Diyanet İşleri
Kitap ehlinden bir grup, "Mü'minlere indirilene günün başlangıcında inanın, sonunda da inkar edin, belki onlar (size bakarak) dönerler" dedi.
Âl-i İmrân suresi
Âl-i İmrân suresi, 72. ayet. وَقَالَت طَّآئِفَةٌ مِّنْ أَهْلِ ٱلْكِتَٰبِ ءَامِنُوا۟ بِٱلَّذِىٓ أُنزِلَ عَلَى ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَجْهَ ٱلنَّهَارِ وَٱكْفُرُوٓا۟ ءَاخِرَهُۥ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ
veḳâleṭ ṭâifetüm min ehli-lkitâbi âminû billeẕî ünzile `ale-lleẕîne âmenû veche-nnehâri vekfürû âḫirahû le`allehüm yerci`ûn.
Kitap ehlinden bir grup, "Mü'minlere indirilene günün başlangıcında inanın, sonunda da inkar edin, belki onlar (size bakarak) dönerler" dedi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kitap ehline çağrı: ortak söz; İbrâhim hanîf idi Âl-i İmrân 64–80 3
Kitap ehlinden bir grup sizi saptırabilmeyi çok arzu etti. Oysa sadece kendilerini saptırıyorlar, fakat farkına varmıyorlar.
Ey Kitap ehli! (Gerçeğe) şahit olduğunuz halde, niçin Allah'ın ayetlerini inkar ediyorsunuz?
Ey Kitap ehli! Niçin hakkı batılla karıştırıyor ve bile bile gerçeği gizliyorsunuz?
Kitap ehlinden bir grup, "Mü'minlere indirilene günün başlangıcında inanın, sonunda da inkar edin, belki onlar (size bakarak) dönerler" dedi.
"Sizin dininize uyandan başkasına inanmayın" (dediler). De ki: "Şüphesiz hidayet, Allah'ın hidayetidir. Birine, size verilenin benzerinin verilmesinden veya Rabbinizin huzurunda aleyhinize deliller getireceklerinden ötürü mü (böyle söylüyorsunuz)?" De ki: "Lütuf Allah'ın elindedir. Onu dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir."
O, rahmetini dilediğine has kılar. Allah, büyük lütuf sahibidir.
"Kitap ehlinden öylesi vardır ki, ona yüklerle mal emanet etsen, onu sana (eksiksiz) iade eder. Fakat onlardan öylesi de vardır ki, ona bir dinar emanet etsen, tepesine dikilip durmadıkça onu sana iade etmez. Bu da onların, "Ümmilere karşı (yaptıklarımızdan) bize vebal yoktur" demelerinden dolayıdır. Onlar, bile bile Allah'a karşı yalan söylerler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 69–74. ayetler için yazılmıştır.
69-74. Yüce Allah’ın bu ümmete, Kitap ehline mensup düşmanlarının hile ve tuzaklarını ve onların mü’minleri saptırma konusundaki aşırı tutkuları dolayısıyla son derece kötü ve çeşitli tuzaklar kurduğunu haber vermesi bu ümmete olan lütuflarındandır. İşte onlardan bir kesim şöyle demişlerdi: “İman edenlere indirilene gündüzün başında iman edin.” Gündüzün son saatlerinde de onların dinlerinden geri dönün. Çünkü onlar sizlerin bilgi sahibi olduğunuza inandıkları için dinlerinden döndüğünüzü görecek olurlarsa, kendi dinleri hakkında şüpheye düşerler ve şöyle derler: “Eğer onlar bizim bu dinimizde beğenmedikleri bir şey görmüş ve önceki kitaplara uygun düşmeyen şeyler tespit etmiş olmasalardı dönmezlerdi.” İşte Kitap ehlinin tuzakları budur. Dilediğini hidâyete erdiren ise Yüce Allah’tır. Lütuf O’nun elindedir ve bunu dilediğine tahsis eder. İşte siz ey Muhammed ümmeti, size de sizden başkalarına vermediği özellikler tahsis etmiştir. Ancak bu tuzak kuranlar şunu bilmemektedirler: Allah’ın dini haktı ve bu dinin hakikati kalplere ulaştı mı, zaman geçtikçe sahibinin bu dine olan iman ve yakîni gittikçe artar. Dini ile ilgili ileri sürülen şüpheler de ancak onun dinine bağlılığını artırır; Yüce Allah’a olan hamd-ü senasını -bu din ile kendisine lütufta bulunduğundan dolayı- daha da çoğaltır.
Onların söyledikleri nakledilen: “Size verilenin benzerinin başkasına verilmiş olduğuna yahut onların Rabbiniz nezdinde size karşı deliller getireceklerine de (inanmayın).” sözleri şu anlama gelmektedir: Onları bu kötü işleri yapmaya iten şey; kıskançlıkları, azgınlıkları ve kendilerine karşı delil getirilmesi korkusudur. Nitekim Yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Kitap ehlinden birçoğu hak kendilerine besbelli olmuşken içlerinde yerleşmiş olan kıskançlıktan dolayı sizi imanınızdan sonra kâfirlere döndürmeyi çok isterler...” (el-Bakara, 2/109)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ehlikitap âlimlerinden bir topluluk: "İman edenlere indirilen Kur'an'a gündüzün başında (sabah vakti) görünüşte iman edin ve günün sonunda (akşam vakti) ise inkâr edin. Bu şekilde iman edenler, umulur ki onların dinine iman edip sonra kâfir olmanız sebebiyle şüpheye düşerek ‘’Allah’ın kitabı hakkında bizden daha bilgili oldukları halde ondan döndüler’’ diyerek dinlerinden dönerler dediler.
Aynı kök: طوف (41 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Hani onlardan bir grup, "Ey Yesrib (Medine) halkı! Sizin burada durmak imkanınız yok. Haydi geri dönün" demişti. Onlardan bir başka grup da,…
Aynı kök: طوف (41 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş)
(Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde…
Aynı kök: طوف (41 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş)
Eğer (bundan böyle) Allah seni onlardan bir zümrenin yanına döndürür de, onlar (sefere) çıkmak için senden izin isterlerse, de ki: "Artık siz benimle…
Aynı kök: وجه (78 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş)
Sen Allah ile beraber başka bir ilaha ibadet etme. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. O'nun zatından başka her şey yok olacaktır. Hüküm yalnızca…
Aynı kök: وجه (78 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Bu gömleğimi götürün de babamın yüzüne koyun ki, gözleri açılsın ve bütün ailenizi bana getirin" dedi.
Aynı kök: نهر (113 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş)
O, geceleyin sizi ölü gibi kendinizden geçirip alan (uyutan) ve gündüzün kazandıklarınızı bilen, sonra da belirlenmiş eceliniz tamamlanıncaya kadar…
Aynı kök: نهر (113 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Dünya hayatının hali, ancak gökten indirdiğimiz bir yağmurun hali gibidir ki, insanların ve hayvanların yedikleri yeryüzü bitkileri onunla yetişip…
Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Kitap ehlinden bir grup şöyle demişti: "Müminlere indirilmiş olana gündüzün önünde (sabah) inanıp, sonunda (akşam) inkâr edin! (Böylece) belki onlar (dinlerinden) dönerler.
Önceki vahyin mensuplarından bir gurup dedi ki: "İman edenlere indirilen vahye günün başında inandığınızı söyleyin, o günün sonunda inkar edin; bu sayede belki (imanlarından) dönerler;
Geçmiş vahyin izleyicilerinden bazısı (birbirlerine) şöyle der: "(Muhammed'e) inananlara günün başında vahyedilene inandığınızı söyleyin, daha sonra geleni ise inkar edin ki (inançlarından) belki geri dönerler;
Kendilerine hakikat bilgisi gelmiş olanlardan bir grup şöyle dediler: "Şu iman edenlerin yanına sabah varıp, 'inzal edilenlere iman ettik' deyin. Günün sonunda da (düşündük olmaz böyle şey diyerek) inkar edin. Böylece belki onlar da (size uyup) dönerler. "
Kitap Ehlinden bir bölümü, dedi ki: "İman edenlere inene gündüzün başlangıcında inanın, bitiminde ise inkar edin. Belki onlar da dönerler."
Ehli kitaptan bir grup şöyle dedi: «Müminlere indirilmiş olana sabahleyin (görünüşte) inanıp akşamleyin inkâr edin. Belki onlar (böylece dinlerinden) dönerler.
Kitap halkından bir küme, şöyle dedi: "İnananlara indirilene, gün başında inanın; gün sonunda inkar edin. Böylece, belki dönerler!"
Kitap ehlinin bazısı şöyle der: "Müminlere indirilmiş olana sabahleyin inanıp akşamleyin inkar edin. Belki onlar da dinlerinden dönerler."
Kitap halkından bir grup dedi ki: "Gerçeği onaylayanlara indirilmiş olana gündüzün başında onaylayın ve sonunda inkar edin. Böylece belki dinlerinden dönerler."
Kitap halkından bir grup dedi ki: 'İnananlara indirilmiş olana gündüzün başında inanın ve sonunda inkar edin. Böylece belki dinlerinden dönerler.'
Kitap verilenlerden bir kısmı da şöyle dedi: "Varın o inananlara indirilene güpe gündüz inanın, sonunda da dönüp inkar edin, belki onlar da dönerler.
Ehli kitabdan bir taife de şöyle dedi: "Varın o mü'minlere indirilene güpe gündüz iman edin, Ahırinde de dönüb küfredin belki onlar da dönerler
Kitap Ehli'nden bir grup dedi ki: "İman Edenlere indirilene günün başında inanın, günün sonunda da küfredin. Belki dinlerinden dönerler."
Ehli Kitap'tan bir grup dedi ki: "İnananlara indirilene günün başında iman edin, günün sonunda da küfredin. dipnot 1 Belki dinlerinden dönerler."
Ehli Kitap'tan bir grup dedi ki: "İnananlara indirilene günün başında iman edin, günün sonunda da inkar edin. Belki dinlerinden dönerler.".
Kitap ehlinden bir bölümü dedi ki: "İnananlara inene gündüzün başlangıcında inanın, bitiminde ise küfredin. Belki onlar da dönerler."
Kitablılardan bir güruh (şöyle) dedi: "Kendilerine indirilen (Kur'an-ı kerim) e iman edenlere gündüzün evvelinde inanın, ahirinde küfr (-ü inkar) edin. Olur ki (mü'minler dinlerinden) dönerler"!.
Ehl-i Kitab'tan bir güruh şöyle dedi: Varın o mü'minlere indirilenlere güpegündüz iman edin. Sonunda da dönüp küfredin. Belki onlar da dönerler.
(64-74) De ki Ey kitap halkı bizimle sizin arasındaki aynı seviyede olan kelimeye gelin, Allah’tan başkasına kulluk etmeyelim ve ona herhangi bir şeyi ortak koşmayalım ve Allah’ın dışında bazımız bazılarını ilah edinmesin, eğer yüz çevirirlerse deyin ki şahit olunuz ki biz Müslümanlarız. De ki Ey kitap halkı İbrahim konusunda niçin tartışıyorsunuz? Tevrat ta İncil de ondan sonra indirildi , akletmiyor musunuz? İşte siz, işte onlar, hakkında bilginiz olan şeyde bile tartıştınız , peki niye hakkında ilminizin olmadığı konuda tartışırsınız ki? Allah bilir sizler bilmezsiniz. İbrahim Yahudi de değildi Hristiyan da değildi ve lakin hanifti müslümandı, Müşriklerden olmadı. (Hanif; doğru yola yönelme eğilimli, cenif; doğru yoldan sapmaya eğilimli) İnsanlardan İbrahim’e en dost olanı bu Resule / Muhammed’e uyanlar ve iman edenlerdir , Allah iman edenlerin dostudur. Ehli Kitaptan bir kısım, sizi saptırmış olmayı arzuladılar, onlar ancak kendilerini saptırdılar ve de bilincinde / şuurunda değildiler. Ey Kitap halkı şahit olduğunu z halde niçin Allah’ın ayetlerini yok sayıyorsunuz , ey kitap halkı niçin hakka batıl giydiriyorsunuz, niçin bildiğiniz halde hakkı saklıyorsunuz? Ehli kitaptan bir kısım dedi ki gündüzün ön yüzünde inanın , sonrasında inkâr edin, böylelikle belki onlar dönerler , sizin dininize uyandan başkasına iman etmeyin dediler. De ki, muhakkak ki yola sokma kta / kılavuzlukta Allah’ın kılavuzluğudur, size verilenin benzeri, birine daha veriliyor (Sizin ki resul ise bu da resul) diye mi yahut Rabbinizin yanında O, sizinle tartışacak diye mi? De ki muhakkak ki fazıl Allah’ın yanındadır, onu istediğine verir. (Risalet’i kime vereceğini size mi soracak) Allah kapsayıcıdır / geniştir, bilendir. İstediğine rahmetini tahsis eder / özel olarak verir, Allah fazıl sahibidir, büyüktür.
Kitap ehlinden bir topluluk: "İman edenlere indirilene günün başında (sabahleyin) iman edin, sonunda (akşamleyin) inkâr edin, belki (dinlerinden) dönerler." dedi.
Kitap ehlinden bir grup dedi ki: "İnananlara indirilmiş olana, günün önünde inanın, sonunda inkar edin; belki (size bakarak onlar da) dönerler;"
Ehlikitaptan bir kesimi şöyle dedi: "Şu müminlere indirilene günün başında inanın, sonunda inkar edin; belki onlar (dinlerinden) dönerler. dipnot 1
Ehl-i Kitaptan dipnot 1 bir kesim de der ki "Şu müminlere indirileni günün başında kabul edin, sonunda reddedin, belki vazgeçerler.
Kitap ehlinden bir kısmı: "İman edenlere indirilene günün başında (sabahleyin) inanın, sonunda (akşamleyin) küfredin, belki dönerler" dedi.
Kitap ehlinden bir kısmı: -İman edenlere indirilene günün başında inanın, sonunda inkar edin, belki dönerler.
Ehlikitap'tan bir zümre şöyle dedi: "Şu iman edenlere indirilene günün başlangıcında inanın, günün sonunda karşı çıkın. Belki onları döndürebilirsiniz;
In their malice, did some among Ahl al-Kitab incite their fellow religionists to pretend at the beginning of the day that they give credence to what has been revealed to you Muslims. Then at the end of the day they repudiated it as if it were a second thought, expecting that those who are unsettled in allegiance or belief among you may hopefully reject it all.
Some of the People of the Book say, ‘At the beginning of the day, believe in what has been revealed to these believers [the Muslims], then at the end of the day reject it, so that they too may turn back,
A section of the People of the Book say: "Believe in the morning what is revealed to the believers, but reject it at the end of the day; perchance they may (themselves) Turn back;
A party of the People of the Book said: 'Believe in the morning what has been revealed to those who believe, and then deny it in the evening that they may thus retract (from their faith).' dipnot 1
A group of the People of the Book say, ‘At the beginning of the day, you should claim to have iman in what was sent down to those who have iman, and then at the end of the day, you should reject it, so that hopefully they will revert.
And a party of the people of the Scripture say: "Believe in the morning in that which is revealed to the believers (Muslims), and reject it at the end of the day, so that they may turn back.
A group of the People of the Book say, ‘Believe in what has been sent down to the faithful at the beginning of the day, and disbelieve at its end, so that they may turn back [from their religion]. ’
A section of the people of the Scripture said (to their companions in confidence), `Avow belief in that (- the Qur'ân) which has been revealed to the believers, in the early hours of the day and deny (it) in the latter part of it, so that they (- the newly converted Muslims) may return (to disbelief),
There is a party of the People of the Book say, 'Believe in what has been sent down upon those who believe at the beginning of the day, and disbelieve at the end of it; haply they will then return;
Some of the followers of the Scripture [have recourse to a trick to dishearten the Muslims by] saying in the morning that they have believed and later in the day proclaiming that they are disgusted with Islam [for such and such reason. ]
A sect of the people of the Book say, 'Believe in what was revealed to those who believed at the first appearance of the day, and disbelieve it at the end thereof,' - that (others) may perchance go back (from their faith)-
A group among the people of the book said, "Acknowledge what was revealed to those who acknowledged during the beginning of the day, and reject it by the end of it; perhaps they will return."
And some of those to whom the scriptures were given, say, believe in that which hath been sent down unto those who believe, in the beginning of the day; and deny it in the end thereof; that they may go back from their faith:
A sect of the people of the Book say, "Believe in what was revealed to those who believed at the first appearance of the day, and disbelieve it at the end thereof" - that (others) may perchance go back (from their faith).
And a section of the population of the Book (Or: Family of the Book, i. e., the Jews and Christians) said, "Believe in that which has been sent down upon the ones who have believed in the early part (Literally: the face of the daytime) of the daytime and disbelieve at the last part of it, that possibly they would return (i.e. to your religion).
And a party of the People of the Scripture say: Believe in that which hath been revealed unto those who believe at the opening of the day, and disbelieve at the end thereof, in order that they may return;
A section of the people of the Book say: "Believe in the morning what has been revealed to the faithful, and deny in the evening; they might perhaps turn back;
And some of the followers of earlier revelation say [to one another]: "Declare your belief in what has been revealed unto those who believe [in Muhammad] at the beginning of the day, and deny the truth of what came later, so that they might go back [on their faith];
A group among the People of the Book said ˹to one another˺, "Believe in what has been revealed to the believers in the morning and reject it in the evening, so they may abandon their faith.
And a group from among the people of the Scripture said: "Believe in what was revealed to those who believed during the beginning of the day, and reject it by the end of it, perhaps they will return. "
Some followers of the scripture say, "Believe in what was sent down to the believers in the morning, and reject it in the evening; maybe someday they will revert.
And a faction of the People of the Scripture say [to each other], "Believe in that which was revealed to the believers at the beginning of the day and reject it at its end that perhaps they will abandon their religion,
And a number of the doctors of the Law say: “Believe in what was sent down upon those who heed warning at the beginning of the day, and deny at the end thereof, that they might return.
Some People of the Book say to one another, "Declare belief in what has been revealed to the believers in the morning, and reject belief in the evening so that the believers might waver and revert. Or let us declare belief in some part of the Revelation and deny the other to sound fair and cause confusion."
And a party of the People of the Book say: "Believe in the morning in what is revealed to the believers, and reject it at the end of the day; That by chance they may (themselves) turn back;
And a group from the people of the Book said (to their people), "Believe in what has been revealed to the believers in the early part of the day, and disbelieve at the end of it, so that they may turn back.
And a group from among the people of the Book said: "Believe in what was sent down to those who believe during the beginning of the day, and reject it by the end of it, perhaps they will return."