Zümer suresi

Zümer suresi, 53. ayet

Zümer suresi, 53. ayet. قُلْ يَٰعِبَادِىَ ٱلَّذِينَ أَسْرَفُوا۟ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا۟ مِن رَّحْمَةِ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ يَغْفِرُ ٱلذُّنُوبَ جَمِيعًا إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ

ḳul yâ `ibâdîye-lleẕîne esrafû `alâ enfüsihim lâ taḳneṭû mir raḥmeti-llâh. inne-llâhe yagfiru-ẕẕünûbe cemî`â. innehû hüve-lgafûru-rraḥîm.

Diyanet İşleri

De ki: "Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zümer 50–56 · surenin 53. ayeti / 75

Konu "Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım" Zümer 53–59 3

  1. Zümer 50

    Bunu kendilerinden öncekiler de söylemişti ama kazandıkları şeyler onlara hiçbir yarar sağlamamıştı.

  2. Zümer 51

    Nihayet kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara isabet etmişti. Onlardan zulmedenler var ya, kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara isabet edecektir. Onlar Allah'ı aciz bırakacak değillerdir.

  3. Zümer 52

    Bilmediler mi ki, Allah rızkı dilediğine bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için elbette ibretler vardır.

  4. 53

    De ki: "Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."

  5. Zümer 54

    Azap size gelmeden önce Rabbinize dönün ve O'na teslim olun. Sonra size yardım edilmez.

  6. Zümer 55–56

    (55-56) Farkında olmadan azap size ansızın gelmeden önce, Rabbinizden size indirilenin en güzeline uyun ki, kişi, "Allah'ın yanında, işlediğim kusurlardan dolayı vay halime! Gerçekten ben alay edenlerden idim" demesin.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

53. Yüce Allah, kulları arasından çokça günah işlemiş kimselere lütuf ve kereminin çokluğunu bildirmekte ve böyle bir imkân ellerinden gitmeden önce onları kendisine dönmeye teşvik ederek şöyle buyurmaktadır:

Ey Peygamber ve ondan sonra Allah’ın dinine davet etmekte onun yerine geçenler! Kullara Rableri hakkında haber vererek “de ki:” Nefislerinin kendilerini çağırdığı günahları işlemek ve gaybleri bilen Allah’ı gazaplandıran yollarda yürümek sureti ile “nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin!” O takdirde kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmış olur, “Günahlarımız artık çoğaldı, kusurlarımız üst üste birikti, bunları ortadan kaldırmaya imkan yok, bunları silmenin yolu yok”, diyerek isyan üzere ısrara devam eder, Rahman olan Allah’ın size gazaplanmasına sebep olacak hususları işlemeye devam edersiniz.

Fakat siz Rabbinizi O’nun keremine, cömertliğine delâlet eden isimleri ile tanıyın ve bilin ki “Allah bütün günahları bağışlar.” Şirki, öldürmeyi, zinayı, faizi, zulmü ve bunların dışında kalan küçük büyük tüm günahları bağışlar.

“Zira O, çok bağışlayıcıdır, pek merhametlidir.” Yani mağfiret etmek ve rahmet buyurmak, O’nun kendisinden ayrılmaz zatî sıfatlarıdır. Hiçbir zaman bu sıfatlar O’nun zatından ayrı düşmez, bu sıfatların etkileri kesilmez. Varlık aleminde orayı dolduracak şekilde bunların etkileri tecelli edip durur. O’nun iki eli de gece ve gündüz cömertçe hayırlar ihsan etmektedir. Kullara yönelik nimet ve lütufları, gizli ve açık bütün hallerde ardı arkasına gelmektedir. O; bağışlamayı, alıkoymaktan daha çok sever. O’nun rahmeti gazabını geçmiş, geride bırakmıştır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- Allah'a şirk koşup günahlar işleyerek haddi aşan kullarıma de ki: Allah'ın rahmetinden ve günahlarınızı bağışlayacak olmasından ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz ki Yüce Allah, kendisine tövbe edenin bütün günahlarını bağışlar. O, tövbe edenlerin günahlarını bağışlayan, onlara karşı merhamet edendir.

Kelimeler

20 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قُلْ kul de ki kök: قول
  2. يَـٰعِبَادِىَ ya ibadiye kullarım kök: عبد
  3. ٱلَّذِينَ ellezine
  4. أَسْرَفُوا۟ esrafu aşırı giden kök: سرف
  5. عَلَىٰٓ ala karşı
  6. أَنفُسِهِمْ enfusihim nefislerine kök: نفس
  7. لَا la asla
  8. تَقْنَطُوا۟ teknetu umut kesmeyin kök: قنط
  9. مِن min -nden
  10. رَّحْمَةِ rahmeti rahmeti- kök: رحم
  11. ٱللَّهِ ۚ llahi Allah'ın kök: اله
  12. إِنَّ inne şüphesiz
  13. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  14. يَغْفِرُ yegfiru bağışlar kök: غفر
  15. ٱلذُّنُوبَ z-zunube günahları kök: ذنب
  16. جَمِيعًا ۚ cemian bütün kök: جمع
  17. إِنَّهُۥ innehu çünkü O
  18. هُوَ huve O
  19. ٱلْغَفُورُ l-gafuru çok bağışlayandır kök: غفر
  20. ٱلرَّحِيمُ r-rahimu çok esirgeyendir kök: رحم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سرف (23 geçiş) · Aynı kök: ذنب (39 geçiş)

    Onların sözleri ancak, "Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı sağlam tut. Kafir topluma…

  • Aynı kök: قنط (6 geçiş)

    "Biz sana gerçeği müjdeledik. Sakın ümitsizlerden olma" dediler.

  • Aynı kök: قنط (6 geçiş)

    Dedi ki: "Rabbinin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?"

  • Aynı kök: قنط (6 geçiş)

    İnsanlara bir rahmet tattırdığımız zaman ona sevinirler. Eğer kendi işledikleri şeyler sebebiyle başlarına bir kötülük gelirse, bir de bakarsın ki…

  • Aynı kök: سرف (23 geçiş)

    Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını…

  • Aynı kök: سرف (23 geçiş)

    Bundan dolayı İsrailoğullarına (Kitap'ta) şunu yazdık: "Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı…

  • Aynı kök: ذنب (39 geçiş)

    (Bunların durumu) Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin durumu gibidir: Ayetlerimizi yalanladılar. Allah da onları günahlarıyla yakaladı. Allah,…

  • Aynı kök: ذنب (39 geçiş)

    (16-17) (Bunlar), "Rabbimiz, biz iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla. Bizi ateş azabından koru" diyenler, sabredenler, doğru olanlar, huzurunda…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

65 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

De ki: "(Allah şöyle buyuruyor:) Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah'ın merhametinden ümit kesmeyin! dipnot 1 Şüphesiz ki Allah bütün günahları bağışlayabilir. Şüphesiz ki O çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet Yüce Allah'ın merhamet ve bağışlama sıfatlarının engin oluşunu ve O'ndan ümitsiz olmamak gerektiğini içerir. Çünkü hiçbir günah Allah'ın rahmetinden büyük değildir. Yeter ki tevbe edilmiş olsun. Benzer mesajlar: Yûsuf 12:87; Hicr 15:56.

Mustafa İslamoğlu

(Allah'ın şu müjdesini) ilet: "Ey hadleri aşıp kendilerini israf eden kullarım! Allah'ın rahmetinden asla umut kesmeyiniz! Allah bütün günahları affedebilir: çünkü O, evet O'dur mutlak bağışlayıcı, sonsuz rahmet kaynağı olan!"

Muhammed Esed

De ki: "(Allah şöyle buyuruyor:) Ey kendilerine karşı haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden umudunuzu kesmeyin: Allah bütün günahları bağışlar; çünkü yalnız O, çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır!"

Ahmed Hulusi

De ki: "Ey nefslerinin hakkını vermede israf etmiş kullarım (benliğinin hakikatini yaşamak yerine ömrünü bedensellik yolunda harcamış olan)! Allah Rahmetinden ümit kesmeyin! Muhakkak ki Allah bütün suçları (tövbe edene) mağfiret eder. . . Muhakkak ki O, Ğafur'dur, Rahıym'dir. "

Ali Bulaç

(Benden onlara) De ki: "Ey kendi aleyhlerinde olmak üzere ölçüyü taşıran kullarım. Allah'ın rahmetinden umut kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları bağışlar. Çünkü O, bağışlayandır, esirgeyendir."

Ali Özek ve heyeti

De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.

Ali Rıza Safa

De ki: "Ey kendi benliklerine karşı sınırı aşan kullar! Allah'ın rahmetinden umudunuzu kesmeyin. Kuşkusuz, Allah, tüm suçları bağışlar. Kuşkusuz, O, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir!"

Bayraktar Bayraklı

Deki: "Allah şöyle buyurdu: Ey kendi nefisleri aleyhinde haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyiniz! Çünkü Allah, bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok affedicidir; merhamet sahibidir."

Edip Yüksel

Onlara bildir: "Kendilerine karşı sınırı aşan kullarım, ALLAH'ın rahmetinden ümit kesmeyin. ALLAH tüm günahları affedicidir. O Bağışlayandır, Rahimdir." dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Tanrı'ya şirk koşmak, "günah" (zanb)tan farklı bir kategoridedir; o bağışlanmayan bir suçtur. Tanrı'dan başkasına kulluk söz konusu olmayacağına göre bu ayetteki "kullarım" ifadesindeki iyelik zamiri problem oluşturmakta. Ancak Arap edebiyatı zamirlerin aniden değişmesine açıktır; hatta bu değişim belagatta "iltifat" sanatı diye bilinir. * Bak 4:48, 116; 39:10.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlara bildir: 'Kendilerine karşı sınırı aşan kullarım, ALLAH'ın rahmetinden ümit kesmeyin. ALLAH tüm günahları affedicidir. O Bağışlayandır, Rahimdir.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Ey kendi aleyhlerine haddi aşmış kullarım, Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah, bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir."

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: ey nefisleri aleyhine israf etmiş kullarım! Allahın rahmetinden ümidi kesmeyin, çünkü Allah bütün günahları mağrifet buyurur, şübhesiz ki o öyle gafur öyle rahim o

Erhan Aktaş

De ki: "Ey kendilerine karşı israf dipnot 1 eden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah, suçların hepsini bağışlar. dipnot 2 O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir."

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kendi aleyhlerine haksızlık yapmada, kötülük etmede haddi aşanlar. İsraf, haddi aşmak, bozgunculuk yapmak, ölçüsüz davranmak, taşkınlık yapmak demektir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Dilerse.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Ey kendilerine karşı israf dipnot 1 eden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah, suçların hepsini bağışlar. O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Haddi aşmak, bozgunculuk yapmak, ölçüsüz davranmak, taşkınlık yapmak.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Ey kendilerine karşı haddi aşmış kullar! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah, suçların hepsini bağışlar. O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Gültekin Onan

(Benden onlara) De ki: "Ey kendi aleyhlerinde olmak üzere ölçüyü taşıran kullarım. Tanrı'nın rahmetinden umut kesmeyin. Şüphesiz Tanrı, bütün günahları bağışlar. Çünkü O, bağışlayandır, esirgeyendir."

Hasan Basri Çantay

De ki: "Ey kendilerinin aleyhinde (günahda) haddi aşanlar, Allahın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Çünkü Allah bütün günahları yarlığar. Şübhesiz ki O, çok yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir.

İbni Kesir

De ki: Ey kendi nefislerine karşı aşırı davranan kullarım, Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Muhakkak ki Allah; günahları bağışlar. Çünkü O; Gafur'dur, Rahim'dir

Mehmet Alagaş

(53-59) De ki Ey kendilerini haddi aşarak harcayan / israf eden kullarım Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin, muhakkak Allah günahların hepsini bağışlar, muhakkak ki O, bağışlayıcıdır, esirgeyendir. Rabbinize gönülden yönelin azap size gelmeden önce O’na teslim olun, sonra size yardım da edilmez. Siz , bilincinde değilken / şuurunda değilken ansızın / aniden, azap size gelmeden önce Rabbinizden size indirilene, en güzele tabi olun! Kimse şunu demesin! Yazıklar olsun bana! Allah katında taşkınlık ettim ve alay edenlerden idim yahut keşke Allah beni yönlendirseydi / yola iletseydi bende sakınanlardan olurdum demeyin yahut azabı gördüğü vakit bir kerre daha olsa bana, ben de güzel davrananlardan / Muhsinlerden olsaydım demeyin, (Tedbirinizi alın) . Bilakis sizlere ayetlerim geldiydi ve sen onları yalanladın, büyüklendin / kibirlendin ve örtbas edenlerden / kafirlerden oldun.

Rowwad Tercüme Merkezi

De ki: “Ey nefisleri aleyhine ileri giden kullarım. Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin, çünkü Allah bütün günahları mağfiret eder.” Muhakkak O, çok çok mağfiret edendir, rahmet edendir.

Süleyman Ateş

(Tarafımdan onlara) De ki: "Ey nefislerine karşı aşırı giden kullarım, Allah'ın rahmetinden umut kesmeyin. Allah bütün günahları bağışlar. Çünkü O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir."

Süleymaniye Vakfı

De ki (Allah, şöyle buyuruyor dipnot 1 ): "Ey kendi aleyhinde aşırılıklar yapan kullarım! dipnot 2 Allah'ın iyilik ve ikramından ümidinizi kesmeyin. Allah bütün günahları bağışlar. O, daima bağışlayan, iyilik ve ikramı bol olandır dipnot 3 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın Elçisi, Allah'ın sözünü ulaştırmakla görevli olduğu için ayete böyle meal vermek gerekir (Maide 5/99, Nahl 16/35, Nur 24/54).
  2. metne dön, dipnot 2
    Burada kast edilenler, yaptıkları aşırılıklardan dolayı günahkar olan insanlardır.
  3. metne dön, dipnot 3
    İşlenen günah ne olursa olsun, terk edilerek tövbe edilir ve doğru yola girilirse Allah, günahı bağışlamakla kalmaz, onu sevaba çevirerek ikramda da bulunur (Al-i İmran 3/135-136, Nisa 4/17, 48, 116, A'raf 7/153, Nahl 16/119, Taha 20/82, Furkan 25/68-71)

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlara şu sözü söyle: "Ey kendilerini aşırı davranışlara sürüklemiş Allah kulları! dipnot 1 Allah'ın merhametinden (ikramından) umut kesmeyin. Allah bütün günahları bağışlar. O, hem bağışlar hem de ikramda bulunur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Arap edebiyatında iltifat sanatı vardır, anlatımı canlı tutmak ve konunun önemini vurgulamak için sözün akışı beklenmedik bir şekilde değiştirilerek üçüncü şahıstan birinci şahsa, ikinci şahıstan birinci veya üçüncü şahsa, birinci şahıstan ikinci veya üçüncü şahsa vs. geçilir. Türkçe'de bu sanat olmadığından bu gibi ifadeler bir Türk'ü şaşırtır. Burada olduğu gibi birçok ayete, bu sanat yok sayılarak meal verilmiştir.

Şaban Britch

De ki: Ey kendilerine kötülük edip aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Çünkü Allah, bütün günahları bağışlayıcıdır. O, çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.

Şaban Piriş

De ki: -Ey kendilerine karşı günah işlemekte aşırı giden kullarım, Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Çünkü Allah, bütün günahları bağışlayıcıdır. O, çok bağışlayıcı ve merhametlidir.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Ey öz benlikleri aleyhine sınırı aşan/aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Allah, günahları tümden affeder. Çünkü O, mutlak Gafur, mutlak Rahim'dir."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Quote to them O Muhammad what Allah says: "O My people Who worship Me and Who do not, who have carried disobedience to excess: do not despair of Allah's mercy; Allah forgives all sins; He is AL-Gaff?r and AL-Rahim.

Abdul Haleem

Say, ‘[God says], My servants who have harmed yourselves by your own excess, do not despair of God’s mercy. God forgives all sins: He is truly the Most Forgiving, the Most Merciful.

Abdullah Yusuf Ali

Say: "O my Servants who have transgressed against their souls! Despair not of the Mercy of Allah: for Allah forgives all sins: for He is Oft-Forgiving, Most Merciful.

Abul A'la Maududi

Tell them, (O Prophet): "My servants dipnot 1 who have committed excesses against themselves, do not despair of Allah's Mercy. Surely Allah forgives all sins. He is Most Forgiving, Most Merciful. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Some commentators have given a strange interpretation to these words. They say that Allah Himself has commanded the Prophet (peace be upon him) to address the people as "My servants" therefore, all men are the servants of the Prophet (peace be upon him). This interpretation is no interpretation at all but a worst distortion of the meaning of the Quran and indeed tampering with the Word of Allah. If this interpretation were correct, it would falsify and negate the whole Quran. For the Quran, from the beginning to the end, establishes the concept that men are the servants of Allah alone, and its whole message revolves around the point that they should serve none but One Allah alone. The Prophet (peace be upon him) himself was Allah’s servant. Allah had sent him not as rabb (sustainer, providence) but as a Messenger so that he should himself serve Him and teach the other people also to serve Him alone. After all, how can a sensible person believe that the Prophet (peace be upon him) might have one day stood up before the disbelieving Quraish of Makkah and made the sudden proclamation: You are in fact the slaves of Muhammad and not of al-Uzzah and ash- Shams. (We seek Allah’s refuge from this).
  2. metne dön, dipnot 2
    The address here is to all mankind. There is no weighty argument to regard only the believers as the addressees. As has been observed by Allama Ibn Kathir, to address such a thing to the common men does not mean that Allah forgives all sins without repentance, but Allah Himself has explained in the following verses that sins are forgiven only when the sinner turns to Allah’s worship and service and adopts obedience to the message sent down by Him. As a matter of fact, this verse brought a message of hope for those people who had committed mortal sins like murder, adultery, theft, robbery, etc. in the days of ignorance, and had despaired whether they would ever be forgiven. To them it has been said: Do not despair of Allah’s mercy; whatever you might have done in the past, if you sincerely turn to your Lord’s obedience, you will be forgiven every sin. The same interpretation of this verse has been given by Ibn Abbas, Qatadah, Mujahid and Ibn Zaid. (Ibn Jarir, Bukhari, Muslim, Abu Daud, Tirmidhi). For further explanation, see(Surah Al-Furqan, Ayats 70-71) and the E.Ns thereof.

Aisha Bewley

Say: ‘My slaves, you who have transgressed against yourselves, do not despair of the mercy of Allah. Truly Allah forgives all wrong actions. He is the Ever-Forgiving, the Most Merciful.’

Al-Hilali & Khan

Say: "O ‘Ibâdî (My slaves) who have transgressed against themselves (by committing evil deeds and sins)! Despair not of the Mercy of Allâh: verily, Allâh forgives all sins. Truly He is Oft-Forgiving, Most Merciful.[1]

Ali Quli Qarai

Say [that Allah declares, ] ‘O My servants who have committed excesses against their own souls, do not despair of the mercy of Allah. Indeed Allah will forgive all sins. Indeed He is the All-forgiving, the All-merciful.

Amatul Rahman Omar

Say, `O My servants who have committed excesses against their own souls, do not despair of the mercy of Allâh. Surely, Allâh forgives all sins. Verily, He is the Great Protector, the Ever Merciful.'

Arthur John Arberry

Say: 'O my people who have been prodigal against yourselves, do not despair of God's mercy; surely God forgives sins altogether; surely He is the All-forgiving, the All-compassionate.

Bijan Moeinian

Proclaim: "O you who worship me; if you have committed indecencies, never despair of God’s mercy. God forgives all sins [the conditions being mentioned all over the Qur’an: sincere repentance.] God is the Most Forgiving, the Most Merciful.

E. Henry Palmer

Say, 'O my servants! who have been extravagant against their own souls!' be not in despair of the mercy of God; verily, God forgives sins, all of them; verily, He is forgiving, merciful.

Edip-Layth

Say, "O My servants who transgressed against themselves, do not despair of God's mercy. For God forgives all sins. He is the Forgiver, the Compassionate."

George Sale

Say, O my servants who have transgressed against your own souls, despair not of the mercy of God: Seeing that God forgiveth all sins; for He is gracious and merciful.

Hamid S. Aziz

Say, "O my servants! Who have acted extravagantly (transgressed) against their own souls, do not despair of the mercy of Allah; surely Allah forgives all faults; surely He is the Forgiving the Merciful.

Mahmoud Ghali

Say, (This is addressed to the Prophet) "O My bondmen who have been extravagant against themselves, (i. e., who have committed sins) do not feel despondent of the mercy of Allah! Surely Allah forgives guilty (deeds) all together; surely He, Ever He, is The Ever-Forgiving, The Ever-Merciful.

Marmaduke Pickthall

Say: O My slaves who have been prodigal to their own hurt! Despair not of the mercy of Allah, Who forgiveth all sins. Lo! He is the Forgiving, the Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

Say: "O creatures of God, those of you who have acted against your own interests should not be disheartened of the mercy of God. Surely God forgives all sins. He is all-forgiving and all-merciful.

Muhammad Asad

SAY: "[Thus speaks God:] ‘O you servants of Mine who have transgressed against your own selves! Despair not of God’s mercy: behold, God forgives all sins - for, verily, He alone is much-forgiving, a dispenser of grace!’"

Mustafa Khattab

Say, ˹O Prophet, that Allah says,˺ "O My servants who have exceeded the limits against their souls! Do not lose hope in Allah’s mercy, for Allah certainly forgives all sins.[1] He is indeed the All-Forgiving, Most Merciful.

Progressive Muslims

Say: "O My servants who transgressed against themselves, do not despair of God's mercy. For God forgives all sins. He is the Forgiver, the Merciful."

Rashad Khalifa

Proclaim: "O My servants who exceeded the limits, never despair of GOD's mercy. For GOD forgives all sins. He is the Forgiver, Most Merciful."

Sahih International

Say, "O My servants who have transgressed against themselves [by sinning], do not despair of the mercy of Allah. Indeed, Allah forgives all sins. Indeed, it is He who is the Forgiving, the Merciful."

Sam Gerrans

Say thou: “O My servants who have committed excess against their souls: despair not of the mercy of God! God forgives transgressions altogether, — He is the Forgiving, the Merciful —

Shabbir Ahmed

(O Prophet) convey on My behalf, "O You servants of Mine who have so far wasted their personal capabilities! Despair not the rejuvenating Attribute of Allah - His Grace! Behold, Allah absolves your imperfections and protects you from the detriment of all that caused you to trail behind in humanity. Verily, He, indeed He, is the Forgiving, the Merciful."

Syed Vickar Ahamed

Say: "O servants (slaves of Allah, those) who have transgressed against their souls! Do not feel sad about the Mercy of Allah: For Allah forgives all sins: Truly, He is Often Forgiving (Ghafoor), Most Merciful (Raheem).

Taqi Usmani

Say (on My behalf), "O servants of Mine who have acted recklessly against their own selves, do not despair of Allah’s mercy. Surely, Allah will forgive all sins. Surely, He is the One who is the Most-Forgiving, the Very-Merciful.

The Monotheist Group

Say: "O My servants who transgressed against themselves, do not despair of the mercy of God. For God forgives all sins. He is the Forgiver, the Merciful."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 53. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 53. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 53. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩