Ahzâb suresi

Ahzâb suresi, 18. ayet

Ahzâb suresi, 18. ayet. قَدْ يَعْلَمُ ٱللَّهُ ٱلْمُعَوِّقِينَ مِنكُمْ وَٱلْقَآئِلِينَ لِإِخْوَٰنِهِمْ هَلُمَّ إِلَيْنَا وَلَا يَأْتُونَ ٱلْبَأْسَ إِلَّا قَلِيلًا

ḳad ya`lemü-llâhü-lmü`avviḳîne minküm velḳâilîne liiḫvânihim helümme ileynâ. velâ ye'tûne-lbe'se illâ ḳalîlâ.

Diyanet İşleri

(18-19) Şüphesiz Allah içinizden, savaştan alıkoyanları ve kardeşlerine, "Bize gelin" diyenleri biliyor. Size katkıda cimri davranarak savaşa pek az gelirler. Korku geldiğinde ise, üzerine ölüm baygınlığı çökmüş kimse gibi gözleri dönerek sana baktıklarını görürsün. Korku gidince de ganimete karşı aşırı düşkünlük göstererek sizi keskin dillerle incitirler. İşte onlar iman etmediler. Allah da onların amellerini boşa çıkardı. Bu, Allah'a kolaydır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ahzâb 15–21 · surenin 18. ayeti / 73
  1. Ahzâb 15

    Andolsun ki, onlar, daha önce geri dönüp kaçmayacaklarına dair Allah'a söz vermişlerdi. Allah'a verilen söz ise sorumluluğu gerektirir.

  2. Ahzâb 16

    De ki: "Eğer siz ölümden ya da öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size asla fayda vermeyecektir. O takdirde bile (hayatın zevklerinden) pek az yararlandırılırsınız."

  3. Ahzâb 17

    De ki: "Eğer Allah size bir kötülük dilese, sizi Allah'tan koruyacak kimdir? Yahut size bir rahmet dilese, buna engel olacak kimdir?" Onlar kendilerine Allah'tan başka hiçbir dost ve hiçbir yardımcı bulamazlar.

  4. 18–19

    (18-19) Şüphesiz Allah içinizden, savaştan alıkoyanları ve kardeşlerine, "Bize gelin" diyenleri biliyor. Size katkıda cimri davranarak savaşa pek az gelirler. Korku geldiğinde ise, üzerine ölüm baygınlığı çökmüş kimse gibi gözleri dönerek sana baktıklarını görürsün. Korku gidince de ganimete karşı aşırı düşkünlük göstererek sizi keskin dillerle incitirler. İşte onlar iman etmediler. Allah da onların amellerini boşa çıkardı. Bu, Allah'a kolaydır.

  5. Ahzâb 20

    Düşman birliklerinin gitmediğini sanıyorlar. Düşman birlikleri (bir daha) gelecek olsa, isterler ki, (çölde) bedevilerin arasında bulunsunlar da size dair haberleri (gidip gelenlerden) sorsunlar. İçinizde bulunsalardı da pek az savaşırlardı.

  6. Ahzâb 21

    Andolsun, Allah'ın Resulünde sizin için; Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah'ı çok zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

18. Daha sonra Yüce Allah, savaşa gitmek isteyenleri engellemeye, onları savaştan alıkoymaya kalkışanları tehdit ederek şöyle buyurmaktadır: “Allah, içinizden” savaşa çıkmak isteyen kimseleri “alıkoyanları ve” savaşa çıkan “kardeşlerine: Gelin, bize katılın” yani daha önceden de söyledikleri aktarılan: “Ey Yesribliler, burası sizin için durulacak yer değildir. Geri dönün” türü sözleri “diyenleri pek iyi bilir.” Bu engellemelerinin yanı sıra “onlar savaşa pek az katılırlar.” Canları ile savaşa, cihada çok az katılırlar. Onlar savaşmaya sebep teşkil eden iman ve sabır sahibi olmadıklarından, ayrıca korkaklığa sebep teşkil eden münafıklık ve imansızlık da onların bir özelliği olduğundan dolayı savaştan geri kalmayı herkesten çok isterler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şüphesiz Yüce Allah, sizden olup Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte savaşanları engelleyenleri ve kardeşlerine: "Bize gelin, onunla birlikte savaşmayın ki öldürülmeyin. Şüphesiz ki biz, sizin öldürülmenizden korkuyoruz." diyenleri hakkıyla bilmektedir. Bu arkadaşlarını terk edenler savaşa gelmez ve ancak kendi nefislerinden kınanmayı uzaklaştırmak için nadir olarak onlarla birlikte savaşa katılır. Yoksa Allah'a ve Rasûlüne yardım etmek için orada bulunmazlar.

Kelimeler

14 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَدْ kad elbette
  2. يَعْلَمُ yea'lemu biliyor kök: علم
  3. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  4. ٱلْمُعَوِّقِينَ l-muavvikine alıkoyanları kök: عوق
  5. مِنكُمْ minkum içinizden
  6. وَٱلْقَآئِلِينَ velkailine ve diyenleri kök: قول
  7. لِإِخْوَٰنِهِمْ liihvanihim kardeşlerine kök: اخو
  8. هَلُمَّ helumme gelin kök: لمم
  9. إِلَيْنَا ۖ ileyna bize
  10. وَلَا ve la
  11. يَأْتُونَ ye'tune onlar gelmezler kök: اتي
  12. ٱلْبَأْسَ l-be'se savaşa kök: باس
  13. إِلَّا illa dışında
  14. قَلِيلًا kalilen pek azı kök: قلل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı olay: Hendek (Ahzâb) Gazvesi · Aynı kıssa: Hendek Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    De ki: "Eğer siz ölümden ya da öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size asla fayda vermeyecektir. O takdirde bile (hayatın zevklerinden) pek az…

  • Aynı olay: Hendek (Ahzâb) Gazvesi · Aynı kıssa: Hendek Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    Düşman birliklerinin gitmediğini sanıyorlar. Düşman birlikleri (bir daha) gelecek olsa, isterler ki, (çölde) bedevilerin arasında bulunsunlar da size…

  • Aynı olay: Hendek (Ahzâb) Gazvesi · Aynı kıssa: Hendek Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani (düşman) ordular üzerinize gelmişti de biz onların üzerine bir rüzgar ve göremediğiniz…

  • Aynı kök: لمم (4 geçiş)

    De ki: "Haydi, Allah şunu haram kıldı" diye tanıklık yapacak şahitlerinizi getirin. Onlar şahitlik etseler de sen onlarla beraber şahitlik etme.…

  • Aynı kök: لمم (4 geçiş)

    Onlar, ufak tefek kusurları dışında, büyük günahlardan ve çirkin işlerden uzak duran kimselerdir. Şüphesiz Rabbin, bağışlaması çok geniş olandır.…

  • Aynı kök: لمم (4 geçiş)

    Haram helal demeden mirası alabildiğine yiyorsunuz.

  • Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi · Aynı kök: باس (73 geçiş)

    -Savaş taktiği olarak düşmanı vurmak için çekilme, ya da diğer bir birliğe katılmak durumu hariç- böyle bir günde her kim onlara arkasını dönerse…

  • Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi · Aynı kök: قلل (76 geçiş)

    Ey iman edenler! Ne oldunuz ki, size "Allah yolunda sefere çıkın" denilince, yere çakılıp kaldınız. Yoksa ahiretten vazgeçip dünya hayatını mı…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

87 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah içinizden (savaştan) alıkoyanları ve yandaşlarına dipnot 1 "Bize gelip (katılın)!" diyenleri elbette bilmektedir. Zaten bunlar savaşa çok az gelir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an'da sadece bu ayette geçen [el-mu‘avvıkîne] kelimesi "engellemeye çalışanlar", "alıkoyanlar", "caydırmak isteyenler", "savsaklayanlar" gibi anlamlar içermekte ve münafıkların Ahzâb Savaşı günlerindeki olumsuz tavırlarını ifade etmektedir. Ayette yer alan [li ıhvânihim] ifadesi "kendi kardeşlerine", yani akrabalarına veya yandaşlarına, kafadarlarına, dostlarına demektir.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu Allah içinizden (başkalarını savaştan) caydıranları da, kendileri muharebeye çok az katıldıkları halde "Haydi, katılın bize!" diyenleri de çok iyi bilir.

Muhammed Esed

Allah, içinizden başkalarını (O'nun yolunda savaşmaktan) alıkoyanları da; kendileri savaşa pek az katıldıkları halde kardeşlerine, "Bizimle gelin (ve düşmana karşı koyun)!" diyenleri de iyi bilir,

Ahmed Hulusi

Sizden bu işi savsaklayıp ve cemaatine de: "(Rasulullah'ı bırakın) bize gelin!" diyenleri Allah gerçekten bilir! Zaten onlar savaşa pek az gelirler.

Ali Bulaç

Gerçekten Allah, içinizden alıkoyanları ve kardeşlerine: "Bize gelin" diyenleri bilir. Bunlar, pek azı dışında zorlu savaşlara gelmezler.

Ali Özek ve heyeti

Allah, içinizden (savaştan) alıkoyanları ve yandaşına: «Bize katılın» diyenleri gerçekten biliyor. Zaten bunların pek azı savaşa gelir.

Ali Rıza Safa

Allah, aranızdan, hem alıkoyanları hem de kardeşlerine "Bize gelin!" diyenleri bilir. Çok azı dışında, zaten savaşa gelmezler.

Bayraktar Bayraklı

Allah, sizden savaştan alıkoyanları ve kardeşlerine "Bize katılın!" diyenleri, kesin olarak bilmektedir. Zaten bunların pek azı savaşa gelir.

Edip Yüksel

ALLAH, içinizden alıkoyanları ve kardeşlerine, "Bize gelin" diyenleri bilmektedir. Onlar ender olarak savunmaya katılırlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH, içinizden alıkoyanları ve kardeşlerine, 'Bize gelin,' diyenleri bilmektedir. Onlar ender olarak savunmaya katılırlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şüphesiz Allah içinizden o savsaklayanları ve kardeşlerine: "Bize gelin!" diyenleri biliyor. (Onlar) harbe pek az geliyorlardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allah şübhesiz biliyor, içinizden o savsaklıyanları ve ihvanlarına "bize gelin" diyenleri ki harbe pek az geliyorlardı

Gültekin Onan

Gerçekten Tanrı, içinizden alıkoyanları ve kardeşlerine: "Bize gelin" diyenleri bilir. Bunlar, pek azı dışında zorlu savaşlara gelmezler.

Hasan Basri Çantay

Allah, içinizden (insanları Resulüllahdan) geri bırakanları, kardeşlerine (yaranına): "Bize gelin" diyenleri muhakkak biliyor. Bunların pek azından başkası harbe gelmezler.

İbni Kesir

Doğrusu Allah; içinizden sizi alıkoyanları ve kardeşlerine; bize gelin, diyenleri bilir. Bunlar harbe pek az iştirak ediyorlardı.

Mehmet Alagaş

(9-22) Ey iman edenler, Allah’ın üzerinizde ki nimetini hatırlayın, bir vakit üzerinize ordular gelmişti, onların üzerine rüzgâr ve görmediğiniz ordular gönderdik, Allah yaptıklarınızı görendir. Bir vakit üstünüzden ve altınızdan size gelmişlerdi, O vakit bakışlar kaymış, yürekler gırtlağa dayanmıştı , Allah hakkında türlü zanlarda bulunuyordunuz. İşte orada Müminler bağlılık imtihanı edilmişti, şiddetli bir zelzele ile sarsılmışlardı , O vakit münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar da diyorlardı ki Allah ve Res ulü bize aldanma dışında bir şey vaat etmedi , onlardan bir bölüm dedi ki Ey Yesrib halkı, “burada size kalacak yer yok geri dönün” Onlardan bir bölüm de Nebi’den izin istiyordu , diyorlardı ki “evlerimiz korumasız halde / açık vaziyette , oysa ki onlar açık halde değildi , onlar sadece kaçmak / firar etmek istiyorlardı. Oysa ki üzerlerine tüm taraflardan girilseydi, sonrada onlardan ayartma / fitne yapmaları istenseydi onu yapacaklardı. (Firar edenler fitnede pek mahirler) onu / fitneyi kolay bir şekilde yapacaklardı. Kesin olan şu ki b undan önce de Allah’ a kesinlikle arkalarını dönmeyeceklerine dair söz de vermişlerdir , Allah’a verdikleri sözden mesuldü rler. Deki eğer ki ölümden yahut öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmanız / firarınız size bir fayda vermez , o vakte kadar biraz daha faydalanırsınız. Deki Allah’tan size bir kötülük murat edilirse yahut bir rahmet murat edilirse kime sarılıp tutunacaksınız, onlar kendilerine Allah’tan başka dost ve de yardımcı bulamazlar. Allah sizlerden alıkoyucuları / engelleyicileri kesinlikle biliyor, kardeşlerine hadi gelin bize katılın diyenleri kesinlikle biliyor , çetin olanı (savaşmayı) çok azı alıyordu / tercih ediyordu. Size karşıda çok kıskançtırlar, korku geldiği zaman, sana bakışlarının, tıpkı ölüm baygınlığı geçirenin bakışına dönüştüğünü görürsün, korku kalktığında ise İyiliğe duydukları “bizim olsun” istekleri nedeniyle keskin dilleri ile sizleri buluştururlar, işte onlar iman etmeyenlerdir , Allah onların amellerini boşa çıkarmıştır, bu, Allah’a oldukça kolaydı r. Grupların gitmediğini değerlendiriyorlardı / hesap e diyorlardı (Hendek savaşında düşman gruplarının medine etrafından gitmediklerini hesap ediyorlardı) eğer grup gelecek olsa arzu ederler ki bedeviler arasında olsunlar ve sizden gelecek haberleri sorsunlar , o ysa ki içinizde olsaydılar bile azı hariç savaşmazlardı. Sizden Allah’ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah’ı çokça hatırla yıp ananlar için, kesinlikle Resulde, güzel örneklik vardır. Müminler grupları gördüklerinde dediler ki işte bu, Allah’ın ve Resulünün bize vaat ettiğidir. Allah ve O’nun Resulü söyled iklerini tastik etti / doğruladı ve bu, onların imanlarını ve teslimiyetlerini artırdı.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah, aranızdan savaştan alıkoymaya çalışanları ve kardeşlerine “Bize gelin.” diyenleri elbette bilir. Bunlar, pek azı hariç zora/savaşa gelemezler.

Süleyman Ateş

Allah içinizden (savaştan) alıkoyanları ve kardeşlerine: "Bize gelin!" diyenleri biliyor. Onlar savaşa pek az gelirler.

Şaban Britch

Allah, aranızdan savaştan alıkoymaya çalışanları ve kardeşlerine “Bize gelin” diyenleri elbette bilir. Bunlar, pek azı hariç, zora/savaşa gelemezler.

Şaban Piriş

Allah, aranızdan savaştan alıkoymaya çalışanları ve kardeşlerine "Bize gelin" diyenleri elbette bilir. Bunlar, pek azı hariç, zora gelemezler.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah, içinizden hem tembellik edip hem de başkalarını geri bırakanları ve kardeşlerine, "Hadi bize gelin!" diyenleri biliyor. Zaten onlar savaşa/zora çok az gelirler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Indeed Allah knows the dissuaders among you and He knows those who exhort their associates and fellows-in-arms against fighting and say to them: "Come to us" "and desert these fighting men". And they themselves hardly join the Muslim forces in combat.

Abdul Haleem

God knows exactly who among you hinder others, who [secretly] say to their brothers, ‘Come and join us,’ who hardly ever come out to fight,

Abdullah Yusuf Ali

Verily Allah knows those among you who keep back (men) and those who say to their brethren, "Come along to us", but come not to the fight except for just a little while.

Abul A'la Maududi

Allah knows well those of you who create obstructions (in war efforts) and say to their brethren: "Come and join us." dipnot 1 They hardly take any part in battle.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, abandon this Prophet (peace be upon him) and do not become involved in dangers and afflictions only for the sake of the faith and truth. Live a life of ease and comfort as we do.

Aisha Bewley

Allah knows the obstructers among you and those who say to their brothers, ‘Come to us,’ and who only come to fight a very little,

Al-Hilali & Khan

Allâh already knows those among you who keep back (men) from fighting in Allâh’s Cause, and those who say to their brethren "Come here towards us," while they (themselves) come not to the battle except a little,

Ali Quli Qarai

Allah knows those of you who discourage others, and those who say to their brethren, ‘Come to us!’ and they take little part in the battle,

Amatul Rahman Omar

Verily, Allâh knows those of you who turn others away (from fighting in the cause of Allâh), and (He knows) also those (of you) who say to their brethren, `Come to us (to follow the right course). ' But they themselves seldom join the fight (in the cause of Allâh),

Arthur John Arberry

God would surely know those of you who hinder, and those who say to their brothers, 'Come to us,' and come to battle but little,

Bijan Moeinian

Indeed God knows those of them who do not want to join the war effort and those of them who say to their friends: "Stay with us. " These are those who would like to participate the least in the battle campaign.

E. Henry Palmer

Say, 'God knows the hinderers amongst you, and those who say to their brethren, "Come along unto us," and show but little valour;-

Edip-Layth

God already knows which of you are the hinderers, and those who say to their brothers: "Come and stay with us." Rarely do they mobilize for battle.

George Sale

God already knoweth those among you who hinder others from following his apostle, and who say unto their brethren, come hither unto us; and who come not to battle, except a little;

Hamid S. Aziz

Say, " Who is it that can withhold you from Allah if He intends to do you harm, or He intends to show you mercy? And they will not find for themselves besides Allah any friend or helper. "

Mahmoud Ghali

Allah already knows the hinderers among you and the ones who say to their brothers, "Come along to us, " and they (themselves) do not come up to battle, (Literally: to vioence) except a little,

Marmaduke Pickthall

Allah already knoweth those of you who hinder, and those who say unto their brethren: "Come ye hither unto us!" and they come not to the stress of battle save a little,

Mohamed Ahmed - Samira

Surely God knows who among you obstruct, and those who say to their brethren: "Come to us," and go to battle but seldom,

Muhammad Asad

God is indeed aware of those of you who would divert others [from fighting in His cause], as well as of those who say to their brethren, "Come hither to us [and face the enemy]!" — The while they [themselves] join battle but seldom,

Mustafa Khattab

Allah knows well those among you who discourage ˹others from fighting˺, saying ˹secretly˺ to their brothers, "Stay with us," and who themselves hardly take part in fighting.

Progressive Muslims

God already knows which of you are the hinderers, and those who say to their brothers: "Come and stay with us. " Rarely do they mobilize for battle.

Rashad Khalifa

GOD is fully aware of the hinderers among you, and those who say to their comrades, "Let us all stay behind." Rarely do they mobilize for defense.

Sahih International

Already Allah knows the hinderers among you and those [hypocrites] who say to their brothers, "Come to us," and do not go to battle, except for a few,

Sam Gerrans

God knows those among you who cause hindrance, and those who say to their brethren: “Come to us,” and they come not to the battle save a little,

Shabbir Ahmed

Allah already knows those of you who hinder, and those who say to their groups, "Come you here unto us!" And rarely do they mobilize for defense.

Syed Vickar Ahamed

Surely, Allah knows those (people) among you who hold back (others) and those who say to their brothers: "Come along to us," while they do not come to fight except for only a little while:

Taqi Usmani

Allah does know the ones from among you who prevent (others from joining the battle) and those who say to their brothers, "Come along with us," and who do not come to the battle but for a little while,

The Monotheist Group

God already knows which of you are the hinderers, and those who say to their brothers: "Come and stay with us." Rarely do they mobilize for battle.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ahzâb suresi, 18. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ahzâb suresi, 18. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ahzâb suresi, 18. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩