Diyanet İşleri
Sonra orada ne ölür (kurtulur), ne de (rahat bir hayat) yaşar.
A'lâ suresi
A'lâ suresi, 13. ayet. ثُمَّ لَا يَمُوتُ فِيهَا وَلَا يَحْيَىٰ
ŝümme lâ yemûtü fîhâ velâ yaḥyâ.
Sonra orada ne ölür (kurtulur), ne de (rahat bir hayat) yaşar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kur'an'ın okutulması ve öğüdün fayda vermesi A'lâ 6–13 3
Allah'a karşı derin saygı duyarak O'ndan korkan öğüt alacaktır.
(11-12) En büyük ateşe girecek olan en bedbaht kimse (kafir) ise, öğüt almaktan kaçınır.
Sonra orada ne ölür (kurtulur), ne de (rahat bir hayat) yaşar.
(14-15) Arınan ve Rabbinin adını anıp, namaz kılan kimse mutlaka kurtuluşa erer.
Fakat sizler dünya hayatını tercih ediyorsunuz.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 9–13. ayetler için yazılmıştır.
9. “O halde öğüt faydalı olduğu sürece” yani verdiğin öğüt kabul edildikçe ve o öğüt dinlendikçe ister maksadın tamamen gerçekleşsin, ister kısmen gerçekleşsin “sen” Allah’ın şeriatini ve âyetlerini hatırlatarak “öğüt ver.”
Âyet-i kerimenin mefhumundan anlaşıldığına göre eğer verilen öğüt kötülüğü artırmak yahut hayrı eksiltmek sureti ile fayda vermeyecek olursa öğüt vermek, emrolunan bir iş olmaz, aksine yasaklanan bir iş olur. Çünkü öğüt vermek hususunda insanlar, yararlananlar ve yararlanmayanlar olmak üzere iki kısma ayrılırlar.
10. Öğütten yararlananlara gelince Yüce Allah, onları şöylece söz konusu etmektedir: “Korkan” yani Allah’tan korkup sakınan “kimse öğüt alacaktır.” Çünkü Allah korkusu, O’nun amellerin karşılıklarını vereceğini bilmesi kulun, Allah’ın hoşlanmadığı işlerden uzak kalmasını ve hayırlarda yarışmasını sağlar.
11-12. Öğütten yararlanmayanlara gelince onlardan da Yüce Allah şöyle söz etmektedir: “En bahtsız olan kimse ise ondan kaçacaktır. O ki en büyük ateşe girecektir.” Bu ise kalplere kadar yükselip çıkan tutuşturulmuş alevli ateştir.
13. “Sonra da orada ne ölecek, ne de yaşayacaktır.” Yani rahat yüzü görmeksizin, dinlenmeksizin, durmadan can yakıcı bir azap göreceklerdir (ki buna yaşamak denmez). Diğer taraftan ölmeyi temenni edecekler, ama ölmeyeceklerdir. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Onlar hakkında ölüm hüküm verilmez ki ölsünler, onların üzerinden (cehennemin) azabından bir şey de hafifletilmez.” (Fâtır, 35/36)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sonra da sonsuza kadar cehennem ateşine girer. Öyle ki, orada ne çekmekte olduğu azaptan dolayı rahata kavuşacağı şekilde ölür, ne de değerli, iyi ve güzel bir hayat yaşar.
Ortak kavram: Ölüm · Ortak kavram: Hayat
Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah'ı nasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En…
Ortak kavram: Ölüm · Ortak kavram: Hayat
"Sığırın bir parçası ile öldürülene vurun" dedik. (Denileni yaptılar ve ölü dirildi.) İşte, Allah ölüleri böyle diriltir, düşünesiniz diye…
Ortak kavram: Ölüm · Ortak kavram: Hayat
Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz.
Ortak kavram: Hayat
Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…
Ortak kavram: Hayat
Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…
Ortak kavram: Hayat
Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sonra, orada (tam) ölmeyecek ve (tam) yaşamayacak. dipnot 1
sonra orada ne ölebilecek, ne yaşayabilecektir.
ve orada ne ölecektir ne de diri kalacak.
Sonra orada ne ölür (kurtulur); ne de dirilir (hakikatin ilmiyle)!
onun içinde o, ne ölür, ne yaşar.
sonra o, ateşte ne ölür ne de yaşar.
Sonra, orada, ne ölür ne de yaşar.
- En şaki olan da ondan kaçınır. O da en büyük ateşe girer. Sonra orada ne ölür, ne de yaşar.
Nitekim, orada ne ölecek, ne de yaşayacaktır.
Nitekim, orada ne ölecek, ne de yaşayacaktır.
Sonra ne ölecek onda, ne de hayat bulacaktır.
Sonra ne ölecek onda ne hayat bulacaktır
Sonra orada ölüm de yok, yaşam da. dipnot 1
Sonra orada ölüm de yok, yaşam da. dipnot 1
Sonra orada ölüm de yok, yaşam da. dipnot 1
Sonra onun içinde o ne ölür ne yaşar.
sonra orada hem ölmeyecek, hem dirilmeyecek olandır O.
O, orada ne ölecek, ne de dirilecektir.
(6-13) Sana okuyacağız Allah ’ın istedikleri hariç unutmayacaksın. O /Allah, aşikarı ve de gizliyi kesinlikle bilir. Seni kolaylığa ulaştıracağız / müyesser edeceğiz . Eğer ha tırlatma fayda verecekse hatırlat. Tedirgin olan / haşyet duyan kişi hatırlayacaktır. İsyancı / şaki ise ondan kaçınacaktır. Büyük ateşe atılacak ve ardından orada ne ölecek ne de dirilecektir.
Sonra onun içinde ne ölür, ne de yaşar.
Sonra orada ne ölür, ne de yaşar.
Artık orada ne ölür ne de yaşar. dipnot 1
Sonra orada ne ölecek, ne de hayat sürecektir.
Orada ne ölür; ne de yaşar.
Orada ne ölür; ne de yaşar.
Sonra orada ne ölür ne de hayat bulur.
Wherein he does not die nor live or respire.
where they will neither die nor live.
In which they will then neither die nor live.
Then he will neither die in it, nor live. dipnot 1
and then neither die nor live in it.
There he will neither die (to be in rest) nor live (a good living).
then neither live in it, nor die.
Then he shall neither die therein nor live.
then he shall neither die therein, nor live.
… end up in the great Hell Fire where they will neither die nor enjoy the life.
and then therein shall neither die nor live!
Then he will neither die in it nor live.
wherein he shall not die, neither shall he live.
Wherein he shall neither die nor live!
Thereafter he will neither die therein, nor live.
Wherein he will neither die nor live.
In which he will neither die nor live.
wherein he will neither die nor remain alive.
where they will not ˹be able to˺ live or die.
Then he will neither die in it nor live.
Wherein he never dies, nor stays alive.
Neither dying therein nor living.
Then will he neither die therein nor live.
Wherein he neither dies nor lives. Mere survival!
In which they will neither die nor live.
then he will neither die therein, nor live (a desirable life).
Then he will neither die in it nor live.