Ahmed Hulusi
Andolsun o nefesleri zorlanarak (dünyalık biriktirmek için) koşan (azgın atlara benzer insanlara),
100. sure
27 Türkçe meal. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. İngilizce çeviriler ayet sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Âdiyât suresi, 1. ayet. وَٱلْعَٰدِيَٰتِ ضَبْحًا
vel`âdiyâti ḍabḥâ.
Andolsun o nefesleri zorlanarak (dünyalık biriktirmek için) koşan (azgın atlara benzer insanlara),
Âdiyât suresi, 2. ayet. فَٱلْمُورِيَٰتِ قَدْحًا
felmûriyâti ḳadḥâ.
(Koşuşurken hırsından, öfkesinden) çakıp ateş çıkaranlara,
Âdiyât suresi, 3. ayet. فَٱلْمُغِيرَٰتِ صُبْحًا
felmügîrâti ṣubḥâ.
Sabahın seherinde akına kalkıp,
Âdiyât suresi, 4. ayet. فَأَثَرْنَ بِهِۦ نَقْعًا
feeŝerne bihî naḳ`â.
O hırsla ortalığı toza bulayanlara,
Âdiyât suresi, 5. ayet. فَوَسَطْنَ بِهِۦ جَمْعًا
fevesaṭne bihî cem`â.
Böylece o hal ile halkın içine dalanlara (çok yazık)!
Âdiyât suresi, 6. ayet. إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ لِرَبِّهِۦ لَكَنُودٌ
inne-l'insâne lirabbihî lekenûd.
Gerçektir ki insan Rabbine karşı elbette çok nankördür!
Âdiyât suresi, 7. ayet. وَإِنَّهُۥ عَلَىٰ ذَٰلِكَ لَشَهِيدٌ
veinnehû `alâ ẕâlike leşehîd.
Kesinlikle kendisi de buna şahittir!
Âdiyât suresi, 8. ayet. وَإِنَّهُۥ لِحُبِّ ٱلْخَيْرِ لَشَدِيدٌ
veinnehû liḥubbi-lḫayri leşedîd.
Kesinlikle onda zenginlik sevgisi çok şiddetlidir!
Âdiyât suresi, 9. ayet. أَفَلَا يَعْلَمُ إِذَا بُعْثِرَ مَا فِى ٱلْقُبُورِ
efelâ ya`lemü iẕâ bü`ŝira mâ fi-lḳubûr.
Bilmez mi (insan), kabirlerin (bedenlerin) içindekiler deşilip dışarı çıkartıldığında,
Âdiyât suresi, 10. ayet. وَحُصِّلَ مَا فِى ٱلصُّدُورِ
veḥuṣṣile mâ fi-ṣṣudûr.
Sadırların içindekiler açığa çıkartıldığında,
Âdiyât suresi, 11. ayet. إِنَّ رَبَّهُم بِهِمْ يَوْمَئِذٍ لَّخَبِيرٌۢ
inne rabbehüm bihim yevmeiẕil leḫabîr.
İşte o süreçte Rableri, Esma boyutu itibarıyla, onlar olarak elbette Habiyr'dir.