A'râf suresi

A'râf suresi, 73. ayet

A'râf suresi, 73. ayet. وَإِلَىٰ ثَمُودَ أَخَاهُمْ صَٰلِحًا قَالَ يَٰقَوْمِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَٰهٍ غَيْرُهُۥ قَدْ جَآءَتْكُم بَيِّنَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ هَٰذِهِۦ نَاقَةُ ٱللَّهِ لَكُمْ ءَايَةً فَذَرُوهَا تَأْكُلْ فِىٓ أَرْضِ ٱللَّهِ وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُوٓءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

veilâ ŝemûde eḫâhüm ṣâliḥâ. ḳâle yâ ḳavmi-`büdü-llâhe mâ leküm min ilâhin gayruh. ḳad câetküm beyyinetüm mir rabbiküm. hâẕihî nâḳatü-llâhi leküm âyeten feẕerûhâ te'kül fî arḍi-llâhi velâ temessûhâ bisûin feye'ḫuẕeküm `aẕâbün elîm.

Diyanet İşleri

Semud kavmine de kardeşleri Salih'i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka bir ilah yoktur. Gerçekten size Rabbinizden (benim peygamber olduğumu gösterecek) açık bir delil geldi. İşte size bir mucize olarak Allah'ın şu devesi.. Bırakın onu da Allah'ın mülkünde yesin, içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin. Yoksa sizi elem dolu bir azap yakalar."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 70–76 · surenin 73. ayeti / 206

Konu Sâlih ve Semûd kavmi A'râf 73–79 3

  1. A'râf 70

    Onlar, "Sen bize tek Allah'a ibadet edelim, atalarımızın ibadet edegeldiklerini bırakalım diye mi geldin? Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi bizi tehdit ettiğin azabı bize getir" dediler.

  2. A'râf 71

    Hud, "Artık size Rabbinizden bir azap ve öfke inmiştir. Allah'ın, haklarında hiçbir delil indirmediği, yalnızca sizin ve babalarınızın uydurduğu birtakım isimler (düzmece tanrılar) hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? Öyleyse (başınıza geleceği) bekleyin! Ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim!" dedi.

  3. A'râf 72

    Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayan ve iman etmemiş olanların ise kökünü kestik.

  4. 73

    Semud kavmine de kardeşleri Salih'i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka bir ilah yoktur. Gerçekten size Rabbinizden (benim peygamber olduğumu gösterecek) açık bir delil geldi. İşte size bir mucize olarak Allah'ın şu devesi.. Bırakın onu da Allah'ın mülkünde yesin, içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin. Yoksa sizi elem dolu bir azap yakalar."

  5. A'râf 74

    "Hatırlayın ki Allah Ad kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup evler yapıyorsunuz. Artık Allah'ın nimetlerini anın da yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."

  6. A'râf 75

    Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri, küçük görülüp ezilen inanmışlara, "Siz, Salih'in, Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu (sahiden) biliyor musunuz?" dediler. Onlar da, "Biz şüphesiz onunla gönderilene inananlarız" dediler.

  7. A'râf 76

    Büyüklük taslayanlar, "Şüphesiz biz sizin inandığınız şeyi inkar edenleriz" dediler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

73. “Semûd’a” yani Hicaz ve Arap Yarımadası’nda Hicr diye bilinen yerde ve etrafında yerleşmiş bulunan ve meşhur bir kabile olan Semud’a da Allah, “kardeşleri Salih’i” onları imana ve tevhide davet edip şirk ve ortak koşmayı yasaklayan bir peygamber olarak gönderdi. “O da: Ey kavmim, Allah’a ibadet edin. Sizin O’ndan başka hiçbir (hak) ilahınız yoktur.” Yani onun da daveti diğer peygamber kardeşlerinin davetleri gibi idi: Allah’a ibadeti emretmek, kullara Allah’tan başka hiçbir ilahları olmadıklarını açıklamak. “Size Rabbinizden apaçık” insanların güç yetiremeyecekleri ve ancak semavi bir belge olabilecek olağanüstü “bir delil gelmiştir.” Daha sonra bu delili şu sözlerle açıkladı:

“İşte size bir mucize olmak üzere Allah’ın (gönderdiği) dişi devesi” Yani bu oldukça şerefli ve üstün bir devedir. Çünkü şerefine işaret olmak üzere Yüce Allah’a izafe edilmiştir. İşte bu dişi devede size büyük bir delil vardır. Onun mucize oluş şekli bir buyrukta şöyle söz konusu edilmektedir: “Onun da belli bir su içme nöbeti vardır, sizin de belirli bir günde su içme nöbetiniz vardır.” (eş-Şuara, 26/155) Şöyle ki Salih’in kavminin oldukça büyük bir kuyusı vardı. Bu da “dişi deve kuyusu” diye bilinmektedir. Salih’in kavmi ile dişi deve, bu kuyu başına sıra ile giderlerdi. Bir gün sıra deveye ait olup suyu o içerdi. Onlar da o günde onun memelerinden süt içerlerdi. Kendilerine ait diğer günde ise kendileri kuyunun başına gider, dişi deve ise kuyudan ayrılıp uzaklaşırdı. İşte Peygamberleri Salih aleyhisselâm onlara: “Onu bırakın da Allah’ın arzında yesin” onun beslenmesi konusunda size düşen bir şey yoktur. “Ona” kesmek veya başka bir surette “herhangi bir kötülük yapmayın, yoksa sizi can yakıcı bir azap yakalar, dedi.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Semud kavmine de onları Allah’ı tevhit etmeye ve O'na ibadet etmeye davet etsin diye kardeşleri Salih’i gönderdik. Salih onlara dedi ki: “Ey kavmim! Bir tek Allah’a ibadet edin. Sizin ondan başka ibadet edilmeye layık mabudunuz yoktur. Muhakkak size getirdiğimin doğruluğuna dair Allah’tan apaçık bir ayet geldi. Kayadan çıkan bir deve şeklinde bu mucize gerçekleşti. Su içmesi için ona ait belli bir vakit, sizin için belli günlerde içeceğiniz belli bir vaktiniz vardır. Bu deveye dokunmayın, bırakın Yüce Allah’ın arzında yesin. Sizin, onun azığını karşılamak gibi bir yükümlülüğünüz yoktur. Ona hiçbir şekilde eziyet etmeyin. Yoksa ona eziyet etmeniz sebebiyle size elem verici bir azap isabet eder.

Kelimeler

34 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِلَىٰ ve ila ve
  2. ثَمُودَ semude Semud(kavmin)e de
  3. أَخَاهُمْ ehahum kardeşleri kök: اخو
  4. صَـٰلِحًۭا ۗ salihen Salih'i (gönderdik) kök: صلح
  5. قَالَ kale dedi ki kök: قول
  6. يَـٰقَوْمِ ya kavmi kavmim kök: قوم
  7. ٱعْبُدُوا۟ a'budu kulluk edin kök: عبد
  8. ٱللَّهَ llahe Allah'a kök: اله
  9. مَا ma yoktur
  10. لَكُم lekum sizin
  11. مِّنْ min hiçbir
  12. إِلَـٰهٍ ilahin tanrınız kök: اله
  13. غَيْرُهُۥ ۖ gayruhu O'ndan başka kök: غير
  14. قَدْ kad elbette
  15. جَآءَتْكُم ca'etkum size geldi kök: جيا
  16. بَيِّنَةٌۭ beyyinetun açık delil kök: بين
  17. مِّن min tarafından
  18. رَّبِّكُمْ ۖ rabbikum Rabbiniz kök: ربب
  19. هَـٰذِهِۦ hazihi işte şu
  20. نَاقَةُ nakatu devesi kök: نوق
  21. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  22. لَكُمْ lekum size
  23. ءَايَةًۭ ۖ ayeten bir mu'cizedir kök: ايي
  24. فَذَرُوهَا fezeruha bırakın onu kök: وذر
  25. تَأْكُلْ te'kul yesin (içsin) kök: اكل
  26. فِىٓ fi
  27. أَرْضِ erdi arzından kök: ارض
  28. ٱللَّهِ ۖ llahi Allah'ın kök: اله
  29. وَلَا ve la sakın
  30. تَمَسُّوهَا temessuha ona dokundurmayın kök: مسس
  31. بِسُوٓءٍۢ bisu'in bir kötülük kök: سوا
  32. فَيَأْخُذَكُمْ feye'huzekum yoksa sizi yakalar kök: اخذ
  33. عَذَابٌ azabun bir azab kök: عذب
  34. أَلِيمٌۭ elimun acıklı kök: الم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نوق (7 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: وذر (45 geçiş)

    "Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah'ın dişi bir devesi. Bırakın onu, Allah'ın arzında yayılıp otlasın. Ona kötülük dokundurmayın, yoksa sizi…

  • Aynı kök: نوق (7 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Sâlih

    Nihayet deveyi kestiler, Rablerinin emrine karşı geldiler ve "Ey Salih! Sen eğer (dediğin gibi) peygamberlerden isen, haydi bizi tehdit ettiğin azabı…

  • Aynı kök: نوق (7 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Sâlih

    Salih, şöyle dedi: "İşte bir dişi deve! Onun (belli bir gün) su içme hakkı var, sizin de belli bir gün su içme hakkınız vardır."

  • Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: مسس (61 geçiş)

    "Sakın ona bir kötülük dokundurmayın. Yoksa büyük bir günün azabı sizi yakalar."

  • Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: اخو (96 geçiş)

    Semud kavmine de kardeşleri Salih'i peygamber gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka hiçbir ilahınız yok. O, sizi…

  • Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: اخو (96 geçiş)

    Hani kardeşleri Salih, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"

  • Aynı kök: وذر (45 geçiş) · Aynı kök: الم (75 geçiş)

    Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatı kendilerini aldatmış olanları bırak. Hiç kimsenin kazandığı yüzünden mahrumiyete sürüklenmemesi…

  • Aynı kök: وذر (45 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    Yusuf dedi ki: "Yedi yıl adetiniz üzere ekin ekeceksiniz. Yiyeceğiniz az bir miktar hariç, biçtiklerinizi başağında bırakın."

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Keşfet — bu ayetin medyası

Gerçek belgeler1

Arkeoloji1
  • Hegra'daki tek blok kayaya oyulmuş anıtsal mezar.

    Arkeoloji

    Kasru'l-Ferîd kaya mezarı — Hegra

    Hegra'daki tek blok kayaya oyulmuş anıtsal mezar.

    Hegra'daki mezarlar Nabatî dönemine (MÖ 1 – MS 1. yy) aittir; Semûd kavmine ait oldukları arkeolojik olarak gösterilmiş değildir. Ayetlerdeki 'dağları yontarak ev yapanlar' tasviriyle coğrafi bir yakınlık kurulur, kimlik özdeşliği değil.

    Ayet: A'râf 73-79 · Hicr 80-84 · Şuarâ 141-159

    Kaynak
    Wikimedia Commons
    Yazar
    Ahmad AlHasanat
    Tarih
    2017-02-16 17:40:03
    Lisans
    CC BY-SA

    Ahmad AlHasanat · Own work · CC BY-SA 4.0

    Kaynağı görüntüle

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Semûd'a da kardeşleri Salih'i (göndermiştik de onlara) şöyle demişti: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin! Sizin için O'ndan başka ilah yoktur. Elbette size Rabbinizden apaçık bir delil gelmiştir. İşte Allah'ın şu devesi dipnot 1 sizin için bir delildir. Onu bırakın da Allah'ın (yarattığı bu) toprakta yesin (otlasın). Ona hiçbir kötülük etmeyin! Yoksa sizi elem verici bir azap yakalar. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    [Nâkatullâh] ifadesi "Allah'ın devesi" demektir. Hayvan haklarını ve kamu hakkını temsil etmektedir. Ayette bir delil olarak bahsedilen bu özel deveye tabiatta beslenirken hiçbir şekilde dokunulmaması, aksi takdirde korkunç bir azabın gelebileceği haber verilmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesaj: Hûd 11:64.

Mustafa İslamoğlu

Semud'a da soydaşları Salih'i (gönderdik). "Ey kavmim!" dedi, "Yalnızca Allah'a kulluk edin! Sizin O'ndan başka ilahınız yok. Doğrusu Rabbinizden size açık ve net bir delil gelmiştir: İşte Allah'ın devesi; sizin için bir semboldür: O halde bırakın onu, (Allah'ın devesi) Allah'ın arzında otlasın ve sakın ona bir kötülük yapayım demeyin! Yoksa size elem veren bir azap dokunur.

Muhammed Esed

Ve Semud (toplumuna da) kardeşleri Salihi (gönderdik). "Ey kavmim!" dedi, "Yalnızca Allaha kulluk edin; Ondan başka tanrınız yok. Rabbinizden işte apaçık bir kanıt geldi size: "Allaha ait olan bu dişi deve bir nişanedir sizin için: öyleyse bırakın onu Allahın arzında otlasın ve sakın dokunmayın ona; yoksa çok can yakan bir azap yakalar sizi."

Ahmed Hulusi

Semud'a da kardeşleri Salih'i (irsal ettik). . . (O da): "Ey halkım! Allah'a kulluk edin. . . O'nun gayrı bir ilahınız olamaz. . . Size Rabbinizden apaçık bir kanıt geldi. . . İşte şu Allah'ın dişi devesi sizin için bir mucizedir! Bırakın onu, Allah'ın yeryüzünde yesin! (Sakın) ona bir kötülük düşünmeyin! Aksi takdirde acı bir azaba düşersiniz!"dedi.

Ali Bulaç

Semud (toplumuna da) kardeşleri Salih'i (gönderdik. Salih:) "Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Size Rabbinizden apaçık bir belge (mucize) gelmiştir: Allah'ın bu dişi devesi size bir belgedir; onu salıverin de Allah'ın arzında otlasın, ona bir kötülükle dokunmayın, sonra sizi acı bir azab yakalar" dedi.

Ali Özek ve heyeti

Semûd kavmine de, kardeşleri Salih'i göndermiştik. O da kavmine şöyle) demişti: "Ey kavmim! Sizin için kendisinden başka ilâh bulunmayan Allah'a ibadet edin. Rabbinizden size apaçık bir delil gelmiştir. Bu, size bir mucize olmak üzere, Allah'ın devesidir. Onu, Allah'ın arzında kendi başına yiyip içmeye bırakın. Ona herhangi bir kötülük etmeyin; aksi halde, sizi elim bir azâp yakalar.

Ali Rıza Safa

Ve Semud'a, kardeşleri Salih'i gönderdik. Dedi ki: "Ey toplumum! Allah'a hizmet edin. Sizin için, O'ndan başka Tanrı yoktur. Efendinizden, size açık bir kanıt geldi. Allah'ın şu dişi devesi, sizin için bir göstergedir. Artık, onu bırakın; Allah'ın toprağında otlasın. Ona, bir kötülük yapmayın; yoksa acı bir ceza sizi yakalar!"

Bayraktar Bayraklı

Semud kavmine de kardeşleri Salih'i gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk ediniz. O'ndan başka tanrınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil gelmiştir. O da, size bir mucize olarak Allah'ın şu devesidir. Onu bırakınız, Allah'ın arzında otlasın; ona kötülük etmeyiniz, sonra sizi elem verici bir azap yakalar."

Edip Yüksel

Semud halkına da kardeşleri Salih'i gönderdik. Dedi ki: "Ey halkım, ALLAH'a hizmet edin. O'ndan başka bir tanrınız yoktur. Efendinizden, size bir kanıt (beyyine) gelmiştir. Şu ALLAH'ın devesi sizin için bir işaret olacaktır. Onu bırakın, ALLAH'ın toprağında otlasın. Ona bir zarar vermeyin; yoksa sizi acı bir azap yakalar."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Semud halkına da kardeşleri Salih'i gönderdik. Dedi ki: 'Ey halkım, ALLAH'a kulluk edin. O'ndan başka bir tanrınız yoktur. Rabbinizden, size bir beyyine (kanıt) gelmiştir. Şu ALLAH'ın devesi sizin için bir işaret olacaktır. Onu bırakın, ALLAH'ın toprağında otlasın. Ona bir zarar vermeyin; yoksa sizi acı bir azap yakalar.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Semud kavmine de kardeşleri Salih'i gönderdik. Salih onlara: "Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, ondan başka hiçbir ilahınız yoktur. İşte size Rabbinizden açık bir mucize geldi. Bu size bir delil olmak üzere Allah'ın dişi devesidir, bırakın Allah'ı toprağında otlasın, ona bir fenalıkla dokunmayın; yoksa acı bir azaba uğrarsınız!" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Semud kavmine de kardeşleri Salih Peygamberi, ey kavmim! Dedi: Allaha kulluk edin, ondan başka bir ilahınız daha yok, işte size rabbınızdan açık bir mu'cize geldi, bu, Allahın nakası size bir ayet, bırakın onu Allahın Arzında otlasın, sakının ona bir fenalıkla dokunmayın ki sonra elim bir azaba uğrarsınız

Erhan Aktaş

Semud halkına da kardeşleri Salih'i gönderdik: "Ey halkım: Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka ilah yoktur. Rabb'inizden size bir beyyinat dipnot 1 gelmiştir. İşte şu Allah'ın dişi devesi, dipnot 2 sizin için bir ayettir. dipnot 3 Bırakın onu, Allah'ın arzında otlasın. Kötü bir amaçla ona yaklaşmayın. Yoksa sizi yakın bir azab yakalar." dedi.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kanıt içeren; açıklayıcı, açığa çıkarıcı bilgi.
  2. metne dön, dipnot 2
    Herhangi bir kimseye ait olmayan, toplumun ortak malı olan. Sahibi toplum olan, deve.
  3. metne dön, dipnot 3
    Göstergedir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Semud halkına da kardeşleri Salih'i gönderdik: "Ey halkım: Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka ilah yoktur. Rabb'inizden size bir beyyinat dipnot 1 gelmiştir. İşte şu Allah'ın dişi devesi dipnot 2 , sizin için bir ayettir. dipnot 3 Bırakın onu, Allah'ın arzında otlasın. Kötü bir amaçla ona yaklaşmayın. Yoksa sizi yakın bir azap yakalar." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kanıt içeren; açıklayıcı, açığa çıkarıcı bilgi.
  2. metne dön, dipnot 2
    Herhangi bir kimseye ait olmayan, toplumun ortak malı olan. Sahibi toplum olan, deve.
  3. metne dön, dipnot 3
    Göstergedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Semud'a da kardeşleri Salih'i gönderdik: "Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Size Rabb'inizden açık kanıt geldi. İşte şu Allah'ın dişi devesi dipnot 1 size bir ayettir. dipnot 2 Onu bırakın, Allah'ın arzında yesin, ona bir kötülük etmeyin, yoksa sizi can yakıcı bir azap yakalar." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Her hangi bir kimseye ait olmayan, toplumun ortak malı olan. Sahibi toplum olan, deve.
  2. metne dön, dipnot 2
    Göstergedir.

Gültekin Onan

Semud (kavmine de) kardeşleri Salih'i (gönderdik. Salih:) "Ey kavmim, Tanrı'ya kulluk edin, sizin O'ndan başka Tanrınız yoktur. Size rabbinizden apaçık bir delil gelmiştir: Tanrı'nın bu dişi devesi size bir ayettir; onu salıverin de Tanrı'nın arzında otlasın, ona bir kötülükle dokunmayın, sonra sizi acı bir azab yakalar" dedi.

Hasan Basri Çantay

Semud (kavmine) de kardeşleri Saalihi (gönderdik). De ki: "Ey kavmim, Allaha kulluk edin. Sizin Ondan başka hiç bir Tanrınız yokdur. Size Rabbinizden apaçık bir mu'cize gelmişdir. İşte size bir alamet olmak üzere Allahın şu dişi devesi! Onu (kendi haaline) bırakın, Allahın arzında otlasın. Ona bir fenalıkla dokunmayın. Sonra sizi acıklı bir azab yakalar".

İbni Kesir

Semud'a da kardeşleri Salih'i. Dedi ki: Ey kavmim; Allah'a ibadet edin, sizin için O'ndan başka hiç bir ilah yoktur. Size Rabbınızdan açık bir burhan gelmiştir. İşte size bir ayet olarak Allah'ın dişi devesi. Onu bırakın da Allah'ın toprağında otlasın. Ona bir kötülükle dokunmayın. Yoksa sizi elim bir azab yakalar.

Mehmet Alagaş

(73-79) Semud’a kardeşleri Salih ’i gönderdik. Dedi ey kavmim , Allah’a ibadet edin ondan gayrı size ilah yok , Hakikaten size Rabbinizden apaçık bir delil geldi, bu Allah’ın devesidir, sizin için bir ayettir. Bırakın / salın onu , Allah’ın arzında yesin, kötülükle ona dokunmayın , böylesi bir durumda sizi acı veren bir azap alır. Hatırlayın ki sizleri Ad kavmi sonrasının devralanları / halifeleri yaptı (Amalikalılar) sizi arzda yerleştirdi, düzlüklerinde / ovalarında , kasırlar / köşkler ediniyorsunuz, dağları ev olarak yontuyorsunuz, Allah’ın nimetlerini hatırlayın , arzda bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın. Onun kavminden büyüklenen seçkinler / ileri gelenler biçare düşkünlerden / mustazaflardan iman edenlere dediler ki, Salih’in Rabbinden gönderildiğini kesin olarak biliyor musunuz ki? Dediler ki O’nun gönderildiğine kesinlikle inananlarız. Büyüklenenler dediler ki , sizin inandığınızı da bizler , kesinlikle inkâr ediyoruz. Deveyi kestiler / dizleri üzere boğazladılar, Rablerinin emrine karşı geldiler / diklendiler ve dediler ki ey Salih, eğer gönderilenlerden isen vadettiğini bize getir. Gürültülü bir ses onları aldı, evlerinde çöküp kalmış sabahladılar. Onlardan yüz çevirerek dedi ki ey kavmim gerçekten ben size Rabbimin mesajını / risalesini bildirdim, size öğüt verdim / nasihatte bulundum ve lakin / ne yazık ki sizler nasihatçileri sevmiyorsunuz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Semûd kavmine de kardeşleri Salih'i gönderdik. Onlara dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a ibadet edin. Sizin O'ndan başka bir ilahınız yoktur. Rabbinizden size apaçık bir delil geldi. Allah’ın bu dişi devesi, sizin için bir mucizedir. Onu bırakın, Allah’ın toprağında otlasın, ona bir kötülük etmeyin. Yoksa sizi acı bir azap yakalar.”

Süleyman Ateş

Semud(kavmin)e de kardeşleri Salih'i (gönderdik): "Ey kavmim dedi, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Size Rabbinizden açık delil geldi. İşte şu, Allah'ın devesi, size bir mu'cizedir; bırakın onu Allah'ın arzından yesin (içsin), sakın ona bir kötülük etmeyin, yoksa sizi acı bir azab yakalar."

Süleymaniye Vakfı

Semud halkına da kardeşleri Salih'i gönderdik dipnot 1 . Dedi ki: "Ey halkım! Allah'a kulluk edin; sizin ondan başka ilahınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir belge geldi. İşte size bir ayet/ mucize olarak Allah'ın dişi devesi! Rahat bırakın, Allah'ın toprağında otlasın. Ona kötülük etmeyin, yoksa sizi acıklı bir azap yakalar.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Salih Aleyhisselamın kıssası hakkında ayrıntılı bilgi için bkz: Hud 11/61-68, Hicr 15/80-84, Şuara 26/141-159, Neml 27/45-53, Fussilet 41/17-18, Zariyat 51/43-45, Kamer 54/23-31, Hakka 69/4-5, Şems 91/11-15.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Semud halkına da kardeşleri Salih'i elçi gönderdik. Dedi ki "Ey halkım! Allah'a kul olun; sizin başka ilahınız yoktur. Bakın, size Rabbinizden mucize olmak üzere bir belge geldi. İşte Allah'ın dişi devesi; bırakın Allah'ın toprağında otlasın. Ona kötü niyetle dokunmayın, yoksa sizi acıklı bir azap çarpar.

Şaban Britch

Semûd kavmine de kardeşleri Salih'i gönderdik. (Salih, onlara) dedi ki: Ey kavmim, (yalnızca) Allah’a ibadet edin. Sizin O’ndan başka bir ilahınız yoktur. Rabbinizden size apaçık bir bir delil/mucize ulaştı. Bu, Allah’ın dişi devesi, sizin için bir mucizedir. Onu bırakın, Allah’ın toprağında otlasın, ona bir kötülük etmeyin. Sonra sizi acı bir azap yakalar.

Şaban Piriş

Semud kavmine de kardeşleri Salihi gönderdik. (Salih, onlara) dedi ki: -Ey kavmim, Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka bir ilahınız yoktur. İşte Rabbinizden kesin bir delil: Bu, Allah'ın dişi devesi, sizin için bir mucizedir. Onu bırakın, Allah'ın toprağında otlasın, ona bir kötülük etmeyin. Sonra sizi acı bir azap yakalar.

Yaşar Nuri Öztürk

Semud'a da kardeşleri Salih'i gönderdik. Dedi ki: "Ey toplumum! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka ilahınız yok. Size Rabbinizden bir beyyine/açık bir kanıt gelmiştir. İşte şu, Allah'ın devesi. Sizin için bir mucize. Rahat bırakın onu, Allah'ın toprağında otlasın. Kötü bir niyetle dokunmayın ona. Yoksa korkunç bir azap yakalar sizi."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And to the people of Thamud (the Thambdites) We sent their brother Saleh who said to then: "O my people worship Allah and adore Him with appropriate acts and rites you have no Ilah but Him. "There has come to you a sign from Allah, your Creator, evincing both the truth of my mission and Allah's supremacy. It is this she-camel which is exclusively His own". " Let it feed freely on pasture in Allah's earth, and keep her out of harm's way lest you be heavily punished".

Abdul Haleem

To the people of Thamud We sent their brother, Salih. He said, ‘My people, serve God: you have no god other than Him. A clear sign has come to you now from your Lord: this is God’s she-camel- a sign for you- so let her graze in God’s land and do not harm her in any way, or you will be struck by a painful torment.

Abdullah Yusuf Ali

To the Thamud people (We sent) Salih, one of their own brethren: He said: "O my people! worship Allah: ye have no other god but Him. Now hath come unto you a clear (Sign) from your Lord! This she-camel of Allah is a Sign unto you: So leave her to graze in Allah's earth, and let her come to no harm, or ye shall be seized with a grievous punishment.

Abul A'la Maududi

And to Thamud dipnot 1 We sent forth their brother. Salih. He said to them: '0 my people! Serve Allah, you have no other god than Him. Truly there has come to you a clear proof from your Lord. This she-camel from Allah is a Divine portent for you. dipnot 2 So leave her alone to pasture on Allah's earth, and touch her with no evil lest a painful chastisement should seize you.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The Thamud are another ancient Arab people, next only to the 'Ad in fame. Legends relating to them were quite popular in pre-Islamic Arabia. In fact poetry and orations of the pre-Islamic (Jahiliyah) period abound with references to them. They are also mentioned in the Assyrian inscriptions and in the Greek, Alexandrian and Roman works of history and geography. Some descendants of the Thamud survived to a little before the birth of Jesus. The Roman historians mention that they entered into the Roman army and fought against the Nabateans, their arch-enemy. The Thamud lived in the north-western part of Arabia which is still called al-Hijr. In the present time there is a station on the Hijaz railway, between Madina and Tabuk. This is called Mada'in Salih, which was the capital town of Thamud and was then known as al-Hijr, the rock-hewn city. This has survived to this day and is spread over thousands of acres. It was once inhabited by no less than half a million people. At the time of the revelation of the Qur'an Arab trade caravans passed through the ruins of this city. While the Prophet (peace be on him) was on his way, to Tabuk, he directed the Muslims to look upon these monuments and urged them to learn the lessons which sensible persons ought to learn from the ruins of a people that had been destroyed because of their evil-doing. The Prophet (peace be on him) also pointed to the well from which the she-camel of the Prophet Salih used to drink. He instructed the Muslims to draw water from that well alone and to avoid all other wells. The mountain pass through which that she-camel came to drink was also indicated by the Prophet (peace be on him). The pass is still known as Fajj al-Naqah. The Prophet (peace be on him) then gathered all the Muslims who had been directed to look around that city of rocks, and addressed them. He drew their attention to the tragic end of the Thamud, who by their evil ways had invited God's punishment upon themselves. The Prophet (peace he on him) asked them to hastily move ahead for the place was a grim reminder of God's severe punishment and he hence called for reflection and repentance. (See waqidi, al-maghazi, vol. 3, pp. 1006-8. See also the comments of Ibn Kathir on verses 73-8 - Ed.)
  2. metne dön, dipnot 2
    The context seems to indicate that the clear proof referred to in the verse stands for the she-camel which is also spoken of as 'a Divine portent'. In( al-Shu'ara' 26: 154-8) it is explicitly mentioned that the Thamud themselves had asked the Prophet Salih to produce some sign which would support his claim to be God's Messenger. Responding to it, Salih pointed to the she-camel. This illustrates clearly that the appearance of the she-camel was a miracle. Similar miracles had been performed earlier by other Prophets with a view to fulfilling the demand of the unbelievers and thus of vindicating their claim to prophethood. The miraculous appearance of the she-camel reinforces the fact that Salih had presented it as a 'Divine portent' and warned his people of dire consequences if they harmed it. He explained to them that the she-camel would graze freely in their fields; that on alternate days she and other animals would drink water from their well, They were also warned that if they harmed the she-camel they would be immediatelv seized by a terrible chastisemen' from God. Such statements could obviously only have been made about an animal which was known to be of a miraculous nature. The Thamud observed the she-camel graze freely in their fields and she and the other camels drank water on alternate days from their well. The Thamud, though unhappy with the situation, endured this for quite some time. Later, however, after prolonged deliberations, they killed her. Such lengthy deliberations demonstrate that they were afraid to kill the she-camel. It is clear that the object of their fear was none other than the she-camel as they had no reason to be afraid of Salih, who had no power to terrify them. Their sense of awe for the she-camel explains why they let her graze freely on their land. The Qur'an, however, does not provide any detailed information as to what the she-camel looked like or how she was born. The authentic Hadith too provide no information about its miraculous birth. Hence, one need not take too seriously the statements of some of the commentators on the Qur'an about the mode of her birth. However, as far as the fact of her miraculous birth is concerned, that is borne out bv the Qur'an itself.

Aisha Bewley

And to Thamud We sent their brother Salih, who said, ‘My people, worship Allah! You have no other god than Him. A Clear Sign has come to you from your Lord. This is the She-Camel of Allah as a Sign for you. Leave her alone to eat on Allah’s earth and do not harm her in any way or a painful punishment will afflict you.

Al-Hilali & Khan

And to Thamûd (people, We sent) their brother Sâlih. He said: "O my people! Worship Allâh! You have no other Ilâh (God) but Him. (Lâ ilâha illallâh: none has the right to be worshipped but Allâh). Indeed there has come to you a clear sign (the miracle of the coming out of a huge she-camel from the midst of a rock) from your Lord. This she-camel of Allâh is a sign unto you; so you leave her to graze in Allâh’s earth, and touch her not with harm, lest a painful torment should seize you.

Ali Quli Qarai

And to [the people of] Thamūd, Ṣāliḥ, their brother. He said, ‘O my people, worship Allah! You have no other god besides Him. There has certainly come to you a manifest proof from your Lord. This she-camel of Allah is a sign for you. Let her alone to graze [freely] in Allah’s land, and do not cause her any harm, for then you shall be seized by a painful punishment.

Amatul Rahman Omar

And to Thamûd (We sent) their brother Sâlih. He said, `O my people! worship Allâh, you have no other god than Him. A clear proof has already come to you from your Lord. Here is a she-camel (let loose for the cause) of Allâh, a sign for you. Let her alone to pasture in Allâh's land and do her no harm or a woeful punishment shall overtake you.

Arthur John Arberry

And to Thamood their brother Salih; he said, 'O my people, serve God! You have no god other than He; there has now come to you a clear sign from your Lord -- this is the She-camel of God, to be a sign for you. Leave her that she may eat in God's earth, and do not touch her with evil, lest you be seized by a painful chastisement.

Bijan Moeinian

As to the nation of Thamud, I appointed their brother Saaleh. He proclaimed: "My people; obey God as you do not have any Lord beside Him. As a symbol of His obedience, He is asking you to let this female camel [which may have been created in a miraculous manner such as the bird that Jesus made from the clay] to graze freely in the Lord's land [like many endangered species which are protected by the law in our modern time.] If you approach her with a bad intention, you will be subjected to a sever punishment."

E. Henry Palmer

Unto Thamud (we sent) their brother Zalih, who said, 'O my people! worship God; ye have no god but Him: there has come to you a manifest sign from your Lord. This she-camel of God's is a sign for you; leave her then to eat in the land of God, and touch her not with evil, or there will overtake you grievous woe.

Edip-Layth

To Thamud, We sent their brother Saleh, he said, "My people, serve God, you have no god besides Him; proof has come to you from your Lord. This is God's camel, in her you have a sign, so leave her to eat in God's land, and do not harm her, else a painful retribution will take you."

George Sale

And unto the tribe of Thamud We sent their brother Saleh. He said O my people, worship God: Ye have no God besides Him. Now hath a manifest proof come unto you from your Lord. This she-camel of God is a sign unto you: Therefore dismiss her freely, that she may feed in God's earth; and do her no hurt, lest a painful punishment seize you.

Hamid S. Aziz

Unto the people of Thamud We sent Salih, one of their own brethren. He said, "O my people! Serve (or worship) Allah; you have no God but Him. There has come to you a manifest Sign from your Lord. This is Allah's she-camel, a sign (or test) unto you; so leave her to feed in Allah's land, and touch her not with evil, or there will overtake you grievous woe.

Mahmoud Ghali

And to Thamûd (We sent) their brother Salih. He said, "O my people! Worship Allah! In no way do you have any god other than He. A Supremely evident (sign) from your Lord has already come to you. This is the she-camel of Allah to be a sign for you. So leave her out (free) to eat in the earth of Allah, and do not touch her with any odious (treatment) (lest) then a painful torment should take you (away).

Marmaduke Pickthall

And to (the tribe of) Thamud (We sent) their brother Salih. He said: O my people! Serve Allah. Ye have no other Allah save Him. A wonder from your Lord hath come unto you. Lo! this is the camel of Allah, a token unto you; so let her feed in Allah's earth, and touch her not with hurt lest painful torment seize you.

Mohamed Ahmed - Samira

We sent to Thamud their brother Saleh. "O you people, " said he, "worship God, for you have no other god but He. Clear proof has come to you already from your Lord, and this she-camel of God is the token for you. Leave her free to graze upon God's earth, and do not molest her lest a grievous punishment should befall you.

Muhammad Asad

AND UNTO [the tribe of] Thamud [We sent] their brother salih He said: "O my people! Worship God alone: you have no deity other than Him. Clear evidence of the truth has now come unto you from your Sustainer. "This she-camel belonging to God shall be a token for you: so leave her alone to pasture on God's earth, and do her no harm, lest grievous chastisement befall you.

Mustafa Khattab

And to the people of Thamûd We sent their brother Ṣâliḥ. He said, "O my people! Worship Allah—you have no other god except Him. A clear proof has come to you from your Lord: this is Allah’s she-camel as a sign to you. So leave her to graze ˹freely˺ on Allah’s land and do not harm her, or else you will be overcome by a painful punishment.

Progressive Muslims

And to Thamud, We sent their brother Saleh, he said: "My people, serve God, you have no god besides Him; clarity has come to you from your Lord, this is God's camel, in her you have a sign, so leave her to eat in God's land, and do not harm her, else the painful retribution will take you. "

Rashad Khalifa

To Thamoud we sent their brother Saaleh. He said, "O my people, worship GOD; you have no other god beside Him. Proof has been provided for you from your Lord: here is GOD's camel, to serve as a sign for you. Let her eat from GOD's land, and do not touch her with any harm, lest you incur a painful retribution.

Sahih International

And to the Thamud [We sent] their brother Salih. He said, "O my people, worship Allah ; you have no deity other than Him. There has come to you clear evidence from your Lord. This is the she-camel of Allah [sent] to you as a sign. So leave her to eat within Allah 's land and do not touch her with harm, lest there seize you a painful punishment.

Sam Gerrans

And to Thamūd, their brother Ṣāliḥ. He said: “O my people: serve God; you have no god but He; there has come to you clear evidence from your Lord: this is the she-camel of God, as a proof for you, so leave her to eat in God’s earth, and touch her not with evil lest there take you a painful punishment.

Shabbir Ahmed

The people of Thamud were successors to Aad. To them We sent their brother, Saleh. He said, "O My people! Serve Allah. You have no other god but He. The Clear Truth has come to you from your Lord. This is the she-camel of Allah, a token for your obedience. So let her feed in Allah's earth and do not harm her lest painful torment seize you." (Their feudal lords controlled land, crop, oases and water resources, and the weak were suffering. Saleh assigned a she-camel as a symbol of their reformation).

Syed Vickar Ahamed

To the Samood (Thamud people, We sent) Sálih, one of their own brothers: He said: "O my people! Worship Allah; You have no other god but Him. Now a clear (Sign) has come to you from your Lord! This female camel (she-camel) of Allah is a Sign to you: So let her graze in Allah’s earth, and do not harm her, or you shall be caught up in a painful punishment.

Taqi Usmani

To Thamūd, (We sent) their brother, SāliH. He said, "O my people, worship Allah. You have no god other than Him. There has come to you a clear sign from your Lord. This is the she-camel of Allah, a sign for you. So, leave her to eat on the earth of Allah, and do not touch her with mischief, lest a painful punishment should seize you.

The Monotheist Group

And to Thamud, We sent their brother Saleh, he said: "My people, serve God, you have no god besides Him; clarity has come to you from your Lord, this is the camel of God, in her you have a sign, so leave her to eat in God's earth, and do not harm her, else the painful retribution will take you."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 73. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 73. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 73. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩