A'râf suresi

A'râf suresi, 11. ayet

A'râf suresi, 11. ayet. وَلَقَدْ خَلَقْنَٰكُمْ ثُمَّ صَوَّرْنَٰكُمْ ثُمَّ قُلْنَا لِلْمَلَٰٓئِكَةِ ٱسْجُدُوا۟ لِـَٔادَمَ فَسَجَدُوٓا۟ إِلَّآ إِبْلِيسَ لَمْ يَكُن مِّنَ ٱلسَّٰجِدِينَ

veleḳad ḫalaḳnâküm ŝümme ṣavvernâküm ŝümme ḳulnâ lilmelâiketi-scüdû liâdem. fesecedû illâ iblîs. lem yeküm mine-ssâcidîn.

Diyanet İşleri

Andolsun, sizi yarattık. Sonra size şekil verdik. Sonra da meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" dedik. İblis'ten başka hepsi saygı ile eğildiler. O, saygı ile eğilenlerden olmadı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 8–14 · surenin 11. ayeti / 206
  1. A'râf 8

    O gün amellerin tartılması da haktır. Kimlerin sevabı ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

  2. A'râf 9

    Ama kimlerin sevabı da hafif gelirse, işte onlar ayetlerimize haksızlık etmiş olmaları sebebiyle kendilerini ziyana sokanlardır.

  3. A'râf 10

    Andolsun, size yeryüzünde imkan ve iktidar verdik. Sizin için orada birçok geçim imkanları da yarattık. Ama siz ne kadar az şükrediyorsunuz!

  4. 11

    Andolsun, sizi yarattık. Sonra size şekil verdik. Sonra da meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" dedik. İblis'ten başka hepsi saygı ile eğildiler. O, saygı ile eğilenlerden olmadı.

  5. A'râf 12

    Allah, "Sana emrettiğim zaman seni saygı ile eğilmekten ne alıkoydu?" dedi. (O da) "Ben ondan hayırlıyım. Çünkü beni ateşten yarattın. Onu ise çamurdan yarattın" dedi.

  6. A'râf 13

    Allah, "Şimdi in aşağı oradan. Çünkü senin orada büyüklük taslamak haddine değil! Hemen çık! Çünkü sen aşağılıklardansın" dedi.

  7. A'râf 14

    Şeytan dedi ki: "(Öyle ise) bana insanların tekrar diriltilecekleri güne kadar süre ver."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

11. Yüce Allah Âdemoğullarına hitaben şöyle buyurmaktadır: “Andolsun ki sizi” yani aslınızı, kendisinden çıktığınız temel maddenizi, babanız Âdem’i “yarattık. Sonra da size” en güzel şekilde ve en güzel ölçüler ile “şekil verdik.” Ayrıca Yüce Allah Adem’e, iç suretinin kendisi ile kemale ereceği şeyleri, yani her şeyin ismini de öğrettikten sonra şerefli meleklere ona ikram, saygı ve onun faziletini açığa çıkarmak üzere secde etmelerini emretti. Onlar da Rab’lerinin emirlerine uydular ve hep birlikte “secde ettiler. Ancak İblis hariç” O, hem Âdem’e karşı büyüklenerek, hem de kendisini beğenip böbürlenerek secde etmeyi kabul etmedi. Yüce Allah da bu tutumu dolayısı ile onu şöyle azarladı:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey insanlar!- Biz önce babanız Âdem'i yarattık, sonra ona en güzel surette ve en güzel biçimlendirmeyle şekil verdik. Sonra da ona değer verilmesi için meleklere Âdem'e secde etmelerini emrettik. İblis hariç, onlar da emrimizi yerine getirerek hemen ona secde ettiler. O ise, kibirlenerek ve inat ederek secde etmeyi reddetti.

Kelimeler

16 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَقَدْ velekad ve andolsun
  2. خَلَقْنَـٰكُمْ haleknakum sizi yarattık kök: خلق
  3. ثُمَّ summe sonra
  4. صَوَّرْنَـٰكُمْ savvernakum size biçim verdik kök: صور
  5. ثُمَّ summe sonra da
  6. قُلْنَا kulna dedik kök: قول
  7. لِلْمَلَـٰٓئِكَةِ lilmelaiketi meleklere kök: ملك
  8. ٱسْجُدُوا۟ scudu secde edin kök: سجد
  9. لِـَٔادَمَ liademe Adem'e
  10. فَسَجَدُوٓا۟ fesecedu hepsi secde ettiler kök: سجد
  11. إِلَّآ illa hariç
  12. إِبْلِيسَ iblise İblis
  13. لَمْ lem
  14. يَكُن yekun o olmadı kök: كون
  15. مِّنَ mine
  16. ٱلسَّـٰجِدِينَ s-sacidine secde edenlerden kök: سجد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem · Aynı kök: سجد (92 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük…

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem · Aynı kök: سجد (92 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    Bunun üzerine bütün melekler saygı ile eğildiler.

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem · Aynı kök: سجد (92 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de, İblis'ten başka melekler hemen saygı ile eğilmişler; İblis bundan kaçınmıştı.

  • Aynı kök: صور (19 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    O, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak yaratandır. Allah'ın "ol" deyip de her şeyin oluvereceği günü hatırla. O'nun sözü gerçektir. Sur'a…

  • Aynı kök: سجد (92 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    Göklerde ve yerde bulunan canlılar ve melekler büyüklük taslamadan Allah'a secde ederler (boyun eğerler).

  • Aynı kök: سجد (92 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik, onlar da saygı ile eğilmişlerdi. Yalnız İblis saygı ile eğilmemiş, "Hiç ben, çamur halinde…

  • Aynı kök: سجد (92 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    Hani biz meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis'ten başka hepsi saygı ile eğilmişlerdi. İblis ise cinlerdendi de Rabbinin emri…

  • Aynı kök: صور (19 geçiş)

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti. (Allah ona) "İnanmıyor musun?" deyince, "Hayır (inandım) ancak kalbimin…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki sizi biz yaratmış, sonra size biçim vermiş, dipnot 1 sonra da meleklere, "Âdem için (Allah'a) secde edin." demiştik; onlar da hemen secde etmişlerdi. İblis hariç. dipnot 2 O, secde edenlerden olmamıştı.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu cümle "siz", "sizi" zamirleri gereği ilk insanların en az üç kişi, Fâtır 35:11 ve Nebe' 78:8 gereği en az üç çift şeklinde yaratıldığının delillerindendir.
  2. metne dön, dipnot 2
    İblis'in secde etmemesiyle ilgili bkz. Bakara 2:34, dipnot 3.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu sizi yarattık, sonra sizi biçimlendirdik, ardından meleklere dedik ki: "Adem(oğlu) lehine emre amade olun!" Hemen emre amade oldular, İblis hariç: o emre amade olanlar arasında yer almadı.

Muhammed Esed

Evet, gerçekten de sizi yarattık, sonra size biçim verdik; ve sonra meleklere: "Ademin önünde secde edin!" dedik. Bunun üzerine, İblisin dışında, onlar(ın hepsi) secde ettiler; (bir tek) o secde edenlerin arasında yer almadı.

Ahmed Hulusi

Gerçek ki, sizi yarattık. . . Sonra sizi şekillendirdik. . . Sonra meleklere "Secde edin Adem'e" dedik. . . İblis hariç secde ettiler; o secde edenlerden olmadı.

Ali Bulaç

Andolsun, biz sizi yarattık, sonra size suret (biçim-şekil) verdik, sonra meleklere: "Adem'e secde edin" dedik. Onlar da İblis'in dışında secde ettiler; o, secde edenlerden olmadı.

Ali Özek ve heyeti

Andolsun sizi yarattık, sonra size şekil verdik, sonra da meleklere, Adem’e secde edin! diye emrettik. İblis'in dışındakiler secde ettiler. O secde edenlerden olmadı.

Ali Rıza Safa

Ve gerçek şu ki, sizi yarattık. Sonra, size biçim verdik. Meleklere; "Âdem'e secde edin!" dediğimizde, İblis dışında secde ettiler; o secde etmedi.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun sizi yarattık, sonra size biçim verdik ve sonra da meleklere, "Adem'e secde edin" dedik. İblis'in dışındakiler secde ettiler; o secde edenlerden olmadı.

Edip Yüksel

Sizi yarattık, sonra size biçim verdik, sonra meleklere, "Adem'e secde edin" dedik. İblis hariç hepsi secde etti; o secde edenlerden olmadı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sizi yarattık, sonra size biçim verdik, sonra meleklere, 'Adem'e secde edin,' dedik. İblis hariç hepsi secde etti; o secde edenlerden olmadı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gerçek şu ki, önce sizi yarattık, sonra size şekil verdik, sonra da meleklere: "Adem'e secde edin!" dedik; hemen secde ettiler, ancak İblis secde edenlerden olmadı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hakıkat sizi evvela halkettik, sonra size suret verdik, sonra da Melaikeye dedik ki "Ademe secde edin" hemen secde ettiler, ancak İblis secde edenlerden olmadı

Erhan Aktaş

Ant olsun ki sizi Biz yarattık. Sonra size şekil verdik. Sonra meleklere, "Adem'e secde dipnot 1 edin." dedik. İblis dipnot 2 hariç hepsi secde ettiler. O, secde edenlerden olmadı.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Secde; itaat etmek, emrine amade olmak, değerini takdir etmek, üstünlüğünü kabul etmek ve saygı göstermek.
  2. metne dön, dipnot 2
    Şeytanın özelliklerinden birisini ifade eden bir sıfattır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki sizi Biz yarattık. Sonra size şekil verdik. Sonra meleklere, "Âdem'e secde dipnot 1 edin." dedik. İblis hariç hepsi secde ettiler. O, secde edenlerden olmadı.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Secde; itaat etmek, emrine amade olmak, değerin takdir etmek, üstünlüğünü kabul etmek ve saygı göstermek.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki sizi Biz yarattık. Sonra size şekil verdik. Sonra meleklere, Âdem'e secde dipnot 1 edin dedik. İblis hariç hepsi secde ettiler. O, secde edenlerden olmadı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Saygı gösterip, değerini takdir etme. Saygı sunma. Selama durma. Secde sözcüğü, yer aldığı ayetlerin tamamında bu anlama gelmekte olup, namazda yapılan secde gibi anlı yere koymayla bir ilgisi yoktur.

Gültekin Onan

Andolsun, biz sizi yarattık, sonra size suret verdik, sonra meleklere: "Adem'e secde edin" dedik. Onlar da iblisin dışında secde ettiler; o, secde edenlerden olmadı.

Hasan Basri Çantay

Andolsun, sizi (evvela), yaratdık, sonra size suuret verdik, sonra da meleklere: "Ademe (yahud Adem için Allaha) secde edin" dedik. Hemen secde etdiler. Fakat İblis dayatdı, secde edicilerden olmadı.

İbni Kesir

Andolsun ki; sizi yarattık, sonra size şekil verdik, sonra da meleklere dedik ki: Adem'e secde edin. Hemen secde ettiler. Ancak İblis müstesna. O, secde edenlerden olmadı.

Mehmet Alagaş

(11-27) Kesinlikle sizi biz yarattık / halk ettik. Sonra size biçim verdik / suret verdik. Sonra meleklere dedik ki Ademe secde edin. İblis hariç secde ettiler. O secde edenlerden olmadı. Sana emrettiğim vakit secde etmedin sana ne / engel oldu / ne mâni oldu dedi. Dedi ki ben ondan hayırlıyım beni ateşten yarattın onu ise kurutulmuş çamurdan / Tın’dan yarattın. Oradan in, orada senin büyüklenmen / kibirlenmen olamaz, hemen çık, sen küçük düşmüşlerdensin dedi Beni tekrar diriliş gününe kadar beklet ebilir misin? dedi. Muhakkak sen bekletilenlerdensin dedi. Beni azdırmandan dolayı onlar için senin düzgün yoluna oturacağım. Sonra onlar a, önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından varacağım. Çoğunu da şükreden bulmayacaksın. Kovulmuş olarak ve de kınanmış olarak oradan çık, sana onlardan kim tâbi olursa da sizin hepinizi cehenneme dolduracağım. Ey Âdem sen ve zevcen cennette yerleşin / iskân olun. Her ikiniz de istediğiniz taraftan yiyin , bu ağaca yaklaşmayın ikinizde zalimlerden olursunuz. Şeytan her ikisine avret olanı / açılması ayıp yeri çıkarmak için ikisine de fısıldadı / vesvese verdi. Rabbiniz bu ağaçtan sizi, iki melek olamayın veya ebedileşemeyin diye men etti dedi ve de ben size nasihat ediyorum diye yemin de etti. Aldanarak her ikisini de (ağaca) sarkıttırdı. Ağaçtan tattıklarında, avretleri her ikisinin de açığa çıktı. Her ikisi de cennet yapraklarından üzerlerine yamalamaya koyuldular. Rableri her ikisine de bu ağacı men etmedim mi diye seslendi / nida etti. Her ikinize de şeytan size açıkça düşmandır dedim. Her ikisi de Rabbimiz kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamazsan merhamet etmezsen hüsran oluruz dedi. Dedi ki bazılarınız bazılarınıza düşman olarak inin, sizlere arzda belirli bir zaman durma ve geçinme var. Dedi ki orada yaşayacaksınız ve orada öleceksiniz ve yine oradan çıkarılacaksınız. Ey Âdem oğulları sizlere edep yerlerinizi gizlemeniz için elbise ve tüy indirdik. Takva elbisesi bu hayırlıdır ve bu Allah ’ın ayetlerindendir, böylelikle belki düşünürler. Ey Âdem oğulları tıpkı ebeveynlerinizi, her ikisinin elbisesini edep yerleri gözükmesi için soydu ktan sonra cennetten çıkardığı gibi şeytan sizi sınayıp ayrıştırmasın / fitnelemesin. O ve kabilesi sizleri, sizin göremediğin iz taraftan görürler, Muhakkak şeytanları iman etmeyenlere dostlar yaptık.

Rowwad Tercüme Merkezi

Andolsun sizi yarattık, ardından da şekil verdik. Sonra meleklere: “Âdem’e secde edin.” dedik. İblis dışında hepsi secde ettiler. O ise, secde edenlerden olmadı.

Süleyman Ateş

Sizi yarattık, sonra size biçim verdik, sonra da meleklere: "Adem'e secde edin!" dedik; hepsi secde ettiler, yalnız İblis etmedi, o secde edenlerden olmadı.

Süleymaniye Vakfı

Sizi (Atanız Adem'i) yarattık, sonra size, özgün bir biçim verdik dipnot 1 . Sonra dipnot 2 meleklere "Adem'e secde edin /onun karşısında saygıyla eğilin dipnot 3 !" dedik; İblis hariç hemen secde ettiler. İblis secde edenlerden olmadı.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Savvarnakum (صَوَّرْنَاكُمْ) size özel şekli belirledik" anlamındadır. Hiç kimse diğerinin tıpa tıp aynısı değildir (Al-i İmran 3/6, Mümin 40/64, Teğabun 64/3, Haşr 59/24).
  2. metne dön, dipnot 2
  3. metne dön, dipnot 3
    Secdenin kök anlamı, eğilme ve boyun eğmedir (Müfredat). Güneş ay, gezegenler ve yıldızlar gibi gök cisimlerinin birbiri ile olan eğimleri (declination) secde olduğu (Hac 22/18) gibi gölgenin yere yapışması da secdedir (Nahl 16/48). Namaz kılarken yapılan secde, yere yapışmaya benzer şekildedir (Nisa 4/103).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Atanızı dipnot 1 yarattık, sonra biçim verdik. Daha sonra meleklere "Âdem'e secde edin!" dedik. Hemen secdeye kapandılar ama İblis öyle yapmadı. O, secde edenlere katılmadı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İltifat

Şaban Britch

Sizi yaratmış sonra da şekil vermiştik. Sonra, meleklere: “Adem'e secde edin.” dedik. İblis dışında hemen secde ettiler. O, secde edenlerden olmadı.

Şaban Piriş

Sizi yaratmış sonra da şekil vermiştik. Sonra, meleklere: "Adem için secde edin." dedik. İblis dışında hemen secde ettiler. O, secde edenlerden olmadı.

Yaşar Nuri Öztürk

Andolsun ki sizi yarattık, sonra sizi biçimlendirdik, sonra da meleklere: "Adem'e secde edin" dedik. Onlar da secde ettiler. Ama İblis etmedi, secde edenlerden olmadı o.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And We brought you into being by a special creation, and We fashioned you and gave you form and countenance and made you a determinate exalted being. Then We said to the augels: "Prostrate yourselves to Adam -your archetype- in adoration" and the angels prostrated in comely order, praise and adoration, except Iblis who aspersed with calumny and declined.

Abdul Haleem

We created you, We gave you shape, and then We said to the angels, ‘Bow down before Adam,’ and they did. But not Iblis: he was not one of those who bowed down.

Abdullah Yusuf Ali

It is We Who created you and gave you shape; then We bade the angels prostrate to Adam, and they prostrate; not so Iblis; He refused to be of those who prostrate.

Abul A'la Maududi

We initiated your creation, then We gave you each a shape, and then We said to the angels: 'Prostrate before Adam.') dipnot 1 They all prostrated except Iblis: he was not one of those who fell Prostrate.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    These verses should he read in conjunction with (al-Baqarah 2: 30-9). The words in which the command to prostrate before Adam is mentioned may give rise to the misapprehension that it was Adam as such who is the object of prostration. This misapprehension should be removed by what has been said here. The text makes it very clear that prostration before Adam was in his capacity, as the representative of all mankind and not in his personal capacity. The successive stages of man's creation mentioned in the present verse ('We initiated your creation, then We gave you each a shape'), means that God first planned the creation of man, made ready the necessary materials for it, and then gave those materials a human form. Then, when man had assumed the status of a living being, God asked the angels to prostrate before him. The Qur'an says: And recall when your Lord said to the angels: 'I am about to create man from clay. When I have fashioned him (in due proportion) and breathed into him of My spirit then fall You down in prostration before him' (Sad 38: 71-2).Mention has been made in these verses, though in a difterent way, of the same three stages of creation: man's creation from clay; giving him a proportionate human shape; and bringing Adam into existence by breathing into him God's spirit. The following verses also have the same import: And recall when your Lord said to the angels: 'I am about to create man, from sounding clay moulded into shape from black mud. When I have fashioned him (in due proportion) and breathed into him of My spirit, fall you all down in prostration before him'(al-Hijr 15: 28-9). It is quite difficult for one to appreciate fully the details of the origin of man's creation. We cannot fully grasp how man was created out of the elements drawn from the earth; how he was given a form and a well-proportioned one at that and how God's Spirit was breathed into him. It is quite obvious, though, that the Qur'anic version of man's creation is sharply at odds with the theory, of creation propounded by Darwin and his followers in our time. Darwinism explains man's creation in terms of his evolution from a variety of non-human and sub-human stages culminating in homo sapiens. It draws no clear demarcation line that would mark the end of the non-human stage of evolution and the beginning of the species called 'man'. Opposed to this is the Qur'anic version of man's creation where man starts his career from the very beginning as an independent species, having in his entire history no essential relationship at all with any non-human species. Also, man is conceived as having been invested by God with full consciousness and enlightenment from the very start of his life. These are two different doctrines regarding the past of the human species. Both these doctrines give rise to two variant conceptions about man. If one were to adopt the Darwinian doctrine, man is conceived as essentially a species of the animal genre. Acceptance of this doctrine leads man to derive the guiding principles of his life, including moral principles, from the laws governing animal life. Given the basic premises of such a doctrine, animal-like behaviour is to be considered quite natural for man. The only, difference between man and animal lies in the fact that animals act without the help of the tools and instruments used by humans, and their behaviour is devoid of culture. Were one to accept the other doctrine, man would be conceived as a totally, distinct category. Man is no longer viewed simply as a talking or gregarious animal. He is rather seen as God's Vicegerent on earth. What distinguishes man from other animals, according to this doctrine, is not his capacity to speak or his gregariousness but the moral responsibility and trust with which he has been invested. Thus, one's whole perspective with regard to man and everything relating to him is changed. Rather than looking downwards to species of being lower than the human, man will turn his gaze upwards. It is claimed by some that however dignified the Qur'anic doctrine might be from a moral and psychological point of view, Darwinism should still be preferred on the basis of its being scientifically established. However, the very claim that Darwinism has been scientificaly established is itself questionable. Only those who have a very superficial acquaintance with modern science can entertain the misconception that the Darwinian theory of evolution has been scientifically, established. Those who know better are fully, aware that despite the vast paraphernalia of evidence in its support, it remains merely a hypothesis. The arguments marshalled in support of this theory at best succeed in establishing it as a possibility, but certainly not as an incontrovertible fact. Hence at the most what can he said is that the evolution of the species is as much a possibility as its direct creation.

Aisha Bewley

We created you and then formed you and then We said to the angels, ‘Prostrate before Adam,’ and they prostrated – except for Iblis. He was not among those who prostrated.

Al-Hilali & Khan

And surely, We created you (your father Adam) and then gave you shape (the noble shape of a human being); then We told the angels, "Prostrate yourselves to Adam", and they prostrated themselves, except Iblîs (Satan), he refused to be of those who prostrated themselves.

Ali Quli Qarai

Certainly We created you, then We formed you, then We said to the angels, ‘Prostrate before Adam. ’ So they [all] prostrated, but not Iblis: he was not among those who prostrated.

Amatul Rahman Omar

We did determine you, then We gave you shape, then said to the angels, `Make submission to (the Children of) Adam,' so they all submitted. But Iblîs (did not), he would not be of those who submit.

Arthur John Arberry

We created you, then We shaped you, then We said to the angels: 'Bow yourselves to Adam'; so they bowed themselves, save Iblis -- he was not of those that bowed themselves.

Bijan Moeinian

I created you, then shaped you and then said to the angels, "Fall prostrate before Adam. " They all obeyed and fell prostrate except Satan who disobeyed.

E. Henry Palmer

and we created you, then we fashioned you, then we said unto the angels, ' Adore Adam,' and they adored, save Iblis, who was not of those who did adore.

Edip-Layth

We created you, We shaped you, and then We said to the controllers: "Submit to Adam;" so they submitted except for Satan, he was not of those who submitted.

George Sale

We created you, and afterwards formed you; and then said unto the angels, worship Adam; and they all worshipped him, except Eblis, who was not one of those who worshipped.

Hamid S. Aziz

It is We who created you, and then gave you Form (shape), then We said unto the angels, "Prostrate yourselves before Adam (do him obeisance)," and they fell prostrate, except Iblis, who was not of those who make prostration (or have humility).

Mahmoud Ghali

And indeed We already created you, thereafter We fashioned you, thereafter We said to the Angels, "Prostrate to Adam;" so they prostrated, except Iblîs; he was not of the prostrators.

Marmaduke Pickthall

And We created you, then fashioned you, then told the angels: Fall ye prostrate before Adam! And they fell prostrate, all save Iblis, who was not of those who make prostration.

Mohamed Ahmed - Samira

Verily We created you and gave you form and shape, and ordered the angels to bow before Adam in homage; and they all bowed but Iblis who was not among those who bowed.

Muhammad Asad

Yea, indeed, We have created you, and then formed you; and then We said unto the angels, "Prostrate yourselves before Adam!" - whereupon they [all] prostrated themselves, save Iblis: he was not among those who prostrated themselves.

Mustafa Khattab

Surely We created you,[1] then shaped you, then said to the angels, "Prostrate before Adam," so they all did—but not Iblîs,[2] who refused to prostrate with the others.

Progressive Muslims

And We created you, then We shaped you, then We said to the Angels: "Submit to Adam;" so they submitted except for Satan, he was not of those who submitted.

Rashad Khalifa

We created you, then we shaped you, then we said to the angels, "Fall prostrate before Adam." They fell prostrate, except Iblees (Satan); he was not with the prostrators.

Sahih International

And We have certainly created you, [O Mankind], and given you [human] form. Then We said to the angels, "Prostrate to Adam"; so they prostrated, except for Iblees. He was not of those who prostrated.

Sam Gerrans

And We created you; then We formed you; then said We to the angels: “Submit to Adam,” and they submitted. Not so Iblīs; he was not of those who submit.

Shabbir Ahmed

We created you, then shaped you, then told the angels, "Be of service to Adam! And they agreed to be of service, all but Iblis (Satan). He was not of the subservient.

Syed Vickar Ahamed

It is We Who created you and gave you shape; Then We asked the angels to bow down to Adam, and they bowed down, except Satan, he refused to be of those (angels) who bowed down.

Taqi Usmani

We created you, then gave you a shape, then We said to the angels, "Prostrate yourselves before ’Ādam." So, they all prostrated themselves, except Iblīs (Satan). He did not join those who fell prostrate.

The Monotheist Group

And We created you, then We shaped you, then We said to the angels: "Yield to Adam;" so they yielded except for Satan, he was not of those who yielded.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 11. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 11. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 11. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩