Diyanet İşleri
(45-46) O, maden eriyiği gibidir. Kaynar suyun kaynaması gibi karınlarda kaynar.
Duhân suresi
Duhân suresi, 45. ayet. كَٱلْمُهْلِ يَغْلِى فِى ٱلْبُطُونِ
kelmühl. yaglî fi-lbüṭûn.
(45-46) O, maden eriyiği gibidir. Kaynar suyun kaynaması gibi karınlarda kaynar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Zakkum ağacı ve cehennem Duhân 43–50 3
Yalnız, Allah'ın yardım ettiği kimseler bunların dışındadır. Şüphesiz O, mutlak güç sahibidir, çok merhamet edendir.
(43-44) Şüphesiz, zakkum ağacı, günahkarların yemeğidir.
(45-46) O, maden eriyiği gibidir. Kaynar suyun kaynaması gibi karınlarda kaynar.
(Allah, görevli meleklere şöyle der:) "Tutun onu, cehennemin ortasına sürükleyin."
"Sonra başının üstüne kaynar su azabından dökün."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 43–50. ayetler için yazılmıştır.
43-44. Yüce Allah, Kıyamet gününü ve o günde kulları arasında ayırt edici hükmü vereceğini söz konusu ettikten sonra, onların iki gruba ayrılacaklarını, bir grubun cennette olacağını, diğer grubun ise cehennem ateşi içerisinde olacağını belirtti. Bu sonuncu grup, küfür ve masiyetler işleyerek günahkâr olanlardır.
Bunların yiyecekleri, ağaçların en kötüsü ve en fecisi olan “Zakkûm ağacı”dır.
45-50. Bu ağacın tadı ise “erimiş maden gibidir.” Yahut oldukça kötü kokan, tadı da kötü, kokusu da kötü, son derece sıcak bir irin gibidir. “Karınlarda kaynar, tıpkı kaynar suyun kaynaması gibi.”
Azap edilecek olana şöyle denilecektir: Haydi bu can yakıcı azabı ve bu vahim cezayı “tat bakalım! Çünkü sen güçlü ve değerli imişsin!” Kendi kanaatine göre sen, Allah’ın azabına karşı kendini koruyacak güçlü bir kimse olduğunu zannediyordun. Allah nezdinde de değerli olduğunu ve sana hiçbir şekilde azap etmeyeceğini ileri sürüyordun. İşte bu gün, sen zillete düşürülen, tahkir edilen, son derece değersiz bir kişi olduğunu açıkça görüyorsun. “İşte bu” pek büyük olan bu azab, “sizin (dünyadayken) şüphe ettiğiniz (azaptır).” Ama artık sizin için son derece kesin bir bilgidir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Zakkum ağacının meyvesi siyah zeytin yağı gibidir. Aşırı sıcaklığının şiddetinden dolayı o kimselerin karınlarında kaynayıp durur.
Aynı kök: غلي (2 geçiş)
(45-46) O, maden eriyiği gibidir. Kaynar suyun kaynaması gibi karınlarda kaynar.
Aynı kök: مهل (6 geçiş)
De ki: "Hak, Rabbinizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkar etsin." Biz zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki, onun alevden duvarları…
Aynı kök: مهل (6 geçiş)
(8-9) Göğün, erimiş maden gibi ve dağların atılmış renkli yün gibi olacağı günü hatırla.
Aynı kök: مهل (6 geçiş)
Nimet içinde yüzen o yalanlayıcıları bana bırak ve onlara biraz mühlet ver.
Aynı kök: بطن (25 geçiş)
Allah'ın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel ile değişenler (var ya); işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey…
Aynı kök: بطن (25 geçiş)
Hani, İmran'ın karısı, "Rabbim! Karnımdaki çocuğu sırf sana hizmet etmek üzere adadım. Benden kabul et. Şüphesiz sen hakkıyla işitensin, hakkıyla…
Aynı kök: بطن (25 geçiş)
Ey iman edenler! Sizden olmayanlardan hiçbir sırdaş edinmeyin. Onlar size fenalık etmekten asla geri kalmazlar. Hep sıkıntıya düşmenizi isterler.…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(43, 44, 45, 46) Şüphesiz ki zakkum ağacı, dipnot 1 kaynar suyun kaynamasına benzer şekilde suçluların karınları(n)da erimiş maden gibi kaynayan yemeğidir.
tıpkı yanık yağ tortusu gibi karında kaynar,
tıpkı karın boşluğunda kaynayan sıvı kurşun gibi,
Erimiş maden gibidir; karınlarda kaynar.
Pota gibi; karınlarda kaynar durur;
O, karınlarda suyun kaynaması gibi kaynar.
Karınlarda kaynayan erimiş maden gibi.
- Erimiş maden gibi, karınlarda kaynar, sıcak suyun kaynaması gibi.
Derişik asit gibi ve midelerde kaynayacaktır.
Derişik asit gibi ve midelerde kaynayacaktır
Pota gibi karınlarında kaynar,
Pota gibi karınlarında kaynar,
Erimiş maden gibi karınlarında kaynar.
Erimiş maden gibi karınlarında kaynar.
Erimiş maden gibi karınlarında kaynar.
Pota gibi; karınlarda kaynar durur;
(45-46) (O), sıcak suyun kaynadığı gibi karınlar içinde kaynayacak erimiş ma'den (ler) gibidir.
Erimiş maden gibidir. Karınlarında kaynar,
(40-59) Ayrışma günü onların hepsinin toplanacağı randevu günüdür. O gün dostun dosta bir faydası olmaz Allah'ın esirgedikleri haricindekiler yardım görmezler, muhakkak ki O, saygıdeğerdir, esirgeyendir. Zakkum ağacı, kötülerin yemeğidir, erimiş metal / maden gibi / müh’l gibi karınları kaynar suyu kaynaması gibi kaynatır, tutun onu cehennemin orta yerine kadar sürükleyin onu , sonra başının üzerinden kaynar su azabından dökülür , tadın. “Muhakkak ki sen saygınsın, ikram edensin” şüphe ettiğiniz şey kesinlikle buydu. Sakınanlar güvenilir bir makamdadırlar , bahçelerde ve gözelerde , ince kalın ipek elbiseler giymişler karşılıklı vaziyetteler, işte böyle ve iri gözlüler ile eşlenmişlerdir, her türlü meyveden güven içinde çağırırlar / dua ederler , önceki i lk ölümleri dışında ölüm tatmazlar , Rabbinin hazinesinden olarak onlar ateş azabından korunmuşlardır, işte bu çok büyük başarıdır. Biz onu (Kuran’ı) senin lisanınla kolaylaştırdık böylelikle belki hatırlayıp ta anarlar, sen gözetle, onlar da gözetleyenlerdir.
Erimiş maden gibidir, karınlarda kaynar.
Pota gibi karınlarda kaynar.
Erimiş maden gibidir, karınlarda kaynar.
Erimiş maden gibidir. Karınlarda kaynayacaktır.
Maden eriyiği gibi karınlarda kaynar durur.
Yanmış yağ gibi karınlarda kaynar durur.
Erimiş maden misali, karınlarda kaynar.
Food which like molten metals. will keep boiling inside the bellies
[hot] as molten metal, it boils in their bellies
Like molten brass; it will boil in their insides.
Like dregs of oil, dipnot 1 it will boil in their bellies
seething in the belly like molten brass,
Like boiling oil, it will boil in the bellies,
Like molten copper it will boil in the bellies,
(It will act) like molten copper. It will boil in (their) bellies;
like molten copper, bubbling in the belly
this will burn the stomach the same way…
as it were melting, shall it boil in their bellies
Like hot oil, it will boil in the stomachs.
As the dregs of oil shall it boil in the bellies of the damned,
Like molten brass, it shall boil in (their) bellies,
Like molten metal, it boils in the bellies,
Like molten brass, it seetheth in their bellies
It is like pitch. It will fume in the belly
like molten lead will it boil in the belly,
Like molten metal, it will boil in the bellies
Like hot oil, it will boil in the stomachs.
Like lye, it will boil in the stomachs.
Like murky oil, it boils within bellies
Like molten brass, it boils in the bellies
Like molten brass will it boil in the belly.
Like molten brass; It will boil in their bellies,
like dregs of oil. It will boil in the bellies
Like hot oil, it will boil in the bellies.