Nisâ suresi

Nisâ suresi, 168. ayet

Nisâ suresi, 168. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَظَلَمُوا۟ لَمْ يَكُنِ ٱللَّهُ لِيَغْفِرَ لَهُمْ وَلَا لِيَهْدِيَهُمْ طَرِيقًا

inne-lleẕîne keferû veżalemû lem yeküni-llâhü liyagfira lehüm velâ liyehdiyehüm ṭarîḳâ.

Diyanet İşleri

Şüphesiz inkar edenler ve zulmedenler (var ya), Allah onları asla bağışlayacak ve doğru yola iletecek değildir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 165–171 · surenin 168. ayeti / 176
  1. Nisâ 165

    Müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdik ki, peygamberlerden sonra insanların Allah'a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  2. Nisâ 166

    Fakat Allah, sana indirdiğini kendi ilmiyle indirmiş olduğuna şahitlik eder. Melekler de buna şahitlik eder. Şahit olarak Allah yeter.

  3. Nisâ 167

    Şüphesiz inkar edenler, insanları Allah yolundan alıkoyanlar derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.

  4. 168

    Şüphesiz inkar edenler ve zulmedenler (var ya), Allah onları asla bağışlayacak ve doğru yola iletecek değildir.

  5. Nisâ 169

    (Allah onları) ancak içinde ebedi kalacakları cehennemin yoluna iletir. Bu ise Allah'a çok kolaydır.

  6. Nisâ 170

    Ey insanlar! Peygamber size Rabbinizden hakkı (gerçeği) getirdi. O halde, kendi iyiliğiniz için iman edin. Eğer inkar ederseniz bilin ki, göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  7. Nisâ 171

    Ey Kitab ehli! Dininizde sınırları aşmayın ve Allah hakkında ancak hakkı söyleyin. Meryem oğlu İsa Mesih, ancak Allah'ın peygamberi, Meryem'e ulaştırdığı (emriyle onda var ettiği) kelimesi ve kendisinden bir ruhtur. Öyleyse Allah'a ve peygamberlerine iman edin, "(Allah) üçtür" demeyin. Kendi iyiliğiniz için buna son verin. Allah, ancak bir tek ilahtır. O, çocuk sahibi olmaktan uzaktır. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O'nundur. Vekil olarak Allah yeter.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 168–169. ayetler için yazılmıştır.

168-169. Bundan dolayı Yüce Allah: “Kâfir olup zulmedenleri...” buyurmaktadır. Bu zulüm ise onların küfürlerinden başka ve ona ilave bir şeydir. Aksi takdirde küfür zaten -mutlak olarak zulmün söz konusu edilmesi halinde- zulmün kapsamına girer. Burada zulümden kasıt, küfür amelleri ve onun içerisine alabildiğine dalmaktır. Bu gibi kimseler ilâhi mağfiretten de dosdoğru yola iletilmekten de uzaktırlar. Bundan dolayı da Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “…Allah ne mağfiret edecektir ne de onlara doğru bir yol gösterecektir. Ancak cehennemin yolunu (gösterecektir)” Böylelerinin mağfirete nail olup hidâyete ermelerinin mümkün olmayışı, azgınlıklarını sürdürmeleri, küfürlerini artırmaları bundan dolayı da kalplerinin mühürlenmesi, işledikleri günahlar sebebiyle de önlerinde hidâyet yollarının kapanmasıdır. Yoksa “Rabbin kullara asla zulmedici değildir.” (Fussilet, 41/46)

“Bu, Allah’a pek kolaydır.” Yani Allah onlara aldırış etmez, onları önemsemez. Çünkü onlar hayra elverişli kimseler değildir. Onlara ancak kendileri için seçtikleri hal yakışır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şüphesiz Allah'ı, resullerini inkâr edenler ve küfürde kalmakla kendi nefislerine zulmedenleri, bulundukları küfür üzerine kalmaya ısrarcı oldukları sürece; yüce Allah bağışlamayacak ve asla onları Allah'ın azabından kurtaracak doğru yola yöneltmeyecektir.

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّ inne şüphesiz
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. كَفَرُوا۟ keferu inkar eden(ler) kök: كفر
  4. وَظَلَمُوا۟ ve zelemu ve zulmedenler kök: ظلم
  5. لَمْ lem
  6. يَكُنِ yekuni olmayacak kök: كون
  7. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  8. لِيَغْفِرَ liyegfira bağışlayan kök: غفر
  9. لَهُمْ lehum onları
  10. وَلَا ve la
  11. لِيَهْدِيَهُمْ liyehdiyehum ve iletmeyecektir kök: هدي
  12. طَرِيقًا tarikan yola kök: طرق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: طرق (11 geçiş)

    (Allah onları) ancak içinde ebedi kalacakları cehennemin yoluna iletir. Bu ise Allah'a çok kolaydır.

  • Aynı kök: طرق (11 geçiş)

    Şöyle dediler: "Şüphesiz bu ikisi, sihirleri ile sizi yurdunuzdan çıkarmak ve en üstün olan dininizi ortadan kaldırmak isteyen birer sihirbazdırlar."

  • Aynı kök: طرق (11 geçiş)

    (Firavun'un imana yanaşmaması üzerine) Musa'ya, "Kullarımı (İsrailoğullarını) geceleyin (Mısır'dan) yürütüp çıkar. Yakalanmaktan korkmaksızın, endişe…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(168, 169) İnkâr edip haksızlık edenleri Allah asla bağışlayacak değildir. dipnot 1 Onları içinde ebedî kalacakları dipnot 2 cehennemin yolundan başka bir yola ulaştıracak da değildir. Bu, Allah'a çok kolaydır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Bakara 2:161-162, 217; Al-i İmrân 3:86; Nisâ 4:137; Muhammed 47:34.
  2. metne dön, dipnot 2
    Cehennemin ebedî oluşuyla ilgili bkz. Bakara 2:39, 81, 162, 217, 257, 275; Al-i İmrân 3:88, 116; Nisâ 4:14, 56, 93; Mâide 5:37, 80; En‘âm 6:128; A‘râf 7:36; Tevbe 9:17, 63, 68; Yûnus 10:27, 52; Hûd 11:8, 107; Ra‘d 13:5; Nahl 16:29; Tâhâ 20:101; Enbiyâ 21:99; Mü'minûn 23:103; Furkân 25:69; Secde 32:14; Ahzâb 33:65; Sâffât 37:9; Zümer 39:72; Mü'min 40:76; Fussilet 41:28; Zuhruf 43:74; Muhammed 47:15; Mücâdele 58:17; Haşr 59:17; Teğâbun 64:10; Cinn 72:23; Müddessir 74:28; Nebe' 78:23; İnfitâr 82:16; Beyyine 98:6.

Mustafa İslamoğlu

Küfre gömülen ve zulümde direnenleri Allah asla affetmeyecek ve onlara bir yol göstermeyecektir;

Muhammed Esed

Hakikati inkar etmeye ve zulüm işlemeye şartlanmış olanları, Allah asla affetmeyecek ve onlara bir yol göstermeyecektir;

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki Allah hakikati inkar edenleri ve zulmedenleri ne bağışlar ne de onlara bir tarik (anlayış yolu) açar.

Ali Bulaç

Gerçek şu ki, inkar edenler ve zulmedenler, Allah onları bağışlayacak değildir, onları bir yola da iletecek değildir.

Ali Özek ve heyeti

İnkâr edip zulmedenleri Allah asla bağışlayacak değildir. Onları doğru yola iletecek de değildir.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, Allah, nankörlük edenleri ve haksızlık yapanları bağışlamayacak; onlara bir yol da göstermeyecektir.

Bayraktar Bayraklı

- İnkar edip zulme sapanlar var ya; Allah onları asla affedecek değildir. Onları içinde süreli kalacakları cehennem yolu hariç, başka bir yola iletecek de değildir.Bunu yapmak Allah için kolaydır.

Edip Yüksel

İnkar edip zulmedenleri ALLAH ne bağışlayacak, ne de onlara bir yol gösterecektir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnkar edip zulmedenleri ALLAH ne bağışlayacak, ne de onlara bir yol gösterecektir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(168-169) Şüphesiz küfredip haksızlık edenleri Allah bağışlayacak ve cehennem yolundan başka bir yola da çıkaracak değildir; orada sonsuza dek kalacaklardır. Bu da Allah için kolaydır.

Elmalılı Hamdi Yazır

(168-169) Şübhesiz küfredib haksızlık edenleri Allah mağfiret edecek değil, Cehennem yolundan başka bir yola çıkaracakda değil, onlar ebediyyen onda muhalled, bu da Allaha nazaran kolay bulunuyor

Erhan Aktaş

Kuşkusuz Allah Kafir olanları ve zulmedenleri bağışlayacak değildir. Onları bir yola iletecek de değildir;

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kuşkusuz Allah Kafir olanları ve zulmedenleri bağışlayacak değildir. Onları bir yola iletecek de değildir;

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gerçeği yalanlayıp nankörlük edip, zulmedenleri Allah bağışlayacak değildir. Onları bir yola hidayet edecek de değildir;

Gültekin Onan

Gerçek şu ki, kafirler ve zulmedenler, Tanrı onları bağışlayacak değildir, onları bir yola da iletecek değildir.

Hasan Basri Çantay

(168-169) Hakıykat, o inkar edib kafir olanlar ve zulm edenler (yok mu) Allah onları asla yarlığayacak değildir. Onları cehennemin yolundan başka bir yola da iletecek değildir. Onlar orada ebedi kalıcıdırlar. Bu ise Allaha göre pek kolaydır.

İbni Kesir

Muhakkak ki küfreden ve zulmedenleri Allah, bağışlayacak ve onları doğru yola iletecek değildir.

Mehmet Alagaş

(167-170) Muhakkak ki kafirler ve Allah yolundan saptıranlar kesinlikle pek uzak bir sapıklığa sapmışlardır. Muhakkak ki kafirler ve zalimleri Allah asla bağışlamayacaktır ve onları cehennem yolu hariç herhangi bir yola rehber olup iletmeyecektir. Orada ebedi kalıcıdırlar. Bu Allah’a kolaydır. Ey insanlar Rabbinizden size gerçek olarak bir Resul kesinlikle geldi , iman ediniz, sizin için hayırdır, eğer küfrederseniz de muhakkak ki semalarda ve yerde ne varsa Allah’ındır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kâfir olup, zulmedenleri Allah asla, bağışlayacak ve doğru yola iletecek değildir.

Süleyman Ateş

O inkar edip zulmedenler var ya, Allah onları ne bağışlayacak, ne de yola iletecektir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ayetleri görmezlikten gelenleri ve yanlış yapanları Allah ne bağışlayacak; ne de bir yola yöneltecektir.

Şaban Britch

Küfredenleri ve zulmedenleri Allah bağışlamamıştır. Onlara hiçbir yol göstermez.

Şaban Piriş

Küfredenleri ve zulmedenleri Allah bağışlamamıştır. Onlara hiç bir yol göstermez.

Yaşar Nuri Öztürk

İnkar edip zulme sapanlar var ya, Allah onları affetmeyecek, onları hiçbir yola kılavuzlamayacaktır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And those who denied Allah. and were wrongful of actions, were born to be losers; never shall Allah forgive them nor guide them to the path. of righteousness.

Abdul Haleem

God will not forgive those who have disbelieved and do evil, nor will He guide them to any path

Abdullah Yusuf Ali

Those who reject Faith and do wrong,- Allah will not forgive them nor guide them to any way-

Abul A'la Maududi

Likewise, Allah will neither forgive those who denied the truth and took to wrong-doing nor will He show them any other way.

Aisha Bewley

Allah will not forgive those who are kafir and do wrong or guide them on any path,

Al-Hilali & Khan

Verily, those who disbelieve and did wrong [by concealing the truth about Prophet Muhammad صلى الله عليه وسلم and his message of true Islâmic Monotheism written in the Taurât (Torah) and the Injeel (Gospel) with them]; Allâh will not forgive them, nor will He guide them to any way - (Tafsir Al-Qurtubî).

Ali Quli Qarai

Indeed those who are faithless and do wrong, Allah shall never forgive them, nor shall He guide them to any way,

Amatul Rahman Omar

Those who have disbelieved and have associated partners with Him, it is not for Allâh to protect them, nor will He show them any way

Arthur John Arberry

Surely the unbelievers, who have done evil, God would not forgive them, neither guide them on any road

Bijan Moeinian

As to those who disbelieve and do injustice, God will not forgive them nor guide them to the straight path.

E. Henry Palmer

Verily those who misbelieve and are unjust, God will not pardon them, nor will He guide them on the road -

Edip-Layth

Those who have rejected and did wrong, God was not to forgive them, nor guide them to a path;

George Sale

Verily those who believe not, and act unjustly, God will by no means forgive, neither will He direct them into any other way,

Hamid S. Aziz

Verily, those who disbelieve and do wrong (are unjust), Allah will not pardon them, nor will He guide them on the Way

Mahmoud Ghali

Surely (the ones) who have disbelieved and have done injustice, indeed Allah would not forgive them, nor indeed guide them on any road.

Marmaduke Pickthall

Lo! those who disbelieve and deal in wrong, Allah will never forgive them, neither will He guide them unto a road,

Mohamed Ahmed - Samira

Those who deny and transgress will not be forgiven by God, nor be shown the way

Muhammad Asad

Behold, those who are bent on denying the truth and on evildoing - God will indeed not forgive them, nor will He guide them onto any road

Mustafa Khattab

Those who disbelieve and wrong themselves—surely Allah will neither forgive them nor guide them to any path

Progressive Muslims

Those who have rejected and did wrong, God was not to forgive them, nor guide them to a path.

Rashad Khalifa

Those who disbelieve and transgress, GOD will not forgive them, nor will He guide them in any way;

Sahih International

Indeed, those who disbelieve and commit wrong [or injustice] - never will Allah forgive them, nor will He guide them to a path.

Sam Gerrans

Those who ignore warning and do wrong — God will not forgive them, nor will He guide them on a road

Shabbir Ahmed

Those who indulge in such blatant denial and hinder people from Allah's Way, are wrongdoers. They are violating one of the basic human rights i.e. that of attaining knowledge (4:167). According to the Law of Requital, they block their own way to forgiveness and guidance.

Syed Vickar Ahamed

Surely, those who reject Faith and do wrong— Allah will not forgive them nor guide them to any way—

Taqi Usmani

Surely, those who disbelieved and transgressed, Allah is not going to forgive them, nor to lead them to a way

The Monotheist Group

Those who have rejected and did wrong, God was not to forgive them, nor guide them to a path.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 168. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 168. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 168. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩