Diyanet İşleri
Ey Kitap ehli! Niçin hakkı batılla karıştırıyor ve bile bile gerçeği gizliyorsunuz?
Âl-i İmrân suresi
Âl-i İmrân suresi, 71. ayet. يَٰٓأَهْلَ ٱلْكِتَٰبِ لِمَ تَلْبِسُونَ ٱلْحَقَّ بِٱلْبَٰطِلِ وَتَكْتُمُونَ ٱلْحَقَّ وَأَنتُمْ تَعْلَمُونَ
yâ ehle-lkitâbi lime telbisûne-lḥaḳḳa bilbâṭili vetektümûne-lḥaḳḳa veentüm ta`lemûn.
Ey Kitap ehli! Niçin hakkı batılla karıştırıyor ve bile bile gerçeği gizliyorsunuz?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kitap ehline çağrı: ortak söz; İbrâhim hanîf idi Âl-i İmrân 64–80 3
Şüphesiz, insanların İbrahim'e en yakın olanı, elbette ona uyanlar, bir de bu peygamber (Muhammed) ve mü'minlerdir. Allah da mü'minlerin dostudur.
Kitap ehlinden bir grup sizi saptırabilmeyi çok arzu etti. Oysa sadece kendilerini saptırıyorlar, fakat farkına varmıyorlar.
Ey Kitap ehli! (Gerçeğe) şahit olduğunuz halde, niçin Allah'ın ayetlerini inkar ediyorsunuz?
Ey Kitap ehli! Niçin hakkı batılla karıştırıyor ve bile bile gerçeği gizliyorsunuz?
Kitap ehlinden bir grup, "Mü'minlere indirilene günün başlangıcında inanın, sonunda da inkar edin, belki onlar (size bakarak) dönerler" dedi.
"Sizin dininize uyandan başkasına inanmayın" (dediler). De ki: "Şüphesiz hidayet, Allah'ın hidayetidir. Birine, size verilenin benzerinin verilmesinden veya Rabbinizin huzurunda aleyhinize deliller getireceklerinden ötürü mü (böyle söylüyorsunuz)?" De ki: "Lütuf Allah'ın elindedir. Onu dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir."
O, rahmetini dilediğine has kılar. Allah, büyük lütuf sahibidir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 69–74. ayetler için yazılmıştır.
69-74. Yüce Allah’ın bu ümmete, Kitap ehline mensup düşmanlarının hile ve tuzaklarını ve onların mü’minleri saptırma konusundaki aşırı tutkuları dolayısıyla son derece kötü ve çeşitli tuzaklar kurduğunu haber vermesi bu ümmete olan lütuflarındandır. İşte onlardan bir kesim şöyle demişlerdi: “İman edenlere indirilene gündüzün başında iman edin.” Gündüzün son saatlerinde de onların dinlerinden geri dönün. Çünkü onlar sizlerin bilgi sahibi olduğunuza inandıkları için dinlerinden döndüğünüzü görecek olurlarsa, kendi dinleri hakkında şüpheye düşerler ve şöyle derler: “Eğer onlar bizim bu dinimizde beğenmedikleri bir şey görmüş ve önceki kitaplara uygun düşmeyen şeyler tespit etmiş olmasalardı dönmezlerdi.” İşte Kitap ehlinin tuzakları budur. Dilediğini hidâyete erdiren ise Yüce Allah’tır. Lütuf O’nun elindedir ve bunu dilediğine tahsis eder. İşte siz ey Muhammed ümmeti, size de sizden başkalarına vermediği özellikler tahsis etmiştir. Ancak bu tuzak kuranlar şunu bilmemektedirler: Allah’ın dini haktı ve bu dinin hakikati kalplere ulaştı mı, zaman geçtikçe sahibinin bu dine olan iman ve yakîni gittikçe artar. Dini ile ilgili ileri sürülen şüpheler de ancak onun dinine bağlılığını artırır; Yüce Allah’a olan hamd-ü senasını -bu din ile kendisine lütufta bulunduğundan dolayı- daha da çoğaltır.
Onların söyledikleri nakledilen: “Size verilenin benzerinin başkasına verilmiş olduğuna yahut onların Rabbiniz nezdinde size karşı deliller getireceklerine de (inanmayın).” sözleri şu anlama gelmektedir: Onları bu kötü işleri yapmaya iten şey; kıskançlıkları, azgınlıkları ve kendilerine karşı delil getirilmesi korkusudur. Nitekim Yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Kitap ehlinden birçoğu hak kendilerine besbelli olmuşken içlerinde yerleşmiş olan kıskançlıktan dolayı sizi imanınızdan sonra kâfirlere döndürmeyi çok isterler...” (el-Bakara, 2/109)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey Ehlikitap! Sizler, hak ile batılı, sapıklık ile de hidayeti bildiğiniz halde kitabınızda indirilen hakkı niçin batıl ile karıştırıyorsunuz, onda olan hak ve hidayeti gizliyorsunuz? Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in peygamberliğinin doğruluğu da sizin sakladığınız hakkın bir kısmıdır. Hâlbuki, siz hakkı batıldan hidayeti de sapıklıktan ayırt edebiliyorsunuz.
Aynı kök: كتم (21 geçiş) · Aynı kök: لبس (23 geçiş) · Aynı kök: بطل (36 geçiş)
Hakkı batılla karıştırıp da bile bile hakkı gizlemeyin.
Aynı kök: كتم (21 geçiş)
Allah, şöyle dedi: "Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle." Adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını…
Aynı kök: كتم (21 geçiş)
Hani, bir kimseyi öldürmüştünüz de suçu birbirinizin üstüne atmıştınız. Halbuki Allah, gizlemekte olduğunuzu ortaya çıkaracaktı.
Aynı kök: لبس (23 geçiş)
Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza…
Aynı kök: لبس (23 geçiş)
Eğer onu (Peygamberi) bir melek kılsaydık yine onu bir adam (suretinde) yapardık ve onları yine içinde bulundukları karmaşaya düşürmüş olurduk.
Aynı kök: لبس (23 geçiş)
De ki: "O, size üstünüzden (gökten) veya ayaklarınızın altından (yerden) bir azap göndermeğe, ya da sizi grup grup birbirinize düşürmeğe ve kiminizin…
Aynı kök: بطل (36 geçiş)
Aranızda birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günaha girerek yemek için onları hakimlere (rüşvet…
Aynı kök: بطل (36 geçiş)
Ey iman edenler! Allah'a ve ahiret gününe inanmadığı halde insanlara gösteriş olsun diye malını harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ey kitap ehli! Neden gerçeği batılla karıştırıyor ve gerçeği bilerek gizliyorsunuz? dipnot 1
Ey önceki vahyin mensupları! Niçin hakka batıl elbisesi giydirip de bildiğiniz halde hakikati gizliyorsunuz?
Ey geçmiş vahyin izleyicileri! Neden hakkı batıl ile saklayıp örter ve (pekala) farkında olduğunuz hakikati gizlersiniz?
Ey kendilerine hakikat bilgisi gelmiş olanlar, niçin Hakk'ı batılın içinde gizleyip, bilip dururken Hakk'ı gizliyorsunuz?
Ey Kitap Ehli, neden hakkı batıl ile örtüyor ve bildiğiniz halde hakkı gizliyorsunuz?
Ey ehli kitap! Neden hakkı (doğruyu) batıl ile karıştırıyor ve bile bile hakkı gizliyorsunuz?
Ey kitap halkı! Gerçeği, gerçeğe aykırı olanla neden karıştırıyorsunuz? Üstelik bilmenize karşın gerçeği gizliyorsunuz?
Ey kitap ehli! Niçin hak ile batılı karıştırıyor ve bile bile hakkı gizliyorsunuz?
Kitap halkı! Neden doğru ile yanlışı birbirine karıştırıyor ve bile bile gerçeği gizliyorsunuz?
Kitap halkı! Neden doğru ile yanlışı birbirine karıştırıyor ve bile bile gerçeği gizliyorsunuz?
Ey kendilerine kitap verilenler, neden hakkı batıla buluyorsunuz da gerçeği bile bile gizliyorsunuz?
Ey Ehli kitab niçin hakkı batılla bulayorsunuz da hakkı ketmediyorsunuz? Halbuki bilib duruyorsunuz
Ey Kitap Ehli! Niçin Hakkı Batıl'la karıştırıyor ve bildiğiniz halde gerçeği gizliyorsunuz?
Ey Kitap Ehli! Niçin Hakkı Batılla karıştırıyor ve bildiğiniz halde gerçeği gizliyorsunuz?
Ey Kitap Ehli! Niçin Hakk'ı Batıl'la karıştırıyor ve bildiğiniz halde gerçeği gizliyorsunuz?
Ey Kitap ehli, neden hakkı batıl ile örtüyor ve bildiğiniz halde hakkı gizliyorsunuz.
Ey Kitablılar, neye Hakkı baatıl ile karışdırıyor, gerçeği gizliyorsunuz? Halbuki (bunu) bilib duruyorsunuz da.
Ey Ehl-i Kitab; Niçin hakkı batıla karıştırıyor ve bile bile hakkı gizliyorsunuz?
(64-74) De ki Ey kitap halkı bizimle sizin arasındaki aynı seviyede olan kelimeye gelin, Allah’tan başkasına kulluk etmeyelim ve ona herhangi bir şeyi ortak koşmayalım ve Allah’ın dışında bazımız bazılarını ilah edinmesin, eğer yüz çevirirlerse deyin ki şahit olunuz ki biz Müslümanlarız. De ki Ey kitap halkı İbrahim konusunda niçin tartışıyorsunuz? Tevrat ta İncil de ondan sonra indirildi , akletmiyor musunuz? İşte siz, işte onlar, hakkında bilginiz olan şeyde bile tartıştınız , peki niye hakkında ilminizin olmadığı konuda tartışırsınız ki? Allah bilir sizler bilmezsiniz. İbrahim Yahudi de değildi Hristiyan da değildi ve lakin hanifti müslümandı, Müşriklerden olmadı. (Hanif; doğru yola yönelme eğilimli, cenif; doğru yoldan sapmaya eğilimli) İnsanlardan İbrahim’e en dost olanı bu Resule / Muhammed’e uyanlar ve iman edenlerdir , Allah iman edenlerin dostudur. Ehli Kitaptan bir kısım, sizi saptırmış olmayı arzuladılar, onlar ancak kendilerini saptırdılar ve de bilincinde / şuurunda değildiler. Ey Kitap halkı şahit olduğunu z halde niçin Allah’ın ayetlerini yok sayıyorsunuz , ey kitap halkı niçin hakka batıl giydiriyorsunuz, niçin bildiğiniz halde hakkı saklıyorsunuz? Ehli kitaptan bir kısım dedi ki gündüzün ön yüzünde inanın , sonrasında inkâr edin, böylelikle belki onlar dönerler , sizin dininize uyandan başkasına iman etmeyin dediler. De ki, muhakkak ki yola sokma kta / kılavuzlukta Allah’ın kılavuzluğudur, size verilenin benzeri, birine daha veriliyor (Sizin ki resul ise bu da resul) diye mi yahut Rabbinizin yanında O, sizinle tartışacak diye mi? De ki muhakkak ki fazıl Allah’ın yanındadır, onu istediğine verir. (Risalet’i kime vereceğini size mi soracak) Allah kapsayıcıdır / geniştir, bilendir. İstediğine rahmetini tahsis eder / özel olarak verir, Allah fazıl sahibidir, büyüktür.
Ey Ehl-i kitap! Niçin hakla batılı karıştırıyor ve bile bile hakkı gizliyorsunuz?
Ey Kitap ehli, niçin hakkı batıla karıştırıyor ve bile bile gerçeği gizliyorsunuz?
Ey ehlikitap /kitaplarında uzman kişiler! Niye gerçekleri uydurma şeylerle karıştırıyor ve gerçekleri bile bile gizliyorsunuz? dipnot 1
Ey Ehl-i Kitap! dipnot 1 Gerçeği neden gerçek dışı gibi gösteriyor, bile bile gerçeği gizliyorsunuz?
Ey kitap ehli, niçin hakla batılı karıştırıyor ve bile bile hakkı gizliyorsunuz?
-Ey kitap ehli, niçin hakla batılı karıştırıyor ve bile bile gerçeği gizliyorsunuz?
Ey Ehlikitap! Neden hakkı batılla kirletiyorsunuz ve bilip durduğunuz halde gerçeği gizliyorsunuz?
O you Ahl al-Kitab, why do you always confuse the truth with falsehood and mix it up in the minds of the people and intentionally conceal the truth when you admit it into your minds!
People of the Book, why do you mix truth with falsehood? Why do you hide the truth when you recognize it?
Ye People of the Book! Why do ye clothe Truth with falsehood, and conceal the Truth, while ye have knowledge?
People of the Book! Why do you confound Truth with falsehood, and why do you conceal the Truth knowingly?
People of the Book! why do you mix truth with falsehood and knowingly conceal the truth?
O people of the Scripture (Jews and Christians): "Why do you mix truth with falsehood and conceal the truth while you know?"[1]
O People of the Book! Why do you mix the truth with falsehood, and conceal the truth while you know [it]?
O people of the Scripture! Why do you confound the truth with falsehood and conceal the truth and that (too) deliberately?
People of the Book! Why do you confound the truth with vanity, and conceal the truth and that wittingly?
O you the followers of the Scripture, why do you falsify the truth and hide the truth that you are aware of it?
O people of the Book! why do ye clothe the truth with falsehood and hide the truth the while ye know?
O people of the book, why do you dress the truth with falsehood and conceal the truth while you know?
O ye who have received the scriptures, why do ye clothe truth with vanity, and knowingly hide the truth?
O people of the Book! Why do you clothe the truth with falsehood and knowingly hide the truth?
O population of the Book, (Or: Family of the Book, i. e., the Jews and Christians) why do you confound the Truth with the untruth and keep back the Truth, and you know (that)?
O People of the Scripture! Why confound ye truth with falsehood and knowingly conceal the truth?
O people of the Book, why do you mix the false with the true, and hide the truth knowingly?
O followers of earlier revelation! Why do you cloak the truth with falsehood and conceal the truth of which you are [so well] aware?
O People of the Book! Why do you mix the truth with falsehood and hide the truth knowingly?
"O people of the Scripture, why do you dress the truth with falsehood and conceal the truth while you know"
O followers of the scripture, why do you confound the truth with falsehood, and conceal the truth, knowingly?
O People of the Scripture, why do you confuse the truth with falsehood and conceal the truth while you know [it]?
O doctors of the Law: why clothe you the truth in vanity and conceal the truth, when you know?
O People of the Book! Why do you cloak the Truth with falsehood, and conceal the Truth that you are so well aware of?
You People of the Book! Why do you cover truth with falsehood, and hide the Truth, when you have knowledge?
O People of the Book, why do you confound the truth with falsehood, and conceal the truth when you know (the reality)?
"O people of the Book, why do you confound the truth with falsehood and conceal the truth while you know?"