A'râf suresi

A'râf suresi, 203. ayet

A'râf suresi, 203. ayet. وَإِذَا لَمْ تَأْتِهِم بِـَٔايَةٍ قَالُوا۟ لَوْلَا ٱجْتَبَيْتَهَا قُلْ إِنَّمَآ أَتَّبِعُ مَا يُوحَىٰٓ إِلَىَّ مِن رَّبِّى هَٰذَا بَصَآئِرُ مِن رَّبِّكُمْ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

veiẕâ lem te'tihim biâyetin ḳâlû levle-ctebeytehâ. ḳul innemâ ettebi`u mâ yûḥâ ileyye mir rabbî. hâẕâ beṣâiru mir rabbiküm vehüdev veraḥmetül liḳavmiy yü'minûn.

Diyanet İşleri

(Ey Muhammed!) Onlara (istedikleri) bir ayet getirmediğin zaman (alay ederek) derler ki: "Onu (da) bir yerlerden derleyip toplasaydın ya." De ki: "Ben ancak Rabbimden bana vahyedilene uymaktayım. Bu (Kur'an ayetleri), Rabbinizden gelen basiretlerdir (Gönül gözlerini aydınlatan nurlardır). İman edecek bir topluluk için bir hidayet kaynağı ve bir rahmettir."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 200–206 · surenin 203. ayeti / 206

Konu Affı tut; şeytanın kışkırtması; Kur'an dinlenirken susmak A'râf 199–206 3

  1. A'râf 200

    Eğer şeytandan bir kışkırtma seni dürterse, hemen Allah'a sığın. Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

  2. A'râf 201

    Şüphe yok ki Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, kendilerine şeytandan bir vesvese dokunduğu zaman iyice düşünürler (derhal Allah'ı hatırlarlar da) sonra hemen gözlerini açarlar.

  3. A'râf 202

    Şeytanlara kardeş olanlara gelince, şeytanlar onları azgınlığın içine çekerler, sonra da bundan hiç geri durmazlar.

  4. 203

    (Ey Muhammed!) Onlara (istedikleri) bir ayet getirmediğin zaman (alay ederek) derler ki: "Onu (da) bir yerlerden derleyip toplasaydın ya." De ki: "Ben ancak Rabbimden bana vahyedilene uymaktayım. Bu (Kur'an ayetleri), Rabbinizden gelen basiretlerdir (Gönül gözlerini aydınlatan nurlardır). İman edecek bir topluluk için bir hidayet kaynağı ve bir rahmettir."

  5. A'râf 204

    Kur'an okunduğu zaman ona kulak verip dinleyin ve susun ki size merhamet edilsin.

  6. A'râf 205

    Rabbini, içinden yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah-akşam zikret ve gafillerden olma.

  7. A'râf 206

    Şüphesiz Rabbin katındaki (melek)ler O'na ibadet etmekten büyüklenmezler. O'nu tespih ederler ve yalnız O'na secde ederler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

203. Yani seni yalanlayan bu kimseler inatlaşmaya devam ederler ve işleri yokuşa sürmeyi sürdürürler. İsterse doğruluğu ve hidâyeti gösteren ayet ve mucizeler onlara gelmiş olsun, fark etmez. Sen bunlara doğruluğuna delil olan âyet ve mucizeleri getirecek olsan da yine bunlara boyun eğmezler. Diğer taraftan “onlara bir mucize getirmediğin zaman” onların tayin edip gösterilmesini istedikleri bir mucize göstermezsen: “Onu kendin uydurup getirseydin ya, derler.” Sanki mucizelerin sen indiriyormuşsun ve bütün mahlukatın işlerini sen idare ediyormuşsun gibi “O mucizeyi sen seçmeli, böylelikle filan mucize ve falan mucizeyi kendin göstermeli değil miydin? derler. Halbuki onlar senin kendiliğinden hiçbir şey yapma gücüne sahip olmadığını bilmiyorlar. Bu buyruğun şu manada olması da muhtemeldir: Sen bu mucizeyi kendiliğinden uydurup getirmeli değil miydin? demek isterler.

“De ki: Ben ancak Rabbimden bana vahyolunana uyarım.” Ben tâbi olan, işleri Allah tarafından idare edilen bir kulum. Âyetleri ve mucizeleri dolayısıyla hamdedilmesi gereken ve onları nihaî hikmetine göre indiren ve gönderen Allah’tır. Eğer sizler zaman geçince yok olmayacak bir mucize, bütün çağlar boyunca çürütülemeyecek bir delil istiyorsanız hiç şüphesiz “bu”, Kur’an-ı Azim’dir. O hikmet dolu zikir “Rabbinizden gelen basiretlerdir” kendisi vasıtası ile bütün ilâhi isteklerin ve insani maksatların basiretle yerine getirildiği delillerdir. O hem delil, hem medlüldür. Onun üzerinde iyice düşünen kimse, onun hikmet sahibi ve hamde layık olan Allah'tan indirilmiş olduğunu anlar. Önünden de ardından da batıl ona erişemez. Bu Kur’an kime ulaşırsa ona karşı ilâhi delil de konmuş demektir. Fakat insanların çoğu iman etmezler. Oysa “iman eden” kimseler için bu Kur’an “hidâyet ve” yine o kimseler için bedbahtlıktan kurtaran bir “rahmettir.” Mü’min kimse Kur’an-ı Kerim ile hidâyet bulur, ona uyar, böylece dünya ve âhiretinde mutluluğa kavuşur. Ona iman etmeyen ise dünyada da âhirette de sapar ve bedbaht olur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Resul! Onlara bir mucize getirdiğin zaman ondan yüz çevirip seni yalanladılar. Onlara bir mucize getirmediğin zaman ise: "Kendinden icat edip uyduramaz mıydın?" derler. Ey Resul! Onlara de ki: "Ben kendi nefsimden bir mucize getirmeye yetkili değilim. Ben ancak Yüce Allah'tan bana vahyolunana uyarım. Size okumuş olduğum bu Kur'an, sizi yaratan ve bütün işlerinizi idare eden Yüce Allah tarafından gönderilmiş bir delil ve hüccettir. Mümin kulları için de bir rahmet ve yol göstericidir. Müminlerin dışındakiler ise sapık ve bedbahttırlar.

Kelimeler

23 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِذَا ve iza zaman
  2. لَمْ lem
  3. تَأْتِهِم te'tihim onlara getirmediğin kök: اتي
  4. بِـَٔايَةٍۢ biayetin bir ayet kök: ايي
  5. قَالُوا۟ kalu derler kök: قول
  6. لَوْلَا levla keşke
  7. ٱجْتَبَيْتَهَا ۚ ctebeyteha bunu da derleseydin ya kök: جبي
  8. قُلْ kul de ki kök: قول
  9. إِنَّمَآ innema ben ancak
  10. أَتَّبِعُ ettebiu uyuyorum kök: تبع
  11. مَا ma şeye
  12. يُوحَىٰٓ yuha vahyolunana kök: وحي
  13. إِلَىَّ ileyye bana
  14. مِن min -den
  15. رَّبِّى ۚ rabbi Rabbim- kök: ربب
  16. هَـٰذَا haza bu (Kur'an)
  17. بَصَآئِرُ besairu basiretlerdir kök: بصر
  18. مِن min -den
  19. رَّبِّكُمْ rabbikum Rabbiniz- kök: ربب
  20. وَهُدًۭى ve huden ve yol göstericidir kök: هدي
  21. وَرَحْمَةٌۭ ve rahmetun ve rahmettir kök: رحم
  22. لِّقَوْمٍۢ likavmin bir toplum için kök: قوم
  23. يُؤْمِنُونَ yu'minune inanan kök: امن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: جبي (12 geçiş) · Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy

    "Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin!" diye Nuh'a emrettiğini, sana vahyettiğini, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya emrettiğini size de din…

  • Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    De ki: "Ben size, 'Allah'ın hazineleri benim yanımdadır' demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size 'Ben bir meleğim' de demiyorum. Ben sadece, bana…

  • Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    Ey Muhammed! Sen, Rabbinden sana vahyedilene uy. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Allah'a ortak koşanlardan yüz çevir.

  • Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    Ayetlerimiz kendilerine apaçık birer delil olarak okunduğunda, (öldükten sonra) bize kavuşmayı ummayanlar, "Ya (bize) bundan başka bir Kur'an getir…

  • Aynı kök: جبي (12 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    Onlar, "Sizinle beraber doğru yolu tutarsak, kendi yurdumuzdan koparılıp çıkarılırız" dediler. Biz onları tarafımızdan bir rızık olarak, her türlü…

  • Aynı kök: جبي (12 geçiş)

    Allah, pisi temizden ayırıncaya kadar mü'minleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir. Allah, size gaybı bildirecek de değildir. Fakat…

  • Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    "İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar…

  • Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlara herhangi bir delil getirmediğin zaman, "Onu da derleyip getirseydin ya!" derler. De ki: "Ben sadece Rabbimden bana vahyedilene uyuyorum. Bu (Kur'an), Rabbinizden gelen öngörülerdir; (ayrıca) inanan bir toplum için yol gösterme ve merhamettir."

Mustafa İslamoğlu

Ve sen onlara istedikleri ayeti getirmediğin zaman hemen derler ki: "Onu (Rabbinden) almak için çabalasaydın ya!" De ki: "Ben yalnızca Rabbimden bana vahyedilene uyarım: bu (vahiy) Rabbiniz katından gelen bir bilinç kaynağıdır; inanacak bir toplum için de kapsamlı bir doğru yol haritası ve bir rahmet pınarıdır."

Muhammed Esed

Ve sen (ey Peygamber,) bir mucize getirmediğin zaman, bazıları: "Onu (Allahtan) elde etmeye çalışsan ya!" derler. De ki: "Ben sadece Rabbim tarafından bana vahyolunan her neyse, ona uyarım: bu (vahiy), inanmak isteyen bir toplum için Rabbinizin katından bahşedilmiş bir kavrama yöntemi, bir yol gösterici ve bir rahmettir.

Ahmed Hulusi

Onlara bir ayet iletmediğinde: "Onu (kendinden) uydursaydın ya!" dediler. . . De ki: "Ancak, Rabbimden bana vahyolunana tabi olurum. . . Bu (Kur'an) Rabbinizden basiretlerdir (idrak ettirir), hüdadır (hakikat rehberi) ve iman eden topluluk için rahmettir (kemalatlarını açığa çıkarır). "

Ali Bulaç

Onlara bir ayet getirmediğin zaman: "Sen Onu (inmeyen ayeti) derleyip toplasana" derler. De ki: "Ben, yalnızca bana Rabbimden vahyolunana uyarım. Bu, Rabbinizden olan basiretlerdir; iman edecek bir topluluk için bir hidayet ve bir rahmettir."

Ali Özek ve heyeti

Onlara bir mucize getirmediğin zaman, (ötekiler gibi) onu da derleyip getirseydin ya derler. De ki: Ben ancak Rabbimden bana vahyolunana uyarım. Bu (Kur’an), Rabbinizden gelen basîretlerdir (kalp gözlerini açan beyanlardır); inanan bir kavim için hidayet ve rahmettir.

Ali Rıza Safa

Onlara bir mucize getirmediğinde; "Onu uydursana!" derler. De ki: "Ben, yalnızca, Efendimden bana bildirilene bağlı kalırım. İşte bu, Efendinizden aydınlanma kaynağıdır. İnanan bir toplum için de yol gösteren ve rahmettir!"

Bayraktar Bayraklı

Onlara bir ayet getirmediğin zaman, "Sen bir tane derleseydin ya!" derler. De ki: "Ben ancak Rabbim tarafından bana vahyolunana uyarım. Bu kitap, Rabbinizden gelen göz açıcı belgeler olup, inanmış bir topluma rehber ve rahmettir."

Edip Yüksel

Kendilerine bir mucize getirmediğin zaman: "Mucize isteseydin ne olurdu" derler. De ki: "Ben, ancak Efendimden bana vahiy edilene uyuyorum." Bunlar, Efendinizden aydınlatmalardır, gerçeği onaylayan bir toplum için bir hidayet ve rahmettir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kendilerine bir mucize getirmediğin zaman: 'Mucize isteseydin ne olurdu,' derler. De ki: 'Ben, ancak Rabbimden bana vahyedilene uyuyorum.' Bunlar, Rabbinizden aydınlatmalardır, inanan bir toplum için bir hidayet ve rahmettir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sen onlara bir ayet getirmediğin zaman "Derleyip toplasaydın ya!" derler. De ki: "Ben ancak Rabbimden bana ne vahyolunuyorsa ona uyarım! Bütünüyle bu Kur'an Rabbinizden gelen kalp gözlerinizi açacak delillerdir. İman edecek bir kavim için hidayet ve rahmettir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve sen onlara bir ayet getirmediğin zaman derib toplasa idin a dediler, de ki: ben, ancak rabbımdan bana ne vahiy olunuyorsa ona ittiba' ederim bütün bu Kur'an rabbınızdan gelen basıretlerdir ve iyman edecek bir kavm için bir hidayet ve rahmettir

Erhan Aktaş

Onlara bir ayet getirmediğin zaman, "Derleyip uydursaydın ya." derler. De ki: "Ben ancak Rabb'imden bana vahyedilene uyuyorum. Bu, iman eden bir halk için Rabb'inizden gelen bir basiret, dipnot 1 bir yol gösterici ve bir rahmettir."

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gerçeği kavrayış, gerçeği görme.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlara bir ayet getirmediğin zaman, "Derleyip uydursaydın ya." derler. De ki: "Ben ancak Rabb'imden bana vahyedilene uyuyorum. Bu, inanan bir halk için Rabb'inizden gelen bir basiret dipnot 1 , bir yol gösterici ve bir rahmettir."

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gerçeği kavrayış, gerçeği görme.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlara bir ayet getirmediğin zaman, "Derleyip uydursaydın ya." derler. De ki: "Ben ancak Rabb'imden bana vahyedilene uyarım. Bu, inanan bir toplum için Rabb'inizden gelen bir basiret dipnot 1 , bir hidayet ve bir rahmettir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kavrayış, gerçeği görme yeteneği.

Gültekin Onan

Kendilerine bir ayet getirmediğin zaman: "Sen onu (inmeyen ayeti) derleyip toplasana" derler. De ki: "Ben yalnızca bana rabbimden vahyolunana uyarım. Bu rabbinizden olan bir basiretlerdir; inanacak bir topluluk için bir hidayet ve bir rahmettir."

Hasan Basri Çantay

Onlara (istedikleri) bir ayet gelmediği vakit derler ki: "(Kendinden derib) onları toplasaydın ya!". De ki: "Rabbimden bana ne vahy olunursa ben ancak ona uyarım. Bu (Kur'an ayetleri, kalblerinize) Rabbinizden (açılan) gözlerdir, iman edecek bir kavm için (mahz-ı) hidayet ve rahmetdir".

İbni Kesir

Onlara bir ayet getimediğin zaman, derler ki: Sen, bir tane yapsaydın ya? De ki: Ben, ancak Rabbımdan bana vahyolunana uyarım. Bu, Rabbımızdan gözleri açacak delillerdir. İman eden bir kavim için hidayet ve rahmettir.

Mehmet Alagaş

(203-206) Onlara bir ayet getirmediğin vakit, derleseydin uydursaydın ya derler, Deki şüphesiz ben rabbimden bana vahyolunana uyarım. Bu, inanan kavim için rabbinizden görüşlerdir , hidayettir ve rahmettir . Kuran okunduğu vakit onu işitin ve anlayın böylelikle belki esirgenirsiniz / kollanırsınız / merhamet edilirsiniz. Gece ve gündüz, kendi içinde, yalvararak ve korkuyla, bunun dışında sözü açığa çıkararak, Rabbini hatırla / Rabbini zikret, gafillerden olma. Rabbinin yanındakiler ona ibadet etmekten büyüklenmezler, onu üstün tutarlar ve ona secde ederler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlara bir ayet getirmediğin zaman: "Kendin bir ayet uydursaydın ya!" derler. De ki: "Ben, ancak Rabbimden bana vahyolunana uyarım. Bu, Rabbinizden gelen açık delillerdir. İman eden bir toplum için hidayet ve rahmettir."

Süleyman Ateş

Onlara bir ayet getirmediğin zaman: "Bunu da derleseydin ya!" derler. De ki: "Ben, ancak Rabbimden bana vahyolunana uyuyorum. Bu (Kur'an), Rabbinizden gelen basiretler(gönül gözlerini açan nurlar, gerçeğe ileten kanıtlar)dır ve inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmettir!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlara bir ayet getirmediğin zaman "Derleseydin ya?" derler. De ki "Ben Rabbim tarafından bana vahyedilene uyarım. Bunlar, Rabbinizden size gelen ayetlerlerdir. Bir de inanıp güvenen bir topluluk için yol gösterici ve bir ikramdır."

Şaban Britch

Onlara bir ayet getirmediğin zaman: "Kendin bir ayet yapsaydın!" derler. De ki: Ben, ancak Rabbimden bana vahyolunana uyarım. Bu, Rabbinizden gelen açık delillerdir. İman eden bir toplum için hidayet ve rahmettir.

Şaban Piriş

Onlara bir ayet getirmediğin zaman: -Kendin bir ayet yapsaydın! derler. De ki: -Ben, ancak Rabbimden bana vahyolunana uyarım, bu, Rabbinizden gelen açık delillerdir. İnanan bir toplum için de yol gösterici ve rahmettir.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlara bir ayet getirmediğinde, "onu da şurdan burdan derleseydin ya," diye konuşurlar. De ki: "Ben sadece Rabbimden bana vahyedilene uyuyorum. Bu, Rabbinizden gelen gönül gözleridir, doğruya kılavuzdur, iman eden bir toplum için rahmettir."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And if you do not present them with a supernatural act to satisfy their desire, they wish you would go in quest of it. Say to them: I only follow what is revealed to me by spiritual influence from Allah, my Creator; this is the Quran, the true illumination and enlightenment. It is revealed by Allah, your Creator, to open your mind's eyes and guide those whose hearts have been touched with the divine hand into all truth and to confer on them Allah's mercy and blessings.

Abdul Haleem

When you do not bring them a fresh revelation, they say, ‘But can you not just ask for one?’ Say, ‘I merely repeat what is revealed to me from my Lord: this revelation brings you insights from your Lord, and guidance and mercy for those who believe,

Abdullah Yusuf Ali

If thou bring them not a revelation, they say: "Why hast thou not got it together?" Say: "I but follow what is revealed to me from my Lord: this is (nothing but) lights from your Lord, and Guidance, and mercy, for any who have faith."

Abul A'la Maududi

[O Prophet!] When you do not produce before them any miracle, they say: 'Why do you not choose for yourself a miracle?' dipnot 1 Say to them: 'I follow only what is revealed to me by my Lord. This is nothing but a means of insight into the truth, and guidance and mercy from your Lord to the people who believe. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This question is a taunt rather than a simple query. What the utterance implies is that if the claim to prophethood is genuine, it should have been supported by some miracle. The next verse contains a fitting rejoinder to the taunt.
  2. metne dön, dipnot 2
    The Prophet (peace be on him) is being made to tell his opponents in clear terms that he has no power to get whatever he wants. Being God's Messenger, he is required to follow the directives of the One Who has sent him and has granted him the Qur'an which has the light of guidance. The major characteristic of this Book is that those who seek guidance from it do indeed find the right way. The moral excellence visible in the lives of those people who accept the Qur'an is testimony to the fact that they have been blessed with God's mercy.

Aisha Bewley

If you do not bring them a Sign, they say, ‘Why have you not come up with one?’ Say, ‘I follow only what has been revealed to me from my Lord. ’ This is clear insight from your Lord, and guidance and mercy, for people who have iman.

Al-Hilali & Khan

And if you do not bring them a miracle [according to their (i.e. Quraish-pagans’) proposal], they say: "Why have you not brought it?"[1] Say: "I but follow what is revealed to me from my Lord. This (the Qur’ân) is nothing but evidence from your Lord, and a guidance and a mercy for a people who believe."

Ali Quli Qarai

When you do not bring them a sign, they say, ‘Why do you not improvise one?’ Say, ‘I only follow what is revealed to me from my Lord; these are insights from your Lord, and a guidance and mercy for a people who have faith. ’

Amatul Rahman Omar

And when you do not bring to them a (fresh) revelation they say, `Why do you not forge a verse (and invent it as a revelation)?' Say, `I only follow what is revealed to me by my Lord. These (Qur'ânic verses) are enlightening (and) proofs from your Lord and source of guidance and mercy (of Allâh) for a people who would believe,

Arthur John Arberry

And when thou bringest them not a sign, they say, 'Why hast thou not chosen one?' Say: 'I follow only what is revealed to me from my Lord; this is clear testimony from your Lord, guidance, and mercy for a people of believers. '

Bijan Moeinian

When you do not come up with a miracle per request, they say: "Why do you not ask the Lord to help you with a miracle?" Say: "My task is to follow what is revealed to me [and I am not in miracle- making business. ] This Qur'an [by itself is the greatest miracle as it] contains beacons of insight from your Lord as well as guidance sent as a mercy to those who chose to believe.

E. Henry Palmer

Shouldst Thou not bring them a sign they say, 'Hast Thou not yet made choice of one?' Say, 'I only follow what is inspired to me by my Lord. These are perceptions from my Lord, and a guidance and a mercy to a people who believe.'

Edip-Layth

Since you do not bring them a sign, they say, "If only you had brought one." Say, "I only follow what is inspired to me from my Lord. These are enlightenments from your Lord, a guide and a mercy to a people who acknowledge."

George Sale

And when thou bringest not to them a fresh Sign, they say, 'Why hast thou not forged one?' Say, `I follow only that which is revealed to me from my Lord. These are clear proofs from your Lord and guidance and mercy for a people who believe.'

Hamid S. Aziz

If you bring them not a verse (of revelation) they say, "Have you not yet made choice of one? Say, "I only follow what is inspired in me by my Lord. These are lights (perceptions, insights) from your Lord, and a guidance and a mercy to a people who have faith."

Mahmoud Ghali

And when you do not come up to them with a sign, they say, "Why have you not selected it?" Say, "Surely I closely follow only what has been revealed to me from my Lord; these one evident demonstrations (i. e., demonstrations for beholders) from your Lord, and a guidance, and a mercy for a people who believe.".

Marmaduke Pickthall

And when thou bringest not a verse for them they say: Why hast thou not chosen it? Say: I follow only that which is inspired in me from my Lord. This (Qur'an) is insight from your Lord, and a guidance and a mercy for a people that believe.

Mohamed Ahmed - Samira

And when you do not bring a (Qur'anic) verse to them, they say: "Why don't you make one up?" Say: "I follow only what my Lord reveals to me. " These (revelations) are an evident proof from your Lord, and a guidance and grace for those who believe.

Muhammad Asad

And yet, when thou [O Prophet] dost not produce any miracle for them, some [people] say, "Why dost thou not seek to obtain it [from God]? Say: "I only follow whatever is being revealed to me by my Sustainer: this [revelation] is a means of insight from your Sustainer, and a guidance and grace unto people who will believe.

Mustafa Khattab

If you ˹O Prophet˺ do not bring them a sign ˹which they demanded˺, they ask, "Why do you not make it yourself?" Say, “I only follow what is revealed to me from my Lord. This ˹Quran˺ is an insight from your Lord—a guide and a mercy for those who believe.”

Progressive Muslims

And because you do not bring them a sign, they Say: "If only you had brought one. " Say: "I only follow what is inspired to me from my Lord. This is an evidence from your Lord, and a guide and mercy to a people who believe."

Rashad Khalifa

If you do not produce a miracle that they demand, they say, "Why not ask for it?" Say, "I simply follow what is revealed to me from my Lord." These are enlightenments from your Lord, and guidance, and mercy for people who believe.

Sahih International

And when you, [O Muúammad], do not bring them a sign, they say, "Why have you not contrived it?" Say, "I only follow what is revealed to me from my Lord. This [Qur''an] is enlightenment from your Lord and guidance and mercy for a people who believe."

Sam Gerrans

And when thou bringest them not a proof, they say: “Oh, that thou hadst but chosen one!” Say thou: “I follow only what is revealed to me from my Lord; this is a means of insight from your Lord, and guidance, and a mercy for people who believe.”

Shabbir Ahmed

When you do not produce a miracle that they demand, they say, "Why not ask God for it?" Say, "I simply follow and convey what is revealed to me from my Lord. " These verses are the enlightening miracle from your Lord, the Guidance and Grace for those who accept them.

Syed Vickar Ahamed

And if you do not bring them a miracle, they say: "Why have you not put it together?" Say: "I only follow what is revealed to me from my Lord: This is (only) Light, (the Quran) from your Lord, and Guidance and Mercy for any who have Faith. "

Taqi Usmani

When you do not bring them a sign, they say, "Could you not make up one?"Say, “I only follow what is revealed to me from my Lord.” This is (a Book of) insights from your Lord and a guidance and mercy for a people who believe.

The Monotheist Group

And because you do not bring them a sign, they say: "If only you had brought one." Say: "I only follow what is inspired to me from my Lord. This is an evidence from your Lord, and a guide and mercy to a people who believe."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 203. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 203. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 203. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩