Diyanet İşleri
Şüphesiz senin Rabbin, yolundan sapanı çok iyi bilir ve yine O, doğru yolu bulanları en iyi bilendir.
En'âm suresi
En'âm suresi, 117. ayet. إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ مَن يَضِلُّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِٱلْمُهْتَدِينَ
inne rabbeke hüve a`lemü mey yeḍillü `an sebîlih. vehüve a`lemü bilmühtedîn.
Şüphesiz senin Rabbin, yolundan sapanı çok iyi bilir ve yine O, doğru yolu bulanları en iyi bilendir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Her peygambere düşman şeytanlar; Rabbin kelimesi En'âm 111–117 3
"Size Kitab'ı (Kur'an'ı) hak olarak indiren O iken ben Allah'tan başka bir hakem mi arayacağım?" (de). Kendilerine kitap verdiklerimiz de onun, Rabbin katından hak olarak indirilmiş olduğunu bilirler. O halde, sakın şüphecilerden olma.
Rabbinin kelimesi (Kur'an) doğruluk ve adalet bakımından tamdır. Onun kelimelerini değiştirebilecek yoktur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Eğer yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyuyorlar ve onlar sadece yalan uyduruyorlar.
Şüphesiz senin Rabbin, yolundan sapanı çok iyi bilir ve yine O, doğru yolu bulanları en iyi bilendir.
Artık, ayetlerine inanan kimseler iseniz üzerine Allah'ın ismi anılarak kesilmiş hayvanlardan yiyin.
Allah, yemek zorunda kaldıklarınız dışında size neleri haram kıldığını tek tek açıklamışken, üzerine adının anıldığı hayvanları yememenizin sebebi nedir. Gerçekten birçokları nefislerinin arzularına uyarak bilmeden (halkı) saptırıyorlar. Şüphesiz senin Rabbin, haddi aşanları çok iyi bilir.
Günahın açığını da bırakın, gizlisini de. Çünkü günah kazananlar yaptıkları karşılığında cezalandırılacaklardır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
117. “Şüphe yok ki Rabbin, hem yolundan sapanları en iyi bilendir, hem de hidâyet bulanları” ve hidayete yol gösterenleri “en iyi bilendir.” O halde ey mü’minler! Size düşen O’nun verdiği öğütlere, emir ve yasaklara uymaktır. Çünkü O, sizin maslahatınız olan şeyleri en iyi bilendir ve size kendi öz nefislerinizden daha merhametlidir.
İlk âyet-i kerime, çokluğun hakka delil olmadığına, herhangi bir işi ve yolu izleyenlerin az olmasının da hakkın o olmadığının delili olarak görülemeyeceğine delalet etmektedir. Bilakis vakıa, bunun aksinedir. Zira hak ehli sayıca daha azdırlar, ancak Allah nezdinde kadir ve kıymetleri ve de mükâfaatları daha büyüktür. O halde hakka da batıla da her birine götüren yolların, delil olarak görülmesi ve gösterilmesi gerekir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- Rabbin insanlar arasında yolundan sapanları da, o yolda ilerleyenleri de en iyi bilendir. Bunlardan hiçbir şey ona gizli kalmaz.
Ortak kavram: Yol (sebîl) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru…
Ortak kavram: Yol (sebîl) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
Kendilerine Kitap'tan bir nasip verilmiş olanları görmüyor musun? Onlar sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan sapmanızı istiyorlar.
Ortak kavram: Yol (sebîl) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
Size ne oluyor da münafıklar hakkında iki gruba ayrıldınız? Allah, onları yaptıkları işlerden dolayı baş aşağı ederek eski konumlarına (küfre)…
Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
(6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kar getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu…
Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki Rabbin -evet yalnızca O- kendi yolundan kimin sapmakta olduğunu iyi bilendir ve O kimlerin doğru yola ulaştırıldığını da iyi bilendir. dipnot 1
Hiç kuşkusuz senin Rabbin, kimin kendi yolundan saptığını kim de doğru yolda olduğunu en iyi bilendir.
Şüphe yok ki Allah, kimin Onun yolundan saptığını ve kimin doğru yolda olduğunu en iyi bilendir.
Muhakkak ki senin Rabbin "HU"! Yolundan sapanı en mükemmel bilendir O! "HU"; hakikati yaşayanları en mükemmel bilen. . .
Şüphesiz Rabbin, kendi yolundan sapanları daha iyi bilir. O, dosdoğru yolda olanları daha iyi bilendir.
Şüphesiz kendi yolundan sapanları en iyi bilen Rabbindir. Hidâyete erenleri de en iyi O bilir.
Kuşkusuz, Efendin, yolundan kimin saptığını bilir. O, doğru yolda olanları da bilir.
Şüphesiz ki Rabbin, yolundan sapanları çok iyi bilir; doğru yolda olanları da en iyi bilen O'dur.
Efendin, yolundan sapanları en iyi bilendir. Doğru yolda olanları da o daha iyi bilir.
Rabbin, yolundan sapanları en iyi bilendir. Doğru yolda olanları da o daha iyi bilir.
Şüphesiz Rabbin kimin yolundan saptığını en iyi bilendir, doğru yoldan gidenleri en iyi bilen de O'dur.
Her halde rabbındır en ziyade bilen kim yolundan sapıyor, doğru gidenleri en ziyade bilen de o
Rabb'in, yolundan sapanları en iyi bilendir. Ve O, doğru yolda olanları da en iyi bilendir.
Rabb'in, yolundan sapanları en iyi bilendir. Ve O, doğru yolda olanları da en iyi bilendir.
Rabb'in, yolundan sapanları en iyi bilendir. Ve O, doğru yolda olanları da en iyi bilendir.
Kuşkusuz rabbin kendi yolundan sapanları daha iyi bilir. O, dosdoğru yolda olanları da daha iyi bilendir.
Şübhe yok ki Rabbin, yolundan sapanları en iyi bilenin ta kendisidir.
Muhakkak ki Rabbın; yolundan sapanları en iyi bilendir. Ve O; hidayete ermiş olanları da en iyi bilendir.
(109-117) Var güçleriyle Allaha yemin ettiler ki bir mucize gelirse eğer iman edeceklermiş. De ki Mucizeleri n tümü Allah ’ın yanındadır, bilincinde / şuurunda değilsiniz. Kesinlikle O, size geldiğinde de iman etmezsiniz, (Sen kendin diyorsun ki Musa’nın asası vardı , İsa’nın ölüleri dirilttiğini sen söylüyorsun, peki senin ne mucizen var ? mesela Sâfâ ve Merve’yi altınlaştır, önceki bir Resulü dirilt soralım ona, sen, onlara göre de Resul müsün? O, Resulden anlar) İlk defasında ona inanmadıkları gibi onların kalplerini ve görmelerini değişime uğratırız, onları taşkınlıklarında terk ederiz bocalar dururlar. Şayet onlara melekleri indirsek te ölüler onlarla konuşsalar bile ve her şeyi kabileler halinde bir arada onlara toparlasak da Allah ’ın dilemesi hariç inanacak değiller ve fakat onların çoğu bi lgisizdir / cahildir. Böylece her peygambere ins ve cin şeytanları düşman ettik, bazısı bazısına aldatıcı yaldızlı sözlerle telkinde bulunur , Rabbin eğer isteseydi onu da yapamazlardı, onları ve iftira ettikleri şeyleri bırak, ahirete inanmayanların kalpleri ona kaysın, ondan razı olsunlar ve ne yapacaklarsa da yapsınlar , Allah’tan başka ilah mı arayacağım / araştıracağım , geniş geniş ayrıntılanmış / detaylandırılmış kitabı size indiren O ’dur, kendilerine kitap verilenler biliyorlar ki kesinlikle Rabbinden indirilen bir gerçektir, Asla tereddüt edenlerden olma! Rabbinin kelimeleri doğrulukça ve denklik / adalet bakımından tamamlandı. Onun kelimelerinin yerine bir başkası getirilemez / mübadele edilemez , O işiten ve bilendir. Arzda insanların çoğuna uyarsan seni Allah ’ın yolundan saptırırlar, s adece zanlarına uyuyorlar, onlar kesinlikle tahmin ediyorlar, Muhakkak ki Rabbin yolundan kimlerin saptığını en iyi bilendir. O yola girmiş olanları da en iyi bilendir.
Doğrusu Rabbin, yolundan kimin saptığını daha iyi bilir. Hidayete ermiş olanları da en iyi O bilir.
Rabbin, (evet) O, yolundan sapan(lar)ı çok iyi bilir ve O, yolda olan(lar)ı çok iyi bilir.
Rabbin, kendi yolundan sapanı en iyi bilendir. O, doğru yola girenleri de en iyi bilendir.
Rabbin kendi yolundan sapanı en iyi bilir. O, yola gelmiş olanı da en iyi bilir.
Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir. Hidayette olanları da en iyi O bilir.
Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir. Hidayette olanları da en iyi O bilir.
Kendi yolundan kimin saptığını en iyi senin Rabbin bilir. Hidayete ermiş olanları en iyi bilen de O'dur.
Allah, your Creator, knows best who intentionally or unintentionally alienates himself from His path of righteousness and alienates His purpose, just as He has cognizance of those whose feet are irresistibly drawn by magnetic influence, as it were, to the path of righteousness.
Your Lord knows best who strays from His path and who is rightly guided.
Thy Lord knoweth best who strayeth from His way: He knoweth best who they are that receive His guidance.
And your - Lord knows well who stray from His path, and also those who are rightly-guided.
Your Lord knows best who is misguided from His Way and He knows best those who are guided.
Verily, your Lord! It is He Who knows best who strays from His Way, and He knows best the rightly guided ones.
Indeed your Lord knows best those who stray from His way; and He knows best those who are guided.
Surely He, Your Lord, knows best who goes astray from His way; as He knows best the rightly guided.
Thy Lord knows very well who goes astray from His path; He knows very well the right-guided.
Your Lord knows best who is in the right or wrong path [therefore follow what He says. ]
Thy Lord, He knows best who errs from His path, and He knows best the guided.
Your Lord is fully aware of who strays from His path, and He is fully aware of the guided ones.
verily thy Lord well knoweth those who go astray from his path, and well knoweth those who are rightly directed.
Your Lord, He knows best who errs from His path, and He knows best the rightly guided.
Surely your Lord is He Who knows best who errs away from His way, and He knows best the rightly-guided.
Lo! thy Lord, He knoweth best who erreth from His way; and He knoweth best (who are) the rightly guided.
Your Lord surely knows those who have strayed from his path, and knows those who are rightly guided.
Verily, thy Sustainer knows best as to who strays from His path, and best knows He as to who are the right-guided.
Indeed, your Lord knows best who has strayed from His Way and who is ˹rightly˺ guided.
Your Lord is fully aware of who strays from His path, and He is fully aware of the guided ones.
Your Lord is fully aware of those who stray off His path, and He is fully aware of those who are guided.
Indeed, your Lord is most knowing of who strays from His way, and He is most knowing of the [rightly] guided.
Thy Lord: He best knows who strays from His path; and He best knows the guided.
Only your Lord (shows the Right Path and) knows best those who stray and those who are rightly guided.
Surely, your Lord knows well who wanders away from His Way: He (also) knows well those who receive His guidance.
Surely, your Lord is best aware of those who go astray from His way, and He is best aware of those who are on the right path.
Your Lord is fully aware of who strays from His path, and He is fully aware of the guided ones.