Diyanet İşleri
(43-44) Şüphesiz, zakkum ağacı, günahkarların yemeğidir.
Duhân suresi
Duhân suresi, 43. ayet. إِنَّ شَجَرَتَ ٱلزَّقُّومِ
inne şecerate-zzeḳḳûm.
(43-44) Şüphesiz, zakkum ağacı, günahkarların yemeğidir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Zakkum ağacı ve cehennem Duhân 43–50 3
Şüphesiz, hüküm günü, hepsinin bir arada buluşacağı zamandır.
O gün dostun dosta hiçbir faydası olmaz. Kendilerine yardım da edilmez.
Yalnız, Allah'ın yardım ettiği kimseler bunların dışındadır. Şüphesiz O, mutlak güç sahibidir, çok merhamet edendir.
(43-44) Şüphesiz, zakkum ağacı, günahkarların yemeğidir.
(45-46) O, maden eriyiği gibidir. Kaynar suyun kaynaması gibi karınlarda kaynar.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 43–50. ayetler için yazılmıştır.
43-44. Yüce Allah, Kıyamet gününü ve o günde kulları arasında ayırt edici hükmü vereceğini söz konusu ettikten sonra, onların iki gruba ayrılacaklarını, bir grubun cennette olacağını, diğer grubun ise cehennem ateşi içerisinde olacağını belirtti. Bu sonuncu grup, küfür ve masiyetler işleyerek günahkâr olanlardır.
Bunların yiyecekleri, ağaçların en kötüsü ve en fecisi olan “Zakkûm ağacı”dır.
45-50. Bu ağacın tadı ise “erimiş maden gibidir.” Yahut oldukça kötü kokan, tadı da kötü, kokusu da kötü, son derece sıcak bir irin gibidir. “Karınlarda kaynar, tıpkı kaynar suyun kaynaması gibi.”
Azap edilecek olana şöyle denilecektir: Haydi bu can yakıcı azabı ve bu vahim cezayı “tat bakalım! Çünkü sen güçlü ve değerli imişsin!” Kendi kanaatine göre sen, Allah’ın azabına karşı kendini koruyacak güçlü bir kimse olduğunu zannediyordun. Allah nezdinde de değerli olduğunu ve sana hiçbir şekilde azap etmeyeceğini ileri sürüyordun. İşte bu gün, sen zillete düşürülen, tahkir edilen, son derece değersiz bir kişi olduğunu açıkça görüyorsun. “İşte bu” pek büyük olan bu azab, “sizin (dünyadayken) şüphe ettiğiniz (azaptır).” Ama artık sizin için son derece kesin bir bilgidir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yüce Allah'ın bitirdiği Zakkum ağacı cehennemin dibindedir.
Aynı kök: زقم (3 geçiş) · Aynı kök: شجر (27 geçiş)
Ziyafet olarak bu mu daha hayırlı, yoksa zakkum ağacı mı?
Aynı kök: زقم (3 geçiş) · Aynı kök: شجر (27 geçiş)
(51-52) Sonra siz ey haktan sapan yalanlayıcılar! Mutlaka (cehennemde) bir ağaçtan, zakkumdan yiyeceksiniz.
Aynı kök: شجر (27 geçiş)
Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."
Aynı kök: شجر (27 geçiş)
Hayır! Rabbine andolsun ki onlar, aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp, sonra da verdiğin hükme, içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın,…
Aynı kök: شجر (27 geçiş)
"Ey Adem! Sen ve eşin cennette kalın. Dilediğiniz yerden yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz."
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(43, 44, 45, 46) Şüphesiz ki zakkum ağacı, dipnot 1 kaynar suyun kaynamasına benzer şekilde suçluların karınları(n)da erimiş maden gibi kaynayan yemeğidir.
Şüphesiz o zakkum ağacı,
Gerçek şu ki, (öteki dünyada) ölümcül meyve ağacı
Gerçek ki zakkum ağacı,
Doğrusu, o zakkum ağacı;
Şüphesiz zakkum ağacı,
Aslında zakkum ağacı.
-Şüphesiz zakkum ağacı, günahkarların yiyeceğidir.
Elbette, zakkum ağacı
Elbette, zakkum ağacı
şüphesiz zakkum ağacı,
Şübhesiz o zakkum ağacı
Zakkum ağacı, dipnot 1
Zakkum ağacı dipnot 1 ,
Zakkum ağacı dipnot 1 ,
Doğrusu, o zakkum ağacı;
Şübhesiz o zakkum ağacı,
Doğrusu zakkum ağacı;
(40-59) Ayrışma günü onların hepsinin toplanacağı randevu günüdür. O gün dostun dosta bir faydası olmaz Allah'ın esirgedikleri haricindekiler yardım görmezler, muhakkak ki O, saygıdeğerdir, esirgeyendir. Zakkum ağacı, kötülerin yemeğidir, erimiş metal / maden gibi / müh’l gibi karınları kaynar suyu kaynaması gibi kaynatır, tutun onu cehennemin orta yerine kadar sürükleyin onu , sonra başının üzerinden kaynar su azabından dökülür , tadın. “Muhakkak ki sen saygınsın, ikram edensin” şüphe ettiğiniz şey kesinlikle buydu. Sakınanlar güvenilir bir makamdadırlar , bahçelerde ve gözelerde , ince kalın ipek elbiseler giymişler karşılıklı vaziyetteler, işte böyle ve iri gözlüler ile eşlenmişlerdir, her türlü meyveden güven içinde çağırırlar / dua ederler , önceki i lk ölümleri dışında ölüm tatmazlar , Rabbinin hazinesinden olarak onlar ateş azabından korunmuşlardır, işte bu çok büyük başarıdır. Biz onu (Kuran’ı) senin lisanınla kolaylaştırdık böylelikle belki hatırlayıp ta anarlar, sen gözetle, onlar da gözetleyenlerdir.
Zakkum ağacı.
Zakkum ağacı,
Şüphesiz zakkum ağacı,
O zakkum ağacı var ya;
Zakkum ağacı...
Zakkum ağacı...
Şu bir gerçek ki zakkum ağacı,
There and then shall the ugly, the bitter and disagreeable tree of Zaqqum or (Zaqqoom),
The tree of Zaqqum
Verily the tree of Zaqqum
The tree of al-Zaqqum dipnot 1
The Tree of az-Zaqqum
Verily, the tree of Zaqqûm
Indeed the tree of Zaqqūm
Verily, the (despicable) tree of Zaqqûm
Lo, the Tree of Ez-Zakkoum
The Hellish fruit of …
Verily, the Zaqqum tree
Surely, the tree of Bitterness
Verily the fruit of the tree of al Zakkum
Behold the tree of Zaqqum,
Surely the Tree of ÉAz-Zaqqûm,
Lo! the tree of Zaqqum,
The tree of Zaqqum will indeed be
Verily, [in the life to come] the tree of deadly fruit
Surely ˹the fruit of˺ the tree of Zaqqûm[1]
Surely, the tree of Bitterness.
Surely, the tree of bitterness -
Indeed, the tree of zaqqum
The Tree of Zaqqūm
Verily, the tree of bitter deeds,
Surely, the (evil) tree of Zaqqum
Indeed the tree of zaqqūm
Surely, the tree of Bitterness,