Âl-i İmrân suresi

Âl-i İmrân suresi, 155. ayet

Âl-i İmrân suresi, 155. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ تَوَلَّوْا۟ مِنكُمْ يَوْمَ ٱلْتَقَى ٱلْجَمْعَانِ إِنَّمَا ٱسْتَزَلَّهُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ بِبَعْضِ مَا كَسَبُوا۟ وَلَقَدْ عَفَا ٱللَّهُ عَنْهُمْ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ حَلِيمٌ

inne-lleẕîne tevellev minküm yevme-lteḳe-lcem`âni inneme-stezellehümü-şşeyṭânü biba`ḍi mâ kesebû. veleḳad `afe-llâhü `anhüm. inne-llâhe gafûrun ḥalîm.

Diyanet İşleri

İki topluluğun karşılaştığı gün, içinizden yüz çevirip kaçanları, şeytan ancak yaptıkları bazı hatalardan dolayı yoldan kaydırmak istemişti. Ama yine de Allah onları affetti. Kuşkusuz Allah çok bağışlayandır, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir).

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Âl-i İmrân 152–158 · surenin 155. ayeti / 200

Konu Uhud'daki bozgun ve inen güven uykusu Âl-i İmrân 149–155 3

  1. Âl-i İmrân 152

    Andolsun, Allah, izniyle, onları (müşrikleri) kırıp geçirdiğiniz sırada size olan va'dini gerçekleştirdi. Nihayet sevdiğiniz şeyi (zaferi) size gösterdikten sonra, za'f gösterdiniz. (Peygamber'in verdiği) emir konusunda tartıştınız ve emre karşı geldiniz. İçinizden dünyayı isteyenler de vardı, ahireti isteyenler de. Sonra sizi denemek için onlardan yüzünüzü çevirdi. (Kaçıp hezimete uğradınız. Buna rağmen) sizi bağışladı. Allah, mü'minlere karşı çok lütufkardır.

  2. Âl-i İmrân 153

    Peygamber, arkanızdan sizi çağırırken siz durmadan dağa yukarı kaçıyor, hiç kimseye dönüp bakmıyordunuz. Bundan dolayı Allah, size keder üstüne keder verdi ki, (bu durumlara alışasınız ve daha sonra) elinizden gidene, ve başınıza gelene üzülmeyesiniz. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

  3. Âl-i İmrân 154

    Sonra o kederin ardından (Allah) üzerinize içinizden bir kısmını örtüp bürüyen bir güven, bir uyku indirdi. Bir kısmınız da kendi canlarının kaygısına düşmüştü. Allah'a karşı cahiliye zannı gibi gerçek dışı zanda bulunuyorlar; "Bu işte bizim hiçbir dahlimiz yok" diyorlardı. De ki: "Bütün iş, Allah'ındır." Onlar sana açıklayamadıklarını içlerinde saklıyorlar ve diyorlar ki: "Bu konuda bizim elimizde bir şey olsaydı, burada öldürülmezdik." De ki: "Evlerinizde dahi olsaydınız, üzerlerine öldürülmesi yazılmış bulunanlar mutlaka yatacakları (öldürülecekleri) yerlere çıkıp gideceklerdi. Allah, bunu göğüslerinizdekini denemek, kalplerinizdekini arındırmak için yaptı. Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) bilir."

  4. 155

    İki topluluğun karşılaştığı gün, içinizden yüz çevirip kaçanları, şeytan ancak yaptıkları bazı hatalardan dolayı yoldan kaydırmak istemişti. Ama yine de Allah onları affetti. Kuşkusuz Allah çok bağışlayandır, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir).

  5. Âl-i İmrân 156

    Ey iman edenler! Kardeşleri sefere veya savaşa çıktığında onlar hakkında, "Onlar bizim yanımızda olsalardı, ölmezlerdi ve öldürülmezlerdi" diyen inkarcılar gibi olmayın. Allah, bunu (bu düşünceyi) onların kalplerine bir hasret (yarası) olarak koydu. Allah, yaşatır ve öldürür. Allah, yaptıklarınızı görmektedir.

  6. Âl-i İmrân 157

    Andolsun, eğer Allah yolunda öldürülür veya ölürseniz, Allah'ın bağışlaması ve rahmeti onların topladıkları (dünyalıkları)ndan daha hayırlıdır.

  7. Âl-i İmrân 158

    Andolsun, ölseniz de öldürülseniz de, Allah'ın huzurunda toplanacaksınız.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

155. Yüce Allah bu buyruğu ile Uhud günü kaçan kimselerin halini ve onların kaçış sebebini, bu kaçışın şeytanın aldatması olduğunu ve bazı günahlarından ötürü şeytanın onlara musallat olduğunu haber vermektedir. Şeytanın üzerlerine gelmesine ve onlara olumsuz etkide bulunmasına sebep ise onlardı. Çünkü işledikleri masiyetler sebebi ona bu imkânı vermişlerdir. Çünkü şeytanın bineği ve giriş kapıları işlenen masiyetlerdir. Şâyet onlar Rablerine itaate sığınmış olsalardı, şeytanın onları herhangi bir şekilde etkileme gücü olmazdı. Çünkü Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Muhakkak benim kullarım üzerinde senin hiçbir otoriten olamaz.” (el-Hicr, 15/42)

Daha sonra Yüce Allah sorgulanmalarını gerektirici işlerini affettiğini haber vermektedir. Çünkü bundan dolayı onları sorgulayacak olsaydı onları kökten helâk ederdi. “Çünkü Allah Ğafurdur” günah ve hata işleyen kimseleri tevbe etmeye, mağfiret dilemeye muvaffak kılmak sureti ile ve günahları bağışlayıcı musibetlere düçar etmek sureti ile günahları bağışlayandır, “Halimdir.” kendisine isyan edenleri cezalandırmakta acele etmez. Aksine cezayı erteleyip günahkârı kendisine dönmesine, Rabbine yönelmesine davet eder. Bilâhare eğer tevbe edip yönelecek olursa onun bu tevbe ve yönelişi kabul edilir ve Yüce Allah onu hiçbir günah işlememiş gibi, ondan hiçbir kusur sadır olmamış gibi kabul eder.

Bu ihsan ve lütufları dolayısı ile Yüce Allah’a hamd olsun.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ashabı!- Uhud'da Müslüman topluluğu ile müşrik topluluğu karşılaştığında sizden hezimete uğrayanların, işledikleri bazı hataları yüzünden şeytan onların ayağını kaydırmıştı. Ant olsun ki Allah onları bağışlamış, lütfu ve merhameti ile onları cazalandırmamıştır. Şüphesiz ki Allah tövbe edenleri bağışlayandır. Halîm'dir, hemen cezalandırmaz.

Kelimeler

21 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّ inne şüphesiz
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseleri
  3. تَوَلَّوْا۟ tevellev yüz çevirip giden kök: ولي
  4. مِنكُمْ minkum içinizden
  5. يَوْمَ yevme gün kök: يوم
  6. ٱلْتَقَى t-teka iki topluluğun kök: لقي
  7. ٱلْجَمْعَانِ l-cem'aani karşılaştığı kök: جمع
  8. إِنَّمَا innema şüphesiz
  9. ٱسْتَزَلَّهُمُ stezellehumu (yoldan) kaydırmak istemişti kök: زلل
  10. ٱلشَّيْطَـٰنُ ş-şeytanu şeytan kök: شطن
  11. بِبَعْضِ bibea'di bazı kök: بعض
  12. مَا ma dolayı
  13. كَسَبُوا۟ ۖ kesebu yaptıkları işlerden kök: كسب
  14. وَلَقَدْ velekad ama elbette
  15. عَفَا afa affetti kök: عفو
  16. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  17. عَنْهُمْ ۗ anhum onları
  18. إِنَّ inne şüphesiz
  19. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  20. غَفُورٌ gafurun çok bağışlayandır kök: غفر
  21. حَلِيمٌۭ halimun halimdir kök: حلم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Uhud Gazvesi · Aynı kök: عفو (35 geçiş)

    Andolsun, Allah, izniyle, onları (müşrikleri) kırıp geçirdiğiniz sırada size olan va'dini gerçekleştirdi. Nihayet sevdiğiniz şeyi (zaferi) size…

  • Aynı kök: زلل (4 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Aynı kök: بعض (158 geçiş)

    Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin…

  • Aynı kök: حلم (21 geçiş) · Aynı kök: عفو (35 geçiş) · Ortak kavram: Af

    Ey iman edenler! Size açıklandığı takdirde, sizi üzecek olan şeylere dair soru sormayın. Eğer Kur'an indirilirken bunlara dair soru sorarsanız size…

  • Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan

    O şeytan sizi ancak kendi dostlarından korkutuyor. Onlardan korkmayın, eğer mü'min iseniz, benden korkun.

  • Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Uhud Gazvesi

    Hani sen mü'minleri (Uhud'da) savaş mevzilerine yerleştirmek için, sabah erken ailenden (evinden) ayrılmıştın. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla…

  • Aynı kök: عفو (35 geçiş) · Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Ortak kavram: Af

    Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua…

  • Aynı kök: عفو (35 geçiş) · Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Ortak kavram: Af

    Başınıza her ne musibet gelirse, kendi yaptıklarınız yüzündendir. O, yine de çoğunu affeder.

  • Aynı kök: عفو (35 geçiş) · Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Ortak kavram: Af

    Yahut (içlerindekilerin) yaptıklarından dolayı onları helak eder, birçoğunu da affeder.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

67 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Uhud'da) iki ordu karşılaştığı gün sizi bırakıp gidenleri, işledikleri bazı hatalar yüzünden şeytan (yerlerinden) kaydırmıştı. Yemin olsun ki Allah onları affetmiştir. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, hoşgörülüdür.

Mustafa İslamoğlu

İki ordunun karşılaştığı gün, içinizden kaçanlara gelince: birtakım eylemleri sebebiyle şeytan onların ayağını kaydırdı. Fakat (şimdi) Allah onların günahlarını sildi: çünkü Allah tarifsiz bir bağışlayandır, acele cezalandırmayandır.

Muhammed Esed

İki ordunun savaş alanında karşılaştığı gün (görevlerinden) kaçanlara gelince; Şeytan, onları (bizzat) kendi yaptıklarıyla tökezletti. Ama şimdi, Allah onların günahlarını sildi. Doğrusu Allah çok affedicidir, halimdir.

Ahmed Hulusi

İki ordu karşı karşıya geldiğinde sizden kaçanlar, bunu, şeytanın (vehmin) kendilerinde oluşmuş yanlış fikirleri tahrik etmesi sonucu ortaya koymuşlardır. Allah onları affetti. Allah Ğafur'dur, Haliym'dir.

Ali Bulaç

İki topluluğun karşı karşıya geldikleri gün, sizden geri dönenleri, kazandıkları bazı şeyler dolayısıyla şeytan onların ayağını kaydırmak istemişti. Ama andolsun ki, Allah onları affetti. Şüphesiz Allah, bağışlayandır, yumuşak olandır.

Ali Özek ve heyeti

(Uhud'da) iki ordu karşılaştığı gün, sizi bırakıp gidenleri, sırf işledikleri bazı hatalar yüzünden şeytan (yerlerinden) kaydırmıştı. Yine de Allah onları affetti. Çünkü Allah, çok bağışlayıcıdır, halîmdir.

Ali Rıza Safa

Aslında, iki topluluğun karşılaştığı gün, aranızdan geri dönenleri, kendi yaptıkları yüzünden şeytan kaydırmıştır. Ve gerçek şu ki, Allah, onları bağışladı. Kuşkusuz, Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Hoşgörülüdür.

Bayraktar Bayraklı

Uhud'da iki ordunun karşılaştığı gün, sizi bırakıp gidenleri, sırf işledikleri bazı hatalar yüzünden şeytan tökezletti. Yine de Allah onları affetti. Çünkü Allah çok bağışlayıcıdır, yumuşak davranandır.

Edip Yüksel

İki ordunun çarpıştığı gün geriye dönenlerinizi yaptıkları bazı işlerden dolayı sapkın kaydırmak istemişti. Ancak ALLAH onları affetti. ALLAH gerçekten çok Bağışlayıcı, çok Şefkatlidir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İki ordunun çarpıştığı gün geriye dönenlerinizi yaptıkları bazı işlerden dolayı şeytan kaydırmak istemişti. Ancak ALLAH onları affetti. ALLAH gerçekten çok Bağışlayıcı, çok Şefkatlidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O iki topluluk çarpıştığı gün içinizden arkasını dönenlerin, şeytan yalnızca bazı yaptıklarından dolayı ayaklarını kaydırmak istedi. Yine de Allah onları bağışladı. Allah çok bağışlayıcıdır, halimdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

O iki cem'iyyet çarpıştığı gün içinizden arkasını çevirenler, hakikaten onları Şeytan sırf ba'zı kesibleri behanesile kaydırmak istedi, maamafih Allah kendilerinden afvetti, Allah gafurdur halimdir

Erhan Aktaş

İki toplumun, savaş alanında karşılaştıkları gün, içinizden geri dönenlere gelince! Bu yaptıklarından dolayı, şeytan onların ayaklarını kaydırmak istedi. Doğrusu, Allah, yine de onları affetti. Kuşkusuz, Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Çok Hoş Görülü'dür.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İki toplumun, savaş alanında karşılaştıkları gün, içinizden geri dönenlere gelince! Bu yaptıklarından dolayı, şeytan onların ayaklarını kaydırmak istedi. Doğrusu, Allah, yine de onları affetti. Kuşkusuz, Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Çok Hoş Görülü'dür.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İki toplumun, savaş alanında karşılaştıkları gün, içinizden geri dönenler yok mu? Bu yaptıklarından dolayı, şeytan onların ayaklarını kaydırmak istedi. Doğrusu, Allah, yine de onları affetti. Kuşkusuz, Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Çok Hoş Görülü'dür.

Gültekin Onan

İki topluluğun karşı karşıya geldikleri gün, sizden geri dönenleri, kazandıkları bazı şeyler dolayısıyla şeytan onların ayağını kaydırmak istemişti. Ama andolsun ki, Tanrı onları affetti. Şüphesiz Tanrı, bağışlayandır, yumuşak olandır.

Hasan Basri Çantay

Hakıykat, iki ordu karşılaşdığı gün içinizden geri dönenler (yok mu?), onları, irtikab etdikleri ba'zı şeyler yüzünden, ancak şeytan kaydırmak istedi. Andolsun Allah (yine) onları afvetdi. Çünkü Allah şübhesiz çok yarlığayıcıdır, halimdir (Ukuubetde, cezada acele edici değildir).

İbni Kesir

İki topluluğun karşılaştığı gün; içinizden geri dönenleri, yaptıklarının bir kısmından ötürü şeytan yoldan çıkarmak istemiştir. Bununla beraber Allah onları bağışladı. Gerçekten Allah, Gafur'dur, Halim'dir.

Mehmet Alagaş

(152-158) Allah size verdiği sözü kesinlikle doğruladı / tasdikledi, O’nun izniyle onların köklerini kazıyordunuz , s ize sevdiğiniz şeyler gösterildikten sonra gevşeklik gösterdiniz ve emir konusunda çekiştiniz, sizden kimileri yakında olanı / dünyada olanı istiyordu, kimileriniz de ahireti istiyordu. Sonra sizi imtihan amaçlı geri çekti. (Yenildiniz) Kesin olan şu ki sizleri affetti, Allah müminler üzerinde fazıl sahibidir. Bir vakit kaçıyordunuz ve geriye dönüp kimseye dahi bakmıyordunuz , Resul sizleri arkanızdan çağırıyordu. Size gam üstüne gam isabet etti ki elinizden gidene / kaybettiğinize ve size isabet edene üzülmeyesiniz. Allah yaptıklarınızdan haberi olandır. Bu gam sonrasından sonra size bir güven indirdi, sizden bir grubu da uyku hali sarıyordu, bir grup da kendinin derdine düşmüştü, Allah hakkında cahiliyette ki gibi gerçek dışı şeyler düşünüyorlardı, bu işten bize bir şey var mı ki? Diyorlardı , de ki kesinlikle işlerin hepsi Allah içindir , sana açık edemedikleri şeyleri içlerinde / kendilerinde saklıyorlardı , bize bu işten bir şey olsaydı eğer, buralarda öldürülmezdik diyorlar, de ki eğer evlerinizde dahi olsaydınız, ölümü yazılı olanlar öldürülecekleri yere giderlerdi, Allah sizi göğsünüzde olanla imtihan etti, (Savaşa gider miyim? Gitmez miyim?) sizin kalplerinizde olanları açığa çıkardı. Allah kalplerde olanı bilendir. İki cemaat karşılaştığı gün, sizden geri dönenler oldu, kesinlikle şeytan onların ayaklarını, kazandıklarından dolayı kaydırdı. Kesin olan şu ki Allah onları affetti muhakkak ki Allah bağışlayandır ve nazik davranandır. Ey İman edenler, kafirler gibi olmayın , kardeşleri yeryüzünde dolanan yahut gaza da olanlar için keşke yanımızda olsalardı ne ölürlerdi ne de öldürülürlerdi dediler. Allah bunu kalplerinde hasar oluşması için yaptı. Allah diriltir ve öldürür. Allah yaptıklarınızı görendir. Eğer Allah’ın yolunda öldürülürseniz yahut ölürseniz , Allah tarafından bağışlanmak ve esirgenmek topladıklarınızdan hayırlıdır, ölseniz de öldürülseniz de kesinlikle Allah’ta toplanacaksınız.

Rowwad Tercüme Merkezi

İki topluluğun karşılaştığı gün, içinizden yüz çevirip kaçanları, Şeytan ancak yaptıkları bazı hatalardan dolayı yoldan kaydırmak istemişti. Ama yine de Allah onları affetti. Kuşkusuz Allah çok bağışlayandır, Halîm'dir. (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)

Süleyman Ateş

İki topluluğun karşılaştığı gün, içinizden yüz çevirip gidenleri, yaptıkları bazı işlerden dolayı şeytan, (yoldan) kaydırmak istemişti. Ama yine de Allah, onları affetti. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, halimdir.

Süleymaniye Vakfı

İki ordunun karşılaştığı gün, sizden geri dönenler dipnot 1 var ya! Gerçek şu ki şeytan, yaptıkları bazı şeylerden dolayı onların ayaklarını kaydırmak istedi. Allah, yine de onları affetti. Çünkü Allah çokça bağışlayan ve pek yumuşak davranandır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hazrec Kabilesinin lideri ve aynı zamanda Medine'deki münafıkların reisi olan Abdullah b. Übey b. Selul'un, savaş başlamadan 300 kişi ile birlikte ordudan ayrılıp Medine'ye döndüğü rivayet edilir. (Muhammed Hamidullah, Casim Avcı, Uhud, DİA)

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İki ordunun karşılaştığı gün emre aykırı davrananların dipnot 1 ayaklarını, yaptıkları bazı işlerden dolayı şeytan kaydırmak istedi. Allah onları affetti. Çünkü Allah çokça bağışlar, yumuşak davranır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    (Bunun sebebi, Al-i İmran 3/152 ayette geçmişti.)

Şaban Britch

İki topluluğun karşılaştığı gün, içinizden geri dönenler işledikleri bazı hataları yüzünden şeytan onların ayağını kaydırmıştı. Yine de Allah, onları affetti. Allah, çok bağışlayıcı ve çok Halim'dir.

Şaban Piriş

İki topluluğun karşılaştığı gün, içinizden geri dönenler işledikleri bazı hataları yüzünden şeytan onların ayağını kaydırmak istedi. Yine de Allah, onları affetti. Allah, çok bağışlayıcı ve çok şefkatlidir.

Yaşar Nuri Öztürk

İki topluluğun karşılaştığı gün geri dönüp gidenleriniz var ya, yaptıkları bazı işler yüzünden şeytan onların ayağını kaydırmak istemişti. Andolsun, Allah onları yine de affetti. Allah Gafur'dur, Halim'dir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Those of you who turned tail and abandoned their posts on the day the two forces met were but victims of AL-Shaytan. Who took advantage of their disobedience to the Prophet and led them to their fall from their first perfection. However Allah has afforded them forgiveness. He is Ghafurun (Indulgent), and Halimun (Forbearing).

Abdul Haleem

As for those of you who turned away on the day the two armies met in battle, it was Satan who caused them to slip, through some of their actions. God has now pardoned them: God is most forgiving and forbearing.

Abdullah Yusuf Ali

Those of you who turned back on the day the two hosts Met,-it was Satan who caused them to fail, because of some (evil) they had done. But Allah Has blotted out (their fault): For Allah is Oft-Forgiving, Most Forbearing.

Abul A'la Maududi

Surely those of them who turned their backs on the day when the two armies met (at Uhud) did so because Satan made them slip because of some of their lapses. But Allah has pardoned them; He is All-Forgiving, All-Forbearing.

Aisha Bewley

Those of you who turned their backs on the day the two armies clashed – it was Shaytan who made them slip for what they had done. But Allah has pardoned them. Allah is Ever-Forgiving, All-Forbearing.

Al-Hilali & Khan

Those of you who turned back on the day the two hosts met (i.e. the battle of Uhud), it was Shaitân (Satan) who caused them to backslide (run away from the battlefield) because of some (sins) they had earned. But Allâh, indeed, has forgiven them. Surely, Allâh is Oft-Forgiving, Most Forbearing.

Ali Quli Qarai

Those of you who fled on the day when the two hosts met, only Satan had made them stumble because of some of their deeds. Certainly Allah has excused them, for Allah is all-forgiving, all-forbearing.

Amatul Rahman Omar

Surely, those of you who turned their backs on the day when two armies met (in the battlefield of Uhud) it was satan indeed who sought to seduce them (to do so) without any intention on their part because of certain other doings of theirs, and most certainly Allâh has already pardoned them. Verily, Allâh is Great Protector, Ever Forbearing.

Arthur John Arberry

Those of you who turned away the day the two hosts encountered -- Satan made them slip for somewhat they had earned; but God has pardoned them; God is All-forgiving, All-clement.

Bijan Moeinian

Those among you who fled the battle ground were let to be possessed by Satan in account of some of their misdeeds. God, however, forgave them as He is the most forgiving, the Most Tolerant.

E. Henry Palmer

Verily, those of you who turned your backs on that day when the two armies met, it was but Satan who made them slip for something they had earned. But God has now pardoned them; verily, God is forgiving and clement.

Edip-Layth

The day the two armies met, the devil caused some of you to turn away, because of what they had gained. God has pardoned them, for God is Forgiver, Compassionate.

George Sale

Verily they among you who turned their backs on the day whereon the two armies met each other at Ohod, Satan caused them so slip, for some crime which they had committed: But now hath God forgiven them; for God is gracious and merciful.

Hamid S. Aziz

Verily, those of you who turned your backs on that day when the two armies met, it was but Satan who made them slip because of something they had earned. But Allah has now pardoned them; verily, Allah is Forgiving and Clement.

Mahmoud Ghali

Surely the ones of you who turned away the day the two gatherings encountered, surely it was only that Ash-shaytan (The ever-vicious, i. e., the Devil) made them slide back for some of that which they had earned; and Allah has indeed already been clement towards them. Surely Allah is Ever-Forgiving, Ever-Forbearing.

Marmaduke Pickthall

Lo! those of you who turned back on the day when the two hosts met, Satan alone it was who caused them to backslide, because of some of that which they have earned. Now Allah hath forgiven them. Lo! Allah is Forgiving, Clement.

Mohamed Ahmed - Samira

All those among you who turned their backs on the day the two armies clashed (at 'Uhud) were surely induced by Satan to fail in their duty because of their sinful deeds. But God has already forgiven them, for God is forgiving and kind.

Muhammad Asad

Behold, as for those of you who turned away [from their duty] on the day when the two hosts met in battle - Satan caused them to stumble only by means of something that they [themselves] had done. But now God has effaced this sin of theirs: verily, God is much-forgiving, forbearing.

Mustafa Khattab

Indeed, those ˹believers˺ who fled on the day when the two armies met were made to slip by Satan because of their misdeeds. But Allah has pardoned them. Surely Allah is All-Forgiving, Most Forbearing.

Progressive Muslims

Those of you who turned away on the day that the two hosts met, it was the devil who caused them to deviate because of some of what they had gained. And God has pardoned them, for God is Forgiver, Compassionate.

Rashad Khalifa

Surely, those among you who turned back the day the two armies clashed have been duped by the devil. This reflects some of the (evil) works they had committed. GOD has pardoned them. GOD is Forgiver, Clement.

Sahih International

Indeed, those of you who turned back on the day the two armies met, it was Satan who caused them to slip because of some [blame] they had earned. But Allah has already forgiven them. Indeed, Allah is Forgiving and Forbearing.

Sam Gerrans

Those who turned back among you the day the two hosts met: the satan caused them to slip only for some of what they earned. But God has pardoned them; God is forgiving and clement.

Shabbir Ahmed

Those of you, who turned back on that day when the two armies clashed, it was their selfish desire which caused them to backslide. This happened because of their imperfections. Allah pardoned them (since their good outweighed their shortcomings). Allah is Forgiving, Forbearing.

Syed Vickar Ahamed

Those of you who turned back on the day the two armies met—, it was Satan who caused them to fail, because of some (evil) they had done. But Allah has removed (their evil deed): For Allah is Often Forgiving (Ghafoor), Most Forbearing (Haleem).

Taqi Usmani

Surely, those of you who turned back on the day when the two troops faced each other, Satan had but made them slip for some of their deeds. Of course, Allah has forgiven them. Certainly, Allah is Most-Forgiving, Very-Forbearing.

The Monotheist Group

Those of you who turned away on the day that the two hosts met, it was the devil who caused them to slip due to some of what they had earned. And God has pardoned them, for God is Forgiver, Compassionate.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 155. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 155. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 155. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩