Zümer suresi

Zümer suresi, 66. ayet

Zümer suresi, 66. ayet. بَلِ ٱللَّهَ فَٱعْبُدْ وَكُن مِّنَ ٱلشَّٰكِرِينَ

beli-llâhe fa`büd veküm mine-şşâkirîn.

Diyanet İşleri

Hayır, yalnız Allah'a ibadet et ve şükredenlerden ol.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zümer 63–69 · surenin 66. ayeti / 75

Konu Kıyamet günü ve şirk uyarısı Zümer 60–66 3

  1. Zümer 63

    Göklerin ve yerin anahtarları O'nundur. Allah'ın ayetlerini inkar edenler var ya, işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.

  2. Zümer 64

    De ki: "Ey cahiller! Siz bana Allah'tan başkasına ibadet etmemi mi emrediyorsunuz?"

  3. Zümer 65

    Andolsun, sana ve senden önceki peygamberlere şöyle vahyedildi: "Eğer Allah'a ortak koşarsan elbette amelin boşa çıkar ve elbette ziyana uğrayanlardan olursun."

  4. 66

    Hayır, yalnız Allah'a ibadet et ve şükredenlerden ol.

  5. Zümer 67

    Allah'ın kadrini gereği gibi bilemediler. Yeryüzü kıyamet gününde bütünüyle O'nun elindedir. Gökler de O'nun kudretiyle dürülmüştür. O, onların ortak koştuklarından uzaktır, yücedir.

  6. Zümer 68

    Sur'a üflenir ve Allah'ın dilediği kimseler dışında göklerdeki herkes ve yerdeki herkes ölür. Sonra ona bir daha üflenir, bir de bakarsın onlar kalkmış bekliyorlar.

  7. Zümer 69

    Yeryüzü, Rabbinin nuruyla aydınlanır. Kitap (amel defterleri) ortaya konur. Peygamberler ve şahitler getirilir ve haksızlığa uğratılmaksızın aralarında adaletle hüküm verilir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

66. Daha sonra: “Bilakis, yalnız Allah’a ibadet et” buyrulmaktadır. Cahillerin, kendisine şirk koşmayı emrettiklerini ve şirkin ne kadar çirkin ve kötü olduğunu bildirdikten sonra “Bilakis, yalnız Allah’a ibadet et” buyruğuyla ihlâs emredilmektedir. Yani ibadetini O’na halis kıl ve yalnızca O’na ibadet et, hiçbir şeyi de O’na ortak koşma!

“Ve” Allah’a sana ihsan ettiği tevfikinden dolayı “şükredenlerden ol.” Bedenî sıhhat ve afiyet, rızık ve benzeri şeylere nail olmak gibi dünyevi nimetlerden ötürü şükür söz konusu olduğu gibi; ihlâs ve takvâ muvaffakiyeti gibi dinî nimetler dolayısı ile de Yüce Allah’a şükredilir ve bundan dolayı O’na hamd-ü senada bulunulur.

Hatta asıl nimet, din nimetlerdir. Bunların Allah tarafından geldiğini düşünmek ve bundan dolayı Allah’a şükretmek, birtakım amellerde bulunan pek çok kimsenin cahillikleri sebebi ile karşı karşıya kaldıkları ucb (kendini ve amelini beğenme) afetinden esenlikte kalmaya vesildir. Çünkü kul, durumu gerçek mahiyeti ile bilecek olursa, daha çok şükretmesini gerektiren ilâhî bir nimet dolayısı ile ucba kapılarak kendisini ve amelini beğenmeye kalkışmaz.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yalnızca Yüce Allah'a ibadet et ve hiç kimseyi O'na ortak koşma. Sana vermiş olduğu nimetlerden dolayı O'na şükredenlerden ol.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. بَلِ beli hayır
  2. ٱللَّهَ llahe Allah'a kök: اله
  3. فَٱعْبُدْ fea'bud kulluk et kök: عبد
  4. وَكُن ve kun ve ol kök: كون
  5. مِّنَ mine den
  6. ٱلشَّـٰكِرِينَ ş-şakirine şükredenler- kök: شكر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    Sonra bunun ardından şükredesiniz diye sizi affetmiştik.

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    Öyleyse yalnız beni anın ki ben de sizi anayım. Bana şükredin, sakın nankörlük etmeyin.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

69 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Hayır! Yalnızca Allah'a kulluk et ve şükredenlerden ol!

Mustafa İslamoğlu

Asla böyle yapma; sen yalnız Allah'a kulluk et ve şükredenlerden ol!"

Muhammed Esed

Hayır, (yalnız) Allah'a kulluk etmeli ve (O'na) şükredenlerden olmalısın!

Ahmed Hulusi

Hayır, sadece Allah'a kulluk et ve şükredenlerden ol (kul olma nimeti ne demektir bunu değerlendir)!

Ali Bulaç

"Hayır, artık (yalnızca) Allah'a kulluk et ve şükredenlerden ol."

Ali Özek ve heyeti

Hayır! Yalnız Allah’a kulluk et ve şükredenlerden ol.

Ali Rıza Safa

Hayır! Artık, Allah'a hizmet et ve şükredenler arasında ol!

Bayraktar Bayraklı

Bilakis sen, yalnızca Allah'a kulluk et ve şükredenlerden ol!

Edip Yüksel

Öyleyse yalnız ALLAH'a kul ol ve şükret.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Öyleyse yalnız ALLAH'a kul ol ve şükret.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hayır, onun için yalnızca Allah'a kulluk et ve şükredenlerden ol!

Elmalılı Hamdi Yazır

Hayır, onun için yalnız Allaha kulluk et ve şükredenlerden ol

Erhan Aktaş

"O halde yalnız Allah'a kulluk et ve şükredenlerden ol!"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"O halde yalnız Allah'a kulluk et ve şükredenlerden ol!"

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"O halde yalnız Allah'a kulluk et ve şükredenlerden ol!"

Gültekin Onan

"Hayır, artık (yalnızca) Tanrı'ya kulluk et ve şükredenlerden ol."

Hasan Basri Çantay

"Hayır. İşte onun için ancak Allaha kulluk et. Şükredenlerden ol".

İbni Kesir

Hayır, yalnız Allah'a ibadet et ve şükredenlerden ol.

Mehmet Alagaş

(60-75) Kıyamet günü, Allah’a yalan isnat eden yüzlerinin siyah olduğunu / müsvedde olduğunu görürsün, cehennem büyüklenenlerin tam yeri değil midir? Muttakileri , Allah onların başarıları nedeniyle kurtarır, o nlara kötülük temas etmez, onlar hüzünlenmezler. Allah her şeyi yaratandır , her şeyin adına hareket eder / her şeyin vekilidir. (İşini ve kendini ona emanet et) Göklerin ve yerin idare vasıtaları / idari anahtarları O’nundur, Allah’ın ayetlerini yok sayanlar işte onlar hasara uğrayanlardır. De ki ey cahiller, bana Allah’ın dışında birine ibadet etmeyi mi emrediyorsunuz? Kesin olan şu ki, sana da öncekilere de vahyolundu , eğer ki ortak koşar isen , yaptıkların boşa gider ve sen de hasara uğrayanlardan olursun. Bilakis Allah’a ibadet et ve teşekkür edenlerden / şükredenlerden ol! Allah’ı hakkıyla takdir edemediler / O’nun ayarlamasını hakiki olarak anlayamadılar, arzın tamamı kıyamet günü O’nun avcundadır / O’nun kabzındadır, semalar ise onun eliyle dürülmüştür / katlanmıştır , O, ortak koştuklarından üstündür ve yücedir. Sur ’un içine üfürülür, yerde ve gökte her kim varsa Allah’ın diledikleri hariç çarpılır / bilinç kaybı yaşar (aşırı sesten olur) Ona tekraren üfürülür onlar ayağa kalkar ve bakınırlar, arz, Rabbinin nuruyla doğar / parlar, kitap ortaya çıkar haber verenler (nebiler) ve tanıklar getirilir. Onların aralarındaki hüküm gerçekleşir, o nlara zulmedilmez , her kişiye yaptığına karşı vefalı davranılacaktır ve O (Allah)ne yapıyor olduklarını en iyi bilendir. Kafirler cehenneme sınıflar / zümreler halinde sevk edilir, ona geldikleri zaman onun kapıları açılır , onun görevlileri der ki Rabbinizin ayetlerini size sözlü okuyan / tilavet eden ve bu gününüzle buluşacağınıza dair sizi korkutan ve sizden olan Resuller size gelmedi mi? Derler ki evet! ve lakin, kafirlere azap kelimesi hakikat oldu , denilir ki cehennemin kapılarından orada kalıcılar olarak girin , büyüklenenlerin yeri ne fenadır / ne kötüdür. Allahtan sakınanlar / Muttakiler sınıflar halinde / zümreler halinde cennete sevk edilir, ona geldikleri zaman onun kapıları açılır, onun görevlileri der ki size selam olsun tertemiz oldunuz, kalıcılar olarak ona girin , onlar da der ki verdiği söze / vaadine sadık kalan Allah’a hamdolsun , bizi arza mirasçı kıldı / arzın varisi olduk, cennetten istediğimiz yere yerleşebiliriz, amel işleyenlerin karşılığı / ecri ne güzeldir. Melekleri arşın (tahtın) etrafını kuşat mış, övgü ile / hamd ile Rablerini üstün tutarlarken / tesbih ederlerken görürsün, aralarındaki hüküm gerçekleşmiştir ve alemlerin Rabbine hamdolsun denilmiştir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Öyleyse, yalnızca Allah’a ibadet et ve şükredenlerden ol.

Süleyman Ateş

Hayır, yalnız Allah'a kulluk et ve şükredenlerden ol.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sakın ha! Yalnız Allah'a kulluk et ve görevlerini yerine getirenlerden ol."

Şaban Britch

Öyleyse, yalnızca Allah’a ibadet et ve şükredenlerden ol!

Şaban Piriş

Öyleyse, kulluğunu yalnızca Allah'a yap ve şükredenlerden ol!

Yaşar Nuri Öztürk

Başkasına değil, sadece Allah'a kulluk/ibadet et; şükredenlerden ol!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Do not pay attention to the infidels' irreverent exhortation. It is only Allah Whom you are enjoined to worship and be among those who impel themselves to the feeling of gratitude and gratefulness.

Abdul Haleem

No! Worship God alone and be one of those who are grateful to Him.’

Abdullah Yusuf Ali

Nay, but worship Allah, and be of those who give thanks.

Abul A'la Maududi

Therefore, serve Allah alone and be among those who give thanks.

Aisha Bewley

No! Worship Allah and be among the thankful.

Al-Hilali & Khan

Nay! But worship Allâh (Alone and none else), and be among the grateful.

Ali Quli Qarai

Rather, worship Allah, and be among the grateful!’

Amatul Rahman Omar

`Rather you should worship Allâh alone and be of the thankful (to Him). '

Arthur John Arberry

Nay, but God do thou serve; and be thou among the thankful.

Bijan Moeinian

Therefore worship God alone and count your blessings.

E. Henry Palmer

Nay, but God do thou serve, and be of those who do give thanks!'

Edip-Layth

Therefore, you shall serve God, and be among the appreciative.

George Sale

Wherefore rather fear God, and be one of those who give thanks.

Hamid S. Aziz

Nay! But serve Allah alone and be of the thankful.

Mahmoud Ghali

No indeed, (but) Allah you (must) then worship and be among the thankful. "

Marmaduke Pickthall

Nay, but Allah must thou serve, and be among the thankful!

Mohamed Ahmed - Samira

So, you should worship only God, arid be among the grateful.

Muhammad Asad

Nay, but thou shalt worship God [alone], and be among those who are grateful [to Him]!

Mustafa Khattab

Rather, worship Allah ˹alone˺ and be one of the grateful.

Progressive Muslims

Therefore, you shall serve God, and be among the appreciative.

Rashad Khalifa

Therefore, you shall worship GOD alone, and be appreciative.

Sahih International

Rather, worship [only] Allah and be among the grateful.

Sam Gerrans

Nay, but God shalt thou serve; and be thou among the grateful.)

Shabbir Ahmed

Nay, but you shall serve Allah alone and be among those who show gratitude for His Guidance and Bounties by sharing them with others. ('Shukr' = Gratitude = Keeping Allah's bounties open for the benefit of others thus obtaining best possible and collective results. It does not end with just verbal 'Thank God!')

Syed Vickar Ahamed

No! But Allah (Alone, you) worship, and be among those who give thanks.

Taqi Usmani

On the contrary, it is Allah whom you should worship; and be among the grateful.

The Monotheist Group

Therefore, you shall serve God, and be among the thankful.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 66. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 66. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 66. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩