Diyanet İşleri
Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani (düşman) ordular üzerinize gelmişti de biz onların üzerine bir rüzgar ve göremediğiniz ordular göndermiştik. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.
Ahzâb suresi
Ahzâb suresi, 9. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱذْكُرُوا۟ نِعْمَةَ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ جَآءَتْكُمْ جُنُودٌ فَأَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ رِيحًا وَجُنُودًا لَّمْ تَرَوْهَا وَكَانَ ٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرًا
yâ eyyühe-lleẕîne âmenü-ẕkürû ni`mete-llâhi `aleyküm iẕ câetküm cünûdün feerselnâ `aleyhim rîḥav vecünûdel lem teravhâ. vekâne-llâhü bimâ ta`melûne beṣîrâ.
Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani (düşman) ordular üzerinize gelmişti de biz onların üzerine bir rüzgar ve göremediğiniz ordular göndermiştik. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Hendek Savaşı Ahzâb 9–27 3
Peygamber, mü'minlere kendi canlarından daha önce gelir. Onun eşleri de mü'minlerin analarıdır. Aralarında akrabalık bağı olanlar, Allah'ın Kitab'ına göre, (miras konusunda) birbirleri için (diğer) mü'minlerden ve muhacirlerden daha önceliklidirler. Ancak dostlarınıza bir iyilik yapmanız başka. Bu (hüküm) Kitap'ta yazılıdır.
Hani biz peygamberlerden sağlam söz almıştık. Senden, Nuh'tan, İbrahim, Musa ve Meryem oğlu İsa'dan da. Evet biz, onlardan sapa sağlam bir söz almıştık.
(Allah, bunu) doğru kimseleri doğruluklarından hesaba çekmek için (yapmıştır.) Kafirlere de elem dolu bir azap hazırlamıştır.
Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani (düşman) ordular üzerinize gelmişti de biz onların üzerine bir rüzgar ve göremediğiniz ordular göndermiştik. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.
Hani onlar size hem üst tarafınızdan hem alt tarafınızdan gelmişlerdi. Hani gözler kaymış ve yürekler ağızlara gelmişti. Siz de Allah'a karşı çeşitli zanlarda bulunuyordunuz.
İşte orada mü'minler denendiler ve şiddetli bir şekilde sarsıldılar.
Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar, "Allah ve Resulü bize, ancak aldatmak için vaadde bulunmuşlar" diyorlardı.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 9–11. ayetler için yazılmıştır.
9-10. Yüce Allah, mü’min kullarına üzerlerindeki nimetini hatırlatmakta ve bu nimete şükretmeye onları teşvik etmektedir. Şöyle ki Mekkeliler ve Hicazlıların orduları üst taraflarından, Necidlilerinki de alt taraflarından gelmişler; Allah Rasûlünün ve ashab-ı kiramın kökten yok edilmesi konusunda aralarında sözleşmişlerdi. Söz konusu olay Hendek gazvesinde olmuştu. Medine çevresinde bulunan yahudi kabileler de onlarla bu konuda ittifak etmiş, o bakımdan pek büyük ordularla, çok kalabalık askerlerle üzerlerine gelmişlerdi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem da Medine çevresinde hendek kazmıştı. Yoğun ordular Medine’yi kuşatmış ve sıkıntılar alabildiğine büyümüştü. Kalpler korkudan ta gırtlaklara gelip dayanmıştı.
Pek çok kimse, güçlü bir kuşatma altında ve oldukça sıkıntılı bir durumda olduğunu görünce olmadık zan ve kanaatlere kapılmıştı. Medine kuşatması uzun bir süre devam etmiş ve durum, Yüce Allah’ın şu buyruğunda belirttiği noktaya varmıştı: “O vakit (korkudan) gözler yerinden kaymış, yürekler de ağızlara gelmişti. Allah hakkında da türlü zanlarda bulunuyordunuz.” Yani Yüce Allah’ın dinine yardım etmeyeceği ve onu tamama erdirmeyeceği şeklinde kötü zanlara kapılmıştınız.
11. “İşte orada mü’minler” bu pek büyük fitne ile “imtihandan geçirilmiş ve” korku, huzursuzluk ve açlık ile “şiddetli bir şekilde” imanları açıkça ortaya çıksın, yakînleri daha bir artsın diye “sarsılmışlardı.”
Yüce Allah’a hamdolsun ki onların imanları ve ileri derecedeki yakînleri, öncekileri de sonrakileri de geride bırakacak şekilde ortaya çıkmıştı. Sıkıntılar alabildiğine artıp zorluklar üst üste bindiğinde imanları “ayne’l-yakîn” derecesine ulaşmıştı: “Müminler ise birleşen orduları gördüklerinde: Allah’ın ve Rasûlünün bize vaat ettiği işte budur. Allah da Rasûlü de doğru söylemiştir, dediler ve (bu,) onların ancak imanlarını ve teslimiyetlerini artırdı.” (el-Ahzab, 33/22)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey Allah'a iman eden ve gönderdiği dini ile amel edenler! Medine'ye sizinle savaşmak için kâfir askerler geldiği, Yahudi ve münafıkların onlara destek çıktığı zaman Allah'ın sizin üzerine olan nimetini hatırlayın! Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e kendisi ile yardım ettiğimiz rüzgârı, tan yelini/doğudan esen rüzgârı ve meleklerden olan sizin göremediğiniz orduları gönderdik. Kâfirler hiçbir şeye güç yetiremeden arkalarını dönüp kaçtılar. Yüce Allah sizin yaptıklarınızı hakkıyla görendir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Size amellerinizin karşılığını verecektir.
Aynı olay: Hendek (Ahzâb) Gazvesi · Aynı kıssa: Hendek Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi
Hani onlar size hem üst tarafınızdan hem alt tarafınızdan gelmişlerdi. Hani gözler kaymış ve yürekler ağızlara gelmişti. Siz de Allah'a karşı çeşitli…
Aynı olay: Hendek (Ahzâb) Gazvesi · Aynı kıssa: Hendek Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi
İşte orada mü'minler denendiler ve şiddetli bir şekilde sarsıldılar.
Aynı olay: Hendek (Ahzâb) Gazvesi · Aynı kıssa: Hendek Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi
Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar, "Allah ve Resulü bize, ancak aldatmak için vaadde bulunmuşlar" diyorlardı.
Aynı kök: جند (29 geçiş) · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi
Sonra Allah, Resulü ile mü'minler üzerine kendi katından güven duygusu ve huzur indirdi. Bir de sizin göremediğiniz ordular indirdi ve inkar edenlere…
Aynı kök: جند (29 geçiş) · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi
Eğer siz ona (Peygamber'e) yardım etmezseniz, (biliyorsunuz ki) inkar edenler onu iki kişiden biri olarak (Mekke'den) çıkardıkları zaman, ona bizzat…
Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi · Ortak kavram: Nimet
Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş,…
Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi · Ortak kavram: Nimet
(2-3) Ta ki Allah, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın, sana olan nimetini tamamlasın, seni doğru yola iletsin ve Allah sana, şanlı bir…
Aynı kök: روح (57 geçiş) · Ortak kavram: Nimet
O gün Allah, şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. Hani, seni Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ey iman edenler! Allah'ın size olan (şu) nimetini hatırlayın: Hani size ordular dipnot 1 gelmişti de biz onlara (düşmanlarınıza) karşı bir rüzgâr ve sizin görmediğiniz ordular göndermiştik. dipnot 2 Allah yaptıklarınızı görendir.
Siz ey iman edenler! Sayısı belirsiz ordular üzerinize geldiğinde Allah'ın size olan nimetini hatırlayın; onların üzerine bir bela kasırgası ve görmediğiniz (semavi) ordular gönderdik: ama Allah yapıp ettiklerinizi görmekteydi.
Siz ey imana ermiş olanlar! (Düşman) orduları üzerinize geldiğinde Allah'ın size bahşettiği nimetleri hatırlayın, ki o zaman üzerlerine bir kasırga ve göremediğiniz (semavi) ordular göndermiştik ama Allah yaptığınız her şeyi görmekteydi.
Ey iman edenler. . . Size olan Allah nimetini hatırlayın. . . Hani (Hendek savaşında) size ordular geldi de onların üzerine bir fırtına ve görmediğiniz ordular irsal ettik. . . Allah, yaptıklarınızı (yaratanı olarak) Basıyr'dir.
Ey iman edenler, Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani size ordular gelmişti; böylece biz de onların üzerine, bir rüzgar ve sizin görmediğiniz ordular göndermiştik. Allah, yaptıklarınızı görendir.
Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın; hani size ordular saldırmıştı da, biz onlara karşı bir rüzgâr ve sizin görmediğiniz ordular göndermiştik. Allah ne yaptığınızı çok iyi görmekteydi.
Ey inanca çağırılanlar! Allah'ın, üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Ordular üzerinize geldiğinde, güçlü bir rüzgarı ve sizin göremediğiniz orduları, onların üzerine göndermiştik. Çünkü Allah, yaptıklarınızı Görendir. dipnot 352
Ey iman edenler! Size ordular saldırdığında, onların üzerlerine rüzgar ve görmediğiniz askerler gönderen Allah'ın, size olan nimetini hatırlayınız! Allah, yaptığınız her şeyi görmektedir.
Ey iman edenler, size ordular saldırdığı zaman, üzerlerine bir rüzgar ve görmediğiniz orduları gönderen ALLAH'ın size yaptığı iyiliği hatırlayın. ALLAH yaptığınız her şeyi Görendir.
Ey inananlar, size ordular saldırdığı zaman, üzerlerine bir rüzgar ve görmediğiniz orduları gönderen ALLAH'ın size yaptığı iyiliği hatırlayın. ALLAH yaptığınız her şeyi Görendir.
Ey iman edenler, Allah'ın üzerinizdeki nimetini anın. O zaman ki, size ordular gelmişti de üzerlerine bir rüzgar ve sizin görmediğiniz ordular salıvermiştik. Allah ne yaptığınızı görüyordu.
Ey o bütün iyman edenler! Allahın üzerinizdeki ni'metini anın: O vakıt ki size ordular gelmişti de üzerlerine bir rüzgar ve görmediğiniz ordular salıvermiştik ve ne yapıyordunuz Allah görüyordu
Ey İman Edenler! Allah'ın size olan nimetlerini hatırlayın! Hani, üzerinize ordular gelmişti de Biz, onların üzerine rüzgar dipnot 1 ve göremediğiniz ordular göndermiştik. Allah, yaptıklarınızı görendir. dipnot 2
Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetlerini hatırlayın! Hani, üzerinize ordular gelmişti de Biz, onların üzerine rüzgar dipnot 1 ve göremediğiniz ordular göndermiştik. Allah, yaptıklarınızı görendir. dipnot 2
Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetlerini hatırlayın! Hani, üzerinize ordular gelmişti de Biz, onların üzerine rüzgar dipnot 1 ve göremediğiniz ordular göndermiştik. Allah, yaptıklarınızı görendir. dipnot 2
Ey inananlar, Tanrı'nın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani size ordular gelmişti; böylece biz de onların üzerine bir rüzgar ve sizin görmediğiniz ordular göndermiştik. Tanrı, yaptıklarınızı görendir.
Ey iman edenler, Allahın üzerinizdeki (bunca) ni'metini hatırlayın, o zamanda ki size (düşman) ordular (ı) saldırmışdı da biz onlara karşı bir rüzgar ve sizin görmediğiniz ordular göndermişdik. Allah, ne işlerseniz (hepsini) hakkıyle görendir.
Ey iman edenler; Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani size ordular gelmişti de Biz, onların üzerine rüzgar ve sizin görmediğiniz ordular göndermiştik. Allah; yaptıklarınızı görendir.
(9-22) Ey iman edenler, Allah’ın üzerinizde ki nimetini hatırlayın, bir vakit üzerinize ordular gelmişti, onların üzerine rüzgâr ve görmediğiniz ordular gönderdik, Allah yaptıklarınızı görendir. Bir vakit üstünüzden ve altınızdan size gelmişlerdi, O vakit bakışlar kaymış, yürekler gırtlağa dayanmıştı , Allah hakkında türlü zanlarda bulunuyordunuz. İşte orada Müminler bağlılık imtihanı edilmişti, şiddetli bir zelzele ile sarsılmışlardı , O vakit münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar da diyorlardı ki Allah ve Res ulü bize aldanma dışında bir şey vaat etmedi , onlardan bir bölüm dedi ki Ey Yesrib halkı, “burada size kalacak yer yok geri dönün” Onlardan bir bölüm de Nebi’den izin istiyordu , diyorlardı ki “evlerimiz korumasız halde / açık vaziyette , oysa ki onlar açık halde değildi , onlar sadece kaçmak / firar etmek istiyorlardı. Oysa ki üzerlerine tüm taraflardan girilseydi, sonrada onlardan ayartma / fitne yapmaları istenseydi onu yapacaklardı. (Firar edenler fitnede pek mahirler) onu / fitneyi kolay bir şekilde yapacaklardı. Kesin olan şu ki b undan önce de Allah’ a kesinlikle arkalarını dönmeyeceklerine dair söz de vermişlerdir , Allah’a verdikleri sözden mesuldü rler. Deki eğer ki ölümden yahut öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmanız / firarınız size bir fayda vermez , o vakte kadar biraz daha faydalanırsınız. Deki Allah’tan size bir kötülük murat edilirse yahut bir rahmet murat edilirse kime sarılıp tutunacaksınız, onlar kendilerine Allah’tan başka dost ve de yardımcı bulamazlar. Allah sizlerden alıkoyucuları / engelleyicileri kesinlikle biliyor, kardeşlerine hadi gelin bize katılın diyenleri kesinlikle biliyor , çetin olanı (savaşmayı) çok azı alıyordu / tercih ediyordu. Size karşıda çok kıskançtırlar, korku geldiği zaman, sana bakışlarının, tıpkı ölüm baygınlığı geçirenin bakışına dönüştüğünü görürsün, korku kalktığında ise İyiliğe duydukları “bizim olsun” istekleri nedeniyle keskin dilleri ile sizleri buluştururlar, işte onlar iman etmeyenlerdir , Allah onların amellerini boşa çıkarmıştır, bu, Allah’a oldukça kolaydı r. Grupların gitmediğini değerlendiriyorlardı / hesap e diyorlardı (Hendek savaşında düşman gruplarının medine etrafından gitmediklerini hesap ediyorlardı) eğer grup gelecek olsa arzu ederler ki bedeviler arasında olsunlar ve sizden gelecek haberleri sorsunlar , o ysa ki içinizde olsaydılar bile azı hariç savaşmazlardı. Sizden Allah’ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah’ı çokça hatırla yıp ananlar için, kesinlikle Resulde, güzel örneklik vardır. Müminler grupları gördüklerinde dediler ki işte bu, Allah’ın ve Resulünün bize vaat ettiğidir. Allah ve O’nun Resulü söyled iklerini tastik etti / doğruladı ve bu, onların imanlarını ve teslimiyetlerini artırdı.
Ey iman edenler! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani (düşman) orduları üzerinize gelmişti de biz onların üzerine bir rüzgâr ve göremediğiniz ordular göndermiştik. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.
Ey inananlar, Allah'ın size olan ni'metini hatırlayın, hani bir zaman size ordular gelmişti de biz onların üzerine bir rüzgar ve sizin görmediğiniz ordular göndermiştik. Allah, yaptıklarınızı görmekteydi.
Ey inanıp güvenenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın! Hani üzerinize ordular gelmişti dipnot 1 . Biz de onların üzerine rüzgar ve göremediğiniz ordular göndermiştik dipnot 2 . Allah, ne yaptığınızı daima görür.
Müminler, Allah'ın size olan nimetini düşünün; hani üzerinize ordular gelmişti. Biz de onların üzerine rüzgar ve göremediğiniz ordular göndermiştik. Allah, sizin ne yaptığnızı görüyordu.
Ey İman edenler! Allah’ın üzerinizdeki nimetini anın. Hani üstünüze ordular gelmişti de biz de onların üzerine rüzgarı ve göremediğiniz orduları göndermiştik. Allah, ne yaptığınızı görüyordu.
-Ey İman edenler! Allah'ın üzerinizdeki nimetini düşünün. Hani üstünüze ordular gelmişti de biz de onların üzerine rüzgarı ve göremediğiniz orduları göndermiştik. Allah, ne yaptığınızı görüyordu.
Ey iman edenler, Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın! Hani, üstünüze ordular gelmişti de biz onların üzerine bir rüzgar ve sizin görmediğiniz ordular salmıştık. Allah, yapmakta olduklarınızı iyice görmektedir.
O you people who have conformed to Islam. Recall your memory with the feeling of gratitude and gratefulness for the grace of Allah which was made to abound in you. You were confronted with and surrounded by the thickest troops of your enemies* and We sent against them a fierce wind. while camping around the trench, as well as invisible forces you did not see. Allah has Always been Bassirun and He keeps a vigilant eye upon everything and He sees all things.
You who believe, remember God’s goodness to you when mighty armies massed against you: We sent a violent wind and invisible forces against them. God sees all that you do.
O ye who believe! Remember the Grace of Allah, (bestowed) on you, when there came down on you hosts (to overwhelm you): But We sent against them a hurricane and forces that ye saw not: but Allah sees (clearly) all that ye do.
Believers, dipnot 1 call to mind Allah's favour to you when enemy hosts invaded you. Then We sent against them a wind and hosts that you did not see although dipnot 2 Allah was observing all that you were then doing.
You who have iman! remember Allah’s blessing to you when forces came against you and We sent a wind against them and other forces you could not see. * Allah sees what you do.
O you who believe! Remember Allâh’s Favour to you, when there came against you hosts, and We sent against them a wind and forces that you saw not [i.e. troops of angels during the battle of Al-Ahzâb (the Confederates)]. And Allâh is Ever All-Seer of what you do.
O you who have faith! Remember Allah’s blessing upon you when the hosts came at you, and We sent against them a gale and hosts whom you did not see. And Allah sees best what you do.
Believers! remember how Allâh favoured you when (the combined) forces (of the Quraish and their allies) came against you (in the Battle of Ahzâb) and We sent against them (the forces of nature) a strong wind and hosts (of angels) that you could not see. And Allâh is ever a close observer of your (painstaking efforts and toilsome) deeds.
O believers, remember God's blessing upon you when hosts came against you, and We loosed against them a wind, and hosts you saw not; and God sees the things you do.
O’ you who believe, remember the Lords favor upon you [on the battle of the trench] which He has [just now] demonstrated: When the [12,men army] of the disbelievers came down on you, I sent against them a strong wind and an army that you could not see. God was [and always is] watching over you.
O ye who believe! remember God's favours towards you when hosts came to you and we sent against them a wind and hosts that ye could not see;- and God knew what ye were doing.
O you who acknowledge, remember God's favor upon you when soldiers attacked you and We sent upon them a wind and invisible soldiers. God is Seer of everything you do.
O true believers, remember the favour of God towards you, when armies of infidels came against you, and We sent against them a wind, and hosts of angels which ye saw not: And God beheld that which ye did.
That He may question the Custodians of Truth about the truth (or the Loyal about loyalty), and He has prepared for the unfaithful a painful doom.
O you who have believed, remember the favor of Allah upon you as hosts came against you; then We sent against them a wind and hosts you did not see; and Allah has been Ever-Beholding whatever you do.
O ye who believe! Remember Allah's favour unto you when there came against you hosts, and We sent against them a great wind and hosts ye could not see. And Allah is ever Seer of what ye do.
O you who believe, remember the favours of God to you when an army came against you and We sent a wind against them and forces that you did not see. But God sees all that you do.
O YOU who have attained to faith! Call to mind the blessings which God bestowed on you (at the time) when [enemy] hosts came down upon you, whereupon We let loose against them a storm wind and [heavenly] hosts that you could not see: yet God saw all that you did.
O believers! Remember Allah’s favour upon you when ˹enemy˺ forces came to ˹besiege˺ you ˹in Medina˺,[1] so We sent against them a ˹bitter˺ wind and forces you could not see.[2] And Allah is All-Seeing of what you do.
O you who believe, remember God's favour upon you when soldiers attacked you and We sent upon them a wind and invisible soldiers. God is Seer of everything you do.
O you who believe, remember GOD's blessing upon you; when soldiers attacked you, we sent upon them violent wind and invisible soldiers. GOD is Seer of everything you do.
O you who have believed, remember the favor of Allah upon you when armies came to [attack] you and We sent upon them a wind and armies [of angels] you did not see. And ever is Allah, of what you do, Seeing.
O you who heed warning: remember the favour of God upon you when there came to you forces, and We sent upon them a wind and forces you did not see; and God sees what you do.
O You who have chosen to be graced with belief! Remember Allah's blessing on you, when there came down on you armies (enemy troops from different clans laid siege around Madinah). But We sent against them a violent wind, and forces that you saw not (courage, steadfastness and discipline). And Allah is ever Seer of what you do, how you act.
O you who believe! Remember the Grace of Allah upon you, when crowds (of people) came down against you: But We sent a storm and forces to oppose them that you did not see. And, Allah is Ever All Seer (Baseer) all that you do.
O you who believe, remember Allah’s favor to you, when the forces (of the infidels) came upon you, and We sent upon them a wind, and the forces (of angels) you did not see. Allah is watchful of whatever you do.
O you who believe, remember the grace of God upon you when soldiers attacked you and We sent upon them a wind and invisible soldiers. God is Seer of what you do.