Diyanet İşleri
Allah, her kimi doğruya erdirmek isterse, onun göğsünü İslam'a açar. Kimi de saptırmak isterse, onun da göğsünü göğe çıkıyormuşçasına daraltır, sıkar. Allah, inanmayanlara azap (ve sıkıntıyı) işte böyle verir.
En'âm suresi
En'âm suresi, 125. ayet. فَمَن يُرِدِ ٱللَّهُ أَن يَهْدِيَهُۥ يَشْرَحْ صَدْرَهُۥ لِلْإِسْلَٰمِ وَمَن يُرِدْ أَن يُضِلَّهُۥ يَجْعَلْ صَدْرَهُۥ ضَيِّقًا حَرَجًا كَأَنَّمَا يَصَّعَّدُ فِى ٱلسَّمَآءِ كَذَٰلِكَ يَجْعَلُ ٱللَّهُ ٱلرِّجْسَ عَلَى ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ
femey yüridi-llâhü ey yehdiyehû yeşraḥ ṣadrahû lil'islâm. vemey yürid ey yüḍillehû yec`al ṣadrahû ḍayyiḳan ḥaracen keennemâ yeṣṣa``adü fi-ssemâ'. keẕâlike yec`alü-llâhü-rricse `ale-lleẕîne lâ yü'minûn.
Allah, her kimi doğruya erdirmek isterse, onun göğsünü İslam'a açar. Kimi de saptırmak isterse, onun da göğsünü göğe çıkıyormuşçasına daraltır, sıkar. Allah, inanmayanlara azap (ve sıkıntıyı) işte böyle verir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Ölü iken diriltilen; cin ve insan topluluklarına hitap En'âm 122–129 3
Ölü iken dirilttiğimiz ve kendisine, insanlar arasında yürüyeceği bir nur verdiğimiz kimsenin durumu, hiç, karanlıklar içinde kalmış, bir türlü ondan çıkamamış kimsenin durumu gibi olur mu? İşte kafirlere, işlemekte oldukları çirkinlikler böyle süslü gösterilmiştir.
İşte böyle, her memlekette günahkarları oranın ileri gelenleri kıldık ki oralarda hilekarlık etsinler. Halbuki onlar hilekarlığı ancak kendilerine yaparlar. Ama farkında olmuyorlar.
Onlara bir ayet geldiği zaman, "Allah elçilerine verilenin bir benzeri bize de verilinceye kadar asla inanmayacağız" derler. Allah, elçilik görevini kime vereceğini çok iyi bilir. Suç işleyenlere Allah katından bir aşağılık ve yapmakta oldukları hilekarlık sebebiyle çetin bir azap erişecektir.
Allah, her kimi doğruya erdirmek isterse, onun göğsünü İslam'a açar. Kimi de saptırmak isterse, onun da göğsünü göğe çıkıyormuşçasına daraltır, sıkar. Allah, inanmayanlara azap (ve sıkıntıyı) işte böyle verir.
Bu, Rabbinin dosdoğru yoludur. Şüphesiz düşünüp öğüt alacak bir toplum için ayetleri ayrı ayrı açıkladık.
Rableri katında selam yurdu (cennet) onlarındır. Allah, yapmakta oldukları şeylerden dolayı onların dostudur.
Onların hepsini bir araya toplayacağı gün şöyle diyecektir: "Ey cin topluluğu! İnsanlardan pek çoğunu saptırıp aranıza kattınız." Onların insanlardan olan dostları, "Ey Rabbimiz! Bizler birbirimizden yararlandık ve bize belirlediğin süremizin sonuna ulaştık" diyecekler. Allah da diyecek ki: "Allah'ın diledikleri (affettikleri) hariç, içinde ebedi kalmak üzere duracağınız yer ateştir." Ey Muhammed! Şüphesiz senin Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
125. Yüce Allah kullarına, bir kulun mutluluk ve hidâyeti ile bedbahtlık ve sapıklığının alametinin ne olduğunu şöyle açıklamaktadır: Her kimin kalbi İslâm’a açılır, İslâm’ı geniş ve rahat bir kalp ile kabul eder, iman nuru ile aydınlanır, yakîn ışığı ile hayat bulur, buna bağlı olarak da ruhu huzura kavuşur, hayrı sever ve nefsi de kolaylıkla hayrı işlerse, bunu yaparken de herhangi bir sıkıntı duymaksızın, aksine zevk alarak yaparsa işte bu, Yüce Allah’ın o kimseye hidâyet verdiğinin, ona tevfikini ve en doğru yolu izlemeyi ihsan ettiğinin alâmetidir.
Allah’ın saptırmak istediği kimsedeki alâmeti ise onun kalbine iman, ilim ve yakîne karşı alabildiğine darlık vermesi, kalbinin şüphe ve arzulara tamamıyla dalmış olması ve bu nedenle de hayrın ona ulaşmamasıdır. Onun bu darlığı ve sıkıntısı sanki göğe çıkmakla yükümlü tutulan ama buna hiçbir imkanı bulunmayan kimsenin kalbindeki darlık ve sıkıntı gibidir. Buna sebep ise onların iman etmeyişleridir ki bundan dolayı da Allah, murdarlığı üzerlerine çökertir. Çünkü onlar kendilerine rahmet ve ihsan kapısını kapatmışlardır. İşte bu, şaşmaz bir terazi ve değişmez bir yoldur. Zira ihsan edip takvaya tutunan ve o en güzel sözü tasdik edene Allah kolay olan hidâyet yolunu kolaylaştırır. Cimrilik eden, kendisini yeterli gören ve o en doğru sözü yalanlayan kimseye de o en zor olan yolu kolaylaştırır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yüce Allah, kimi hidayet yoluna muvaffak kılmak isterse onun kalbini açar ve İslam’ı kabul etmeye hazırlar. Kimi de yardımsız bırakıp onu hidayete muvaffak kılmak istemezse, onun kalbine hakkı kabul etmesin diye şiddetli bir sıkıntı verir ki, gökyüzüne yükselirken bunu yapmaktan nasıl aciz kalıyorsa; hakkında kalbine girmesi aynı böyle imkansız olur. Allah, sapık kimseyi bu sıkıntılı duruma soktuğu gibi iman etmeyen kimselerin üzerine de azap indirir.
Aynı kök: شرح (5 geçiş) · Aynı kök: صدر (46 geçiş) · Ortak kavram: İslâm
Allah'ın, göğsünü İslam'a açtığı, böylece Rabbinden bir nur üzere bulunan kimse, kalbi imana kapalı kimse gibi midir? Allah'ın zikrine karşı kalpleri…
Aynı kök: صعد (9 geçiş) · Aynı kök: حرج (15 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş)
Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı…
Aynı kök: شرح (5 geçiş) · Aynı kök: صدر (46 geçiş)
Kalbi imanla dolu olduğu halde zorlanan kimse hariç, inandıktan sonra Allah'ı inkar eden ve böylece göğsünü küfre açanlara Allah'tan gazap iner ve…
Aynı kök: شرح (5 geçiş) · Aynı kök: صدر (46 geçiş)
Musa, dedi ki: "Rabbim! Gönlüme ferahlık ver."
Aynı kök: حرج (15 geçiş) · Aynı kök: صدر (46 geçiş)
Bu, sana, kendisiyle (insanları) uyarman için ve mü'minlere öğüt olarak indirilmiş bir kitaptır. Artık ondan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın.
Aynı kök: ضيق (13 geçiş) · Aynı kök: صدر (46 geçiş)
(Ey Muhammed!) Belki de sen, (müşriklerin) "Ona bir hazine indirilseydi veya beraberinde bir melek gelseydi ya!" demelerinden dolayı sana…
Aynı kök: ضيق (13 geçiş) · Aynı kök: صدر (46 geçiş)
Andolsun, onların söyledikleri şeylerden dolayı göğsünün daraldığını biliyoruz.
Aynı kök: ضيق (13 geçiş) · Aynı kök: صدر (46 geçiş)
"Göğsüm daralır. Akıcı konuşamam. Onun için, Harun'a da peygamberlik ver (ve onu bana yardımcı yap)."
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Allah kimi doğru yola ulaştırmak isterse onun göğsünü İslam'a açar. dipnot 1 Kimi de saptırmak isterse (sapkınlıkta bıraktığı o kişinin) göğsünü sanki göğe çıkıyormuş gibi iyice daraltıp sıkıştırır. dipnot 2 Allah inanmayanların üstüne işte böyle pislik verir. dipnot 3
Allah kimi doğru yola ulaştırmak isterse, onun kalbini teslimiyet için genişletir; kimin de sapmasına izin verirse, onun kalbini de adeta göğe tırmanıyormuş gibi daraltıp sıkıştırır: İşte böylece Allah, inanmamakta direnen kimseleri dehşet bir ıstıraba sürükler.
Allah kimi doğru yola ulaştırmak isterse, kalbini (Ona) teslim olma arzusuyla genişletir; kimin de sapmasına izin verirse onun kalbini daraltır ve sıkıştırır, adeta göklere tırmanıyormuş gibi: böylece Allah, inanmayanları dehşete düşürür.
Allah kimin için hidayet murat ederse, onun sadrını (içini - anlayışını) İslam'a (teslim olmuşluğunun farkındalığına) açar! Kimi de saptırmayı dilerse; onun da sadrını (içini) daraltır, sanki zorlukla semaya yükseliyormuş gibi! Böylece Allah, iman etmeyenleri aşağılar!
Allah, kimi hidayete erdirmek isterse, onun göğsünü İslam'a açar; kimi saptırmak isterse, onun göğsünü, sanki göğe yükseliyormuş gibi dar ve sıkıntılı kılar. Allah, iman etmeyenlerin üstüne işte böyle pislik çökertir.
Allah kimi doğru yola iletmek isterse onun kalbini İslâm'a açar; kimi de saptırmak isterse göğe çıkıyormuş gibi kalbini iyice daraltır. İşte Allah, iman etmeyenlerin üzerine, (bütün işlerinde görülen) pisliği ve azabı böyle çökertir.
Allah, kimi doğru yola eriştirmeyi dilerse, artık, onun gönlünü İslamiyet'e açar. Ve kimi saptırmayı dilerse, onun gönlünü, gökyüzüne yükseliyormuş gibi dar ve sıkıntılı yapar. İşte böylece, Allah, inanmayanlara aşağılayıcı bir ceza verir.
Allah kimi doğru yola iletmek isterse, onun kalbini İslam'a açar; kimi de saptırmak isterse, göğe çıkıyormuş gibi kalbini iyice daraltır. Allah, inanmayanların üstüne işte böyle murdarlık verir.
Kim(i) doğru yola ulaş(tır)mak dilerse ALLAH onun gönlünü barışa/teslimiyete (islam) açar. Kim(i) de sap(tır)mak dilerse göğsünü göğe yükseliyormuş gibi dar ve sıkıntılı kılar. ALLAH onaylamayanları işte böyle kötü duruma sokar.
ALLAH kimi doğru yola ulaştırmak dilerse onun gönlünü islama (Tanrı'ya teslim olmaya) açar. Kimi de saptırmak dilerse göğsünü, göğe yükseliyormuş gibi dar ve sıkıntılı kılar. ALLAH inanmıyanları işte böyle kötü duruma sokar.
Allah, her kimi doğru yola erdirmek isterse, onun gönlünü islama açar. Her kimi de sapıklığa bırakmak isterse onun kalbini daraltır, öyle sıkıştırır ki, sanırsın öfkesinden göğe çıkacak. Allah imana gelmeyenleri o murdarlık içinde hep böyle bırakır.
Hasılı Allah her kimi hidayetine irdirmek isterse, islama sinesini açar, gönlüne genişlik verir, her kimi de dalalete bırakmak isterse onun da kalbini daraltır öyle sıkıştırır ki sanırsın öfkesinden göke çıkacak, iymana gelmezleri Allah o murdarlık içinde hep böyle bırakır
Allah, kim hidayeti hak ederse dipnot 1 onun kalbini İslam'a açar; kime de sapkınlığı hak ederse dipnot 1 göğe çıkmaya çalışıyormuşçasına kalbini daraltır, sıkar. Allah, iman etmeyenleri işte böyle sıkıntı içinde bırakır.
Allah, kime hidayeti hak ederse dipnot 1 onun kalbini İslam'a açar; kime de sapkınlğı hak ederse dipnot 1 göğe çıkmaya çalışıyormuşçasına kalbini daraltır, sıkar. Allah, inanmayanları işte böyle sıkıntı içinde bırakır.
Allah, kime hidayet dipnot 1 dilerse dipnot 2 onun kalbini İslam'a açar; kime de sapkınlık dilerse dipnot 3 göğe çıkmaya çalışıyormuşçasına kalbini daraltır, sıkar. Allah, inanmayanları işte böyle sıkıntı içinde bırakır.
Tanrı kimi hidayete erdirmek isterse, onun göğsünü islama açar; kimi saptırmak isterse, onun göğsünü, sanki göğe yükseliyormuş gibi dar ve sıkıntılı kılar. Tanrı, inanmayanların üstüne işte böyle pislik çökertir.
Allah kime doğru yolu gösterir, imana muvaffak ederse onun göksünü islam için açar (genişletir). Kimi de sapıklıkda bırakmak dilerse onun da kalbini son derece daraltır, sıkar. O, (İslamı kabul hususunda) guya zorla göğe çıkacakmış gibi (kendinde bir imkansızlık ve) zahmet (görür). Allah iman etmeyeceklerin üstüne işte böyle murdarlık çökertir.
Allah, kimi hidayete erdirmek isterse; onun kalbini İslam'a açar. Kimi de saptırmak isterse; onu da göğe doğru yükseliyormuş gibi kalbini daraltır, sıkar. Allah; iman etmeyenlerin üstüne, işte böylece murdarlık çökertir.
(122-131) Kendisi ölü iken onu dirilttiğimiz ve insanlar içinde yürümesi için ona nur yaptığımız kimse, karanlıklardan bir türlü çıkamayan kimse gibi hiç olur mu? Böylece zalimlere yaptıkları süslü gösterildi. Böylece her memlekettin büyüklerini orada tuzak kurabilmeleri için suçlular yaptık , sadece kendilerine tuzak kuruyorlardı da bunu n bilincinde / şuurunda değillerdi. Onlara bir ayet geldiği vakit Allah’ın Resullerine verilenin bir benzeri de bize verilmedikçe iman etmeyeceğiz dediler, Allah mesajlarını / risaletini hangi tarafa vereceğini daha iyi bilir, ilerde suç işleyenlere kurdukları tuzaklardan dolayı Allah’ın yanında ki aşağılanma ve şiddetli bir azap isabet edecek. Allah kimin hidayet olmasını isterse göğsünü teslimiyete açar / İslam’a açar, Kimi de sapmış bırakmak isterse göğsünü darlandırır semaya çıkar gibi sıkışır. İşte böyle Allah, pisliği inanmayanlar üzerine yapar , i şte bu Rabbinin doğru yoludur , zikreden kavimler için ayetlerimizi detaylandırdık. Onlara Rablerinin yanında İslam yurdu vardır, yaptıklarından dolayı O, onların dostudur. O gün hepinizi toplayacak, ey cin topluluğu inslerden çokça edindiniz, i nslerden onların dostları da dedi ki Rabbimiz bazımız bazılarından faydalandık / metalandık ve bize tanıdığın süremiz de eriştik, dedi ki Ateş, varacağınız yerdir, orada Allah’ın istemesi hariç ebedi kalacaksınız, muhakkak ki Rabbin yargıçtır, bilendir. Böylece zalimlerin bazısı , kazandıkları sebebiyle bazısının dostu olur / velisi olur. Ey cin ve ins topluluğu, size ayetlerimi anlatan ve işte bugünle buluşmayı hatırlatan, sizlerden olan Resuller size gelmedi mi? K endimize şahidiz ki dünya hayatı bizi aldattı dediler ve kendileri kendilerinin kafir olduklarına şahit oldular , b u Rabbinin memleketleri halkı gafil iken z ulmederek helak etmemesi nedeniyledir.
Allah, kimi doğru yola iletmek isterse, onun gönlünü İslam’a açar. Kimi de saptırmak isterse, göğe yükseliyormuş gibi, kalbini dar ve sıkıntılı kılar. Allah iman etmeyenlerin üstüne pisliği/azabı işte böyle verir.
Allah kimi doğru yola iletmek isterse onun göğsünü İslam'a açar, kimi de saptırmak isterse onun göğsünü, (o kimse) göğe çıkıyormuş gibi dar ve tıkanık yapar. Allah, inanmayanların üstüne işte böyle pislik (sıkıntı) çökertir.
Allah, (doğru davranışlarından dolayı dipnot 1 ) yola geldiğini onaylamak istediği kişinin dipnot 2 gönlünü İslam'a açar. (Yanlış davranışlarından dolayı dipnot 3 ) yoldan saptığını onaylamak istediği kişinin ise içinde sanki yükseklere çıkıyormuş gibi bunalma ve sıkıntı oluşturur dipnot 4 . Allah, kendisine inanıp güvenmeyenlerin üstünde pisliği işte böyle oluşturur. dipnot 5
Allah, kimin yola geldiğini onaylamak isters gönlünü İslam'a açar. Kimin de sapttığını onaylamak isterse dipnot 1 onun da içini daraltır dipnot 2 ; sanki göğe yükseliyor gibi olur. Allah kendine güvenmeyenleri o zararlı işin içine işte böyle sokar.
Allah kimi doğru yola eriştirmek isterse, onun gönlünü İslam’a açar. Kimi de saptırmak isterse, göğe yükseliyormuş gibi, kalbini dar ve sıkıntılı kılar. Allah, iman etmeyenlere, işte böyle pislik/azap verir.
Allah kimi doğru yola eriştirmek isterse, onun gönlünü İslam'a açar. Kimi de dalalette bırakmak isterse, zorla göğe çıkıyormuş gibi onun göğsünü daraltır. Allah, iman etmeyenlere, işte böyle rüsvaylık verir.
Allah, iyiye ve güzele götürmek istediğinin göğsünü İslam'a açar. Saptırmak dilediğinin de göğsünü öylesine daraltıp tıkar ki, o, göğe yükseliyormuş gibi olur. Allah, iman etmeyenler üzerine pisliği işte böyle atıverir.
Nonetheless, he whom Allah wills to guide to His path of righteousness, He comforts him with strange and mystical feelings and makes his breast -the seat of affections and emotions - amenable and responsive to the joyful thought of conforming to Islam. But he whom Allah decides to leave to his evil thoughts, He tightens his reins in despair and tightens his chest so as to be rendered impervious to a breath of spiritual knowledge; a feeling similar to that he experiences if he were climbing skywards to high altitudes*. Thus does Allah afflict those who deny Him with the torment laid on the damned.
When God wishes to guide someone, He opens their breast to islam; when He wishes to lead them astray, He closes and constricts their breast as if they were climbing up to the skies. That is how God makes the foulness of those who do not believe rebound against them.
Those whom Allah (in His plan) willeth to guide,- He openeth their breast to Islam; those whom He willeth to leave straying,- He maketh their breast close and constricted, as if they had to climb up to the skies: thus doth Allah (heap) the penalty on those who refuse to believe.
Thus, (it is a fact that) whomsoever Allah wills to guide, He opens his breast for Islam; dipnot 1 and whomsoever He wills to let go astray, He causes his breast to become strait and constricted, as if he were climbing towards the heaven. Thus Allah lays the abomination (of flight from and hatred of Islam) on those who do not believe
When Allah desires to guide someone, He expands his breast to Islam. When He desires to misguide someone, He makes his breast narrow and constricted as if he were climbing up into the sky. That is how Allah defiles those who have no iman.
And whomsoever Allâh wills to guide, He opens his breast to Islâm; and whomsoever He wills to send astray, He makes his breast closed and constricted, as if he is climbing up to the sky. Thus Allâh puts the wrath on those who believe not.[1]
Whomever Allah desires to guide, He opens his breast to Islam, and whomever He desires to lead astray, He makes his breast narrow and straitened as if he were climbing to a height. Thus does Allah lay [spiritual] defilement on those who do not have faith.
But as to whom Allâh intends to guide He opens his bosom to Islam and as to him whom He allows to go astray He makes his bosom close and constricted, so that he feels as though he were climbing up the heights. Just as Allâh does this He lays ignominy on those who do not believe.
Whomsoever God desires to guide, He expands his breast to Islam; whomsoever He desires to lead astray, He makes his breast narrow, tight, as if he were climbing to heaven. So God lays abomination upon those who believe not.
God makes whoever He wills [and deserves] to receive His guidance, conscious of Islam (submission to God. ) On the contrary, whoever God wills will be so resentful of submission to Him that his soul will fly away to the skies as soon as the subject of belief is brought up. Thus God turns the disbelievers into the "Impure" subjects.
Whomsoever God wishes to guide, He expands his breast to Islam; but whomsoever He wishes to lead astray, He makes his breast tight and straight, as though he would mount up into heaven; thus does God set His horror on those who do not believe.
Whomever God wishes to guide, He will open his chest towards peacefully surrender; and whomever He wishes to misguide, He will make his chest tight and constricted, as one who is climbing towards the sky. It is such that God afflicts those who do not acknowledge.
And whomsoever God shall please to direct, He will open his breast to receive the faith of Islam: But whomsoever He shall please to lead into error, He will render his breast strait and narrow, as though he were climbing up to heaven. Thus doth God inflict a terrible punishment on those who believe not.
Whomever Allah wishes to guide, He expands His breast unto the Surrender (Islam); but whomever He wishes to lead astray, He tightens and constricts his breast as though he were climbing steeply into heaven. Thus does Allah set dishonour on those who do not believe.
So, whomever Allah wills to guide, He expands his breast to Islam; and whomever He wills to lead into error, He makes his breast straitened, restricted, as if he were laboriously climbing up in the heaven. Thus Allah sets (Literally: makes) abomination upon (the ones) who do not believe.
And whomsoever it is Allah's will to guide, He expandeth his bosom unto the Surrender, and whomsoever it is His Will to send astray, He maketh his bosom close and narrow as if he were engaged in sheer ascent. Thus Allah layeth ignominy upon those who believe not.
Thus God guides whomsoever He please by opening wide his breast to surrender; and Straitens the breasts of those He allows to go astray, (who feel suffocated) as if they were ascending the skies. Thus will God punish those who do not believe.
And whomsoever God wills to guide, his bosom He opens wide with willingness towards self-surrender [unto Him]; and whomsoever He wills to let go astray, his bosom He causes to be tight and constricted, as if he were climbing unto the skies: it is thus that God inflicts horror upon those who will not believe.
Whoever Allah wills to guide, He opens their heart to Islam.[1] But whoever He wills to leave astray, He makes their chest tight and constricted as if they were climbing up into the sky. This is how Allah dooms those who disbelieve.
Whoever God wishes to guide, He will open his chest towards surrender; and whoever He wishes to misguide, He will make his chest tight and constricted, as one who is climbing towards the sky. It is such that God afflicts those who do not believe.
Whomever GOD wills to guide, He renders his chest wide open to Submission. And whomever He wills to send astray, He renders his chest intolerant and straitened, like one who climbs towards the sky . GOD thus places a curse upon those who refuse to believe.*
So whoever Allah wants to guide - He expands his breast to [contain] Islam; and whoever He wants to misguide - He makes his breast tight and constricted as though he were climbing into the sky. Thus does Allah place defilement upon those who do not believe.
And whom God wills to guide, He expands his breast towards submission; and whom He wills to lead astray, He makes his breast constricted, distressed, as if he were ascending into the sky; thus does God appoint abomination for those who do not believe.
Whoever follows Allah's Law of Guidance, He expands his chest wide open to submission. And whoever violates Allah's Law of Guidance, feels his chest tight and narrowed as if he were climbing to the sky. Thus Allah's Law appoints disgrace for those who continue to reject the Truth.
Those to whom Allah (in His Plan) wills to guide— He opens his breast (heart) to Islam; Those whom He wills to leave wandering— He makes his breast (heart) narrow and tight, as if he had to climb up to the sky (through his own heart): Thus does Allah (place) the penalty on those who refuse to believe.
So, whomsoever Allah wills to guide, He makes his heart wide open for Islam, and whomsoever He wills to let go astray, He makes his heart strait and constricted, (and he feels embracing Islam as difficult) as if he were climbing to the sky. In this way, Allah lays abomination on those who do not believe.
Whoever God wishes to guide, He will comfort his chest to submission; and whoever He wishes to misguide, He will make his chest tight and constricted, as one who is ascending towards the heaven. It is such that God lets taint those who do not believe.