A'râf suresi

A'râf suresi, 71. ayet

A'râf suresi, 71. ayet. قَالَ قَدْ وَقَعَ عَلَيْكُم مِّن رَّبِّكُمْ رِجْسٌ وَغَضَبٌ أَتُجَٰدِلُونَنِى فِىٓ أَسْمَآءٍ سَمَّيْتُمُوهَآ أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُم مَّا نَزَّلَ ٱللَّهُ بِهَا مِن سُلْطَٰنٍ فَٱنتَظِرُوٓا۟ إِنِّى مَعَكُم مِّنَ ٱلْمُنتَظِرِينَ

ḳâle ḳad veḳa`a `aleyküm mir rabbiküm ricsüv vegaḍab. etücâdilûnenî fî esmâin semmeytümûhâ entüm veâbâüküm mâ nezzele-llâhü bihâ min sülṭân. fenteżirû innî me`aküm mine-lmünteżirîn.

Diyanet İşleri

Hud, "Artık size Rabbinizden bir azap ve öfke inmiştir. Allah'ın, haklarında hiçbir delil indirmediği, yalnızca sizin ve babalarınızın uydurduğu birtakım isimler (düzmece tanrılar) hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? Öyleyse (başınıza geleceği) bekleyin! Ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim!" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 68–74 · surenin 71. ayeti / 206

Konu Hûd ve Âd kavmi A'râf 65–72 3

  1. A'râf 68

    "Rabbimin vahyettiklerini size tebliğ ediyorum. Ben sizin için güvenilir bir nasihatçıyım."

  2. A'râf 69

    "Sizi uyarması için içinizden bir adam aracılığıyla Rabbinizden size bir zikir (vahy ve öğüt) gelmesine şaştınız mı? Hatırlayın ki, Allah sizi Nuh kavminden sonra onların yerine getirdi ve sizi yaratılış itibariyle daha güçlü kıldı. Allah'ın nimetlerini hatırlayın ki kurtuluşa eresiniz."

  3. A'râf 70

    Onlar, "Sen bize tek Allah'a ibadet edelim, atalarımızın ibadet edegeldiklerini bırakalım diye mi geldin? Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi bizi tehdit ettiğin azabı bize getir" dediler.

  4. 71

    Hud, "Artık size Rabbinizden bir azap ve öfke inmiştir. Allah'ın, haklarında hiçbir delil indirmediği, yalnızca sizin ve babalarınızın uydurduğu birtakım isimler (düzmece tanrılar) hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? Öyleyse (başınıza geleceği) bekleyin! Ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim!" dedi.

  5. A'râf 72

    Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayan ve iman etmemiş olanların ise kökünü kestik.

  6. A'râf 73

    Semud kavmine de kardeşleri Salih'i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka bir ilah yoktur. Gerçekten size Rabbinizden (benim peygamber olduğumu gösterecek) açık bir delil geldi. İşte size bir mucize olarak Allah'ın şu devesi.. Bırakın onu da Allah'ın mülkünde yesin, içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin. Yoksa sizi elem dolu bir azap yakalar."

  7. A'râf 74

    "Hatırlayın ki Allah Ad kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup evler yapıyorsunuz. Artık Allah'ın nimetlerini anın da yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

71. Hud aleyhisselâm “dedi ki: Gerçekten Rabbinizden size bir azap ve gazap hak olmuştur.” Bunun gelmesi kaçınılmazdır. Çünkü bunu gerektiren sebepler ortaya çıkmış ve artık helak olma vaktiniz gelmiştir. “Allah’ın haklarında hiçbir delil indirmediği, kendinizin ve atalarınızın taktığı birtakım isimler hakkında mı benimle tartışıyorsunuz?” Yani hakikatleri olmayan, ilah diye adlandırdığınız o putlar hakkında benimle nasıl tartışırsınız? Halbuki bunların ilahlık namına en ufak bir özellikleri ve zerre ağırlığı kadar dahi hakları yoktur. Allah, bunların gerçekliklerine dair bir delil indirmiş de değildir. Bunların ilahlıkları doğru bir şey olsaydı elbette Allah onlara dair bir delil indirirdi. O’nun bu hususta bir delil indirmemiş olması bunların batıl olduklarının delilidir. Çünkü ne kadar maksat ve istek varsa özellikle de önemli hususlar hakkında mutlaka Allah onlara delil olacak belgeleri ve delilleri indirmiş, açıklamış ve bu hususta kapalı bir taraf bırakmamıştır.

“O halde” başınıza gelecek ve benim sizi kendisi ile tehdit ettiğim azabı “bekleyin, şüphesiz ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim.” Bu iki bekleyiş arasında ise önemli bir fark vardır. Başına azabın geleceğinden korkanın bekleyişi ile Allah’tan zafer ve mükâfaat umanın bekleyişi... Bu yüzden Yüce Allah her iki kesim arasında verdiği hükmünü şöylece beyan buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Hûd onlara cevap olarak şöyle dedi: “Kesinlikle Yüce Allah’ın azap ve gazabını üzerinize gerekli kıldınız. Böylece bu azap kaçınılmaz olarak üzerinizde gerçekleşecektir. Sizin ve babalarınızın ilah olarak isimlendirdiği hiçbir hakikati olmayan putlar hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? İlah olduklarına dair iddia ettiğiniz husus hakkında Allah hiçbir delil indirmemiştir. Aceleyle istediğiniz azabı bekleyin bakalım. Ben de sizinle beraber bekliyorum. O, mutlaka gerçekleşecektir.”

Kelimeler

25 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale dedi ki kök: قول
  2. قَدْ kad artık
  3. وَقَعَ vekaa inmiştir kök: وقع
  4. عَلَيْكُم aleykum size
  5. مِّن min -den
  6. رَّبِّكُمْ rabbikum Rabbiniz- kök: ربب
  7. رِجْسٌۭ ricsun bir pislik kök: رجس
  8. وَغَضَبٌ ۖ ve gadebun ve gazab kök: غضب
  9. أَتُجَـٰدِلُونَنِى etucadiluneni benimle mi tartışıyorsunuz? kök: جدل
  10. فِىٓ fi hakkında
  11. أَسْمَآءٍۢ esma'in isimler kök: سمو
  12. سَمَّيْتُمُوهَآ semmeytumuha adlandırdığınız kök: سمو
  13. أَنتُمْ entum sadece sizin
  14. وَءَابَآؤُكُم ve aba'ukum ve atalarınızın kök: ابو
  15. مَّا ma
  16. نَزَّلَ nezzele indirmediği kök: نزل
  17. ٱللَّهُ llahu Allah'ın kök: اله
  18. بِهَا biha onlar için
  19. مِن min hiçbir
  20. سُلْطَـٰنٍۢ ۚ sultanin delil kök: سلط
  21. فَٱنتَظِرُوٓا۟ fenteziru bekleyin öyle ise kök: نظر
  22. إِنِّى inni ben de
  23. مَعَكُم meakum sizinle beraber
  24. مِّنَ mine
  25. ٱلْمُنتَظِرِينَ l-muntezirine bekleyenlerdenim kök: نظر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: جدل (29 geçiş) · Aynı kök: سلط (39 geçiş)

    Onlar kendilerine gelmiş hiçbir delil olmaksızın, Allah'ın ayetleri hakkında tartışan kimselerdir. Bu ise Allah katında ve iman edenler katında büyük…

  • Aynı kök: جدل (29 geçiş) · Aynı kök: سلط (39 geçiş)

    Allah'ın ayetleri hakkında, kendilerine gelmiş bir delilleri olmaksızın tartışanlar var ya, onların kalplerinde ancak bir büyüklük taslama vardır.…

  • Aynı kıssa: Hz. Hûd · Aynı kök: ابو (117 geçiş)

    Onlar, "Sen bize tek Allah'a ibadet edelim, atalarımızın ibadet edegeldiklerini bırakalım diye mi geldin? Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi bizi…

  • Aynı kıssa: Hz. Hûd · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    (54-55) Biz sadece şunu söyleriz: "Seni, ilahlarımızdan biri fena çarpmış." Hud, dedi ki: "İşte ben Allah'ı şahit tutuyorum. Siz de şahit olun ki,…

  • Aynı kök: جدل (29 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Gerçek apaçık ortaya çıktıktan sonra, sanki göz göre göre ölüme sürülüyorlarmış gibi seninle o konuda tartışıyorlardı.

  • Aynı kök: سلط (39 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş)

    "Siz Allah'ı bırakıp; sadece sizin ve atalarınızın taktığı birtakım isimlere (düzmece ilahlara) tapıyorsunuz. Allah, onlar hakkında hiçbir delil…

  • Aynı kök: سلط (39 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş)

    Peygamberleri dedi ki: "Gökleri ve yeri yaratan Allah hakkında şüphe mi var? (Halbuki) O, günahlarınızı bağışlamak ve sizi belli bir zamana kadar…

  • Aynı kök: سلط (39 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş)

    Onlar ancak sizin ve atalarınızın (ilah edindiğiniz şeylere) taktığınız isimlerdir. Allah, onlar hakkında hiçbir delil indirmemiştir. Onlar…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Hud da onlara) şöyle demişti: "Elbette üzerinize Rabbinizden gelecek bir bela ve azap gerçekleşmiştir. Haklarında Allah'ın hiçbir delil indirmediği, sizin ve atalarınızın taktığı isimler dipnot 1 hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? (Öyleyse) bekleyin! Şüphesiz ki ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim!"

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: En‘âm 6:81; Yûsuf 12:40; Necm 53:23.

Mustafa İslamoğlu

(Hud) dedi ki: "Rabbinizden (bir ceza olarak) üstünüze çökmüş bir (ahlaki) kokuşmuşluğun ve tarifsiz bir gazabın içindesiniz zaten. Şimdi, Allah'ın haklarında hiçbir delil indirmediği, yalnızca sizin ve atalarınızın yücelttiği isimler hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? O halde bekleyin, gerçek şu ki ben de sizinle birlikte bekleyeceğim!"

Muhammed Esed

(Hud): "Rabbinizin müstehak gördüğü ürkütücü bir bela ve gazapla kuşatılmış durumdasınız zaten!" dedi. Şimdi, Allahın haklarında hiçbir delil indirmediği, yalnızca sizin ve atalarınızın uydurduğu o (boş) isimler hakkında mı benimle çekişiyorsunuz? (O kaçınılmaz olanı) bekleyin öyleyse; doğrusu ben de sizinle bekleyeceğim!"

Ahmed Hulusi

(Hud) dedi ki: "Gerçek ki Rabbinizden, üzerinize bir azap fırtınası ve gadab (şirk hali) oluşmuş bile! (Var olduklarına dair) Allah'ın hiçbir delil inzal etmediği; (sadece) sizin ve babalarınızın taktığı asılsız tanrı isimleri hakkında benimle tartışıyor musunuz? Bekleyin, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim. "

Ali Bulaç

"Andolsun" dedi. "Rabbinizden üzerinize iğrenç bir azab ve gazab gerekli kılındı. Allah'ın kendileri hakkında hiç bir delil indirmediği ve sizin ile babalarınızın isimlendirdiği (düzüp uydurduğu) birtakım isimler (düzme tanrılar ve kurallar) adına mı benimle mücadele ediyorsunuz? Öyleyse bekleyedurun; şüphesiz, ben de sizlerle birlikte bekleyenlerdenim."

Ali Özek ve heyeti

(Hûd) dedi ki: "Üzerinize Rabbinizden bir azap ve bir hışım inmiştir. Haklarında Allah'ın hiçbir delil indirmediği, sadece sizin ve atalarınızın taktığı kuru isimler hususunda benimle tartışıyor musunuz? Bekleyin öyleyse, şüphesiz ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim!"

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Efendinizin cezasını ve öfkesini hak ettiniz. Allah'ın, hakkında hiçbir kanıt indirmediği, sizin ve atalarınızın uydurduğu isimler için mi benimle tartışıyorsunuz? Artık, bekleyin! Aslında, sizinle birlikte ben de bekliyorum!"

Bayraktar Bayraklı

Dedi ki: "Üzerinize Rabbinizden bir azap ve bir hışım inmiştir. Haklarında Allah'ın hiçbir delil indirmediği, sadece sizin ve atalarınızın taktığı kuru isimler hususunda benimle tartışıyor musunuz? Bekleyiniz öyleyse, şüphesiz ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim."

Edip Yüksel

Dedi ki: "Efendinizden bir azap ve öfkeye mahkûm edilmiş bulunuyorsunuz. Sizin ve atalarınızın uydurduğu ve ALLAH'ın kendilerine hiçbir güç vermediği isimler konusunda mı benimle tartışıyorsunuz? Bekleyiniz, ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim." dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Buhari, Müslim, İbn-i Maceh, İbn-i Hanbel, Tirmizi, Ebu Davud, İmam-ı Azam, İmam-ı Şafii, İmam-ı Yusuf, İmam-ı Rabbani, Abdulkadir Geylani, Nakşibendi, Gazali, Said Nursi gibi nice isimlere nispet edilen öğretileri Kuran'a eş koşanlar bu ayete muhataptırlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dedi ki: 'Rabbinizden bir azap ve öfkeye mahkum edilmiş bulunuyorsunuz. Sizin ve atalarınızın uydurduğu ve ALLAH'ın kendilerine hiçbir güç vermediği isimler konusunda mı benimle tartışıyorsunuz? Bekleyiniz, ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hud: "İşte üzerinize Rabbinizden bir azap fırtınası ve bir öfke indi. Siz, benimle sizin ve atalarınızın taktığı kuru adlar hakkında mı tartışıyorsunuz? Oysa Allah onlara hiçbir zaman saltanat indirmedi. Artık gözetin, ben de sizinle birlikte gözetenlerdenim" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

İşte, dedi, üzerinize rabbınızdan bir azab fırtınası bir gadab indi, siz bana sizin ve atalarınızın taktığı kuru isimler hakkında mücadele mi ediyorsunuz? Allah onlara hiç bir zaman öyle bir hakkı saltanat indirmedi artık gözetin ben de sizinle beraber gözetenlerdenim

Erhan Aktaş

"Rabb'inizin azabı ve öfkesi, hakkınızda kesinleşti. Haklarında Allah'ın hiçbir yetki belgesi indirmediği, sizin ve atalarınızın taktığı isimler hakkında benimle tartışıyor musunuz? Bekleyin öyleyse! Kuşkusuz ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Rabb'inizin azabı ve öfkesi, hakkınızda kesinleşti. Haklarında Allah'ın hiçbir yetki belgesi indirmediği, sizin ve atalarınızın taktığı isimler hakkında benimle tartışıyor musunuz? Bekleyin öyleyse! Kuşkusuz ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Rabb'inizin azabı ve öfkesi, hakkınızda kesinleşti. Haklarında Allah'ın hiçbir yetki belgesi indirmediği, sizin ve atalarınızın taktığı isimler hakkında benimle tartışıyor musunuz? Bekleyin öyleyse! Kuşkusuz ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim." dedi.

Gültekin Onan

"Andolsun" dedi. "Rabbinizden üzerinize iğrenç bir azab ve gazab gerekli kılındı. Tanrı'nın kendileri hakkında hiç bir delil indirmediği ve sizin ile babalarınızın isimlendirdiği (düzüp uydurduğu) bir takım isimler (düzme Tanrılar ve kurallar) adına mı benimle mücadele ediyorsunuz? Öyleyse bekleyedurun. Kuşkusuz ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim."

Hasan Basri Çantay

(Hud) dedi: "Rabbinizden üzerinize bir azab, bir gazab hak oldu muhakkak. Kendinizin ve atalarınızın takdığınız (düzme) bir takım adlar (tanrılar) hakkında, Allah onlara bir hüccet indirmemişken, benimle mücadele mi ediyorsunuz? Artık bekleyin. Şübhesiz ben de sizinle beraber (onu) bekleyenlerdenim".

İbni Kesir

Dedi ki: Gerçekten üzerinize Rabbınızdan bir azab, bir gazab hak oldu. Allah onlara, kendinizin ve atalarınızın taptığı bir takım adlar hakkında hiç bir hüccet indirmemişken benimle mücadele mi ediyorsunuz? Bekleyin öyleyse, şüphesiz ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.

Mehmet Alagaş

(65-72) Ad kavmine de kardeşleri Hud ’u gönderdik. Dedi ki ey kavmim Allaha ibadet edin ondan gayrı size ilah yok hâlâ sakınmıyor musunuz? Kavminden kafir ileri gelenler / seçkinler dediler ki bizler seni aklı kıt / sefih biri olarak görüyoruz, kesinlikle senin, yalancı olduğunu sanıyoruz. Dedi ey kavmim bende bir akıl kıtlığı / sefihlik falan yok velakin ben alemlerin rabbinin bir Resulüyüm. Rabbimin mesajların a / risalelerine dair bilgilendiriyorum / tebliğ ediyorum , sizin için ben güvenilir / emin bir öğütçüyüm / nasihatçiyim. Rabbinizden uyarılmanız için bir hatırlatmanın sizden bir adam üzerinden size gelmesine hayret mi ettiniz / acayibinize mi gitti? Hatırlayın ki Nuh kavmin den sonra sizi devralanlar / halifeler yaptık, sizi güçlü bir yaratılış içinde takviye de ettik, Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki böylelikle belki kurtuluşa erersiniz / felaha eresiniz. Dediler ki tek bir Allaha ibadet etmemiz için mi geldin ve de babalarımızın ibadet e ttiklerini mi bırakalım? Haydi bize vaad ettiğini , eğer/şayet sözüne ba ğlı biri isen b ize getir. Dedi ki, kesin olan şu ki size Rabbinizden kirlilik /murdarlık ve hışım / gazap gerçekleşti / vuku buldu, benimle, babalarınız ve sizin isimlendirdiğiniz isimler hakkında mücadele mi ediyorsunuz? Allah, onlar hakkında bir delil indirmedi ki, peki, o halde bekleyin, ben de sizle beraber bekleyenlerdenim. Onu ve beraberindekileri bizden bir esirgeme olarak kurtardık , ayetlerimizi yalanlayanların ardını arkasını kestik, onlar mümin değillerdi.

Rowwad Tercüme Merkezi

Dedi ki: “Gerçekten Rabbinizden size bir azap ve gazap gelecektir. Yüce Allah’ın haklarında hiçbir delil indirmediği, kendinizin ve atalarınızın taktığı (ilâh diye adlandırdığınız) bir takım adlar hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? Artık (azabı) bekleyin. Şüphesiz ben de sizinle birlikte (onu) bekleyenlerdenim.”

Süleyman Ateş

Dedi ki: "Artık size Rabbinizden bir rics (pislik) ve gazab inmiştir. Allah'ın, kendileri için hiçbir delil indirmediği (ve hiçbir güç vermediği), sadece sizin ve atalarınızın taktığı (boş) isimler hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? Bekleyin öyle ise, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim!"

Süleymaniye Vakfı

Hud dedi ki: "Rabbinizden üzerinize bir pisliğin ve bir öfkenin gelmesi kesinleşti. Siz benimle, Allah'ın, haklarında hiçbir delil indirmediği, isimlerini sizin ve atalarınızın taktığı şeyler konusunda mı tartışıyorsunuz? Öyleyse bekleyin; ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Hud dedi ki "Siz, Rabbinizin uğratacağı zararı ve gazabı hak ettiniz. Sizin ve atalarınızın koyduğu isimler hakkında benimle mi tartışıyorsunuz? Allah onlarla ilgili bir belge indirmiş de değildir. Bekleyin bakalım; sizinle beraber ben de bekliyorum."

Şaban Britch

Hûd: Rabbinizden üzerinize bir azap, bir gazap hak olmuştur. Allah'ın hakkında hiçbir delil indirmediği, isimlerini de siz ve atalarınızın koyduğu (putlar) hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? Öyleyse bekleyin, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim! dedi.

Şaban Piriş

Hud: -Rabbinizden üzerinize bir azap, bir gazap hak olmuştur. Allah sizin ve atalarınızın taktığı isimler hakkında, bir delil de indirmediği halde benimle tartışıyor musunuz? Öyleyse bekleyin, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim! dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Hud dedi: "Rabbinizden bir azap ve gazap indi ya! Haklarında Allah'ın hiçbir kanıt indirmediği, sadece atalarınızın ve sizin uydurduğunuz birtakım isimler hakkında mı benimle çekişiyorsunuz? Bekleyin bakalım, sizinle beraber ben de bekleyenlerdenim."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Now", said Hud, " you have confirmed yourselves in prepensed malice and the prophesy of Allah's punishment and indignation against you is thus ratified". "Do you contend against Allah in favour of your named idols you and your fathers designated as gods, objects Allah never authorized! " "You Just await the justice prepared above in heaven's realm; I will await it also".

Abdul Haleem

He said, ‘You are already set to receive your Lord’s loathing and anger. Are you arguing with me about mere names you and your forefathers invented, names for which God has given no sanction? Just wait; I too am waiting.’

Abdullah Yusuf Ali

He said: "Punishment and wrath have already come upon you from your Lord: dispute ye with me over names which ye have devised - ye and your fathers,- without authority from Allah? then wait: I am amongst you, also waiting."

Abul A'la Maududi

Hud warned them: 'Surely punishment and wrath from your Lord have befallen upon you. Do you dispute with me about mere names that you and your forefathers have concocted dipnot 1 and for which Allah has sent down no sanction? dipnot 2 Wait, then, and I too am with you among those who wait.'

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    They looked to gods of rain and gods of wind, wealth, and health. But none of these enjoys godhead. There are many instances in our own time of people whose beliefs are no different from the ones mentioned above. There are people who are wont to call someone Mushkil Kusha, 'the remover of distress' or to call someone else Ganjbakhsh, 'the bestower of treasures'. But God's creatures cannot remove the distresses of other creatures like themselves, nor do they have any treasure that they might give away to others. Their titles are merely empty words, bereft of the qualities attributed to them. All argumentation aimed at justifying those titles amounts to a lot of sound and fury about nothing.
  2. metne dön, dipnot 2
    The Makkans could produce no sanction from Allah - Whom they themselves acknowledged as the Supreme God - that He had transferred to their false gods any of His power or authority. None has any authorization from God to remove distress from, or bestow treasures on, others. It is the Makkans themselves who arbitrarily chose to confer parts of God's power on those beings.

Aisha Bewley

He said, ‘Punishment and anger have come down on you from your Lord. Do you argue with me regarding names which you and your forefathers invented and for which Allah has sent down no authority? Wait, then; I am waiting with you.’

Al-Hilali & Khan

(Hûd) said: "Torment and wrath have already fallen on you from your Lord. Dispute you with me over names which you have named - you and your fathers - with no authority from Allâh? Then wait, I am with you among those who wait."

Ali Quli Qarai

He said, ‘There has become due against you a punishment and wrath from your Lord. Do you dispute with me regarding names which you have named —you and your fathers— for which Allah has not sent down any authority? So wait! I too am waiting along with you.’

Amatul Rahman Omar

He said, `There has already fallen upon you the punishment and the displeasure from your Lord. Would you dispute with me regarding mere names (of your false gods) which you have coined, you and your fathers, names in support of which Allâh has sent down no authority? (If so) then wait (for the consequences), I too, am with you, among those who wait.'

Arthur John Arberry

Said he, 'Anger and wrath from your Lord have fallen upon you. What, do you dispute with me regarding names you have named, you and your fathers, touching which God has sent down never authority? Then watch and wait; I shall be with you watching and waiting.'

Bijan Moeinian

He replied: "You have thus condemned yourselves and earned the Lord's disenchantment. How can you engage in an argument about the oneness of God with me? What are these baseless names that you and your forefathers have invented [god of rain, god of the winds, god of this and god of that]? Let us wait and see the result [of your disobedient.]

E. Henry Palmer

He said, 'There shall fall upon you from your Lord horror and wrath; do ye wrangle with me about names, which ye and your fathers have named yourselves, for which God sent down no power; wait then expectant, and I with you will wait expectant too!

Edip-Layth

He said, "An affliction and wrath shall befall you from your Lord. Do you argue with me over names which you and your fathers have created with no authority being sent down by God? Wait then, and I will wait with you."

George Sale

Hud answered, now shall there suddenly fall upon you from your Lord vengeance and indignation. Will ye dispute with me concerning the names which ye have named, and your fathers; as to which God hath not revealed unto you any authority? Do ye wait therefore, and I will be one of those who wait with you.

Hamid S. Aziz

He said, "Already have fallen upon you from your Lord terror and wrath; do you wrangle with me about names, which you and your fathers have named yourselves, for which Allah sent down no warrant. Then wait expectant, lo! I, too, am of those waiting with you.

Mahmoud Ghali

He said, "Abomination and anger from your Lord have already befallen you. Do you dispute with me over names you have named, you and your fathers, (for) in no way has Allah ever sent down regarding them any all-binding authority? So, await, surely I will be with you among (the ones) a waiting."

Marmaduke Pickthall

He said: Terror and wrath from your Lord have already fallen on you. Would ye wrangle with me over names which ye have named, ye and your fathers, for which no warrant from Allah hath been revealed? Then await (the consequence), lo! I (also) am of those awaiting (it).

Mohamed Ahmed - Samira

He replied: "You have already been beset with punishment and the wrath of God. Why dispute with me about names invented by you and your ancestors for which no sanction was sent down? So wait (for what is to come), I am waiting with you."

Muhammad Asad

Said [Hud]: "You are already beset by loath some evils and by your Sustainer's condemnation! Do you argue with me about the [empty] names which you have invented - you and your forefathers - for which God has bestowed no warrant from on high? Wait, then, [for what will happen:] verily, I shall wait with you!"

Mustafa Khattab

He said, "You will certainly be subjected to your Lord’s torment and wrath. Do you dispute with me regarding the so-called gods which you and your forefathers have made up—a practice Allah has never authorized? Then wait! I too am waiting with you."

Progressive Muslims

He said: "An affliction and wrath shall befall you from your Lord. Do you argue with me over names which you and your fathers have created with no authority being sent down by God Wait then, and I will wait with you."

Rashad Khalifa

He said, "You have incurred condemnation and wrath from your Lord. Do you argue with me in defense of innovations you have fabricated - you and your parents - which were never authorized by GOD? Therefore, wait and I will wait along with you."

Sahih International

[Hud] said, "Already have defilement and anger fallen upon you from your Lord. Do you dispute with me concerning [mere] names you have named them, you and your fathers, for which Allah has not sent down any authority? Then wait; indeed, I am with you among those who wait."

Sam Gerrans

He said: “There have come upon you from your Lord abomination and wrath; dispute you with me concerning names which you have named, you and your fathers? God sent not down for these any authority. Then wait — I am with you waiting.”

Shabbir Ahmed

(Aad were powerful people but their society had gone unjust. Since there is a Law of Respite for nations, they flourished and were unable to see the wrong thus far). Hud said, "Allah's Law of Requital is already hovering over you. Do you argue with me about certain names, false authorities that you and your forefathers have fabricated? And Allah never authorized them (53:23). Then wait for the consequences, and I am also waiting."

Syed Vickar Ahamed

He said: "Punishment and anger have already come to you from your Lord: Do you (still) argue with me over names which you have made up—, you and your fathers— Without authority from Allah? Then wait, I am with you among those who are waiting. "

Taqi Usmani

He said, "The punishment and the anger from your Lord have fallen upon you. Do you quarrel with me about mere names that you and your fathers have concocted and for which Allah has sent down no authority? So, wait. I am one of those waiting with you."

The Monotheist Group

He said: "A tainting and wrath shall befall you from your Lord. Do you argue with me over names which you and your fathers have created with no authority being sent down by God? Wait then, and I will wait with you."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 71. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 71. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 71. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩