Yûnus suresi

Yûnus suresi, 2. ayet

Yûnus suresi, 2. ayet. أَكَانَ لِلنَّاسِ عَجَبًا أَنْ أَوْحَيْنَآ إِلَىٰ رَجُلٍ مِّنْهُمْ أَنْ أَنذِرِ ٱلنَّاسَ وَبَشِّرِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَنَّ لَهُمْ قَدَمَ صِدْقٍ عِندَ رَبِّهِمْ قَالَ ٱلْكَٰفِرُونَ إِنَّ هَٰذَا لَسَٰحِرٌ مُّبِينٌ

ekâne linnâsi `aceben en evḥaynâ ilâ racülim minhüm en enẕiri-nnâse vebeşşiri-lleẕîne âmenû enne lehüm ḳademe ṣidḳin `inde rabbihim. ḳâle-lkâfirûne inne hâẕâ lesâḥirum mübîn.

Diyanet İşleri

İçlerinden bir adama insanları uyar ve iman edenlere, Rableri katında kendileri için bir doğruluk makamı bulunduğunu müjdele diye vahyetmemiz, insanlar için şaşılacak bir şey mi oldu ki o kafirler, "Bu elbette apaçık bir sihirbazdır" dediler?

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûnus 1–5 · surenin 2. ayeti / 109

Konu Kitabın ayetleri; yaratılış ve iki grup Yûnus 1–10 3

  1. Yûnus 1

    Elif, Lam, Ra. Bunlar hikmet dolu Kitab'ın ayetleridir.

  2. 2

    İçlerinden bir adama insanları uyar ve iman edenlere, Rableri katında kendileri için bir doğruluk makamı bulunduğunu müjdele diye vahyetmemiz, insanlar için şaşılacak bir şey mi oldu ki o kafirler, "Bu elbette apaçık bir sihirbazdır" dediler?

  3. Yûnus 3

    Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan, sonra da Arş'a kurulup işleri yerli yerince düzene koyan Allah'tır. O'nun izni olmaksızın, hiç kimse şefaatçi olamaz. İşte O, Rabbiniz Allah'tır. O halde O'na kulluk edin. Hala düşünmüyor musunuz?

  4. Yûnus 4

    Hepinizin dönüşü ancak O'nadır. Allah, bunu bir gerçek olarak va'detmiştir. Şüphesiz O, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra, iman edip salih ameller işleyenleri adaletle mükafatlandırmak için onu (yaratmayı) tekrar eder. Kafirlere gelince, inkar etmekte olduklarından dolayı, onlar için kaynar sudan bir içki ve elem dolu bir azap vardır.

  5. Yûnus 5

    O, güneşi bir ışık (kaynağı), ayı da (geceleyin) bir aydınlık (kaynağı) kılan, yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için ona menziller takdir edendir. Allah, bunları (boş yere değil) ancak gerçek ile (hikmeti gereğince) yaratmıştır. O, ayetlerini, bilen bir topluma ayrı ayrı açıklamaktadır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

2. Bununla birlikte onların çoğu yüz çevirmektedir. Zira onlar, bilmeyen kimselerdir. Bu yüzden “İçlerinden bir adama: İnsanları” Allah’ın azabı ile “uyar” Allah’ın intikamından korkut, Allah’ın âyetlerini kendilerine hatırlat! Samimi olarak “iman edenlere de Rableri katında onlar için kadem-i sıdk” yani Rableri nezdinde önceden işlemiş oldukları samimi, doğru ve salih amelleri sebebi ile bol mükâfatlar “olduğunu müjdele! diye vahiy göndermemiz insanlar için şaşılacak bir şey mi?” Kâfirler, bu büyük insandan ve getirdiklerinden hayrete düştüler ve bu hayretleri onları, onu inkar etmeye itti. Bu yüzden de onlar onun hakkında: “Şüphesiz bu, apaçık bir büyücüdür, dediler.” Yani -güya- onun büyücülüğü besbellidir, hiçbir kimseye saklı değildir. Herkes bunu anlayabilir. Bu, onların akılsızlıklarından ve inatlarından kaynaklanan bir iddiadan başka bir şey değildir. Çünkü onlar, hiçbir şekilde hayret edilmemesi ve garip karşılanmaması gereken bir işe hayret edip şaşırdılar. Asıl hayret edilecek olan, onların bilgisizlikleri ve kendi faydalarını bilmeyişleridir. Zira onlar, Allah’ın kendi içlerinden gönderdiği ve gayet iyi tanıdıkları bu şerefli Rasûle iman etmediler, onun davetini reddettiler ve onun dinini çürütmeye gayret gösterdiler. Nasıl olur da böyle yaparlar?! Ne var ki Allah, kâfirler hoşlanmasa da nurunu tamamlayacektır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kendi soylarından bir adama: İnsanları Allah'ın azabı ile uyar diye ona emretmemiz insanları şaşırmaya mı itti ? -Ey Peygamber!- Allah'a iman edenleri kendilerini sevindirecek olan şey ile müjdele! Yaptıkları salih amellere karşılık olarak onlar için Rableri katında yüce makamlar vardır. Kâfirler: "Şüphesiz bu ayetleri getiren adam sihri apaçık olan bir sihirbazdır." dediler.

Kelimeler

26 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَكَانَ ekane mı geldi? kök: كون
  2. لِلنَّاسِ linnasi insanlara kök: نوس
  3. عَجَبًا aceben tuhaf kök: عجب
  4. أَنْ en
  5. أَوْحَيْنَآ evhayna vahyetmemiz kök: وحي
  6. إِلَىٰ ila
  7. رَجُلٍۢ raculin bir adama kök: رجل
  8. مِّنْهُمْ minhum içlerinden
  9. أَنْ en diye
  10. أَنذِرِ enziri uyarsın kök: نذر
  11. ٱلنَّاسَ n-nase insanları kök: نوس
  12. وَبَشِّرِ ve beşşiri ve müjdelesin kök: بشر
  13. ٱلَّذِينَ ellezine kimselere
  14. ءَامَنُوٓا۟ amenu iman edenlere kök: امن
  15. أَنَّ enne (ki) şüphesiz
  16. لَهُمْ lehum onlar için vardır
  17. قَدَمَ kademe makamı kök: قدم
  18. صِدْقٍ sidkin doğruluk kök: صدق
  19. عِندَ inde katında kök: عند
  20. رَبِّهِمْ ۗ rabbihim Rableri kök: ربب
  21. قَالَ kale dediler ki kök: قول
  22. ٱلْكَـٰفِرُونَ l-kafirune kâfirler kök: كفر
  23. إِنَّ inne şüphesiz
  24. هَـٰذَا haza bu
  25. لَسَـٰحِرٌۭ lesahirun bir büyücüdür kök: سحر
  26. مُّبِينٌ mubinun apaçık kök: بين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عجب (27 geçiş) · Aynı kök: سحر (63 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş)

    Kafirler, kendilerine içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve şöyle dediler: "Bu, yalancı bir sihirbazdır."

  • Aynı kök: عجب (27 geçiş) · Aynı kök: رجل (73 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş)

    Sizi uyarması ve sizin de Allah'a karşı gelmekten sakınıp rahmete ulaşmanız için, içinizden bir adam aracılığı ile Rabbinizden size bir zikir (vahiy…

  • Aynı kök: عجب (27 geçiş) · Aynı kök: رجل (73 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş)

    "Sizi uyarması için içinizden bir adam aracılığıyla Rabbinizden size bir zikir (vahy ve öğüt) gelmesine şaştınız mı? Hatırlayın ki, Allah sizi Nuh…

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Bundan önce bir rehber ve bir rahmet olarak Musa'nın kitabı da vardı. Bu ise, onu doğrulayan ve zulmedenleri uyarmak, iyilik yapanlara müjde olmak…

  • Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy

    De ki: "Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?" De ki: "Allah benimle sizin aranızda şahittir. İşte bu Kur'an bana, onunla sizi ve eriştiği…

  • Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy

    (Ey Muhammed!) Belki de sen, (müşriklerin) "Ona bir hazine indirilseydi veya beraberinde bir melek gelseydi ya!" demelerinden dolayı sana…

  • Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy

    De ki: "Ben sizi ancak vahy ile uyarıyorum." Ama sağırlar uyarıldıkları vakit çağrıyı işitmezler.

  • Aynı kök: سحر (63 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    Hani, Meryem oğlu İsa, "Ey İsrailoğulları! Şüphesiz ben, Allah'ın size, benden önce gelen Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, Ahmed adında…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İçlerinden bir adama "İnsanları uyar ve iman edenlere, Rableri katında onlar için (yüksek) bir doğruluk makamı dipnot 1 olduğunu müjdele!" diye vahyetmemiz insanlar için şaşılacak bir şey mi oldu ki o kâfirler "Bu elbette apaçık bir büyücüdür" dipnot 2 dediler! dipnot 3

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bir benzeri de Kamer 54:55'te geçen [kademe sıdkın] tamlaması "büyük itibar gören yüksek bir makam", "doğruluk, sadakat kademesi, makamı", "ileri geçen mertebe" ve "yüksek bir itibar" gibi anlamlar içermektedir. Ayette dünyada bu tür fedakârlıklar yapanların mahşerde Allah katında özel ve yüksek bir konumlarının bulunacağı yani ödül olarak cennete gidecekleri belirtilmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer bir ayet için bkz. Sâd 38:4.
  3. metne dön, dipnot 3
    Benzer mesajlar: Sâd 38:4; Kâf 50:2.

Mustafa İslamoğlu

Ne yani, kendi aralarından bir kişiye "İnsanları uyar; ve Rableri katındaki şeref, itibar ve dürüstlük (yarışında) iman edenlerin diğer herkesten öne geçtiğini müjdele!" diye vahyetmemiz insanların garibine mi gitti? Küfre gömülüp gidenler (bir de utanmadan) "Dikkat edin! Bu var ya bu, düpedüz bir sihirbazdır!" dediler.

Muhammed Esed

Kendi içlerinden birine, "Bütün insanlığı uyar; imana erişenlere, her bakımdan içtenlikli ve dürüst olmakla Rablerinin katında öteki herkesten ileri geçtiklerini müjdele" diye vahyetmemiz insanların tuhafına mı gitti? (Yalnızca) hakkı inkar edenler, "Bakın, bu (adam) düpedüz bir büyücü!" derler.

Ahmed Hulusi

İçlerinden bir ricale: "İnsanları uyar ve iman edenlere de kendileri için Rableri indinde Kadem-i Sıdk (Esma açığa çıkışından gelen bir şekilde tasdik) olduğunu müjdele!" diye vahyetmemiz, insanlar için çok şaşkınlık oluşturacak bir şey mi oldu? Hakikat bilgisini inkar edenler: "Muhakkak ki bu (adam) apaçık bir büyücüdür" dediler.

Ali Bulaç

İçlerinden bir adama: "İnsanları uyar ve iman edenlere, muhakkak kendileri için Rableri katında 'gerçek bir makam' olduğunu müjde ver" diye vahyetmemiz, insanlara şaşırtıcı mı geldi? İnkar edenler: "Gerçekten bu, açıkça bir büyücüdür" dediler.

Ali Özek ve heyeti

İçlerinden bir adama: İnsanları uyar ve iman edenlere, Rableri katında onlar için yüksek bir doğruluk makamı olduğunu müjdele, diye vahyetmemiz, insanlar için şaşılacak bir şey mi oldu ki, o kâfirler «Bu elbette apaçık bir sihirbazdır» dediler?

Ali Rıza Safa

Kendi aralarından bir adama; "İnsanları uyar ve Efendilerinin katında, inanca çağırılanlar için bir doğruluk konumunun varlığını, sevinçli bir haber olarak onlara ver!" diyerek bildirmemiz, insanlara şaşırtıcı mı geldi? Nankörlük edenler, şöyle dediler: "Aslında, kesinlikle apaçık bir büyücü bu!"

Bayraktar Bayraklı

İçlerinden birine, "İnsanları uyar, iman edenlere de kendileri için Allah katında yüksek bir doğruluk derecesi bulunduğunu müjdele!" diye vahiy göndermemiz insanlara şaşırtıcı mı geldi? İnkar edenler, "Bu adam açık bir büyücüdür" dediler.

Edip Yüksel

Kendilerinden bir adama: "İnsanları uyar ve iman edenlere Efendi'leri katında önemli bir yere sahip olduklarını müjdele" diye vahiy etmemiz halka garip mi geliyor? İnkarcılar, "Bu, apaçık bir büyücüdür" dediler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kendilerinden bir adama: 'İnsanları uyar ve inananlara Rab'leri katında önemli bir yere sahip olduklarını müjdele,' diye vahyetmemiz halka garip mi geliyor? İnkarcılar, 'Bu, apaçık bir büyücüdür,' dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İnsanlar için, içlerinden bir ere: "Bütün insanları uyar ve iman edenleri müjdele; kendileri için Rablerinin katında yüce bir mertebe var!" diye vahyedişimiz hiç duyulmadık şaşılacak birşey mi oldu ki, kafirler: "Kesinlikle bu bir sihirbazdır!" dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

İnsanlar için, içlerinden bir ere bütün insanları inzar et ve iyman edenleri müjdele: kendileri için rablarının nezdinde bir "kademi sıdk" var, diye vahyedişimiz hiç işitilmedik bir acibemi oldu? kafirler her halde bu bir sahır dediler

Erhan Aktaş

İçlerinden birine: "İnsanları uyar ve İman Edenlere Rabb'leri katında gerçek üstünlük makamı olduğunu haber ver!" diye vahyetmemiz, şaşılacak bir şey mi ki Kafirler: dipnot 1 "Bu apaçık bir büyücüdür." dediler?

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İnançsız, iman etmeyen. Gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, gerçeğe karşı nankörlük eden. Allah'ı ve vahyi reddeden. Fıtri yeteneğini köreltip örten. Küfr, İman'ın emin olmanın, güvenmenin, onaylamanın karşıtıdır. Kur'an, ektiği tohumun üzerini toprakla örttüğü için çiftçiye de kafir demektedir. (57:20)

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İçlerinden birine: "İnsanları uyar ve iman edenlere Rabb'leri katında gerçek üstünlük makamı olduğunu haber ver!" diye vahyetmemiz, şaşılacak bir şey mi ki Kafirler dipnot 1 : "Bu apaçık bir büyücüdür." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kafir: İnançsız, inanmayan, gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, nankör. Allah'ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman'ın karşıtıdır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İçlerinden birine: "İnsanları uyar ve iman edenlere Rabb'leri katında gerçek üstünlük makamı olduğunu müjdele!" diye vahyetmemiz, şaşılacak bir şey mi ki gerçeği yalanlayan nankörler: "Bu apaçık bir büyücüdür." dediler.

Gültekin Onan

İçlerinden bir adama: "İnsanları uyar ve inananlara, muhakkak kendileri için rableri katında 'gerçek bir makam' olduğunu müjde ver" diye vahyetmemiz insanlara şaşırtıcı mı geldi? Kafirler: "Gerçekten bu, açıkça bir büyücüdür" dediler.

Hasan Basri Çantay

"İnsanları (hakkın ukubetleriyle) korkut, iman edenlere Rableri indinde kendileri için muhakkak bir kademi sıdk olduğunu müjdele" diye içlerinden bir ere (peygambere) etdiğimiz vahy insanlar için şaşılacak bir şey mi oldu ki o kafirler: "Bu, şeksiz, şübhesiz ve apaçık bir sihirbazdır" dedi (ler)?

İbni Kesir

İçlerinden bir adama: İnsanları uyar ve iman edenlere Rabbları katında yüksek bir makam olduğunu müjdele, diye vahyettiğimiz insanların tuhafına mı gitti ki kafirler: Bu, apaçık bir büyüdür, dediler.

Mehmet Alagaş

(1-8) Elif Lam Ra, Bu, yargı kitabının / hüküm kitabının ayetleridir. İnsanlara, onlardan bir adama, insanları uyarması için ve iman edenleri müjdelemesi için, ki onlar rableri yanında doğruluk kademesine haizdirler, vahyetmemiz acayip mi geldi? Kafirler dedi ki kesinlikle bu apaçık büyücüdür / sihirbazdır. Muhakkak ki Rabbiniz olan Allah, semaları ve arzı altı günde yarattı, sonra tahtına yerleşti, işleri idare ediyor, izin verdiği hariç kimse de aracılık edemez / şefaat edemez, işte bu, Rabbiniz olan Allah'tır , Ona ibadet edin hatırla yıp anmaz mısınız? Hepinizin geri döneceği O'dur. Allah ’ın vaadi gerçektir, Muhakkak ki yaratmaya başlayan ve sonra onu iade edendir / tekrarlayandır, iman edenlere ve salih amel işleyenlere ölçülü bir şekilde ödül verecektir, kafirlere ise yok saymalarından dolayı onlara kaynar su içeceği ve acıtıcı bir azap vardır. O ki güneşi ışık kaynağı yapandır ve ayı yansıyan ışık / nur, ona, hesabı ve senelerin adedini bilmeniz için yörünge / menziller takdir etmiştir , Allah bunları elbette gerçekten yaratmıştır. Ayetleri bilen kavme ayrıntılı / detaylı açıklamaktadır. Gece ve gündüzün ardışıklığında / ihtilafında, semalarda ve arzda Allah ne yarattıysa sakınan kavim için göstergedir / ayettir. Muhakkak ki bizimle buluşmayı umut etmeyenler ve dünya hayatına razı olanlar ve onunla memnun olanlar / tatmin olanlar, işte bunlar ayetlerimizden gafildirler/ ayetlerimiz dikkatlerini çekmez. Onların varacakları yer, kazandıkları nedeniyle ateştir. İman edenler ve salih amel işleyenler Rableri onları imanları nedeniyle yola sokuyor, altlarından nehirler akan nimetlere erenler cennetlerine / naim cennetlerine sokuyor, Oradaki çağrıları / duaları Allah’ımız seni üstün tutarız ve oradaki karşılanmaları selamlanmaktır. Onların diğer duaları ise Alemlerin Rabbi Allaha hamdolsun şeklindedir.

Rowwad Tercüme Merkezi

İçlerinden bir adama insanları uyar ve iman edenlere, Rableri katında kendileri için bir doğruluk makamı bulunduğunu müjdele diye vahyetmemiz, insanlar için şaşılacak bir şey mi oldu ki o kâfirler, “Bu elbette apaçık bir sihirbazdır” dediler?

Süleyman Ateş

İçlerinden bir adama: "İnsanları uyar ve inananlara, Rableri katında kendileri için bir doğruluk kademesi bulunduğunu müjdele!" diye vahyettiğimiz, insanlara tuhaf mı geldi? kafirler: "Bu, apaçık bir büyücüdür." dediler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İçlerinden bir kişiye: "İnsanları uyar ve inanıp güvenenlere, özü sözü doğru kişiler sınıfına çıkma müjdesi ver" diye vahiy etmemiz onlara çok mu tuhaf geldi ki ayetleri görmezlikten gelenler (kafirler): "Bu, tam bir büyücüdür" dediler?

Şaban Britch

İçlerinden bir adama: İnsanları uyar, iman edenlere Rab’leri katında güzel mükâfatların olduğunu müjdele! diye vahyetmemiz insanların tuhafına mı gitti ki, kâfirler: "Bu açıkça bir büyücüdür" dediler?

Şaban Piriş

İçlerinden bir adama: -İnsanları uyar, iman edenlere Rab'leri katında yüksek makamlar olduğunu müjdele! diye vahyetmemiz insanların tuhafına mı gitti ki, kafirler: -Bu açıkça bir büyücüdür, dediler?

Yaşar Nuri Öztürk

"İnsanları uyar, iman edenlere de kendileri için Allah katında yüksek bir doğruluk derecesi bulunduğunu müjdele" diye içlerinden bir er kişiye vahiy göndermemiz, insanlara şaşırtıcı mı geldi? Küfre batanlar: "Bu adam açık bir büyücüdür." dediler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Is it so exceptional in peoples' sight to a degree exciting their wonder and astonishment that We inspire one of them with such divine knowledge to warn them and warn all people of the danger of denying Allah, and to announce blissful tidings to those of them who have recognized Him, that Heaven shall set them on their feet secure and esteemed high? Yet the infidels dispute the facts with perspicuous energy, declaring that this, man - Muhammad- is simply a necromancer who stands manifest of sorcery.

Abdul Haleem

Is it so surprising to people that We have revealed to a man from among them that he should warn people, and give glad news to those who believe, that they are on a sure footing with their Lord? [Yet] those who disbelieve say, ‘This man is clearly a sorcerer.’

Abdullah Yusuf Ali

Is it a matter of wonderment to men that We have sent Our inspiration to a man from among themselves?- that he should warn mankind (of their danger), and give the good news to the Believers that they have before their Lord the lofty rank of truth. (But) say the Unbelievers: "This is indeed an evident sorcerer!"

Abul A'la Maududi

Does it seem strange to people that We should have revealed to a man from among themselves, directing him to warn the people (who lie engrossed in heedlessness); and to give good news to the believers that they shall enjoy true honour and an exalted status with their Lord? dipnot 1 (Is this so strange that) the deniers of the truth should say: 'This man is indeed an evident sorcerer'? dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This question has been posed to impress on them that if they considered the matter coolly, they themselves would come to the conclusion that:
  2. metne dön, dipnot 2
    (a) There is nothing strange in appointing a man to warn his fellow men of the consequences of neglecting the Message. For it is obvious that a man, and not a jinn nor an angel nor any other being, was the proper messenger for human beings.

Aisha Bewley

Do people find it so surprising that We should reveal to a man among them: ‘Warn mankind and give good news to those who have iman that they are on a sure footing with their Lord’? The kafirun say, ‘This is downright magic!’

Al-Hilali & Khan

Is it a wonder for mankind that We have sent Our Revelation[1] to a man from among themselves (i.e. Prophet Muhammad صلى الله عليه وسلم) (saying): "Warn mankind (of the coming torment in Hell), and give good news to those who believe (in the Oneness of Allâh and in His Prophet Muhammad صلى الله عليه وسلم) that they shall have with their Lord the rewards of their good deeds?" (But) the disbelievers say: "This is indeed an evident sorcerer (i.e. Prophet Muhammad صلى الله عليه وسلم and the Qur’ân)!

Ali Quli Qarai

Does it seem odd to these people that We have revealed to a man from among themselves, [declaring], ‘Warn mankind, and give good news to the faithful that they are in good standing with their Lord’? The faithless say, ‘This is indeed a plain magician. ’

Amatul Rahman Omar

Is this a (matter of) wonder for the people that We have sent Our revelation to a man from among themselves (saying), `Warn the people (against the evils of disbelief and sin) and give glad tidings to those who believe that they stand on a strong and honourable footing with their Lord?' The disbelievers say, `Certainly, this (man) is an evident enchanter. '

Arthur John Arberry

Was it a wonder to the people that We revealed to a man from among them: 'Warn the people, and give thou good tidings to the believers that they have a sure footing with their Lord'? The unbelievers say, 'This is a manifest sorcerer. '

Bijan Moeinian

Is it really a strange thing that I (God) should reveal my Words to an ordinary person (like Mohammad), in order to warn people of the consequence of their actions and to give good news to the believers about their rewards? Why that is then the disbelievers say: "This book is nothing but a sorcery?"

E. Henry Palmer

Those are the signs of the wise Book! was it a wonder to the folk I that we inspired a man from amongst themselves, 'Warn thou the folk; and give glad tidings to those who believe, that for them there is an advance of sincerity gone before them with their Lord?' The misbelievers say, 'Verily, this is an obvious sorcerer!'

Edip-Layth

Is it a surprise for the people that We would inspire a man from amongst them: "Warn people and give good news to those who acknowledge, that they will have a footing of truth with their Lord." The ingrates said, "Evidently, this is a magician!"

George Sale

Is it a strange thing unto the men of Mecca, that We have revealed our will unto a man from among them, saying, denounce threats unto men if they believe not; and bear good tidings unto those who believe, that on the merit of their sincerity they have an interest with their Lord? The unbelievers say, this is manifest sorcery.

Hamid S. Aziz

These are the Ayats (signs or verses) of the Book of Wisdom (or Wise Scripture)!

Mahmoud Ghali

Was it a wonder to mankind that We revealed to a man from (among) them, (saying), "Warn mankind and give good tidings to the ones who have believed that they have a sure footing (Literally: a sincere footing) in the Providence of their Lord"? The disbelievers have said, "Surely this is indeed an evident sorcerer. "

Marmaduke Pickthall

Is it a wonder for mankind that We have inspired a man among them, saying: Warn mankind and bring unto those who believe the good tidings that they have a sure footing with their Lord? The disbelievers say: Lo! this is a mere wizard.

Mohamed Ahmed - Samira

Are the people astonished that a man who is one of them was commanded by Us to warn them and to bring glad tidings to those who believe that they have a true precedence with their Lord? (Yet) the unbelievers say: "He is a clear sorcerer. "

Muhammad Asad

Do people deem it strange that We should have inspired a man from their own midst [with this Our message]: "Warn all mankind, and give unto those who have attained to faith the glad tiding that in their Sustainer's sight they surpass all others in that they are completely sincere-? [Only] they who deny the truth say, "Behold. he is clearly but a spellbinder!"

Mustafa Khattab

Is it astonishing to people that We have sent revelation to a man from among themselves, ˹instructing him,˺ "Warn humanity and give good news to the believers that they will have an honourable status with their Lord."? Yet the disbelievers said, “Indeed, this ˹man˺ is clearly a magician!”

Progressive Muslims

Is it a surprise for the people that We would inspire a man from amongst them: "Warn mankind and give good news to those who believe, that they will have a footing of truth with their Lord. " The rejecters said: "This is clearly magic!"

Rashad Khalifa

Is it too much of a wonder for the people that we inspired a man like them? He (was inspired to say), "You shall warn the people, and give good news to those who believe that they have attained a position of prominence at their Lord." The disbelievers said, "This is a clever magician!"

Sahih International

Have the people been amazed that We revealed [revelation] to a man from among them, [saying], "Warn mankind and give good tidings to those who believe that they will have a [firm] precedence of honor with their Lord"? [But] the disbelievers say, "Indeed, this is an obvious magician. "

Sam Gerrans

Was it a wonder to men that We revealed to a man among them: “Warn thou men, and bear thou glad tidings to those who heed warning, that they have a precedence of honour in the sight of their Lord”? The false claimers of guidance say: “This is an obvious sorcerer.”

Shabbir Ahmed

Is it too much of a wonder for people that We reveal Our Message to a man among them? "You shall warn mankind, and give good news to those who attain belief that they have a sure footing with their Lord. " Those who are bent upon denying the Truth, say, "This man is an obvious wizard." (He is gifted with spellbinding eloquence).

Syed Vickar Ahamed

Is it a matter of wonder for men that We have sent Our revelation to a man (who is) from themselves? (Declaring) that he should warn Mankind (of the danger), and give the good news to the believers that they have before their Lord the highest Rank of Truth. (But) the disbelievers say: "This (man, the Prophet) is clearly a magician!"

Taqi Usmani

Is it surprising for the people that We have sent the divine revelation to a man from among them to direct him that he should warn the people (who are heedless), and give happy news to those who believe that they will have a truly excellent footing at a place near their Lord? The disbelievers said, "Surely, he is an open sorcerer."

The Monotheist Group

Is it a surprise for the people who We inspired a man from among them: "Warn the people and give good news to those who believe, that they will have a footing of truth with their Lord." The rejecters said: "This is clearly magic!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 2. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 2. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 2. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩