Âl-i İmrân suresi

Âl-i İmrân suresi, 112. ayet

Âl-i İmrân suresi, 112. ayet. ضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ ٱلذِّلَّةُ أَيْنَ مَا ثُقِفُوٓا۟ إِلَّا بِحَبْلٍ مِّنَ ٱللَّهِ وَحَبْلٍ مِّنَ ٱلنَّاسِ وَبَآءُو بِغَضَبٍ مِّنَ ٱللَّهِ وَضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ ٱلْمَسْكَنَةُ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ كَانُوا۟ يَكْفُرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَيَقْتُلُونَ ٱلْأَنۢبِيَآءَ بِغَيْرِ حَقٍّ ذَٰلِكَ بِمَا عَصَوا۟ وَّكَانُوا۟ يَعْتَدُونَ

ḍuribet `aleyhimü-ẕẕilletü eyne mâ ŝüḳifû illâ biḥablim mine-llâhi veḥablim mine-nnâsi vebâû bigaḍabim mine-llâhi veḍuribet `aleyhimü-lmeskeneh. ẕâlike biennehüm kânû yekfürûne biâyâti-llâhi veyaḳtülûne-l'embiyâe bigayri ḥaḳḳ. ẕâlike bimâ `aṣav vekânû ya`tedûn.

Diyanet İşleri

Onlar nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah'ın ve (mü'min) insanların güvencesine sığınmadıkça kendilerini zillet kaplamıştır. Onlar Allah'ın gazabına uğradılar ve yoksulluk onları kapladı. Bunun sebebi onların; Allah'ın ayetlerini inkar ediyor ve peygamberleri haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmekte ve (Allah'ın koyduğu) sınırları çiğnemekte oluşları idi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Âl-i İmrân 109–115 · surenin 112. ayeti / 200

Konu Kitap ehlinin hepsi bir değildir; sırdaş edinmeyin Âl-i İmrân 111–120 3

  1. Âl-i İmrân 109

    Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Bütün işler ancak Allah'a döndürülür.

  2. Âl-i İmrân 110

    Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah'a iman edersiniz. Kitap ehli de inansalardı elbette kendileri için hayırlı olurdu. Onlardan iman edenler de var. Ama pek çoğu fasık kimselerdir.

  3. Âl-i İmrân 111

    Onlar size eziyetten başka bir zarar veremezler. Eğer sizinle savaşmaya kalkışsalar, size arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra onlara yardım da edilmez.

  4. 112

    Onlar nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah'ın ve (mü'min) insanların güvencesine sığınmadıkça kendilerini zillet kaplamıştır. Onlar Allah'ın gazabına uğradılar ve yoksulluk onları kapladı. Bunun sebebi onların; Allah'ın ayetlerini inkar ediyor ve peygamberleri haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmekte ve (Allah'ın koyduğu) sınırları çiğnemekte oluşları idi.

  5. Âl-i İmrân 113

    Onların (Kitap ehlinin) hepsi bir değildir. Kitap ehli içinde, gece saatlerinde ayakta duran, secdeye kapanarak Allah'ın ayetlerini okuyan bir topluluk da vardır.

  6. Âl-i İmrân 114

    Onlar, Allah'a ve ahiret gününe inanırlar. İyiliği emrederler. Kötülükten men ederler, hayır işlerinde birbirleriyle yarışırlar. İşte onlar salihlerdendir.

  7. Âl-i İmrân 115

    Onlar ne hayır işlerlerse karşılıksız bırakılmayacaklardır. Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanları bilir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

112. Bu buyrukta Yüce Allah yahudilere zillet damgası vurulmuş olduğunu haber vermektedir. Bu nedenle onlar nerede olurlarsa olsunlar korku içerisindedirler. Herhangi bir antlaşma yahut İslâm’ın hükmüne boyun eğip cizye vermeyi kabul etmek suretiyle güven sağlayacak bir sebebe sarılmaları dışında hiçbir şey onları güven altında bulundurmaz. Yahut da “insanların emanına sığınmış olmaları müstesna” Yani başkalarının yönetim ve nezaretleri altında bulunmaları halinde kendilerini emniyet altında hissedebilirler. Nitekim öteden beri durumlarının böyle olduğu görülmüştür. Son dönemlerde Filistin’de elde ettikleri geçici egemenliği de ancak diğer büyük devletlerin yardım ve desteği ile ve bu büyük devletlerin onlara her türlü imkânı hazırlamaları sonucu elde edebilmişlerdir.

“Onlar Allah’ın gazabına uğramışlar.” Allah onlara gazap etmiştir. Zillet ve fakirlik ile onları cezalandırmıştır. Buna sebep ise Allah’ın âyetlerini inkâr etmeleri ve haksız yere peygamberleri öldürmeleridir. Onlar bunu bilgisizliklerinden dolayı yapmıyorlardı. Haddi aşmalarından ve inatlarından dolayı yapıyorlardı.

Onlara verilen bu çeşitli cezalar “onların isyan etmiş ve aşırı gitmiş olmalarındandır.” Şanı Yüce Allah onlara asla zulmetmemiş ve suçsuz yere onları cezalandırmamıştır. Onlara verdiği bu cezalar, onların haddi aşmaları, düşmanlık etmeleri, küfre sapmaları, peygamberleri yalanlamaları ve korkunç cinâyetler işlemelerinden dolayıdır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Nerede olursa olsunlar, Yahudileri aşağılık ve zelillik kuşatmıştır. Onlar, Allah Teâlâ'dan bir ahde veya bir emana yahut insanlardan bir emana sığınmadıkça emniyette olmazlar. Allah'ın gazabına uğradılar, ihtiyaç ve yoksulluk onları kuşattı. Bunların sebebi Allah'ın ayetlerini inkâr etmeleri ve zulüm ederek peygamberlerini öldürmeleridir. Aynı zamanda Allah'ın sınırlarını aşmaları ve itaatsizlikleri başlarına gelenlerin sebebidir.

Kelimeler

35 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ضُرِبَتْ duribet vurulmuştur kök: ضرب
  2. عَلَيْهِمُ aleyhimu onlara
  3. ٱلذِّلَّةُ z-zilletu alçaklık (damgası) kök: ذلل
  4. أَيْنَ eyne nerede
  5. مَا ma
  6. ثُقِفُوٓا۟ sukifu bulunsalar kök: ثقف
  7. إِلَّا illa ancak hariç
  8. بِحَبْلٍۢ bihablin ahdine (ipine) kök: حبل
  9. مِّنَ mine
  10. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  11. وَحَبْلٍۢ ve hablin ve ahdine (ipine) kök: حبل
  12. مِّنَ mine
  13. ٱلنَّاسِ n-nasi (inanan) insanların kök: نوس
  14. وَبَآءُو ve ba'u ve uğradılar kök: بوا
  15. بِغَضَبٍۢ bigadebin gazabına kök: غضب
  16. مِّنَ mine
  17. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  18. وَضُرِبَتْ ve duribet ve vuruldu kök: ضرب
  19. عَلَيْهِمُ aleyhimu üzerlerine
  20. ٱلْمَسْكَنَةُ ۚ l-meskenetu miskinlik (damgası) kök: سكن
  21. ذَٰلِكَ zalike böyledir
  22. بِأَنَّهُمْ biennehum çünkü onlar
  23. كَانُوا۟ kanu kök: كون
  24. يَكْفُرُونَ yekfurune inkar ediyorlar kök: كفر
  25. بِـَٔايَـٰتِ biayati ayetlerini kök: ايي
  26. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  27. وَيَقْتُلُونَ ve yektulune öldürüyorlardı kök: قتل
  28. ٱلْأَنۢبِيَآءَ l-enbiya'e nebileri kök: نبا
  29. بِغَيْرِ bigayri -sız yere kök: غير
  30. حَقٍّۢ ۚ hakkin hak- kök: حقق
  31. ذَٰلِكَ zalike böyledir
  32. بِمَا bima çünkü
  33. عَصَوا۟ asav isyan etmişlerdi kök: عصي
  34. وَّكَانُوا۟ ve kanu kök: كون
  35. يَعْتَدُونَ yea'tedune ve haddi aşıyorlardı kök: عدو

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بوا (17 geçiş) · Aynı kök: غضب (24 geçiş) · Aynı kök: ذلل (24 geçiş)

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…

  • Aynı kök: حبل (7 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş)

    Hep birlikte Allah'ın ipine (Kur'an'a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize…

  • Aynı kök: ثقف (6 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş)

    Şayet onlar sizi ele geçirirlerse, size düşman olurlar, size ellerini ve dillerini kötülükle uzatırlar ve inkar etmenizi arzu ederler.

  • Aynı kök: بوا (17 geçiş) · Aynı kök: غضب (24 geçiş)

    Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi kıskançlıkları sebebiyle Allah'ın, kullarından dilediğine lütfuyla indirdiği vahyi inkar etmeleri ne…

  • Aynı kök: بوا (17 geçiş) · Aynı kök: غضب (24 geçiş)

    -Savaş taktiği olarak düşmanı vurmak için çekilme, ya da diğer bir birliğe katılmak durumu hariç- böyle bir günde her kim onlara arkasını dönerse…

  • Aynı kök: غضب (24 geçiş) · Aynı kök: ذلل (24 geçiş)

    Buzağıyı ilah edinenlere mutlaka (ahirette) Rablerinden bir gazab, dünya hayatında ise bir zillet erişecektir. İşte biz iftiracıları böyle…

  • Aynı kök: غضب (24 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş)

    Musa, kavmine kızgın ve üzgün olarak döndüğünde, "Benden sonra arkamdan ne kötü işler yaptınız! Rabbinizin emrini beklemeyip acele mi ettiniz?" dedi.…

  • Aynı kök: ثقف (6 geçiş)

    Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke'den) siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı, adam öldürmekten daha ağırdır.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlar (yahudiler) nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah'ın ipine (sözüne) ve insanların (müminlerin) ipine (sözleşmesine) sığınmanın dışında kendilerine alçaklık (damgası) vurulmuştur. (Onlar) Allah'ın gazabına uğramış ve çaresizliğe mahkûm edilmiştir. Zira onlar Allah'ın ayetlerini inkâr ediyor ve peygamberleri haksız yere öldürüyordu. Çünkü isyan etmiş ve haddi aşmışlardı. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Bakara 2:61; Al-i İmrân 3:21, 181; Nisâ 4:155.

Mustafa İslamoğlu

Onlar Allah'a ve insanlığa karşı taahhütlerine yapışmadıkları sürece, nerede olurlarsa olsunlar zillete mahkumdurlar. Zira Allah'ın gazabına uğramış, üzerlerine zillet ve miskinlik damgası vurulmuştur. Bütün bunların nedeni, Allah'ın ayetlerini inkar etmeleri ve peygamberleri haksız yere öldürmeleridir. Bunlarsa, isyankar olmaları ve ısrarla taşkınlıkta bulunmaları yüzündendir.

Muhammed Esed

Onlar, Allah'a ve insanlara karşı taahhütlerine (sadakatle) bağlanmadıkları sürece, nerede bulunurlarsa bulunsunlar zillete duçar olurlar; çünkü Allah'ın gazabına uğramış ve aşağılanmaya mahkum edilmişlerdir. Bütün bunlar (başlarına geldi,) çünkü Allah'ın mesajlarını inkarda ve peygamberleri haksız yere öldürmekte ısrar ettiler; bütün bunlar (vaki oldu), çünkü (Allah'a) isyanda bulundular ve hakkın sınırlarını inatla ihlal ettiler.

Ahmed Hulusi

Onlar nerede bulunsalar, üzerlerine zillet (aşağılanma) hükmü vurulmuştur; Allah'tan bir gazaba uğradılar ve aşağılanarak yaşamaya mahkum oldular. . . Allah'tan bir ipe ('Rabbimiz sensin' ahdine, yani hakikatlerinin Esma mertebesinden oluştuğuna) ve insanlardan bir ipe (bu imana sahip birine tabi olma) sarılmışlar müstesna! Zira Allah'ın işaretlerindeki varlığını (Esma'sının açığa çıkışı olan işaretleri) inkar ediyorlardı ve Nebileri, Hakk'ın muradına karşı (nefsaniyetlerine uyarak) öldürüyorlardı. İşte bu onların isyanları, haddi aşmaları sebebiyledir.

Ali Bulaç

Her nerede bulunurlarsa bulunsunlar -Allah'ın ipine ve insanların ipine (ahdine) sığınanlar başka- onlara zillet (zorluk damgası) vurulmuştur. Onlar, Allah'tan bir gazaba uğradılar da üzerlerine aşağılanma (damgası) vuruldu. Bu, Allah'ın ayetlerini inkar etmeleri ve peygamberleri haksız yere öldürmeleri nedeniyledir. (Yine) Bu, isyan etmeleri ve haddi aşmaları dolayısıyladır.

Ali Özek ve heyeti

Onlar (yahudiler) nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah'ın ahdine ve insanların (müminlerin) himayesine sığınmadıkça kendilerine zillet (damgası) vurulmuştur; Allah'ın hışmına uğramışlar ve miskinliğe mahkum edilmişlerdir. Çünkü onlar, Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorlar ve haksız yere peygamberleri öldürüyorlardı. Bu da, onların isyan etmiş ve haddi aşmış bulunmalarındandır.

Ali Rıza Safa

Nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah'ın güvencesine ve insanların güvencesine sığınanlar dışında, onları aşağılanma kaplamıştır. Allah'ın öfkesine uğramışlar ve yoksulluk onları kaplamıştır. Aslında, Allah'ın ayetlerini inkar ettikleri ve peygamberleri haksız yere öldürdükleri için böyle olmuştur. Karşı geldikleri ve sınırı aştıkları için böyle olmuştur.

Bayraktar Bayraklı

Onlar Allah'a ve insanlara karşı taahhütlerine bağlanmadıkları sürece, nerede bulunurlarsa bulunsunlar zillete düçar olurlar; çünkü Allah'ın gazabına uğramış ve aşağılanmaya mahkum edilmişlerdir. Bütün bunlar başlarına geldi; çünkü Allah'ın ayetlerini inkar etmekte ve peygamberleri haksız yere öldürmekte ısrar ettiler. Bütün bunlar gerçekleşti; çünkü Allah'a isyanda bulundular ve hakkın sınırlarını inatla ihlal ettiler.

Edip Yüksel

Nerede bulunurlarsa bulunsunlar - ALLAH ile bağlantı kuranlar veya halk ile bağlantı kuranlar hariç- horlandılar. ALLAH'ın gazabını hak ettiler ve yoksulluğa mahkûm edildiler. Zira onlar, ALLAH'ın ayetlerini inkar ediyor ve peygamberleri haksız yere öldürüyorlardı. Tüm bunlar, karşı gelmeleri ve sınırı aşmalarının bir sonucu idi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Nerede bulunurlarsa bulunsunlar – ALLAH ile bağlantı kuranlar veya halk ile bağlantı kuranlar hariç– horlandılar. ALLAH'ın gazabını hak ettiler ve yoksulluğa mahkûm edildiler. Zira onlar, ALLAH'ın ayetlerini inkâr ediyor ve peygamberleri haksız yere öldürüyorlardı. Tüm bunlar, karşı gelmeleri ve sınırı aşmalarının bir sonucu idi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Nerede bulunursalar, alçaklık damgası altında kalmaya mahkumdurlar; meğer ki Allah'ın himayesine ve inananların himayesine sığınmış olsunlar. Onlar, döne dolaşa Allah'ın hışmına uğradılar ve miskinlik altında ezilmeye mahkum kaldılar. Çünkü onlar, Allah'ın ayetlerini inkar ediyorlar ve peygamberleri bile bile öldürüyorlardı. Çünkü baş kaldırmışlardı ve aşırı gidiyorlardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Nerede bulunsalar zillet altında kalmağa mahkumdurlar, meğerki Allahın ahdına ve mü'minlerin ahdına sığınmış olsunlar, döne dolaşa Allahın gazabına müstehıkk oldular ve meskenet altında ezilmeğe mahkum kaldılar, çünkü Allahın ayetlerine küfrediyorlardı ve Peygamberleri bile bile haksızlıkla öldürüyorlardı, çünkü asi olmuşlardı ve aşırı gidiyorlardı.

Erhan Aktaş

Onlar dipnot 1 , nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah'ın ve insanların ipine tutunmadıkları dipnot 2 sürece zillet içinde olurlar. Onlar, Allah'ın gazabına uğradılar. Yoksunluğa tutsak oldular. Bunun nedeni, onların asileşip hadlerini aşarak, Allah'ın ayetlerini yalanlamaları ve haksız yere Nebilerini öldürmeleridir. Bu ceza, onların isyan etmelerinden ve haddi aşmış olmalarındandır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yahudiler.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah'ın ve Mü'minlerin yoluna yönelmedikçe. Veya yaptıkları sözleşmeye uymadıkları sürece.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar dipnot 1 , nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah'ın ve insanların ipine tutunmadıkları dipnot 2 sürece zillet içinde olurlar. Onlar, Allah'ın gazabına uğradılar. Yoksunluğa tutsak oldular. Bunun nedeni, onların asileşip hadlerini aşarak, Allah'ın ayetlerini yalanlamaları ve haksız yere nebilerini öldürmeleridir. Bu ceza, onların isyan etmelerinden ve haddi aşmış olmalarındandır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yahudiler.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah'ın ve mü'minlerin yoluna yönelmedikçe. Veya yaptıkları sözleşmeye uymadıkları sürece.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar dipnot 1 , nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah'ın ve insanların ipine tutunmadıkları dipnot 2 sürece zillet içinde olurlar. Onlar, Allah'ın gazabına uğradılar. Yoksunluğa tutsak oldular. Bunun nedeni, onların asileşip hadlerini aşarak, Allah'ın ayetlerini yalanlamaları ve haksız yere nebilerini öldürmeleridir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yahudiler.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah'ın ve mü'minlerin yoluna yönelmedikçe.

Gültekin Onan

Her nerede bulunurlarsa bulunsunlar -Tanrı'nın ipine ve insanların ipine (ahdine) sığınanlar başka- onlara zillet (zorluk damgası) vurulmuştur. Onlar, Tanrı'dan bir gazaba uğradılar da üzerlerine aşağılanma (damgası) vuruldu. Bu, Tanrı'nın ayetlerine küfretmeleri ve peygamberleri haksız yere öldürmeleri nedeniyledir. (Yine) Bu, isyan etmeleri ve haddi aşmaları dolayısıyladır.

Hasan Basri Çantay

Onlar (Yahudiler) nerede bulunurlarsa bulunsunlar üzerlerine zillet (damgası) vurulmuşdur (kurtulamazlar) Meğer ki Allahın ipine ve insanların (mü'minlerin) ahdine (sığınmış) olsunlar. Onlar döne dolaşa Allahın hışmına uğradılar. Üzerlerine de bir miskinlik vuruldu. Bunun sebebi şudur: Çünkü onlar Allahın ayetlerini inkar ile kafir olmuşlar, peygamberleri haksız yere öldürmüşlerdi. (Biz de) şudur: Çünkü onlar isyan etmişler ve aşırı gitmişlerdi.

İbni Kesir

Nerede bulunurlarsa bulunsunlar; üzerlerine zillet vurulmuştur. Allah'ın ve mü'minlerin ahdine sığınmış olanlar müstesna. Allah'ın hışmına uğradılar. Üzelerine de miskinlik vuruldu. Bu, Allah'ın ayetlerini inkar etmeleri ve haksız yere peygamberleri öldürmelerindendir. Bu, onların isyan etmeleri ve taşkınlık yapmalarındandır.

Mehmet Alagaş

(110-117) Siz, İnsanlar için çıkarılmış iyi bir ümmetsiniz, bilineni / tanınanı emredersiniz bilinmezden / tanınmazdan sakındırırsınız ve Allah’a iman edersiniz , keşke Kitap halkı / ehli iman etse idi onlar için iyi olurdu , onlardan iman edenler varsa da çoğunluğu yoldan çıkmıştır / fasıktır. Size sadece eziyet ederek zarar verebilirler , sizinle savaş edildiğinde arkalarını dönerler, onlara yardım edilmez. Onlara nerede olurlarsa olsun lar zillet vurulmuştur , Allah’ın ve insanların ipine sarılanlar hariçtir, Allah’tan bir azaba uğramışlardır , onlara yoksulluk vurulmuştur , bu, onların Allah’ın ayetlerini yok saymalarından ve nebileri haksız yere öldürmelerinden dolayıdır , bu, onların baş kaldırıp taşkınlık yapmaları sebebiyledir. Ehli kitap içindeki var olan bir topluluk bunlarla aynı değildirler , Onlar Allah’ın ayetlerini gece anlarında okurlar ve onlar secde de ederler, Allah’a ve ahiret gününe iman ederler, bilineni / tanınanı emreder, belirsiz olandan / tanınmayandan sakınırlar, iyilikte yarışırlar, işte onlar salihlerdendir. Hayır olarak ne yaparlarsa kesinlikle onlar, asla yok sayılmazlar Allah sakınanları bilir. Kafirlerin malları ve evlatları Allah’tan olana karşı bir fayda sağlamadı, işte onlar ateş halkıdır, orada kalıcıdırlar. Bu dünya hayatında harcamayanların / infak etmeyenlerin durumu , içi kavurucu olan bir rüzgârın kendilerine zulmetmiş kavmin ekinine isabet etmesine benzer ki, o / ekin helak olmuştur. Allah onlara zulmetmedi lakin onlar, kendilerine zulmettiler. 118, 119,120, (SİZE BİR GÜZELLİK DOKUNDUĞUNDA TASALANANLARI NASIL DOST EDİNEBİLİRSİNİZ Kİ? Ey iman edenler sizin dışınızdakileri dost edinmeyin , size bir rahatsızlık vermekten çekinmezler , sıkıntıya düşmenizi arzularlar, içlerindeki nefret ağışlarından taşmaktadır , göğüslerinde ki gizledikleri ise daha da büyüktür , eğer aklediyorsanız ayetleri size açıklıyoruz. Siz öyle kimselersiniz ki onları seversiniz, onlar sizi sevmez ler, siz kitapların hepsine iman edersiniz , onlar sizle buluştuklarında derler ki “iman ettik”, tek başlarına kaldıklarında ise kinlerinden parmaklarını ısırırlar , de k kininizd en ölün, muhakkak ki Allah göğüslerde olanı bilir. Eğer size bir iyilik dokunursa tasalanırlar, size bir kötülük değerse onunla rahatlarlar / ferahlarlar, eğer sabreder ve sakınırsanız onların tuzakları size bir zarar vermez, Allah onların yaptıklarını çevrelemiştir / kuşatmıştır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar (Yahudiler) nerede bulunsalar, Allah'ın ipine (ahdine) ve insanların ipine (emanına) sığınanlar müstesna, onlara alçaklık damgası vurulmuştur. Allah'tan bir gazaba uğramışlardır ve onlara miskinlik damgası vurulmuştur. Çünkü onlar, Allah'ın ayetlerinin inkâr ediyorlar ve haksız yere peygamberlerini öldürüyorlardı. Bu da, onların isyan etmiş ve haddi aşmış bulunmalarındandır.

Süleyman Ateş

Nerede olsalar, onlara alçaklık (damgası) vurulmuştur (ezilmeğe mahkumdurlar). Meğer ki Allah'ın ahdine ve (inanan) insanların ahdine sığınmış olsunlar. Allah'ın gazabına uğradılar ve üzerlerine miskinlik damgası vuruldu (yoksulluk içinde ezildiler). Böyle oldu, çünkü onlar Allah'ın ayetlerini inkar ediyorlar, haksız yere peygamberleri öldürüyorlardı ve çünkü isyan etmişlerdi, haddi aşıyorlardı.

Süleymaniye Vakfı

Allah'ın himayesi veya insanların himayesi dipnot 1 altında olmaları dışında, bulundukları her yerde onlara alçaklık damgası vurulur dipnot 2 ve Allah'ın öfkesini hak ederler. Üzerlerine çaresizlik de çöker. Çünkü Allah'ın ayetlerini görmezlikte direnir ve haklı bir gerekçeye dayanmadan nebileri öldürür /itibarsızlaştırmaya çalışırlar.[3] Bu ceza, isyan etmelerine ve aşırı gitmelerine karşılıktır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
  3. metne dön, dipnot 4
    Bunlar Muhammed aleyhisselama çeşitli iftiralarda bulunarak onun nebiliğini öldürmeye çalışmaktadırlar. Bakara 2/61 ve Al-i İmran 3/21 ayetlerinin dipnotlarına bakınız.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'ın desteğini ve insanların desteğini almamış olanlar, her yerde alçaklık damgası yer, Allah'ın gazabına gelirler. Üzerlerinde çaresizlik damgası da olur. Çünkü Allah'ın ayetlerini görmezlikten gelmiş ve nebilerini haksız yere öldürmüşlerdir. Bu ceza, yaptıkları isyana ve aşırı davranışlarına karşılıktır.

Şaban Britch

Onlar nerede bulunurlarsa bulunsunlar (cizye vermek sureti ile) Allah'ın ve inanan insanların himayesinde olmaları dışında üzerlerine alçaklık damgası vurulmuştur. Allah'tan bir gazaba uğradılar, onlara aşağılık damgası vuruldu. Bu, onların Allah’ın ayetlerine küfretmeleri ve peygamberleri haksız yere öldürmeleri sebebiyle idi. Bu, onların isyan etmeleri ve haddi aşmaları yüzünden idi.

Şaban Piriş

Onlara, Allah'a ve insanlara karşı taahhütlerine bağlanmadıkları sürece nerede olurlarsa olsunlar bir zillet damgası vurulmuştur. Ayrıca Allah'ın gazabına uğradılar da miskinliğe mahkum edildiler. Bu, onların Allah'ın ayetlerini inkar etmeleri ve peygamberleri haksız yere öldürmeleri sebebiyle idi. Bu, onların isyan etmeleri ve haddi aşmaları yüzünden idi.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'tan bir ipe ve insanlardan bir ipe tutunmaları dışında, nerede bulunsalar üzerlerine zillet damgası vurulur. Allah'ın hışmına uğramışlardır. Üzerlerine miskinlik damgası vurulmuştur. Bu böyledir. Çünkü onlar, Allah'ın ayetlerine küfrediyor, haksız yere peygamberleri öldürüyorlardı; isyan etmişlerdi, zulüm ve azgınlık sergiliyorlardı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They have been stamped with humiliation (The Jews) wherever they are found, except when they come to be under the tutelage of Allah and at peace with people. They came within the measure of Allah’s wrath and they were stamped with mortification of pride. Their unjustifiable slaying of the Prophets was in the train of their defiance of piety. Their disobedience was natural to them that it became an addiction to transgression.

Abdul Haleem

and, unless they hold fast to a lifeline from God and from mankind, they are overshadowed by vulnerability wherever they are found. They have drawn God’s wrath upon themselves. They are overshadowed by weakness, too, because they have persistently disbelieved in God’s revelation and killed prophets without any right, all because of their disobedience and boundless transgression.

Abdullah Yusuf Ali

Shame is pitched over them (Like a tent) wherever they are found, except when under a covenant (of protection) from Allah and from men; they draw on themselves wrath from Allah, and pitched over them is (the tent of) destitution. This because they rejected the Signs of Allah, and slew the prophets in defiance of right; this because they rebelled and transgressed beyond bounds.

Abul A'la Maududi

Wherever they were, they were covered with ignominy, except when they were protected by either a covenant with Allah or a covenant with men. dipnot 1 They are laden with the burden of Allah's wrath, and humiliation is stuck upon them - and all this because they rejected the signs of Allah and slayed the Prophets without right, and because they disobeyed and transgressed.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    If the Jews have ever enjoyed any measure of peace and security anywhere in the world they owe it to the goodwill and benevolence of others rather than to their own power and strength. At times Muslim governments granted them refuge while at others non-Muslim powers extended protection. Similarly, if the Jews ever emerged as a power it was due not to their intrinsic strength but to the strength of others.

Aisha Bewley

They will be plunged into abasement wherever they are found, unless they have a treaty with Allah and with the people. They have brought down anger from Allah upon themselves, and they have been plunged into destitution. That was because they rejected Allah’s Signs and killed the Prophets without any right to do so. That was because they disobeyed and went beyond the limits.

Al-Hilali & Khan

Indignity is put over them wherever they may be, except when under a covenant (of protection) from Allâh, and from men; they have drawn on themselves the Wrath of Allâh, and destruction is put over them. This is because they disbelieved in the Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) of Allâh and killed the Prophets without right. This is because they disobeyed (Allâh) and used to transgress beyond bounds (in Allâh’s disobedience, crimes and sins).

Ali Quli Qarai

Abasement has been stamped upon them wherever they are confronted, except for an asylum from Allah and an asylum from the people; and they earned the wrath of Allah, and poverty was stamped upon them. That, because they would defy the signs of Allah and kill the prophets unjustly. That, because they would disobey and used to commit transgression.

Amatul Rahman Omar

Smitten are they with ignominy wherever they are found unless they have a bond (of protection) from Allâh, or a bond (of security) from the people. They have incurred the displeasure of Allâh and have been condemned to humiliation. That is so because they would disbelieve in the Messages of Allâh and would seek to kill the Prophets without any just cause. And that is so because they rebelled and had been transgressing as usual.

Arthur John Arberry

Abasement shall be pitched on them, wherever they are come upon, except they be in a bond of God, and a bond of the people; they will be laden with the burden of God's anger, and poverty shall be pitched on them; that, because they disbelieved in God's signs, and slew the Prophets without right; that, for that they acted rebelliously and were transgressors.

Bijan Moeinian

For the simple reason that they have turned their backs to the revelations of God, and have gone so far as to kill the Lord’s Prophets, they are cursed by God. Consequently, they will be disgraced and humiliated whenever they face you unless they uphold God’s covenant as well as respect their peace treaty with you. A little bit security that they may enjoy is not earned by them but has been the result of the help and kindness of others (American help in case of Israel, for instance.)

E. Henry Palmer

They are smitten with abasement wherever they be found, save for the rope of God and the rope of man; and they draw on themselves wrath from God. They are smitten, too, with poverty; that is because they did disbelieve in God's signs, and kill the prophets undeservedly. That is because they did rebel and did transgress.

Edip-Layth

They are stricken with humiliation wherever they are found, except through a covenant from God and a covenant from the people. They earned God's wrath and were stricken with humiliation; that is because they were being unappreciative of God's signs and fighting/killing the prophets without just cause. This is the consequence of their disobedience and transgression.

George Sale

They are smitten with vileness wheresoever they are found; unless they obtain security by entering into a treaty with God, and a treaty with men: And they draw on themselves indignation from God, and they are afflicted with poverty. This they suffer, because they disbelieved the signs of God, and slew the prophets unjustly; this, because they were rebellious, and transgressed.

Hamid S. Aziz

They are smitten with abasement wherever they be found, save for the rope of Allah and the rope of man (the ties of the covenant); and they draw on themselves wrath from Allah and are smitten with wretchedness; that is because they did disbelieve in Allah's signs, and killed the prophets wrongfully. That is because they did rebel and transgress.

Mahmoud Ghali

Humiliation has been stricken upon them wherever they were caught, except they be with a Rope (i. e., the Covenant of Allah "the Qur'an and Sunnah) from Allah and a rope (i.e., a bond of other nations) from mankind. And they have incurred anger from Allah and have been stricken with indigence. That (is) because they used to disbelieve in the signs of Allah and to kill the Prophesiers (i.e., the Prophets) untruthfully; (i.e., without right) that (is) because they disobeyed and they were transgressing.

Marmaduke Pickthall

Ignominy shall be their portion wheresoever they are found save (where they grasp) a rope from Allah and a rope from men. They have incurred anger from their Lord, and wretchedness is laid upon them. That is because they used to disbelieve the revelations of Allah, and slew the prophets wrongfully. That is because they were rebellious and used to transgress.

Mohamed Ahmed - Samira

Degraded they shall live wheresoever they be unless they make an alliance with God and alliance with men, for they have incurred the anger of God, and misery overhangs them. That is because they denied the signs of God and killed the prophets unjustly, and rebelled, and went beyond the limit.

Muhammad Asad

Overshadowed by ignominy are they wherever they may be, save [when they bind themselves again] in a bond with God and a bond with men; for they have earned the burden of God's condemnation, and are overshadowed by humiliation: all this [has befallen them] because they persisted in denying the truth of God's messages and in slaying the prophets against all right: all this, because they rebelled [against God], and persisted in transgressing the bounds of what is right.

Mustafa Khattab

They will be stricken with disgrace wherever they go, unless they are protected by a covenant with Allah or a treaty with the people. They have invited the displeasure of Allah and have been branded with misery for rejecting Allah’s revelations and murdering ˹His˺ prophets unjustly. This is ˹a fair reward˺ for their disobedience and violations.

Progressive Muslims

They are stricken with humiliation wherever they are found, except through a rope from God and a rope from the people. And they stayed in God's wrath and were stricken with humiliation; that is because they were disbelieving in God's signs and killing the prophets without just cause; that is for what they disobeyed and were transgressing.

Rashad Khalifa

They shall be humiliated whenever you encounter them, unless they uphold GOD's covenant, as well as their peace covenants with you. They have incurred wrath from GOD, and, consequently, they are committed to disgrace. This is because they rejected GOD's revelations, and killed the prophets unjustly. This is because they disobeyed and transgressed.

Sahih International

They have been put under humiliation [by Allah ] wherever they are overtaken, except for a covenant from Allah and a rope from the Muslims. And they have drawn upon themselves anger from Allah and have been put under destitution. That is because they disbelieved in the verses of Allah and killed the prophets without right. That is because they disobeyed and [habitually] transgressed.

Sam Gerrans

Pitched upon them will be ignominy wherever they are found save for a rope from God and a rope from men. And they will incur wrath from God, and wretchedness will be pitched upon them, for it is that they denied the proofs of God! And they killed the prophets without cause, for it is that they opposed and exceeded all bounds!

Shabbir Ahmed

Humiliated are they wherever they may be, unless they grasp a bond with God, and a bond with the people. They have incurred displeasure of God, and are committed to disgrace. This is because they have been rejecting the Divine Revelations and have been opposing the Messengers of God, even wrongfully killing some of them. All this, because they rebelled, and persisted in transgressing the bounds of what is right.

Syed Vickar Ahamed

Shame is thrown over them (like a tent) wherever they are found, except when (they are) under a promise (of protection) from Allah and from men; They draw on themselves anger from Allah and upon them is thrown severe poverty. This is because they rejected the Signs (verses) of Allah, and killed the prophets without right; And because they rebelled and crossed the bounds.

Taqi Usmani

Disgrace has been stamped over them wherever they are found, unless (saved) through a source from Allah and through a source from men, and they have returned with wrath from Allah, and misery has been stamped over them. All this is because they used to deny the signs of Allah, and to slay the prophets unjustly. All this is because they disobeyed and transgressed the limits.

The Monotheist Group

They are struck with humiliation wherever they are encountered, except for a rope from God and a rope from the people. And they stayed in the wrath of God and were struck with humiliation; that is because they were disbelieving in the revelations of God and killing the prophets without right; that is for what they disobeyed and were transgressing.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 112. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 112. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 112. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩