Âl-i İmrân suresi

Âl-i İmrân suresi, 158. ayet

Âl-i İmrân suresi, 158. ayet. وَلَئِن مُّتُّمْ أَوْ قُتِلْتُمْ لَإِلَى ٱللَّهِ تُحْشَرُونَ

veleim müttüm ev ḳutiltüm leile-llâhi tuḥşerûn.

Diyanet İşleri

Andolsun, ölseniz de öldürülseniz de, Allah'ın huzurunda toplanacaksınız.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Âl-i İmrân 155–161 · surenin 158. ayeti / 200

Konu Sefere çıkanlar; ölüm ve öldürülme Âl-i İmrân 156–158 3

  1. Âl-i İmrân 155

    İki topluluğun karşılaştığı gün, içinizden yüz çevirip kaçanları, şeytan ancak yaptıkları bazı hatalardan dolayı yoldan kaydırmak istemişti. Ama yine de Allah onları affetti. Kuşkusuz Allah çok bağışlayandır, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir).

  2. Âl-i İmrân 156

    Ey iman edenler! Kardeşleri sefere veya savaşa çıktığında onlar hakkında, "Onlar bizim yanımızda olsalardı, ölmezlerdi ve öldürülmezlerdi" diyen inkarcılar gibi olmayın. Allah, bunu (bu düşünceyi) onların kalplerine bir hasret (yarası) olarak koydu. Allah, yaşatır ve öldürür. Allah, yaptıklarınızı görmektedir.

  3. Âl-i İmrân 157

    Andolsun, eğer Allah yolunda öldürülür veya ölürseniz, Allah'ın bağışlaması ve rahmeti onların topladıkları (dünyalıkları)ndan daha hayırlıdır.

  4. 158

    Andolsun, ölseniz de öldürülseniz de, Allah'ın huzurunda toplanacaksınız.

  5. Âl-i İmrân 159

    Allah'ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık sen onları affet. Onlar için Allah'tan bağışlama dile. İş konusunda onlarla müşavere et. Bir kere de karar verip azmettin mi, artık Allah'a tevekkül et, (ona dayanıp güven). Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever.

  6. Âl-i İmrân 160

    Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, ondan sonra size kim yardım edebilir? Mü'minler, ancak Allah'a tevekkül etsinler.

  7. Âl-i İmrân 161

    Hiçbir peygamberin emanete hıyanet etmesi düşünülemez. Kim hıyanet ederse, kıyamet günü, hıyanet ettiği şeyle birlikte gelir. Sonra da hiçbir haksızlığa uğratılmaksızın herkese kazandığının karşılığı tastamam ödenir.

Tefsir4

1 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

el-Muhtasar 5

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sizler hangi hal üzere ölür yada öldürülürseniz, sonunda hepiniz tek olan Allah'a döndürüleceksiniz. Böylece O, sizlere amellerinizin karşılığını verecektir.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَئِن velein elbette
  2. مُّتُّمْ muttum ölür kök: موت
  3. أَوْ ev veya
  4. قُتِلْتُمْ kutiltum öldürülürseniz kök: قتل
  5. لَإِلَى leila elbette
  6. ٱللَّهِ llahi Allah'a kök: اله
  7. تُحْشَرُونَ tuhşerune götürüleceksiniz kök: حشر

Keşif6

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Ölüm

    Biz onlara melekleri de indirseydik, kendileriyle ölüler de konuşsaydı ve her şeyi karşılarında (hakikatın şahidleri olarak) toplasaydık, Allah…

  • Aynı kıssa: Uhud Gazvesi · Ortak kavram: Ölüm

    Andolsun, siz ölümle karşılaşmadan önce onu temenni ediyordunuz. İşte onu gördünüz, ama bakıp duruyorsunuz.

  • Aynı kıssa: Uhud Gazvesi · Ortak kavram: Ölüm

    Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür veya öldürülürse gerisin geriye (eski dininize) mi…

  • Aynı kıssa: Uhud Gazvesi · Ortak kavram: Ölüm

    Hiçbir kimse Allah'ın izni olmadan ölmez. Ölüm belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaatini isterse, kendisine ondan veririz. Kim de…

  • Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Sayılı günlerde Allah'ı anın (telbiye ve tekbir getirin). Kim iki gün içinde acele edip (Mina'dan Mekke'ye) dönerse, ona günah yoktur. Kim geri…

  • Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    İnkar edenlere de ki: "Siz mutlaka yenilgiye uğrayacak ve toplanıp cehenneme doldurulacaksınız. Orası ne fena yataktır!"

  • Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Ölüm

    Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.

  • Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Ölüm

    Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 7

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler8

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ölseniz de öldürülseniz de Allah'ın huzurunda elbette toplanacaksınız.

Mustafa İslamoğlu

Zira ölseniz de öldürülseniz de, sonunda Allah katında toplanacaksınız.

Muhammed Esed

Çünkü ölseniz de, öldürülseniz de sonunda Allah katında toplanacaksınız.

Ahmed Hulusi

Andolsun ki, ölseniz veya öldürülseniz Allah'a haşr olunacaksınız (değerlendirilmeniz hakikatiniz olan Allah Esma'sıyla yapılacaktır).

Ali Bulaç

Andolsun, ölseniz de, öldürülseniz de şüphesiz Allah'a (varıp) toplanacaksınız.

Ali Özek ve heyeti

Andolsun, ölseniz de öldürülseniz de Allah’ın huzurunda toplanacaksınız.

Ali Rıza Safa

Ölseniz de öldürülseniz de kesinlikle Allah'ın karşısında toplanacaksınız.

Bayraktar Bayraklı

Çünkü ölseniz de öldürülseniz de Allah'ın huzurunda toplanacaksınız.

Edip Yüksel

Ölürseniz de öldürülürseniz de ALLAH'ın huzuruna çıkarılacaksınız.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ölürseniz de öldürülürseniz de ALLAH'ın huzuruna çıkarılacaksınız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, ölseniz de öldürülseniz de kesinlikle Allah'ın huzurunda toplanacaksınız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Celalim hakkı için: ölseniz de katlolunsanız da her halde hep Allaha haşrolunacaksınız

Erhan Aktaş

Elbette ölseniz de öldürülseniz de muhakkak sonunda Allah'ın huzurunda toplanacaksınız.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Elbette ölseniz de öldürülseniz de muhakkak sonunda Allah'ın huzurunda toplanacaksınız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Elbette ölseniz de öldürülseniz de muhakkak sonunda Allah'ın huzurunda toplanacaksınız.

Gültekin Onan

Andolsun, ölseniz de, öldürülseniz de şüphesiz Tanrı'ya (varıp) toplanacaksınız.

Hasan Basri Çantay

Andolsun, ölseniz de, yahud öldürülseniz de muhakkak ki hepiniz Allah (ın huzuruna gidib) toplanacaksınız.

İbni Kesir

Andolsun ki, ölseniz de, öldürülseniz de; Allah katında toplanacaksınız.

Mehmet Alagaş

(152-158) Allah size verdiği sözü kesinlikle doğruladı / tasdikledi, O’nun izniyle onların köklerini kazıyordunuz , s ize sevdiğiniz şeyler gösterildikten sonra gevşeklik gösterdiniz ve emir konusunda çekiştiniz, sizden kimileri yakında olanı / dünyada olanı istiyordu, kimileriniz de ahireti istiyordu. Sonra sizi imtihan amaçlı geri çekti. (Yenildiniz) Kesin olan şu ki sizleri affetti, Allah müminler üzerinde fazıl sahibidir. Bir vakit kaçıyordunuz ve geriye dönüp kimseye dahi bakmıyordunuz , Resul sizleri arkanızdan çağırıyordu. Size gam üstüne gam isabet etti ki elinizden gidene / kaybettiğinize ve size isabet edene üzülmeyesiniz. Allah yaptıklarınızdan haberi olandır. Bu gam sonrasından sonra size bir güven indirdi, sizden bir grubu da uyku hali sarıyordu, bir grup da kendinin derdine düşmüştü, Allah hakkında cahiliyette ki gibi gerçek dışı şeyler düşünüyorlardı, bu işten bize bir şey var mı ki? Diyorlardı , de ki kesinlikle işlerin hepsi Allah içindir , sana açık edemedikleri şeyleri içlerinde / kendilerinde saklıyorlardı , bize bu işten bir şey olsaydı eğer, buralarda öldürülmezdik diyorlar, de ki eğer evlerinizde dahi olsaydınız, ölümü yazılı olanlar öldürülecekleri yere giderlerdi, Allah sizi göğsünüzde olanla imtihan etti, (Savaşa gider miyim? Gitmez miyim?) sizin kalplerinizde olanları açığa çıkardı. Allah kalplerde olanı bilendir. İki cemaat karşılaştığı gün, sizden geri dönenler oldu, kesinlikle şeytan onların ayaklarını, kazandıklarından dolayı kaydırdı. Kesin olan şu ki Allah onları affetti muhakkak ki Allah bağışlayandır ve nazik davranandır. Ey İman edenler, kafirler gibi olmayın , kardeşleri yeryüzünde dolanan yahut gaza da olanlar için keşke yanımızda olsalardı ne ölürlerdi ne de öldürülürlerdi dediler. Allah bunu kalplerinde hasar oluşması için yaptı. Allah diriltir ve öldürür. Allah yaptıklarınızı görendir. Eğer Allah’ın yolunda öldürülürseniz yahut ölürseniz , Allah tarafından bağışlanmak ve esirgenmek topladıklarınızdan hayırlıdır, ölseniz de öldürülseniz de kesinlikle Allah’ta toplanacaksınız.

Rowwad Tercüme Merkezi

Andolsun, ölseniz de öldürülseniz de, Allah’ın huzurunda toplanacaksınız.

Süleyman Ateş

Ölür veya öldürülürseniz, elbette Allah'a götürüleceksiniz!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ölseniz de öldürülseniz de toplanacağınız yer, Allah'ın huzurudur.

Şaban Britch

Ölseniz de öldürülseniz de şüphesiz Allah’ın huzurunda toplanacaksınız.

Şaban Piriş

-Ölseniz de öldürülseniz de şüphesiz Allah'ın huzurunda toplanacaksınız.

Yaşar Nuri Öztürk

Ölür yahut öldürülürseniz elbette ki Allah'a götürüleceksiniz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Whether you die or be slain, shall all of you be gathered to Allah.

Abdul Haleem

Whether you die or are killed, it is to God that you will be gathered.

Abdullah Yusuf Ali

And if ye die, or are slain, Lo! it is unto Allah that ye are brought together.

Abul A'la Maududi

And were you to die or be slain, it is to Allah that you will all be mustered.

Aisha Bewley

If you die or you are killed, it is to Allah that you will be gathered.

Al-Hilali & Khan

And whether you die, or are killed, verily, unto Allâh you shall be gathered.

Ali Quli Qarai

And if you die or are slain, you will surely be mustered toward Allah.

Amatul Rahman Omar

Indeed, whether you die or be killed, verily you shall be gathered together and brought before Allâh.

Arthur John Arberry

surely if you die or are slain, it is unto God you shall be mustered.

Bijan Moeinian

If you get killed or die in the cause of God, what a pleasure better than being escorted to the presence of the Lord Almighty?

E. Henry Palmer

and if ye die or be killed it is to God ye shall be assembled.

Edip-Layth

If you die or are killed, then to God you will be gathered.

George Sale

And if ye die, or be slain, verily unto God shall ye be gathered.

Hamid S. Aziz

And if you die or be killed it is to Allah that you shall be assembled.

Mahmoud Ghali

And indeed in case you die or are killed, indeed to Allah you will be mustered.

Marmaduke Pickthall

What though ye be slain or die, when unto Allah ye are gathered?

Mohamed Ahmed - Samira

And if you die or are killed, even so it is to God that you will return.

Muhammad Asad

for, indeed, if you die or are slain, it will surely be unto God that you shall be gathered.

Mustafa Khattab

Whether you die or are martyred—all of you will be gathered before Allah.

Progressive Muslims

And if you die or are killed, then to God you will be gathered.

Rashad Khalifa

Whether you die or get killed, you will be summoned before GOD.

Sahih International

And whether you die or are killed, unto Allah you will be gathered.

Sam Gerrans

And if you die or are killed, to God will you be gathered.

Shabbir Ahmed

Whether you die or get slain, life goes on to its Destination; you will be gathered before Allah.

Syed Vickar Ahamed

And whether you die, or are killed indeed! It is before Allah that you are brought together.

Taqi Usmani

If you die or get killed, it is towards Allah that you shall be gathered.

The Monotheist Group

And if you die or are killed, then to God you will be gathered.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 158. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki eser tek görüş olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 158. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  6. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  7. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  8. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩