir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Öğüt ver; kuşkusuz ki öğüt Mü'minlere fayda verir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Öğüt ver; kuşkusuz ki öğüt mü'minlere fayda verir.

Gültekin Onan

Sen öğüt verip hatırlat! Çünkü gerçekten öğütle hatırlatma, inançlılara yarar sağlar.

Hasan Basri Çantay

Sen (sade Kur'an ile) va'z et. Çünkü şübhesiz öğüt mü'minlere faide verir.

İbni Kesir

Sen, öğüt ver. Çünkü öğüt mü'minlere fayda verir.

Mehmet Alagaş

(47-60) Semayı kendi elimizle kubbe ettik / bina ettik, gerçekten biz genişleteniz , yeri de döşedik ne güzel döşeyicileriz , her şeyi eşli / zevceli yarattık ki böylelikle belki düşünürsünüz. Allah’a kaçın / firar edin, kesinlikle ben, O’ndan sizin için gelen apaçık bir uyarıcıyım, Allah’la beraber başka bir ilah edinmeyin , kesinlikle ben O’ndan sizin için gelen apaçık bir uyarıcıyım. Onlardan öncekilere de gelen her bir Resul ’e bu şekilde sihirbaz yahut divane / mecnun dediler onu birbirlerine tavsiye mi ettiler ? Bilakis onlar taşkınlık eden bir kavimdir, o nlardan yüz çevir bundan dolayı sen kınanmayacaksın, Hatırlat muhakkak ki hatırlatma iman edenlere fayda sağlar , insanları ve cinleri ancak bana ibadet etmeleri için yarattım onlardan bir rızık istemiyorum, beni doyurmalarını da istemiyorum, Kesinlikle rızık verici Allah’tır, kuvvetlidir, sağlamdır / metindir. Zalimlere tıpkı arkadaşlarının günahı gibi günah vardır, a cele etmesinler kafirlere vadedildikleri gün nedeniyle yazıklar olsun.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sen yine de öğüt ver. Çünkü öğüt, iman edenlere fayda verir.

Süleyman Ateş

Ama yine de hatırlat, çünkü hatırlatmak inananlara yararlıdır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yalnızca (Kuran'dan) bilgi ver. Çünkü o bilgi inananlar için yararlı olur.

Şaban Britch

Öğüt ver! Çünkü öğüt, iman edenlere fayda verir.

Şaban Piriş

Öğüt ver, çünkü öğüt inananlara fayda verir.

Yaşar Nuri Öztürk

Hatırlat/öğüt ver; çünkü hatırlatıp öğüt vermek müminlere yarar sağlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But keep reminding people of their duty to Allah, proclaiming His message, for making the message known shall benefit those whose hearts are impressed with the image of virtue and whose deeds are imprinted with wisdom and piety.

Abdul Haleem

and go on reminding [people], it is good for those who believe to be reminded.

Abdullah Yusuf Ali

But teach (thy Message) for teaching benefits the Believers.

Abul A'la Maududi

Do, however, keep exhorting them; for exhortation benefits those endowed with faith. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The Prophet (peace be upon him) has not been addressed here to be taught this method because, God forbid, in his preaching he unnecessarily pursued the people and Allah wanted to stop him from this fact, the real reason for stating this method is that when a preacher of the truth has done his best to make the people understand his message in a rational way and then seeing the signs of stubbornness in them withdraws from them, the people inveigh against him and start accusing him of indifference and inattention whereas, they, as they say, want to discuss things in order to understand his message. The fact, however, is that they do not intend to understand anything but only to involve the preacher in disputation and waste his time. Therefore, Allah Himself said in clear words: Turn away from them, you are not at all to blame for showing any indifference towards them. After this nobody could blame the Prophet (peace be upon him) that, according to the Book that he had brought, he had been appointed to make them understand his religion, then why he did not answer their objections.

Aisha Bewley

And remind them, for truly the muminun benefit from being reminded.

Al-Hilali & Khan

And remind (by preaching the Qur’ân, O Muhammad صلى الله عليه وسلم), for verily, the reminding profits the believers.

Ali Quli Qarai

And admonish, for admonition indeed benefits the faithful.

Amatul Rahman Omar

Yet keep on exhorting (the people), for, verily, exhortation proves useful to the believers.

Arthur John Arberry

And remind; the Reminder profits the believers.

Bijan Moeinian

Continue admonishing; the believers will benefit from the admonition.

E. Henry Palmer

And remind; for, verily, the reminder shall profit the believers.

Edip-Layth

Remind, for the reminder benefits those who acknowledge.

George Sale

Yet continue to admonish: For admonition profiteth the true believers.

Hamid S. Aziz

And continue to teach (or remind), for surely the reminder profits the believers.

Mahmoud Ghali

And remind; then surely reminding profits the believers.

Marmaduke Pickthall

And warn, for warning profiteth believers.

Mohamed Ahmed - Samira

But go on reminding them, as reminding benefits the believers.

Muhammad Asad

yet go on reminding [all who would listen]: for, verily, such a reminder will profit the believers.

Mustafa Khattab

But ˹continue to˺ remind. For certainly reminders benefit the believers.

Progressive Muslims

And remind, for the reminder benefits the believers.

Rashad Khalifa

And remind, for the reminder benefits the believers.

Sahih International

And remind, for indeed, the reminder benefits the believers.

Sam Gerrans

But remind thou, for the reminder benefits the believers.

Shabbir Ahmed

Yet continue reminding, for, verily, the believers will benefit from it and gain eminence.

Syed Vickar Ahamed

And remind (the message) truly teaching the benefits (of the Quran) to the believers.

Taqi Usmani

And keep reminding, because reminding benefits the believers.

The Monotheist Group

And remind, for the reminder benefits the believers.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 55. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 55. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 55. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩