Diyanet İşleri
Şüphe yok ki Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, kendilerine şeytandan bir vesvese dokunduğu zaman iyice düşünürler (derhal Allah'ı hatırlarlar da) sonra hemen gözlerini açarlar.
A'râf suresi
A'râf suresi, 201. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوْا۟ إِذَا مَسَّهُمْ طَٰٓئِفٌ مِّنَ ٱلشَّيْطَٰنِ تَذَكَّرُوا۟ فَإِذَا هُم مُّبْصِرُونَ
inne-lleẕîne-tteḳav iẕâ messehüm ṭâifüm mine-şşeyṭâni teẕekkerû feiẕâ hüm mübṣirûn.
Şüphe yok ki Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, kendilerine şeytandan bir vesvese dokunduğu zaman iyice düşünürler (derhal Allah'ı hatırlarlar da) sonra hemen gözlerini açarlar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Affı tut; şeytanın kışkırtması; Kur'an dinlenirken susmak A'râf 199–206 3
Eğer onları, doğru yola çağırırsanız işitmezler. Sen onların sana baktıklarını görürsün, halbuki onlar görmezler.
Sen af yolunu tut, iyiliği emret, cahillerden yüz çevir.
Eğer şeytandan bir kışkırtma seni dürterse, hemen Allah'a sığın. Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Şüphe yok ki Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, kendilerine şeytandan bir vesvese dokunduğu zaman iyice düşünürler (derhal Allah'ı hatırlarlar da) sonra hemen gözlerini açarlar.
Şeytanlara kardeş olanlara gelince, şeytanlar onları azgınlığın içine çekerler, sonra da bundan hiç geri durmazlar.
(Ey Muhammed!) Onlara (istedikleri) bir ayet getirmediğin zaman (alay ederek) derler ki: "Onu (da) bir yerlerden derleyip toplasaydın ya." De ki: "Ben ancak Rabbimden bana vahyedilene uymaktayım. Bu (Kur'an ayetleri), Rabbinizden gelen basiretlerdir (Gönül gözlerini aydınlatan nurlardır). İman edecek bir topluluk için bir hidayet kaynağı ve bir rahmettir."
Kur'an okunduğu zaman ona kulak verip dinleyin ve susun ki size merhamet edilsin.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
201. Kulun gaflete düşmesi, sürekli olarak gaflete düşeceği anı gözetleyip duran şeytandan zarar görmesi kaçınılmaz olduğundan dolayı Allah, takvâ sahibi olan kimseleri azgın ve haddi aşan kimselerden ayırt eden bir alameti söz konusu etmektedir. Bu da şudur: Takva sahibi eğer bir günah işleme isteği hisseder de şeytandan ona bir vesvese geldiğinden dolayı haram olan bir fiili işlemek yahut da farz olan bir işi terk etmek suretiyle günah işleyecek olursa hemen o vesveseye nereden kapıldığını düşünür ve şeytanın kendisine hangi kapıdan yaklaştığını tespit eder. Allah’ın kendisine neyi farz kıldığını, sahip olduğu imanın kendisine ne gibi sorumluluklar yüklediğini düşünüp hatırlar. Böylece gerçeği basiretle görür, Yüce Allah’tan mağfiret diler, samimi bir tevbe eder ve pek çok iyilikler işlemek sureti ile de kusurunu telafi eder. Böylelikle şeytanın kendisine vermiş olduğu bütün zararları telafi etmiş, oyunlarını bozmuş olarak, onun hor, hakir ve eliboş dönmesini sağlar.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Şüphesiz Allah'ın emirlerine uyarak yasaklarından sakınan takvalı kimselere şeytandan bir vesvese isabet eder de günah işlerlerse, Allah'ın yüceliğini, asilere olan cezasını ve itaat edenlere de sevabını hatırlarlar, günahlarından tövbe ederler ve Rablerine dönerler. Bir de bakarsın hak üzere dosdoğru olurlar. İçinde bulundukları günahtan uyanıp onu terk ederler.
Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan
Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alışveriş de faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah,…
Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan
"Babacığım! Doğrusu ben, sana, çok esirgeyici Rahman tarafından bir azabın dokunmasından, böylece şeytana bir dost olmandan korkuyorum."
Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan
(Ey Muhammed!) Kulumuz Eyyub'u da an. Hani o, Rabbine, "Şeytan bana bir yorgunluk ve azap dokundurdu" diye seslenmişti.
Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan
İman edenlerle karşılaştıkları zaman, "İnandık" derler. Fakat şeytanlarıyla (münafık dostlarıyla) yalnız kaldıkları zaman, "Şüphesiz, biz sizinle…
Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan
Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin…
Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan
"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…
Aynı kök: طوف (41 geçiş)
Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…
Aynı kök: طوف (41 geçiş)
Şüphesiz Safa ile Merve, Allah'ın (dininin) nişanelerindendir. Onun için her kim hac ve umre niyetiyle Kabe'yi ziyaret eder ve onları da tavaf…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Takvâlı (duyarlı) olanlara şeytandan bir vesvese ulaştığında hemen (Allah'ı) hatırlayıp (gerçeği) görürler. dipnot 1
Şüphesiz, sorumluluk bilincini kuşanan kimselerin içine Şeytan tarafından kurgulanan mevhum bir görüntü yansıyacak olursa, (hemen fıtrat sözleşmesini) hatırlayıverirler ve işte o an gerçeği kavrarlar.
Allaha karşı sorumluluk bilincine sahip olan kimseler, içlerinde Şeytanın esinlediği karanlık bir kuruntu uyanacak olsa (Onu anıp) akıllarını başlarına toplarlar ve hemen (olup biteni) açık bir biçimde kavramaya başlarlar,
Korunanlara gelince, onlara şeytandan (bedensellik kabulünde yaşayan) bir taife dokunduğunda, (hakikatlerini) tezekkür ederler. . . Basiretle değerlendirme yaparlar.
(Allah'tan) Sakınanlara şeytandan bir vesvese eriştiğinde (önce) iyice düşünürler (Allah'ı zikredip anarlar), sonra hemen bakarsın ki görüp bilmişlerdir.
Takvâya erenler var ya, onlara şeytan tarafından bir vesvese dokunduğunda (Allah’ın emir ve yasaklarını) hatırlayıp hemen gerçeği görürler.
Aslında, sorumluluk bilinci taşıyanlara, şeytandan bir kuruntu geldiğinde, akıllarını başlarına toplarlar; gözleri açılır.
Takva sahipleri var ya, onlara şeytan tarafından bir vesvese dokunduğunda, düşünüp hemen görürler.
Erdemlilere her ne zaman sapkından karanlık bir öneri ulaşsa hemen hatırlarlar. Böylece hemen görürler.
Erdemlilere her ne zaman şeytandan karanlık bir öneri ulaşsa hemen hatırlarlar. Böylece hemen görürler.
Allah'tan korkanlar, kendilerine şeytandan bir vesvese geldiği zaman, durup düşünürler ve derhal gerçeği görmeye başlarlar.
Her halde Allahdan korkanlar, kendilerine Şeytandan bir tayf iliştiği zaman bir tezekkür ederler, derhal basıretlerine sahib olurlar
Takva sahipleri, şeytan onları kuşattığı dipnot 1 zaman, düşünüp hemen gerçeği kavrarlar. dipnot 2
Takva sahipleri, şeytandan bir dürtü olduğu zaman, düşünüp hemen gerçeği kavrarlar.
Takva sahipleri, şeytandan bir dürtü olduğu zaman, düşünüp hemen gerçeği kavrarlar.
Sakınanlara şeytandan bir vesvese eriştiğinde (önce) iyice düşünürler (Tanrı'yı zikrederler), sonra hemen bakarsın ki görüp bilmişlerdir.
Takvaya erenler (yok mu?) onlara şeytandan her hangi bir arıza ilişdiği zaman (Allahın emr veya nehy etdiği şeyleri) iyice düşünürler, bir de bakarsın ki onlar (hakıykatı) görüp bilmişlerdir bile.
Muhakkak ki takvaya erenler; onlar şeytan tarafından bir vesveseye uğrayınca iyice düşünürler. Bir de bakarsın ki gördürücüdürler.
(199-202) Affetmeyi edin/tut, iyiliği emret, cahillerden yüz çevir. (Aff; çıkıntı şeklindeki ilaveyi /pürüzü giderip düzlemektir) Eğer şeytan seni kışkırtıcı bir sözle kışkırtırsa / dürtüklerse, Allaha sığın, kesinlikle o işitendir, bilendir. Muhakkak ki sakınan kimselere, şeytandan bir grup / taife dokunduğu zaman , hatırlarlar, onlar görebilenlerdir. Şeytanlar k ardeşlerini azgınlıkta desteklerler, sonra yakalarını da bırakmazlar.
Takvâ sahiplerine şeytandan bir vesvese geldiğinde iyice düşünürler. Bakarsın ki onlar görüp bilmişler bile.
Allah'tan korkanlar, kendilerine şeytandan gelen bir vesvese dokunduğu zaman düşünür, (gerçeği) görürler.
Yanlışlardan sakınanlar, şeytani bir kuruntu kendilerini sarınca, akıllarında tutmaları gereken doğru bilgileri (ayetleri) hatırlar ve hemen gerçeği görürler.
Allah'tan çekinerek kendini koruyanlar, Şeytan vesvesesinden etkilenince bilgilerini harekete geçirir, hemen gerçeği görürler.
Takvalı olanlar kendilerine şeytanın bir vesvesesi dokunduğunda, hemen düşünüp/hatırlayıp (hakkı) görürler.
Takvalı olanlar kendilerine şeytanların bir grubu dokunduğunda, basiret sahibi oldukları zaman gerçeği düşünürler.
Korunup sakınanlar, kendilerine şeytandan bir görüntü/dürtü gelip dokunduğunda, hemen Allah'ı hatırlarlar. İşte o anda görülmesi gerekeni görürler.
Those who entertain the profound reverence dutiful to Allah, always bear Allah in mind to the extent that if and when a satanic touch of evil is suggested secretly to their minds, they immediately bring religion into touch with conduct and lift to Allah their inward sight.
those who are aware of God think of Him when Satan prompts them to do something and immediately they can see [straight];
Those who fear Allah, when a thought of evil from Satan assaults them, bring Allah to remembrance, when lo! they see (aright)!
If the God-fearing are instigated by any suggestion of Satan, they instantly become alert, whereafter they clearly perceive the right way.
As for those who have taqwa, when they are bothered by visitors from Shaytan, they remember and immediately see clearly.
Verily, those who are Al-Muttaqûn (the pious - see V.2:2), when an evil thought comes to them from Shaitân (Satan), they remember (Allâh), and (indeed) they then see (aright).
When those who are Godwary are touched by a visitation of Satan, they remember [Allah] and, behold, they perceive.
Verily, (as for) those who (really wish to) guard (against calamities) when some (enraging) suggestion from satan assails them, they remember (Allâh and His guidance), then behold, they begin to see (things in their true light).
The godfearing, when a visitation of Satan troubles them, remember, and then see clearly;
The fact of the matter is, anytime that Satan approaches the righteous people, they detect it immediately and see what is right and what is wrong.
Verily, those who fear God, if a wraith from the devil touch, mention Him, and lo! they see.
Those who are aware, when a visit from the devil touches them, they remember; soon they are seers.
As to those who are righteous, when an evil suggestion from Satan assails them, they remember Allah and behold! they begin to see aright.
Verily, those who fear Allah, if a temptation (suggestion, whisper) from the devil touches (assaults, troubles) them, they do but remember (or mention) Him, and lo! They see (realise).
Surely the ones who are pious, when a visitation of Ash-Shaytan (the all-vicious (one), i. e., the Devil) touches them, remind themselves, then, only then are they (clear) beholders..
Lo! those who ward off (evil), when a glamour from the devil troubleth them, they do but remember (Allah's Guidance) and behold them seers!
Verily those who fear God think of Him when assailed by the instigations of Satan, and lo! they begin to understand,
Verily, they who are conscious of God bethink themselves [of Him] whenever any dark suggestion from Satan touches them - whereupon, lo! they begin to see [things] clearly,
Indeed, when Satan whispers to those mindful ˹of Allah˺, they remember ˹their Lord˺ then they start to see ˹things˺ clearly.
Those who are pious, when any evil from the devil touches them, they remember, then they can see.
Those who are righteous, whenever the devil approaches them with an idea, they remember, whereupon they become seers.
Indeed, those who fear Allah - when an impulse touches them from Satan, they remember [Him] and at once they have insight.
Those who are in prudent fear, when a visitation from the satan touches them, they take heed — and then do they see.
Those who are mindful of Allah's Laws, stay alert to the covert actions of the hinderers and see them with an observant mind.
Verily, those who fear Allah— When an evil thought from Satan attacks them, bring Allah to mind (by remembering Him), indeed, they see (alright again)!
Surely when the God-fearing are touched by any instigation from Satan, they become conscious (of Allah), and at once they discern (the reality).
Those who are pious, when any evil from the devil touches them, they remember, then they can see.