Âl-i İmrân suresi

Âl-i İmrân suresi, 114. ayet

Âl-i İmrân suresi, 114. ayet. يُؤْمِنُونَ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ وَيَأْمُرُونَ بِٱلْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ ٱلْمُنكَرِ وَيُسَٰرِعُونَ فِى ٱلْخَيْرَٰتِ وَأُو۟لَٰٓئِكَ مِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ

yü'minûne billâhi velyevmi-l'âḫiri veye'mürûne bilma`rûfi veyenhevne `ani-lmünkeri veyüsâri`ûne fi-lḫayrât. veülâike mine-ṣṣâliḥîn.

Diyanet İşleri

Onlar, Allah'a ve ahiret gününe inanırlar. İyiliği emrederler. Kötülükten men ederler, hayır işlerinde birbirleriyle yarışırlar. İşte onlar salihlerdendir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Âl-i İmrân 111–117 · surenin 114. ayeti / 200

Konu Kitap ehlinin hepsi bir değildir; sırdaş edinmeyin Âl-i İmrân 111–120 3

  1. Âl-i İmrân 111

    Onlar size eziyetten başka bir zarar veremezler. Eğer sizinle savaşmaya kalkışsalar, size arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra onlara yardım da edilmez.

  2. Âl-i İmrân 112

    Onlar nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah'ın ve (mü'min) insanların güvencesine sığınmadıkça kendilerini zillet kaplamıştır. Onlar Allah'ın gazabına uğradılar ve yoksulluk onları kapladı. Bunun sebebi onların; Allah'ın ayetlerini inkar ediyor ve peygamberleri haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmekte ve (Allah'ın koyduğu) sınırları çiğnemekte oluşları idi.

  3. Âl-i İmrân 113

    Onların (Kitap ehlinin) hepsi bir değildir. Kitap ehli içinde, gece saatlerinde ayakta duran, secdeye kapanarak Allah'ın ayetlerini okuyan bir topluluk da vardır.

  4. 114

    Onlar, Allah'a ve ahiret gününe inanırlar. İyiliği emrederler. Kötülükten men ederler, hayır işlerinde birbirleriyle yarışırlar. İşte onlar salihlerdendir.

  5. Âl-i İmrân 115

    Onlar ne hayır işlerlerse karşılıksız bırakılmayacaklardır. Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanları bilir.

  6. Âl-i İmrân 116

    İnkar edenlerin ne malları ne evlatları, onlara Allah'a karşı bir yarar sağlar. İşte onlar cehennemliktirler. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  7. Âl-i İmrân 117

    Onların bu dünya hayatında harcadıkları malların durumu, kendilerine zulmeden bir topluluğun ekinlerini vurup mahveden kavurucu ve soğuk bir rüzgarın durumu gibidir. Allah, onlara zulmetmedi. Fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 113–114. ayetler için yazılmıştır.

113-114. Yüce Allah Kitap ehlinden sapanları söz konusu ettikten sonra, aralarından dosdoğru yolda gidenlerin halini açıklamakta, onlardan dinin aslî ve fer’î hükümlerini dosdoğru uygulayan kimselerin bulunduğunu bildirmektedir:

“Allah’a ve âhiret gününe iman ederler. İyiliği emrederler,” İyilik (ma’ruf) bütün hayırlı şeylerdir “kötülükten alıkoyarlar” kötülük (münker) de kötü ve şer olan her şeydir. Aynı anlamda Yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Mûsâ’nın kavminden de (insanları) hakka yönelten ve hak gereğince adaletle hükmeden bir topluluk vardır.” (el-Araf, 7/159)

“Hayırlı işlerde ellerini çabuk tutarlar.” Hayırlı işlerde elleri çabuk tutmak, bunları işlemekten daha ileri bir şeydir. Bu onların hem hayırları işlediklerini, hem de bu konuda ellerini çabuk tuttuklarını ayrıca farz olsun müstehab olsun bunların tamamlayıcı bütün unsurlarını da yerine getirdiklerini belirten bir vasıftır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlar kesin bir şekilde Allah'a ve ahiret gününe iman ederler. İyiliği ve hayrı emreder, kötülüğü ve şerri yasaklar, hayır işlerinde acele eder ve ibadet mevsimlerini en iyi şekilde değerlendirirler. İşte onlar, Allah'ın bu sıfatlarla vasıflanmış, niyet ve amelleri salih olan kullarındandır.

Kelimeler

15 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يُؤْمِنُونَ yu'minune inanırlar kök: امن
  2. بِٱللَّهِ billahi Allah'a kök: اله
  3. وَٱلْيَوْمِ velyevmi ve gününe kök: يوم
  4. ٱلْـَٔاخِرِ l-ahiri ahiret kök: اخر
  5. وَيَأْمُرُونَ ve ye'murune ve emreder kök: امر
  6. بِٱلْمَعْرُوفِ bil-mea'rufi iyiliği kök: عرف
  7. وَيَنْهَوْنَ ve yenhevne ve men'ederler kök: نهي
  8. عَنِ ani -ten
  9. ٱلْمُنكَرِ l-munkeri kötülük- kök: نكر
  10. وَيُسَـٰرِعُونَ ve yusariune ve koşarlar kök: سرع
  11. فِى fi
  12. ٱلْخَيْرَٰتِ l-hayrati hayır işlerine kök: خير
  13. وَأُو۟لَـٰٓئِكَ ve ulaike işte onlar
  14. مِنَ mine -dendir
  15. ٱلصَّـٰلِحِينَ s-salihine iyiler- kök: صلح

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نكر (37 geçiş) · Aynı kök: نهي (56 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş)

    Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.

  • Aynı kök: نكر (37 geçiş) · Aynı kök: نهي (56 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş)

    Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah'a iman edersiniz. Kitap ehli de inansalardı…

  • Aynı kök: نكر (37 geçiş) · Aynı kök: نهي (56 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş)

    Onlar, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de yazılı buldukları Resule, o ümmi peygambere uyan kimselerdir. O, onlara iyiliği emreder, onları kötülükten…

  • Aynı kök: سرع (23 geçiş) · Ortak kavram: Hayır

    Biz de onun duasını kabul ettik ve kendisine Yahya'yı bağışladık. Eşini de kendisi için, (doğurmaya) elverişli kıldık. Onlar gerçekten hayır…

  • Aynı kök: سرع (23 geçiş) · Ortak kavram: Hayır

    (55-56) Kendilerine bol bol verdiğimiz mal ve evlatla onların iyiliğine koştuğumuzu mu sanıyorlar? Hayır, onlar farkına varmıyorlar!

  • Aynı kök: سرع (23 geçiş) · Ortak kavram: Hayır

    İşte bunlar hayır işlerine koşuşurlar ve o uğurda öne geçerler.

  • Aynı kök: نهي (56 geçiş) · Ortak kavram: Hayır

    Ey Kitab ehli! Dininizde sınırları aşmayın ve Allah hakkında ancak hakkı söyleyin. Meryem oğlu İsa Mesih, ancak Allah'ın peygamberi, Meryem'e…

  • Aynı kök: نهي (56 geçiş) · Ortak kavram: Hayır

    (Ey inkarcılar!) Eğer fetih istiyorsanız işte size fetih geldi. Eğer (peygambere karşı gelmekten) vazgeçerseniz, bu sizin için daha hayırlı olur.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

69 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlar Allah'a ve ahiret gününe iman eder; iyiliği emreder (öğütler), kötülükten engeller (sakındırır) ve iyi işlerde yarışırlar. İşte bunlar, iyilerdendir.

Mustafa İslamoğlu

Onlar Allah'a ve ahiret gününe inanırlar, iyi ve doğru olanı teklif eder kötü ve yanlış olandan sakındırırlar; ve hayırlı işlerde birbirleriyle yarışırlar: işte bunlar aktif iyi olanlardır.

Muhammed Esed

Onlar, Allah'a ve Ahiret Günü'ne inanırlar; doğru olanı emreder, eğri olandan alıkoyarlar ve hayırlı işlerde birbirleriyle yarışırlar: işte bunlar dürüst ve erdemli kimselerdendir.

Ahmed Hulusi

Allah Esma'sının nefslerinin hakikati olduğuna ve sonsuz geleceğe iman ederler, Hak ve hakikatle hükmederler, Din'e ters düşen şeylerden insanları sakındırırlar ve (maddi - manevi) hayırlara koşuşurlar. İşte onlar salihlerdir.

Ali Bulaç

Bunlar, Allah'a ve ahiret gününe iman eder, maruf olanı emreder, münker olandan sakındırır ve hayırlarda yarışırlar. İşte bunlar salih olanlardandır.

Ali Özek ve heyeti

Onlar, Allah'a ve ahiret gününe inanırlar; iyiliği emreder, kötülükten menederler; hayır işlerinde yarışırlar. İşte bunlar sâlih kişilerdendir.

Ali Rıza Safa

Allah'a ve Sonsuz Yaşam Günü'ne inanırlar; güzel olanı öğütlerler, kötülüğü yasaklarlar ve iyiliklerde yarışırlar. Erdemli olanlar, işte onlardır.

Bayraktar Bayraklı

Onlar, Allah'a ve ahiret gününe inanırlar; doğru olanı emreder, eğri olandan alıkoyarlar ve hayırlı işlerde birbirleriyle yarışırlar.İşte bunlar erdemli insanlardandır.

Edip Yüksel

ALLAH'ı ve ahiret gününü onaylarlar, iyiliği öğütler kötülükten sakındırır ve iyi işlere koşuşurlar. İşte onlar iyilerdendir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH'a ve ahiret gününe inanırlar, iyiliği öğütler kötülükten sakındırır ve iyi işlere koşuşurlar. İşte onlar iyilerdendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'a ahiret gününe inanır, iyiliği emreder, kötülükten vazgeçirmeye çalışırlar ve hayırlara koşuşurlar. İşte onlar, iyi kimselerdendirler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allaha inanırlar, Ahıret gününe inanırlar, ma'rufu emrederler, münkerden nehyederler, hayırlara koşuşurlar ve işte bunlar salihindendirler

Erhan Aktaş

Bunlar, Allah'a ve ahiret gününe inanırlar, ma'rufu yapıp telkin ederler, munkere engel olurlar dipnot 1 ; hayırda birbirleriyle yarışırlar, işte bunlar salihlerdendir. dipnot 2

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 3:104. ayetin dipnotu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kötülükle mücadele eden, bozuk olan şeyi düzelten, iyileştiren, yapıcı olan, iyiye yönlendiren.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bunlar, Allah'a ve Ahiret Günü'ne inanırlar, ma'rufu yapıp telkin ederler, münkere engel olurlar; dipnot 1 hayırda birbirleriyle yarışırlar, işte bunlar salihlerdendir. dipnot 2

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 3:104. Ayet dipnotu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kötülüğe karşı mücadele eden, bozuk olan şeyi düzelten, iyileştiren, yapıcı olan, iyiye yönlendiren.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bunlar, Allah'a ve Ahiret Günü'ne inanırlar, ma'rufu dipnot 1 buyururlar, münkerden dipnot 2 sakındırırlar; hayırda birbirleriyle yarışırlar; işte bunlar salihlerdendir. dipnot 3

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Herkesin doğru, iyi ve yararlı gördüğü toplumsal değer yargıları; vahye uygun olan.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kötü, zararlı, yanlış, vahye aykırı olan.
  3. metne dön, dipnot 3
    Dürüst, samimi, erdemli.

Gültekin Onan

Bunlar Tanrı'ya ve ahiret gününe inanır, maruf olanı buyurur, münkerden sakındırır ve hayırlarda yarışırlar. İşte bunlar salih olanlardandır.

Hasan Basri Çantay

Allaha ve ahiret gününe inanırlar, iyiliği emrederler, kötülükden vaz geçirmiye çalışırlar, hayır işlerinde de birbirleriyle yarış yaparlar. İşte onlar saalihlerdendirler.

İbni Kesir

Onlar; Allah'a ve ahiret gününe inanırlar. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar. Hayırlara koşuşurlar, işte onlar salihlerdendir.

Mehmet Alagaş

(110-117) Siz, İnsanlar için çıkarılmış iyi bir ümmetsiniz, bilineni / tanınanı emredersiniz bilinmezden / tanınmazdan sakındırırsınız ve Allah’a iman edersiniz , keşke Kitap halkı / ehli iman etse idi onlar için iyi olurdu , onlardan iman edenler varsa da çoğunluğu yoldan çıkmıştır / fasıktır. Size sadece eziyet ederek zarar verebilirler , sizinle savaş edildiğinde arkalarını dönerler, onlara yardım edilmez. Onlara nerede olurlarsa olsun lar zillet vurulmuştur , Allah’ın ve insanların ipine sarılanlar hariçtir, Allah’tan bir azaba uğramışlardır , onlara yoksulluk vurulmuştur , bu, onların Allah’ın ayetlerini yok saymalarından ve nebileri haksız yere öldürmelerinden dolayıdır , bu, onların baş kaldırıp taşkınlık yapmaları sebebiyledir. Ehli kitap içindeki var olan bir topluluk bunlarla aynı değildirler , Onlar Allah’ın ayetlerini gece anlarında okurlar ve onlar secde de ederler, Allah’a ve ahiret gününe iman ederler, bilineni / tanınanı emreder, belirsiz olandan / tanınmayandan sakınırlar, iyilikte yarışırlar, işte onlar salihlerdendir. Hayır olarak ne yaparlarsa kesinlikle onlar, asla yok sayılmazlar Allah sakınanları bilir. Kafirlerin malları ve evlatları Allah’tan olana karşı bir fayda sağlamadı, işte onlar ateş halkıdır, orada kalıcıdırlar. Bu dünya hayatında harcamayanların / infak etmeyenlerin durumu , içi kavurucu olan bir rüzgârın kendilerine zulmetmiş kavmin ekinine isabet etmesine benzer ki, o / ekin helak olmuştur. Allah onlara zulmetmedi lakin onlar, kendilerine zulmettiler. 118, 119,120, (SİZE BİR GÜZELLİK DOKUNDUĞUNDA TASALANANLARI NASIL DOST EDİNEBİLİRSİNİZ Kİ? Ey iman edenler sizin dışınızdakileri dost edinmeyin , size bir rahatsızlık vermekten çekinmezler , sıkıntıya düşmenizi arzularlar, içlerindeki nefret ağışlarından taşmaktadır , göğüslerinde ki gizledikleri ise daha da büyüktür , eğer aklediyorsanız ayetleri size açıklıyoruz. Siz öyle kimselersiniz ki onları seversiniz, onlar sizi sevmez ler, siz kitapların hepsine iman edersiniz , onlar sizle buluştuklarında derler ki “iman ettik”, tek başlarına kaldıklarında ise kinlerinden parmaklarını ısırırlar , de k kininizd en ölün, muhakkak ki Allah göğüslerde olanı bilir. Eğer size bir iyilik dokunursa tasalanırlar, size bir kötülük değerse onunla rahatlarlar / ferahlarlar, eğer sabreder ve sakınırsanız onların tuzakları size bir zarar vermez, Allah onların yaptıklarını çevrelemiştir / kuşatmıştır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar, Allah’a ve ahiret gününe iman ederler. İyiliği emreder, kötülükten men eder, hayır işlerinde birbirleriyle yarışırlar. İşte onlar salihlerdendir.

Süleyman Ateş

Onlar, Allah'a ve ahiret gününe inanırlar, iyiliği emreder, kötülükten men ederler; hayır işlerine koşarlar. İşte onlar iyilerdendir.

Süleymaniye Vakfı

Allah'a ve ahiret gününe inanıp güvenir, marufun /iyi şeylerin yapılmasını ister ve münkerden /kötü şeylerden sakındırırlar. Hayırlı işlerde de yarışırlar. İşte onlar iyi kimselerdendir. dipnot 1

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunlar Allah'a ve ahiret gününe inanan, marufa (Kitab'a) uygun olanı isteyen, münkere (o ölçülere uymayana) karşı çıkan ve hayırlı işlerde yarışan kimselerdir. İyi olanlar işte bunlardır.

Şaban Britch

Onlar, Allah’a ve ahiret gününe inanır. İyiliği emreder, kötülüğü yasaklar, hayırlarda yarışırlar. İşte onlar da salihlerdendir.

Şaban Piriş

Onlar, Allah'a ve ahiret gününe inanır. İyiliği emreder, kötülüğü yasaklar, hayırlarda yarışırlar. İşte onlar da salihlerdendir.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'a ve ahiret gününe inanırlar, iyilik ve güzelliği belirlenmiş olana özendirirler, kötülük ve çirkinliği belirlenmiş olandan sakındırırlar. Hayır işlerde yarışırcasına koşarlar. İşte bunlar hayra ve barışa yönelik hizmet üretenlerdendir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They believe in Allah with hearts impressed with images of religious and spiritual virtues and they are mindful of the Hereafter. They enjoin equity and recourse to general principles of justice and they condemn the bad and emulate the best. Such people are enrolled among the righteous.

Abdul Haleem

who believe in God and the Last Day, who order what is right and forbid what is wrong, who are quick to do good deeds. These people are among the righteous

Abdullah Yusuf Ali

They believe in Allah and the Last Day; they enjoin what is right, and forbid what is wrong; and they hasten (in emulation) in (all) good works: They are in the ranks of the righteous.

Abul A'la Maududi

They believe in Allah and in the Last Day and enjoin what is right and forbid what is wrong, and hasten to excel each other in doing good. These are among the righteous.

Aisha Bewley

They have iman in Allah and the Last Day, and enjoin the right and forbid the wrong, and compete in doing good. They are among the righteous.

Al-Hilali & Khan

They believe in Allâh and the Last Day; they enjoin Al-Ma‘rûf (Islâmic Monotheism, and following Prophet Muhammad صلى الله عليه وسلم) and forbid Al-Munkar (polytheism, disbelief and opposing Prophet Muhammad صلى الله عليه وسلم); and they hasten in (all) good works; and they are among the righteous.

Ali Quli Qarai

They have faith in Allah and the Last Day, and bid what is right and forbid what is wrong, and are active in [performing] good deeds. They are among the righteous.

Amatul Rahman Omar

They believe in Allâh and the Last Day and enjoin good and forbid evil, and they vie one with another in (doing) good deeds. And it is these who are of the truly righteous.

Arthur John Arberry

believing in God and in the Last Day, bidding to honour and forbidding dishonour, vying one with the other in good works; those are of the righteous.

Bijan Moeinian

The latter believe in God and the Day of the Resurrection. They invite people to do good, forbid them of evil deeds and rush to participate in good deeds. Such people are indeed the righteous ones.

E. Henry Palmer

They believe in God, and in the last day, and bid what is reasonable, and forbid what is wrong, and vie in charity; these are among the righteous.

Edip-Layth

They acknowledge God and the Last day, promote recognized norms and deter from evil, and they hasten in goodness; these are of the reformed ones.

George Sale

They believe in God, and the last day; and command that which is just, and forbid that which is unjust, and zealously strive to excel in good works: These are of the righteous.

Hamid S. Aziz

They believe in Allah, and in the last day, and bid intelligent (or right) conduct, and forbid what is stupid (or wrong), and vie with one another in good works; these are among the righteous.

Mahmoud Ghali

They believe in Allah and the Last Day, and command beneficence, and forbid maleficence, and vie swiftly in charitable deeds; and those are of the righteous.

Marmaduke Pickthall

They believe in Allah and the Last Day, and enjoin right conduct and forbid indecency, and vie one with another in good works. These are of the righteous.

Mohamed Ahmed - Samira

And believe in God and the Last Day, and enjoin what is good and forbid what is wrong, and who hasten to give in charity: they are among the upright and the doers of good.

Muhammad Asad

They believe in God and the Last Day, and enjoin the doing of what is right and forbid the doing of what is wrong, and vie with one another in doing good works: and these are among the righteous.

Mustafa Khattab

They believe in Allah and the Last Day, encourage good and forbid evil, and race with one another in doing good. They are ˹truly˺ among the righteous.

Progressive Muslims

They believe in God and the Last Day and order kindness and deter from evil, and they hasten in goodness; these are of the righteous ones.

Rashad Khalifa

They believe in GOD and the Last Day, they advocate righteousness and forbid evil, and they hasten to do righteous works. These are the righteous.

Sahih International

They believe in Allah and the Last Day, and they enjoin what is right and forbid what is wrong and hasten to good deeds. And those are among the righteous.

Sam Gerrans

They believe in God and the Last Day, and enjoin what is fitting, and forbid perversity, and compete in good deeds; and those are among the righteous.

Shabbir Ahmed

They believe in Allah as the One True God, and in the Last Day. They advocate what Allah has decreed as virtuous, and forbid what Allah has decreed as vice. They try to lead in acts of social benefit; such are the ones who augment the human potential.

Syed Vickar Ahamed

They believe in Allah and the Last Day; They join in what is right, and forbid what is wrong: And they hasten (to carry on all the) good works: They are in the ranks of the righteous.

Taqi Usmani

they believe in Allah and the Hereafter, and bid the Fair and forbid the Unfair, and hasten towards good deeds. They are among the righteous.

The Monotheist Group

They believe in God and the Last Day and order kindness and prohibit vice, and they hasten in goodness; these are of the good doers.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 114. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 114. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 114. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩