En'âm suresi

En'âm suresi, 120. ayet

En'âm suresi, 120. ayet. وَذَرُوا۟ ظَٰهِرَ ٱلْإِثْمِ وَبَاطِنَهُۥٓ إِنَّ ٱلَّذِينَ يَكْسِبُونَ ٱلْإِثْمَ سَيُجْزَوْنَ بِمَا كَانُوا۟ يَقْتَرِفُونَ

veẕerû żâhira-l'iŝmi vebâṭineh. inne-lleẕîne yeksibûne-l'iŝme seyüczevne bimâ kânû yaḳterifûn.

Diyanet İşleri

Günahın açığını da bırakın, gizlisini de. Çünkü günah kazananlar yaptıkları karşılığında cezalandırılacaklardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

En'âm 117–123 · surenin 120. ayeti / 165
  1. En'âm 117

    Şüphesiz senin Rabbin, yolundan sapanı çok iyi bilir ve yine O, doğru yolu bulanları en iyi bilendir.

  2. En'âm 118

    Artık, ayetlerine inanan kimseler iseniz üzerine Allah'ın ismi anılarak kesilmiş hayvanlardan yiyin.

  3. En'âm 119

    Allah, yemek zorunda kaldıklarınız dışında size neleri haram kıldığını tek tek açıklamışken, üzerine adının anıldığı hayvanları yememenizin sebebi nedir. Gerçekten birçokları nefislerinin arzularına uyarak bilmeden (halkı) saptırıyorlar. Şüphesiz senin Rabbin, haddi aşanları çok iyi bilir.

  4. 120

    Günahın açığını da bırakın, gizlisini de. Çünkü günah kazananlar yaptıkları karşılığında cezalandırılacaklardır.

  5. En'âm 121

    Üzerine Allah adı anılmayan (hayvan)lardan yemeyin. Çünkü bu şekilde davranış fasıklıktır. Bir de şeytanlar kendi dostlarına sizinle mücadele etmeleri için mutlaka fısıldarlar. Onlara boyun eğerseniz şüphesiz siz de Allah'a ortak koşmuş olursunuz.

  6. En'âm 122

    Ölü iken dirilttiğimiz ve kendisine, insanlar arasında yürüyeceği bir nur verdiğimiz kimsenin durumu, hiç, karanlıklar içinde kalmış, bir türlü ondan çıkamamış kimsenin durumu gibi olur mu? İşte kafirlere, işlemekte oldukları çirkinlikler böyle süslü gösterilmiştir.

  7. En'âm 123

    İşte böyle, her memlekette günahkarları oranın ileri gelenleri kıldık ki oralarda hilekarlık etsinler. Halbuki onlar hilekarlığı ancak kendilerine yaparlar. Ama farkında olmuyorlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

120. Günahtan kasıt, kulu günaha düşüren yani Allah’ın ve kullarının hakları ile ilgili kişiyi vebal altına sokan bütün isyanlardır. Allah kullarına gizlisi ile açığı ile günahın her türlüsünü işlemeyi yasaklamıştır. Yani günahın ister beden ve azalarla ilgili olanı olsun isterse de kalple ilgili olanları olsun, gizli ve açık bütün türlerini yasaklamıştır.

Kulun gizli ve açık isyanları terk etmesi ise ancak bunları gereği gibi bilmesi ve bunlar hakkında gerekli araştırmayı yapması ile mümkün olur. Öyleyse bunlar hakkında gerekli bilginin edinilmesi, kalp ve beden isyanlarının tanınıp bilinmesi, her bir mükellef için farz-ı ayndır. İnsanların birçoğu ise pek çok günahı bilmemektedir. Özellikle de kibir, kendini ve yaptıklarını beğenmek, riya ve buna benzer kalbî günahlar gözden uzak kalabilmektedir. Hatta bunların pek çoğu bir kişide bulunduğu olur da o, bunun farkına bile varamaz. Bunun sebebi ise ilimden yüz çevirmek ve basiret sahibi olmamaktır.

Daha sonra Yüce Allah, gizli ve açık günah kazanıp duranların bu kazanmalarına ve günahlarının miktarına göre -az ya da çok- ceza göreceklerini ve bu cezanın âhirette söz konusu olacağını haber vermektedir. Bazen bu ceza dünyada da olabilir. Kul dünyada ceza görebilir ve bu da günahlarının hafifletilmesine sebep teşkil eder.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey insanlar!- Açıktan ve gizlice günah işlemeyi bırakın. Muhakkak Allah, açıktan ve gizlice günah işleyenleri, bunlardan kazandıkları sebebiyle cezalandıracaktır.

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَذَرُوا۟ vezeru ve bırakın kök: وذر
  2. ظَـٰهِرَ zahira açığını kök: ظهر
  3. ٱلْإِثْمِ l-ismi günahın kök: اثم
  4. وَبَاطِنَهُۥٓ ۚ ve batinehu ve gizlisini kök: بطن
  5. إِنَّ inne şüphesiz
  6. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  7. يَكْسِبُونَ yeksibune kazananlar kök: كسب
  8. ٱلْإِثْمَ l-isme günah kök: اثم
  9. سَيُجْزَوْنَ seyuczevne cezasını çekeceklerdir kök: جزي
  10. بِمَا bima
  11. كَانُوا۟ kanu olduklarının kök: كون
  12. يَقْتَرِفُونَ yekterifune yapmış kök: قرف

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: اثم (49 geçiş) · Aynı kök: ظهر (59 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş)

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…

  • Aynı kök: بطن (25 geçiş) · Aynı kök: اثم (49 geçiş) · Aynı kök: ظهر (59 geçiş)

    De ki: "Rabbim ancak, açık ve gizli çirkin işleri, günahı, haksız saldırıyı, hakkında hiçbir delil indirmediği herhangi bir şeyi Allah'a ortak…

  • Aynı kök: بطن (25 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Bir de dediler ki: "Şu hayvanların karınlarındaki yavrular (canlı olursa) sırf erkeklerimize aittir. Karılarımıza ise haramdır." Eğer ölü olursa, o…

  • Aynı kök: اثم (49 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    "Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın. İşte bu zalimlerin cezasıdır."

  • Aynı kök: وذر (45 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    En güzel isimler Allah'ındır. O'na o güzel isimleriyle dua edin ve O'nun isimleri hakkında gerçeği çarpıtanları bırakın. Onlar yaptıklarının cezasına…

  • Aynı kök: قرف (5 geçiş)

    Bir de (şeytanlar), ahirete inanmayanların gönülleri bu yaldızlı sözlere meyletsin, onlardan hoşlansınlar ve işleyecekleri günahları işlesinler diye…

  • Aynı kök: قرف (5 geçiş)

    De ki: "Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz bir ticaret ve…

  • Aynı kök: قرف (5 geçiş)

    İşte bu, Allah'ın, inanıp salih ameller işleyen kullarına müjdelediği şeydir. De ki: "Ben buna (yaptığım tebliğ görevine) karşılık sizden,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Haramın açığını da gizlisini de bırakın! dipnot 1 Haram işleyenler, yaptıklarının cezasını mutlaka ileride çekeceklerdir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu mesaj A‘râf 7:33. ayetle birlikte okunmalıdır. Günahın açık olanı açıktan yapılan veya kötülüğü apaçık olandır; gizlisi ise gizliden yapılan veya kötülüğü hemen görünmeyip sonradan ortaya çıkandır. Bu kapsamda hırsızlık, insan öldürme, zina, yalan, dedikodu, iftira vs. günahlar günahın "açığı"na örnektir. Kalpte işlenen küfür, şirk, inkâr, nifak, kibir, haset, kin, öfke, nefret, kıskançlık gibi günahlar da "gizlisi"ne örnektir.

Mustafa İslamoğlu

Ve günahın açığını da gizlisini de bırakın! Unutmayın ki, günahkar kimseler işledikleri yüzünden cezalandırılacaktır.

Muhammed Esed

Ama, ister açık ister gizli, günah işlemekten kaçının. Zira unutmayın ki, günah işleyenler kazandıkları yüzünden ceza göreceklerdir.

Ahmed Hulusi

Allah yasakları konusunda, suçun açık olanını da düşünsel olanını da bırakın. . . Muhakkak ki suç işleyenler, yaptıklarının sonuçlarını yaşayacaklardır!

Ali Bulaç

Günahın açıkta olanını da, gizlisini de terkedin. Çünkü günahı kazananlar, yüklenegeldikleri nedeniyle karşılık göreceklerdir.

Ali Özek ve heyeti

Günâhın açığını da gizlisini de bırakın. Zaten (hangisi olursa olsun) günâhı kazananlar, kazanmış oldukları günah yüzünden cezalandırılacaklardır.

Ali Rıza Safa

Suç işlemenin açığını da gizlisini de bırakın. Çünkü suç işleyenler, yaptıklarına karşılık cezalandırılacaklardır.

Bayraktar Bayraklı

Günahın açığını da gizlisini de bırakınız! Çünkü günah işleyenler yaptıklarının cezasını mutlaka çekeceklerdir.

Edip Yüksel

Günahların açığını da gizlisini de bırakın. Günah kazananlar işlediklerinin karşılığını alacaklardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Günahların açığını da gizlisini de bırakın. Günah kazananlar işlediklerinin karşılığını alacaklardır

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Günahın açığını da gizlisini de bırakın, çünkü günah kazananlar, yarın kazandıkları günahın cezasını kesinlikle çekeceklerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Günahın açığını da bırakın gizlisini de, çünkü günah kazananlar yarın kazandıklarının cezasını muhakkak çekecekler

Erhan Aktaş

Günahın açığını da gizlisini de bırakın. Günah işleyenler, işledikleri günahın karşılığını göreceklerdir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Günahın açığını da gizlisini de bırakın. Günah işleyenler, işledikleri günahın karşılığını göreceklerdir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Günahın açığını da gizlisini de bırakın. Günah işleyenler, işledikleri günahın karşılığını göreceklerdir.

Gültekin Onan

Günahın açıkta olanını da, gizlisini de terkedin. Çünkü günahı kazananlar, yüklenegeldikleri nedeniyle karşılık göreceklerdir.

Hasan Basri Çantay

Günahın açığa çıkanını da, gizli kalanını da bırakın. Çünkü günahı irtikab edenler kazanmakda oldukları (o günah) yüzünden cezalandırılacaklardır.

İbni Kesir

Günahın açığını da, gizlisini de bırakın. Çünkü günah kazananlar; kazanmakta oldukları yüzünden cezalandırılacaklardır.

Mehmet Alagaş

(118-121) Eğer O’nun ayetlerine inanıyor iseniz üzerine Allah’ın ismi anılarak kesilenlerden yiyin, size ne oluyor ki üzerine Allah’ın ismi anılarak kesilenlerden yemeyeceksiniz, Öyle ki size zorunda kalarak yedikleriniz hariç neleri haram kıldık ayrıntılı açıkladık, Onların ekserisi ilim dışı bir şekilde boş beklentilerine / keyiflerine / hevalarına uyuyorlar muhakkak ki Rabbin, haddi aşanları O, daha iyi bilir , günahın gizlisini de açığını da bırakın , günah kazananlar, işliyor olduklarından dolayı kesin cezalandırılacaklar, üzerine Allah’ın ismi anılmayanı yemeyin muhakkak ki o yoldan çıkmaktır. Muhakkak ki şeytan dostlarına sizinle mücadeleyi / cedelleşmeyi vahyeder, onlara uyars anız eğer, muhakkak ki ortak koşanlardan olursunuz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Günahın açıktan olanını da, gizli olanını da terk edin. Günah işleyenler, işledikleri suça karşılık mutlaka cezalandırılacaklardır.

Süleyman Ateş

Günahın açığını da, gizlisini de bırakın! Günah kazananlar, yaptıklarının cezasını çekeceklerdir.

Süleymaniye Vakfı

Günahın açığını da gizlisini de bırakın. Günah işleyenlere, işlediklerinin cezası verilecektir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Günahın açığını da gizlisini de bırakın. Suç işleyenler, suçlarının cezasını çekeceklerdir.

Şaban Britch

Günahın açığını da gizlisini de bırakın. Günah işleyenler, yaptıklarının cezasını mutlaka görecektir.

Şaban Piriş

Günahın açığını da gizlisini de bırakın. Günah işleyenler kazandıkları ile cezalandırılacaklardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Günahın açığını da bırakın, gizlisini de. Günah kazananlar yapıp ettiklerinin karşılığını yakında göreceklerdir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And avoid the impious, the immoral and the sinful act whether it be apparent or real, committed openly or secretly or suggested secretly to the mind. Indeed those who commit themselves to an evil line of conduct shall be requited with what is commensurate with their evil deeds.

Abdul Haleem

Avoid committing sin, whether openly or in secret, for those who commit sin will be repaid for what they do,

Abdullah Yusuf Ali

Eschew all sin, open or secret: those who earn sin will get due recompense for their "earnings."

Abul A'la Maududi

Abstain from sin, be it either open or secret. Indeed those who commit sins shall surely be requited for all they have done.

Aisha Bewley

Abandon wrong action, outward and inward. Those who commit wrong action will be repaid for what they perpetrated.

Al-Hilali & Khan

Leave (O mankind, all kinds of) sin, open and secret. Verily, those who commit sin will get due recompense for that which they used to commit.

Ali Quli Qarai

Renounce outward sins and the inward ones. Indeed those who commit sins shall be requited for what they used to commit.

Amatul Rahman Omar

Refrain from sin in form and its spirit (both). Verily, those who commit sins deliberately shall be repaid according to the deeds committed by them.

Arthur John Arberry

Forsake the outward sin, and the inward surely the earners of sin shall be recompensed for what they have earned.

Bijan Moeinian

Avoid committing sins [disobeying God] in public or in private. Those who commit sins are surely earning what they deserve (the Hellfire.)

E. Henry Palmer

Leave alone the outside of sin and the inside thereof; verily, those who earn sin shall be recompensed for what they have gained.

Edip-Layth

Leave what is openly a sin as well as what is discreet; those who earn sin will be punished for what they have taken.

George Sale

Leave both the outside of iniquity, and the inside thereof: For they who commit iniquity shall receive the reward of that which they shall have gained.

Hamid S. Aziz

Forsake the outer and inner (and the open and secret) sin, verily, those who earn sin shall be recompensed for what they have earned.

Mahmoud Ghali

And leave behind the outward vice and the inward; surely the ones who earn vice will soon be recompensed for what they were scoring.

Marmaduke Pickthall

Forsake the outwardness of sin and the inwardness thereof. Lo! those who garner sin will be awarded that which they have earned.

Mohamed Ahmed - Samira

Discard both the visible and invisible sin. For those who sin will be punished for what they have done.

Muhammad Asad

But abstain from sinning, be it open or secret-for, behold, those who commit sins shall be requited for all that they have earned.

Mustafa Khattab

Shun all sin—open and secret. Indeed, those who commit sin will be punished for what they earn.

Progressive Muslims

And leave what is openly a sin as well as what is discreet; those who earn sin will be punished for what they have taken.

Rashad Khalifa

You shall avoid obvious sins, as well as the hidden ones. Those who have earned sins will surely pay for their transgressions.

Sahih International

And leave what is apparent of sin and what is concealed thereof. Indeed, those who earn [blame for] sin will be recompensed for that which they used to commit.

Sam Gerrans

And leave the outwardness of sin and the inwardness thereof; those who earn sin will be rewarded with what they committed.

Shabbir Ahmed

Abstain from violating the Divine Commands, whether openly or secretly. Those who drag down their "Self" by such violations will be awarded what they have earned. (They will live a subhuman existence and meet a befitting consequence).

Syed Vickar Ahamed

Keep away from all sin, open or secret: Surely, those who commit sin will get their due recompense for what they committed.

Taqi Usmani

Leave outward sin and inward sin. Surely, those who commit sin shall be punished for what they used to commit.

The Monotheist Group

And leave alone, publicly and privately, that which is a sin; those who earn sin will be punished for what they have taken.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 120. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 120. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 120. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩