Diyanet İşleri
Musa, süreyi tamamlayıp ailesiyle yola çıkınca, Tur tarafında bir ateş görmüş ve ailesine, "Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm, (oraya gidiyorum). Umarım oradan size bir haber ya da ısınmanız için ateşten bir kor getiririm" dedi.
Kasas suresi
Kasas suresi, 29. ayet. فَلَمَّا قَضَىٰ مُوسَى ٱلْأَجَلَ وَسَارَ بِأَهْلِهِۦٓ ءَانَسَ مِن جَانِبِ ٱلطُّورِ نَارًا قَالَ لِأَهْلِهِ ٱمْكُثُوٓا۟ إِنِّىٓ ءَانَسْتُ نَارًا لَّعَلِّىٓ ءَاتِيكُم مِّنْهَا بِخَبَرٍ أَوْ جَذْوَةٍ مِّنَ ٱلنَّارِ لَعَلَّكُمْ تَصْطَلُونَ
felemmâ ḳaḍâ mûse-l'ecele vesâra biehlihî ânese min cânibi-ṭṭûri nârâ. ḳâle liehlihi-mküŝû innî ânestü nâral le`allî âtîküm minhâ biḫaberin ev ceẕvetim mine-nnâri le`alleküm taṣṭalûn.
Musa, süreyi tamamlayıp ailesiyle yola çıkınca, Tur tarafında bir ateş görmüş ve ailesine, "Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm, (oraya gidiyorum). Umarım oradan size bir haber ya da ısınmanız için ateşten bir kor getiririm" dedi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Tûr'daki çağrı ve Firavun'un helâki Kasas 29–42 3
Kızlardan biri, "Babacığım, onu ücretle tut. Herhalde ücretle tuttuklarının en hayırlısı, güçlü ve güvenilir olan bu adam olacaktır" dedi.
Şu'ayb, "Ben, sekiz yıl bana çalışmana karşılık, şu iki kızımdan birisini sana nikahlamak istiyorum. Eğer sen bunu on yıla tamamlarsan, o da senden olur. Ben seni zora koşmak da istemiyorum. İnşaallah beni salih kimselerden bulacaksın" dedi.
Musa, şöyle dedi: "Bu, seninle benim aramda bir iş. İki süreden hangisini tamamlarsam bana bir husumet yok. Allah, söylediklerimize vekildir."
Musa, süreyi tamamlayıp ailesiyle yola çıkınca, Tur tarafında bir ateş görmüş ve ailesine, "Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm, (oraya gidiyorum). Umarım oradan size bir haber ya da ısınmanız için ateşten bir kor getiririm" dedi.
Musa, ateşin yanına gelince, o mübarek yerdeki vadinin sağ tarafındaki ağaçtan şöyle seslenildi: "Ey Musa! Şüphesiz ben, evet, ben alemlerin Rabbi olan Allah'ım."
"Değneğini (yere) at." (Musa, değneğini attı). Onu bir yılanmış gibi süratle hareket eder görünce, arkasına bakmadan dönüp kaçtı. (Bu sefer şöyle seslenildi:) "Ey Musa! Beri gel, korkma. Çünkü sen güvenlikte olanlardansın."
"Elini koynuna sok. (Alaca hastalığı gibi) bir hastalık sebebiyle olmaksızın bembeyaz bir halde çıksın. Korkudan açılan kolunu kendine çek (toparlan). İşte bunlar, Firavun ve ileri gelen adamlarına (göstermen için) Rabbin tarafından (sana verilen) iki delildir. Çünkü onlar fasık bir kavimdirler."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
29. “Mûsâ süreyi doldurup...” bunun bitirmesi gerekli olan süre yahut da Mûsâ’dan beklendiği ve vefakârlığından umulduğu üzere fazla olan süre olma ihtimali vardır. Süreyi tamamlayınca kendi ailesini, annesini, aşiretini ve vatanını özledi. Aradan geçen uzun süre sebebi ile kendisinden sadır olan işleri unuttuklarını düşündü. “Ailesi ile” Mısır’a doğru “yola çıkınca Tûr’un yan tarafında bir ateş fark etti. Ailesine: Siz (burada) durun. Benim gözüme bir ateş ilişti. (Gideyim de) belki size oradan bir haber veya ısınmanız için bir parça ateş getiririm, dedi” Çünkü ailesi soğuktan oldukça etkilenmişti ve yolu da kaybetmişlerdi.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Musa, belirlenen iki vakitten on sene çalışmayı tamamlayınca ailesiyle beraber Medyen’den Mısır’a doğru yola çıktı. Tûr dağının yanında bir ateş gördü. Ailesine dedi ki: "Bekleyin! Ben bir ateş gördüm. Umarım size onun haberini veya ateşinizi tutuşturacağınız bir parça kor getiririm. Umulur da soğuğa karşı ısınırsınız."
Aynı kök: صلي (25 geçiş) · Aynı kök: خبر (52 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş)
Hani Musa, ailesine, "Ben bir ateş gördüm, ondan size bir haber, yahut ısınasınız diye bir kor ateş getireceğim" demişti.
Aynı kök: مكث (7 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Hani bir ateş görmüştü de ailesine, "Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm (oraya gidiyorum). Umarım ondan size bir kor ateş getiririm, yahut ateşin…
Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş) · Ortak kavram: Ecel
Onların hepsini bir araya toplayacağı gün şöyle diyecektir: "Ey cin topluluğu! İnsanlardan pek çoğunu saptırıp aranıza kattınız." Onların insanlardan…
Aynı kök: مكث (7 geçiş) · Aynı kök: قضي (63 geçiş)
(Görevli meleğe şöyle seslenirler:) "Ey Malik! Rabbin bizim işimizi bitirsin." O da, "Siz hep böyle kalacaksınız" der.
Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Aynı kök: خبر (52 geçiş) · Ortak kavram: Ecel
İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün (iddet) beklerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için meşru…
Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Aynı kök: خبر (52 geçiş) · Ortak kavram: Ecel
Görmedin mi ki, Allah, geceyi gündüzün içine ve gündüzü de gecenin içine sokuyor. Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Her biri…
Aynı kök: طور (11 geçiş) · Aynı kök: جنب (33 geçiş)
Ona, Tur dağının sağ tarafından seslendik ve kendisi ile gizlice konuşmak için kendimize yaklaştırdık.
Aynı kök: طور (11 geçiş) · Aynı kök: جنب (33 geçiş)
(Allah, şöyle dedi:) "Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık, size Tur'un sağ yanını va'dettik ve size kudret helvası ile bıldırcın…
Tamamı: yazma kataloğu
Gerçek fotoğraf
Günümüz Sînâ coğrafyasının fotoğrafıdır; tarihsel sahne değildir.
Ayet: Kasas 29-30
Mohammed Moussa · Own work · CC BY-SA 4.0
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Musa, o süreyi doldurup ailesiyle yola çıkınca, dipnot 1 Tûr (Sînâ Dağı) dipnot 2 tarafından bir ateş görmüştü. Ailesine "(Siz burada) bekleyin! Bir ateş gördüm. Umarım ki ondan size bir haber veya ısınmanız için ateşten bir kor getiririm." demişti. dipnot 3
Nihayet Musa belirlenen süreyi tamamlayıp da yakınlarıyla birlikte yola koyulunca, gözüne (Sina) Dağı'nın yamacından (şavkıyan) ateş türü cazip bir şey ilişti. Ailesine dedi ki: "Siz bekleyin, gözüme ateş türü cezbedici bir şey ilişti; belki size ondan bir haber ya da ateşten bir köz getiririm de, bu sayede ısınırsınız!"
Ve Musa, sonunda, bu süreyi doldurup da ailesiyle birlikte (çölde) yola çıktığında Sina Dağı'nın yamacında bir ateş gördü; (ve) yanındakilere: "Siz durun," dedi, "ben (orada) bir ateş gördüm; size oradan belki bir haber, yahut (en azından) ısınmanız için (bir tutam) tutuşmuş odun getiririm".
Musa o süreci tamamlayıp ailesi ile yola çıkınca, Tur'un tarafından bir ateş algıladı. . . Ailesine dedi ki: "Durun, şüphesiz ben bir ateş algıladım. . . Belki ondan size bir haber getiririm yahut o ateşten bir kor getiririm de belki ısınırsınız. "
Böylelikle Musa, süreyi tamamlayıp ailesiyle birlikte yola koyulunca, Tur tarafında bir ateş gördü. Ailesine: "Siz durun, gerçekten bir ateş gördüm; umarım ondan ya bir haber ya da ısınmanız için bir kor parçası getiririm." dedi.
Sonunda Musa süreyi doldurup ailesiyle yola çıkınca, Tûr tarafından bir ateş gördü. Ailesine: Siz (burada) bekleyin; ben bir ateş gördüm, belki oradan size bir haber yahut ısınmanız için bir ateş parçası getiririm, dedi.
Sonunda, Musa süreyi tamamlayıp, ailesiyle birlikte yola çıktı. Dağ tarafında bir ateş gördüğünde, ailesine, "Bekleyin!" dedi; "Aslında, bir ateş gördüm. Belki ondan bir haber veya kor ateş getiririm; ısınırsınız!" dipnot 322
Musa, süreyi tamamlayınca ailesi ile birlikte yola çıktı. Tur Dağı tarafından bir ateş gördü. Ailesine, "Siz burada bekleyin; ben bir ateş gördüm, belki oradan size bir haber yahut tutuşmuş bir odun getiririm de ısınırsınız." dedi.
Musa, o süreyi bitirip ailesiyle birlikte yola çıkınca Tur'un yamacında bir ateş gördü ve ailesine, "Burada durun. Ben bir ateş gördüm. Belki size ondan bir haber veya bir ateş koru getiririm de onunla ısınırsınız" dedi.
Musa, o süreyi bitirip ailesiyle birlikte yola çıkınca Tur'un yamacında bir ateş gördü ve ailesine, 'Burada dur, ben bir ateş gördüm. Belki size ondan bir haber veya bir ateş koru getiririm de onunla ısınırsınız,' dedi.
Musa belirlenen süreyi doldurup ailesiyle yola çıktığı zaman, Tur tarafından bir ateş hissetti. Ailesine: "Durun, ben bir ateş hissettim, umarım size ondan bir haber veya o ateşe bir eksi (kor) getiririm de belki bir ocak yakıp ısınırsınız." dedi.
Vakta ki Musa, artık eceli ödedi ve ehlile yola çıktı Tur canibinden bir ateş hissetti, ehline durun dedi: ben bir ateş hissettim, ümid ederim ki size ondan bir haber getiririm veya o ateşten bir eksi, belki bir ocak yakar ısınırsınız
Musa, süresini tamamlayınca, ailesi ile yola çıktı. Tur tarafında bir ateş fark etti. Ailesine: "Bekleyin. Ben bir ateş gördüm. Belki size ondan bir haber veya ısınmanız için bir ateş getiririm." dedi.
Musa, süresini tamamlayınca, ailesi ile yola çıktı. Tur tarafında bir ateş fark etti. Ailesine: "Bekleyin. Ben bir ateş gördüm. Belki size ondan bir haber veya ısınmanız için bir ateş getiririm." dedi.
Musa, süresini tamamlayınca, ailesi ile yola çıktı. Tur tarafında bir ateş fark etti. Ailesine: "Bekleyin. Ben bir ateş gördüm. Belki size ondan bir haber veya ısınmanız için alevli bir ateş getiririm." dedi.
Böylelikle Musa, eceli (süreyi) tamamlayıp ehliyle (ailesiyle) birlikte yola koyulunca Tur tarafında bir ateş gördü. Ehline (ailesine): "Siz durun, gerçekten bir ateş gördüm; umarım ondan ya bir haber ya da ısınmanız için bir kor parçası getiririm" dedi.
Artık Musa müddetini bitirince aailesiyle yola çıkdı. Tuur yanından bir ateş hissetmişdi o. Aailesine dedi ki: "(Siz burada) eğlenin. Çünkü ben bir ateş gördüm. Olur ki size ondan bir haber, yahud (ocak yakıb) ısınmanız için bir ateş parçası getiririm".
Musa süreyi doldurunca; ailesi ile birlikte yola çıktı. Tur yanında bir ateş gördü. Ailesine dedi ki: Durun, ben bir ateş gördüm. Olur ki size ondan bir haber, yahut ısınmanız için ateşten bir kor getiririm.
(14-29) Ne zaman ki fiziksel erişkinliğe ve düzgünlüğe ulaşınca ona hüküm ve ilim verdik. İşte güzel iş yapanları böyle mükafatlandırırız. Yakın çevresinin uykuda / gaflette olduğu bir vakitte şehre girdi , orada iki tane birbirini katletmek isteyen adam buldu, bir tanesi kendi taraftarıydı diğeri düşmanı tarafındandı , kendi tarafından olan, düşman taraftan olana karşı ondan yardım istedi , O da bir yumruk attı ve o da gerçekleşti / öldü , dedi ki bu şeytanın bir amelidir, muhakkak ki o, apaçık bir saptırıcı ve düşmandır. (Günahını şeytana nispet et, günahına nişan al günahını kendinden bilen günahına ateş edemez ) dedi ki rabbim , ben kendime zulmettim beni bağışla! O da bağışladı , Çünkü O, bağışlayandır, esirgeyendir. Dedi ki Rabbim, bana verdiğin nimet dolayısıyla, suçlulara asla arka çıkmayacağım. Şehirde korku içinde ve etrafı gözetleyerek / kolaçan ederek sabahladı, dün, kendisinden yardım talep eden kişi, yeniden feryat ettiğinde, Musa ona dedi ki muhakkak sen apaçık bir azgınsın, Musa her ikisine de düşman o kişiyi yakalamak istediğinde o kişi; ey Musa dün öldürdüğün adam gibi beni de mi öldürmek istiyorsun? Yeryüzünde arızda zorba biri mi / Cabbar biri mi olmak istiyorsun? Düzeltici / Islah edici olmak istemiyor musun? dedi. Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve dedi ki ey Musa, ileri gelenler senin kesinlikle öldürülmeni emrediyorlar, sen çık git, muhakkak ki ben sana nasihat verenlerdenim. O da g özetleyerek / kolaçan ederek ve korkarak oradan çıktı ve gitti . Ra bbim zalim kavimden beni kurtar dedi.
Mûsâ süreyi tamamlayıp ailesi ile yola çıkınca Tûr’un yan tarafından bir ateş gördü. Ailesine: Siz durun, çünkü ben bir ateş gördüm. Belki ateşten size bir haber yahut ısınmanız için size ateşten bir parça getiririm, dedi.
Musa, süreyi bitirip ailesiyle yola çıkınca Tur'un (sağ) yanında bir ateş gördü. Ailesine dedi ki: "Siz durun, ben bir ateş gördüm, belki ondan size bir haber getiririm, yahut bir ateş koru (getiririm) de ısınırsınız."
Musa süreyi tamamlayınca ailesiyle yola çıktı. Tur'un yanında bir ateş farketti. Ailesine dedi ki: "Siz burada kalın dipnot 1 . Ben bir ateş farkettim. Belki oradan size bir haber veya ateşin korundan bir parça getiririm de ısınırsınız dipnot 2 ."
Musa süreyi doldurunca ailesiyle yola çıktı. Tur tarafında bir ateş farketti. Ailesine dedi ki, "Siz burada kalın. Bir ateş gördüğüme eminim. Belki oradan size bir haber getiririm. Bel ki de ateşin korundan getiririm de ısınırsınız."
Musa, süreyi doldurunca ailesi ile birlikte yola çıktı. Tur tarafından bir ateşe gözü ilişti. Ailesine dedi ki:Durun, ben bir ateş gördüm. Belki ondan size bir haber veya ısınmanız için bir kor parçası getiririm.
Musa, süreyi doldurunca ailesi ile birlikte yola çıktı. Tur tarafından bir ateşe gözü ilişti. Ailesine dedi ki: -Durun, ben bir ateş gördüm. Belki ondan size bir haber veya ısınmanız için bir kor parçası getiririm.
Musa süreyi bitirip ailesiyle yola çıkınca, Tur tarafından bir ateş fark etti. Ailesine dedi ki: "Bekleyin, bir ateş fark ettim. Belki ondan size bir haber getiririm, belki bir ateş koru getiririm de ısınırsınız."
And when Mussa had fulfilled the term agreed upon and departed with his family he perceived a fire on the mountain side of Tur (Tor) He said to his family: "I have just perceived a fire, you stay here. Perhaps I might be able to get some information relative to the direction We pursue or fetch you a brand from the burning wood to kindle a fire to warm you up".
Once Moses had fulfilled the term and was travelling with his family, he caught sight of a fire on the side of the mountain and said to his family, ‘Wait! I have seen a fire. I will bring you news from there, or a burning stick for you to warm yourselves.’
Now when Moses had fulfilled the term, and was travelling with his family, he perceived a fire in the direction of Mount Tur. He said to his family: "Tarry ye; I perceive a fire; I hope to bring you from there some information, or a burning firebrand, that ye may warm yourselves."
When Moses had fulfilled the term dipnot 1 and was journeying with his family, he perceived a fire in the direction of the Mount (Sinai). dipnot 2 He said to his family: "Wait here; I have observed a fire. Maybe I will bring to you some news or a brand of fire from there that you may warm yourselves."
When Musa had fulfilled the appointed term and had set off with his family, he noticed a fire from one side of the Mount. He said to his family, ‘Stay here, I can see a fire. Hopefully I will bring you back some news from it or a burning branch from the fire so that you will be able to warm yourselves.’
Then, when Mûsâ (Moses) had fulfilled the term, and was travelling with his family, he saw a fire in the direction of Tûr (Mount). He said to his family: "Wait, I have seen a fire; perhaps I may bring you from there some information, or a burning fire-brand that you may warm yourselves."
So when Moses completed the term and set out with his family, he descried a fire on the side of the mountain. He said to his family, ‘Wait! Indeed I descry a fire! Maybe I will bring you some news from it, or a brand of fire so that you may warm yourselves.’
And when Moses had completed the agreed term and set forth with his family, he saw with feelings of warmth of affection and love, a sort of fire (on the way at a place) in the direction of the mount. He said to his family, `You stay (here) I have seen with feelings of warmth of love and affection a fire. I hope to bring you some useful and important information from there or (at least) a burning brand from the fire that you may warm yourselves.'
So when Moses had accomplished the term and departed with his household, he observed on the side of the Mount a fire. He said to his household, 'Tarry you here; I observe a fire. Perhaps I shall bring you news of it, or a faggot from the fire, that haply you shall warm yourselves.'
When Moses completed his obligation, he left Midyan with his family. During his travel, he saw a fire in the slope of Mount Sinai. He said to his family: "Wait here so that I may bring you a little bit of that fire so that we may start a bonfire to warm us up."
And when Moses had fulfilled the appointed time, and was journeying with his people, he perceived from the side of the mountain a fire; said he to his people, 'Tarry ye here; verily, I have perceived a fire, haply I may bring you good news therefrom, or a brand of fire that haply ye may be warmed. '
So when Moses fulfilled his obligation, he was traveling with his family and he saw a fire from the slope of the mount. He said to his family: "Stay here. I have seen a fire. Perhaps I can bring to you news from there, or a portion of the fire to warm you."
And when Moses had fulfilled the term, and was journeying with his family towards Egypt, he saw fire on the side of mount Sinai. And he said unto his family, tarry ye here; for I see fire: Peradventure I may bring you thence some tidings of the way, or at least a brand out of the fire, that ye may be warmed.
Said he, "That is settled between you and me. Whichever of the two terms I fulfil, there will be no ill-will (or injustice) against (or in) me, for Allah is surety over (witness of or approves of) what we say."
So as soon as M?s'a accomplished the term and was traveling with his family, he perceived on the side of At-Tûr (i. e., the Mount) a fire. He said to his family, "Stay (here). Surely I perceive a fire. Possibly I (will) come up to you with news of it, or a firebrand from the fire, that possibly you would warm yourselves."
Then, when Moses had fulfilled the term, and was travelling with his housefolk, he saw in the distance a fire and said unto his housefolk: Bide ye (here). Lo! I see in the distance a fire; peradventure I shall bring you tidings thence, or a brand from the fire that ye may warm yourselves.
When Moses had fulfilled the term and was journeying with his family, he noticed a fire on the side of the mountain. "Wait here," he said to his family; "I have seen a fire. I may haply bring some news from there, or an ember that you may warm yourselves."
And when Moses had fulfilled his term and was wandering with his family [in the desert], he perceived a fire on the slope of Mount Sinai; [and so] he said to his family: "Wait here. Behold, I perceive a fire [far away]; perhaps I may bring you from there some tiding, or [at least] a burning brand from the fire, so that you might warm yourselves.
When Moses had completed the term and was travelling with his family, he spotted a fire on the side of Mount Ṭûr. He said to his family, "Stay here, ˹for˺ I have spotted a fire. Perhaps from there I can bring you some directions[1] or a torch from the fire so you may warm yourselves."
So when Moses fulfilled his obligation, he was traveling with his family and he saw a fire from the slope of the mount. He said to his family: "Stay here. I have seen a fire. Perhaps I can bring to you news from there, or a portion of the fire to warm you."
When he had fulfilled his obligation, he traveled with his family (towards Egypt). He saw from the slope of Mount Sinai a fire. He said to his family, "Stay here. I have seen a fire. Maybe I can bring to you news, or a portion of the fire to warm you."
And when Moses had completed the term and was traveling with his family, he perceived from the direction of the mount a fire. He said to his family, "Stay here; indeed, I have perceived a fire. Perhaps I will bring you from there [some] information or burning wood from the fire that you may warm yourselves."
Then when Moses had completed the term and was travelling with his family, he perceived from the side of the mount a fire. He said to his family: “Wait here; I have perceived a fire. I might bring you news from it, or a firebrand from the fire, that you might warm yourselves.”
And when Moses had fulfilled his term, and was traveling with his family, he saw a fire on the slope of Mount Toor of Sinai. He said to his family, "Stay here. Behold, I have seen a fire. I hope to bring you some information from there, or a burning torch, that you may warm yourselves."
When Musa (Moses) had fulfilled the time, and was journeying with his family, he saw a fire in the direction of Mount Túr. He said to his family: "You wait (here); I see a fire; I hope to bring some news from there for you, or (bring) a piece of burning fire, so that you may warm yourselves."
So, when Mūsā completed the term and set forth with his wife, he noticed a fire from the direction of (the mount) Tūr, he said to his wife, "Stay here; I have noticed a fire. May be I bring to you some information or an ember from the fire, so that you may warm yourself."
So after Moses fulfilled his obligation and was traveling with his family, he saw a fire on the slope of the mount. He said to his family: "Stay here, I have seen a fire, perhaps I can bring you from there some news or a burning piece of the fire so that you may be warmed."