Diyanet İşleri
Sur'a üflenir ve Allah'ın dilediği kimseler dışında göklerdeki herkes ve yerdeki herkes ölür. Sonra ona bir daha üflenir, bir de bakarsın onlar kalkmış bekliyorlar.
Zümer suresi
Zümer suresi, 68. ayet. وَنُفِخَ فِى ٱلصُّورِ فَصَعِقَ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ إِلَّا مَن شَآءَ ٱللَّهُ ثُمَّ نُفِخَ فِيهِ أُخْرَىٰ فَإِذَا هُمْ قِيَامٌ يَنظُرُونَ
venüfiḫa fi-ṣṣûri feṣa`iḳa men fi-ssemâvâti vemen fi-l'arḍi illâ men şâe-llâh. ŝümme nüfiḫa fîhi uḫrâ feiẕâ hüm ḳiyâmüy yenżurûn.
Sur'a üflenir ve Allah'ın dilediği kimseler dışında göklerdeki herkes ve yerdeki herkes ölür. Sonra ona bir daha üflenir, bir de bakarsın onlar kalkmış bekliyorlar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sûra üfleniş ve hesap Zümer 67–70 3
Andolsun, sana ve senden önceki peygamberlere şöyle vahyedildi: "Eğer Allah'a ortak koşarsan elbette amelin boşa çıkar ve elbette ziyana uğrayanlardan olursun."
Hayır, yalnız Allah'a ibadet et ve şükredenlerden ol.
Allah'ın kadrini gereği gibi bilemediler. Yeryüzü kıyamet gününde bütünüyle O'nun elindedir. Gökler de O'nun kudretiyle dürülmüştür. O, onların ortak koştuklarından uzaktır, yücedir.
Sur'a üflenir ve Allah'ın dilediği kimseler dışında göklerdeki herkes ve yerdeki herkes ölür. Sonra ona bir daha üflenir, bir de bakarsın onlar kalkmış bekliyorlar.
Yeryüzü, Rabbinin nuruyla aydınlanır. Kitap (amel defterleri) ortaya konur. Peygamberler ve şahitler getirilir ve haksızlığa uğratılmaksızın aralarında adaletle hüküm verilir.
Herkese yaptığının karşılığı tam olarak verilir. Allah, onların yaptıklarını en iyi bilendir.
İnkar edenler grup grup cehenneme sevk edilirler. Cehenneme vardıklarında oranın kapıları açılır ve cehennem bekçileri onlara şöyle derler: "Size içinizden, Rabbinizin ayetlerini size okuyan ve bu gününüze kavuşacağınıza dair sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?" Onlar da, "Evet geldi" derler. Fakat inkarcılar hakkında azap sözü gerçekleşmiştir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
68. Yüce Allah, onları azameti ile korkuttuktan sonra kıyamet gününde görülecek haller ile de korkutmakta, onları teşvik ederek ve uyararak şöyle buyurmaktadır:
“(O gün) Sûr’a üfürülmüş” Sûr, pek büyük bir boynuzdur. Bunun büyüklüğünü onu yaratandan ve Allah’ın, yarattıkları arasından onun ile ilgili bilgilere muttali kıldığı kimselerden başkası bilemez. Bu boynuza İsrafil aleyhisselam üfürecektir ki İsrafil, mukarreb meleklerden ve Rahman’ın Arş’ının taşıyıcılarından birisidir.
“Allah’ın diledikleri müstesnâ göklerde ve yerde olanların hepsi ölmüş olacaktır” Yani göklerde ve yerde bulunanların hepsi, Sûr’a üfürülüşü işitecekleri vakit bu üfürüşün şiddet ve azameti onları dehşete düşürecek ve hepsi ölecek yahut -diğer bir görüşe göre- bayılacaktır. Bunun Kıyamet gününün bir habercisi olduğunu bilmeyeceklerdir.
Bundan üfürüş esnasında Allah’ın kendisine sebat vereceği şehitler yahut onların bir bölümü vb. kimseler müstesna olacak ve bunlar ölü (veya baygın) düşmeyeceklerdir. Bu birinci üfürüş, baygın düşme ve dehşete kapılma üfürüşüdür.
“Sonra Sûr’a ikinci bir defa” öldükten sonra diriliş için “üfürülür. Bir de bakmışsın ki onlar kabirlerinden kalkmış bakınmaktalar!” Öldükten sonra diriliş ve hesaplarının görülmesi için kabirlerinden kalkmış olacaklar. Bu kalkışları esnasında da ceset ve ruhlarının yaratılması da tamamlanmış olacak, gözleri dehşetten yukarı doğru bakacak ve yerinden fırlamış gibi olacak, Allah kendilerine ne yapacak diye bakacaklardır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sûr'a üfleme ile görevli olan melek ona üflediğinde, Yüce Allah'ın ölmesini dilemediği kimseler hariç göklerdeki ve yerdeki herkes ölür. Sonra bu melek yeniden dirilmeleri için Sûr'a ikinci kez üfler. Bunun akabinde bütün canlılar ayağa kalkar, Yüce Allah'ın onlara ne yapacağını beklerler.
Aynı kök: صور (19 geçiş) · Aynı kök: نفخ (20 geçiş)
O, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak yaratandır. Allah'ın "ol" deyip de her şeyin oluvereceği günü hatırla. O'nun sözü gerçektir. Sur'a…
Aynı kök: صور (19 geçiş) · Aynı kök: نفخ (20 geçiş)
O gün biz onları bırakırız, dalga dalga birbirlerine karışırlar. Sonra sura üfürülür de onları toptan bir araya getiririz.
Aynı kök: صور (19 geçiş) · Aynı kök: نفخ (20 geçiş)
O gün günahkarları, (gözleri korkudan donup) gömgök kesilmiş olarak haşredeceğiz.
Aynı kök: صعق (11 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)
Hani siz, "Ey Musa! Biz Allah'ı açıktan açığa görmedikçe sana asla inanmayız" demiştiniz. Bunun üzerine siz bakıp dururken sizi yıldırım çarpmıştı.
Aynı kök: صعق (11 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)
Musa, belirlediğimiz yere (Tur'a) gelip Rabbi de ona konuşunca, "Rabbim! Bana (kendini) göster, sana bakayım" dedi. Allah da, "Beni (dünyada) katiyen…
Aynı kök: صعق (11 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)
Derken Rablerinin emrinden uzaklaşıp azmışlardı. Bu yüzden bakınıp dururken kendilerini yıldırım çarpıvermişti.
Aynı kök: نفخ (20 geçiş)
Allah, onu İsrailoğullarına bir Peygamber olarak gönderecek (ve o da onlara şöyle diyecek): "Şüphesiz ben size Rabbinizden bir mucize getirdim. Ben…
Aynı kök: نفخ (20 geçiş)
O gün Allah, şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. Hani, seni Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sûr'a üflenmiş dipnot 1 (olacak) dipnot 2 ve -Allah'ın diledikleri hariç- göklerde ve yerde bulunanlar bayılacaktır. dipnot 3 Sonra ona bir daha üflenince, bir de bakarsın ki onlar ayağa kalkmış bakıyorlar!
Ve sura üflenecek: derken Allah'ın diledikleri dışında göklerde ve yerde bulunan herkes dehşetten çarpılmışçasına düşüp bayılacaktır. Sonra sura bir daha üflenecek: işte o zaman onlar yerlerinden doğrulup (gerçeği) görecekler.
(O Gün hesap) suru üflenecek; ve yerde, gökte ne varsa hepsi, Allah'ın (hariç tutmak) istedikleri dışında, düşüp bayılacaklar. Sonra sur yeniden üflenecek; işte o zaman (yargı kürsüsü önünde) duranlar (hakikati) görmeye başlayacaklar!
Sur'a üflenmiştir! Bu yüzden, Allah'ın dilediği müstesna, semalarda ve arzda kim varsa çarpılıp baygınlık geçirmektedir. . . Sonra ona ikinci (defa) nefholundu; işte onlar ayaklanmışlar bakıyorlar.
Sur'a üfürüldü; böylece Allah'ın diledikleri dışında, göklerde ve yerde olanlar çarpılıp yıkılıverdi. Sonra bir daha ona üfürüldü, artık onlar ayağa kalkmış durumda gözetliyorlar.
Sûr'a üflenince, Allah’ın diledikleri müstesna olmak üzere göklerde ve yerde, ne varsa hepsi ölecektir. Sonra ona bir daha üflenince, bir de ne göresin, onlar ayağa kalkmış bakıyorlar!
Çünkü boruya üflenmiştir. Allah'ın dilediği kimseler dışında, göklerde ve yeryüzünde bulunan herkes bayılmıştır. Sonra, ona bir kez daha üflendiğinde, artık, ayağa kalkarak bakınırlar. dipnot 401
Yeni Ahit · 1. Korintliler 15:51
İşte size bir sır açıklıyorum. Hepimiz ölmeyeceğiz; son borazan çalınınca hepimiz bir anda, göz açıp kapayana dek değiştirileceğiz. Evet, borazan çalınacak, ölüler çürümez olarak dirilecek, ve biz… Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. Alıntı 200 karakterde kesilmiştir. tam metin
Sur'a üflenince, Allah'ın diledikleri hariç olmak üzere, göklerde ve yerde ne/kim varsa hepsi bayılacaktır. Sonra Sur'a bir daha üflenince, bir de ne göresin, onlar ayağa kalkmış bakıyorlar.
Boruya üflenir üflenmez göklerde ve yerde kim varsa, ALLAH'ın diledikleri hariç kendinden geçip bayılırlar. Sonra ona tekrar üflenir de onlar ayağa kalkıp bakışırlar.
Boruya üflenir üflenmez göklerde ve yerde kim varsa, ALLAH'ın diledikleri hariç kendinden geçip bayılırlar. Sonra ona tekrar üflenir de onlar ayağa kalkıp bakışırlar
Ve Sur üflenmiştir. Göklerde kim var ve yerde kim varsa, Allah'ın dilediği kimselerden başka hepsi çarpılıp yıkılmıştır. Sonra ona bir daha üflenmiştir. Bu defa da onların hepsi kalkmış bakıyorlardır.
Ve sur üflenmiştir de Göklerde kim var, Yerde kim varsa çarpılıp yıkılmıştır, ancak Allahın dilediği müstesna, sonra ona bir daha üflenmiştir, bu kerre de hep onlar kalmışlar bakıyorlardır
Sur'a üflenmiş, Allah'ın dilediği hariç göklerde ve yerde olanlar çarpılıp yıkılıvermiştir. Sonra ona bir kez daha üfürüldüğü zaman onlar kalkarak bakınırlar.
Sur'a üflenmiş, Allah'ın dilediği hariç göklerde ve yerde olanlar çarpılıp yıkılıvermiştir. Sonra ona bir kez daha üfürüldüğü zaman onlar kalkarak bakınırlar.
Sura üflenmiş, Allah'ın dilediği hariç göklerde ve yerde olanlar çarpılıp yıkılıvermiştir. Sonra ona bir kez daha üfürüldüğü zaman onlar kalkarak bakınırlar.
Sur'a üfürüldü; böylece Tanrı'nın diledikleri dışında, göklerde ve yerde olanlar çarpılıp yıkılıverdi. Sonra bir daha ona üfürüldü, artık onlar ayağa kalkmış durumda gözetliyorlar.
(Birinci) "Suur" a üfürülmüş (üfürülecek), artık Allahın diledikleri müstesna olmak üzere, göklerde kim varsa, yerde kim varsa düşüb olmuşdur (ölecekdir). Sonra ona bir daha üfürülmüşdür (üfürülecekdir). O anda görürsün ki (ölüler dirilib) ayakda bakınız duruyorlar!
Ve Sur'a üflenmiştir. Artık Allah'ın dilediği bir yana, göklerde olanlar ve yerde olanlar baygın düşmüştür. Sonra ona bir daha üflenmiş ve bir de bakacaksın ki ayakta bakınıp duruyorlar.
(60-75) Kıyamet günü, Allah’a yalan isnat eden yüzlerinin siyah olduğunu / müsvedde olduğunu görürsün, cehennem büyüklenenlerin tam yeri değil midir? Muttakileri , Allah onların başarıları nedeniyle kurtarır, o nlara kötülük temas etmez, onlar hüzünlenmezler. Allah her şeyi yaratandır , her şeyin adına hareket eder / her şeyin vekilidir. (İşini ve kendini ona emanet et) Göklerin ve yerin idare vasıtaları / idari anahtarları O’nundur, Allah’ın ayetlerini yok sayanlar işte onlar hasara uğrayanlardır. De ki ey cahiller, bana Allah’ın dışında birine ibadet etmeyi mi emrediyorsunuz? Kesin olan şu ki, sana da öncekilere de vahyolundu , eğer ki ortak koşar isen , yaptıkların boşa gider ve sen de hasara uğrayanlardan olursun. Bilakis Allah’a ibadet et ve teşekkür edenlerden / şükredenlerden ol! Allah’ı hakkıyla takdir edemediler / O’nun ayarlamasını hakiki olarak anlayamadılar, arzın tamamı kıyamet günü O’nun avcundadır / O’nun kabzındadır, semalar ise onun eliyle dürülmüştür / katlanmıştır , O, ortak koştuklarından üstündür ve yücedir. Sur ’un içine üfürülür, yerde ve gökte her kim varsa Allah’ın diledikleri hariç çarpılır / bilinç kaybı yaşar (aşırı sesten olur) Ona tekraren üfürülür onlar ayağa kalkar ve bakınırlar, arz, Rabbinin nuruyla doğar / parlar, kitap ortaya çıkar haber verenler (nebiler) ve tanıklar getirilir. Onların aralarındaki hüküm gerçekleşir, o nlara zulmedilmez , her kişiye yaptığına karşı vefalı davranılacaktır ve O (Allah)ne yapıyor olduklarını en iyi bilendir. Kafirler cehenneme sınıflar / zümreler halinde sevk edilir, ona geldikleri zaman onun kapıları açılır , onun görevlileri der ki Rabbinizin ayetlerini size sözlü okuyan / tilavet eden ve bu gününüzle buluşacağınıza dair sizi korkutan ve sizden olan Resuller size gelmedi mi? Derler ki evet! ve lakin, kafirlere azap kelimesi hakikat oldu , denilir ki cehennemin kapılarından orada kalıcılar olarak girin , büyüklenenlerin yeri ne fenadır / ne kötüdür. Allahtan sakınanlar / Muttakiler sınıflar halinde / zümreler halinde cennete sevk edilir, ona geldikleri zaman onun kapıları açılır, onun görevlileri der ki size selam olsun tertemiz oldunuz, kalıcılar olarak ona girin , onlar da der ki verdiği söze / vaadine sadık kalan Allah’a hamdolsun , bizi arza mirasçı kıldı / arzın varisi olduk, cennetten istediğimiz yere yerleşebiliriz, amel işleyenlerin karşılığı / ecri ne güzeldir. Melekleri arşın (tahtın) etrafını kuşat mış, övgü ile / hamd ile Rablerini üstün tutarlarken / tesbih ederlerken görürsün, aralarındaki hüküm gerçekleşmiştir ve alemlerin Rabbine hamdolsun denilmiştir.
Sur'a üflenir, böylece Allah'ın dilediklerinden başka göklerde ve yerde kim varsa hepsi düşüp ölür. Sonra ona bir daha üflenir, bir de bakarsın onlar kalkmış bekliyorlar.
Sur'a üflenmiş, göklerde ve yerde olanlar (korkudan) bayılmışlar, ancak Allah'ın dilediği sarsılmamıştır. Sonra ona bir daha üflenmiştir, birden onlar kalkmış, bakıyorlardır.
Sura üflenmiş, Allah'ın tercih ettikleri hariç, göklerde ve yerde kim varsa ölmüş olur. Sonra ona bir daha üflenir, hepsi hemen ayağa kalkıp bakınmaya başlarlar dipnot 1 .
Sura üfürülünce Allah'ın tercih ettikleri dışında göklerde ve yerde kim varsa ölecektir. Sonra ona bir daha üfürülünce hemen ayağa kalkıp anlamaya başlayacaklardır.
Sûr’a üflenmiş, Allah’ın diledikleri dışında yerde ve göklerde kim varsa ölmüştür. Sonra ona tekrar üflendiği zaman onlar ayağa kalkar ve bakıp dururlar.
Sur'a üflenmiş, Allah'ın diledikleri dışında yerde ve göklerde kim varsa baygın düşmüştür/ölmüştür. Sonra ona tekrar üflendiği zaman onlar ayağa kalkar ve bakıp dururlar.
Sura üflenmiştir; Allah'ın dilediği kimseler dışında göklerde kim var, yerde kim varsa çarpılıp yere yıkılmıştır. Sonra sura bir daha üflenmiştir. İşte hepsi ayağa kalkmış bakıyorlar.
The trumpet will be blown and sounded emitting so violent penetrating, shocking and thunderous blast proclaiming the Final Event so as to overwhelm all those in the heavens and on earth who shall be stunned into unconsciousness save those whom Allah excepts as He will. Next will follow a Second blast and there, they are all up upon their feet looking around.
the Trumpet will be sounded, and everyone in the heavens and earth will fall down senseless except those God spares. It will be sounded once again and they will be on their feet, looking on.
The Trumpet will (just) be sounded, when all that are in the heavens and on earth will swoon, except such as it will please Allah (to exempt). Then will a second one be sounded, when, behold, they will be standing and looking on!
And the Trumpet shall be blown dipnot 1 and all who are in the heavens and the earth shall fall down dead save those whom Allah wills. Then the Trumpet shall be blown again, and lo! all of them will be standing and looking on. dipnot 2
The Trumpet will be blown and those in the heavens and those in the earth will all lose consciousness, except those Allah wills. Then it will be blown a second time and at once they will be standing upright, looking on.
And the Trumpet will be blown, and all who are in the heavens and all who are on the earth will swoon away, except him whom Allâh wills. Then it will be blown a second time, and behold they will be standing, looking on (waiting).[1]
And the Trumpet will be blown, and whoever is in the heavens will swoon and whoever is on the earth, except whomever Allah wishes. Then it will be blown a second time, behold, they will rise up, looking on!
(That Day) there shall be a blast on the trumpet and all who are in the heavens and all who are on the earth will fall into a swoon except whom Allâh will like (to spare). Then there will be a blast another time and behold! these people shall stand up awaiting (judgment before their Lord).
For the Trumpet shall be blown, and whosoever is in the heavens and whosoever is in the earth shall swoon, save whom God wills. Then it shall be blown again, and lo, they shall stand, beholding.
When the trumpet is blown, every living species in the earth and heavens will fall down dead (except a few that God will let them stay alive. ) When the second trumpet is blown, all will resurrect looking around.
And the trumpet shall be blown, and those who are in the heavens and in the earth shall swoon, save whom God pleases. Then it shall be blown again, and, lo! they shall stand up and look on.
The horn will be blown, whereupon everyone in the heavens and the earth will be struck unconscious, except those spared by God. Then it will be blown another time, whereupon they will all rise up, looking.
The trumpet shall be sounded, and whoever are in heaven, and whoever are on earth shall expire; except those whom God shall please to exempt from the common fate. Afterwards it shall be sounded again; and behold, they shall arise and look up.
And the trumpet shall be blown, and all those that are in the heavens and all those that are in the earth shall swoon away (or become unconscious), except such as Allah wills; then it shall be blown again, then lo! They shall stand up waiting.
And the Trumpet is blown; then whoever is in the heavens and whoever is in the earth will (get) stunned, excepting whom Allah decides (to exempt). Thereafter it will be blown another time; then, only then will they be upright, looking on!
And the trumpet is blown, and all who are in the heavens and all who are in the earth swoon away, save him whom Allah willeth. Then it is blown a second time, and behold them standing waiting!
When the trumpet blast is sounded whoever is in the heavens and the earth will swoon away, except those God please. When the blast is sounded the second time, they will stand up all expectant.
And [on that Day, ] the trumpet [of judgment] will be sounded, and all [creatures] that are in the heavens and all that are on earth will fall down senseless, unless they be such as God wills [to exempt]. And then it will sound again - and lo! standing [before the Seat of Judgment], they will begin to see [the truth]!
The Trumpet will be blown and all those in the heavens and all those on the earth will fall dead, except those Allah wills ˹to spare˺. Then it will be blown again and they will rise up at once, looking on ˹in anticipation˺.
And the horn will be blown, whereupon everyone in the heavens and the Earth will be struck unconscious, except those spared by God. Then it will be blown another time, whereupon they will all rise up, looking.
The horn will be blown, whereupon everyone in the heavens and the earth will be struck unconscious, except those who will be spared by GOD. Then it will be blown another time, whereupon they will all rise up, looking.,
And the Horn will be blown, and whoever is in the heavens and whoever is on the earth will fall dead except whom Allah wills. Then it will be blown again, and at once they will be standing, looking on.
And the Trumpet will be blown, and whoso is in the heavens and whoso is in the earth will fall down thunderstruck save whom God wills. Then will it be blown again; and then will they be standing, looking on.
When the Trumpet will be sounded the high leaders and the masses will be stunned except those who are already walking the Divine Path. And then it will sound again, and behold, they will stand in awe seeing the Truth. (27:87), (83:6).
And the Trumpet will be blown (by Angel Israfil, and sounded loudly), when all that are in the heavens and on earth will be dizzy (and faint), except what will please Allah. Then will a second (Trumpet) one be sounded, when, look, they will be standing and looking!
And Horn (Sūr ) will be blown, and all those in the heavens and all those in the earth will faint, except the one whom Allah wills (otherwise). Thereafter, it will be blown once again, and suddenly they will stand up, looking around.
And the horn will be blown, whereupon everyone in the heavens and the earth will be struck unconscious, except those spared by God. Then it will be blown another time, whereupon they will all rise up, looking.