Diyanet İşleri
İman edip, salih ameller işleyen ve Rablerine gönülden bağlananlara gelince, işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Hûd suresi
Hûd suresi, 23. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَأَخْبَتُوٓا۟ إِلَىٰ رَبِّهِمْ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْجَنَّةِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ
inne-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti veaḫbetû ilâ rabbihim ülâike aṣḥâbü-lcenneh. hüm fîhâ ḫâlidûn.
İman edip, salih ameller işleyen ve Rablerine gönülden bağlananlara gelince, işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İnsanın hâli, Kur'an'a meydan okuma ve iki zümre Hûd 9–24 3
Onlar yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakabilecek değillerdir. Onların Allah'tan başka sığınabilecekleri bir yardımcıları da yoktur. Azap onlar için kat kat artırılacaktır. Çünkü onlar (gerçekleri) işitmeğe tahammül edemiyorlar, hem de görmüyorlardı.
İşte bunlar, kendilerini ziyana uğratan kimselerdir. Uydurmakta oldukları şeyler de kendilerini yüz üstü bırakıp kaybolup gitmiştir.
Şüphesiz bunlar ahirette en çok ziyana uğrayanlardır.
İman edip, salih ameller işleyen ve Rablerine gönülden bağlananlara gelince, işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Bu iki zümrenin durumu, kör ve sağır ile gören ve işiten kimseler gibidir. Bunların durumları hiç birbirlerine denk olur mu? Hala düşünmez misiniz?
Andolsun, biz Nuh'u kavmine peygamber olarak gönderdik. Onlara şöyle dedi: "Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım."
"Allah'tan başkasına ibadet ve kulluk etmeyin. Doğrusu ben sizin adınıza elem dolu bir günün azabından korkuyorum."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
23. “İman edip” yani kalpleri ile Allah’ın iman edilmesini emrettiği dinin esas ve kaidelerini tasdik ve itiraf edip “salih ameller işleyenler” yani hem kalbin amellerini, hem azaların amellerini, hem de dilin sözlerini kapsayan iyi ve güzel amellerde bulunanlar “ve Rablerine tevazu ile boyun eğenler” O’nun azameti önünde boyun eğen, hakimiyeti önünde zilletlerini arz eden, O’na muhabbet ile O’ndan korkarak, O’ndan umarak, O’na yalvarıp yakararak O’na yönelenler; “işte onlar” bu sıfatları taşıyanlar, “cennetlik olanlardır ve onlar orada ebediyen kalacaklardır.” Çünkü onlar, ne kadar hayır varsa hepsini yerine getirmiş ve ne kadar iyilik varsa mutlaka ona çabucak koşmuşlardır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah’a ve resulüne iman edip salih amel işleyenler, Allah’a boyun eğenler ve korkanlar var ya; işte onlar, cennet ahalisidir ve orada ebedî kalıcıdırlar.
Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
İman edip salih ameller işleyenler ise cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
İman edip salih ameller işleyenlere gelince -ki biz kişiye ancak gücünün yettiğini yükleriz- işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada ebedi…
Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
Güzel iş yapanlara (karşılık olarak) daha güzeli ve bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir kara bulaşır, ne de bir zillet. İşte onlar…
Aynı kök: خبت (3 geçiş)
Her ümmet için, Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kurban kesmeyi meşru kıldık. İşte sizin ilahınız bir…
Aynı kök: خبت (3 geçiş)
Bir de kendilerine ilim verilmiş olanlar onun, Rabbinden gelen hak olduğunu bilsinler, böylece ona iman etsinler ve sonuçta da kalpleri ona saygı…
Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Cennet
Cennetlikler cehennemliklere, "Rabbimizin bize va'dettiğini biz gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin va'dettiğini gerçek buldunuz mu?" diye seslenirler.…
Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Cennet
İkisi (cennet ve cehennem) arasında bir sur, A'raf üzerinde de birtakım adamlar vardır. Cennet ve cehennemliklerin hepsini simalarından…
Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Cennet
Cehennemlikler de cennetliklere, "Ne olur, sudan veya Allah'ın size verdiği rızıktan biraz da bizim üzerimize akıtın" diye çağrışırlar. Onlar,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki iman edip iyi işler yapanlara ve Rablerine gönülden boyun eğenlere gelince, işte onlar cennet halkıdır. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
Ne var ki iman edenler, Allah'ı razı eden değerler üretenler ve Rablerine gönülden boyun eğenler de var: işte cennet ehli olanlar da bunlardır; bunlar orada ebedi kalacaklardır.
(Buna karşılık,) gerçek imana erişen, dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyan ve Rablerine alçak gönüllülükle boyun eğen kimseler; cennetlik olanlar, orada yerleşip sonsuza kadar yaşayacak olanlar işte böyleleridir.
Muhakkak ki iman edip imanın gereği fiilleri ortaya koyanlar ve Rablerine huşu ve itaat halinde olanlar var ya, işte onlar cennet ehlidir! Onlar orada ebedi kalıcılardır.
İman edip salih amellerde bulunanlar ve 'Rablerine kalbleri tatmin bulmuş olarak bağlananlar', işte bunlar da cennetin halkıdırlar. Onda süresiz kalacaklardır.
İnanıp da salih ameller işleyenler ve Rablerine gönülden boyun eğenlere gelince, işte onlar cennet ehlidir. Onlar orada ebedî kalırlar.
İnanmış olarak erdemli edimler yapanlar ve Efendilerine içtenlikle bağlı kalanlar; cennetin yoldaşları, işte onlardır. Sürekli orada kalacaklardır.
İnanıp da güzel işler yapan ve Rabblerine gönülden boyun eğenlere gelince, işte onlar cennet ehlidir. Onlar orada süreli kalırlar.
Gerçeği onaylayıp erdemli davrananlar ve Efendi'lerine gönülden boyun eğenler ise bahçe halkıdır. Onlar orada ebedî kalıcıdır.
Gerçeği onaylayıp erdemli davrananlar ve Rab'lerine gönülden boyun eğenler ise bahçe halkıdır. Onlar orada ebedi kalıcıdır.
Fakat iman edip güzel işler yapanlar ve Rablerine edeple gönülden itaat edenler, işte bunlar, cennetliklerdir; orada sonsuza dek kalacaklardır.
Fakat iyman edip salih salih ameller yapanlar ve mevlalarına edeb ve ıtmi'nan ile itaatkar olanlar işte bunlar eshabı Cennet hep orada muhalleddirler.
İman edip, salihatı dipnot 1 yapanlar, Rabb'lerine içtenlikle bağlı olanlar; Cennet ehlidirler. Onlar, orada sürekli kalacaklardır.
İman edip, salihatı[1] yapanlar, Rabb'lerine içtenlikle bağlı olanlar; Cennet ehlidirler. Onlar, orada sürekli kalacaklardır.
İman edip, salihatı yapanlar, Rabb'lerine içtenlikle bağlı olanlar; Cennet ehlidirler. Onlar, orada sürekli kalacaklardır.
İnanıp salih amellerde bulunanlar ve 'rablerine kalbleri tatmin bulmuş olarak bağlananlar', işte bunlar da cennetin halkıdırlar. Onda süresiz kalacaklardır.
İman edib de güzel işler yapanlar (a) ve huşu ve tevaazu'la Rablerine bağlananlar (a gelince) onlar cennetin yaranıdırlar. Onun içinde ebedi kalıcıdırlar onlar.
Doğrusu inanan, salih ameller işleyen ve Rabblarına boyun eğenler; işte onlardır cennetlik olanlar. Orada ebediyyen kalacaklardır.
(12-24) Onların ona bir hazine verilse keşke ya da onunla beraber bir melek gelse demelerinden dolayı neredeyse sen de sana vahyedilenlerden bazısını terk edecektin ve göğsünü onunla daraltacaktın , kesinlikle sen bir uyarıcısın ve Allah ta her şeye vekildir / sorumluluklarını alır. Ayrıca onu kendi uydurdu mu diyorlar? Deki eğer ki sözünüze bağlı iseniz haydi uydurulmuş / iftira edilmiş onun benzeri on sûre getirin, Allah’tan başka gücünüzün yetebileceklerini de çağırın. Bu seferde size cevap veremezler ise / icabet edemezler ise bilin ki artık o kesinlikle Allah’ın ilmiyle / bilgisiyle indirilmedir ve de ondan başka ilah yoktur hâlâ Müslüman olmadınız mı? Kim dünya hayatını ve onun süsünü istedi ise amellerinin karşılığı kendilerine orada ödenir, onlara orada herhangi bir eksiltme yapılmaz, işte bu kişilere ahirette ateşten başka bir şey yoktur , Oradaki ( Dünyadaki) ürettikleri işe yaramamış ve yap tıkları ne varsa yok olmuştur. Rabbinden bir açıklama üzere olan kişi gibi midir? ve O'ndan / Allahtan bir şahitte onu / açıklamayı okuyor, ondan / şahitten önce de öncülük eden ve rahmet olan Musa’nın kitabı var, ki ona onlar iman da ediyorlar, taraflardan her kim onu inkâr ediyorsa ona vaat edilen yer / söz verilen yer ateştir. Ondan /açıklamalardan en ufak bir kuşkun olmasın muhakkak o Rabbinden bir gerçektir / haktır ve fakat insanların çoğu iman etmiyorlar. (Allah’ın yarattığı gerçeğe güvenmiyorlar) Yalanı, Allah’a iftira edenden daha zalim kim olabilir? Onlar Rablerine arz edilecekler / sunulacaklar şahitlerde diyecekler ki Rableri hakkında yalanı söyleyenler işte bunlar! Dikkat edin! Allah’ın laneti zalimleredir, Allah'ın yolundan alıkoyanlar o nu eğriltmenin peşindeler , onlar ahiret i de yok sayıyorlar, o nlar arzın içindekileri aciz bırakamazlar ve onlara Allah ’tan başka dost olan da yoktur, a zapları kat kat artırılır , işitmeye güçleri yetmez ve göremezler, onlar kendilerini hasara uğratanlardır, iftira ettikleri ne varsa da onlardan sapmıştır , muhakkak ki onlar ahirette, daha çok hasara uğrayacaklardır. İman edenler ve ıslah edici amel işleyenler Rablerine boyun eğenler, işte onlar cennet halkıdır, orada kalıcıdırlar. Örneğin / misalen bu iki bölük, kör ve sağır, gören ve işiten gibidir, bu misal hiç eşit oldu mu? / aynı seviyede oldu mu? Hâlâ düşünmez misiniz?
İman edip, salih ameller işleyen ve Rablerine gönülden bağlananlara gelince, işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
İnanıp iyi işler yapan ve Rablerine gönülden boyun eğenlere gelince; işte onlar da cennet halkıdır, onlar orada ebedi kalacaklardır.
Allah'a inanıp güvenmiş, iyi işler yapmış ve Rablerine içten boyun eğmiş olanlar var ya; işte onlar cennet ahalisidir; orada ölümsüz olarak kalacaklardır dipnot 1 .
İnanıp güvenen ve iyi işler yapanlar ve Rablerine içten boyun eğenler var ya; işte onlar cennet ahalisidir; orada ölümsüzleşeceklerdir.
İman edip, salih amel işleyenler ve Rab’lerine boyun eğenler, onlar cennet halkıdırlar. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
İman edip, doğru işler yapanlar ve Rab'lerine kesinkes bağlananlar, onlar, cennet halkıdırlar. Onlar orada temelli kalacaklardır.
İman edip hayra ve barışa yönelik işler yaparak Rablerine içten bir bağlılıkla boyun eğenlere gelince, onlar cennet halkıdırlar. Sürekli kalacaklardır orada.
Indeed, those who acknowledged Allah and His Messengers with hearts impressed with the image of religious and spiritual virtues and deeds imprinted with wisdom and piety, and their innermost thoughts and being have been compliant with the will of Allah, their Creator, are they whom Allah shall richly gratify; they are the inmates of Paradise wherein they will have passed through nature to Eternity.
But those who believed, did good deeds, and humbled themselves before their Lord will be companions in Paradise and there they will stay.
But those who believe and work righteousness, and humble themselves before their Lord,- They will be companions of the gardens, to dwell therein for aye!
As for those who believed and acted righteously and dedicated themselves totally to their Lord -they are the people of Paradise, and there they shall abide forever. dipnot 1
As for those who have iman and do right actions and humble themselves before their Lord, they are the Companions of the Garden. remaining in it timelessly, for ever.
Verily, those who believe (in the Oneness of Allâh - Islâmic Monotheism) and do righteous good deeds, and humble themselves (in repentance and obedience) before their Lord, they will be dwellers of Paradise to dwell therein forever.
Indeed those who have faith and do righteous deeds and are humble before their Lord —they shall be the inhabitants of paradise, and they shall remain in it [forever].
Verily, those who believe and do deeds of righteousness and humble themselves before their Lord, it is these who are the owners of Paradise, they shall abide in it.
But those who believe, and do righteous deeds, and have humbled themselves unto their Lord -- they shall be the inhabitants of Paradise, therein dwelling forever.
As for those who chose to believe, did good deeds and devoted themselves to their Lord, they will reach Paradise, wherein there will live for ever.
Verily, those who believe and do what is right, and humble themselves to their Lord, they are the fellows of Paradise; they shall dwell therein for aye.
Those who acknowledge and promote reforms, and are humble towards their Lord; they are the dwellers of paradise, in it they will remain.
But as for those who believe, and do good works, and humble themselves before their Lord, they shall be the inhabitants of paradise; they shall remain therein for ever.
No doubt in the Hereafter these are the greatest losers.
Surely the ones who have believed and done deeds of righteousness and have venerated their Lord, those will be the companions (i. e., inhabitants) of the Garden; they are therein eternally (abiding).
Lo! those who believe and do good works and humble themselves before their Lord: such are rightful owners of the Garden; they will abide therein.
But those who believe and do things good, and are humble before their Lord, are men of Paradise where they will abide for ever.
Behold, [only] those who attain to faith and do righteous deeds and humble themselves before their Sustainer - [only] they are destined for paradise, and there shall they abide.
Surely those who believe, do good, and humble themselves before their Lord will be the residents of Paradise. They will be there forever.
Those who believe and do good works, and are humble towards their Lord; they are the dwellers of Paradise, in it they will remain.
As for those who believe and lead a righteous life, and devote themselves to their Lord, they are the dwellers of Paradise; they abide therein forever.
Indeed, they who have believed and done righteous deeds and humbled themselves to their Lord - those are the companions of Paradise; they will abide eternally therein.
Those who heed warning and do righteous deeds, and humble themselves unto their Lord: those are the companions of the Garden; therein they abide eternally.
Those who attain belief and work for the betterment of people, and are humble before their Lord, are the rightful dwellers of the Garden; they will abide therein.
Surely, those who believe and act the good deeds, and humble themselves before their Lord— They will be companions of the Garden, to live in there forever!
Surely, those who believe and do good deeds and humble themselves before their Lord, those are the people of Paradise. There they shall live forever.
Those who believe and do good works, and are humble towards their Lord; they are the dwellers of the Paradise, in it they will remain.