Cin suresi

Cin suresi, 16. ayet

Cin suresi, 16. ayet. وَأَلَّوِ ٱسْتَقَٰمُوا۟ عَلَى ٱلطَّرِيقَةِ لَأَسْقَيْنَٰهُم مَّآءً غَدَقًا

veel levi-steḳâmû `ale-ṭṭarîḳati leesḳaynâhüm mâen gadeḳâ.

Diyanet İşleri

(16-17) Yine de ki: "Bana şöyle de vahyedildi: 'Eğer yolda dosdoğru olurlarsa, mutlaka onlara bol yağmur yağdırırız ki bununla onları imtihan edelim. Kim Rabbinin zikrinden (Kur'an'dan) yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe yükselen bir azaba sokar."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Cin 13–19 · surenin 16. ayeti / 28
  1. Cin 13

    "Gerçekten biz hidayet rehberini (Kur'an'ı) işitince ona inandık. Kim Rabbine inanırsa, artık ne hakkının eksik verilmesinden, ne de haksızlığa uğramaktan korkar."

  2. Cin 14

    "Kuşkusuz içimizde müslüman olanlar da var, hak yoldan sapanlar da var. Kim müslüman olursa, işte onlar doğruyu arayıp bulmuşlardır."

  3. Cin 15

    "Hak yoldan sapanlara gelince, onlar cehenneme odun olmuşlardır."

  4. 16–17

    (16-17) Yine de ki: "Bana şöyle de vahyedildi: 'Eğer yolda dosdoğru olurlarsa, mutlaka onlara bol yağmur yağdırırız ki bununla onları imtihan edelim. Kim Rabbinin zikrinden (Kur'an'dan) yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe yükselen bir azaba sokar."

  5. Cin 18

    "Şüphesiz mescitler, Allah'ındır. O halde, Allah ile birlikte hiç kimseye kulluk etmeyin."

  6. Cin 19

    "Allah'ın kulu (Muhammed), O'na ibadet etmek için kalktığında cinler nerede ise (Kur'an'ı dinlemek için kalabalıktan) onun etrafında birbirlerine geçiyorlardı.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 15–17. ayetler için yazılmıştır.

15. “Haktan sapan zalimlere gelince onlar da cehenneme odun olurlar.” Bu da amellerinin bir karşılığıdır. Allah’ın onlara zulmetmesinin bir sonucu değildir.

16. “Eğer o (kafirler, İslam) yolunda” o mükemmel yolda “dosdoğru yürüselerdi Biz elbette onlara” afiyetle “bol su verirdik.” Ancak bundan onları alıkoyan sadece zulüm ve haksızlıklarıdır.

17. “Böylece onları sınardık.” Kimin doğru, kimin yalancı olduğunu ortaya çıkarmak maksadı ile onları sınayalım diye böyle yapardık.

“Kim Rabbinin Zikrinden/Kur'ân’dan yüz çevirirse O, onu çetin bir azaba sokar.” Yani kim Allah’ın Kitabı demek olan Zikrinden, öğüdünden yüz çevirip de ona uymaz, ona itaat etmezse, aksine onu bırakıp başka şeylerle oyalanır, ondan gafil kalırsa Allah, onu son derece çetin ve ağır bir azaba sokar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Cinlerden bir topluluğun onu dinlediğini vahyettiği gibi, eğer cinler ve insanlar İslam yolu üzerine dosdoğru olurlarsa ve içindekilerle amel ederlerse, Allah’ın da onları bolca su vererek sulayacağını ve onlara çeşit çeşit nimetlerle yardım edeceğini de vahyetti.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَأَلَّوِ ve en levi ve şayet
  2. ٱسْتَقَـٰمُوا۟ stekamu doğru gitselerdi kök: قوم
  3. عَلَى ala
  4. ٱلطَّرِيقَةِ t-tarikati yolda kök: طرق
  5. لَأَسْقَيْنَـٰهُم leeskaynahum onları sulardık kök: سقي
  6. مَّآءً maen su ile kök: موه
  7. غَدَقًۭا gadekan bol kök: غدق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سقي (25 geçiş) · Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su

    Yeryüzünde birbirine komşu kara parçaları, üzüm bağları, ekinler; bir kökten çıkan çok gövdeli ve tek gövdeli hurma ağaçları vardır ki hepsi aynı su…

  • Aynı kök: سقي (25 geçiş) · Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su

    Hüsranın ardından da cehennem vardır. Orada kendisine irinli su içirilecektir.

  • Aynı kök: سقي (25 geçiş) · Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su

    Rüzgarları da aşılayıcı olarak gönderip yukarıdan su indirerek sizi onunla suladık. Onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz.

  • Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su

    O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bile Allah'a…

  • Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su

    Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki…

  • Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su

    Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…

  • Aynı kök: طرق (11 geçiş)

    Şüphesiz inkar edenler ve zulmedenler (var ya), Allah onları asla bağışlayacak ve doğru yola iletecek değildir.

  • Aynı kök: طرق (11 geçiş)

    (Allah onları) ancak içinde ebedi kalacakları cehennemin yoluna iletir. Bu ise Allah'a çok kolaydır.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

59 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(16, 17) Doğru yolda olsalardı, kendilerini nimetler içerisinde imtihan edelim diye onlara bol su verirdik. Zaten kim Rabbinin zikrinden (Kur'an'dan) yüz çevirirse, Allah onu şiddeti artan bir azaba sürükler. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Tâhâ 20:124; Zuhruf 43:36; Müddessir 74:17.

Mustafa İslamoğlu

İmdi, eğer onlar yolda doğru dürüst giderlerse, elbet Biz de onları bitimsiz bir suyla sularız;

Muhammed Esed

Öyleyse, (bilin ki) onlar, (çağrımızı duyanlar,) şaşmadan (doğru) yoldan gidecek olurlarsa kendilerine sınırsız nimetler yağdıracağız,

Ahmed Hulusi

Gerçek şu ki, onlar tarikat (hakikatine giden yol) doğrultusunda yürüselerdi, elbette onlara bol bir su (marifet ve ilimle) suvarırdık.

Ali Bulaç

Eğer onlar (insanlar ve cinler), yol üzerinde 'dosdoğru bir istikamet tuttursalardı', mutlaka Biz onlara bol miktarda su içirir (tükenmez bir rızık ve nimet verir)dik.

Ali Özek ve heyeti

Şayet doğru yolda gitselerdi, onlara bol su verirdik.

Ali Rıza Safa

Oysa yol üzerinde dosdoğru yönü tuttursalardı, onları bol suyla sulardık.

Bayraktar Bayraklı

-"Eğer doğru yolda yürüselerdi, onları onun içinde imtihan edelim diye bol su ile suvarırdık. Kim Rabbinin öğüdünden yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe yükselen bir azaba sokar."

Edip Yüksel

Doğru yola girselerdi onlara bol su verirdik.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Doğru yola girselerdi onlara bol su verirdik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar gerçekten o yol üzere dosdoğru gitselerdi, elbette kendilerini bol bir su ile suvarırdık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve hakıkat o tarikat üzere istikametle gitselerdi elbette kendilerini bol bir su ile suvarırdık

Gültekin Onan

Eğer onlar (insanlar ve cinler) yol üzerinde 'dosdoğru bir istikamet tuttursalardı', mutlaka biz onlara bol miktarda su içirir (tükenmez bir rızık ve nimet verir)dik.

Hasan Basri Çantay

(Bana) şu hakıykat da (vahyedildi:) Eğer onlar o yol üzerinde dosdoğru gitselerdi elbette onlara bol su içirirdik.

İbni Kesir

Şayet onlar, yol üzerinde istikameti bulmuş olsalardı; onlara bol bol su içirirdik.

Mehmet Alagaş

(1-17) Bana, cinlerden bir ekibin beni dinlediği vahyediliyor, biz olağan üstü / acayip bir kuran işittik dediler. Erişkinliğe / rüşte iletiyor, biz ona iman ettik , Rabbimize herhangi birini asla ortak koşmayacağız. Muhakkak ki Rabbimizin şanı yücedir, arkadaş ve de çocuk / evlat edinmemiştir. Muhakkak ki O aramızdaki en aptalımız / aklı kıt olanımız dı, Allaha karşı saçma sapan sözler söylerdi. Allah hakkında ne insan ve ne de cin kesinlikle yalan söylemez sanıyorduk. (Ama yanılmışız) İns’ten bazı adamlar Cin’den bazı adamlara sığınıyorlardı ve haksız davranışlarını / cahilliklerini artırıyorlardı. Sizin sandığınız gibi onlarda / cinlerde Allah’ın kimseyi asla diriltmeyeceğini sanıyorlardı. Muhakkak ki biz cinler olarak göğe dokunduk, onu kayan alevler /ışımalar ve şiddetli koruyucularla dolu olarak bulduk. Biz onun oturma yerlerinde dinlemek amacıyla otururduk. Kim bir şey işitecek olsa o anda, onu takip eden / gözetleyen kayan bir alev / ışıma bulurdu. Yeryüzünde olanlara fenalık mı / şer mi murad edildi ? yahut Rablerinin onları eriştirmek /yetiştirmek gibi bir muradı mı var ? idrak edemiyoruz. Muhakkak içimizde Salihler var ve de bunun dışında olanlar da var. Bizler ayrı ayrı yollardayız. Artık Allah’ı yeryüzünde aciz bırakamayacağımızı ve onu kaçarak ta aciz edemeyeceğimizi kesinlikle anlıyoruz, biz hidayet rehberini işittiğimiz de ona kesinlikle iman ettik, kim Rabbine güvenirse / iman ederse artık ona noksan kalma korkusu ve de haksızlık yapılma korkusu yoktur. Muhakkak biz de Müslümanlar da var haktan sapanlar da / kasituun da var, Kim teslim olmuşsa / Müslüman olmuşsa işte onlar yetişkinliği arayıp bulanlardır. (Teharrav; Hira ile aynı, arayış dağı) Haktan sapanlar ise cehenneme odun oldular. Eğer ki yollarında istikamet üzere olsalardı / düzgün olsalardı bile onları sınavla ayrıştırmak amacıyla bol su ile sularken dahi onları sınardık. Rabbinin hatırlatmasından yüz çeviren kimseyi artan / yükselen bir azaba sokar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Eğer onlar, doğru yolda istikamet üzere olsalardı, onlara bol bol su verirdik.

Süleyman Ateş

Şayet yolda doğru gitselerdi onlara bol su verirdik (rızıklarını bollaştırırdık).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Allah şöyle der:) Doğru yolu tutsalar elbette onlara bol su veririz.

Şaban Britch

Eğer doğru yolda istikamet üzere olsalardı, onlara bol bol yağmur verirdik.

Şaban Piriş

Eğer doğru yolda yürüselerdi, onlara bol bol yağmur verirdik.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer yolda, kıvamında yürüselerdi, onları bol bir su ile suvarırdık,

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Had they - the Pagans - followed the path of rectitude, We would have blessed them, and heaven would have prospered them with an abundance of rain mixed with blessings, spiritual, moral and material means of sustenance.

Abdul Haleem

If they had taken to the right way, We would have given them abundant water to drink-

Abdullah Yusuf Ali

(And Allah's Message is): "If they (the Pagans) had (only) remained on the (right) Way, We should certainly have bestowed on them Rain in abundance.

Abul A'la Maududi

If dipnot 1 people were to keep firmly to the Right Way, We would have vouchsafed them abundant rain dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The conversation of the jinn having come to an end, with this begins the speech of Allah.
  2. metne dön, dipnot 2
    This is the same thing as has been said in( Surah Nooh, Ayats 10-11). Seek forgiveness of Allah. He will send abundant rains for you from heaven. (For explanation, see( E.N. 12 of Surah Nooh). Abundance of water has been used for abundance of blessings metaphorically for human life, and habitations also depend on water. Without water there can be no human settlement, nor can man’s basic needs be fulfilled, nor his industries work and prosper.

Aisha Bewley

If only they were to go straight on the Path, We would give them abundant water to drink

Al-Hilali & Khan

If they (non-Muslims) had believed in Allâh, and went on the Right Way (i.e. Islâm) We would surely have bestowed on them water (rain) in abundance.

Ali Quli Qarai

If they are steadfast on the path [of Allah], We shall provide them with abundant water,

Amatul Rahman Omar

And that if these (Makkan disbelievers) keep to the right path (and accept the divine Message) We will certainly provide them with abundant water (-wealth and other material benefits in the present life) to avail from.

Arthur John Arberry

Would they but go straight on the way, We would give them to drink of water copious,

Bijan Moeinian

O’ Mohammad, say: "If people sincerely follow the right path, their Lord will send them abundant water" [which is the source of life].

E. Henry Palmer

And if they will go right upon the way, we will irrigate them with copious water

Edip-Layth

Had they walked on the right path, We would have provided them with abundant water.

George Sale

If they tread in the way of truth, We will surely water them with abundant rain;

Hamid S. Aziz

If they should keep to the right way, We would certainly give them to drink of abundant water,

Mahmoud Ghali

And that if they had gone straight on the right mode (of life), indeed We would have made them to drink copious water.

Marmaduke Pickthall

If they (the idolaters) tread the right path, We shall give them to drink of water in abundance

Mohamed Ahmed - Samira

(Say): "If they keep to the right path We shall give them water in abundance to drink

Muhammad Asad

[KNOW, ] THEN, that if they [who have heard Our call] keep firmly to the [right] path, We shall certainly shower them with blessings abundant,

Mustafa Khattab

Had the deniers followed the Right Way, We would have certainly granted them abundant rain to drink—

Progressive Muslims

And had they walked on the right path, We would have provided them with abundant water.

Rashad Khalifa

If they remain on the right path, we will bless them with abundant water.

Sahih International

And [ Allah revealed] that if they had remained straight on the way, We would have given them abundant provision

Sam Gerrans

And had they but been upright upon the path, We would have given them water to drink in abundance,

Shabbir Ahmed

(Such was their conversation. ) Now, if they take an unwavering stand on the Highest Discipline, We will shower them with abundant bounties. ('Tareeqah' = Layer upon layer arranged in great harmony = Discipline = Way = Course. 'At-Tareeqah' = The Highest Discipline = Divine Revelation. 'Ma' = Water, heavenly blessings = Bounties).

Syed Vickar Ahamed

(And Allah’s Message is): "If they (the pagan) had (only) believed in Allah and walked on the (right) Path, we should certainly have granted (in kindness) to them (the) bountiful rain.

Taqi Usmani

"(And it is also revealed to me) that if they (the people of Makkah) had stood firm on the (right) way, We would have supplied water to them in abundance,

The Monotheist Group

And had they walked on a straight path, We would have provided them with abundant water.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Cin suresi, 16. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Cin suresi, 16. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Cin suresi, 16. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩