Âl-i İmrân suresi

Âl-i İmrân suresi, 116. ayet

Âl-i İmrân suresi, 116. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَن تُغْنِىَ عَنْهُمْ أَمْوَٰلُهُمْ وَلَآ أَوْلَٰدُهُم مِّنَ ٱللَّهِ شَيْـًٔا وَأُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

inne-lleẕîne keferû len tugniye `anhüm emvâlühüm velâ evlâdühüm mine-llâhi şey'â. veülâike aṣḥâbü-nnâr. hüm fîhâ ḫâlidûn.

Diyanet İşleri

İnkar edenlerin ne malları ne evlatları, onlara Allah'a karşı bir yarar sağlar. İşte onlar cehennemliktirler. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Âl-i İmrân 113–119 · surenin 116. ayeti / 200

Konu Kitap ehlinin hepsi bir değildir; sırdaş edinmeyin Âl-i İmrân 111–120 3

  1. Âl-i İmrân 113

    Onların (Kitap ehlinin) hepsi bir değildir. Kitap ehli içinde, gece saatlerinde ayakta duran, secdeye kapanarak Allah'ın ayetlerini okuyan bir topluluk da vardır.

  2. Âl-i İmrân 114

    Onlar, Allah'a ve ahiret gününe inanırlar. İyiliği emrederler. Kötülükten men ederler, hayır işlerinde birbirleriyle yarışırlar. İşte onlar salihlerdendir.

  3. Âl-i İmrân 115

    Onlar ne hayır işlerlerse karşılıksız bırakılmayacaklardır. Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanları bilir.

  4. 116

    İnkar edenlerin ne malları ne evlatları, onlara Allah'a karşı bir yarar sağlar. İşte onlar cehennemliktirler. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  5. Âl-i İmrân 117

    Onların bu dünya hayatında harcadıkları malların durumu, kendilerine zulmeden bir topluluğun ekinlerini vurup mahveden kavurucu ve soğuk bir rüzgarın durumu gibidir. Allah, onlara zulmetmedi. Fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlar.

  6. Âl-i İmrân 118

    Ey iman edenler! Sizden olmayanlardan hiçbir sırdaş edinmeyin. Onlar size fenalık etmekten asla geri kalmazlar. Hep sıkıntıya düşmenizi isterler. Onların kinleri konuşmalarından apaçık ortaya çıkmıştır. Kalplerinde gizledikleri ise daha büyüktür. Eğer düşünürseniz size ayetleri açıkladık.

  7. Âl-i İmrân 119

    İşte siz öyle kimselersiniz ki, onları seversiniz; onlar ise, bütün kitaplara iman ettiğiniz halde, sizi sevmezler. Onlar sizinle karşılaştıkları zaman "inandık" derler. Ama kendi başlarına kaldıklarında, size karşı kinlerinden dolayı parmaklarını ısırırlar. De ki: "Öfkenizden ölün!" Şüphesiz Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) bilir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 116–117. ayetler için yazılmıştır.

116-117. Yüce Allah kâfirlerin Allah’ın âyetlerini inkâr edip peygamberlerini yalanlayan kimseleri hiçbir şeyin, Allah’ın azabından kurtaramayacağını, hiçbir kimsenin onlara bir fayda sağlayamayacağını ve Allah nezdinde hiçbir kimsenin onlara şefaatçi olmayacağını beyan etmektedir. Zorlu zamanlar ve hoşlanmadıkları haller için hazırladıkları mallarının ve evlatlarının da kendilerine hiçbir faydasının olmayacağını, dünyada iken batıllarının zaferi için harcadıkları bütün mallarının da zayi olup gideceğini ifade etmektedir. Onların bu harcamalarının misali ise “kavurucu” çok soğuk yahut da yakıcı bir ateş içeren oldukça şiddetli bir rüzgârın isabet ettiği ekine benzer ki böyle bir rüzgâr o ekini mahveder.

Bütün bunların sebebi ise onların zulümleridir. Allah onlara zulmetmemiş, günahsız yere onları cezalandırmamıştır, asıl onlar kendi kendilerine zulmetmektedirler. Bu Yüce Allah’ın şu buyruğunu andırmaktadır: “O kâfirler, şüphesiz mallarını Allah yolundan alıkoymak için harcarlar, yakında da onları harcayacaklar, sonra bu onlara bir yürek acısı olacaktır. Sonra da yenilgiye uğrayacaklardır...” (el-Enfal, 8/36)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şüphesiz ki Allah'ı ve resullerini inkâr edenlerin ne malları ne de evlatları Allah'a karşı onlara bir fayda sağlamaz. Allah'ın azabını onlardan geri çevirmediği gibi rahmetine de götürmez. Bilakis onların kederini ve azabını arttırır. İşte onlar cehennemliklerdir. Orada devamlı kalacaklardır.

Kelimeler

18 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّ inne şüphesiz
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. كَفَرُوا۟ keferu inkar eden(ler) kök: كفر
  4. لَن len
  5. تُغْنِىَ tugniye yarar sağlamayacaktır kök: غني
  6. عَنْهُمْ anhum onlara
  7. أَمْوَٰلُهُمْ emvaluhum malları kök: مول
  8. وَلَآ ve la ne de
  9. أَوْلَـٰدُهُم evladuhum evladları kök: ولد
  10. مِّنَ mine karşı
  11. ٱللَّهِ llahi Allah'a kök: اله
  12. شَيْـًۭٔا ۖ şey'en hiçbir şey kök: شيا
  13. وَأُو۟لَـٰٓئِكَ ve ulaike ve onlar
  14. أَصْحَـٰبُ eshabu halkıdır kök: صحب
  15. ٱلنَّارِ ۚ n-nari ateş kök: نور
  16. هُمْ hum onlar
  17. فِيهَا fiha orada
  18. خَـٰلِدُونَ halidune sürekli kalacaklardır kök: خلد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: غني (73 geçiş) · Aynı kök: ولد (102 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş)

    Onların malları da, evlatları da Allah'a karşı kendilerine bir yarar sağlamayacaktır. Onlar, cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  • Aynı kök: غني (73 geçiş) · Aynı kök: ولد (102 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş)

    Şüphesiz, inkar edenlere, ne malları, ne de evlatları Allah'a karşı hiçbir fayda sağlar. Onlar ateşin yakıtıdırlar.

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi…

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…

  • Aynı kök: ولد (102 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    (17-21) Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş…

  • Aynı kök: ولد (102 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    Çevrelerinde, gördüğünde saçılmış inciler sanacağın, hep aynı gençlik ve güzellikte kalacak hizmetçiler dolaşır.

  • Aynı kök: مول (86 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    O, malının, kendisini ebedileştirdiğini sanır.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

67 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki kâfir olanların malları da çocukları da Allah'a karşı onlara hiçbir şeyde asla yarar sağlamayacaktır. İşte onlar ateş halkıdır; onlar orada ebedî kalıcıdır.

Mustafa İslamoğlu

Küfre saplananlara gelince: Onları ne malları ne de çocukları Allah'a karşı koruyabilir. İşte onlar ateş yaranıdır; onlar orada ebedi kalıcıdır.

Muhammed Esed

Hakikati inkara şartlanmış olanlara gelince; onları ne dünya malları ne de evlatları Allah'a karşı koruyabilir. İşte onlar içinde yaşayıp kalacakları ateşe mahkum edilmişlerdir.

Ahmed Hulusi

Hakikati inkar edenlere gelince; onların ne malları ne de evlatları Allah'a karşı hiçbir koruma sağlamayacaktır. Onlar yanmaya mahkumdurlar, sonsuza dek!

Ali Bulaç

Gerçekten inkar edenlerin ise, ne malları, ne çocukları, onlara Allah'tan yana bir şey sağlayamaz. İşte onlar, ateşin halkıdırlar, onda temelli olarak kalacaklardır.

Ali Özek ve heyeti

İnkâr edenler var ya, onların ne malları ve ne de evlatları, Allah'tan gelecek azaba karşı, onlara hiçbir fayda sağlamayacaktır. Onlar Cehennem ashâbıdırlar ve orada ebedî kalacaklardır.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, nankörlük edenlerin malları ve çocukları, Allah'ın karşısında asla yarar sağlamaz. Ateşin yoldaşları, işte onlardır. Sürekli orada kalacaklardır.

Bayraktar Bayraklı

İnkar edenlere gelince,onların malları da evlatları da Allah'ın azabından korunmak için kendilerine hiçbir fayda sağlamayacaktır. İşte onlar cehennemliklerdir; onlar orada uzun süreli kalacaklardır.

Edip Yüksel

İnkar edenlerin ne paraları ne de çocukları ALLAH'a karşı kendilerine hiçbir yarar sağlamayacaktır. Onlar ateşin halkıdır ve orada sürekli kalıcıdırlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnkar edenlerin ne paraları ne de çocukları ALLAH'a karşı kendilerine hiç bir yarar sağlamıyacaktır. Onlar ateşin halkıdır ve orada sürekli kalıcıdırlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Küfredenleri, kesinlikle ne malları ne de çocukları Allah'tan kurtaramayacaktır. Onlar, cehennemin sakinleridirler ve hep orada kalacaklardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Küfredenler, her halde onların ne malları ne evladları kendilerini Allahdan kurtaracak değildir, onlar eshabı nardır hep onda kalacaklardır

Erhan Aktaş

Kuşkusuz Kafirlerin ne malları ne de evlatları Allah'ın yanında bir yarar sağlamayacaktır. İşte onlar, ateş ehlidir. Onlar, orada sürekli kalacaklardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kuşkusuz Kafirlerin ne malları ne de evlatları Allah'ın yanında bir yarar sağlamayacaktır. İşte onlar, ateş ehlidir. Onlar, orada sürekli kalacaklardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gerçeği yalanlayarak nankörlük edenlere gelince, onların ne malları ne de evlatları Allah'a karşı kendilerine hiçbir yarar sağlamayacaktır. İşte onlar, ateş ehlidir. Onlar, orada sürekli kalacaklardır.

Gültekin Onan

Gerçekten kafirlerin ise, ne malları, ne çocukları, onlara Tanrı'dan yana bir şey sağlayamaz. İşte onlar, ateşin halkıdırlar, onda temelli olarak kalacaklardır.

Hasan Basri Çantay

Hakıykat, o küfredenler (yok mu?) onların ne malları, ne evladları kendilerinden, Allanın azabından hiçbir şey'i, kaabil değil, gideremezler. Onlar cehennemin yar-ü hemdemidirler. Onlar orada ebedi kalıcıdırlar.

İbni Kesir

Küfredenlerin malları ve çocukları Allah'a karşı kendilerine hiçbir fayda sağlamayacaktır. Onlar cehennem yaranıdırlar, orada ebediyyen kalacaklardır.

Mehmet Alagaş

(110-117) Siz, İnsanlar için çıkarılmış iyi bir ümmetsiniz, bilineni / tanınanı emredersiniz bilinmezden / tanınmazdan sakındırırsınız ve Allah’a iman edersiniz , keşke Kitap halkı / ehli iman etse idi onlar için iyi olurdu , onlardan iman edenler varsa da çoğunluğu yoldan çıkmıştır / fasıktır. Size sadece eziyet ederek zarar verebilirler , sizinle savaş edildiğinde arkalarını dönerler, onlara yardım edilmez. Onlara nerede olurlarsa olsun lar zillet vurulmuştur , Allah’ın ve insanların ipine sarılanlar hariçtir, Allah’tan bir azaba uğramışlardır , onlara yoksulluk vurulmuştur , bu, onların Allah’ın ayetlerini yok saymalarından ve nebileri haksız yere öldürmelerinden dolayıdır , bu, onların baş kaldırıp taşkınlık yapmaları sebebiyledir. Ehli kitap içindeki var olan bir topluluk bunlarla aynı değildirler , Onlar Allah’ın ayetlerini gece anlarında okurlar ve onlar secde de ederler, Allah’a ve ahiret gününe iman ederler, bilineni / tanınanı emreder, belirsiz olandan / tanınmayandan sakınırlar, iyilikte yarışırlar, işte onlar salihlerdendir. Hayır olarak ne yaparlarsa kesinlikle onlar, asla yok sayılmazlar Allah sakınanları bilir. Kafirlerin malları ve evlatları Allah’tan olana karşı bir fayda sağlamadı, işte onlar ateş halkıdır, orada kalıcıdırlar. Bu dünya hayatında harcamayanların / infak etmeyenlerin durumu , içi kavurucu olan bir rüzgârın kendilerine zulmetmiş kavmin ekinine isabet etmesine benzer ki, o / ekin helak olmuştur. Allah onlara zulmetmedi lakin onlar, kendilerine zulmettiler. 118, 119,120, (SİZE BİR GÜZELLİK DOKUNDUĞUNDA TASALANANLARI NASIL DOST EDİNEBİLİRSİNİZ Kİ? Ey iman edenler sizin dışınızdakileri dost edinmeyin , size bir rahatsızlık vermekten çekinmezler , sıkıntıya düşmenizi arzularlar, içlerindeki nefret ağışlarından taşmaktadır , göğüslerinde ki gizledikleri ise daha da büyüktür , eğer aklediyorsanız ayetleri size açıklıyoruz. Siz öyle kimselersiniz ki onları seversiniz, onlar sizi sevmez ler, siz kitapların hepsine iman edersiniz , onlar sizle buluştuklarında derler ki “iman ettik”, tek başlarına kaldıklarında ise kinlerinden parmaklarını ısırırlar , de k kininizd en ölün, muhakkak ki Allah göğüslerde olanı bilir. Eğer size bir iyilik dokunursa tasalanırlar, size bir kötülük değerse onunla rahatlarlar / ferahlarlar, eğer sabreder ve sakınırsanız onların tuzakları size bir zarar vermez, Allah onların yaptıklarını çevrelemiştir / kuşatmıştır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kâfirlerin ne malları ne evlatları Allah’a karşı bir fayda sağlamayacaktır. İşte onlar ateş ehlidirler. Onlar orada ebedî kalacaklardır.

Süleyman Ateş

Nankörlere gelince, ne malları, ne de evladları onlara, Allah'a karşı hiçbir yarar sağlamayacaktır. Onlar ateş halkıdır; onlar orada sürekli kalacaklardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kafirlerin dipnot 1 malları da çocukları da Allah'a karşı bir fayda sağlamaz. Onlar cehennem ahalisidir, orada ölümsüz olarak kalacaklardır..

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayetleri görmezlikten gelenlerin.

Şaban Britch

Kâfir olanlar ise onlara malları da evlatları da Allah’tan gelen bir şeye/azaba karşı bir fayda vermeyecektir. Onlar, Cehennem ashabıdır, orada ebedidirler

Şaban Piriş

Kafir olanlar ise onlara malları da evlatları da Allah'tan gelen bir şeye/azaba karşı bir fayda vermeyecektir. Onlar, cehennem ashabıdır, orada ebedidirler.

Yaşar Nuri Öztürk

Küfre sapanlara gelince, onların malları da çocukları da kendilerine Allah'a karşı bir yarar asla sağlamayacaktır. Ateşin dostlarıdır onlar. Sürekli kalacaklardır onun içinde.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Indeed those who denied Allah were born to be losers; neither their wealth nor their progeny shall profit them or afford them help nor be beneficially effective against what Allah has for them in store. These are the inmates of hell to endure for that vast forever.

Abdul Haleem

As for those who disbelieve, neither their possessions nor their children will help them against God- they will be companions in the Fire, there to remain-

Abdullah Yusuf Ali

Those who reject Faith,- neither their possessions nor their (numerous) progeny will avail them aught against Allah: They will be companions of the Fire,-dwelling therein (for ever).

Abul A'la Maududi

As for those who denied the Truth, neither their possessions nor their children will avail them against Allah. They are the people of the Fire, and therein they shall abide.

Aisha Bewley

As for those who are kafir, their wealth and children will not help them against Allah in any way. They are the Companions of the Fire. remaining in it timelessly, for ever.

Al-Hilali & Khan

Surely, those who reject Faith (disbelieve in Allâh and in Muhammad صلى الله عليه وسلم) as being Allâh’s Messenger and in all that which he صلى الله عليه وسلم has brought from Allâh), neither their properties, nor their offspring will avail them aught against Allâh. They are the dwellers of the Fire, therein they will abide.[1] (Tafsir At-Tabarî).

Ali Quli Qarai

As for the faithless, neither their wealth nor their children will avail them anything against Allah. They shall be the inmates of the Fire, and they shall remain in it [forever].

Amatul Rahman Omar

Verily, as to those who disbelieve, neither their possessions nor their children shall avail them aught against (the punishment of) Allâh. And it is they who are the fellows of the Fire, therein shall they live long.

Arthur John Arberry

As for the unbelievers, their riches shall not avail them, neither their children, against God; those are the inhabitants of the Fire, therein dwelling forever.

Bijan Moeinian

Those who choose the disbelief, on the contrary, will not find their wealth and children of any help in the court of God. They will end up in the Hellfire and have to bear it for the eternity.

E. Henry Palmer

Verily, those who misbelieve, their wealth is of no service to them, nor their children either, against God; they are the fellows of the Fire, and they shall dwell therein for aye.

Edip-Layth

As for those who were unappreciative, neither their money nor their children will avail them anything from God. These are the people of the fire, where they abide eternally.

George Sale

As for the unbelievers, their wealth shall not profit them at all, neither their children, against God: They shall be the companions of hell fire; they shall continue therein for ever.

Hamid S. Aziz

Verily, those who disbelieve, their wealth and children are of no service to them against Allah; they are the rightful owners of the Fire, and they shall dwell therein.

Mahmoud Ghali

Surely the ones who have disbelieved, their riches will never avail them, neither their children, anything against Allah; and those are the companions (i. e., the inhabitants) of the Fire, and they are therein eternally (abiding).

Marmaduke Pickthall

Lo! the riches and the progeny of those who disbelieve will not avail them aught against Allah; and such are rightful owners of the Fire. They will abide therein.

Mohamed Ahmed - Samira

As for those who disbelieve, neither wealth nor children will avail them in the least against God. They are the residents of Hell where they will live for ever.

Muhammad Asad

[But, ] behold, as for those who are bent on denying the truth - neither their worldly possessions nor their children will in the least avail them against God: and it is they who are destined for the fire, therein to abide.

Mustafa Khattab

Indeed, neither the wealth nor children of the disbelievers will be of any benefit to them against Allah. It is they who will be the residents of the Fire. They will be there forever.

Progressive Muslims

As for those who rejected, neither their money nor their children will avail them anything from God. These are the people of the Fire, in it they abide eternally.

Rashad Khalifa

Those who disbelieved can never be helped by their money or their children against GOD. They have incurred Hell, wherein they abide forever.

Sahih International

Indeed, those who disbelieve - never will their wealth or their children avail them against Allah at all, and those are the companions of the Fire; they will abide therein eternally.

Sam Gerrans

Those who ignore warning: neither their wealth nor their children will avail them anything against God. And those are the companions of the Fire; therein they abide eternally.

Shabbir Ahmed

The wealth and children of the deniers will not avail them against Allah. They will end up in Hellfire to abide therein. (The punishment to humans is built in, in their actions. Allah is not like human tyrants who punish out of anger or displeasure (3:182), (4:111), (20:15), (7:147), (27:90)).

Syed Vickar Ahamed

Surely, those who reject Faith— Neither their possessions nor their (numerous) descendants will be of any use against Allah: They will be companions of the Fire— Living in there (forever).

Taqi Usmani

Surely, those who disbelieve, neither their wealth nor their children shall help them against Allah; and they are the people of the Fire. They shall be there forever.

The Monotheist Group

As for those who rejected, neither their money nor their children will avail them anything from God. These are the people of the Fire, in it they abide.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 116. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 116. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 116. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩