En'âm suresi

En'âm suresi, 150. ayet

En'âm suresi, 150. ayet. قُلْ هَلُمَّ شُهَدَآءَكُمُ ٱلَّذِينَ يَشْهَدُونَ أَنَّ ٱللَّهَ حَرَّمَ هَٰذَا فَإِن شَهِدُوا۟ فَلَا تَشْهَدْ مَعَهُمْ وَلَا تَتَّبِعْ أَهْوَآءَ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ وَهُم بِرَبِّهِمْ يَعْدِلُونَ

ḳul helümme şühedâekümü-lleẕîne yeşhedûne enne-llâhe ḥarrame hâẕâ. fein şehidû felâ teşhed me`ahüm. velâ tettebi` ehvâe-lleẕîne keẕẕebû biâyâtinâ velleẕîne lâ yü'minûne bil'âḫirati vehüm birabbihim ya`dilûn.

Diyanet İşleri

De ki: "Haydi, Allah şunu haram kıldı" diye tanıklık yapacak şahitlerinizi getirin. Onlar şahitlik etseler de sen onlarla beraber şahitlik etme. Ayetlerimizi yalanlayanların ve ahirete inanmayanların arzularına uyma. Onlar Rablerine, başka şeyleri denk tutuyorlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

En'âm 147–153 · surenin 150. ayeti / 165

Konu Yahudilere haram kılınanlar; kaderi bahane etmek En'âm 146–150 3

  1. En'âm 147

    Eğer seni yalanlarlarsa, de ki: "Rabbiniz geniş rahmet sahibidir. (Bununla beraber) suçlu bir toplumdan O'nun azabı geri çevrilmez."

  2. En'âm 148

    Allah'a ortak koşanlar diyecekler ki: "Eğer Allah dileseydi, biz de ortak koşmazdık, babalarımız da. Hiçbir şeyi de haram kılmazdık." Onlardan öncekiler de (peygamberlerini) böyle yalanlamışlardı da sonunda azabımızı tatmışlardı. De ki: "Sizin (iddialarınızı ispat edecek) bir bilginiz var mı ki onu bize gösteresiniz? Siz ancak kuruntuya uyuyorsunuz ve siz sadece yalan söylüyorsunuz."

  3. En'âm 149

    De ki: "En üstün delil yalnızca Allah'ındır. O, dileseydi elbette sizin hepinizi doğru yola iletirdi."

  4. 150

    De ki: "Haydi, Allah şunu haram kıldı" diye tanıklık yapacak şahitlerinizi getirin. Onlar şahitlik etseler de sen onlarla beraber şahitlik etme. Ayetlerimizi yalanlayanların ve ahirete inanmayanların arzularına uyma. Onlar Rablerine, başka şeyleri denk tutuyorlar.

  5. En'âm 151

    (Ey Muhammed!) De ki: "Gelin, Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya babaya iyi davranın. Fakirlik endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Sizi de onları da biz rızıklandırırız. (Zina ve benzeri) çirkinliklere, bunların açığına da gizlisine de yaklaşmayın. Meşru bir hak karşılığı olmadıkça, Allah'ın haram (dokunulmaz) kıldığı canı öldürmeyin. İşte size Allah bunu emretti ki aklınızı kullanasınız."

  6. En'âm 152

    Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği kadarıyla sorumlu tutarız. (Birisi hakkında) konuştuğunuz zaman yakınınız bile olsa adil olun. Allah'a verdiğiniz sözü tutun. İşte bunları Allah size öğüt alasınız diye emretti.

  7. En'âm 153

    İşte bu, benim dosdoğru yolum. Artık ona uyun. Başka yollara uymayın. Yoksa o yollar sizi parça parça edip O'nun yolundan ayırır. İşte size bunları Allah sakınasınız diye emretti.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

150. Yani Allah’ın helâl kıldığını haram kılan ve bu haram kılmayı da Allah’a nispet eden kimselere de ki: “Haydi, Allah bunu haram kıldığına dair şahitlik edecek şahitlerinizi getirin.” Onlara böyle bir söz söylenecek olursa onlar şu iki şık arasında kalırlar: Ya buna şahitlik edebilecek herhangi bir kimseyi getiremeyeceklerdir -ki o takdirde iddiaları boş çıkacak, şahidi ve delili olmayan bir iddia haline gelecektir- yahut da bu konuda lehlerine şahitlik edecek birilerini getireceklerdir. Ancak böyle bir şeye oldukça yalancı ve iftiracı, şahitliği makbul olmayan kimselerden başkasının şahitlik etmesine imkân yoktur. Zira böyle bir şeye adalet sahibi dürüst kimselerin şahitlik etmesi mümkün değildir. Bundan dolayı Yüce Allah peygamberine ve ona tâbi olanlara bu hususta şahitliği yasaklamaktadır: “Eğer şahitlik ederlerse sen onlarla beraber şahitlik etme.”

“Âyetlerimizi yalanlayanların, âhirete iman etmeyenlerin ve Rab’lerine (başkalarını) denk tutanların” Yani ortak koştukları putları ve diğerlerini O’na eşit tutanların “hevâlarına uyma.” Onlar âhireti inkâr eden, Allah’ı tevhid etmeyen kimseler olduklarından dolayı hevaları da akidelerine uygun olup şirk ile hakkı yalanlamak arasında gidip gelir. Yüce Allah’ın yarattıklarının en hayırlısına bu nitelikteki bir hevâ ve hevese uymasını yasaklaması ve bu gibi kimselerle birlikte aynı şeye şahitlik etmesini men etmesi gâyet uygun düşmektedir. Böylece şu gerçek de ortaya çıkmaktadır: Onların Allah’ın helâl kıldığı şeyleri haram kılmaları bu gibi sapık heva ve heveslerden kaynaklanmaktadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- Allah'ın helal kıldıklarını haram kılıp, bunları Allah'ın haram kıldığını iddia eden o müşriklere de ki: “Haram kıldığınız bu şeyleri Allah'ın haram kıldığına şahitlik edecek şahitlerinizi getirin bakalım.” Eğer onlar ilimsiz bir şekilde bunları Allah’ın haram kıldığına şahitlik ederlerse de yaptıkları şahitlikte onları tasdik etme. Çünkü bu yalancı bir şahitliktir. Hevesleriyle hüküm veren kimselerin heveslerine de uyma. Onlar, Allah’ın onlara helal kıldığı şeyleri kendilerine haram kılarak ayetlerimizi yalanladılar. Rablerine başkalarını denk tutup ortak koşarak ahirete iman etmeyenlere sakın uyma. Rabbine karşı tutumu böyle olan bir kimseye nasıl ittiba edilir?

Kelimeler

27 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قُلْ kul de ki kök: قول
  2. هَلُمَّ helumme haydi getirin kök: لمم
  3. شُهَدَآءَكُمُ şuheda'ekumu şahitlerinizi kök: شهد
  4. ٱلَّذِينَ ellezine o ki
  5. يَشْهَدُونَ yeşhedune şahidlik edecek kök: شهد
  6. أَنَّ enne
  7. ٱللَّهَ llahe Allah'ın kök: اله
  8. حَرَّمَ harrame yasakladığına kök: حرم
  9. هَـٰذَا ۖ haza bunu
  10. فَإِن fein eğer
  11. شَهِدُوا۟ şehidu şahidlik ederlerse kök: شهد
  12. فَلَا fela
  13. تَشْهَدْ teşhed sen şahidlik etme kök: شهد
  14. مَعَهُمْ ۚ meahum onlarla beraber
  15. وَلَا ve la ve
  16. تَتَّبِعْ tettebia' uyma kök: تبع
  17. أَهْوَآءَ ehva'e keyiflerine kök: هوي
  18. ٱلَّذِينَ ellezine kimselerin
  19. كَذَّبُوا۟ kezzebu yalanlayan(ların) kök: كذب
  20. بِـَٔايَـٰتِنَا biayatina ayetlerimizi kök: ايي
  21. وَٱلَّذِينَ vellezine ve kimselerin
  22. لَا la
  23. يُؤْمِنُونَ yu'minune ve inanmayanların kök: امن
  24. بِٱلْـَٔاخِرَةِ bil-ahirati ahirete kök: اخر
  25. وَهُم vehum ve onlar
  26. بِرَبِّهِمْ birabbihim Rablerine kök: ربب
  27. يَعْدِلُونَ yea'dilune eş tutmaktadırlar kök: عدل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عدل (28 geçiş) · Aynı kök: هوي (38 geçiş) · Ortak kavram: Adalet

    Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler…

  • Aynı kök: عدل (28 geçiş) · Aynı kök: هوي (38 geçiş) · Ortak kavram: Adalet

    (Ey Muhammed!) Bundan dolayı sen çağrıya devam et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların heva ve heveslerine uyma ve şöyle de: "Ben, Allah'ın…

  • Aynı kök: عدل (28 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Ortak kavram: Adalet

    Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza),…

  • Aynı kök: هوي (38 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Allah, yemek zorunda kaldıklarınız dışında size neleri haram kıldığını tek tek açıklamışken, üzerine adının anıldığı hayvanları yememenizin sebebi…

  • Aynı kök: هوي (38 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    "Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazısını, senin kutsal evinin (Kabe'nin) yanında ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! Namazı dosdoğru…

  • Aynı kök: لمم (4 geçiş)

    (18-19) Şüphesiz Allah içinizden, savaştan alıkoyanları ve kardeşlerine, "Bize gelin" diyenleri biliyor. Size katkıda cimri davranarak savaşa pek az…

  • Aynı kök: لمم (4 geçiş)

    Onlar, ufak tefek kusurları dışında, büyük günahlardan ve çirkin işlerden uzak duran kimselerdir. Şüphesiz Rabbin, bağışlaması çok geniş olandır.…

  • Aynı kök: لمم (4 geçiş)

    Haram helal demeden mirası alabildiğine yiyorsunuz.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

De ki: "Allah şunu yasakladı diye şahitlik edecek şahitlerinizi getirin!" Onlar (yalan yere) şahitlik ederlerse, sen onlarla birlikte şahitlik etme! Ayetlerimizi yalanlayan ve ahiret gününe inanmayanların arzularına uyma! Onlar, (başka varlıkları) Rablerine denk tutuyorlar.

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Haydi, Allah'ın bütün bunları haram kıldığına tanıklık eden şahitlerinizi getirin bakalım!" Eğer onlar yalan yere tanıklık ederlerse sakın onların bu tanıklığını onaylama ve mesajlarımızı yalanlayanların ve ahirete inanmayacakların keyfi düşüncelerine uyma! Zira onlar, mevhum güçleri Rablerine denk tutuyorlar.

Muhammed Esed

De ki: "Allahın (bütün) bunları yasakladığına dair şahitlik yapacak şahitlerinizi getirin!" Eğer onlar (çekinmeden yalan) şahitlik yaparlarsa sakın onların bu düzmece şahitliklerine katılmayın; ve mesajlarımızı yalanlayanların, öteki dünyaya inanmayanların ve başka güçleri Rablerine denk görenlerin hatalı görüşlerine uymayın!

Ahmed Hulusi

De ki: "Hadi, Allah şunu haram etmiştir diye şahitlik eden şahitlerinizi getirin!". . . Eğer şahitlik ettiler ise, sen onlar ile beraber şahitlik etme. . . (Esma'nın açığa çıkışı olan) işaretlerimizi yalanlayanların ve geleceklerindeki sonsuz yaşam süreçlerine iman etmeyenlerin boş hayallerine tabi olma! Onlar (putlarını) Rablerine denk tutarlar.

Ali Bulaç

De ki: "Gerçekten Allah'ın bunu haram kıldığına şehadet edecek şahidlerinizi getirin." Şayet onlar, şehadet edecek olurlarsa sen onlarla birlikte şehadet etme. Ayetlerimizi yalan sayanların ve ahirete inanmayanların heva (istek ve tutku)larına uyma; onlar (birtakım güçleri ve varlıkları) Rablerine denk tutmaktadırlar.

Ali Özek ve heyeti

De ki: Allah şunu yasak etti, diye şehadet edecek şahitlerinizi getirin! Eğer onlar şahitlik ederlerse, sen onlarla beraber şahitlik etme. Ayetlerimizi yalanlayanların ve ahiret gününe inanmayanların arzularına uyma . Onlar, Rablerine eş tutuyorlar .

Ali Rıza Safa

De ki: "Allah'ın, bunları yasakladığına tanıklık edecek tanıklarınızı getirin!" Tanıklık ederlerse, onlarla birlikte tanıklık etme. Ayetlerimizi yalanlayanların ve sonsuz yaşama inanmayanların isteklerine uyma. Onlar, Efendilerine, başkalarını ortaklar koşuyorlar.

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Allah şunu yasak etti, diye şehadet edecek şahitlerinizi getiriniz!" Eğer onlar şahitlik ederlerse, sen onlarla beraber şahitlik etme! Ayetlerimizi yalanlayanların ve ahiret gününe inanmayanların arzularına uyma! Onlar Rabblerine eş tutuyorlar.

Edip Yüksel

De ki: "ALLAH'ın şunu haram ettiğine tanıklık edecek tanıklarınızı getirin." Tanıklık ederlerse onlarla beraber tanıklık etme. Ayetlerimizi yalanlayanların ve ahireti onaylamayanların keyfine uyma. Onlar, Efendi'lerine başkalarını eş koşmaktadırlar. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Tanrı'nın haram etmediği midye, yengeç, ıstakoz gibi sayısız besin maddelerini haram eden mollalarla bu konuyu tartışırken beş ayet öncesinden okumaya başlayıp buraya kadar gelince durun ve ayetteki bu soruyu kendilerine yöneltin. Cevap olarak size Hadis kitaplarının veya mezhep alimlerinin isimlerini sayarlarsa kendilerini ayetin devamıyla mahkum edin. * Bak 9:31, 42:21

Edip Yüksel (Eski Baskı)

De ki: 'ALLAH'ın şunu haram ettiğine tanıklık edecek tanıklarınızı getirin.' Tanıklık ederlerse onlarla beraber tanıklık etme. Ayetlerimizi yalanlayanların ve ahirete inanmıyanların keyfine uyma. Onlar, Rab'lerine başkalarını eş koşmaktadırlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Haydi, Allah'ın bunu haram kıldığına şahitlik edecek şahitlerinizi getirin!" Eğer gelir, şahitlik ederlerse, sen onlarla beraber şahitlik etme, ayetlerimizi yalanlayanların, o ahirete inanmayanların çarpık arzularına uyma! Nasıl uyarsın ki, onlar Rablerine başkasını denk tutuyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Haydin, de: Allah bunu haram etti diye şehadet edecek şahidlerinizi getirin, eğer gelir şehadet ederlerse sen onlarla beraber şehadet etme, ayetlerimizi tekzib edenlerin, o Ahırete inanmıyanların hevalarına tabi' olma, nasıl olursun ki bunlar rablarına başkasını denk tutuyorlar

Erhan Aktaş

De ki: "Allah'ın bunu haram ettiğine dair tanıklık edecek tanıklarınızı getirin." Eğer onlar tanıklık ederlerse sen onlarla beraber tanıklık etme. Ayetlerimizi yalanlayanların ve ahirete inanmayanların tutku ve kuruntularına uyma. Onlar, Rabb'lerine eş koşuyorlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Allah'ın bunu haram ettiğine dair tanıklık edecek tanıklarınızı getirin." Eğer onlar tanıklık ederlerse sen onlarla beraber tanıklık etme. Âyetlerimizi yalanlayanların ve ahirete iman etmeyenlerin tutku ve kuruntularına uyma. Onlar, Rabb'lerine eş koşuyorlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Allah'ın bunu haram ettiğine dair tanıklık edecek tanıklarınızı getirin." Eğer onlar tanıklık ederlerse sen onlarla beraber tanıklık etme. Âyetlerimizi yalanlayanların ve ahirete iman etmeyenlerin tutku ve kuruntularına uyma. Onlar, Rabb'lerine eş tutuyorlar.

Gültekin Onan

De ki: "Gerçekten Tanrı'nın bunu haram kıldığına şehadet edecek şahidlerinizi getirin." Şayet onlar şehadet edecek olurlarsa sen onlarla birlikte şehadet etme. Ayetlerimizi yalan sayanların ve ahirete inanmayanların hevalarına uyma; onlar [birtakım güçleri ve varlıkları] rablerine denk tutmaktadırlar.

Hasan Basri Çantay

"(Haydin), de, muhakkak Allah bunu haram etdi diye bildiğini söyleyecek şahidlerinizi getirin". Eğer onlar (yalan yere) şahidlik ederlerse sen onlarla beraber olub da (sözlerini) tasdıyk etme. Ayetlerimizi yalan sayanların, ahirete de inanmayanların heva (ve heves) ine uyma. Onlar (putlarını) Rableriyle bir sayarlar.

İbni Kesir

De ki: Muhakkak Allah, şunu haram kıldı diye, bildiğini söyleyecek şahidlerinizi getirin. Eğer onlar şahidlik ederlerse; sende onlarla beraber olup tasdik etme. Onlar Rabblarına başkalarını denk tutuyorlar.

Mehmet Alagaş

(147-153) Eğer seni yalanlıyorlarsa de ki Rabbim geniş bir rahmet sahibidir , Onun katılığı / sertliği suçlularca geri çevrilemez / reddedilemez. Ortak koşanlar diyecekler ki Allah isteseydi bizler ve de babalarımız ortak koşmazdık (istemiş ki ortak koşuyoruz başka ilahlar adına hayvan kesiyoruz) ve de kendimize bir şey haram kılmazdık (Allah istemiş ki haram kılıyoruz bazılarını yemiyoruz) Böylelikle bizim sertliğimizi / katılığımızı tadıncaya değin kendilerinden öncekiler gibi bunlarda yalanladılar. De ki sizin yanınızda bir bilgi / bir ilim varsa (bunların bu şekilde olabileceğine dair babalarınıza böyle bir din mi indirmişiz ) onu bize çıkarın , siz sadece sandıklarınıza / zannettiklerinize uyuyorsunuz, sizler sadece tahminde bulunuyorsunuz. De ki ulaşılabilen kesin delil Allah’ındır, evet eğer isteseydi hepinizi yola sokardı , (yoldan çıkmanıza müsaade eder lakin razı olmaz böyle bir kural koymuş kendine, yapmaktan aciz değil) De ki Allah ’ın bunu haram kıldığına şahit olmuşlar varsa, o şahitlerinizi hadi getrin, eğer ki şahitlik ederlerse de sen onlarla beraber şahitlik etme, ayetlerimizi yalanlayanların ahirete inanmayanların havai arzularına uyma, onlar Rablerine denk tutuyorlar. De ki Rabbiniz size neyi haram kıldı sıralayayım; Asla O’na herhangi bir şeyi ortak koşmayın, anne ve babaya güzellikte bulunun, geçim sıkıntısı / yoksul luk / iml âk kaygısı il e evlatlarınızı katletmeyin , onları da sizleri de bizler rızıklandırıyoruz, İğrençliğin / Fuhşiyâtın (Yasaklanmış cinsel ilişkiler in) açığına da gizlisine de yakınlaşmayın, Allah ’ın haram kıldığı kişiyi, hakkınız olan (kısas) kişi hariç, öldürmeyin, işte bunlar, O’ndan size vasiyet edilenlerdir böylelikle belki akledersiniz. Yetim malına yetişkin oluncaya / rüşte erinceye kadar güzellikle yaklaşın , ölçümde ve ölçü aletinde adalet üzere ifada bulunun, her kişiyi güç genişliği üzere sorumlu tutarız , akrabalığınız olsa bile konuştuğunuzda adil olun, sözleşmelerinize / ahitlerinize vefalı davranın , bunlar da sizlere onun vasiyetidir böylelikle belki hatırlarsınız. Muhakkak ki bu benim yolumdur , ona uyun, sizleri O’nun yolunda parçalara ayıran yollara uymayın , işte bunu da O, sizlere vasiyet etti, böylelikle belki sakınırsınız.

Rowwad Tercüme Merkezi

De ki: “Haydi, Allah'ın bunları haram kıldığına dair şahitlik edecek şahitlerinizi getirin.” Şahitlik ederlerse sakın onlarla beraber şahitlik etme. Ayetlerimizi yalanlayıp, ahirete iman etmeyen ve başkalarını Rablerine denk tutanların heveslerine sakın uyma.

Süleyman Ateş

De ki: "Haydi Allah'ın bunu yasakladığına şahidlik edecek tanrılarınızı getirin." Eğer (onlar) şahidlik ederlerse sen onlarla beraber şahidlik etme; ayetlerimizi yalanlayanların ve ahirete inanmayanların keyiflerine uyma. (Nasıl uyarsın ki) onlar, Rablerine eş tutmaktadırlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki "Sizin haram kıldıklarınızı haram kılanın aslında Allah olduğuna dair şahitlerinizi getirin bakalım. Eğer şahitlik ederlerse onlarla birlikte bulunarak dipnot 1 sakın ayetlerimiz karşısında yalan yanlış şeylere sarılanların arzularına uyma. Çünkü Ahirete inanmayanlar, kendilerini Rablerine denk tutarlar dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Çünkü yalan yere şahitlik ederler.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kendini Rabbi (Sahibi) ile denk tutmak günahların en büyüğü yani şirktir. Bu kişiler kendi kurgularını veya kibirlerini Allah ile aralarına koyarlar. (Bkz: Furkan 25/43)

Şaban Britch

De ki: Haydi, Allah şunu haram kıldı diye şahitlik edecek şahitlerinizi getirin. Şahitlik ederlerse sakın onlarla şahitlik etme. Ayetlerimizi yalanlayıp, ahirete iman etmeyen ve Rab’lerine başkalarını denk tutanların heveslerine uyma.

Şaban Piriş

De ki: -Haydi, Allah şunu haram kıldı diye şehadet edecek şahitlerinizi getirin. (Yalan yere) şahitlik ederlerse sakın onlarla şahitlik etme. Ayetlerimizi yalanlayıp, ahirete iman etmeyen ve Rab'lerine başkalarını denk tutanların heveslerine uyma.

Yaşar Nuri Öztürk

Şunu da söyle: "Allah şunu haram etmiştir diye tanıklık edip duran şahitlerinizi getirin." Eğer tanıklık ederlerse sakın onlarla birlikte tanıklık etme! Ayetlerimizi yalanlayanlarla ahirete inanmayanların keyifleri ardınca gitme! Onlar, kendi Rablerine başkalarını denk tutuyorlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Say to them: "Bring your witnesses who are able to testify that Allah has forbidden all that you presumed He has". And should they bear witness to this effect, then do not give credence to their testimony, they are lying, nor act upon their desires or the desires of those denying Our revelations and signs and the truth of the Hereafter who equalize Allah, with creatures of their fancy incorporating them with Him as a corporate deity.

Abdul Haleem

Say, ‘Bring your witnesses to testify that God has forbidden all this.’ If they do testify, do not bear witness with them. Do not follow the whims of those who have denied Our revelation, who do not believe in the Hereafter, and who set up equals with their Lord.

Abdullah Yusuf Ali

Say: "Bring forward your witnesses to prove that Allah did forbid so and so." If they bring such witnesses, be not thou amongst them: Nor follow thou the vain desires of such as treat our signs as falsehoods, and such as believe not in the Hereafter: for they hold others as equal with their Guardian-Lord.

Abul A'la Maududi

Say to them: 'Call your witnesses to testify that Allah forbade such-and-such.' Then if they do testify, neither testify with them dipnot 1 nor follow the desires of those who have given the lie to Our signs and who do not believe in the Hereafter and set up equals with their Lord.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    A person who is conscious that he should testify only to that which he knows, can never testify that the taboos regarding food and other customs prevalent in their society had been enjoined by God. But if some people are brazen enough to feel no compunction in bearing false witness, then at least the believers should not become their partners in lying. The real purpose in asking them to testify honestly whether their customs and practices had in fact been sanctioned by God, is to stimulate those with some sense of honesty to reflect on the character of their customs and practices. Perhaps when they realize that there is no evidence of those prohibitions having been prescribed by God, some of them may decide to get rid of them.

Aisha Bewley

Say: ‘Produce your witnesses to testify that Allah made this haram. ’ If they do testify, do not testify with them and do not follow the whims and desires of people who deny Our Signs, and who do not have iman in the Next World and make others equal to their Lord.

Al-Hilali & Khan

Say: "Bring forward your witnesses, who can testify that Allâh has forbidden this. Then if they testify, testify not you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) with them. And you should not follow the vain desires of such as treat Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) as falsehoods, and such as believe not in the Hereafter, and they hold others as equal (in worship) with their Lord."

Ali Quli Qarai

Say, ‘Bring your witnesses who may testify that Allah has forbidden this. ’ So if they testify, do not testify with them, and do not follow the desires of those who deny Our signs, and those who do not believe in the Hereafter and equate [others] with their Lord.

Amatul Rahman Omar

Say, `Bring your witnesses who can testify that Allâh has forbidden the thing (you forbid yourselves). ' Then supposing they testify this, do not bear them out, nor follow the caprice of those who treat Our Messages as lies and who do not believe in the Hereafter and who set up equals to their Lord.

Arthur John Arberry

Say: 'Produce your witnesses, those who testify God has forbidden this. ' Then if they testify, bear not witness with them; and do not thou follow the caprices of those who cried lies to Our signs, and who believe not in the world to come, and ascribe equals to their Lord.

Bijan Moeinian

Say: "Bring those witnesses of yours who claim that God has prohibited such and such thing. " If they [go so far that they] come up with such witnesses [who are willing to falsely testify, ] Do not join them; you should never follow the vain desires of those who deny My Revelations [and come up with their own falsified commandments which they attribute to God,] do not believe in Hereafter and raise the others [such as Jesus Christ] to the level of God.

E. Henry Palmer

Say, 'Come on then with your witnesses, who bear witness that God has prohibited these!' but if they do bear witness, bear thou not witness with them; nor follow the lust of those who say our signs are lies, and those who do not believe in the last day, or those who for their Lord make peers.

Edip-Layth

Say, "Bring forth your witnesses who bear witness that God has forbidden this." If they bear witness, then do not bear witness with them, nor follow the desires of those who deny Our signs, and those who do not acknowledge the Hereafter; and they make equals with their Lord!

George Sale

Say, produce your witnesses, who can bear testimony that God hath forbidden this. But if they bear testimony of this, do not thou bear testimony with them, nor do thou follow the desires of those who accuse our signs of falsehood, and who believe not in the life to come, and equalize idols with their Lord.

Hamid S. Aziz

Say, "Bring forward your witnesses to prove that Allah has forbidden these!" But if they do bring such witnesses, bear you not witness with them; nor follow the vain desires of those who say Our Signs (revelations) are lies, and those who believe not in the Hereafter, or those who for their Lord make equals.

Mahmoud Ghali

Say, "Bring forward your witnesses who bear witness that Allah has prohibited this. " So, in case they bear witness, (then) do not bear witness with them, and do not ever follow the prejudices of the ones who have cried lies to Our signs, and the ones who do not believe in the Hereafter, and they (unjustly) set up equals to their Lord.

Marmaduke Pickthall

Say: Come, bring your witnesses who can bear witness that Allah forbade (all) this. And if they bear witness, do not thou bear witness with them. Follow thou not the whims of those who deny Our revelations, those who believe not in the Hereafter and deem (others) equal with their Lord.

Mohamed Ahmed - Samira

Tell them: "Bring your witnesses to testify that God has forbidden this (and this). " Then even if they testify, you should not testify with them; and do not follow the wishes of those who deny Our signs and believe not in the Hereafter, and make others the equal of their Lord.

Muhammad Asad

Say: "Bring forward your witnesses who could bear witness that God has forbidden [all] this!" -and if they bear witness [falsely], do not bear witness with them; and do not follow the errant views of those who have given the lie to Our messages, nor of those who believe not in the life to come, and who regard other powers as their Sustainer's equals!

Mustafa Khattab

Say, ˹O Prophet,˺ "Bring your witnesses who can testify that Allah has forbidden this." If they ˹falsely˺ testify, do not testify with them. And do not follow the desires of those who deny Our proofs, disbelieve in the Hereafter, and set up equals with their Lord.

Progressive Muslims

Say: "Bring forth your witnesses who bear witness that God has forbidden this. " If they bear witness, then do not bear witness with them, nor follow the desires of those who deny Our revelations, and those who do not believe in the Hereafter; and they make equals with their Lord!

Rashad Khalifa

Say, "Bring your witnesses who would testify that GOD has prohibited this or that." If they testify, do not testify with them. Nor shall you follow the opinions of those who reject our revelations, and those who disbelieve in the Hereafter, and those who stray away from their Lord.

Sahih International

Say, [O Muúammad], "Bring forward your witnesses who will testify that Allah has prohibited this. " And if they testify, do not testify with them. And do not follow the desires of those who deny Our verses and those who do not believe in the Hereafter, while they equate [others] with their Lord.

Sam Gerrans

Say thou: “Bring your witnesses who bear witness that God has made this unlawful.” Then if they bear witness, bear thou not witness with them; and follow thou not the vain desires of those who deny Our proofs and those who believe not in the Hereafter; and they ascribe equals to their Lord.

Shabbir Ahmed

Say, "Come, bring forward your witnesses who can bear witness that Allah forbade all this. And if they bear witness falsely, do not bear witness with them. You shall not follow the opinions of those who deny our Revelations, nor of those who believe not in the life to come, and deem others equal with their Lord.

Syed Vickar Ahamed

Say: "Bring forward your witnesses to prove that Allah did forbid such and such. " Even if they bring such witnesses, you do not be among them, nor you follow their vain desires, desires of those who treat Our Signs as lies, and of those who do not believe in Hereafter: And they hold others as equal with their guardian-Lord.

Taqi Usmani

Say, "Bring your witnesses who testify that Allah has prohibited this." Then, if they testify, (O prophet), do not be a witness to them, and do not follow the desires of those who have given the lie to Our signs and those who do not believe in the Hereafter, and who equate others with their Lord.

The Monotheist Group

Say: "Bring forth your witnesses who bear witness that God has made this unlawful." If they bear witness, then do not bear witness with them, nor follow the desires of those who deny Our revelations, and those who do not believe in the Hereafter; and they make equals with their Lord!

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 150. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 150. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 150. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩