Ahzâb suresi

Ahzâb suresi, 13. ayet

Ahzâb suresi, 13. ayet. وَإِذْ قَالَت طَّآئِفَةٌ مِّنْهُمْ يَٰٓأَهْلَ يَثْرِبَ لَا مُقَامَ لَكُمْ فَٱرْجِعُوا۟ وَيَسْتَـْٔذِنُ فَرِيقٌ مِّنْهُمُ ٱلنَّبِىَّ يَقُولُونَ إِنَّ بُيُوتَنَا عَوْرَةٌ وَمَا هِىَ بِعَوْرَةٍ إِن يُرِيدُونَ إِلَّا فِرَارًا

veiẕ ḳâleṭ ṭâifetüm minhüm yâ ehle yeŝribe lâ müḳâme leküm ferci`û. veyeste'ẕinü ferîḳum minhümü-nnebiyye yeḳûlûne inne büyûtenâ `avratüv vemâ hiye bi`avrah. iy yürîdûne illâ firârâ.

Diyanet İşleri

Hani onlardan bir grup, "Ey Yesrib (Medine) halkı! Sizin burada durmak imkanınız yok. Haydi geri dönün" demişti. Onlardan bir başka grup da, "Evlerimiz açık (korumasız)" diyerek Peygamberden izin istiyorlardı. Oysa evleri açık (korumasız) değildi. Onlar sadece kaçmak istiyorlardı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ahzâb 10–16 · surenin 13. ayeti / 73
  1. Ahzâb 10

    Hani onlar size hem üst tarafınızdan hem alt tarafınızdan gelmişlerdi. Hani gözler kaymış ve yürekler ağızlara gelmişti. Siz de Allah'a karşı çeşitli zanlarda bulunuyordunuz.

  2. Ahzâb 11

    İşte orada mü'minler denendiler ve şiddetli bir şekilde sarsıldılar.

  3. Ahzâb 12

    Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar, "Allah ve Resulü bize, ancak aldatmak için vaadde bulunmuşlar" diyorlardı.

  4. 13

    Hani onlardan bir grup, "Ey Yesrib (Medine) halkı! Sizin burada durmak imkanınız yok. Haydi geri dönün" demişti. Onlardan bir başka grup da, "Evlerimiz açık (korumasız)" diyerek Peygamberden izin istiyorlardı. Oysa evleri açık (korumasız) değildi. Onlar sadece kaçmak istiyorlardı.

  5. Ahzâb 14

    Eğer Medine'nin her tarafından üzerlerine gelinse ve orada karışıklık çıkarmaları istenseydi, onu mutlaka yaparlardı; o konuda fazla gecikmezlerdi.

  6. Ahzâb 15

    Andolsun ki, onlar, daha önce geri dönüp kaçmayacaklarına dair Allah'a söz vermişlerdi. Allah'a verilen söz ise sorumluluğu gerektirir.

  7. Ahzâb 16

    De ki: "Eğer siz ölümden ya da öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size asla fayda vermeyecektir. O takdirde bile (hayatın zevklerinden) pek az yararlandırılırsınız."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

13. “Hani onlardan” korku ve dehşete kapılıp sabırları tükenen, ayrıca kendileri sabretmedikleri gibi insanlara da zarar vermekten uzak kalmayan müafıklardan “bir kesim de şöyle demişti: Ey Yesribliler!” Bununla “Ey Medine halkı!” demek istemiştiler. Bu sözleri ile onlar Medinelilere vatanlarının adı ile seslenip bu adlandırma ile de din ve iman kardeşliğinin kalplerinde hiçbir değeri ve etkisi bulunmadığına, onları böyle bir tutuma sadece korku ve dehşete kapılmanın ittiğine işaret etmişler ve: “Ey Yesribliler, burası sizin için durulacak yer değildir” demişlerdir. Yani sizler, Medine’nin dışında, çıkmış olduğunuz bu yerde durmamalısınız. Karargahlarını Medine dışında hendeklerin berisine kurmuşlardı. Bunun için de Medine’ye “geri dönün” demişlerdi. Bu kesim başkalarının cihada gitme azmini kırmakta, düşmanları ile savaşacak güçlerinin bulunmadığını açıklamakta ve Medinelilere savaşı terk etmelerini söylemektedir. O nedenle bu kesim, olabilecek en kötü ve en zararlı kesimdir.

Bunların dışında bir başka kesim daha vardı ki bunlar da korku ve dehşete kapılmışlardı. Safların dışına çıkıp savaş alanından uzaklaşmak istemişler, o bakımdan da aslı astarı olmayan özürler beyan etmeye koyulmuşlardı. Bunlar hakkında da Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “İçlerinden bir kısmı da Peygamberden izin isteyerek şöyle diyordu: Gerçekten evlerimiz korumasızdır”, tehlike ile karşı karşıyadır. Düşmanlarımızın biz orada yokken evlerimize hücum edeceğinden korkuyoruz. O bakımdan oraya dönmemize izin ver ki evlerimizi koruyabilelim. Ancak onlar bu mazeretlerinde yalan söylüyorlardı: “Halbuki evleri korumasız değildi. Onlar sadece (savaştan) kaçmak istiyorlardı.” Başka bir maksat gütmüyorlardı. Bu sözlerini bir mazeret olarak ileri sürmüşlerdi. Böylelerinin imanları azdır ve zorluklar esnasında sebatları olmaz.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- Münafıklardan bir grup Medine halkı için: "Ey Yesrib Halkı! (Yesrib, Medine'nin İslam'dan önceki ismidir) Hendeğe yakın dağ eteğinde kalmanıza gerek yoktur, evlerinize dönün." demişlerdi. Onlardan bir grup Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'den evleri düşmana karşı açık (korumasız) olduğu gerekçesiyle evlerine dönmek için izin istiyorlardı. Ancak onların iddia ettiği gibi evleri korumasız değildi. Onlar bu yalan mazeretle düşmandan kaçmayı istiyorlardı.

Kelimeler

25 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِذْ ve iz ve hani
  2. قَالَت kalet demişti ki kök: قول
  3. طَّآئِفَةٌۭ taifetun bir grup kök: طوف
  4. مِّنْهُمْ minhum onlardan
  5. يَـٰٓأَهْلَ ya ehle halkı kök: اهل
  6. يَثْرِبَ yesribe Yesrib
  7. لَا la artık yoktur
  8. مُقَامَ mukame duracak yer kök: قوم
  9. لَكُمْ lekum size
  10. فَٱرْجِعُوا۟ ۚ ferciu dönün kök: رجع
  11. وَيَسْتَـْٔذِنُ ve yeste'zinu ve izin istiyordu kök: اذن
  12. فَرِيقٌۭ ferikun bir topluluk kök: فرق
  13. مِّنْهُمُ minhumu onlardan
  14. ٱلنَّبِىَّ n-nebiyye nebilerden kök: نبا
  15. يَقُولُونَ yekulune diyerek kök: قول
  16. إِنَّ inne gerçekten
  17. بُيُوتَنَا buyutena evlerimiz kök: بيت
  18. عَوْرَةٌۭ avratun (sağlam değil) açıktır kök: عور
  19. وَمَا ve ma oysa değildi
  20. هِىَ hiye onlar(ın evleri)
  21. بِعَوْرَةٍ ۖ biavratin açık kök: عور
  22. إِن in
  23. يُرِيدُونَ yuridune istemiyorlardı kök: رود
  24. إِلَّا illa başka bir şey
  25. فِرَارًۭا firaran kaçmak(tan) kök: فرر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı olay: Hendek (Ahzâb) Gazvesi · Aynı kıssa: Hendek Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    Allah, kitap ehlinden olup müşriklere yardım edenleri kalelerinden indirdi ve kalplerine büyük bir korku saldı. Siz onların bir kısmını öldürüyor,…

  • Aynı olay: Hendek (Ahzâb) Gazvesi · Aynı kıssa: Hendek Gazvesi · Aynı kök: فرر (11 geçiş)

    De ki: "Eğer siz ölümden ya da öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size asla fayda vermeyecektir. O takdirde bile (hayatın zevklerinden) pek az…

  • Aynı olay: Hendek (Ahzâb) Gazvesi · Aynı kıssa: Hendek Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    De ki: "Eğer Allah size bir kötülük dilese, sizi Allah'tan koruyacak kimdir? Yahut size bir rahmet dilese, buna engel olacak kimdir?" Onlar…

  • Aynı kök: عور (4 geçiş) · Aynı kök: طوف (41 geçiş) · Aynı kök: اذن (102 geçiş)

    Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunanlar (köleleriniz) ve sizden henüz buluğ çağına ermemiş olanlar, günde üç defa; sabah namazından önce,…

  • Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi · Aynı kök: طوف (41 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş)

    Hani Allah size iki taifeden birini, o sizindir diye va'dediyordu. Siz de güçsüz olanın sizin olmasını istiyordunuz. Oysa Allah, sözleriyle hakkı…

  • Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi · Aynı kök: بيت (73 geçiş) · Aynı kök: فرق (72 geçiş)

    Nasıl ki, Rabbin seni hak uğruna (savaşmak üzere) evinden çıkarmıştı. Mü'minlerden bir grup ise bu konuda kesinlikle isteksizlerdi.

  • Aynı kök: طوف (41 geçiş) · Aynı kök: فرق (72 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş)

    (Ne var ki) mü'minlerin hepsi toptan seferber olacak değillerdir. Öyleyse onların her kesiminden bir grup da, din konusunda köklü ve derin bilgi…

  • Aynı kök: عور (4 geçiş)

    Mü'min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zinet (yer)lerini…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

89 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlardan bir grup da şöyle demişti: "Ey Yesribliler dipnot 1 (Medineliler)! Sizin için durmanın sırası değil, dönün!" İçlerinden bir grup ise evleri savunmasız olmadığı halde "Şüphesiz ki evlerimiz savunmasızdır!" diyerek Peygamber'den izin istiyordu; (savaştan) kaçmaktan başka bir şey istemiyorlardı.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    [Yesrib], Medine'nin eski adıdır.

Mustafa İslamoğlu

Yine o sırada onlardan bir tayfa da çıkmış; "Ey Yesripliler! Buradan elinize hiçbir şey geçmez, derhal dönün!" demişti; yine bir başka gurup da evleri korumasız olmadığı halde "Evlerimiz korumasız" gerekçesiyle Peygamber'den izin istemişlerdi; oysa ki onların maksatları cepheden kaçmaktı.

Muhammed Esed

Ve (hatırla) içlerinden bazısı şöyle demişti: "Ey Yesrib halkı! Burada (düşmana) karşı koyamazsınız, (evlerinize) geri dönün!" O arada içlerinden bir grup da, "Evlerimiz (saldırılara) açık durumda!" diyerek Peygamber'den izin istemişti halbuki evleri (aslında saldırıya) açık değildi: tek amaçları kaytarmaktı.

Ahmed Hulusi

Hani onlardan bir grup dedi ki: "Ey Yesrib Halkı (Yesrib, Medine'nin eski adıdır)! Sizin için kalınacak yer yoktur; geri dönün!" Onlardan bir grupsa: "Muhakkak ki evlerimiz korumasızdır" diyerek O Nebiden izin istiyordu. . . Oysa onlar (evleri) korunaksız değildir. . . Onlar kaçmaktan başka bir şey istemiyorlardı.

Ali Bulaç

Onlardan bir grup da hani şöyle demişti: "Ey Yesrib (Medine) halkı, artık sizin için (burada) kalacak yer yok, şu halde dönün." Onlardan bir topluluk da: "Gerçekten evlerimiz açıktır" diye Peygamberden izin istiyordu; oysa onlar(ın evleri) açık değildi. Onlar yalnızca kaçmak istiyorlardı.

Ali Özek ve heyeti

Onlardan bir grup da demişti ki: Ey Yesribliler (Medineliler)! Artık sizin için durmanın sırası değil, haydi dönün! İçlerinden bir kısmı ise: Gerçekten evlerimiz emniyette değil, diyerek Peygamber'den izin istiyordu; oysa evleri tehlikede değildi, sadece kaçmayı arzuluyorlardı.

Ali Rıza Safa

Üstelik onların arasından bir küme, şöyle demişti: "Ey Yesrib halkı. dipnot 353 Sizin için kalacak yer yok; artık dönün!" Onların arasından bir küme de "Evlerimiz açık kaldı!" diyerek peygamberden izin istiyordu. Oysa evleri açık değildi; yalnızca kaçmak istiyorlardı.

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 353
    Kur'an'ın indirildiği dönemde Yesrib olan kentin ismi, sonraki dönemlerde Medine olarak değiştirilmiştir. Kur'an'da, yalnızca bu ayette bildirilen Yesrib kentinin isim değişikliğinin, Muhammed peygamberin hicretinden sonra yapıldığı veya Muhammed peygamberin ölümünden sonra yapıldığı biçiminde çelişkili bilgiler vardır. Aslında, Medine, Kent anlamına gelir.

Bayraktar Bayraklı

İçlerinden bir grup da, "Ey Yesrib halkı! Tutunacak bir yeriniz kalmadı, geri dönünüz" demişti. Onlardan başka bir grup da Peygamberden, "Evlerimiz korumasız kaldı" diyerek izin istiyordu. Oysa evleri korumasız değildi. Sadece kaçmak istiyorlardı.

Edip Yüksel

Onlardan bir grup ise, "Yesrib halkı, artık tutunamazsınız; geri dönün" diyordu. Onlardan diğer grup ise, evleri korunduğu halde, "Evlerimiz korumasız kaldı" diyerek peygamberden izin istiyorlardı. Tüm amaçları kaçmak idi. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Yesrib özel ismi, her nedense, Muhammed peygamberin vefatından sonra Medine (Şehir) olarak değiştirilmiştir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlardan bir grup ise, 'Yesrib halkı, artık tutunamazsınız; geri dönün,' diyordu. Onlardan diğer grup ise, evleri korunduğu halde, 'Evlerimiz korumasız kaldı,' diyerek peygamberden izin istiyorlardı. Tüm amaçları kaçmak idi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O vakit bunlardan bir grup: "Ey Yesrip (Medine) halkı sizin için duracak yer yok, hemen dönün." diyorlardı. Yine onlardan bir kısmı da peygamberden izin istiyor, "evlerimiz gerçekten açıktır." diyorlardı; halbuki, açık değildi, sırf kaçmak istiyorlardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve o vakıt ki bunlardan bir taife "ey Yesrib ehalisi! Sizin için duracak yer yok hemen dönün" diyorlardı, yine onlardan bir kısmı da Peygamberden izin istiyor "cidden evlerimiz açıktır" diyorlardı, halbuki açık değil, sırf kaçmak istiyorlardı

Erhan Aktaş

Onlardan bir topluluk: "Ey Yesrib dipnot 1 halkı, sizin için burada duracak bir yer yok, hemen dönün! Yine onlardan bir grup da: "Evlerimiz gerçekten korumasızdır." diyerek Nebi'den izin istiyorlardı. Oysaki evleri korumasız değildi. Onlar, savaştan kaçmak için bahane arıyorlardı.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Medine.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlardan bir topluluk: "Ey Yesrib dipnot 1 halkı, sizin için burada duracak bir yer yok, hemen dönün. Yine onlardan bir grup da: "Evlerimiz gerçekten korumasızdır." diyerek Nebiden izin istiyorlardı. Oysaki evleri korumasız değildi. Onlar, savaştan kaçmak için bahane arıyorlardı.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Medine.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlardan bir topluluk: "Ey Yesrib dipnot 1 halkı, sizin için burada duracak bir yer yok, hemen dönün. Yine onlardan bir grup da: "Evlerimiz gerçekten korumasızdır." diyerek Nebiden izin istiyorlardı. Oysaki evleri korumasız değildi. Onlar, savaştan kaçmak için bahane arıyorlardı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Medine.

Gültekin Onan

Onlardan bir grup da hani şöyle demişti: "Ey Yesrib (Medine) ehli, artık sizin için (burada) kalacak yer yok, şu halde dönün." Onlardan bir topluluk da: "Gerçekten evlerimiz açıktır" diye Peygamberden izin istiyordu; oysa onlar(ın evleri) açık değildi. Onlar yalnızca kaçmak istiyorlardı.

Hasan Basri Çantay

O zaman onlardan bir güruh: "Ey Yesrib ahalisi, sizin için burada durmak yok. Hemen dönün" demiş (ler) di. Onlardan bir kısmı da: "Hakıykaten evleriniz açıkdır" diyorlar, peygamberden izin istiyor (lar) dı. Halbuki onlar (ın evleri) açık değildir. Onlar kaçmakdan başka bir şey arzu etmiyorlardı.

İbni Kesir

Hani onlardan bir grup demişti ki: Ey Medine halkı; sizin için tutunacak bir yer yok. Artık geri dönün. İçlerinden bir grup da peygamberden izin isteyerek diyorlardı ki: Evlerimiz düşmana açıktır. Halbuki evleri açık değildi. Onlar, sadece kaçmak istiyorlardı.

Mehmet Alagaş

(9-22) Ey iman edenler, Allah’ın üzerinizde ki nimetini hatırlayın, bir vakit üzerinize ordular gelmişti, onların üzerine rüzgâr ve görmediğiniz ordular gönderdik, Allah yaptıklarınızı görendir. Bir vakit üstünüzden ve altınızdan size gelmişlerdi, O vakit bakışlar kaymış, yürekler gırtlağa dayanmıştı , Allah hakkında türlü zanlarda bulunuyordunuz. İşte orada Müminler bağlılık imtihanı edilmişti, şiddetli bir zelzele ile sarsılmışlardı , O vakit münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar da diyorlardı ki Allah ve Res ulü bize aldanma dışında bir şey vaat etmedi , onlardan bir bölüm dedi ki Ey Yesrib halkı, “burada size kalacak yer yok geri dönün” Onlardan bir bölüm de Nebi’den izin istiyordu , diyorlardı ki “evlerimiz korumasız halde / açık vaziyette , oysa ki onlar açık halde değildi , onlar sadece kaçmak / firar etmek istiyorlardı. Oysa ki üzerlerine tüm taraflardan girilseydi, sonrada onlardan ayartma / fitne yapmaları istenseydi onu yapacaklardı. (Firar edenler fitnede pek mahirler) onu / fitneyi kolay bir şekilde yapacaklardı. Kesin olan şu ki b undan önce de Allah’ a kesinlikle arkalarını dönmeyeceklerine dair söz de vermişlerdir , Allah’a verdikleri sözden mesuldü rler. Deki eğer ki ölümden yahut öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmanız / firarınız size bir fayda vermez , o vakte kadar biraz daha faydalanırsınız. Deki Allah’tan size bir kötülük murat edilirse yahut bir rahmet murat edilirse kime sarılıp tutunacaksınız, onlar kendilerine Allah’tan başka dost ve de yardımcı bulamazlar. Allah sizlerden alıkoyucuları / engelleyicileri kesinlikle biliyor, kardeşlerine hadi gelin bize katılın diyenleri kesinlikle biliyor , çetin olanı (savaşmayı) çok azı alıyordu / tercih ediyordu. Size karşıda çok kıskançtırlar, korku geldiği zaman, sana bakışlarının, tıpkı ölüm baygınlığı geçirenin bakışına dönüştüğünü görürsün, korku kalktığında ise İyiliğe duydukları “bizim olsun” istekleri nedeniyle keskin dilleri ile sizleri buluştururlar, işte onlar iman etmeyenlerdir , Allah onların amellerini boşa çıkarmıştır, bu, Allah’a oldukça kolaydı r. Grupların gitmediğini değerlendiriyorlardı / hesap e diyorlardı (Hendek savaşında düşman gruplarının medine etrafından gitmediklerini hesap ediyorlardı) eğer grup gelecek olsa arzu ederler ki bedeviler arasında olsunlar ve sizden gelecek haberleri sorsunlar , o ysa ki içinizde olsaydılar bile azı hariç savaşmazlardı. Sizden Allah’ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah’ı çokça hatırla yıp ananlar için, kesinlikle Resulde, güzel örneklik vardır. Müminler grupları gördüklerinde dediler ki işte bu, Allah’ın ve Resulünün bize vaat ettiğidir. Allah ve O’nun Resulü söyled iklerini tastik etti / doğruladı ve bu, onların imanlarını ve teslimiyetlerini artırdı.

Rowwad Tercüme Merkezi

Hani onlardan bir grup: “Ey Yesrib (Medine) halkı! Sizin burada durma imkânınız yok. Haydi geri dönün.” demişti. Onlardan bir başka grup da; “Evlerimiz açık (korumasız)” diyerek Peygamber'den izin istiyorlardı. Oysa evleri açık (korumasız) değildi. Onlar sadece kaçmak istiyorlardı.

Süleyman Ateş

Onlardan bir grup da demişti ki: "Ey Yesrib (Medine) halkı, artık size duracak yer yok, (haydi durmayın, evlerinize) dönün (Yahut: Artık bu dinde durmanız doğru değil, dönün)". Onlardan bir topluluk da. "Evlerimiz (sağlam değil), açıktır" diyerek peygamberden izin istiyordu. Oysa onlar(ın evleri) açık değildi. Sadece kaçmak istiyorlardı.

Süleymaniye Vakfı

Onların bir grubu şunu da demişti: "Ey Yesripliler dipnot 1 ! Artık burada durmanızın bir anlamı yok, derhal geri dönün!" Bir kesimi de "Evlerimiz savunmasız!" diyerek Nebi'den izin istiyordu dipnot 2 . Oysa evleri savunmasız değildi, sadece kaçmak istiyorlardı.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yesrib Medine'nin eski adıdır.
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İçlerinden bir takımı da şöyle diyordu: "Ey Yesripliler dipnot 1 ! Tutunacağınız bir yer kalmadı, geri dönün!" Bir bölük de "Evlerimiz korumasız!" diyerek Nebi'den izin istiyorlardı. Oysa evleri korumasız değildi. Tek istekleri savaştan kaçmaktı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yesrip Medine'nin eski adıdır.

Şaban Britch

Onlardan bir grubu da: Ey Yesrip Halkı! Sizin için duracak/kalacak yer kalmadı, geri dönün demişler. Onlardan bir başka grup da Peygamber’den izin istiyor: Evlerimiz açık/korumasız, diyorlardı. Oysa evleri açık değildi. Sadece kaçmak istiyorlardı.

Şaban Piriş

Onlardan bir grubu da: -Ey Yesrip Halkı, sizin için duracak yer kalmadı, geri çekilin demişler. Onlardan bir başka grup da Peygamber'den izin istiyor: -Evlerimiz açık, diyorlardı. Oysa evleri açık değildi. Sadece kaçmak istiyorlardı.

Yaşar Nuri Öztürk

Hani, onlardan bir grup şöyle demişti: "Ey Yesrib halkı, duracak yeriniz yok, hemen geri dönün!" İçlerinden bir grup da Peygamber'den izin istiyor: "İnan olsun, evlerimiz kaygı duyulacak durumda." diyorlardı. Oysaki evleri kaygı duyulacak durumda değildi; sadece kaçmak istiyorlardı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And some of them advised people of the city Yathrib to defect. They said to them: "O you people of Yathrib this is not the place for you, you just go back to your homes". Another party asked the Prophet's permission if they could be excused! They said to him: "Our homes are exposed and defenseless when in fact they were not and were guarded by other Muslims but in truth they wanted to fly away and take to their heels"

Abdul Haleem

Some of them said, ‘People of Yathrib, you will not be able to withstand [the attack], so go back!’ Some of them asked the Prophet’s permission to leave, saying, ‘Our houses are exposed,’ even though they were not- they just wanted to run away:

Abdullah Yusuf Ali

Behold! A party among them said: "Ye men of Yathrib! ye cannot stand (the attack)! therefore go back!" And a band of them ask for leave of the Prophet, saying, "Truly our houses are bare and exposed," though they were not exposed they intended nothing but to run away.

Abul A'la Maududi

And when a section of them said: "(O people of Yathrib), now there is no place for you to stay, so turn back." dipnot 1 (And call to mind) when a section of them was seeking permission from the Prophet to leave, saying: “Our houses are exposed (to attack),” dipnot 2 although they were not exposed (to attack); dipnot 3 they only wished to flee (from the battle-front).

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This sentence has two meanings: The apparent meaning is that there is no chance for them to stay at the Trench against the polytheists; therefore, they should return to the city. And the hidden meaning is that there is no chance for them to remain in Islam; therefore, they should return to their ancestral religion, so that they might escape the danger in which they had involved themselves by earning the hostility of the whole of Arabia. The hypocrites uttered such mischievous things so that they could make the one who would listen to them understand the intended hidden meaning, but in case someone took exception to their words, they could say they had been misunderstood.
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, when the Bani Quraizah also joined the invaders, the hypocrites had a good excuse for defection and they started asking the Prophet (peace be upon him) for leave to go and protect their houses and families, which, they said, had been endangered, whereas at that time the Prophet (peace be upon him) was responsible for the defense and protection of all the people of Al-Madinah. After the treachery of the Quraizah it was for the Prophet (peace be upon him) to devise plans for the protection of the city and its people and not of the soldiers of the army individually.
  3. metne dön, dipnot 3
    That is, the Prophet (peace be upon him) had already made arrangements for protection against the danger, which were a part of the collective scheme of defense being implemented by him as commander of the Islamic forces. Therefore, there was no immediate danger in the face of which these people could justifiably make such an excuse.

Aisha Bewley

and a group of them said, ‘People of Yathrib, Your position is untenable so return!’ some of them asked the Prophet to excuse them, saying, ‘Our houses are exposed,’ when they were not exposed; it was merely that they wanted to run away.

Al-Hilali & Khan

And when a party of them said: "O people of Yathrib (Al-Madinah)! There is no stand (possible) for you (against the enemy attack!) Therefore go back!" And a band of them ask for permission of the Prophet (صلى الله عليه وسلم) saying: "Truly, our homes lie open (to the enemy)." And they lay not open. They but wished to flee.

Ali Quli Qarai

And when a group of them said, ‘O people of Yathrib! [This is] not a place for you, so go back!’ And a group of them sought the Prophet’s permission, saying, ‘Our homes lie exposed [to the enemy],’ although they were not exposed. They only sought to flee.

Amatul Rahman Omar

And (recall) when a party of them (also) said, `O people of Yathrib (- Madînah)! you can put up no stand (in the face of the enemy); you had better go back (to your homes or your old faith to save your lives). And a section of them asked the Prophet for leave saying, `Surely, our homes are lying exposed (to danger) whereas they were not actually lying exposed, but they only sought to flee (from the battlefield).

Arthur John Arberry

And when a party of them said, 'O people of Yathrib, there is no abiding here for you, therefore return!' And a part of them Were asking leave of the Prophet, saying, 'Our houses are exposed'; yet they were not exposed; they desired only to flee.

Bijan Moeinian

A group of them went far enough to say: "You [foolish] people of Medina, you have no chance in the [upcoming] battle; fly the front. " A group of them went to the Prophet and asked to leave the battle front saying: “Our homes are in danger.” They were just looking for an excuse to flee.

E. Henry Palmer

And when a party of them said, 'O people of Yathreb; there is no place for you (here), return then (to the city). ' And a part of them asked leave of the prophet (to return), saying, 'Verily, our houses are defenceless;' but they were not defenceless, they only wished for flight.

Edip-Layth

A group of them said, "O people of Yathrib, you cannot make a stand; therefore, retreat." A small party of them sought permission from the prophet, saying: "Our homes are exposed," while they were not exposed. They just wanted to flee.

George Sale

And when a party of them said, O inhabitants of Yathreb, there is no place of security for you here; wherefore return home. And a part of them asked leave of the prophet to depart, saying, verily our houses are defenceless and exposed to the enemy: But they were not defenceless; and their intention was no other than to fly.

Hamid S. Aziz

And when the hypocrites and those in whose heart was a disease began to say, "Allah and His Apostle did not promise us nothing but delusion. "

Mahmoud Ghali

And as a section of them said, " O population of Yathrib, Al-Madînah) there is no stationing (here) for you, so return!" And a group of them were asking permission of the Prophet, saying, "Surely our houses are privacies. " (Or: weak spots; i.e., They begged permission to protect their own homes) And in no way were they privacies; decidedly they would like (to seek) nothing except flight.

Marmaduke Pickthall

And when a party of them said: O folk of Yathrib! There is no stand (possible) for you, therefor turn back. And certain of them (even) sought permission of the Prophet, saying: Our homes lie open (to the enemy). And they lay not open. They but wished to flee.

Mohamed Ahmed - Samira

When a section of them said: "O people of Yathrib, there is no place for you here, turn back;" and a section of them asked leave of the Prophet, saying: "Our homes lie exposed," -- while they were not exposed. Their only intention was to run away.

Muhammad Asad

and when some of them said, "O you people of Yathrib! You cannot withstand [the enemy] here: hence, go back [to your homes]!" — Whereupon a party from among them asked leave of the Prophet, saying, “Behold, our houses are exposed [to attack]!” — The while they were not [really] exposed: they wanted nothing but to flee.

Mustafa Khattab

And ˹remember˺ when a group of them said, "O people of Yathrib![1] There is no point in you staying ˹here˺, so retreat!" Another group of them asked the Prophet’s permission ˹to leave˺, saying, “Our homes are vulnerable,” while ˹in fact˺ they were not vulnerable. They only wished to flee.

Progressive Muslims

And a group of them said: "O people of Yathrib, you cannot make a stand; therefore, retreat. " And a small party of them sought permission from the prophet, saying: "Our homes are exposed," while they were not exposed. They just wanted to flee.

Rashad Khalifa

A group of them said, "O people of Yathrib, you cannot attain victory; go back." Others made up excuses to the prophet: "Our homes are vulnerable," when they were not vulnerable. They just wanted to flee.

Sahih International

And when a faction of them said, "O people of Yathrib, there is no stability for you [here], so return [home]. " And a party of them asked permission of the Prophet, saying, "Indeed, our houses are unprotected," while they were not exposed. They did not intend except to flee.

Sam Gerrans

And when a number of them said: “O people of Yathrib: there is no position for you, so go back,” and a faction among them sought leave of the Prophet, saying: “Our houses are exposed,” when they were not exposed; they sought only to flee.

Shabbir Ahmed

A group among them said, "O You people of Yathrib! There is no stand possible for you, so, go back. " And some of them even sought permission of the Prophet, saying, "Behold, our homes are exposed (to the enemy)." (With the believers firmly entrenched around the town) their homes were not really exposed. They wanted nothing but to flee. (Yathrib = Madinah).

Syed Vickar Ahamed

And when a party among them said: "You men of Yathrib (the Prophet’s old town)! You cannot withstand (the attack), so go back!" And a group of them asked the Prophet to be excused (to go away), saying: "Truly, our houses are bare and in danger," even though they were not in (any) danger: They wanted nothing but to run away (from fighting).

Taqi Usmani

and when a group of them said, "O people of Yathrib (Madīnah), there is no place for you to stay; so go back."And a group of them was seeking permission (to leave) from the prophet, saying, “In fact our homes are vulnerable,” while they were not vulnerable; they wanted nothing but to escape.

The Monotheist Group

And a group of them said: "O people of Yathrib, there is no station for you, so come back." And a small party of them sought permission from the prophet, saying: "Our homes are exposed," while they were not exposed. They just wanted to flee.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ahzâb suresi, 13. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ahzâb suresi, 13. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ahzâb suresi, 13. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩