En'âm suresi

En'âm suresi, 142. ayet

En'âm suresi, 142. ayet. وَمِنَ ٱلْأَنْعَٰمِ حَمُولَةً وَفَرْشًا كُلُوا۟ مِمَّا رَزَقَكُمُ ٱللَّهُ وَلَا تَتَّبِعُوا۟ خُطُوَٰتِ ٱلشَّيْطَٰنِ إِنَّهُۥ لَكُمْ عَدُوٌّ مُّبِينٌ

vemine-l'en`âmi ḥamûletev veferşâ. külû mimmâ razeḳakümü-llâhü velâ tettebi`û ḫuṭuvâti-şşeyṭân. innehû leküm `adüvvüm mübîn.

Diyanet İşleri

Yine O, hayvanlardan da irili ufaklı var edendir. Allah'ın size rızık olarak verdiğinden yiyin de şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

En'âm 139–145 · surenin 142. ayeti / 165

Konu Uydurulan pay, hayvan yasakları ve çocukların öldürülmesi En'âm 136–145 3

  1. En'âm 139

    Bir de dediler ki: "Şu hayvanların karınlarındaki yavrular (canlı olursa) sırf erkeklerimize aittir. Karılarımıza ise haramdır." Eğer ölü olursa, o vakit onda hepsi ortaktırlar. Allah, onların bu tür nitelemelerinin cezasını verecektir. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.

  2. En'âm 140

    Beyinsizlikleri yüzünden bilgisizce çocuklarını öldürenler, Allah'ın kendilerine verdiği rızkı -Allah'a iftira ederek- haram sayanlar, mutlaka ziyan etmişlerdir. Gerçekten onlar sapmışlardır. Doğru yolu bulmuş da değillerdir.

  3. En'âm 141

    O, çardaklı-çardaksız olarak bahçeleri, ürünleri, çeşit çeşit hurmalıkları ve ekinleri, zeytini ve narı (her biri) birbirine benzer ve (her biri) birbirinden farklı biçimde yaratandır. Bunlar meyve verince meyvelerinden yiyin. Hasat günü de hakkını (öşürünü) verin, fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.

  4. 142

    Yine O, hayvanlardan da irili ufaklı var edendir. Allah'ın size rızık olarak verdiğinden yiyin de şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır.

  5. En'âm 143

    O, (hayvanlardan) sekiz eşi de yaratandır: (Erkek ve dişi olarak) koyundan iki, keçiden de iki. Ey Muhammed! De ki: "Allah iki erkeği mi haram kıldı, yoksa iki dişiyi mi? Yoksa iki dişinin rahimlerinde bulunan (yavru)ları mı? Eğer doğru söyleyenler iseniz bana bilerek haber verin."

  6. En'âm 144

    Yine (erkek ve dişi olarak) deveden iki, sığırdan da iki. De ki: "İki erkeği mi haram kıldı, iki dişiyi mi? Yoksa iki dişinin rahimlerinde bulunan (yavru)ları mı? Yoksa Allah size bunları haram ettiğinde, orada hazır mı idiniz!?" İnsanları bilgisizce saptırmak için Allah'a karşı yalan uyduran kimseden daha zalim kimdir? Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.

  7. En'âm 145

    De ki: "Bana vahyolunan Kur'an'da bir kimsenin yiyecekleri arasında leş, akıtılmış kan, domuz eti -ki o şüphesiz necistir- ya da Allah'tan başkası adına kesilmiş bir (murdar) hayvandan başka, haram kılınmış bir şey bulamıyorum. Fakat istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın kim bunlardan yeme zorunda kalırsa yiyebilir." Şüphesiz Rabbin çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

142. Yüce Allah; “hayvanlardan yük taşıyacak ve döşek yapılacak olanları da” yarattı, var etti. Yani siz bunların kimisi üzerinde yük taşır ve sırtlarına binersiniz. Kimisi ise yük taşımaya ve sırtına binmeye -yavru develer gibi küçüklükleri dolayısı ile- elverişli değildirler. İşte döşek yapılacak olanlardan kasıt, bunlardır. Buna göre hayvankar yük taşıma ve binme açısından bu iki kısma ayrılırlar. Yeme ve diğer şekillerde yararlanmaya gelince hepsi de yenebilir ve hepsinden de yararlanılabilir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Allah’ın size verdiği rızıktan yiyin ve şeytanın adımlarını izlemeyin.” Yani şeytanın yollarını ve amellerini izlemeyin ki bunlardan biri de Allah’ın size rızık olarak ihsan etmiş olduğu şeylerin bir bölümünü haram kılmaktır.

“Çünkü o, sizin apaçık bir düşmanınızdır.” O size ancak sizin için zararlı olan ve sizi ebedî bedbahtlığa götürecek şeyleri emreder.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yük taşımaya uygun büyük develer ve buna uygun olmayan küçük deve ve koyunlar gibi hayvanları sizin için yaratan O'dur. -Ey insanlar!- Allah’ın size verdiği rızıklar arasından size mübah kıldıklarını yiyin. Müşriklerin yaptığı gibi Allah’ın haram kıldıklarını helal, helal kıldıklarını da haram kılarak, sakın şeytanın adımlarına uymayın. -Ey insanlar!- Muhakkak şeytan sizin için düşmanlığı apaçık olan bir düşmandır, öyle ki o sizlerin bu konularda Allah’a karşı gelmenizi istiyor.

Kelimeler

16 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمِنَ ve mine -dan
  2. ٱلْأَنْعَـٰمِ l-en'aami hayvanlar- kök: نعم
  3. حَمُولَةًۭ hamuleten (kimi) yük taşır kök: حمل
  4. وَفَرْشًۭا ۚ ve ferşen (kiminin) tüyünden sergi yapılır kök: فرش
  5. كُلُوا۟ kulu yeyin kök: اكل
  6. مِمَّا mimma
  7. رَزَقَكُمُ razekakumu size verdiği rızıktan kök: رزق
  8. ٱللَّهُ llahu Allah'ın kök: اله
  9. وَلَا ve la
  10. تَتَّبِعُوا۟ tettebiu izlemeyin kök: تبع
  11. خُطُوَٰتِ hutuvati adımlarını kök: خطو
  12. ٱلشَّيْطَـٰنِ ۚ ş-şeytani şeytanın kök: شطن
  13. إِنَّهُۥ innehu zira o
  14. لَكُمْ lekum sizin için
  15. عَدُوٌّۭ aduvvun bir düşmandır kök: عدو
  16. مُّبِينٌۭ mubinun apaçık kök: بين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خطو (5 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş)

    Ey insanlar! Yeryüzündeki şeylerin helal ve temiz olanlarından yiyin! Şeytanın izinden yürümeyin. Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır.

  • Aynı kök: خطو (5 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş)

    Ey iman edenler! Hepiniz topluca barış ve güvenliğe (İslam'a) girin. Şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır.

  • Aynı kök: خطو (5 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan

    Ey iman edenler! Şeytanın adımlarına uymayın. Kim şeytanın adımlarına uyarsa, bilsin ki o hayasızlığı ve kötülüğü emreder. Eğer Allah'ın size lütfu…

  • Aynı kök: فرش (6 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bile Allah'a…

  • Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    Artık Allah'ın size helal ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin. Eğer yalnız O'na ibadet ediyorsanız, Allah'ın nimetine şükredin.

  • Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    Gelsinler ki, kendilerine ait birtakım menfaatlere şahit olsunlar ve Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli…

  • Aynı kök: فرش (6 geçiş) · Ortak kavram: Nimet

    Yeri de biz döşedik. Biz ne güzel döşeyiciyiz.

  • Aynı kök: حمل (64 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    Andolsun, biz insanoğlunu şerefli kıldık. Onları karada ve denizde taşıdık. Kendilerini en güzel ve temiz şeylerden rızıklandırdık ve onları…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

69 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Hayvanlardan yük taşıyanı ve tüyünden (kılından) döşek yapılanları da (yaratandır). Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerden yiyin! Şeytanın adımlarını izlemeyin! dipnot 1 Şüphesiz ki o, sizin için apaçık bir düşmandır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Bakara 2:168, 208; Nûr 24:21.

Mustafa İslamoğlu

Ve yük taşımaya elverişli olan ve olmayanıyla hayvanlardan, Allah'ın size rızık olarak verdiklerini yiyin ve Şeytan'ın izinden gitmeyin: Unutmayın ki o sizin apaçık düşmanınızdır.

Muhammed Esed

Yük taşımaya mahsus olan ve etleri için beslenen hayvanlardan, Allahın size rızık olarak verdiklerini yiyin ve Şeytanın izinden gitmeyin: unutmayın, o sizin apaçık düşmanınızdır!

Ahmed Hulusi

Hayvanlardan yük taşıyanı da (yününden) döşek - sergi yapılanı da. . . (yaratan O'dur; öyle ise) Allah'ın size verdiği rızıktan yeyin ve şeytanın fikirlerine uymayın. . . Kesinlikle o sizin apaçık düşmanınızdır.

Ali Bulaç

Hayvanlardan yük taşıyan ve (yünlerinden, tüylerinden) döşek yapılanları da (yaratan O'dur). Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden yiyin ve şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır.

Ali Özek ve heyeti

Hayvanlardan yük taşıyanı ve tüyünden döşek yapılanları yaratan O'dur. Allah'ın size verdiği rızıktan yiyin, şeytanın ardına düşmeyin; şüphesiz o sizin için apaçık bir düşmandır.

Ali Rıza Safa

Yük taşımanız ve kesmeniz için de çiftlik hayvanlarını yaratmıştır. Allah'ın size verdiği yiyeceklerden yiyin ve şeytanın adımlarını izlemeyin. Aslında, o, apaçık düşmanınızdır.

Bayraktar Bayraklı

Hayvanlardan yük taşıyanı da, tüyünden döşek yapılanı da yaratan yine O'dur. Allah'ın size verdiği rızıklardan yiyiniz, şeytanın ardına düşmeyiniz. Şüphesiz o, sizin için apaçık bir düşmandır.

Edip Yüksel

Çiftlik hayvanları, binmeniz, kesmeniz veya kendilerinden yatak malzemesi çıkarmanız içindir. ALLAH'ın size verdiği rızıklardan yiyin ve sapkının adımlarını izlemeyin; çünkü o sizin apaçık düşmanınızdır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Çiftlik hayvanları, binmeniz, kesmeniz veya kendilerinden yatak malzemesi çıkarmanız içindir. ALLAH'ın size verdiği rızıklardan yeyin ve şeytanın adımlarını izlemeyin; çünkü o sizin apaçık düşmanınızdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hayvanlardan gerek yük taşıyıcıları, gerekse sergi yapmakta yararlanılacakları yaratan da O'dur. Allah'ın size verdiği rızıklardan yiyin, fakat şeytanın adımlarına uymayın; çünkü o, sizin için açık bir düşmandır.

Elmalılı Hamdi Yazır

En'am içinden gerek yük götüreni ve gerek serileni vücude getiren de o, Allahın size merzuk kıldığı ni'metlerden yiyin fakat Şeytanın adımlarına uymayın, çünkü o sizin için açık bir düşmandır

Erhan Aktaş

Ve hayvanlardan yük taşıyanlar ve serilecek olanlar/döşek yapılanlar var. Allah'ın rızık olarak verdiklerinden yiyin. Şeytanın adımlarını izlemeyin. O sizin için apaçık bir düşmandır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve hayvanlardan yük taşıyanlar ve serilecek olanlar/döşek yapılanlar var. Allah'ın rızık olarak verdiklerinden yiyin. Şeytanın adımlarını izlemeyin. O sizin için apaçık bir düşmandır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve hayvanlardan yük taşıyanlar ve serilecek olanlar/döşek yapılanlar var. Allah'ın rızık olarak verdiklerinden yiyin. Şeytanın adımlarını izlemeyin. O sizin için apaçık bir düşmandır.

Gültekin Onan

Hayvanlardan yük taşıyan ve (yünlerinden tüylerinden) döşek yapılanları da (yaratan O'dur). Tanrı'nın size rızık olarak verdiklerinden yiyin ve şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır.

Hasan Basri Çantay

Davarlardan yük taşıyacak (tüyünden) döşek yapılan (hayvan) ları yaratan da Odur. Allahın size (halal kılıb) rızık yapdığı şeylerden yeyin. Şeytanın izleri ardınca gitmeyin. Çünkü o sizin apaçık bir düşmanınızdır.

İbni Kesir

Hayvanları da yük taşıyacak ve kesim hayvanı olarak yaratan O'dur. Allah'ın size verdiği rızıktan yeyin. Şeytanın izlerinden gitmeyin. Çünkü o, sizin apaçık bir düşmanınızdır.

Mehmet Alagaş

(132-146) Amellerin her birinin dereceleri vardır, Rabbin yaptıklarından gafil değildir / dikkatinden kaçmaz, Rabbin zengindir ve rahmet özelliği vardır , eğer isterse sizi götürür, istediğini de siz in ardınızdan sizin yerinizi alanlar y apar, tıpkı diğer kavimlerin soyundan sizi inşa ettiği gibi. Muhakkak ki size vaat edilenler gelecektir, sizler aciz bırakamazsınız, de ki ey kavmim mekanlarınızda ne yapacaksanız yapın, bende yapıyorum, ilerde kimin sonuç yurduna / akıbet yurduna sahip olacağını bileceksiniz, Muhakkak ki O zalimleri kurtuluşa erdirmez. Ziraat ettikleri ekin ve hayvanlardan Allah’a pay / nasip oluşturdular ve kuruntularına göre bu Allah’ın, bu da ortak koştuklarımızın dediler, ortak koştukları için ayırdıkları Allah’a ulaşmaz, Allah için ayırdıkları da ortak koştuklarına ulaşmaz , ne kötü hüküm veriyorlar. İşte böyle ortak koşanların çoğuna evlatlarını, ortak koştukları ilahlar için öldürmeyi, dinlerinin aleyhlerine bir din haline gelmesi ve mahvolmaları için süslü gösterdik , eğer Allah dileseydi bunu yapamazlardı, uydurdukları ile / iftira ettikleriyle onları baş başa bırak , d ediler ki bu hayvanlar ve ekinler kısıtlanmıştır / kısmen yasaklanmıştır, kuruntularına g öre bizim istediklerimizin dışındakiler yiyemezler , hayvanların sırtları da haramdır binilemez, hayvanların (boğazlarken) üzerlerine Allah’ın ismini de ona iftira ederek anmadılar, İftiralarından dolayı ileride cezalandırılacaklar, dediler ki bu hayvanların karınlarında olan erkeklerimize tahsislidir, eşlerimize haramdır, eğer ki ölürse onlar (her ikisi) , onda ortaktırlar. Bu nitelemeleri nedeniyle onları cezalandıracağız, muhakkak ki O hakimdir , alimdir. İlim dışı ve sefih bir şekilde / saçma bir şekilde , evlatlarını öldürenler kesinlikle hasara uğradılar. Allah’ın onları beslediği / rızıklandırdığı şeyleri Allaha iftira ederek yasak ettiler / haram ettiler, kesinlikle saptılar çıktılar onlar yolu bulabilenler olamadılar. O ki sizlere çardaklı ve çardaksız, hurmalı muhtelif bitki cennetleri inşa edendir, onları yiyin, zeytinler, narlar, benzeşen ya da benzeşmeyen meyvelerinden yiyin, olgunlaştığında onun hasat günü payını da verin, israf etmeyin muhakkak ki O gereksiz ve aşırı harcayanları / savuranları / müsrifleri sevmez. Hayvanlarda yük taşıma ve sergi / yaygı / döşek malzemesi vardır, Allah’ın sizi beslediklerinden / rızıklandırdıklarından yiyin, şeytanın adımlarına uymayın muhakkak ki o size apaçık düşmandır. Sekiz çift; ikisi koyundan ikisi keçiden, deki iki erkeği mi haram kıldı yahut iki dişiyi mi? yahut ta iki dişinin rahminin içinde olanı mı? (Haram kıldı) eğer doğru iseniz bir ilme dayanarak bana bildirin. İkisi deveden ikisi sığırdan, de ki iki erkeği mi haram kıldı yahut iki dişiyi mi? yahut ta iki dişinin rahminin içinde olanı mı? (Haram kıldı) ya da Allah’ın bunu vasiyet ettiği zaman sizler şahitler miydiniz? İnsanları ilim dışı bir şekilde yoldan çıkarmak için Allah’a yalanı iftira edenden daha zalim kim olabilir, Allah ise zalimleri kesinlikle yola iletmez. De ki bana vahyedilenler de yiyenin yemesi haram edilmiş herhangi bir şey bulamıyorum, sadece ölü ise akmış kan ise veya domuz eti ise ki o pisliktir veya Allah dışında birine helal kılınmış olanın / fısk olanın dışında böyle bir haram kılınmıştır, kim mecbur kalırsa da aşırı gitmeden haddi / ölçüyü aşmadan bunları dahi yiyebilir , Rabbin kesinlikle bağışlayandır ve esirgeyendir , (Allah’ın öldürdüğü murdarı / leşi niye yemiyoruz ki oysaki kendi öldürdüğümüzü yiyoruz diyorlardı. Allah zorunda kalırsan leşi de yiyebilirsin dedi meselenin Allah’a itaat meselesi olduğu, böylece ifade edildi. ) Yahudilere tırnaklı hayvanları haram ettik, sığır ve koyunun arkalarında taşıdıkları bağırsaklarındaki ve kemiklerine karışanlar hariç tüm iç yağlarını da haram ettik. Bu da azmaları nedeniyle onları cezalandırmamız idi, biz kesinlikle sözümüze bağlıyız / sadığız. (Nisa suresinde geçen azmaları)

Rowwad Tercüme Merkezi

Hayvanlardan yük taşıyacak, (yapağısından) döşek yapılacak olanları da (yaratan O’dur). Allah’ın size rızık olarak verdiklerinden yiyin, fakat sakın Şeytan'ın adımlarına uymayın. Çünkü o, sizin apaçık bir düşmanınızdır.

Süleyman Ateş

Hayvanlardan da (çeşit çeşit yarattı,) Kimi yük taşır, kiminin tüyünden sergi yapılır. Allah'ın size verdiği rızıktan yeyin, şeytanın adımlarını izlemeyin (onun peşinden gitmeyin). Zira o, sizin için apaçık bir düşmandır.

Süleymaniye Vakfı

(Allah) En'amın bazısını yük ve insan taşıması için bir de derisi ve yünü için oluşturup geliştirmiştir. Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden yiyin. Şeytanın izinden gitmeyin; o sizin için açık bir düşmandır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Allah) En'amın bazısını yük taşımak, bazısını da binmek için (yaratmıştır). Allah'ın size azık olarak verdiklerini yiyin. Şeytanın izinden gitmeyin. O sizin açık düşmanınızdır.

Şaban Britch

Hayvanlardan yük taşıyan ve taşımayanlar vardır. Allah’ın size rızık olarak verdiklerinden yiyin. Fakat, şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o, sizin apaçık düşmanınızdır.

Şaban Piriş

Hayvanlardan yük taşıyan ve (yününden) yatak yapılanlar vardır. Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden yiyin, fakat, şeytanın izinden gitmeyin. Çünkü o, sizin apaçık düşmanınızdır.

Yaşar Nuri Öztürk

Hayvanlardan yük taşıyanı da yaygı/döşek yapılanı da yaratan yine O'dur. Allah'ın size verdiği rızıklardan yiyin, şeytanın adımlarını izlemeyin! Çünkü o sizin için açık bir düşmandır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And of the cattle, he availed you of some to carry your burdens and provide you with commodities and others for meat. Therefore, eat of what Allah has provisioned you, it is all replete with choice of all delights, and do not follow the footsteps of AL-Shaytan nor walk in the footsteps of those with characteristics befitting AL-Shaytan. He is indeed your avowed enemy.

Abdul Haleem

[He gave you] livestock, as beasts of burden and as food. So eat what God has provided for you and do not follow in Satan’s footsteps: he is your sworn enemy.

Abdullah Yusuf Ali

Of the cattle are some for burden and some for meat: eat what Allah hath provided for you, and follow not the footsteps of Satan: for he is to you and avowed enemy.

Abul A'la Maududi

And of the cattle (He has reared) some for burden, and some whose flesh you eat and whose skins and hair you use to spread the ground. dipnot 1 Eat of the sustenance Allah has provided you and do not follow in the footsteps of Satan, for surely he is your open enemy. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The word "Farasha" (which means 'to spread, to pave, to cover the ground, floor or path') has been used in the context of cattle either (1) because they are relatively short, and in moving about seem to be touching the ground, (2) because when they are slaughtered, they have to be laid on the ground, or (3) because their skins and hair are used for furnishing purposes.
  2. metne dön, dipnot 2
    It becomes clear from the context that God wants to emphasize three things. First, that the orchards, fields and cattle are all bounties of God. No one else has made any contribution to them and hence no one is entitled to any share in the thanks that man ought to give Him in return for these bounties. Second, since all those things are bounties of God, one ought to follow the laws of God alone while making use of them. No one else has the right to regulate their use. To acknowledge oneself bound by customs and practices laid down by others than God, and to make offerings out of a feeling of gratitude for beneficence to someone other than God constitute acts of rebellion and amount to following Satan. Third, as God has created all these things for the fulfilment of man's needs, they should not be unnecessarily suspended from use or be regarded as prohibited. All restrictions on the use of the means of sustenance and other bounties of God based on conjecture or superstition, are not to His liking at all.

Aisha Bewley

And also animals for riding and for haulage and animals for slaughtering and for wool. Eat what Allah has provided for you and do not follow in the footsteps of Shaytan. He is an outright enemy to you.

Al-Hilali & Khan

And of the cattle (are some) for burden (like camels) and (some are) small (unable to carry burden like sheep and goats - for food, meat, milk and wool). Eat of what Allâh has provided for you, and follow not the footsteps of Shaitân (Satan). Surely he is to you an open enemy.

Ali Quli Qarai

Of the cattle [some] are for burden and [some] for slaughter. Eat of what Allah has provided you and do not follow in Satan’s footsteps; he is indeed your manifest enemy.

Amatul Rahman Omar

(He it is Who created some) of the cattle for carrying burdens and some (like sheep and goat) are too low (to carry burdens but fit for slaughter). Eat of what Allâh has provided for you and do not follow in the footsteps of satan, for he is indeed an enemy disuniting you (from Allâh).

Arthur John Arberry

And of the cattle, for burthen and for slaughter, eat of what God has provided you; and follow not the steps of Satan; he is a manifest foe to you.

Bijan Moeinian

As to the animals, it is God Who has created them to carry your loads, give you ride and [their skin, leather and fur] be used for your bedding. Therefore, eat from what God has provided for you and do not follow in the footstep of Satan, [who wants to see you forbid what God has made lawful,] as he is your most passionate enemy.

E. Henry Palmer

Of cattle are there some to ride on and to spread. Eat of what God has bestowed upon you, and follow not the footsteps of Satan; verily, he is to you an open foe.

Edip-Layth

From the livestock are those for burden, and also for clothing. Eat from what God has provided you and do not follow the footsteps of the devil; he is to you a clear enemy.

George Sale

And God hath given you some cattle fit for bearing of burdens, and some fit for slaughter only. Eat of what God hath given you for food; and follow not the steps of Satan, for he is your declared enemy.

Hamid S. Aziz

And cattle (He produces) some to carry burdens and some to eat. Eat of what Allah has bestowed upon you, and follow not the footsteps of Satan; verily, he is to you an open foe.

Mahmoud Ghali

And of the cattle, (Arabic 'ancam includes cattle, camels, sheep and goats) fit for burden and for a bedding, (i. e., for slaughter and furnishing) eat of what Allah has provided you, and do not ever follow the steps of Ash-Shaytan; (The all-vicious, i.e., the Devil) surely he is an evident enemy to you.

Marmaduke Pickthall

And of the cattle (He produceth) some for burdens, some for food. Eat of that which Allah hath bestowed upon you, and follow not the footsteps of the devil, for lo! he is an open foe to you.

Mohamed Ahmed - Samira

He has created beasts of burden and cattle for slaughter. So eat of what God has given you for food, and do not walk in the footsteps of Satan who is surely your declared enemy.

Muhammad Asad

And of the cattle reared for work and for the sake of their flesh, eat whatever God has provided for you as sustenance, and follow not Satan's foot-steps: behold, he is your open foe!

Mustafa Khattab

Some cattle are fit for labour, others are too small.[1] Eat of what Allah has provided for you and do not follow Satan’s footsteps. Certainly, he is your sworn enemy.

Progressive Muslims

And from the livestock are those for burden, and also for clothing. Eat from what God has provided you and do not follow the footsteps of the devil; he is to you a clear enemy.

Rashad Khalifa

Some livestock supply you with transportation, as well as bedding materials. Eat from GOD's provisions to you, and do not follow the steps of Satan; he is your most ardent enemy.

Sahih International

And of the grazing livestock are carriers [of burdens] and those [too] small. Eat of what Allah has provided for you and do not follow the footsteps of Satan. Indeed, he is to you a clear enemy.

Sam Gerrans

And of the cattle for burden and for skin: eat of what God has provided you, and follow not the footsteps of the satan; he is an open enemy to you.

Shabbir Ahmed

Among the large and small quadrupeds some are for work and transportation and others for flesh, and their skins for bedding materials. Enjoy what Allah has provided you. And follow not the footsteps of Satan. Satan, your selfish desire, is your open enemy.

Syed Vickar Ahamed

And from the cattle (are some) for (carrying) burden and (some) for meat: Eat from what Allah has provided for you, and do not follow the footsteps of Satan: For he is a well-known enemy to you.

Taqi Usmani

Among cattle (He has created) those fit for loading and those fit for laying on the floor. Eat of what Allah has provided you, and do not follow the footsteps of Satan. Surely, he is an open enemy to you.

The Monotheist Group

And from the livestock are those for burden, and also for clothing. Eat from what God has provided you and do not follow the footsteps of the devil; he is to you a clear enemy.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 142. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 142. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 142. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩