Bakara suresi

Bakara suresi, 141. ayet

Bakara suresi, 141. ayet. تِلْكَ أُمَّةٌ قَدْ خَلَتْ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَلَكُم مَّا كَسَبْتُمْ وَلَا تُسْـَٔلُونَ عَمَّا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

tilke ümmetün ḳad ḫalet. lehâ mâ kesebet veleküm mâ kesebtüm. velâ tüs'elûne `ammâ kânû ya`melûn.

Diyanet İşleri

Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 138–144 · surenin 141. ayeti / 286

Konu İbrâhim'in dini ve Ya'kūb'un vasiyeti Bakara 130–141 3

  1. Bakara 138

    "Biz, Allah'ın boyasıyla boyanmışızdır. Boyası Allah'ınkinden daha güzel olan kimdir? Biz ona ibadet edenleriz" (deyin).

  2. Bakara 139

    Onlara de ki: "Allah hakkında mı bizimle tartışıp duruyorsunuz? Halbuki O, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz size aittir. Biz O'na gönülden bağlanmış kimseleriz."

  3. Bakara 140

    Yoksa siz, "İbrahim de, İsmail de, İshak da, Yakub ile Yakuboğulları da yahudi, ya da hıristiyan idiler" mi diyorsunuz? De ki: "Sizler mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı?" Allah tarafından kendisine ulaşan bir gerçeği gizleyen kimseden daha zalim kimdir? Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

  4. 141

    Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.

  5. Bakara 142

    Birtakım kendini bilmez insanlar, "Onları (müslümanları) yönelmekte oldukları kıbleden çeviren nedir?" diyecekler. De ki: "Doğu da, Batı da Allah'ındır. Allah, dilediği kimseyi doğru yola iletir."

  6. Bakara 143

    Böylece, sizler insanlara birer şahit (ve örnek) olasınız ve Peygamber de size bir şahit (ve örnek) olsun diye sizi orta bir ümmet yaptık. Her ne kadar Allah'ın doğru yolu gösterdiği kimselerden başkasına ağır gelse de biz, yönelmekte olduğun ciheti ancak; Resul'e tabi olanlarla, gerisingeriye dönecekleri ayırd edelim diye kıble yaptık. Allah, imanınızı boşa çıkaracak değildir. Şüphesiz Allah, insanlara çok şefkatli ve çok merhametlidir.

  7. Bakara 144

    (Ey Muhammed!) Biz senin çok defa yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu (vahiy beklediğini) görüyoruz. (Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın kıbleye çevireceğiz. (Bundan böyle), yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. (Ey Müslümanlar!) Siz de nerede olursanız olun, (namazda) yüzünüzü hep onun yönüne çevirin. Şüphesiz kendilerine kitap verilenler, bunun Rabblerinden (gelen) bir gerçek olduğunu elbette bilirler. Allah, onların yaptıklarından habersiz değildir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

141. Bu âyet-i kerimenin tefsiri daha önce (Bakara, 134) geçmişti. Tekrar edilmesindeki hikmet ise yaratılmışlara güvenip dayanmamak gerektiğini, esas olanın, insanın sahip olduğu nitelikler olduğunu, yoksa geçmişlerinin ve atalarının yaptıkları olmadığını ortaya koymak içindir. “Gerçek fayda birtakım kimselerin soyundan gelmekle değil, amellerle elde edilir,” demektir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlar sizden önce yaşamış bir ümmettir. Yaptıkları amellere ulaşmışlardır. Onlar için kazandıkları vardır. Sizin için de kazandığınız vardır. Onların yaptıklarından sorumlu tutulmayacaksınız. Onlar da sizin yaptıklarınızdan sorumlu tutulmayacaklardır. Hiçbir kimse başka bir kimsenin günahından dolayı cezalandırılmaz. Başkasının işlemiş olduğu amelden de fayda görmez. Bilakis herkese yaptıklarının karşılığı verilecektir.

Kelimeler

15 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. تِلْكَ tilke İşte onlar
  2. أُمَّةٌۭ ummetun bir ümmetti kök: امم
  3. قَدْ kad ki
  4. خَلَتْ ۖ halet gelip geçti kök: خلو
  5. لَهَا leha onlarındır
  6. مَا ma şeyler
  7. كَسَبَتْ kesebet kazandıkları kök: كسب
  8. وَلَكُم velekum ve sizindir
  9. مَّا ma şeyler
  10. كَسَبْتُمْ ۖ kesebtum sizin kazandıklarınız kök: كسب
  11. وَلَا ve la
  12. تُسْـَٔلُونَ tuselune sorulmazsınız kök: سال
  13. عَمَّا amma şeylerden
  14. كَانُوا۟ kanu oldukları kök: كون
  15. يَعْمَلُونَ yea'melune onların yapıyor kök: عمل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خلو (28 geçiş) · Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş)

    Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak…

  • Aynı kök: خلو (28 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Meryem oğlu Mesih, sadece bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler geldi geçti. Onun annesi de dosdoğru bir kadındır. (Nasıl ilah…

  • Aynı kök: خلو (28 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Allah, şöyle der: "Sizden önce gelip geçmiş cin ve insan toplulukları ile birlikte ateşe girin." Her topluluk (arkasından gidip sapıklığa düştüğü)…

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Yapmakta olduğunuz şeylerden mutlaka…

  • Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)

    Allah'ın, kiminizi kiminize üstün kılmaya vesile yaptığı şeyleri (haset ederek) arzu edip durmayın. Erkeklere kazandıklarından bir pay vardır.…

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Bunların bir de ümmi takımı vardır; Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunurlar.

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…

  • Aynı kök: كسب (67 geçiş)

    Vay o kimselere ki, elleriyle Kitab'ı yazarlar, sonra da onu az bir karşılığa değişmek için, "Bu, Allah'ın katındandır" derler. Vay ellerinin…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

69 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

"O toplumlar şimdi geçip gittiler: Onların kazandıkları kendilerine sizin kazandırdıklarınız da size aittir; ve siz onların yaptıklarından kesinlikle sorumlu tutulmayacaksınız."

Muhammed Esed

"Şimdi o toplumlar gelip geçtiler; onların kazandıkları onlara yazılacak, sizin kazandıklarınız ise size. Ve siz onların yaptıklarından ötürü yargılanacak değilsiniz."

Ahmed Hulusi

İşte onlar bir ümmetti (topluluktu), geçtiler gittiler! Onların kazandıkları kendilerine aittir, sizin kazandıklarınız da size! Ve size onların yaptıklarının hesabı sorulmayacaktır.

Ali Bulaç

Onlar, bir ümmetti, gelip geçti; onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz, onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz.

Ali Özek ve heyeti

Onlar bir ümmetti; gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da size aittir. Siz onların yaptıklarından sorguya çekilmezsiniz.

Ali Rıza Safa

İşte, o topluluklar gelip geçtiler. Onların kazandıkları onların, sizin kazandıklarınız sizindir. Zaten onların yaptıklarından, siz sorumlu değilsiniz.

Bayraktar Bayraklı

Onlar bir ümmetti, gelip geçtiler. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da size aittir. Siz onların yaptıklarından sorguya çekilmeyeceksiniz.

Edip Yüksel

İşte onlar bir toplumdu; gelip geçtiler. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorulmazsınız.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İşte onlar bir toplumdu; gelip geçtiler. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorulmazsınız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar bir ümmetti gelip geçtiler. Onlara kendi kazandıkları, size de kendi kazandığınız ve siz onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz.

Elmalılı Hamdi Yazır

O bir ümmetti geldi geçti, ona kendi kazandığı size de kendi kazandığınız ve siz onların işlediklerinden mes'ul değilsiniz

Erhan Aktaş

Onlar, gelip geçen bir ümmetti dipnot 1 . Onların kazandıkları onlara; sizin kazandıklarınız sizedir. Siz, onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Topluluktu, toplumdu; onların yaptıklarının size bir yararı yok.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, gelip geçen bir ümmetti dipnot 1 . Onların kazandıkları onlara; sizin kazandıklarınız sizedir. Siz, onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Topluluktu, toplumdu; Onların yaptıklarının size bir yararı yok.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar gelip geçen bir ümmettiler dipnot 1 . Onların kazandıkları onlara; sizin kazandıklarınız sizedir. Siz, onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Topluluktular, toplumdular.

Gültekin Onan

İşte onlar bir ümmetti, gelip geçtiler. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorulmazsınız / sorulmayacaksınız.

Hasan Basri Çantay

Onlar birer ümmetdi, (gelib) geçdi. (O ümmetlerin) kazandığı kendilerinin, sizin kazandığınız da sizindir ve siz onların işlemiş olduklarından mes'ul de olacak değilsiniz.

İbni Kesir

Onlar bir ümmetti gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da sizedir. Ve siz onların yapmış olduklarından sorulmazsınız.

Mehmet Alagaş

(135-141) Eğer hidayete erişmek istiyorsanız Yahudi yahut Hristiyan olun dediler, Be ki Bilakis İbrahim milleti doğru yolu bulmuş tek tanrılı idi / hanif idi , ortak koşanlardan / müşriklerden değillerdi. Allah’a ve bize indirilenlere, İbrahim’e İsmail’e İshak’a Yakub’a torunlarına indirilenlere, Musa’ya İsa’ya verilenlere, Nebilere Rablerinden verilenlere iman ettik, onlardan herhangi birisini ayrı tutmayız / fark gözetmeyiz ve biz O’na / Allah’a teslim olanlardanız deyin. Şayet sizin iman etmeniz gibi iman ederlerse kesinlikle yola girmişlerdir , eğer yüz çevirirlerse de onlar kesinlikle ayrışmışlardır , Allah onlara karşı sana yeterlidir, O, işitendir, bilendir. Allah’ın boyası, Allah’tan daha güzel boyaca kim olabilir ki? Biz O’na / Allah’a ibadet edenleriz . De ki Allah konusunda benimle tartışıyor musunuz? O , benim de Rabbim sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bize, sizin yaptıklarınız sizedir. Biz O’na / Allah’a karşı , saf / katışıksız olanlarız / samimi olanlarız. Yoksa onlar, İbrahim, İsmail, İshak, Yakup ve Torunları Yahudi veya Hristiyanlardı mı diyorsunuz? De ki siz mi biliyorsunuz yahut Allah mı bilir? Yanında şahit olduğu şeyi gizleyenden daha zalim kim olabilir? Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir. İşte bu , bir toplu mdu / bir ümmetti geldi geçti , ne kazandılarsa kendileri için kazandılar, sizde ne kazandıysanız kendiniz için kazandınız , onların yaptıklarından siz sorgulanmazsınız (Herkes kendi yaptıklarından sorgulanır)

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar bir ümmetti gelip, geçti. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.

Süleyman Ateş

Onlar bir ümmetti, gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız size aittir. Siz onların yaptıklarından sorulmazsınız.

Süleymaniye Vakfı

Onlar gelip geçmiş bir topluluktur. Onların kazandıkları onlara, sizin kazandıklarınız size! Onların yaptıkları işler size sorulmayacaktır. dipnot 1

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar ömürlerini tamamlamış bir toplumdur. Onların kazandığı onlara, sizin kazandığınız size. Onların yaptıkları size sorulmayacaktır.

Şaban Britch

Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları onlara, sizin kazandığınız da size aittir. Ve siz onların yaptıklarından dolayı sorumlu olmayacaksınız.

Şaban Piriş

Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları onlara, sizin kazandığınız da size aittir. Ve siz onların yaptıklarından dolayı sorumlu olmayacaksınız.

Yaşar Nuri Öztürk

İşte bunlar bir ümmetti, gelip geçtiler. Kazandıkları kendilerine. Sizin kazandığınız da size. Onların yapıp ettiklerinden siz sorumlu olmayacaksınız.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

These were a people who have passed through nature to Eternity; they are accountable for their actions and you are accountable for yours, and you shall not be responsible for their deeds.

Abdul Haleem

That community passed away: what they earned belongs to them, and what you earn belongs to you. You will not be answerable for their deeds.

Abdullah Yusuf Ali

That was a people that hath passed away. They shall reap the fruit of what they did, and ye of what ye do! Of their merits there is no question in your case:

Abul A'la Maududi

Now, they were a people who passed away. Theirs is what they earned, and yours is what you earn; you shall not be questioned concerning what they did.

Aisha Bewley

That was a community which has long since passed away. It has what it earned. You have what you have earned. You will not be questioned about what they did.

Al-Hilali & Khan

That was a nation who has passed away. They shall receive the reward of what they earned, and you of what you earn. And you will not be asked of what they used to do.

Ali Quli Qarai

That was a nation that has passed: for it there will be what it has earned, and for you there will be what you have earned, and you will not be questioned about what they used to do.

Amatul Rahman Omar

These are community preaching righteousness that have passed away; for them is (the good fruit of) what (good deeds) they performed, while for you is (the reward of) what (good and noble deeds) you perform. And you shall not be called to account for their deeds.

Arthur John Arberry

That is a nation that has passed away; there awaits them that they have earned, and there awaits you that you have earned; you shall not be questioned concerning the things they did.

Bijan Moeinian

They were a people of another time, responsible for their deeds. You will be responsible for your deeds and be rewarded accordingly with no reference whatsoever to them.

E. Henry Palmer

That is a nation that has passed away; theirs is what they gained, and yours shall be what ye have gained; ye shall not be questioned as to that which they have done.

Edip-Layth

That was a nation that passed away; to them is what they earned and to you is what you have earned; you will not be asked about what they did.

George Sale

That people are passed away, they have what they have gained, and ye shall have what ye gain, nor shall ye be questioned concerning that which they have done.

Hamid S. Aziz

That was a nation that has passed away. Theirs is what they earned, and your s shall be what you have earned; you shall not be questioned as to that which they have done.

Mahmoud Ghali

That is a nation (that) has already passed away; it will have whatever it earned; and you will have whatever you have earned; and you will not be questioned about whatever they used to do.

Marmaduke Pickthall

Those are a people who have passed away; theirs is that which they earned and yours that which ye earn. And ye will not be asked of what they used to do.

Mohamed Ahmed - Samira

Or do you claim that Abraham and Ishmael and Isaac and Jacob and their offspring were Jews or Christians? Say: "Have you more knowledge than God?" Who is more wicked than he who conceals the testimony he received from God? God is not unaware of all you do.

Muhammad Asad

"Now those people have passed away; unto them shall be accounted what they have earned, and unto you, what you have earned; and you will not be judged on the strength of what they did. "

Mustafa Khattab

That was a community that had already gone before. For them is what they earned and for you is what you have earned. And you will not be accountable for what they have done.

Progressive Muslims

That was a nation that passed away, to them is what they earned and to you is what you have earned; you will not be asked about what they did.

Rashad Khalifa

That was a community from the past. They are responsible for what they earned, and you are responsible for what you earned. You are not answerable for anything they did.

Sahih International

That is a nation which has passed on. It will have [the consequence of] what it earned, and you will have what you have earned. And you will not be asked about what they used to do.

Sam Gerrans

That is a community which has passed away. It has what it earned, and you have what you earned; and you will not be questioned about what they did.

Shabbir Ahmed

Nevertheless, these are a people who have passed on. They are responsible for their doings and you are responsible for your doings. (Keep this Law in mind). You will not even be asked of what they used to do.

Syed Vickar Ahamed

Those were a people that have passed away. They shall reap the fruit of what they did, and you of what you do! About their merits, there is no question in your case!

Taqi Usmani

Those are a people who have passed away. For them is what they earned, and for you is what you earned, and you shall not be questioned about what they have been doing.

The Monotheist Group

That is a nation that has passed away; to them is what they have earned, and to you is what you have earned; and you will not be asked regarding what they did.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 141. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 141. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 141. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩