Fecr suresi

Fecr suresi, 19. ayet

Fecr suresi, 19. ayet. وَتَأْكُلُونَ ٱلتُّرَاثَ أَكْلًا لَّمًّا

vete'külûne-ttürâŝe eklel lemmâ.

Diyanet İşleri

Haram helal demeden mirası alabildiğine yiyorsunuz.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fecr 16–22 · surenin 19. ayeti / 30

Konu İnsanın bolluk ve darlık karşısındaki tutumu Fecr 15–20 3

  1. Fecr 16

    Ama onu deneyip rızkını daraltınca da, "Rabbim beni aşağıladı" der.

  2. Fecr 17

    Hayır, hayır! Yetime ikram etmiyorsunuz.

  3. Fecr 18

    Yoksulu yedirmek konusunda birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.

  4. 19

    Haram helal demeden mirası alabildiğine yiyorsunuz.

  5. Fecr 20

    Malı da pek çok seviyorsunuz.

  6. Fecr 21

    Hayır, yeryüzü (kıyamet sarsıntısıyla) parça parça olup dağıldığı zaman,

  7. Fecr 22

    (22-23) Rabbinin buyruğu ve saf saf dizilmiş olarak melekler geldiği ve o gün cehennem getirildiği zaman, işte o gün insan (yaptıklarını birer birer) hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ona nasıl faydası olacak!?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 15–20. ayetler için yazılmıştır.

15. Yüce Allah, insanın mahiyeti itibari ile nasıl bir tabiata sahip olduğunu, akıbetleri bilmeyen, cahil ve zalim bir varlık olduğunu haber vermektedir. O, karşı karşıya bulunduğu halin, sonu gelmemek üzere devam edip gideceğini sanır. Yüce Allah’ın dünya hayatındaki lütuflarını ve ona nimet ihsan etmesini, kendisinin O’nun katında değerli ve O’na pek yakın olduğunu gösterdiğini zanneder.

16. Buna karşılık O “rızkını kısarsa” gıdası kendisine yetecek kadar olup ondan bir şey artırmayacak olursa, bu yolla Allah’ın kendisini hakir ve zelil kıldığını zanneder. Yüce Allah, onun bu kanaate sahip oluşunu reddederek şöyle buyurmaktadır:

17. “Asla!” yani dünyada kendisine nimet verdiğim herkes benim nezdimde üstün ve değerli demek değildir. Rızkını daraltıp kıstığım herkes de benim nezdimde hakir ve zelil demek değildir. Zenginlik ve fakirlik, bolluk ve darlık, Allah’ın bir imtihanıdır. Allah, bununla kullarını dener. Kimin kendisine şükrettiğini, kimlerin sabrettiğini ortaya çıkartır ve bu kimselere pek büyük mükâfatlar ihsan eder. Böyle olmayanları ise ağır bir azaba duçar eder. Diğer taraftan kulun, sadece kendi nefsinin isteklerini yerine getirmek için çalışıp durması ve o noktadan ileriye gitmemesi gayretinin azlığından, idealinin küçüklüğünden kaynaklanır. Bundan dolayı Allah, böylelerini muhtaç kullarının durumlarına önem vermediklerinden dolayı kınayarak şöyle buyurmaktadır:

"Doğrusu siz” babasını yitirmiş, ihtiyacını karşılayacak kimsesi olmayan, gönlü hoşnut edilmeye ve iyiliğe muhtaç hale gelmiş “yetime ikram etmiyorsunuz.” Ona ikramda bulunmak yerine onu küçük görürsünüz. Bu ise kalplerinizde rahmet bulunmadığına ve hayır isteğinizin olmadığına delildir.

18. “Yoksula yedirmek için birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.” Birbirinizi, fakir ve yoksul muhtaçları yemek yedirmeye teşvik etmiyorsunuz. Buna sebep ise dünyalığa olan tutkunuz, cimriliğiniz ve dünyalık sevgisinin kalbinizde iyice yer etmiş olmasıdır. Bundan dolayı şöyle buyurulmaktadır:

19. “Mirası” yani ölüden geriye kalan malı “toptan yiyorsunuz.” Ondan geriye hiçbir şey bırakmazsınız.

20. “Malı da çok aşırı seviyorsunuz.” Bu da Allah’ın şu buyruklarına benzemektedir: “Oysa siz dünya hayatını tercih ediyorsunuz. Halbuki âhiret, hem daha hayırlı hem de daha kalıcıdır.” (el-A’lâ, 87/16-17); “Hayır, hayır siz hemen elde edilen (dünyayı) seviyorsunuz ve âhireti bir kenara atıyorsunuz.” (el-Kıyâme, 75/20)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Hiçbir çözüm yolu gözetmeksizin savunmasız kadın ve yetimlerin hakkını çokça yiyorsunuz.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَتَأْكُلُونَ ve te'kulune ve yiyorsunuz kök: اكل
  2. ٱلتُّرَاثَ t-turase mirası kök: ورث
  3. أَكْلًۭا eklen bir yiyişle kök: اكل
  4. لَّمًّۭا lemmen hırsla kök: لمم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: لمم (4 geçiş)

    De ki: "Haydi, Allah şunu haram kıldı" diye tanıklık yapacak şahitlerinizi getirin. Onlar şahitlik etseler de sen onlarla beraber şahitlik etme.…

  • Aynı kök: لمم (4 geçiş)

    (18-19) Şüphesiz Allah içinizden, savaştan alıkoyanları ve kardeşlerine, "Bize gelin" diyenleri biliyor. Size katkıda cimri davranarak savaşa pek az…

  • Aynı kök: لمم (4 geçiş)

    Onlar, ufak tefek kusurları dışında, büyük günahlardan ve çirkin işlerden uzak duran kimselerdir. Şüphesiz Rabbin, bağışlaması çok geniş olandır.…

  • Aynı kök: ورث (35 geçiş)

    -Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya…

  • Aynı kök: ورث (35 geçiş)

    Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır! O kendileri için bir…

  • Aynı kök: ورث (35 geçiş)

    Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin…

  • Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

  • Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. "Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin" (dedik). Onlar…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

56 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Mirası hırslı bir yiyişle (helal-haram demeden) yiyorsunuz.

Mustafa İslamoğlu

Emeksiz kazancı haram-helal demeden açgözlülükle boğazınıza geçiriyorsunuz,

Muhammed Esed

(başkalarının) mirasını açgözlülükle yiyip bitiriyorsunuz,

Ahmed Hulusi

Mirası toptan yiyorsunuz!

Ali Bulaç

Mirası, sınır tanımaz (helal, haram aldırmaz) bir tarzda yiyorsunuz.

Ali Özek ve heyeti

Haram helâl demeden mirası yiyorsunuz.

Ali Rıza Safa

Aç gözlülükle varlığı yiyorsunuz.

Bayraktar Bayraklı

- Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz; yoksulu doyurmaya teşvik etmiyorsunuz; haram helal demeden mirası yiyorsunuz; malı aşırı derecede seviyorsunuz.

Edip Yüksel

Mirası da hak gözetmeden yiyorsunuz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Mirası da hak gözetmeden yiyorsunuz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Oysa mirası dermecesine (helal haram demeden) öyle bir yiyiş yiyorsunuz ki!

Elmalılı Hamdi Yazır

Halbuki mirası öyle bir yiyiş yiyorsunuz ki

Erhan Aktaş

Varis olduğunuz mirası ihtirasla yiyorsunuz. dipnot 1

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sahip olduğunuz malda-mülkte hakkı olanları hiç gözetmiyorsunuz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Varis olduğunuz mirası ihtirasla yiyorsunuz dipnot 1 .

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sahip olduğunuz malda-mülkte hakkı olanları hiç gözetmiyorsunuz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Varis olduğunuz mirası ihtirasla yiyorsunuz dipnot 1 .

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sahip olduğunuz malda-mülkte hakkı olanları hiç gözetmiyorsunuz.

Gültekin Onan

Mirası, sınır tanımaz (helal, haram aldırmaz) bir tarzda yiyorsunuz.

Hasan Basri Çantay

Mirası halal, haaram demeyib alabildiğinize yersiniz.

İbni Kesir

Mirası hak gözetmeden yersiniz.

Mehmet Alagaş

(15-20) İnsan böyledir, Rabbi onu imtihan etse / ibtila etse ve ona nimetler verse, Rabbim bana verdi / ikram etti der. Ne zaman da onu imtihan etse / ibtila etse onun rızkını kısıtlasa / takdir etse Rabbim b eni alçalttı/ beni önemsemedi der. Hayır hayır bilakis sizler çalışanı ölmüş olana / yetime vermiyorsunuz / ikram etmiyorsunuz. Çalışma gücü olmayanı / miskini doyurmaya teşvikte etmiyorsunuz. Helal haram demeyen bir yiyişle miras yiyorsunuz , Yığma / toplama sevgisiyle / aşkıyla malı da seviyorsunuz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Haram helâl demeden mirası alabildiğine yiyorsunuz.

Süleyman Ateş

Mirası hırsla yutuyorsunuz.

Süleymaniye Vakfı

Mirası, dipnot 1 (Allah'ın emirlerini gözetmeden) dipnot 2 toplayıp yiyorsunuz.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Miras, soy bağı veya başka sebeplerle elde edilen şeydir (Mekayis). Nitekim Firavun ve hanedanından İsrailoğullarına kalan mala mülke de miras denmiştir (A'raf 7/137, Şuara 26/57-59, Duhan 44/25-28). Bu sebeple burada sözü edilen miras, hem yakınlardan kalan hem de önceki toplumlardan kalan mal mülktür.
  2. metne dön, dipnot 2
    Mirasın mirasçılar arasında Allah'ın emrettiği şekilde bölüştürülmesi farzdır (Bakara 2/180, Nisa 4/11-12, 33, 176).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Helal-haram demeden mirası yiyorsunuz,

Şaban Britch

Mirası da şiddetle (hak gözetmeden) yiyorsunuz.

Şaban Piriş

Mirası da hak gözetmeden yiyorsunuz.

Yaşar Nuri Öztürk

Mirası derleyip toplayıp yiyorsunuz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

You eat greedily all you can get of the inheritance.

Abdul Haleem

you consume inheritance greedily,

Abdullah Yusuf Ali

And ye devour inheritance - all with greed,

Abul A'la Maududi

and greedily devour the entire inheritance, dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    In Arabia, the women and children were as a rule deprived of inheritance and the people’s idea in this regard was that the right to inheritance belonged only to those male members who were fit to fight and safeguard the family. Besides, the one who was more powerful and influential among the heirs of the deceased, would annex the whole inheritance without qualms, and usurp the shares of all those who did not have the power to secure their shares. They did not give any importance to the right and duty so that they should honestly render the right to whom it was due as a duty whether he had the power to secure it or not.

Aisha Bewley

you devour inheritance with voracious appetites

Al-Hilali & Khan

And you devour the inheritance all with greed.

Ali Quli Qarai

and you eat the inheritance rapaciously,

Amatul Rahman Omar

And you devour the heritage (of others) wholly and indiscriminately,

Arthur John Arberry

and you devour the inheritance greedily,

Bijan Moeinian

… do not care about the hungry one, cheat each other from the inheritance and…

E. Henry Palmer

and ye devour the inheritance (of the weak) with a general devouring,

Edip-Layth

You consume others inheritance, all with greed.

George Sale

and ye devour the inheritance of the weak, with undistinguishing greediness;

Hamid S. Aziz

And you devour the inheritance (of the weak) with greed,

Mahmoud Ghali

And you eat the heritage with indiscriminate eating,

Marmaduke Pickthall

And ye devour heritages with devouring greed.

Mohamed Ahmed - Samira

And you devour (others') inheritance greedily,

Muhammad Asad

and you devour the inheritance [of others] with devouring greed,

Mustafa Khattab

And you devour ˹others’˺ inheritance greedily,[1]

Progressive Muslims

And you consume others inheritance, all with greed.

Rashad Khalifa

And consuming the inheritance of helpless orphans.

Sahih International

And you consume inheritance, devouring [it] altogether,

Sam Gerrans

But consume the inheritance with greed,

Shabbir Ahmed

And you devour the inheritances with greed.

Syed Vickar Ahamed

And you (wrongly) consume inheritance— With all (the) greed,

Taqi Usmani

And you devour the inheritance with a sweeping gulp,

The Monotheist Group

And you consume others inheritance, all with greed.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fecr suresi, 19. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fecr suresi, 19. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fecr suresi, 19. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩