Diyanet İşleri
De ki: "Eğer siz ölümden ya da öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size asla fayda vermeyecektir. O takdirde bile (hayatın zevklerinden) pek az yararlandırılırsınız."
Ahzâb suresi
Ahzâb suresi, 16. ayet. قُل لَّن يَنفَعَكُمُ ٱلْفِرَارُ إِن فَرَرْتُم مِّنَ ٱلْمَوْتِ أَوِ ٱلْقَتْلِ وَإِذًا لَّا تُمَتَّعُونَ إِلَّا قَلِيلًا
ḳul ley yenfe`akümü-lfirâru in ferartüm mine-lmevti evi-lḳatli veiẕel lâ tümette`ûne illâ ḳalîlâ.
De ki: "Eğer siz ölümden ya da öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size asla fayda vermeyecektir. O takdirde bile (hayatın zevklerinden) pek az yararlandırılırsınız."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Hendek Savaşı Ahzâb 9–27 3
Hani onlardan bir grup, "Ey Yesrib (Medine) halkı! Sizin burada durmak imkanınız yok. Haydi geri dönün" demişti. Onlardan bir başka grup da, "Evlerimiz açık (korumasız)" diyerek Peygamberden izin istiyorlardı. Oysa evleri açık (korumasız) değildi. Onlar sadece kaçmak istiyorlardı.
Eğer Medine'nin her tarafından üzerlerine gelinse ve orada karışıklık çıkarmaları istenseydi, onu mutlaka yaparlardı; o konuda fazla gecikmezlerdi.
Andolsun ki, onlar, daha önce geri dönüp kaçmayacaklarına dair Allah'a söz vermişlerdi. Allah'a verilen söz ise sorumluluğu gerektirir.
De ki: "Eğer siz ölümden ya da öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size asla fayda vermeyecektir. O takdirde bile (hayatın zevklerinden) pek az yararlandırılırsınız."
De ki: "Eğer Allah size bir kötülük dilese, sizi Allah'tan koruyacak kimdir? Yahut size bir rahmet dilese, buna engel olacak kimdir?" Onlar kendilerine Allah'tan başka hiçbir dost ve hiçbir yardımcı bulamazlar.
(18-19) Şüphesiz Allah içinizden, savaştan alıkoyanları ve kardeşlerine, "Bize gelin" diyenleri biliyor. Size katkıda cimri davranarak savaşa pek az gelirler. Korku geldiğinde ise, üzerine ölüm baygınlığı çökmüş kimse gibi gözleri dönerek sana baktıklarını görürsün. Korku gidince de ganimete karşı aşırı düşkünlük göstererek sizi keskin dillerle incitirler. İşte onlar iman etmediler. Allah da onların amellerini boşa çıkardı. Bu, Allah'a kolaydır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
16. Onlara, kaçmalarını kınayarak, bu kaçışları ile hiçbir fayda elde etmeyeceklerini de haber vererek “de ki: Siz ölümden yahut öldürülmekten kaçıyorsanız, bu kaçışın size asla faydası olmaz.” Siz evlerinizde bulunsanız dahi haklarında ölüm takdir edilmiş olanlar, ölüp devrilecekleri yere çıkıp giderler. Sebepler, ilâhî kaza ve kadere zıt değil ise fayda verebilir. İlahi kaza ve kader geldi mi bütün sebepler tükenir, insanın kendisini kurtaracağı bütün yollar tıkanır.
“(Kaçtığınız) takdirde de” ölümden yahut öldürülmekten kurtulmak, dünya nimetlerinden faydalanmak için kaçacak olsanız dahi hiç şüphesiz “ancak çok az faydalandırılırsınız.” Bu ise sizin savaş meydanından kaçmanıza, Allah’ın emrini terk etmenize ve ebedi nimetlerden istifade etme fırsatını kaçırmanıza değmez.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul- Onlara de ki: "Kaçmak size fayda sağlamaz. Şayet ölümden ya da savaşmaktan korktuğunuz için kaçsanız bile ecelleriniz takdir edilmiştir. Kaçtığınızda eceliniz gelmedi ise şüphesiz ki siz, hayattan az bir zaman dışında faydalanamazsınız."
Aynı olay: Hendek (Ahzâb) Gazvesi · Aynı kıssa: Hendek Gazvesi · Aynı kök: فرر (11 geçiş)
Hani onlardan bir grup, "Ey Yesrib (Medine) halkı! Sizin burada durmak imkanınız yok. Haydi geri dönün" demişti. Onlardan bir başka grup da,…
Aynı olay: Hendek (Ahzâb) Gazvesi · Aynı kıssa: Hendek Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi
(18-19) Şüphesiz Allah içinizden, savaştan alıkoyanları ve kardeşlerine, "Bize gelin" diyenleri biliyor. Size katkıda cimri davranarak savaşa pek az…
Aynı olay: Hendek (Ahzâb) Gazvesi · Aynı kıssa: Hendek Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi
Düşman birliklerinin gitmediğini sanıyorlar. Düşman birlikleri (bir daha) gelecek olsa, isterler ki, (çölde) bedevilerin arasında bulunsunlar da size…
Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi · Aynı kök: متع (70 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş)
Ey iman edenler! Ne oldunuz ki, size "Allah yolunda sefere çıkın" denilince, yere çakılıp kaldınız. Yoksa ahiretten vazgeçip dünya hayatını mı…
Aynı kök: فرر (11 geçiş) · Ortak kavram: Ölüm
De ki: "Sizin kendisinden kaçıp durduğunuz ölüm var ya, o mutlaka size ulaşacaktır. Sonra gaybı da, görünen alemi de bilen Allah'a döndürüleceksiniz…
Aynı kök: نفع (50 geçiş) · Aynı kök: متع (70 geçiş)
Yunus'un kavminden başka, keşke (azabı görmeden) iman edip, imanı kendisine fayda veren bir tek memleket halkı olsaydı! (Yunus'un kavmi) iman edince,…
Aynı kök: نفع (50 geçiş) · Aynı kök: متع (70 geçiş)
O, gökten su indirdi de dereler kendi ölçülerince dolup aktı ve sel üste çıkan köpüğü aldı götürdü. Süs eşyası veya yararlanılacak bir şey elde etmek…
Aynı kök: متع (70 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş)
Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(İzin isteyenlere) de ki: "Ölümden veya savaştan kaçıyorsanız, kaçmanın size asla yararı olamaz!" (Kaçsanız) bile zaten az yaşatılacaksınız. dipnot 1
De ki: "Eğer ölümden ya da öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmanızın size hiçbir yararı yok; zira böyle bir durumda bile, sadece kısa vadeli bir haz elde etmiş olacaksınız."
De ki: "(Tabii bir ölümle) ölmekten yahut (savaşta) öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size bir fayda vermez; çünkü başarsanız bile hayatın zevkini ancak çok kısa bir süre tadarsınız!"
De ki: "Eğer ölümden yahut öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçışınız size asla fayda vermez. . . Tut ki kaçtınız diyelim (çok çok kısa dünya yaşamı nedeniyle) kazancınız yok denecek kadar az olur!"
De ki: "Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçış size kesin olarak bir yarar sağlamaz; böyle olsa bile, pek az (bir zaman) dışında metalanıp yararlandırılmazsınız."
(Rasûlüm!) De ki: Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmanın size asla faydası olmaz! (Eceliniz gelmemiş ise) o takdirde de, yaşatılacağınız süre çok değildir.
De ki: "Ölmekten veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size yarar sağlamaz; az bir süreden başka yaşatılmazsınız!"
De ki: "Eğer ölümden veya savaştan kaçarsanız, kaçmanızın size asla bir faydası olmaz! O takdirde de yaşatılacağınız süre çok değildir."
De ki: "Ölümden veya savaştan kaçmak size yarar sağlamayacak. Kaçsanız da pek fazla yaşamayacaksınız."
De ki, 'Ölümden veya savaştan kaçmak size yarar sağlamıyacak. Kaçsanız da pek fazla yaşamıyacaksınız.'
De ki: "Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size asla fayda vermez; faraza verdiği takdirde de ancak pek az faydalandırılırsınız."
De ki eğer ölümden veya katlolunmadan kaçıyorsanız kaçmak size asla menfaat vermez, bilfarz verdiği takdirde de istifade ettirilmezsiniz, meğer ki pek az
De ki: "Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak asla size yarar sağlamaz. Öyle olsa bile çok az faydalanırsınız."
De ki: "Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak asla size yarar sağlamaz. Öyle olsa bile çok az faydalanırsınız."
De ki: "Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak asla size yarar sağlamaz. Öyle olsa bile çok az faydalanırsınız."
De ki: "Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçış size kesin olarak bir yarar sağlamaz; böyle olsa bile, pek az (bir zaman) dışında metalanıp yararlandırılmazsınız."
(Habibim) de ki: "Eğer ölmekden, yahud öldürülmekden kaçıyorsanız, firarınız size asla faide vermez. O takdirde bile pek az bir (zaman) dan fazla faidelenemezsiniz".
De ki: Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçtıysanız; firar, size fayda vermeyecektir. Ve o zaman, çok az eğlendirileceksiniz.
(9-22) Ey iman edenler, Allah’ın üzerinizde ki nimetini hatırlayın, bir vakit üzerinize ordular gelmişti, onların üzerine rüzgâr ve görmediğiniz ordular gönderdik, Allah yaptıklarınızı görendir. Bir vakit üstünüzden ve altınızdan size gelmişlerdi, O vakit bakışlar kaymış, yürekler gırtlağa dayanmıştı , Allah hakkında türlü zanlarda bulunuyordunuz. İşte orada Müminler bağlılık imtihanı edilmişti, şiddetli bir zelzele ile sarsılmışlardı , O vakit münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar da diyorlardı ki Allah ve Res ulü bize aldanma dışında bir şey vaat etmedi , onlardan bir bölüm dedi ki Ey Yesrib halkı, “burada size kalacak yer yok geri dönün” Onlardan bir bölüm de Nebi’den izin istiyordu , diyorlardı ki “evlerimiz korumasız halde / açık vaziyette , oysa ki onlar açık halde değildi , onlar sadece kaçmak / firar etmek istiyorlardı. Oysa ki üzerlerine tüm taraflardan girilseydi, sonrada onlardan ayartma / fitne yapmaları istenseydi onu yapacaklardı. (Firar edenler fitnede pek mahirler) onu / fitneyi kolay bir şekilde yapacaklardı. Kesin olan şu ki b undan önce de Allah’ a kesinlikle arkalarını dönmeyeceklerine dair söz de vermişlerdir , Allah’a verdikleri sözden mesuldü rler. Deki eğer ki ölümden yahut öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmanız / firarınız size bir fayda vermez , o vakte kadar biraz daha faydalanırsınız. Deki Allah’tan size bir kötülük murat edilirse yahut bir rahmet murat edilirse kime sarılıp tutunacaksınız, onlar kendilerine Allah’tan başka dost ve de yardımcı bulamazlar. Allah sizlerden alıkoyucuları / engelleyicileri kesinlikle biliyor, kardeşlerine hadi gelin bize katılın diyenleri kesinlikle biliyor , çetin olanı (savaşmayı) çok azı alıyordu / tercih ediyordu. Size karşıda çok kıskançtırlar, korku geldiği zaman, sana bakışlarının, tıpkı ölüm baygınlığı geçirenin bakışına dönüştüğünü görürsün, korku kalktığında ise İyiliğe duydukları “bizim olsun” istekleri nedeniyle keskin dilleri ile sizleri buluştururlar, işte onlar iman etmeyenlerdir , Allah onların amellerini boşa çıkarmıştır, bu, Allah’a oldukça kolaydı r. Grupların gitmediğini değerlendiriyorlardı / hesap e diyorlardı (Hendek savaşında düşman gruplarının medine etrafından gitmediklerini hesap ediyorlardı) eğer grup gelecek olsa arzu ederler ki bedeviler arasında olsunlar ve sizden gelecek haberleri sorsunlar , o ysa ki içinizde olsaydılar bile azı hariç savaşmazlardı. Sizden Allah’ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah’ı çokça hatırla yıp ananlar için, kesinlikle Resulde, güzel örneklik vardır. Müminler grupları gördüklerinde dediler ki işte bu, Allah’ın ve Resulünün bize vaat ettiğidir. Allah ve O’nun Resulü söyled iklerini tastik etti / doğruladı ve bu, onların imanlarını ve teslimiyetlerini artırdı.
De ki: “Eğer siz ölümden ya da öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size asla fayda vermeyecektir. O takdirde bile (hayatın zevklerinden) pek az yararlandırılırsınız.”
De ki: "Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size fayda vermez. Kaçsanız bile pek az bir zaman yaşatılırsınız (sonunda yine ölürsünüz)."
De ki: "Ölmekten veya öldürülmekten kaçtıysanız bilin ki o kaçışın size bir faydası olmaz dipnot 1 . Kaçsanız bile nimetlerden az bir süre yararlandırılırsınız dipnot 2 ."
De ki: "Ölümden yahut öldürülmekten kaçmanızın size faydası olmaz. Kaçsanız bile elinize çok az şey geçer."
De ki: Ölümden veya öldürülmekten kaçmanız size bir fayda sağlamaz. Kaçsanız da az bir zaman faydalandırılıp, yaşarsınız.
De ki: -Ölümden veya öldürülmekten kaçmanız size bir fayda sağlamaz. Kaçsanız da az bir zaman yaşarsınız.
De ki: "Eğer ölümden yahut öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size hiçbir yarar sağlamaz. Böyle bir durumda sadece azıcık/az bir süre nimetlendirilirsiniz."
Say to them O Muhammad: "Neither defection nor desertion shall avail you if you should flee the enemy to escape death or massacre if your hereafter is meant to be planted in the now. Life is too short and its enjoyment is short-lived."
[Prophet], say, ‘Running away will not benefit you. If you manage to escape death or slaughter, you will only be permitted to enjoy [life] for a short while.’
Say: "Running away will not profit you if ye are running away from death or slaughter; and even if (ye do escape), no more than a brief (respite) will ye be allowed to enjoy!"
(O Prophet), tell them: "If you run away from death or slaying, this flight will not avail you. You will have little time after that to enjoy dipnot 1 (the pleasures of life)."
Say: ‘Flight will not benefit you if you try to run away from death or being killed. Then you will only enjoy a short respite.’
Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم to these hypocrites who ask your permission to run away from you): "Flight will not avail you if you flee from death or killing and then you will enjoy no more than a little while!"
Say, ‘Flight will not avail you should you flee from death or from being killed, and then you will be let to enjoy only for a little while. ’
Say, `It would be of no avail to you if you flee from death or the battlefield and in case you do, you will not (be allowed to) enjoy yourselves but for a short while.
Say: 'Flight will not profit you, if you flee from death or slaying; you will be given enjoyment of days then but little. '
Say to them: "You can never fly from death. Your attempt to flee will buy you only a short period of time to enjoy."
Say, 'Flight shall avail you naught; if ye fly from death or slaughter, even then ye shall be granted enjoyment only for a little!'
Say, "It will not benefit you to flee away from death or from being killed, for you will only have the enjoyment for a short while."
Say, flight shall not profit you, if ye fly from death or from slaughter: And if it would, yet shall ye not enjoy this world but a little.
And certainly they had made a covenant with Allah before, that they would not turn their backs; and Allah's covenant shall be answered for.
Say, "Flight will never profit you, in case you flee from death or killing; and lo, you will not be given enjoyment except for a little (time).
Say: Flight will not avail you if ye flee from death or killing, and then ye dwell in comfort but a little while.
Say: "Of no gain will be your running away if you run from death or being killed, even then you will enjoy the good things of life but only for a while. "
Say: "Whether you flee from [natural] death or from being slain [in battle], flight will not profit you - for, however you fare, you are not [allowed] to enjoy life for more than a little while!"
Say, ˹O Prophet,˺ "Fleeing will not benefit you if you ˹try to˺ escape a natural or violent death. ˹If it is not your time,˺ you will only be allowed enjoyment for a little while."[1]
Say: "It will not benefit you to flee away from death or from being killed, for you will only have the enjoyment for a short while. "
Say, "If you flee, you can never flee from death or from being killed. No matter what happens, you only live a short while longer."
Say, [O Muúammad], "Never will fleeing benefit you if you should flee from death or killing; and then [if you did], you would not be given enjoyment [of life] except for a little. "
Say thou: “Fleeing will not benefit you, if you flee from death or killing; and then would you not be given enjoyment save a little.”
Say, "Flight will not avail you if you flee from death or being killed. You are not to enjoy life but for a little while."
Say: "Running away will not help you, if you are running away from death or slaughter; And even then (if you do run away), you may be allowed to enjoy no longer than a short time!"
Say, "Flight will never be of any use to you, if you flee from death or killing, and even then you will not be left to enjoy (life) but for a little while."
Say: "It will not benefit you to flee away from death or from being killed, for you will only have the enjoyment for a short while."