A'lâ suresi

A'lâ suresi, 13. ayet

A'lâ suresi, 13. ayet. ثُمَّ لَا يَمُوتُ فِيهَا وَلَا يَحْيَىٰ

ŝümme lâ yemûtü fîhâ velâ yaḥyâ.

Diyanet İşleri

Sonra orada ne ölür (kurtulur), ne de (rahat bir hayat) yaşar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'lâ 10–16 · surenin 13. ayeti / 19

Konu Kur'an'ın okutulması ve öğüdün fayda vermesi A'lâ 6–13 3

  1. A'lâ 10

    Allah'a karşı derin saygı duyarak O'ndan korkan öğüt alacaktır.

  2. A'lâ 11–12

    (11-12) En büyük ateşe girecek olan en bedbaht kimse (kafir) ise, öğüt almaktan kaçınır.

  3. 13

    Sonra orada ne ölür (kurtulur), ne de (rahat bir hayat) yaşar.

  4. A'lâ 14–15

    (14-15) Arınan ve Rabbinin adını anıp, namaz kılan kimse mutlaka kurtuluşa erer.

  5. A'lâ 16

    Fakat sizler dünya hayatını tercih ediyorsunuz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 9–13. ayetler için yazılmıştır.

9. “O halde öğüt faydalı olduğu sürece” yani verdiğin öğüt kabul edildikçe ve o öğüt dinlendikçe ister maksadın tamamen gerçekleşsin, ister kısmen gerçekleşsin “sen” Allah’ın şeriatini ve âyetlerini hatırlatarak “öğüt ver.”

Âyet-i kerimenin mefhumundan anlaşıldığına göre eğer verilen öğüt kötülüğü artırmak yahut hayrı eksiltmek sureti ile fayda vermeyecek olursa öğüt vermek, emrolunan bir iş olmaz, aksine yasaklanan bir iş olur. Çünkü öğüt vermek hususunda insanlar, yararlananlar ve yararlanmayanlar olmak üzere iki kısma ayrılırlar.

10. Öğütten yararlananlara gelince Yüce Allah, onları şöylece söz konusu etmektedir: “Korkan” yani Allah’tan korkup sakınan “kimse öğüt alacaktır.” Çünkü Allah korkusu, O’nun amellerin karşılıklarını vereceğini bilmesi kulun, Allah’ın hoşlanmadığı işlerden uzak kalmasını ve hayırlarda yarışmasını sağlar.

11-12. Öğütten yararlanmayanlara gelince onlardan da Yüce Allah şöyle söz etmektedir: “En bahtsız olan kimse ise ondan kaçacaktır. O ki en büyük ateşe girecektir.” Bu ise kalplere kadar yükselip çıkan tutuşturulmuş alevli ateştir.

13. “Sonra da orada ne ölecek, ne de yaşayacaktır.” Yani rahat yüzü görmeksizin, dinlenmeksizin, durmadan can yakıcı bir azap göreceklerdir (ki buna yaşamak denmez). Diğer taraftan ölmeyi temenni edecekler, ama ölmeyeceklerdir. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Onlar hakkında ölüm hüküm verilmez ki ölsünler, onların üzerinden (cehennemin) azabından bir şey de hafifletilmez.” (Fâtır, 35/36)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sonra da sonsuza kadar cehennem ateşine girer. Öyle ki, orada ne çekmekte olduğu azaptan dolayı rahata kavuşacağı şekilde ölür, ne de değerli, iyi ve güzel bir hayat yaşar.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ثُمَّ summe sonra
  2. لَا la yoktur
  3. يَمُوتُ yemutu ölüm kök: موت
  4. فِيهَا fiha orada
  5. وَلَا ve la ve ne de
  6. يَحْيَىٰ yehya yaşam kök: حيي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Ortak kavram: Ölüm · Ortak kavram: Hayat

    Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah'ı nasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En…

  • Ortak kavram: Ölüm · Ortak kavram: Hayat

    "Sığırın bir parçası ile öldürülene vurun" dedik. (Denileni yaptılar ve ölü dirildi.) İşte, Allah ölüleri böyle diriltir, düşünesiniz diye…

  • Ortak kavram: Ölüm · Ortak kavram: Hayat

    Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz.

  • Ortak kavram: Hayat

    Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…

  • Ortak kavram: Hayat

    Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…

  • Ortak kavram: Hayat

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

57 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

sonra orada ne ölebilecek, ne yaşayabilecektir.

Muhammed Esed

ve orada ne ölecektir ne de diri kalacak.

Ahmed Hulusi

Sonra orada ne ölür (kurtulur); ne de dirilir (hakikatin ilmiyle)!

Ali Bulaç

onun içinde o, ne ölür, ne yaşar.

Ali Özek ve heyeti

sonra o, ateşte ne ölür ne de yaşar.

Ali Rıza Safa

Sonra, orada, ne ölür ne de yaşar.

Bayraktar Bayraklı

- En şaki olan da ondan kaçınır. O da en büyük ateşe girer. Sonra orada ne ölür, ne de yaşar.

Edip Yüksel

Nitekim, orada ne ölecek, ne de yaşayacaktır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Nitekim, orada ne ölecek, ne de yaşayacaktır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra ne ölecek onda, ne de hayat bulacaktır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra ne ölecek onda ne hayat bulacaktır

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra orada ölüm de yok, yaşam da. dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ölüp kurtulmak da yok, rahat yüzü görmek de.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra orada ölüm de yok, yaşam da. dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ölüp kurtulmak da yok, rahat yüzü görmek de.

Gültekin Onan

Sonra onun içinde o ne ölür ne yaşar.

Hasan Basri Çantay

sonra orada hem ölmeyecek, hem dirilmeyecek olandır O.

İbni Kesir

O, orada ne ölecek, ne de dirilecektir.

Mehmet Alagaş

(6-13) Sana okuyacağız Allah ’ın istedikleri hariç unutmayacaksın. O /Allah, aşikarı ve de gizliyi kesinlikle bilir. Seni kolaylığa ulaştıracağız / müyesser edeceğiz . Eğer ha tırlatma fayda verecekse hatırlat. Tedirgin olan / haşyet duyan kişi hatırlayacaktır. İsyancı / şaki ise ondan kaçınacaktır. Büyük ateşe atılacak ve ardından orada ne ölecek ne de dirilecektir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sonra onun içinde ne ölür, ne de yaşar.

Süleyman Ateş

Sonra orada ne ölür, ne de yaşar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonra orada ne ölecek, ne de hayat sürecektir.

Şaban Britch

Orada ne ölür; ne de yaşar.

Şaban Piriş

Orada ne ölür; ne de yaşar.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonra orada ne ölür ne de hayat bulur.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Wherein he does not die nor live or respire.

Abdul Haleem

where they will neither die nor live.

Abdullah Yusuf Ali

In which they will then neither die nor live.

Abul A'la Maududi

Then he will neither die in it, nor live. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, he will neither die so as to escape the punishment nor live as one truly lives so as to enjoy the pleasures of life. This punishment is for those who do not at all accept the admonition of Allah and His Messenger (peace be upon him) and persist in disbelief, polytheism and atheism till death. As for those who believe in their hearts but are cast into Hell because of their evil deeds, it has been said in the Hadith that when they will have undergone their punishment, Allah will give them death; then intercession on their behalf will be accepted, and their scorched bodies will be brought to the canals of Paradise, and the dwellers of Paradise will be asked to sprinkle water on them; then by that water they will come to life even as vegetation grows up when water is sprinkled on the earth. This theme has been reported from the Prophet (peace be upon him) in Muslim on the authority of Abu Saeed Khudri and in Bazzar on the authority of Abu Hurairah.

Aisha Bewley

and then neither die nor live in it.

Al-Hilali & Khan

There he will neither die (to be in rest) nor live (a good living).

Ali Quli Qarai

then neither live in it, nor die.

Amatul Rahman Omar

Then he shall neither die therein nor live.

Arthur John Arberry

then he shall neither die therein, nor live.

Bijan Moeinian

… end up in the great Hell Fire where they will neither die nor enjoy the life.

E. Henry Palmer

and then therein shall neither die nor live!

Edip-Layth

Then he will neither die in it nor live.

George Sale

wherein he shall not die, neither shall he live.

Hamid S. Aziz

Wherein he shall neither die nor live!

Mahmoud Ghali

Thereafter he will neither die therein, nor live.

Marmaduke Pickthall

Wherein he will neither die nor live.

Mohamed Ahmed - Samira

In which he will neither die nor live.

Muhammad Asad

wherein he will neither die nor remain alive.

Mustafa Khattab

where they will not ˹be able to˺ live or die.

Progressive Muslims

Then he will neither die in it nor live.

Rashad Khalifa

Wherein he never dies, nor stays alive.

Sahih International

Neither dying therein nor living.

Sam Gerrans

Then will he neither die therein nor live.

Shabbir Ahmed

Wherein he neither dies nor lives. Mere survival!

Syed Vickar Ahamed

In which they will neither die nor live.

Taqi Usmani

then he will neither die therein, nor live (a desirable life).

The Monotheist Group

Then he will neither die in it nor live.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'lâ suresi, 13. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'lâ suresi, 13. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'lâ suresi, 13. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩