En'âm suresi

En'âm suresi, 128. ayet

En'âm suresi, 128. ayet. وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ جَمِيعًا يَٰمَعْشَرَ ٱلْجِنِّ قَدِ ٱسْتَكْثَرْتُم مِّنَ ٱلْإِنسِ وَقَالَ أَوْلِيَآؤُهُم مِّنَ ٱلْإِنسِ رَبَّنَا ٱسْتَمْتَعَ بَعْضُنَا بِبَعْضٍ وَبَلَغْنَآ أَجَلَنَا ٱلَّذِىٓ أَجَّلْتَ لَنَا قَالَ ٱلنَّارُ مَثْوَىٰكُمْ خَٰلِدِينَ فِيهَآ إِلَّا مَا شَآءَ ٱللَّهُ إِنَّ رَبَّكَ حَكِيمٌ عَلِيمٌ

veyevme yaḥşüruhüm cemî`â. yâ ma`şera-lcinni ḳadi-stekŝertüm mine-l'ins. veḳâle evliyâühüm mine-l'insi rabbene-stemte`a ba`ḍunâ biba`ḍiv vebelagnâ ecelene-lleẕî eccelte lenâ. ḳâle-nnâru meŝvâküm ḫâlidîne fîhâ illâ mâ şâe-llâh. inne rabbeke ḥakîmün `alîm.

Diyanet İşleri

Onların hepsini bir araya toplayacağı gün şöyle diyecektir: "Ey cin topluluğu! İnsanlardan pek çoğunu saptırıp aranıza kattınız." Onların insanlardan olan dostları, "Ey Rabbimiz! Bizler birbirimizden yararlandık ve bize belirlediğin süremizin sonuna ulaştık" diyecekler. Allah da diyecek ki: "Allah'ın diledikleri (affettikleri) hariç, içinde ebedi kalmak üzere duracağınız yer ateştir." Ey Muhammed! Şüphesiz senin Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

En'âm 125–131 · surenin 128. ayeti / 165

Konu Ölü iken diriltilen; cin ve insan topluluklarına hitap En'âm 122–129 3

  1. En'âm 125

    Allah, her kimi doğruya erdirmek isterse, onun göğsünü İslam'a açar. Kimi de saptırmak isterse, onun da göğsünü göğe çıkıyormuşçasına daraltır, sıkar. Allah, inanmayanlara azap (ve sıkıntıyı) işte böyle verir.

  2. En'âm 126

    Bu, Rabbinin dosdoğru yoludur. Şüphesiz düşünüp öğüt alacak bir toplum için ayetleri ayrı ayrı açıkladık.

  3. En'âm 127

    Rableri katında selam yurdu (cennet) onlarındır. Allah, yapmakta oldukları şeylerden dolayı onların dostudur.

  4. 128

    Onların hepsini bir araya toplayacağı gün şöyle diyecektir: "Ey cin topluluğu! İnsanlardan pek çoğunu saptırıp aranıza kattınız." Onların insanlardan olan dostları, "Ey Rabbimiz! Bizler birbirimizden yararlandık ve bize belirlediğin süremizin sonuna ulaştık" diyecekler. Allah da diyecek ki: "Allah'ın diledikleri (affettikleri) hariç, içinde ebedi kalmak üzere duracağınız yer ateştir." Ey Muhammed! Şüphesiz senin Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.

  5. En'âm 129

    İşte biz, kazanmakta oldukları günahlar sebebiyle zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmına böyle musallat ederiz.

  6. En'âm 130

    (O gün Allah, şöyle diyecektir:) "Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size ayetlerimi anlatan ve bu gününüzün gelip çatacağı hakkında sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?" Onlar şöyle diyecekler: "Biz kendi aleyhimize şahitlik ederiz." Dünya hayatı onları aldattı ve kafir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.

  7. En'âm 131

    Bu (peygamberlerin gönderilmesi), Allah'ın, halkları habersizken ülkeleri haksız yere helak etmeyeceği içindir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

128. “Hepsini” yani cinleri de insanları da onlardan sapanları da başkalarını saptıranları da hep birlikte “toplayacağı o günde (Allah)” insanları saptıran, onlara kötülükleri süslü gösteren, onları masiyetlere sürükleyen cinleri azarlayarak: “Ey cin topluluğu! İnsanlardan bir çoğunu” saptırmak, Allah yolundan alıkoymak sureti ile “kendinize uydurdunuz” buyuracak. Siz nasıl benim yasaklarımı çiğnediniz ve peygamberlerime karşı çıkma cesaretini gösterdiniz? Allah’a savaş açarak, Allah’ın kullarını O’nun yolundan alıkoyup cehennem yoluna götürmeye nasıl canla başla çalıştınız? İşte bugün size lanetim hak olmuştur, sizden intikam almam şarttır. Küfrünüze ve başkalarını saptırmanıza göre size olan azabımı artıracağım. İleri süreceğiniz bir mazeretiniz, sığınacağınız bir sığınak, size iltimasta bulunacak bir şefaatçiniz ve kabul olunacak bir duanız olmayacaktır.

İşte o vakit böylelerine isabet edecek ibretli azabı, horluğu ve vebali sorma gitsin! Bundan dolayı Yüce Allah onların ileri sürebilecekleri herhangi bir mazeretlerini söz konusu etmemektedir. Onların insanlardan olan dostları ise hiç de kabul olunacak türden olmayan bir mazeret beyan ederek şöyle diyeceklerdir: “Rabbimiz, kimimiz kimimizden faydalandı.” Yani cin ve insanlardan her birisi diğerinden faydalandı, ondan istifade etti. Cinlerden olan, insanın kendisine itaat ve ibadet etmesinden, kendisini tazim etmesinden ve ona sığınmasından istifade edip faydalanır. İnsan da bazı arzularını gerçekleştirmek hususunda cinlerin ona yaptığı hizmet sayesinde birtakım maksatlarına ulaşmak sureti ile cinlerden istifade eder. İnsan, cinlere ibadet ederken, cinler de ona hizmet eder ve dünyevî birtakım ihtiyaçlarını elde etmesine yardımcı olur. Yani biz, birtakım günahları işledik ve bunları reddetmeye imkân yoktur. “Nihâyet bizim için takdir ettiğin vakte eriştik.” Artık amellerimizin karşılığını vereceğin yere ulaşmış bulunuyoruz. Şimdi sen, bize dilediğini yap, hakkımızda istediğin şekilde hüküm ver. Zira artık ileri sürebilecek hiçbir delilimiz yoktur, herhangi bir mazeretimiz de kalmamıştır. Emir senindir, hüküm senindir.

Onların söyledikleri bu sözde sanki biraz yalvarıp yakarma ve kendilerini acındırma anlamı vardır. Ancak bunun zamanı çoktan geçmiştir. Bundan dolayı Yüce Allah herhangi bir haksızlığın söz konusu olmadığı adil hükmünü şöyle verecektir:

“Şöyle buyuracak: Ateş sizin barınağınızdır. Allah’ın dilediği müstesna olmak üzere orada ebediyen kalacaksınız.” Bu hüküm ilâhi hikmetin ve ilâhi ilmin bir gereği olduğundan dolayı âyet-i kerime: “Şüphesiz Rabbin Hakîmdir, Alîmdir” buyruğu ile sona ermektedir. Yüce Allah’ın bilgisi her şeyi kapsadığına göre, O’nun nihaî hikmeti de bütün varlıkları kuşatmış ve içine almıştır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- Allah’ın insanları ve cinleri bir araya topladığı o günü hatırla. Sonra Allah onlara şöyle buyurur: "Ey cinler topluluğu! İnsanları ziyadesiyle saptırdınız ve onları Allah’ın yolundan alı koydunuz.” İnsanlar arasından onlara tabi olanlar Rablerine cevap olarak şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Bizden her birimiz arkadaşından faydalandı. Cinler, insanların kendisine itaat etmesinden faydalandı, insan ise arzularını yerine getirerek faydalandı. Sonunda ise bizler için belirlediğin sürenin sonuna ulaştık. İşte bu kıyamet günüdür. Bunun üzerine Yüce Allah şöyle buyurur: "Cehennem ateşi, sonsuza kadar ebedî olarak kalacağınız yerdir. Allah'ın, onları kabirlerinden diriltmesi ile cehenneme ulaşana kadarki belirlediği vakit bunun dışındadır. İşte bu, Allah’ın ebedî cehenneme atılmalarından istisna kıldığı süredir. -Ey Resul!- Muhakkak Rabbin, takdirinde ve düzeninde hikmet sahibidir, kullarının hangisinin azaba müstahak olduğunu en iyi bilen de O’dur.

Kelimeler

35 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَيَوْمَ ve yevme ve gün kök: يوم
  2. يَحْشُرُهُمْ yehşuruhum bir araya toplayacağı kök: حشر
  3. جَمِيعًۭا cemian hepsini kök: جمع
  4. يَـٰمَعْشَرَ ya mea'şera topluluğu kök: عشر
  5. ٱلْجِنِّ l-cinni cinler kök: جنن
  6. قَدِ kadi muhakkak
  7. ٱسْتَكْثَرْتُم steksertum çoğaldınız kök: كثر
  8. مِّنَ mine -dan
  9. ٱلْإِنسِ ۖ l-insi insanlar kök: انس
  10. وَقَالَ ve kale derler ki kök: قول
  11. أَوْلِيَآؤُهُم evliya'uhum onların dostları kök: ولي
  12. مِّنَ mine -dan
  13. ٱلْإِنسِ l-insi insanlar- kök: انس
  14. رَبَّنَا rabbena Rabbimiz kök: ربب
  15. ٱسْتَمْتَعَ stemtea yararlandık kök: متع
  16. بَعْضُنَا bea'duna kimimiz kök: بعض
  17. بِبَعْضٍۢ bibea'din kimimizden kök: بعض
  18. وَبَلَغْنَآ ve belegna ve ulaştık kök: بلغ
  19. أَجَلَنَا ecelena sonuna kök: اجل
  20. ٱلَّذِىٓ llezi ki
  21. أَجَّلْتَ eccelte verdiğin sürenin kök: اجل
  22. لَنَا ۚ lena bize
  23. قَالَ kale (Allah da) buyurur ki kök: قول
  24. ٱلنَّارُ n-naru ateştir kök: نور
  25. مَثْوَىٰكُمْ mesvakum durağınız kök: ثوي
  26. خَـٰلِدِينَ halidine ebedi kalacaksınız kök: خلد
  27. فِيهَآ fiha orada
  28. إِلَّا illa hariç
  29. مَا ma
  30. شَآءَ şa'e dilemesi kök: شيا
  31. ٱللَّهُ ۗ llahu Allah'ın kök: اله
  32. إِنَّ inne şüphesiz
  33. رَبَّكَ rabbeke Rabbin kök: ربب
  34. حَكِيمٌ hakimun hüküm ve hikmet sahibidir kök: حكم
  35. عَلِيمٌۭ alimun bilendir kök: علم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عشر (27 geçiş) · Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Aynı kök: بلغ (77 geçiş)

    İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün (iddet) beklerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için meşru…

  • Aynı kök: ثوي (14 geçiş) · Aynı kök: متع (70 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Şüphesiz Allah, inanıp salih ameller işleyenleri, içinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. İnkar edenler ise (dünya zevklerinden) yararlanırlar…

  • Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Aynı kök: بلغ (77 geçiş) · Ortak kavram: Ecel

    Ey insanlar! Ölümden sonra diriliş konusunda herhangi bir şüphe içindeyseniz (düşünün ki) hiç şüphesiz biz sizi topraktan, sonra az bir sudan…

  • Aynı kök: عشر (27 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    Allah'a ve ahiret gününe iman eden hiçbir topluluğun, babaları, oğulları, kardeşleri yahut kendi soy sopları olsalar bile, Allah'a ve peygamberine…

  • Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Aynı kök: بلغ (77 geçiş) · Ortak kavram: Ecel

    Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman, ya onları iyilikle tutun yahut iyilikle bırakın. Haklarına tecavüz edip…

  • Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş) · Ortak kavram: Ecel

    Musa, süreyi tamamlayıp ailesiyle yola çıkınca, Tur tarafında bir ateş görmüş ve ailesine, "Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm, (oraya gidiyorum).…

  • Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Süleyman'ın, cinlerden, insanlardan ve kuşlardan meydana gelen orduları onun önünde toplandı. Hep birlikte düzenli olarak sevk ediliyorlardı.

  • Aynı kök: عشر (27 geçiş) · Aynı kök: متع (70 geçiş) · Aynı kök: بلغ (77 geçiş)

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Allah) onların hepsini bir araya toplayacağı gün, "Ey cinler (şeytanlar) topluluğu! Siz, insanlarla çok uğraştınız!" (diyecektir). İnsanlardan olan dostları ise "Rabbimiz! (Biz) birbirimizden yararlandık ve bize verdiğin sürenin sonuna ulaştık." diyecekler. (Allah da şöyle) diyecektir: "Allah'ın dilediği hariç, ateş, içinde ebedî kalacağınız yerdir. Şüphesiz ki Rabbin, doğru hüküm verendir, bilendir."

Mustafa İslamoğlu

Yine O, onların tümünü bir araya topladığı o gün, "Ey görünmez (şerli) varlıklarla aynı safta duranlar! Siz insanlardan birçoğuna epey çektirdiniz!" (diyecek). Onlara yakın olan insanlarsa; "Rabbimiz! Biz birbirimizden epey yararlandık, nihayet senin bizim için tayin ettiğin sürenin sonuna geldik!" diyecekler. (Ve) O, "Ateş sizin içinde yerleşip kalacağınız ikametgahınız olacaktır; tabii ki Allah aksini dilemedikçe" diyecektir. Kuşkusuz Rabbin her hükmünde tam isabet eder, her şeyin hakikatini bilir.

Muhammed Esed

Allah, onları(n tümünü) bir araya topladığı o gün, "Ey görünmez (şeytani) varlıklar ile yakınlık içinde olanlar! Siz (diğer) bir çok insanı tuzağa düşürdünüz!" (diyecektir). Onlara yakın olan insanlar (ise,) "Ey Rabbimiz! Biz (hayatta) birbirimizin arkadaşlığından yararlandık; ama (artık) süremizin sonuna geldik -Senin bizim için tayin ettiğin sürenin- (ve artık yolumuzun yanlışlığını görüyoruz!)" diyecekler. (Ama) O, "Sizin yurdunuz ateş olacak, Allah aksini dilemedikçe!" diyecektir. Şüphe yok ki Rabbiniz hikmet sahibidir, her şeyi bilendir.

Ahmed Hulusi

(Allah) onları topluca haşrettiği gün: "Ey cinn topluluğu, gerçekten insanların çoğunluğunu hükmünüz altına aldınız (hakikatten uzaklaştırdınız)!" (der). . . İnsan (türünden) dostları olanlar şöyle der: "Rabbimiz, birbirimizden karşılıklı yararlandık. . . İşte bizim için belirlediğin ecelimiz bize ulaştı". . . Şöyle der: "Ateş sizin mekanınızdır; Allah dilemedikçe, orada ebedi kalıcılarsınız". . . Muhakkak ki Rabbin Hakiym'dir, Aliym'dir.

Ali Bulaç

Onların tümünü toplayacağı gün: "Ey cin topluluğu insanlardan çoğunu (ayartıp kendinize kullar) edindiniz" (diyecek). İnsanlardan onların dostları derler ki: "Rabbimiz, kimimiz kimimizden yararlandı ve bizim için tesbit ettiğin süreye ulaştık." (Allah) Diyecek ki: "Allah'ın dilediği dışta olmak üzere, ateş sizin içinde süresiz kalacağınız konaklama yerinizdir." Şüphesiz Rabbin, hüküm ve hikmet sahibi olandır, bilendir.

Ali Özek ve heyeti

Allah, onların hepsini bir araya topladığı gün, «Ey cinler (şeytanlar) topluluğu! Siz insanlarla çok uğraştınız» der. Onların, insanlardan olan dostları ise: «Ey Rabbimiz! (Biz) birbirimizden yararlandık ve bize verdiğin sürenin sonuna ulaştık» derler. Allah da buyurur ki: Allah'ın dilediği hariç, içinde ebedî kalacağınız yer ateştir. Şüphesiz Rabbin hikmet sahibidir, bilendir.

Ali Rıza Safa

Onları bir araya topladığı gün: "Ey cin topluluğu! İnsanlardan çoğunu aranıza kattınız!" Onların dostu olan insanlar ise şöyle derler: "Efendimiz! Birbirimizden yararlandık ve bizim için belirlediğin sürenin sonuna geldik!" Der ki: "Allah'ın diledikleri dışında, sürekli kalacağınız yer ateştir!" Kuşkusuz, Efendin, Bilgelik ve Adaletle Yönetendir; Bilendir.

Bayraktar Bayraklı

Hepsini bir araya topladığı gün, "Ey cinler topluluğu! der. Siz insanlarla çok uğraştınız." Onların insan dostları derler ki: "Rabbimiz, birbirimizden yararlandık ve bize verdiğin sürenin sonuna ulaştık." Allah buyurur ki: "Durağınız ateştir. Allah'ın dileyip affetmesi hariç, orada sürekli kalacaksınız." Şüphesiz Rabbin, hüküm ve hikmet sahibidir; bilendir.

Edip Yüksel

Hepsini sürüp topladığı gün: "Ey cinler topluluğu, siz çok sayıda insan harcadınız." Onların insanlardan olan dostları: "Efendimiz, bize verdiğin sürenin sonuna erişinceye kadar birbirimizden hoşlandık" derler. "Yeriniz ateştir" der. ALLAH'ın dilemesi hariç, orada ebedî kalacaklardır. Efendin Bilgedir, Bilendir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Hepsini sürüp topladığı gün: 'Ey cinler topluluğu, siz çok sayıda insan harcadınız.' Onların insanlardan olan dostları: 'Rabbimiz, bize verdiğin sürenin sonuna erişinceye kadar birbirimizden hoşlandık,' derler. 'Yeriniz ateştir,' der. ALLAH'ın dilemesi hariç, orada ebedi kalacaklardır. Rabbin Bilgedir, Bilendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onların hepsini toplayıp bir araya getireceği gün: "Ey cin topluluğu, gerçekten şu insanlara çok çektirdiniz!" diyecek, insanlardan onların yardakçıları da: "Ey Rabbimiz, biz birbirimizden yararlandık ve bizim için kararlaştırdığın ecele ulaştık." diyecekler. Allah: "Sizin ikametgahınız, Allah'ın dilediği zamanlardan başka, ebedi kalmak üzere ateştir. Şüphesiz Rabbin hikmet sahibidir, herşeyi bilendir."

Elmalılı Hamdi Yazır

O hepsini toplayıp haşredeceği gün: ey Cin ma'şeri! Hakikaten şu İnse çok ettiniz!.. diye, bunların İnsten olan yardakları, ya rabbena, diyecekler: yekdiğerimizden istifade ettik ve bizim için takdir buyurmuş olduğun ecele yettik, buyuracak ki: Ateş ikametgahınız, Allahın dilediği zamanlardan başka hepiniz ondasınız, hakikat rabbin hakimdir, habirdir

Erhan Aktaş

Hepsini bir araya topladığı gün: "Ey cinn dipnot 1 topluluğu! İnsten dipnot 1 çoğaldınız! dipnot 2 Onların insten evliyası dipnot 3 da "Ey Rabb'imiz! Biz, birbirimizden yararlandık. Ve bizim için belirlediğin sürenin sonuna ulaştık." derler. "Ateş, varacağınız yerdir. Allah'ın dilemesi hariç orada devamlı kalacaksınız." der. Kuşkusuz Rabb'in En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 6:112. ayetin dipnotu.
  2. metne dön, dipnot 2
    İnsanlardan pek çok yandaş edindiniz. Sayınızı arttırdınız.
  3. metne dön, dipnot 3
    Koruyucular, yardımcılar, gözeticiler, destekleyiciler, yandaşlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hepsini bir araya topladığı gün: "Ey cinn dipnot 1 topluluğu! İnsten dipnot 1 çoğaldınız! dipnot 2 Onların insten evliyası dipnot 3 da "Ey Rabb'imiz! Biz, birbirimiz den yararlandık. Ve bizim için belirlediğin ecele ulaştık." derler. Ateş, varacağınız yerdir. Allah'ın dilemesi hariç orada devamlı kalacaksınız." der. Kuşkusuz Rabb'in En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "İns ve cinn", Kur'an'da birleşik bir ifade olarak kalıp şeklinde kullanılmaktadır. Bu terkibe, "insanlar ve cinler" şeklinde anlam verilmesi doğru değildir. İns ve Cinn terkip olarak: yerli- yabancı, tanıdık- tanımadık, bilinen- bilinmeyen kimseler; diğer bir ifade ile her kes, her kim varsa demektir. "Ne var, ne yok" her şeyi içine alan bir anlama sahiptir. Bu terkipteki cinn sözcüğü, "görünmez olan, dumansız ateşten yaratılmış varlık" anlamındaki cinn değildir. Kur'an'ın; Cahiliye'nin cinn algısı bağlamında, cinn kavramını kullanmış olmasının cinler hakkında ontolojik bilgi olarak görülmesi önemli bir yanılgıdır. Kur'an, Cahiliye'nin cinn algısını sapkınlık olarak nitelemekte ve Cahiliye'nin cinlere atfettikleri nitelikleri reddetmektedir. Kur'an'a göre; cinlerin, üstün varlıklar ve üstün güçlere sahip olduğu inancı cahili bir inançtır. Müşriklerin; Nebimize kahin, şair, mecnun lakabı takmaları, onların cinn inançlarının bir sonucudur. Cinn, sözcük olarak, "kapalı, gözükmez varlık ve güç" demektir.
  2. metne dön, dipnot 2
    İnsanlardan pek çok yandaş edindiniz. Sayınızı arttırdınız.
  3. metne dön, dipnot 3
    Koruyucular, yardımcılar, gözeticiler, destekleyiciler, yandaşlar

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hepsini bir araya topladığı gün: "Ey cinn dipnot 1 topluluğu! İnsten dipnot 1 çoğaldınız! dipnot 2 Onların insten evliyaları dipnot 3 da, "Ey Rabb'imiz! Biz, birbirimizden yararlandık. Ve bizim için belirlediğin ecele ulaştık." derler. Ateş, varacağınız yerdir. Allah'ın dilemesi hariç orada devamlı kalacaksınız." der. Kuşkusuz Rabb'in En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İns ve Cinn: Yerli- yabancı, tanıdık- tanımadık, bilinen- bilinmeyen kimseler. Kur'an, cinn kavramını daha çok bilinmeyen, tanınmayan yani yabancı olan, yabancı yerlerden olan kimseler ve toplumlar için kullanmaktadır. Kur'an'ın; Cahiliye'nin cinn algısı bağlamında, cinn kavramını kullanmış olmasının cinler hakkında ontolojik bilgi olarak görülmesi önemli bir yanılgıdır. Kur'an, Cahiliye'nin cinn algısını sapkınlık olarak nitelemekte ve Cahiliye'nin cinlere atfettikleri nitelikleri reddetmektedir. Kur'an'a göre; cinlerin, üstün varlıklar ve üstün güçlere sahip olduğu inancı cahili bir inançtır. Müşriklerin; Nebimize kahin, şair, mecnun lakabı takmaları, onların cinn inançlarının bir sonucudur. Cinn, sözcük olarak, "kapalı, gözükmez varlık ve güç" demektir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Sayınızı arttırdınız.
  3. metne dön, dipnot 3
    Koruyucular, yardımcılar, gözeticiler, destekleyiciler, yandaşlar

Gültekin Onan

Onların tümünü toplayacağı gün: "Ey cin topluluğu, insanlardan çoğunu [ayartıp kendinize kullar] edindiniz" (diyecek). İnsanlardan onların dostları derler ki: "Rabbimiz, kimimiz kimimizden yararlandı ve bizim için tesbit ettiğin ecele ulaştık." (Tanrı) Diyecek ki: "Tanrı'nın dilediği dışta olmak üzere, ateş sizin içinde süresiz kalacağınız konaklama yerinizdir." Kuşkusuz rabbin, hüküm ve hikmet sahibi olandır, bilendir.

Hasan Basri Çantay

(Hatırlayın) o gün (ü) ki (Allah) onların hepsini (huzurunda) toplayacakdır. "Ey cin (şeytanlar) cemaati, (denilecek) insanlardan bir çoğunu (başdan çıkarıb) almak (kendinize maletmek) kaydına düşdünüz ha"! Onların dostları olan insanlar da şöyle diyecek: "Ey Rabbimiz, kimimiz kimimizden faide gördük, bizim için takdir etdiğin va'deye erdik". Buyuracak ki: "Allahın diledikleri müstesna olmak üzere, içinde ebedi kalıcı olduğunuz ateş karargahınızdır sizin". Şübhesiz ki Rabbin tam hüküm ve hikmet saahibidir, hakkıyle bilendir.

İbni Kesir

O gün, onların hepsini toplar. Ey cinn topluluğu; insanlardan bir çoğunu yoldan çıkardınız ha? Onların dostları olan insanlar da diyecek ki: Rabbımız, kimimiz kimimizden faydalandık. Ve bizim için takdir ettiğin ecelimize ulaştık. Buyurur ki: Allah'ın diledikleri müstesna, devamlı kalmak üzere duracağınız yer, ateştir. Muhakkak ki Rabbın; Hakim'dir, Alim'dir.

Mehmet Alagaş

(122-131) Kendisi ölü iken onu dirilttiğimiz ve insanlar içinde yürümesi için ona nur yaptığımız kimse, karanlıklardan bir türlü çıkamayan kimse gibi hiç olur mu? Böylece zalimlere yaptıkları süslü gösterildi. Böylece her memlekettin büyüklerini orada tuzak kurabilmeleri için suçlular yaptık , sadece kendilerine tuzak kuruyorlardı da bunu n bilincinde / şuurunda değillerdi. Onlara bir ayet geldiği vakit Allah’ın Resullerine verilenin bir benzeri de bize verilmedikçe iman etmeyeceğiz dediler, Allah mesajlarını / risaletini hangi tarafa vereceğini daha iyi bilir, ilerde suç işleyenlere kurdukları tuzaklardan dolayı Allah’ın yanında ki aşağılanma ve şiddetli bir azap isabet edecek. Allah kimin hidayet olmasını isterse göğsünü teslimiyete açar / İslam’a açar, Kimi de sapmış bırakmak isterse göğsünü darlandırır semaya çıkar gibi sıkışır. İşte böyle Allah, pisliği inanmayanlar üzerine yapar , i şte bu Rabbinin doğru yoludur , zikreden kavimler için ayetlerimizi detaylandırdık. Onlara Rablerinin yanında İslam yurdu vardır, yaptıklarından dolayı O, onların dostudur. O gün hepinizi toplayacak, ey cin topluluğu inslerden çokça edindiniz, i nslerden onların dostları da dedi ki Rabbimiz bazımız bazılarından faydalandık / metalandık ve bize tanıdığın süremiz de eriştik, dedi ki Ateş, varacağınız yerdir, orada Allah’ın istemesi hariç ebedi kalacaksınız, muhakkak ki Rabbin yargıçtır, bilendir. Böylece zalimlerin bazısı , kazandıkları sebebiyle bazısının dostu olur / velisi olur. Ey cin ve ins topluluğu, size ayetlerimi anlatan ve işte bugünle buluşmayı hatırlatan, sizlerden olan Resuller size gelmedi mi? K endimize şahidiz ki dünya hayatı bizi aldattı dediler ve kendileri kendilerinin kafir olduklarına şahit oldular , b u Rabbinin memleketleri halkı gafil iken z ulmederek helak etmemesi nedeniyledir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah, hepsini o gün toplayarak; "Ey cin topluluğu! İnsanların çoğunu yoldan çıkardınız." der. Onların dostları olan insanlar ise; "Rabbimiz, birbirimizden istifade ettik ve bizim için belirlediğin sürenin sonuna ulaştık" derler. Allah: "Allah'ın dilediği hariç, Cehennem sizin ebedi olarak kalacağınız meskeniniz olsun.” der. Şüphesiz Rabbin Hakîm'dir, Alîm'dir.

Süleyman Ateş

Hepsini bir araya toplayacağı gün: "Ey cin(şeytan)lar topluluğu, (der), siz insanlarla çok uğraştınız." Onların, insan dostları derler ki: "Rabbimiz, birbirimizden yararlandık ve bize verdiğin sürenin sonuna ulaştık." (Allah da) buyurur ki "Durağınız ateştir. Allah'ın, dile(yip affet)mesi hariç, orada ebedi kalacaksınız." Şüphesiz Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir.

Süleymaniye Vakfı

Herkesi bir araya toplayacağı gün Allah şöyle diyecektir: "Ey cin topluluğu! İnsanlardan birçoğunu saptırıp aranıza kattınız!" Onların insan dostları da şöyle diyeceklerdir: "Evet, Rabbimiz! Birbirimizden faydalandık. Nihayet bize biçtiğin sürenin sonuna ulaştık." Allah diyecek ki: "Belirlediklerim dipnot 1 hariç dipnot 2 kalacağınız yer, içinde ölmeyeceğiniz ateştir." Senin Rabbin daima doğru karar verir, her şeyi bilir.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İltifat, bkz 6/69. ayetin dipnotu
  2. metne dön, dipnot 2
    Bkz. Nisa 4/48 ve dipnotu. Allah, şirkin dışındaki günahları affedebileceğini bildirdiği için müşrik olmadığı halde ebedi cehennem cezasını hak edenler de çıkarılabilirler (Nisa 4/93).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Herkesi toplayacağı gün Allah şöyle diyecektir: "Ey cinler! Bir çok insanı ele geçirdiniz." Onların insan dostları diyecekler ki "Rabbimiz! Birbirimizden yararlandık. Nihayet bize biçtiğin sürenin sonuna ulaştık." Allah şöyle diyecek: "Yeriniz, içinde ölmeyeceğiniz ateştir. Koyduğum kurala uymuş olanlarınız başka! dipnot 1 " Senin Sahibin doğru karar verir, her şeyi bilir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. Nisa 4/48 ve dipnotu. Allah, şirkin dışındaki günahları affedebileceğini bildirdiği için müşrik olmadığı halde ebedi cehennem cezasını hak edenler çıkarılabilirler.

Şaban Britch

Allah, hepsini toplayacağı gün: Ey cin topluluğu! İnsanların çoğunu yoldan çıkardınız, der. Onların dostları olan insanlar ise: Rabbimiz, birbirimizden istifade ettik ve bizim için belirlediğin süremizin sonu ulaştık, derler. "Cehennem, Allah’ın dilemesi (dışındakiler) hariç, sizin ebedi kalacağınız mekanınızdır” der. Şüphesiz Rabbin hikmet sahibidir, her şeyi bilendir.

Şaban Piriş

Allah, hepsini toplayacağı gün: -Ey cin topluluğu, insanların çoğunu yoldan çıkardınız, der. Onların dostları olan insanlar ise: -Rabbimiz, birbirimizden istifade ettik ve bizim için belirlediğin sonuca ulaştık, derler. -Cehennem, Allah'ın dilemesi dışında, sizin ebedi kalacağınız mekanınızdır" der. Şüphesiz Rabbin hakimdir, bilendir.

Yaşar Nuri Öztürk

Gün olur şöyle diyerek onları huzurunda toplar: "Ey cinler/görünmez varlıklar topluluğu! Şu insanlara gerçekten çok ettiniz/insanların birçoğuna göz diktiniz." Onların insanlardan olan dostları şöyle derler: "Rabbimiz, kimimiz kimimizden yararlanmıştı. Bizim için belirlediğin sürenin sonuna geldik." Buyurur ki: "Barınağınız ateştir. Dilediğim zamanlar hariç orada süreklisiniz." Senin Rabbin Hakim'dir, Alim'dir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And on the Day -Allah- throngs them all, He shall say to them: "O you people of the Jinn, you seduced many among mankind and led them astray". Their allies among mankind shall say: "O Allah, our Creator, We had enjoyed each other and mutually profited one another until our predetermined time was fulfilled". Then says Allah: "The realms of Hell are where you make abode wherein you will have passed through nature to eternal suffering except as Allah wills. Allah, your Creator, is indeed Hakimun and 'Alimun".

Abdul Haleem

On the day He gathers everyone together [saying], ‘Company of jinn! You have seduced a great many humans,’ their adherents among mankind will say, ‘Lord, we have profited from one another, but now we have reached the appointed time You decreed for us.’ He will say, ‘Your home is the Fire, and there you shall remain’- unless God wills otherwise: [Prophet], your Lord is all wise, all knowing.

Abdullah Yusuf Ali

One day will He gather them all together, (and say): "O ye assembly of Jinns! Much (toll) did ye take of men." Their friends amongst men will say: "Our Lord! we made profit from each other: but (alas!) we reached our term - which thou didst appoint for us." He will say: "The Fire be your dwelling-place: you will dwell therein for ever, except as Allah willeth." for thy Lord is full of wisdom and knowledge.

Abul A'la Maududi

And on the Day when He shall muster them all together, He will say (to the jinn): dipnot 1 'O assembly of the jinn, you have seduced a good many of mankind.' And their companions from among the humans will say: 'Our Lord! We did indeed benefit from one another dipnot 2 and now have reached the term which You had set for us.' Thereupon Allah will say: 'The Fire is now your abode, and therein you shall abide.' Only those whom Allah wills shall escape the Fire. Surely your Lord is All-Wise, All-Knowing. dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The term finn here refers to the evil ones among the jinn.
  2. metne dön, dipnot 2
    This means that they had derived unfair benefit from one another and had served their selfish ends by mutual deception.
  3. metne dön, dipnot 3
    Even though God has the right to punish whoever He wishes and to forgive whoever He wishes, His punishing and forgiving will be neither arbitrary nor whimsical. It will rather be founded on absolute knowledge and wisdom. God will forgive those whom He knows not to be responsible for their guilt, and thus not liable to punishment according to His wisdom and justice.

Aisha Bewley

On the Day We gather them all together: ‘Company of jinn, you gained many followers among mankind. ’ And their friends among mankind will say, ‘Our Lord, we benefited from one another, and now we have reached the term which You determined for us.’ He will say, ‘The Fire is your home. You will be in it timelessly, for ever, except as Allah wills. Your Lord is All-Wise, All-Knowing.’

Al-Hilali & Khan

And on the Day when He will gather them (all) together (and say): "O you assembly of jinn! Many did you mislead of men," and their Auliyâ’ (friends and helpers) amongst men will say: "Our Lord! We benefited one from the other, but now we have reached our appointed term which You did appoint for us." He will say: "The Fire be your dwelling-place, you will dwell therein forever, except as Allâh may will. Certainly your Lord is All-Wise, All-Knowing."

Ali Quli Qarai

On the day He will gather them all together, [He will say], ‘O company of jinn! You claimed many of the humans. ’ Their friends from among the humans will say, ‘Our Lord, we used each other, and we completed our term which You had appointed for us.’ He will say, ‘The Fire is your abode, to remain in it [forever], except what Allah may wish.’ Indeed your Lord is all-wise, all-knowing.

Amatul Rahman Omar

Beware of the day when He will gather them all together (and say), `O multitude of jinn! you made a great many of the (ordinary) people subservient to yourselves (in disobedience). ' And their votaries from the people will say, `Our Lord! some of us benefited one from another but (at last) we have reached the end of the (appointed) term which You determined for us.' He will then say, `The Fire is your lodging, therein to abide, unless Allâh wills (otherwise).' Verily, your Lord is All-Wise, All-Knowing.

Arthur John Arberry

On the day when He shall muster them all together: 'Company of jinn, you have made much of mankind. ' Then their friends among mankind will say, 'Our Lord, we have profited each of the other, and we have reached the term determined by Thee for us. He will say: 'The Fire is your lodging, therein to dwell forever' - except as God will; surely thy Lord is All-wise, All-knowing.

Bijan Moeinian

The Day that all of them will be summoned up, God will say: "congratulations to you Jinns (extra-terrestrials)! You succeeded in deceiving many human beings. " Their human companions will then say: "Shame on us for wasting our [precious] life span [that you granted us] at the company of these Jinns in pursuit of vanities." The Lord will then say: "The Fire is your place to live in forever." Only God may deliver them from the Fire. Indeed your Lord is the Most Wise and the Most Knowledgeable [and consequently will render the justice to the fullest.]

E. Henry Palmer

And on the day when He shall gather them all together, 'O assembly of the ginns! ye have got much out of mankind. ' And their clients from among mankind shall say, 'O our Lord! much advantage had we one from another;' but we reached our appointed time which thou hadst appointed for us. Says He, 'The fire is your resort, to dwell therein for aye! save what God pleases; verily, thy Lord is wise and knowing.'

Edip-Layth

The day He summons them all: "O tribes of Jinn, you have managed to take many humans." Their supporters from the humans said, "Our Lord, we have indeed enjoyed one another, and we have reached our destiny to which You delayed us." He said, "The fire is your dwelling, in it you shall abide eternally, except as your Lord wishes." Your Lord is Wise, Knowledgeable.

George Sale

Think on the day whereon God shall gather them all together, and shall say, O company of genii, ye have been much concerned with mankind; and their friends from among mankind shall say, O Lord, the one of us hath received advantage from the other, and we are arrived at our limited term which Thou hast appointed us. God will say, hell fire shall be your habitation, therein shall ye remain for ever; unless as God shall please to mitigate your pains, for thy Lord is wise and knowing.

Hamid S. Aziz

One day He shall gather them all together, (and say) "O assembly of Jinns! You have taken much toll of (seduced, exploited) mankind. " And their clients from among mankind shall say, "Our Lord! Much advantage had we one from another, but now, alas, we have reached the end of the term which you did appoint for us." He will say, "The Fire is your home, dwell therein for ever, except as Allah wills." Verily, your Lord is Wise and Aware.

Mahmoud Ghali

And the Day (when) He will muster them altogether (and say), "O company of jinn, you have already made much of humankind. " And their patrons among humankind will say, "Our Lord; we have enjoyed (privileges) with one another, (Literally: some of them with some "others") and we have reached the term You have appointed for us." He will say, "The Fire is your lodging, eternally (abiding) therein, except as Allah decides." Surely your Lord is Ever-Wise, Ever-Knowing.

Marmaduke Pickthall

In the day when He will gather them together (He will say): O ye assembly of the jinn! Many of humankind did ye seduce. And their adherents among humankind will say: Our Lord! We enjoyed one another, but now we have arrived at the appointed term which Thou appointedst for us. He will say: Fire is your home. Abide therein for ever, save him whom Allah willeth (to deliver). Lo! thy Lord is Wise, Aware.

Mohamed Ahmed - Samira

On the day He will gather them together, (He will say:) "O you assembly of jinns, you made great use of men. " But their proteges among men will say: "O our Lord, we lived a life of mutual gain, but have now reached the term You ordained for us." "Your abode is Hell," He will say, "where you will dwell for ever, unless God please otherwise." Verily your Lord is wise and all-knowing.

Muhammad Asad

AND ON THE DAY when He shall gather them [all] together, [He will say:] "O you who have lived in close communion with [evil] invisible beings! A great many [other] human beings have you ensnared! And those of the humans who were close to them will say: "O our Sustainer! We did enjoy one another's fellowship [in life]; but (now that] we have reached the end of our term-the term which Thou hast laid down for us - (we see the error of our ways]!" [But] He will say: "The fire shall be your abode, therein to abide-unless God wills it otherwise. " Verily, thy Sustainer is wise, all-knowing.

Mustafa Khattab

˹Consider˺ the Day He will gather them ˹all˺ together and say, "O assembly of jinn! You misled humans in great numbers." And their human associates will say, “Our Lord! We benefited from each other’s company,[1] but now we have reached the term which You appointed for us.” ˹Then˺ He will say, “The Fire is your home, yours to stay in forever, except whoever Allah wills to spare.”[2] Surely your Lord is All-Wise, All-Knowing.

Progressive Muslims

And the Day we gather them all: "O tribes of Jinn, you have managed to take many humans. " Their supporters from the humans said: "Our Lord, we have indeed enjoyed one another, and we have reached our destiny to which You delayed us." He said: "The Fire is your dwelling, in it you shall abide eternally, except as your Lord wishes." Your Lord is Wise, Knowledgeable.

Rashad Khalifa

The day will come when He summons all of them (and says): "O you jinns, you have claimed multitudes of humans." Their human companions will say, "Our Lord, we enjoyed each others' company until we wasted the life span You had set for us." He will say, "Hell is your destiny." They abide therein forever, in accordance with GOD's will. Your Lord is Wise, Omniscient.

Sahih International

And [mention, O Muúammad], the Day when He will gather them together [and say], "O company of jinn, you have [misled] many of mankind. " And their allies among mankind will say, "Our Lord, some of us made use of others, and we have [now] reached our term, which you appointed for us." He will say, "The Fire is your residence, wherein you will abide eternally, except for what Allah wills. Indeed, your Lord is Wise and Knowing."

Sam Gerrans

And the day He gathers them all together: “O congregation of domini: you have desired many among the servi.” And their allies among the servi will say: “Our Lord: we benefited one another; but we have reached our term which Thou appointedst for us.” He will say: “The Fire is your dwelling, you abiding eternally therein!” save that God should will; thy Lord is wise and knowing.

Shabbir Ahmed

The day will come when He gathers all of them and says, "O You nomads! You have seduced many of the urbanites. " Their urbanite friends will say, "Our Lord! We enjoyed each other's company (and both used each other opportunistically as happens in a chaotic society) until we wasted a life span You had given us. He will say, "Fire is your home. Abide therein forever since Allah's Laws never change. Your Lord, the Wise, All-Knowing has designed the Law of Requital."

Syed Vickar Ahamed

And on the Day, when He will gather all of them, (the jinns',) together (and say): "O you assembly of jinns'! Many of you did mislead from the men. " Their friends among men will say: "Our Lord! We profited from each other: But, we have reached (the end of) our term— Which You did appoint for us." He will say: "The Fire will be your dwelling place: You will live in there for ever, except as Allah wills. For your Lord is All Wise (Hakeem), All Knowing (Aleem)."

Taqi Usmani

The day He will assemble all of them together, (Allah will say to Jinn) "O species of Jinns, you have done too much against mankind." Their friends from among the human beings will say, “Our Lord, some of us have benefited from others, and we have reached our term that You had appointed for us.” He will say, “The Fire is your Abode wherein you will remain for ever, unless Allah wills (otherwise). Surely, your Lord is All-Wise, All-Knowing.”

The Monotheist Group

And the Day We gather them all: "O assembly of Jinn, you have managed to take many from mankind." Their supporters from mankind said: "Our Lord, we have indeed enjoyed one another, and we have reached our destiny to which You delayed us." He said: "The Fire is your dwelling, abiding therein, except as your Lord wishes." Your Lord is Wise, Knowledgeable.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 128. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 128. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 128. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩