Diyanet İşleri
Bu (peygamberlerin gönderilmesi), Allah'ın, halkları habersizken ülkeleri haksız yere helak etmeyeceği içindir.
En'âm suresi
En'âm suresi, 131. ayet. ذَٰلِكَ أَن لَّمْ يَكُن رَّبُّكَ مُهْلِكَ ٱلْقُرَىٰ بِظُلْمٍ وَأَهْلُهَا غَٰفِلُونَ
ẕâlike el lem yekür rabbüke mühlike-lḳurâ biżulmiv veehlühâ gâfilûn.
Bu (peygamberlerin gönderilmesi), Allah'ın, halkları habersizken ülkeleri haksız yere helak etmeyeceği içindir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Peygamberlerin gönderiliş sebebi ve dereceler En'âm 130–135 3
Onların hepsini bir araya toplayacağı gün şöyle diyecektir: "Ey cin topluluğu! İnsanlardan pek çoğunu saptırıp aranıza kattınız." Onların insanlardan olan dostları, "Ey Rabbimiz! Bizler birbirimizden yararlandık ve bize belirlediğin süremizin sonuna ulaştık" diyecekler. Allah da diyecek ki: "Allah'ın diledikleri (affettikleri) hariç, içinde ebedi kalmak üzere duracağınız yer ateştir." Ey Muhammed! Şüphesiz senin Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.
İşte biz, kazanmakta oldukları günahlar sebebiyle zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmına böyle musallat ederiz.
(O gün Allah, şöyle diyecektir:) "Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size ayetlerimi anlatan ve bu gününüzün gelip çatacağı hakkında sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?" Onlar şöyle diyecekler: "Biz kendi aleyhimize şahitlik ederiz." Dünya hayatı onları aldattı ve kafir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.
Bu (peygamberlerin gönderilmesi), Allah'ın, halkları habersizken ülkeleri haksız yere helak etmeyeceği içindir.
Herkesin amellerine göre dereceleri vardır. Rabbin onların yaptıklarından habersiz değildir.
Rabbin her bakımdan sınırsız zengindir, rahmet sahibidir. Sizi başka bir kavmin soyundan getirdiği gibi, dilerse sizi giderir (yok eder) ve sizden sonra da yerinize dilediğini getirir.
Şüphesiz size va'dedilen şeyler mutlaka gelecektir. Siz bunun önüne geçemezsiniz.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İnsanlara ve cinlere peygamberler göndererek yapılan bu uyarı, kendilerine bir resul gönderilmeden ve onun daveti ulaşmadan işlemiş olduğu suçtan dolayı cezalandırılmaması içindir. Biz hiçbir millete, onlara peygamberler göndermeden azap etmedik.
Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Rabbin, halkları salih ve ıslah edici kimseler iken memleketleri zulmederek helak etmez.
Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Rabbin, ülkelerin merkezi yerlerine, kendilerine ayetlerimizi okuyan bir peygamber göndermedikçe oraları helak edici değildir. Zaten biz, halkları…
Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Elçilerimiz (melekler) İbrahim'e müjdeyi getirdiklerinde, "Biz, bu memleket halkını helak edeceğiz, çünkü oranın ahalisi zalim kimselerdir" dediler.
Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
Aralarında Allah adına and içerek şöyle dediler: "Mutlaka onu ve ailesini geceleyin öldüreceğiz, sonra da velisine; 'Biz onun ailesinin öldürülüşüne…
Aynı kök: غفل (35 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
De ki: "Ey kitab ehli! (Gerçeği) görüp bildiğiniz halde, niçin Allah'ın yolunu eğri ve çelişkili göstermeğe yeltenerek inananları Allah'ın yolundan…
Aynı kök: غفل (35 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Musa, halkın habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri düşmanı tarafından; kavga eden iki adam gördü. Kendi…
Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
(Mallarınızı) Allah yolunda harcayın. Kendi kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.
Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
O, (senin yanından) ayrılınca yeryüzünde bozgunculuk yapmağa, ekin ve nesli yok etmeğe çalışır. Allah ise bozgunculuğu sevmez.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Gerçek şu ki halkı habersizken Rabbin, haksızlık ile şehirleri helak edici değildir. dipnot 1
Bunun nedeni şudur: bir toplumun bireyleri (ilahi sınırlardan) habersiz oldukları sürece, senin Rabbin o (tür) toplumları işledikleri yanlışlar sebebiyle asla helak etmez.
Gerçek şu ki, bir toplumun fertleri (doğru ile eğrinin anlamından) habersiz olduğu sürece Rabbin o toplumu yaptığı yanlışlıklardan dolayı asla yok etmez:
Şu sebepledir ki: Rabbin, Rasullerle uyarılmamış zalim toplulukları helak edici değildir.
Bu, halkı habersizken, Rabbinin ülkeleri zulüm ve helak edici olmadığındandır.
Gerçek şu ki: Rabbin, halkı habersizken, (onları Kıyâmet gününün geleceği hususunda uyaran Peygamberler göndermeden) haksızlık ile ülkeleri helâk edici değildir.
Bu böyledir. Efendin, aymazlık içindeki halkını uyarmadan, kentleri haksız yere yıkıma uğratmaz.
Gerçek şu ki; halkı habersizken, Rabbin haksızlıkla ülkeleri helak edici değildir.
Bu böyledir. Efendin, halkı habersiz bir durumda iken ülkeleri zulüm ile helak etmez.
Bu böyledir. Rabbin, halkı habersiz bir durumda iken ülkeleri zulüm ile helak etmez.
Bu, Rabbinin ülkeleri onların halkı habersiz iken, yani onları uyarmadan haksız yere helak edici olmamasından ileri gelmektedir.
Bu şundan ki: Rabbın memleketleri ahalisi gafil haldeler iken zulm ile helak edici değildir
Gerçek şu ki: Rabb'in, gerçeklerden habersiz bir beldenin halkını haksız yere asla yok etmez.
Gerçek şu ki: Rabb'in, gerçeklerden habersiz bir beldenin halkını haksız yere asla yok etmez.
Gerçek şu ki: Rabb'in, gerçeklerden habersiz bir beldenin halkını haksız yere asla yok etmez.
Bu, ehli (halkı) habersizken, rabbinin ülkeleri zulüm ve helak edici olmadığındandır.
Bu (vech ile peygamberler gönderilmesi ve onların feci akıbetlerini vaktiyle haber vermeleri) memleketleri — halkı gaafil bulunurlarken — zulüm (leri) yüzünden Rabbinin (mahv-ü) helak edici olmadığındandır.
Bu; Rabbının, haberleri yokken, kasabalar halkını haksız yere helak edici olmadığından dolayıdır.
(122-131) Kendisi ölü iken onu dirilttiğimiz ve insanlar içinde yürümesi için ona nur yaptığımız kimse, karanlıklardan bir türlü çıkamayan kimse gibi hiç olur mu? Böylece zalimlere yaptıkları süslü gösterildi. Böylece her memlekettin büyüklerini orada tuzak kurabilmeleri için suçlular yaptık , sadece kendilerine tuzak kuruyorlardı da bunu n bilincinde / şuurunda değillerdi. Onlara bir ayet geldiği vakit Allah’ın Resullerine verilenin bir benzeri de bize verilmedikçe iman etmeyeceğiz dediler, Allah mesajlarını / risaletini hangi tarafa vereceğini daha iyi bilir, ilerde suç işleyenlere kurdukları tuzaklardan dolayı Allah’ın yanında ki aşağılanma ve şiddetli bir azap isabet edecek. Allah kimin hidayet olmasını isterse göğsünü teslimiyete açar / İslam’a açar, Kimi de sapmış bırakmak isterse göğsünü darlandırır semaya çıkar gibi sıkışır. İşte böyle Allah, pisliği inanmayanlar üzerine yapar , i şte bu Rabbinin doğru yoludur , zikreden kavimler için ayetlerimizi detaylandırdık. Onlara Rablerinin yanında İslam yurdu vardır, yaptıklarından dolayı O, onların dostudur. O gün hepinizi toplayacak, ey cin topluluğu inslerden çokça edindiniz, i nslerden onların dostları da dedi ki Rabbimiz bazımız bazılarından faydalandık / metalandık ve bize tanıdığın süremiz de eriştik, dedi ki Ateş, varacağınız yerdir, orada Allah’ın istemesi hariç ebedi kalacaksınız, muhakkak ki Rabbin yargıçtır, bilendir. Böylece zalimlerin bazısı , kazandıkları sebebiyle bazısının dostu olur / velisi olur. Ey cin ve ins topluluğu, size ayetlerimi anlatan ve işte bugünle buluşmayı hatırlatan, sizlerden olan Resuller size gelmedi mi? K endimize şahidiz ki dünya hayatı bizi aldattı dediler ve kendileri kendilerinin kafir olduklarına şahit oldular , b u Rabbinin memleketleri halkı gafil iken z ulmederek helak etmemesi nedeniyledir.
Bu (rasûllerin gönderilmesi) halkı habersizken, Rabbinin ülkeleri haksız yere yok etmeyeceğinden dolayıdır.
Bu böyledir, çünkü Rabbin, halkı habersiz iken ülkeleri zulüm ile helak edici değildir.
Çünkü senin Rabbin, ahalisi ayetlerimizden habersizken, haksız yere kentleri helak etmez.
Bu şundandır: Halkının bir şeyden haberi yokken, senin Rabbin, haksızlık edip kentleri etkisiz (yaşanmaz) hale getirmez.
Bu (şekilde rasûllerin gönderilmesi), Rabbinin zulümleri sebebiyle ülkeleri/halkları haberleri yok iken onları helak etmeyeceğinden dolayıdır.
Bu, halkı habersizken, Allah'ın haksız yere ülkeleri helak etmemesinden dolayıdır.
Sebep şudur: Rabbin, halkı habersiz bir haldeyken kentleri helak edici değildir.
Among the set of Allah's correlated principles is His merciful dealing with the guilty who lacked knowledge of what is wrong and what is right, nor has he been guided or warned. Therefore, never would Allah, your Creator, do away with the cities when their inhabitants were unconscious of the wrong they were accustomed to do.
your Lord would not destroy towns for their wrongdoing if they had not been warned.
(The messengers were sent) thus, for thy Lord would not destroy for their wrong-doing men's habitations whilst their occupants were unwarned.
(They will be made to bear this witness to show that) it is not the way of your Lord to destroy cities unjustly while their people were unaware of the Truth. dipnot 1
That was because their Lord would never have destroyed the cities unjustly while their people were unaware.
This is because your Lord would not destroy the (populations of) towns for their wrong-doing (i.e. associating others in worship along with Allâh) while their people were unaware (so the Messengers were sent).
This is because your Lord would never destroy the towns unjustly while their people were unaware.
This (sending of the Messengers) is because your Lord destroys no township unjustly whilst their inhabitants are unwarned.
That is because thy Lord would never destroy the cities unjustly, while their inhabitants were heedless.
This is said so that you know that your Lord does not destroy the nations of the wrongdoers without proper warnings.
That is because thy Lord would never destroy towns unjustly while their people are careless;
That is because your Lord was not to destroy any town because of its wickedness while its people were unaware.
This hath been the method of God's dealing with his creatures, because thy Lord would not destroy the cities in their iniquity, while their inhabitants were careless.
That is because your Lord would never destroy a township arbitrarily, while their people are unaware (of what is wrong).
That is so, for your Lord would not cause towns to perish unjustly, (Literally: with injustice) (while) their population are heedless.
This is because thy Lord destroyeth not the townships arbitrarily while their people are unconscious (of the wrong they do).
And this (so that it may be clear) that your Lord does not destroy towns and cities arbitrarily while the citizens remain unaware.
And so it is that thy Sustainer would never destroy a community for its wrongdoing so long as its people are still unaware [of the meaning of right and wrong]:
This ˹sending of the messengers˺ is because your Lord would never destroy a society for their wrongdoing while its people are unaware ˹of the truth˺.
That is because your Lord was not to destroy any town because of its wickedness while its people were unaware.
This is to show that your Lord never annihilates any community unjustly, while its people are unaware.
That is because your Lord would not destroy the cities for wrongdoing while their people were unaware.
That is because thy Lord would not destroy the cities in injustice, while their people were unaware.
And so it is that your Lord never destroys communities arbitrarily while their people are unaware of their wrongdoings.
(The messengers were sent), because your Lord would not destroy the townships of men for their wrong-doing while the people (of the townships) were not warned.
That (Allah sends messengers) is because your Lord is not to destroy any towns on account of any wrongdoing, while their people are unaware.
That is because your Lord was not to destroy any town because of its wickedness while its people were unaware.