Alak suresi

Alak suresi, 17. ayet

Alak suresi, 17. ayet. فَلْيَدْعُ نَادِيَهُۥ

felyed`u nâdiyeh.

Diyanet İşleri

Haydi, taraftarlarını çağırsın.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Alak 14–19 · surenin 17. ayeti / 19

Konu Uyarı ve secde emri Alak 15–19 3

  1. Alak 14

    O Allah'ın, her şeyi gördüğünü bilmiyor mu?

  2. Alak 15–16

    (15-16) Hayır! Andolsun, eğer vazgeçmezse, muhakkak onu perçeminden; o yalancı, günahkar perçeminden yakalarız.

  3. 17

    Haydi, taraftarlarını çağırsın.

  4. Alak 18

    Biz de zebanileri çağıracağız.

  5. Alak 19

    Hayır! Sakın sen ona uyma; secde et ve Rabbine yaklaş.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 17–18. ayetler için yazılmıştır.

17. “O da” azaba uğratılması hak olan bu kişi, “çağırsın bakalım meclisindekileri.” Başına gelen bu musibete karşı yardım etsinler diye meclisinde olanları, arkadaşlarını ve çevresindekileri çağırsın.

18. “Biz de” onu yakalamak ve ona azap etmek üzere cehennem bekçileri olan “Zebânileri çağırırız.” O da baksın ve düşünsün bakalım! Bu iki tarafın hangisi daha güçlü, daha muktedirdir? Bu da namaz kılanı alıkoymak isteyen kişinin durumunu ve onun kendisi ile tehdit olunduğu cezayı ortaya koymaktadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Başının önünden cehenneme doğru yakaladığımızda, aile halkını ve aşiretini onu azaptan kurtarmaları için onlardan yardım isteyerek çağırsın bakalım.

Kelimeler

2 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَلْيَدْعُ felyed'u o zaman çağırsın kök: دعو
  2. نَادِيَهُۥ nadiyehu meclisini kök: ندو

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ندو (53 geçiş) · Ortak kavram: Dua

    İnkar edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkar edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile…

  • Aynı kök: ندو (53 geçiş) · Ortak kavram: Dua

    (Ey Muhammed!) Allah'ın, "Ortağım olduklarını iddia ettiklerinizi çağırın" diyeceği, onların da çağıracakları, fakat kendilerine (çağırdıklarının)…

  • Aynı kök: ندو (53 geçiş) · Ortak kavram: Dua

    İnkar edenler var ya, muhakkak onlara: "Allah'ın (size) gazabı, sizin kendinize olan gazabınızdan daha büyüktür. Çünkü siz imana çağırılırdınız da…

  • Ortak kavram: Dua

    Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz,…

  • Ortak kavram: Dua

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…

  • Ortak kavram: Dua

    "Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın." dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki: O, ne yaşlı, ne körpe, ikisi…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

47 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(O), meclisini (destekçilerini) çağırsın!

Mustafa İslamoğlu

haydi o kendi örgütünü çağırsın,

Muhammed Esed

Bırak, kendi aklının (asılsız, düzmece) tavsiyelerini (yardımına) çağırsın,

Ahmed Hulusi

Haydi, çağırsın meclisini!

Ali Bulaç

O zaman da meclisini (yakın çevresini ve yandaşlarını) çağırsın.

Ali Özek ve heyeti

O, hemen gidip meclisini (kendi taraftarlarını) çağırsın.

Ali Rıza Safa

Haydi, çağırsın yandaşlarını.

Bayraktar Bayraklı

- Hayır hayır! Eğer bu yaptığından vazgeçmezse, derhal onu o yalancı, günahkar alnından yakalarız. O, hemen gidip meclisini çağırsın. Biz de zebanileri çağıracağız.

Edip Yüksel

O zaman haydi çağırsın kurultayını.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

O zaman haydi çağırsın kurultayını.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O zaman çağırsın kurultayını, meclisini!

Elmalılı Hamdi Yazır

O vakıt çağırsın o kurultayını, meclisini

Erhan Aktaş

Haydi, yardımcılarını çağırsın.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Haydi, yardımcılarını çağırsın.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Haydi, yardımcılarını çağırsın.

Gültekin Onan

O zaman da meclisini (yakın çevresini ve yandaşlarını) çağırsın.

Hasan Basri Çantay

O vakit (durmasın) meclisini da'vet etsin!

İbni Kesir

Öyleyse topluluğunu çağırsın dursun.

Mehmet Alagaş

(9-19) Gördün mü namazı /salahı kılan kulu, engelleyeni /nehyedeni ? Gördün mü, ya O, yola iletilmişse yahut sakınmayı /takvayı iş olarak veriyorsa/emrediyorsa? Gördün mü, eğer O, yalanlasa yüz çevirse , bilmez mi ki mutlaka Allah onu görüyor? Hayır, hayır, eğer ki vazgeçmesin , a lın perçeminden tutup sürükleyeceğiz. Yalancı ve günahlı alın perçeminden. Ö rgütünü çağırsın / davet etsin , biz de kolluk kuvvetlerini /zebanileri çağırırız. Hayır, hayır, ona uyma/itaat etme, secde et ve yakınlaş.

Rowwad Tercüme Merkezi

Haydi! O meclisini /Taraftarlarını çağırsın.

Süleyman Ateş

O zaman (o gitsin) de meclisini (adamlarını) çağırsın.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Çağırsın bakalım yandaşlarını.

Şaban Britch

Haydi çağırsın meclisini.

Şaban Piriş

-Haydi çağırsın çetesini/meclisini.

Yaşar Nuri Öztürk

Hadi çağırsın derneğini/kurultayını!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And then let him call his associates,

Abdul Haleem

Let him summon his comrades;

Abdullah Yusuf Ali

Then, let him call (for help) to his council (of comrades):

Abul A'la Maududi

So let him summon his helpmates; dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    As we have explained in the Introduction, when the Prophet (peace be upon him) rebuked Abu Jahl on his foolish behavior, he had retorted: O Muhammad, on what strength do you threaten me? By God, my supporters in this valley far exceed yours in number. At this it is being said: Let him call his band of supporters.

Aisha Bewley

Let him call his attendants;

Al-Hilali & Khan

Then let him call upon his council (of helpers).

Ali Quli Qarai

Then let him call out his gang!

Amatul Rahman Omar

Then let him call members of his association.

Arthur John Arberry

So let him call on his concourse!

Bijan Moeinian

While he is being dragged to fire, …

E. Henry Palmer

So let him call his counsel:

Edip-Layth

So let him call on his assembly.

George Sale

And let him call his council to his assistance:

Hamid S. Aziz

So let him call his council (or comrades):

Mahmoud Ghali

So let him call upon his assembly!

Marmaduke Pickthall

Then let him call upon his henchmen!

Mohamed Ahmed - Samira

So let him call his associates,

Muhammad Asad

and then let him summon [to his aid] the counsels of his own [spurious] wisdom,

Mustafa Khattab

So let him call his associates.

Progressive Muslims

So let him call on his supporter.

Rashad Khalifa

Let him then call on his helpers.

Sahih International

Then let him call his associates;

Sam Gerrans

Then let him call his council.

Shabbir Ahmed

Let him, then, call upon his advisory council.

Syed Vickar Ahamed

Then, let him call (for help) to his own group (of friends):

Taqi Usmani

So let him call the men of his council,

The Monotheist Group

So let him call on his supporter.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Alak suresi, 17. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Alak suresi, 17. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Alak suresi, 17. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩