Hûd suresi

Hûd suresi, 23. ayet

Hûd suresi, 23. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَأَخْبَتُوٓا۟ إِلَىٰ رَبِّهِمْ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْجَنَّةِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

inne-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti veaḫbetû ilâ rabbihim ülâike aṣḥâbü-lcenneh. hüm fîhâ ḫâlidûn.

Diyanet İşleri

İman edip, salih ameller işleyen ve Rablerine gönülden bağlananlara gelince, işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hûd 20–26 · surenin 23. ayeti / 123

Konu İnsanın hâli, Kur'an'a meydan okuma ve iki zümre Hûd 9–24 3

  1. Hûd 20

    Onlar yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakabilecek değillerdir. Onların Allah'tan başka sığınabilecekleri bir yardımcıları da yoktur. Azap onlar için kat kat artırılacaktır. Çünkü onlar (gerçekleri) işitmeğe tahammül edemiyorlar, hem de görmüyorlardı.

  2. Hûd 21

    İşte bunlar, kendilerini ziyana uğratan kimselerdir. Uydurmakta oldukları şeyler de kendilerini yüz üstü bırakıp kaybolup gitmiştir.

  3. Hûd 22

    Şüphesiz bunlar ahirette en çok ziyana uğrayanlardır.

  4. 23

    İman edip, salih ameller işleyen ve Rablerine gönülden bağlananlara gelince, işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  5. Hûd 24

    Bu iki zümrenin durumu, kör ve sağır ile gören ve işiten kimseler gibidir. Bunların durumları hiç birbirlerine denk olur mu? Hala düşünmez misiniz?

  6. Hûd 25

    Andolsun, biz Nuh'u kavmine peygamber olarak gönderdik. Onlara şöyle dedi: "Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım."

  7. Hûd 26

    "Allah'tan başkasına ibadet ve kulluk etmeyin. Doğrusu ben sizin adınıza elem dolu bir günün azabından korkuyorum."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

23. “İman edip” yani kalpleri ile Allah’ın iman edilmesini emrettiği dinin esas ve kaidelerini tasdik ve itiraf edip “salih ameller işleyenler” yani hem kalbin amellerini, hem azaların amellerini, hem de dilin sözlerini kapsayan iyi ve güzel amellerde bulunanlar “ve Rablerine tevazu ile boyun eğenler” O’nun azameti önünde boyun eğen, hakimiyeti önünde zilletlerini arz eden, O’na muhabbet ile O’ndan korkarak, O’ndan umarak, O’na yalvarıp yakararak O’na yönelenler; “işte onlar” bu sıfatları taşıyanlar, “cennetlik olanlardır ve onlar orada ebediyen kalacaklardır.” Çünkü onlar, ne kadar hayır varsa hepsini yerine getirmiş ve ne kadar iyilik varsa mutlaka ona çabucak koşmuşlardır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah’a ve resulüne iman edip salih amel işleyenler, Allah’a boyun eğenler ve korkanlar var ya; işte onlar, cennet ahalisidir ve orada ebedî kalıcıdırlar.

Kelimeler

14 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّ inne şüphesiz ki
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. ءَامَنُوا۟ amenu iman eden(ler) kök: امن
  4. وَعَمِلُوا۟ ve amilu ve işleyenler kök: عمل
  5. ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ s-salihati iyi işler kök: صلح
  6. وَأَخْبَتُوٓا۟ ve ehbetu ve gönülden boyun eğenler kök: خبت
  7. إِلَىٰ ila
  8. رَبِّهِمْ rabbihim Rabblerine kök: ربب
  9. أُو۟لَـٰٓئِكَ ulaike işte onlar
  10. أَصْحَـٰبُ eshabu ehlidirler kök: صحب
  11. ٱلْجَنَّةِ ۖ l-cenneti cennet kök: جنن
  12. هُمْ hum onlar
  13. فِيهَا fiha orada
  14. خَـٰلِدُونَ halidune kalıcıdırlar kök: خلد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    İman edip salih ameller işleyenler ise cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    İman edip salih ameller işleyenlere gelince -ki biz kişiye ancak gücünün yettiğini yükleriz- işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada ebedi…

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    Güzel iş yapanlara (karşılık olarak) daha güzeli ve bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir kara bulaşır, ne de bir zillet. İşte onlar…

  • Aynı kök: خبت (3 geçiş)

    Her ümmet için, Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kurban kesmeyi meşru kıldık. İşte sizin ilahınız bir…

  • Aynı kök: خبت (3 geçiş)

    Bir de kendilerine ilim verilmiş olanlar onun, Rabbinden gelen hak olduğunu bilsinler, böylece ona iman etsinler ve sonuçta da kalpleri ona saygı…

  • Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    Cennetlikler cehennemliklere, "Rabbimizin bize va'dettiğini biz gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin va'dettiğini gerçek buldunuz mu?" diye seslenirler.…

  • Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    İkisi (cennet ve cehennem) arasında bir sur, A'raf üzerinde de birtakım adamlar vardır. Cennet ve cehennemliklerin hepsini simalarından…

  • Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    Cehennemlikler de cennetliklere, "Ne olur, sudan veya Allah'ın size verdiği rızıktan biraz da bizim üzerimize akıtın" diye çağrışırlar. Onlar,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

84 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki iman edip iyi işler yapanlara ve Rablerine gönülden boyun eğenlere gelince, işte onlar cennet halkıdır. Onlar orada ebedî kalacaklardır.

Mustafa İslamoğlu

Ne var ki iman edenler, Allah'ı razı eden değerler üretenler ve Rablerine gönülden boyun eğenler de var: işte cennet ehli olanlar da bunlardır; bunlar orada ebedi kalacaklardır.

Muhammed Esed

(Buna karşılık,) gerçek imana erişen, dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyan ve Rablerine alçak gönüllülükle boyun eğen kimseler; cennetlik olanlar, orada yerleşip sonsuza kadar yaşayacak olanlar işte böyleleridir.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki iman edip imanın gereği fiilleri ortaya koyanlar ve Rablerine huşu ve itaat halinde olanlar var ya, işte onlar cennet ehlidir! Onlar orada ebedi kalıcılardır.

Ali Bulaç

İman edip salih amellerde bulunanlar ve 'Rablerine kalbleri tatmin bulmuş olarak bağlananlar', işte bunlar da cennetin halkıdırlar. Onda süresiz kalacaklardır.

Ali Özek ve heyeti

İnanıp da salih ameller işleyenler ve Rablerine gönülden boyun eğenlere gelince, işte onlar cennet ehlidir. Onlar orada ebedî kalırlar.

Ali Rıza Safa

İnanmış olarak erdemli edimler yapanlar ve Efendilerine içtenlikle bağlı kalanlar; cennetin yoldaşları, işte onlardır. Sürekli orada kalacaklardır.

Bayraktar Bayraklı

İnanıp da güzel işler yapan ve Rabblerine gönülden boyun eğenlere gelince, işte onlar cennet ehlidir. Onlar orada süreli kalırlar.

Edip Yüksel

Gerçeği onaylayıp erdemli davrananlar ve Efendi'lerine gönülden boyun eğenler ise bahçe halkıdır. Onlar orada ebedî kalıcıdır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Gerçeği onaylayıp erdemli davrananlar ve Rab'lerine gönülden boyun eğenler ise bahçe halkıdır. Onlar orada ebedi kalıcıdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Fakat iman edip güzel işler yapanlar ve Rablerine edeple gönülden itaat edenler, işte bunlar, cennetliklerdir; orada sonsuza dek kalacaklardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Fakat iyman edip salih salih ameller yapanlar ve mevlalarına edeb ve ıtmi'nan ile itaatkar olanlar işte bunlar eshabı Cennet hep orada muhalleddirler.

Erhan Aktaş

İman edip, salihatı dipnot 1 yapanlar, Rabb'lerine içtenlikle bağlı olanlar; Cennet ehlidirler. Onlar, orada sürekli kalacaklardır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 11:11. ayetin dipnotu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İman edip, salihatı[1] yapanlar, Rabb'lerine içtenlikle bağlı olanlar; Cennet ehlidirler. Onlar, orada sürekli kalacaklardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İman edip, salihatı yapanlar, Rabb'lerine içtenlikle bağlı olanlar; Cennet ehlidirler. Onlar, orada sürekli kalacaklardır.

Gültekin Onan

İnanıp salih amellerde bulunanlar ve 'rablerine kalbleri tatmin bulmuş olarak bağlananlar', işte bunlar da cennetin halkıdırlar. Onda süresiz kalacaklardır.

Hasan Basri Çantay

İman edib de güzel işler yapanlar (a) ve huşu ve tevaazu'la Rablerine bağlananlar (a gelince) onlar cennetin yaranıdırlar. Onun içinde ebedi kalıcıdırlar onlar.

İbni Kesir

Doğrusu inanan, salih ameller işleyen ve Rabblarına boyun eğenler; işte onlardır cennetlik olanlar. Orada ebediyyen kalacaklardır.

Mehmet Alagaş

(12-24) Onların ona bir hazine verilse keşke ya da onunla beraber bir melek gelse demelerinden dolayı neredeyse sen de sana vahyedilenlerden bazısını terk edecektin ve göğsünü onunla daraltacaktın , kesinlikle sen bir uyarıcısın ve Allah ta her şeye vekildir / sorumluluklarını alır. Ayrıca onu kendi uydurdu mu diyorlar? Deki eğer ki sözünüze bağlı iseniz haydi uydurulmuş / iftira edilmiş onun benzeri on sûre getirin, Allah’tan başka gücünüzün yetebileceklerini de çağırın. Bu seferde size cevap veremezler ise / icabet edemezler ise bilin ki artık o kesinlikle Allah’ın ilmiyle / bilgisiyle indirilmedir ve de ondan başka ilah yoktur hâlâ Müslüman olmadınız mı? Kim dünya hayatını ve onun süsünü istedi ise amellerinin karşılığı kendilerine orada ödenir, onlara orada herhangi bir eksiltme yapılmaz, işte bu kişilere ahirette ateşten başka bir şey yoktur , Oradaki ( Dünyadaki) ürettikleri işe yaramamış ve yap tıkları ne varsa yok olmuştur. Rabbinden bir açıklama üzere olan kişi gibi midir? ve O'ndan / Allahtan bir şahitte onu / açıklamayı okuyor, ondan / şahitten önce de öncülük eden ve rahmet olan Musa’nın kitabı var, ki ona onlar iman da ediyorlar, taraflardan her kim onu inkâr ediyorsa ona vaat edilen yer / söz verilen yer ateştir. Ondan /açıklamalardan en ufak bir kuşkun olmasın muhakkak o Rabbinden bir gerçektir / haktır ve fakat insanların çoğu iman etmiyorlar. (Allah’ın yarattığı gerçeğe güvenmiyorlar) Yalanı, Allah’a iftira edenden daha zalim kim olabilir? Onlar Rablerine arz edilecekler / sunulacaklar şahitlerde diyecekler ki Rableri hakkında yalanı söyleyenler işte bunlar! Dikkat edin! Allah’ın laneti zalimleredir, Allah'ın yolundan alıkoyanlar o nu eğriltmenin peşindeler , onlar ahiret i de yok sayıyorlar, o nlar arzın içindekileri aciz bırakamazlar ve onlara Allah ’tan başka dost olan da yoktur, a zapları kat kat artırılır , işitmeye güçleri yetmez ve göremezler, onlar kendilerini hasara uğratanlardır, iftira ettikleri ne varsa da onlardan sapmıştır , muhakkak ki onlar ahirette, daha çok hasara uğrayacaklardır. İman edenler ve ıslah edici amel işleyenler Rablerine boyun eğenler, işte onlar cennet halkıdır, orada kalıcıdırlar. Örneğin / misalen bu iki bölük, kör ve sağır, gören ve işiten gibidir, bu misal hiç eşit oldu mu? / aynı seviyede oldu mu? Hâlâ düşünmez misiniz?

Rowwad Tercüme Merkezi

İman edip, salih ameller işleyen ve Rablerine gönülden bağlananlara gelince, işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.

Süleyman Ateş

İnanıp iyi işler yapan ve Rablerine gönülden boyun eğenlere gelince; işte onlar da cennet halkıdır, onlar orada ebedi kalacaklardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnanıp güvenen ve iyi işler yapanlar ve Rablerine içten boyun eğenler var ya; işte onlar cennet ahalisidir; orada ölümsüzleşeceklerdir.

Şaban Britch

İman edip, salih amel işleyenler ve Rab’lerine boyun eğenler, onlar cennet halkıdırlar. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Şaban Piriş

İman edip, doğru işler yapanlar ve Rab'lerine kesinkes bağlananlar, onlar, cennet halkıdırlar. Onlar orada temelli kalacaklardır.

Yaşar Nuri Öztürk

İman edip hayra ve barışa yönelik işler yaparak Rablerine içten bir bağlılıkla boyun eğenlere gelince, onlar cennet halkıdırlar. Sürekli kalacaklardır orada.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Indeed, those who acknowledged Allah and His Messengers with hearts impressed with the image of religious and spiritual virtues and deeds imprinted with wisdom and piety, and their innermost thoughts and being have been compliant with the will of Allah, their Creator, are they whom Allah shall richly gratify; they are the inmates of Paradise wherein they will have passed through nature to Eternity.

Abdul Haleem

But those who believed, did good deeds, and humbled themselves before their Lord will be companions in Paradise and there they will stay.

Abdullah Yusuf Ali

But those who believe and work righteousness, and humble themselves before their Lord,- They will be companions of the gardens, to dwell therein for aye!

Abul A'la Maududi

As for those who believed and acted righteously and dedicated themselves totally to their Lord -they are the people of Paradise, and there they shall abide forever. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This concludes the account about the Hereafter.

Aisha Bewley

As for those who have iman and do right actions and humble themselves before their Lord, they are the Companions of the Garden. remaining in it timelessly, for ever.

Al-Hilali & Khan

Verily, those who believe (in the Oneness of Allâh - Islâmic Monotheism) and do righteous good deeds, and humble themselves (in repentance and obedience) before their Lord, they will be dwellers of Paradise to dwell therein forever.

Ali Quli Qarai

Indeed those who have faith and do righteous deeds and are humble before their Lord —they shall be the inhabitants of paradise, and they shall remain in it [forever].

Amatul Rahman Omar

Verily, those who believe and do deeds of righteousness and humble themselves before their Lord, it is these who are the owners of Paradise, they shall abide in it.

Arthur John Arberry

But those who believe, and do righteous deeds, and have humbled themselves unto their Lord -- they shall be the inhabitants of Paradise, therein dwelling forever.

Bijan Moeinian

As for those who chose to believe, did good deeds and devoted themselves to their Lord, they will reach Paradise, wherein there will live for ever.

E. Henry Palmer

Verily, those who believe and do what is right, and humble themselves to their Lord, they are the fellows of Paradise; they shall dwell therein for aye.

Edip-Layth

Those who acknowledge and promote reforms, and are humble towards their Lord; they are the dwellers of paradise, in it they will remain.

George Sale

But as for those who believe, and do good works, and humble themselves before their Lord, they shall be the inhabitants of paradise; they shall remain therein for ever.

Hamid S. Aziz

No doubt in the Hereafter these are the greatest losers.

Mahmoud Ghali

Surely the ones who have believed and done deeds of righteousness and have venerated their Lord, those will be the companions (i. e., inhabitants) of the Garden; they are therein eternally (abiding).

Marmaduke Pickthall

Lo! those who believe and do good works and humble themselves before their Lord: such are rightful owners of the Garden; they will abide therein.

Mohamed Ahmed - Samira

But those who believe and do things good, and are humble before their Lord, are men of Paradise where they will abide for ever.

Muhammad Asad

Behold, [only] those who attain to faith and do righteous deeds and humble themselves before their Sustainer - [only] they are destined for paradise, and there shall they abide.

Mustafa Khattab

Surely those who believe, do good, and humble themselves before their Lord will be the residents of Paradise. They will be there forever.

Progressive Muslims

Those who believe and do good works, and are humble towards their Lord; they are the dwellers of Paradise, in it they will remain.

Rashad Khalifa

As for those who believe and lead a righteous life, and devote themselves to their Lord, they are the dwellers of Paradise; they abide therein forever.

Sahih International

Indeed, they who have believed and done righteous deeds and humbled themselves to their Lord - those are the companions of Paradise; they will abide eternally therein.

Sam Gerrans

Those who heed warning and do righteous deeds, and humble themselves unto their Lord: those are the companions of the Garden; therein they abide eternally.

Shabbir Ahmed

Those who attain belief and work for the betterment of people, and are humble before their Lord, are the rightful dwellers of the Garden; they will abide therein.

Syed Vickar Ahamed

Surely, those who believe and act the good deeds, and humble themselves before their Lord— They will be companions of the Garden, to live in there forever!

Taqi Usmani

Surely, those who believe and do good deeds and humble themselves before their Lord, those are the people of Paradise. There they shall live forever.

The Monotheist Group

Those who believe and do good works, and are humble towards their Lord; they are the dwellers of the Paradise, in it they will remain.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 23. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 23. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 23. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩