Âl-i İmrân suresi · 196–200. ayetler

Kâfirlerin refahı; "sabredin ve sabır yarışında üstün gelin"

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Âl-i İmrân suresi, 196. ayet — bütün mealleriyle aç

    Âl-i İmrân suresi, 196. ayet. لَا يَغُرَّنَّكَ تَقَلُّبُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فِى ٱلْبِلَٰدِ

    Diyanet İşleri

    Kafirlerin refah içinde diyar diyar dolaşmaları sakın seni aldatmasın.

    Mehmet Okuyan

    Kâfir olanların (refah içinde) diyar diyar dolaşması sakın seni aldatmasın!

    Mustafa İslamoğlu

    İnkara saplananların, yeryüzünde keyiflerinin peşi sıra gezip tozmaları seni yanıltmasın!

    Muhammed Esed

    Hakikati inkara şartlanmış olanların yeryüzünde dilediklerini yapabilir görünmeleri, seni yanıltmasın:

    Ahmed Hulusi

    Hakikati inkar ederek (dünyevi - bedensel zevkler içinde) yaşayanların refahı seni aldatmasın. . .

    Ali Bulaç

    İnkar edenlerin ülke ülke dönüp dolaşmaları seni aldatmasın.

    Ali Özek ve heyeti

    İnkârcıların (refah içinde) diyar diyar dolaşması, sakın seni aldatmasın!

    Ali Rıza Safa

    Nankörlük edenlerin yörelerin arasında dolaşması, sakın seni aldatmasın.

    Bayraktar Bayraklı

    İnkar edenlerin diyar diyar gezmeleri seni aldatmasın.

    Edip Yüksel

    İnkarcıların ülkelerdeki egemenliği seni aldatmasın."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnkarcıların ülkelerdeki egemenliği seni aldatmasın.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sakın, o Allah'ı tanımayanların refah içinde diyar diyar dolaşmaları seni aldatmasın!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O Allahı tanımıyanların refah içinde diyar diyar dönüb dolaşmaları sakın seni aldatmasın

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kafirlerin dipnot 1 diyar diyar gezip dolaşmaları sakın seni aldatmasın.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kafir: İnançsız, inanmayan, gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, nankör. Allah'ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman'ın karşıtıdır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Gerçeği yalanlayan nankörlerin, diyar diyar gezip dolaşmaları sakın seni aldatmasın.

    Gültekin Onan

    Küfredenlerin ülke ülke dönüp dolaşmaları (tekallüb) seni aldatmasın.

    Hasan Basri Çantay

    (Allahı ve Peygamberi) tanımayanların (refah içinde) diyar diyar dönüb dolaşması zinhar seni aldatmasın!

    İbni Kesir

    Küfredenlerin diyar diyar dönüp dolaşmaları sakın seni aldatmasın.

    Mehmet Alagaş

    (196-200) Kafirlerin kasabalarda / beldelerde dönüp durmaları seni aldatmasın, az bir faydalanma, sonrasında varacakları yer cehennem, ne kötü bir oturum yeridir / mahattır. Rablerinden sakınanlar, öyle kimselerdir ki, içlerinde kalıcı oldukları altlarından nehirler akan cennetler Rablerinin yanından bir indiriliş olarak, onlar içindir, Allah’ın yanında olan iyiler için hayırlıdır. Kesinlikle kitap halkından, Allah’a ve size indirilene ve de onlara indirilene iman eden kimseler vardır, Allah’a karşı ürperti içindedirler, Allah’ın ayetleri karşılığında az bir pahanın müşterisi olmazlar, işte onların ecirleri Rablerinin yanındadır, muhakkak ki Allah hızlı hesap görendir. Ey iman edenler sabredin, sabredenler olun ve bağlantılı olun / irtibatta kalın, Allah’tan sakının böylelikle belki kurtulursunuz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kâfirlerin refah içinde diyar diyar dolaşmaları sakın seni aldatmasın.

    Süleyman Ateş

    İnkar edenlerin, öyle şehirlerde gezip dolaşması seni aldatmasın.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ayetleri örtenlerin (kafirlerin) şehir şehir dolaşmaları seni aldatmasın.

    Şaban Britch

    Kâfirlerin diyar diyar dolaşmaları seni aldatmasın.

    Şaban Piriş

    Kafirlerin diyar diyar dolaşmaları seni aldatmasın.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Küfre sapanların öyle belde belde dolaşmaları seni sakın aldatmasın.

  2. Âl-i İmrân suresi, 197. ayet — bütün mealleriyle aç

    Âl-i İmrân suresi, 197. ayet. مَتَٰعٌ قَلِيلٌ ثُمَّ مَأْوَىٰهُمْ جَهَنَّمُ وَبِئْسَ ٱلْمِهَادُ

    Diyanet İşleri

    (Onların bu refahı) az bir yararlanmadır. Sonra onların barınağı cehennemdir. Ne kötü bir yataktır orası!

    Mehmet Okuyan

    Azıcık bir menfaattır (o). Sonra onların barınağı cehennemdir. (Orası) ne kötü bir yataktır!

    Mustafa İslamoğlu

    O geçici ve uçucu bir hazdır; sonunda varacakları yer cehennemdir, o ne kötü bir meskendir!

    Muhammed Esed

    o, gelip geçici bir tatmin(den ibaret)tir, ama sonunda varacakları yer cehennemdir -o, ne kötü bir meskendir!-

    Ahmed Hulusi

    O, geçici bir zevk ve tatmindir! Sonunda varacakları yer ise cehennemdir (yapmaları gerekenleri yapmamanın pişmanlığıyla, yanmaya mahkum oldukları mekan). O ne kötü yaşam ortamı ve şartlarıdır!

    Ali Bulaç

    (Bu) Az bir yarar(lanma)dır. Sonra bunların barınma yerleri cehennemdir. Ne kötü bir yataktır o!

    Ali Özek ve heyeti

    Azıcık bir menfaattir o. Sonra onların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü varış yeridir!

    Ali Rıza Safa

    Az bir geçinme; sonra, kalacakları yer cehennemdir. Oysa ne kötü bir yataktır.

    Bayraktar Bayraklı

    O, gelip geçici bir tatminden ibarettir; ama sonunda varacakları yer cehennemdir. O ne kötü bir meskendir!

    Edip Yüksel

    Bu kısa süreli bir yararlanmadır, sonra cehennemi boylayacaklar; ne kötü bir durak!

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bu kısa süreli bir yararlanmadır, sonra cehennemi boylayacaklar; ne kötü bir durak!

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bu kısa bir zevkten ibarettir; sonra varacakları yer cehennemdir. Ne kötü bir döşektir O!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Az bir zevk, sonra varacakları Cehennem, ne fena döşek

    Erhan Aktaş

    Bu, az bir yararlanmadır. Sonra varacakları yer Cehennem'dir. Orası ne kötü bir yerdir!

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bu, az bir yararlanmadır. Sonra varacakları yer Cehennem'dir. Orası ne kötü bir yerdir!

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Bu, az bir yararlanmadır. Sonra varacakları yer Cehennem'dir. Orası ne kötü bir yerdir!

    Gültekin Onan

    (Bu) Az bir yarar(lanma)dır. Sonra bunların barınma yerleri cehennemdir. Ne kötü bir yataktır o!

    Hasan Basri Çantay

    Azıcık bir faidedir (o). Sonunda varıb sığınacakları yer cehennemdir. O, ne kötü yatakdır!.

    İbni Kesir

    Az bir geçim. Sonra varacakları yer cehennemdir. O ne kötü yataktır.

    Mehmet Alagaş

    (196-200) Kafirlerin kasabalarda / beldelerde dönüp durmaları seni aldatmasın, az bir faydalanma, sonrasında varacakları yer cehennem, ne kötü bir oturum yeridir / mahattır. Rablerinden sakınanlar, öyle kimselerdir ki, içlerinde kalıcı oldukları altlarından nehirler akan cennetler Rablerinin yanından bir indiriliş olarak, onlar içindir, Allah’ın yanında olan iyiler için hayırlıdır. Kesinlikle kitap halkından, Allah’a ve size indirilene ve de onlara indirilene iman eden kimseler vardır, Allah’a karşı ürperti içindedirler, Allah’ın ayetleri karşılığında az bir pahanın müşterisi olmazlar, işte onların ecirleri Rablerinin yanındadır, muhakkak ki Allah hızlı hesap görendir. Ey iman edenler sabredin, sabredenler olun ve bağlantılı olun / irtibatta kalın, Allah’tan sakının böylelikle belki kurtulursunuz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Az bir geçimlik sonra varacakları yer Cehennem'dir. Orası ne kötü yerleşim yeridir.

    Süleyman Ateş

    Bu, az bir geçimdir. Sonra gidecekleri yer, cehennemdir. Ne kötü bir yataktır orası!

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bu, kısa süreli yararlanmadır. Sonunda varıp kalacakları yer cehennemdir. Ne kötü yataktır o!

    Şaban Britch

    Az bir geçimlik sonra varacakları yer Cehennem'dir. Orası ne kötü yerleşim yeridir.

    Şaban Piriş

    Az bir geçimlik sonra varacakları yer cehennemdir. Orası ne kötü yerleşim yeridir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Azıcık bir nimetlenmedir o. Sonra onların varacağı yer cehennem olacaktır. Ne kötü yataktır o!

  3. Âl-i İmrân suresi, 198. ayet — bütün mealleriyle aç

    Âl-i İmrân suresi, 198. ayet. لَٰكِنِ ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوْا۟ رَبَّهُمْ لَهُمْ جَنَّٰتٌ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا نُزُلًا مِّنْ عِندِ ٱللَّهِ وَمَا عِندَ ٱللَّهِ خَيْرٌ لِّلْأَبْرَارِ

    Diyanet İşleri

    Fakat Rablerine karşı gelmekten sakınanlar için, Allah katından bir konaklama yeri olarak, içinde ebedi kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler vardır. Allah katında olan şeyler iyiler için daha hayırlıdır.

    Mehmet Okuyan

    Fakat Rablerine karşı takvâlı (duyarlı) olanlar için, Allah tarafından bir ikram olarak altlarından ırmaklar akan, ebedî kalacakları cennetler vardır. İyi kişiler için Allah katındaki (nimetler) hayırlı olandır. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah [mesânî]lik özelliği gereği bu defa sözü takvâ sahiplerine getirmekte, inkârcıların aksine, Allah'tan bir ikram olarak onların varacakları yerin de cennetler olacağını müjdelemektedir. Yüce Allah muttakî yani duyarlı, sorumluluğunu bilip sorumlu davranan insanların fedakârlıklarının karşılığı olarak ahirette altlarından ırmaklar akan ve içinde ebedi kalacakları bahçelerde ağırlanacaklarını müjdelemektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Fakat Rablerine karşı sorumluluk duyanlar var ya: işte onlarındır zemininden ırmaklar çağlayan cennetler; Allah katından bir ikram olarak, orada yerleşip kalırlar. Zira Allah katında olan, erdemliler için en hayırlı olandır.

    Muhammed Esed

    Ama Rablerine karşı sorumluluklarının bilincinde olanlar, içinden ırmaklar akan hasbahçelere kavuşacaklardır: Allah'tan ne güzel bir karşılama! Ve Allah katında olan, gerçek erdem sahipleri için en hayırlı olandır.

    Ahmed Hulusi

    Fakat Rablerinden korunanlara gelince, onlara altlarında nehirler akan cennetler vardır. Orada sonsuza dek yaşarlar Allah indinden inzal olan ile (hakikatleri olan Allah Esma'sının bilinçlerine inzal {boyutsal geçiş} ettiği kuvveler ile). Allah indinde olanlar, Ebrar (Allah'a ermişler) için daha hayırlıdır.

    Ali Bulaç

    Ama Rablerinden korkup sakınanlar; onlar için Allah katında -bir şölen olarak- altlarından ırmaklar akan -içinde ebedi kalacakları- cennetler vardır. İyilik yapanlar için, Allah'ın katında olanlar daha hayırlıdır.

    Ali Özek ve heyeti

    Fakat Rablerine karşı gelmekten sakınanlar için, Allah tarafından bir ikram olarak, altlarından ırmaklar akan, ebedî olarak kalacakları cennetler vardır. İyi kişiler için Allah katındaki (nimetler) daha hayırlıdır.

    Ali Rıza Safa

    Fakat Efendilerine karşı sorumluluk bilinci taşıyanlar için, Allah'ın katından bir sunu olarak, altlarından ırmaklar akan, sürekli kalacakları cennetler vardır. Allah'ın katında olanlar, sağduyulu olanlar için daha iyidir.

    Bayraktar Bayraklı

    FakatRabblerine karşı sorumluluklarının bilincinde olanlar, içinden ırmaklar akan ve içlerinde uzun süre kalacakları cennetlere kavuşacaklardır. Allah'tan ne güzel bir karşılama! Allah katında olan, gerçek erdem sahipleri için en hayırlı olandır.

    Edip Yüksel

    Rab'lerini dinleyenler için içlerinde ırmaklar akan bahçeler var. ALLAH tarafından bir konut olarak orada ebedî kalacaklar. İyiler için ALLAH'ın yanında bulunanlar daha hayırlıdır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Rab'lerini dinleyenler için içlerinde ırmaklar akan cennetler var. ALLAH tarafından bir konut olarak orada ebedi kalacaklar. İyiler için ALLAH'ın yanında bulunanlar daha hayırlıdır

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Fakat o Allah'tan korkan, korunan kullar için; içlerinde ebedi kalmak ve Allah tarafından konuk edilmek üzere, altından ırmaklar akan cennetler var. Allah katındaki ise ermişler için daha hayırlıdır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Lakin o Allahdan korkan, korunan kullar, onlar için cennetler var altından ırmaklar akar, içlerinde kalmak üzere onlar, Allah tarafından konukluklar, Allah yanındaki ise ermişler için daha hayırlıdır

    Erhan Aktaş

    Fakat Rabb'lerine karşı gelmekten sakınan kimseler için, içinden ırmaklar akan Cennetler vardır. Onlar, orada sürekli kalıcıdırlar. Bu, Allah katından bir konaklamadır. İyi kimseler için, Allah katında olan daha hayırlıdır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Fakat Rabb'lerine karşı gelmekten sakınan kimseler için, içinden ırmaklar akan Cennetler vardır. Onlar, orada sürekli kalıcıdırlar. Bu, Allah katından bir konaklamadır. İyi kimseler için, Allah katında olan daha hayırlıdır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Fakat Rabb'lerine karşı gelmekten sakınan kimseler için, içinden ırmaklar akan Cennetler vardır. Onlar, orada sürekli kalıcıdırlar. Bu, Allah katından bir konaklamadır. İyi kimseler için, Allah katında olan daha hayırlıdır.

    Gültekin Onan

    Ama rablerinden korkup sakınanlar; onlar için Tanrı katında -bir şölen olarak- altlarından ırmaklar akan -içinde ebedi kalacakları- cennetler vardır. İyilik yapanlar için, Tanrı'nın katında olanlar daha hayırlıdır.

    Hasan Basri Çantay

    Fakat Rablerinden korkanlar (öyle mi ya)? Altlarından ırmaklar akan cennetler — kendileri içinde ebedi kalmak, Rableri katından verilecek nice ziyafetlere de konmak üzere — hep onların. Allahın nezdinde olan (ni'metler) iyiler için daha hayırlıdır.

    İbni Kesir

    Fakat Rabblarından korkanlar için; altlarından ırmaklar akan cennetler var. Orada temelli kalacaklar. Allah tarafından ağırlanacaklar. Allah katında olanlar kendileri için daha hayırlıdır.

    Mehmet Alagaş

    (196-200) Kafirlerin kasabalarda / beldelerde dönüp durmaları seni aldatmasın, az bir faydalanma, sonrasında varacakları yer cehennem, ne kötü bir oturum yeridir / mahattır. Rablerinden sakınanlar, öyle kimselerdir ki, içlerinde kalıcı oldukları altlarından nehirler akan cennetler Rablerinin yanından bir indiriliş olarak, onlar içindir, Allah’ın yanında olan iyiler için hayırlıdır. Kesinlikle kitap halkından, Allah’a ve size indirilene ve de onlara indirilene iman eden kimseler vardır, Allah’a karşı ürperti içindedirler, Allah’ın ayetleri karşılığında az bir pahanın müşterisi olmazlar, işte onların ecirleri Rablerinin yanındadır, muhakkak ki Allah hızlı hesap görendir. Ey iman edenler sabredin, sabredenler olun ve bağlantılı olun / irtibatta kalın, Allah’tan sakının böylelikle belki kurtulursunuz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Fakat Rablerine karşı gelmekten sakınanlar için, Allah tarafından bir ikram olarak, altlarından ırmaklar akan, ebedî olarak kalacakları Cennetler vardır. İyiler için Allah katındaki (nimetler) daha hayırlıdır.

    Süleyman Ateş

    Fakat Rablerinden korkanlar için, altlarından ırmaklar akan cennetler var. Orada ebedi kalacaklar, Allah tarafından ağırlanacaklardır. İyiler için Allah yanında bulunan ödüller ise (dünya varlığından) daha hayırlıdır.

    Süleymaniye Vakfı

    Ama Rablerine karşı yanlış yapmaktan sakınanlara, içlerinden ırmaklar akan ve ölümsüz olarak kalacakları cennetler /bahçeler vardır. Bu, Allah katından yapılan bir ağırlamadır. Allah katında olan şeyler, erdemliler için en iyisidir. dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Rablerinden dipnot 1 çekinerek korunanları dipnot 2 ise içlerinden ırmaklar akan bahçeler beklemektedir. Ölmemek ve Rableri tarafından ağırlanmak üzere oraya gireceklerdir. Allah katında iyiler için hazırlanan her şey mükemmeldir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sahiplerinden.
    2. metne dön, dipnot 2
      Takva sahibi olanlar: Allah'tan çekinerek korunan, kendini (fıtratını) bozmayanlar (Bkz Bakara 2/2)

    Şaban Britch

    Rablerinden korkanlara da altlarından ırmaklar akan ve içinde temelli kalacakları Cennetler vardır. Bu Allah katından bir ikramdır. İyi kimseler için Allah'ın katında bulunanlar (dünya nimetlerinden) daha hayırlıdır.

    Şaban Piriş

    Rab'lerinden korkanlara da altlarından ırmaklar akan ve içinde temelli kalacakları cennetler vardır. Allah katından bir ağırlanmadır / ikramdır. Allah katında olanlar, iyi kimseler için daha hayırlıdır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ama Rablerinden korkanlar için altlarından ırmaklar akan cennetler var. Allah katından bir konukseverlikle sürekli kalıcıdırlar orada. Allah katındaki ödüller iyiler için daha hayırlıdır.

  4. Âl-i İmrân suresi, 199. ayet — bütün mealleriyle aç

    Âl-i İmrân suresi, 199. ayet. وَإِنَّ مِنْ أَهْلِ ٱلْكِتَٰبِ لَمَن يُؤْمِنُ بِٱللَّهِ وَمَآ أُنزِلَ إِلَيْكُمْ وَمَآ أُنزِلَ إِلَيْهِمْ خَٰشِعِينَ لِلَّهِ لَا يَشْتَرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ ثَمَنًا قَلِيلًا أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ أَجْرُهُمْ عِندَ رَبِّهِمْ إِنَّ ٱللَّهَ سَرِيعُ ٱلْحِسَابِ

    Diyanet İşleri

    Kitap ehlinden öyleleri var ki, Allah'a, size indirilene ve kendilerine indirilene, Allah'a derinden saygı duyarak inanırlar. Allah'ın ayetlerini az bir değere satmazlar. Onlar var ya, işte onların, Rableri katında mükafatları vardır. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.

    Mehmet Okuyan

    Kitap ehlinden öylesi var ki Allah'a hem size indirilene hem de kendilerine indirilene Allah'a boyun eğerek iman ederler. Allah'ın ayetlerini az bir değer karşılığında satmazlar. İşte onlar için Rableri katında ödüller vardır. Şüphesiz ki Allah, hesabı hızlı olandır. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah dünyaya aldanılmaması gerektiğini ifade edip takvâ sahiplerine cennet vadettiğini müjdeledikten sonra, bu defa kitap ehlinin içinden de bu türden muttakîler yani mahşerde nimetlere sahip olacak kişilerin çıkacağını bildirmekte ve onların da imanlarının tam, fedakârlıklarının sağlam olduğunu ifade etmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Doğrusu kitap ehli arasında, mutlaka Allah'a (gereği gibi) iman eden de, hem size hem kendilerine indirilene iman eden de vardı; onlar Allah'tan saygıyla korkarlar ve Allah'ın ayetlerini değersiz bir menfaat karşılığı pazarlamazlar: Onların ödülü Rableri katındadır; çünkü Allah hesabı seri tutandır.

    Muhammed Esed

    Doğrusu, geçmiş vahyin mensupları arasında (gerçekten) Allah'a iman edenler ve hem size hem de kendilerine indirilene inananlar vardır. Böyleleri, Allah'tan korkarlar, O'nun mesajlarını ufak bir kazanç için değiştirmezler. Onların mükafatı, Rableri katındadır; çünkü Allah, hesap görmede hızlıdır!

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki, kendilerine hakikat ilmi verilmiş olanlardan öyleleri vardır ki, hakikatleri olan Allah Esma'sına, size inzal olunana, kendilerine inzal olunana Allah için huşu duyarak iman ederler. Allah'ın işaretlerindeki varlığı realitesini, kendilerini bu hakikatten perdeleyecek az bir dışsal zevke değişmezler! İşte onlar için Rableri indinde (kendi Esma bileşimlerinden açığa çıkan) mükafatları vardır. Allah, hesabı anında görendir.

    Ali Bulaç

    Şüphesiz, Kitap Ehlinden, Allah'a; size indirilene ve kendilerine indirilene -Allah'a derin saygı gösterenler olarak- inananlar vardır. Onlar Allah'ın ayetlerine karşılık olarak az bir değeri satın almazlar. İşte bunların Rableri katında ecirleri vardır. Şüphesiz Allah, hesabı çok çabuk görendir.

    Ali Özek ve heyeti

    Ehli kitaptan öyleleri var ki, Allah'a, hem size indirilene, hem de kendilerine indirilene tam bir samimiyetle ve Allah'a boyun eğerek iman ederler. Allah'ın âyetlerini yok pahasına satmazlar. İşte onlar için Rableri katında ecirleri vardır. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk olandır.

    Ali Rıza Safa

    Aslında, kitap halkı arasında, Allah'a ve hem size indirilene hem de kendilerine indirilene inananlar da vardır. Allah'a, derin saygı duyarlar; Allah'ın ayetlerini az bir değere satmazlar. İşte onların ödülleri, Efendilerinin katındadır. Kuşkusuz, Allah, hesabı çok hızlı görür.

    Bayraktar Bayraklı

    Kitap ehlinden öyleleri vardır ki, Allah'a, hem size indirilene, hem de kendilerine indirilene tam bir samimiyetle ve Allah'a boyun eğerek iman ederler. Allah'ın ayetlerini az bir kazanç için satmazlar. Onların ödülüRabbleri katındadır; çünkü Allah hesabı çabuk olandır.

    Edip Yüksel

    Kitaplıların öyleleri var ki ALLAH'a, size indirilene ve kendilerine indirileni onaylarlar. ALLAH'a karşı derin saygıya sahiptirler. ALLAH'ın ayetlerini az bir değere satmazlar. Onların ödülleri Efendi'lerinin yanındadır. ALLAH hesabı çabuk görendir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kitaplıların öyleleri var ki ALLAH'a, size indirilene ve kendilerine indirilene inanırlar. ALLAH'a karşı derin saygıya sahiptirler. ALLAH'ın ayetlerini satmazlar. Onların ödülleri Rab'lerinin yanındadır. ALLAH hesabı çabuk görendir

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Kitap verilenlerden de Allah'a, size ve kendilerine indirilene, Allah'a boyun eğerek inananlar ve Allah'ın ayetlerini birkaç paraya satmayanlar vardır. İşte onların, Rablerinin katında mükafatları vardır. Şüphe yok ki, Allah hesabını çabuk yapar.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Şüphesiz ehli kitab içinden kimi de vardır ki, Allaha iman ettikleri gibi Allah için hakka boyun eğerek kendilerine indirilene de size indirilene de iman ederler, Allahın ayatını bir kaç paraya satmazlar, işte bunlar, Rablarının indinde kendilerinin ecirleri vardır, şüphe yok ki Allah hisabını çabuk yapar

    Erhan Aktaş

    Kitap Ehli'nden öyle kimseler var ki, Allah'a, size indirilene, kendilerine indirilene tam bir samimiyetle iman ederler. Allah'ın ayetlerini az bir değer karşılığında satmazlar. İşte onların hak ettikleri şey Rabb'lerinin yanındadır. Kuşkusuz, Allah, hesabı çabuk görendir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kitap Ehli'nden öyle kimseler var ki, Allah'a, size indirilene, kendilerine indirilene tam bir samimiyetle iman ederler. Allah'ın ayetlerini az bir değer karşılığında satmazlar. İşte onların hak ettikleri şey Rabb'lerinin yanındadır. Kuşkusuz, Allah, hesabı çabuk görendir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kitap Ehli'nden öyle kimseler var ki, Allah'a, size indirilene, kendilerine indirilene tam bir samimiyetle iman ederler. Allah'ın ayetlerini az bir değer karşılığında satmazlar. İşte onların hak ettikleri şey Rabb'lerinin yanındadır. Kuşkusuz, Allah, hesabı çabuk görendir.

    Gültekin Onan

    Şüphesiz, Kitap ehlinden Tanrı'ya, size indirilene ve kendilerine indirilene -Tanrı'ya derin saygı gösterenler olarak- inananlar vardır. Onlar Tanrı'nın ayetlerine karşılık olarak az bir değeri satın almazlar. Şüphesiz, Tanrı hesabı çok çabuk görendir.

    Hasan Basri Çantay

    Hakıykat, Kitablılar içinde Allaha ve hem size indirilene hem kendilerine indirilene — Allaha büyük saygı gösteren (kimse) ler olarak — inananlar da vardır elbet. Onlar Allahın ayetlerine mukabil az bir bahayı (hasis bir menfaati) satın almazlar. İşte onlar (öyle). Onlara Rableri indinde (nice) ecirler vardır. Allah, hesabını pek çabık görendir, muhakkak.

    İbni Kesir

    Ehl-i Kitab'tan öyleleri vardır ki; Allah'a, size indirlen ve kendilerine indirilmiş olana, Allah'a huşu' duyarak inanırlar. Allah'ın ayetlerini az bir pahaya değişmezler. İşte onların ecirleri Rabbları katındadır. Allah, şüphesiz hesabı çabuk görendir.

    Mehmet Alagaş

    (196-200) Kafirlerin kasabalarda / beldelerde dönüp durmaları seni aldatmasın, az bir faydalanma, sonrasında varacakları yer cehennem, ne kötü bir oturum yeridir / mahattır. Rablerinden sakınanlar, öyle kimselerdir ki, içlerinde kalıcı oldukları altlarından nehirler akan cennetler Rablerinin yanından bir indiriliş olarak, onlar içindir, Allah’ın yanında olan iyiler için hayırlıdır. Kesinlikle kitap halkından, Allah’a ve size indirilene ve de onlara indirilene iman eden kimseler vardır, Allah’a karşı ürperti içindedirler, Allah’ın ayetleri karşılığında az bir pahanın müşterisi olmazlar, işte onların ecirleri Rablerinin yanındadır, muhakkak ki Allah hızlı hesap görendir. Ey iman edenler sabredin, sabredenler olun ve bağlantılı olun / irtibatta kalın, Allah’tan sakının böylelikle belki kurtulursunuz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ehl-i Kitap'tan öyleleri var ki, Allah’a, size indirilene ve kendilerine indirilene, Allah’tan korkarak iman ederler. Allah’ın ayetlerini az bir değere satmazlar. İşte onlara Rableri katında mükâfatları vardır. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.

    Süleyman Ateş

    Kitap ehlinden öyleleri var ki, Allah'a inanırlar, size indirilene ve kendilerine indirilene inanırlar; Allah'a karşı saygılıdırlar; Allah'ın ayetlerini birkaç paraya satmazlar. Onların da Rableri katında ödülleri vardır! Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.

    Süleymaniye Vakfı

    Ehlikitap /kitaplarında uzman olanlar arasında Allah'a, size indirilene ve kendilerine indirilmiş olana inanıp güvenenler de vardır. Onlar, Allah'a tam bir saygı içindedirler. Allah'ın ayetleri karşılığında geçici bir çıkar elde etmezler. Onların, Rableri katında ödülleri vardır. Allah hesabı çabuk görür. dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ehl-i kitap dipnot 1 içinde Allah'a, size indirilene ve kendilerine indirilmiş olana inanıp güvenen, Allah'a karşı saygılı olanlar vardır. Onlar, Allah'ın ayetlerini geçici bir bedelle değişmezler. Onların, Rableri katında ödülleri vardır. Allah, hesabı çabuk görür.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kitaplarında uzman olan kişiler

    Şaban Britch

    Kitap ehlinden öyleleri var ki, Allah’a, size indirilene ve kendilerine indirilene, Allah’tan korkarak inanırlar. Allah’ın âyetlerini az bir değere satmazlar. İşte onlara Rableri katında mükâfatları vardır. Allah hesabı çabuk görendir.

    Şaban Piriş

    Kitap ehlinden, Allah'a ve size indirilenlere ve kendilerine indirilenlere iman edip, Allah'tan korkanlar ve Allah'ın ayetlerini az bir bedele karşılık satmayanlara, işte onlara Rab'leri katında mükafatları vardır. Allah, hesabı çabuk görür.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ehlikitap'tan öyleleri var ki, Allah'a, size indirilene ve kendilerine indirilene inanırlar. Allah karşısında ürperirler; Allah'ın ayetlerini basit bir ücret karşılığı satmazlar. İşte bunlar için Rableri katında kendilerine özgü ödüller vardır. Allah, hesabı, çabucak görüverir.

  5. Âl-i İmrân suresi, 200. ayet — bütün mealleriyle aç

    Âl-i İmrân suresi, 200. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱصْبِرُوا۟ وَصَابِرُوا۟ وَرَابِطُوا۟ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

    Diyanet İşleri

    Ey iman edenler! Sabredin. Sabır yarışında düşmanlarınızı geçin. (Cihat için) hazırlıklı ve uyanık olun ve Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.

    Mehmet Okuyan

    Ey iman edenler! Sabredin; (düşman karşısında) dayanışmada bulunun; (savaş için) hazırlıklı ve nöbette bulunun! dipnot 1 Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun ki kurtulasınız.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki [râbitû] emri, sanıldığı gibi "zikirde insanları hatırlayıp onlarla manevi bir bağ kurmak" anlamında "rabıta" ile asla ve asla ilişkili değildir. Aksine bu emir, "savaş için hazırlıklı ve nöbette olmak" anlamına gelmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Siz ey iman edenler! Zorluklara karşı direnin, direnişte birbirinizle dayanışma içinde olun, mevzilerinizi koruyun ve Allah'a karşı sorumluluk bilincini kuşanın ki ebedi saadete erebilesiniz.

    Muhammed Esed

    Siz ey imana ermiş olanlar! Zorluklara sabırla katlanın ve birbirinizle sabırda yarışın, (doğru olanı yapmaya) her zaman hazır olun ve Allah'a karşı sorumluluk bilinci duyun ki mutluluğa erebilesiniz!

    Ahmed Hulusi

    Ey iman edenler. . . (İçinde bulunduğunuz zorluklara) dayanın, birbirinizle dayanıklılıkta yarışın, düşmana karşı hazır ve bütünlük içinde olun ve Allah'tan korunun ki kurtuluşa eresiniz. Not: Sık geçen "Allah'tan korunun" uyarısının anlamı bize GÖRE şudur: Allah sizden açığa çıkan fikir veya fiillerin her an sonucunu yarattığı içindir ki; hoşlanmayacağınız şeylerle karşılaşmak istemiyorsanız, onları oluşturan davranış ve düşüncelerden uzak durarak özünüzdeki Hasiyb mekanizmasına karşı korunun. Allahu alem!

    Ali Bulaç

    Ey iman edenler, sabredin ve sabırda yarışın, (sınırlarda) nöbetleşin. Allah'tan korkun. Umulur ki kurtulursunuz.

    Ali Özek ve heyeti

    Ey iman edenler! Sabredin; (düşman karşısında) sebat gösterin; (cihad için) hazırlıklı ve uyanık bulunun ve Allah'tan korkun ki başarıya erişebilesiniz.

    Ali Rıza Safa

    Ey inanca çağırılanlar! Dirençli olun ve dirençli olmakta yarışın. Her zaman hazırlıklı olun ve Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın; böylece, belki kurtuluşa erişirsiniz. dipnot 77

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 77
      "Her zaman hazırlıklı olun." olarak yazdığımız "Rabitu" terimi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Nöbet tutarak savaşa hazırlıklı olun." veya "Sınırlarda nöbet tutun." veya "Hazırlıklı uyanık bulunun." veya "Birlik olun." veya "Rabıta kurun." biçiminde çevrilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    Ey iman edenler! Sabrediniz ve birbirinizle sabırda yarışınız, ülkeyi korumada daima uyanık olunuz ve Allah'a karşı gelmekten sakınınız ki zafere ulaşasınız.

    Edip Yüksel

    Gerçeği onaylayanlar! Başarmak için, güçlüklere karşı tek tek direnin, topluca direnin, birlik olun ve ALLAH'ı dinleyin. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Bu ayette geçen "Rabitu" (birlik olun) kelimesinin anlamını kaydıran tarikat şeyhleri, uydurdukları "Rabıta" ibadetiyle kendilerini putlaştırmışlardır. Müritlerini, şeyhlerini düşünmeye ve hatta zikir anında yüzlerini hayal etmeye özendiren ve bunu Tanrısal bir emir olarak empoze edenler Allah tarafından "en kötü" kişiler olarak tanımlanır (6:21-24; 7:37; 10:17-18 ve 9:31).

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnananlar! Başarmak için, güçlüklere karşı tek tek direnin, topluca direnin, birlik olun ve ALLAH'ı dinleyin.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ey iman edenler, sabredin ve sabır yarışında düşmanlarınızı geçin, savaş için hazır ve tetikte bulunun ve Allah'tan korkun ki arzularınıza eresiniz!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ey o bütün iman edenler! Sabredin ve sabır yarışında düşmanlarınızı geçin ve cihad için hazır ve rabıtalı bulunun ve Allaha korunun ki felah bulasınız

    Erhan Aktaş

    Ey İman Edenler! Sabredin ve zorluklara karşı dirençli olun. Sürekli duyarlı olun. Allah'a karşı takva sahibi olun. Umulur ki kurtuluşa erenlerden olursunuz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ey iman edenler! Sabredin ve zorluklara karşı dirençli olun. Sürekli duyarlı olun. Allah'a karşı takva sahibi olun. Umulur ki kurtuluşa erenlerden olursunuz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ey iman edenler! Sabredin ve zorluklara karşı dirençli olun. Sürekli duyarlı olun. Takva sahibi olun. Umulur ki kurtuluşa erenlerden olursunuz.

    Gültekin Onan

    Ey inananlar, sabredin ve sabırda yarışın, (sınırlarda) nöbetleşin. Tanrı'dan korkun. Umulur ki kurtulursunuz.

    Hasan Basri Çantay

    Ey iman edenler, sabr (-ü sebat) edin. (Düşmanlarınızla) sabır yarışı edin (onlara galebe çalın. Sınırlarda) nevbet beklesin (yurdunuzu çiğnetmeyin.) Allah'dan korkun (Bu sayede) felah bulacağınızı umabilirsiniz.

    İbni Kesir

    Ey iman edenler; sabredin, sebat gösterin, düşmana karşı durun ve Allah'tan sakının ki, felah bulasınız.

    Mehmet Alagaş

    (196-200) Kafirlerin kasabalarda / beldelerde dönüp durmaları seni aldatmasın, az bir faydalanma, sonrasında varacakları yer cehennem, ne kötü bir oturum yeridir / mahattır. Rablerinden sakınanlar, öyle kimselerdir ki, içlerinde kalıcı oldukları altlarından nehirler akan cennetler Rablerinin yanından bir indiriliş olarak, onlar içindir, Allah’ın yanında olan iyiler için hayırlıdır. Kesinlikle kitap halkından, Allah’a ve size indirilene ve de onlara indirilene iman eden kimseler vardır, Allah’a karşı ürperti içindedirler, Allah’ın ayetleri karşılığında az bir pahanın müşterisi olmazlar, işte onların ecirleri Rablerinin yanındadır, muhakkak ki Allah hızlı hesap görendir. Ey iman edenler sabredin, sabredenler olun ve bağlantılı olun / irtibatta kalın, Allah’tan sakının böylelikle belki kurtulursunuz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ey iman edenler! Sabredin. Sabır göstermede dayanın. (Cihat için) hazırlıklı ve uyanık olun ve Allah’a karşı gelmekten sakının ki, kurtuluşa eresiniz.

    Süleyman Ateş

    Ey inananlar, sabredin, direnin. Savaşa hazırlıklı, uyanık bulunun ve Allah'tan korkun ki, başarıya eresiniz.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ey inanıp güvenenler! Sabredin, sabırda yarışın, düşmanlarınıza karşı uyanık olun ve Allah'tan çekinerek kendinizi koruyun ki umduğunuza kavuşabilesiniz.

    Şaban Britch

    Ey iman edenler! Sabredin, (kâfirlere karşı) sabırlı olmada sebatkar olun, (cihad için) nöbet bekleyin! Allah’tan korkun ki kurtuluşa eresiniz.

    Şaban Piriş

    Ey iman edenler, Sabredin, (kafirlere karşı) dirençli olun, temkinli olun, Allah'tan korkun ki kurtuluşa eresiniz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ey iman sahipleri! Sabredin, sabır yarışı yapın, nöbet tutarak savaşa hazırlıklı bulunun ve Allah'tan korkun ki, kurtuluşa erebilesiniz.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.