Diyanet İşleri
Ey insanlar! Yeryüzündeki şeylerin helal ve temiz olanlarından yiyin! Şeytanın izinden yürümeyin. Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır.
Bakara suresi
Bakara suresi, 168. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ كُلُوا۟ مِمَّا فِى ٱلْأَرْضِ حَلَٰلًا طَيِّبًا وَلَا تَتَّبِعُوا۟ خُطُوَٰتِ ٱلشَّيْطَٰنِ إِنَّهُۥ لَكُمْ عَدُوٌّ مُّبِينٌ
yâ eyyühe-nnâsü külû mimmâ fi-l'arḍi ḥalâlen ṭayyibâ. velâ tettebi`û ḫuṭuvâti-şşeyṭân. innehû leküm `adüvvüm mübîn.
Ey insanlar! Yeryüzündeki şeylerin helal ve temiz olanlarından yiyin! Şeytanın izinden yürümeyin. Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Helal ve haram yiyecekler; atalara uyma Bakara 168–176 3
İnsanlar arasında Allah'ı bırakıp da O'na ortak koşanlar vardır. Onları, Allah'ı severcesine severler. Mü'minlerin Allah'a olan sevgisi daha güçlü bir sevgidir. Zulmedenler azaba uğrayacakları zaman bütün kuvvetin Allah'ın olduğunu ve Allah'ın azabının pek şiddetli olduğunu bir bilselerdi!
Kendilerine uyulanlar o gün azabı görünce, kendilerine uyanlardan uzaklaşacaklar, aralarındaki bütün bağlar kopacaktır.
Uyanlar şöyle derler: "Keşke dünyaya bir dönüşümüz olsaydı da onların şimdi bizden uzaklaştıkları gibi, biz de onlardan uzaklaşsaydık." Böylece Allah, onlara işledikleri fiilleri pişmanlık kaynağı olarak gösterir. Onlar ateşten çıkacak da değillerdir.
Ey insanlar! Yeryüzündeki şeylerin helal ve temiz olanlarından yiyin! Şeytanın izinden yürümeyin. Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır.
O, size ancak kötülüğü, hayasızlığı ve Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi emreder.
Onlara, "Allah'ın indirdiğine uyun!" denildiğinde, "Hayır, biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol)a uyarız!" derler. Peki ama, ataları bir şey anlamayan, doğru yolu bulamayan kimseler olsalar da mı (onların yoluna uyacaklar)?
İnkar edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkar edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile hayvanların durumu gibidir. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bundan dolayı anlamazlar.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
168. “Ey insanlar! Yeryüzündeki şeylerden helâl ve temiz olanlarını yiyin.” Bu mü’minleri ile kâfirleri ile bütün insanlara yönelik bir hitaptır. Yüce Allah onlara yeryüzünde bulunan tahıl, mahsul, meyve ve hayvanat gibi her bir şeyden yemelerini emrederek lütfunu hatırlatmaktadır. Şu kadar var ki yiyecekleri bu şeyler “helâl ve temiz” olmalıdır. Yani kullanmanız helâl olan şeylerden olmalıdır. Gasp veya hırsızlık yoluyla alınmış yahut da haram kılınan bir işlemle elde edilmiş, haram bir yolla ele geçirilmiş ya da haram olan bir şeye yardımcı olmak üzere alınmış olmamalıdır. Aynı şekilde pis ve murdar da olmamalıdır. Leş, kan, domuz eti ve diğer bütün murdar pislikler böyledir.
Bu âyet-i kerime yemek ya da yararlanmak kastı ile kullanım yönünden “eşyada asıl olanın mubahlık” olduğuna, haramın da bizzat (lizatihi) haram ve arızî bir sebeple (li ğayrihi) haram şeklinde iki kısım olduğuna delil vardır. Haram lizatihi, hoş ve temizin aksine murdar ve pis olduğu için haram olan şeydir. Arızî bir sebep dolayısıyla (li ğayrihi) haram ise Allah’ın ya da kullarının hakkı kendisine taalluk ettiğinden dolayı haram olan şey demektir ve helâlin zıddıdır. Yine bu ayette insanın bünyesini ayakta tutacak miktar yemesinin farz olduğuna ve bunu terk edenin günahkâr olacağına delil vardır. Zira ayetteki “yiyin” emrinin zahiri bunu göstermektedir.
Yüce Allah, kullarına verdiği emirlere tâbî olmalarını -ki Allah’ın emirlerine uymak insanların iyiliklerinin tâ kendisidir- emrettikten sonra bir de onlara “şeytanın adımlarına uymayı”, yani şeytanın emrettiği yollarda yürümelerini yasaklamıştır. Bu yollar ise küfür, fasıklık ve zulüm kabilinden olan bütün masiyetlerdir. Saibe, hâm ve benzeri (cahiliye döneminde kutsal sayılan) hayvanların haram kılınması bunun kapsamına girdiği gibi haram olan yiyecekleri yemek de bunun kapsamına girmektedir. “Zira o size apaçık bir düşmandır.” Düşmanlığı açıkça ortadadır. O nedenle o size verdiği emirler ile sadece sizi aldatır ve sizin Cehennemliklerden olmanızı ister. Yüce Rabbimiz bize şeytanın adımlarına tâbî olmayı yasaklamakla yetinmeyip -söz söyleyenlerin en doğrusu olarak- bize bu düşmandan sakınmamızı gerektiren düşmanlığını da haber vermektedir. Yine bununla da yetinmeyip şeytanın emrettiği hususları da genişçe açıklamakta, onun emirlerinin her şeyin en çirkini ve en kötüsü olduğunu da bildirerek şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey insanlar! Yeryüzünde bulunan, kazancı helal ve temiz olan hayvan, bitki ve ağaç türünden yemeklerden yiyin ve şeytanın, sizi yavaş yavaş içine çektiği yollarını takip etmeyin! Muhakkak ki onun, size olan düşmanlığı çok açıktır. Akıllı bir kimsenin kendisine eziyet etmeye ve saptırmaya gayretli olan düşmanına tabi olması doğru olmaz.
Aynı kök: خطو (5 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş)
Yine O, hayvanlardan da irili ufaklı var edendir. Allah'ın size rızık olarak verdiğinden yiyin de şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o, sizin için…
Aynı kök: خطو (5 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş)
Ey iman edenler! Hepiniz topluca barış ve güvenliğe (İslam'a) girin. Şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır.
Aynı kök: خطو (5 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan
Ey iman edenler! Şeytanın adımlarına uymayın. Kim şeytanın adımlarına uyarsa, bilsin ki o hayasızlığı ve kötülüğü emreder. Eğer Allah'ın size lütfu…
Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)
Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alışveriş de faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah,…
Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş)
Ey iman edenler! Allah'ın size helal kıldığı iyi ve temiz nimetleri (kendinize) haram etmeyin ve (Allah'ın koyduğu) sınırları aşmayın. Çünkü Allah,…
Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)
(Ey Muhammed!) Sana, kendilerine nelerin helal kılındığını soruyorlar. De ki: "Size temiz ve hoş olan şeyler, bir de Allah'ın size verdiği…
Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram
Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. "Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin" (dedik). Onlar…
Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram
Ey iman edenler! Eğer siz ancak Allah'a kulluk ediyorsanız, size verdiğimiz rızıkların iyi ve temizlerinden yiyin ve Allah'a şükredin.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ey insanlar! Yeryüzünde bulunanların temiz (ve) helal olanlarından yiyin! dipnot 1 Şeytanın adımlarını izlemeyin! dipnot 2 Şüphesiz ki o, sizin için apaçık bir düşmandır.
Ey insanlık! Yeryüzündeki helal ve temiz olan her şeyden yararlanın! Şeytanın izinden gitmeyin! Çünkü o sizin apaçık düşmanınızdır:
Ey İnsanlar! Yeryüzünde meşru ve iyi ne varsa ondan nasibinizi alın ve Şeytanın izinden gitmeyin: Zira o sizin apaçık düşmanınızdır.
Ey insanlar, arzda (beden boyutuna ait) olanların helal ve temiz olanlarından (sizi hakikatinizden perdelemeyecek olan şeylerden) yeyiniz. Şeytanın (karnınızdaki ikinci beyninizin oluşturduğu isteklere dayalı sizi harekete geçiren) adımlarına tabi olmayınız. Muhakkak ki o apaçık düşmandır.
Ey insanlar, yeryüzünde olan şeyleri helal ve temiz olarak yiyin ve şeytanın adımlarını izlemeyin. Gerçekte o, sizin için apaçık bir düşmandır.
Ey insanlar! Yeryüzünde bulunanların helâl ve temiz olanlarından yiyin, şeytanın adımlarına uymayın; zira şeytan sizin için apaçık bir düşmandır.
Ey insanlar! Yeryüzündeki helal olan temiz şeylerden yiyin ve şeytanın adımlarını izlemeyin. Aslında, o, apaçık düşmanınızdır.
Ey insanlar! Yeryüzündeki yiyeceklerin helal ve temiz olanlarından yiyiniz, şeytanın adımlarını takip etmeyiniz; gerçekten o, sizin açık düşmanınızdır.
İnsanlar! Yerin helal ve temiz ürünlerinden yiyin, sapkının adımlarını izlemeyin; o size açık düşmandır.
İnsanlar! Yerin helal ve temiz ürünlerinden yeyin, Şeytanın adımlarını izlemeyin; o size açık düşmandır.
Ey insanlar, bütün yeryüzündeki nimetlerimden helal ve temiz olmak şartıyla yiyin; fakat şeytanın adımlarına uymayın! Çünkü o sizin açık bir düşmanınızdır.
Ey insanlar bütün Arzdaki nimetlerimden halal olmak, pak olmak şartiyle yeyin, fakat Şeytanın adımlarına uymayın çünkü o size belli bir düşmandır
Ey insanlar! Yeryüzünde bulunan şeylerin helal ve tayyib dipnot 1 olanlarından yiyin. Şeytanın dipnot 2 izinden gitmeyin, çünkü o sizin apaçık düşmanınızdır.
Ey insanlar! Yeryüzünde bulunan şeylerin helal ve tayyib dipnot 1 olanlarından yiyin. Şeytanın izinden gitmeyin, çünkü o sizin apaçık düşmanınızdır.
Ey insanlar! Yeryüzünde bulunan şeylerin helal ve tayyip dipnot 1 olanlarından yiyin. Şeytanın izinden gitmeyin, çünkü o sizin apaçık düşmanınızdır.
Ey insanlar, yeryüzünde olan şeyleri helal ve temiz olarak yiyin ve şeytanın adımlarını izlemeyin. Gerçekte o size apaçık bir düşmandır.
Ey insanlar, yerdeki şeylerden, halal ve temiz olmak şartıyle, yeyin. Şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o, size hakıykaten apaçık bir düşmandır.
Ey insanlar; yeryüzünde bulunan helal ve temiz şeylerden yeyin. Şeytanın adımlarına uymayın. Şüphesiz ki o, sizin için apaçık bir düşmandır.
(168-173) Ey insanlar arzda, yasaklanmamış ve temiz olan şeyleri yiyin, şeytanın adımlarına uymayın / peşinden gitmeyin , O, kesinlikle size apaçık bir düşmandır , muhakkak ki o , size, kötülüğü ve iğrençliği / hayasızlığı ve dahi Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi emreder. Onlara Allah’ın indirdiğine tabi olun denildiğinde biz babalarımızı neyin üzerinde buldu isek ona tabi oluruz derler, şayet babaları bir şey akledemeyen ve yola girememiş kişiler olsalar da mı? Kafirlerin misali ancak bağırma ve çağırmay la işitebilecek olana seslenmek gibidir , sağırdırlar dilsizdirler ve kördürler akletmezler. Ey iman edenler sizi rızıklandırdığımız şeylerin hoş olanlarından yiyin , eğer ki ona ibadet ediyorsanız Allah’a şükredin / teşekkür edin. Ölü, kan, domuz eti ve Allah’ın dışında biri için kesilen kesinlikle size haram edilmiş şeylerdir, kim dara düşerse / zorda kalırsa hakka girmeden / haddi aşmamak şartıyla yiyebilir , Allah kesinlikle bağışlayıcıdır ve esirgeyendir.
Ey insanlar! Yeryüzündeki temiz ve helal şeylerden yiyin. Şeytan'ın adımlarına uymayın! Zira o sizin için apaçık bir düşmandır.
Ey insanlar, yeryüzünde bulunan helal ve temiz şeylerden yeyin, şeytanın adımlarını izlemeyin; çünkü o, sizin apaçık düşmanınızdır.
Ey insanlar! Yeryüzündekilerden helal, temiz ve lezzetli dipnot 1 olanları yiyin! dipnot 2 Şeytanın izinden gitmeyin! Çünkü o sizin için açık bir düşmandır. dipnot 3
Ey insanlar! Yeryüzündeki her şeyin helal ve temiz olanlarından yiyin! Şeytan'ın izinden gitmeyin! O sizin açık düşmanınızdır.
Ey insanlar! Yeryüzündeki temiz ve helal şeylerden yiyin. Şeytanın adımlarına uymayın! Zira o sizin için apaçık bir düşmandır.
-Ey insanlar, Yeryüzündeki temiz ve helal şeylerden yiyin. Şeytana ayak uydurmayın, zira o sizin için apaçık bir düşmandır.
Ey insanlar! Yeryüzündeki nimetlerden temiz ve helal olmak şartıyla yiyin. Şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o size açık bir düşmandır.
O you people, eat of what is on earth. It is replete with choice of all delights, and enjoy all purity, lawfulness and wholesomeness and not what is forbidden. Do not follow AL-Shaytan’s footsteps nor walk in the footsteps of those with characteristics befitting AL-Shaytan; he is indeed your avowed enemy.
People, eat what is good and lawful from the earth, and do not follow Satan’s footsteps, for he is your sworn enemy.
O ye people! Eat of what is on earth, Lawful and good; and do not follow the footsteps of the evil one, for he is to you an avowed enemy.
O people! Eat of the lawful and pure things in the earth and follow not in the footsteps of Satan. dipnot 1 For surely he is your open enemy;
Mankind! eat what is good and lawful on the earth. And do not follow in the footsteps of Shaytan. He truly is an outright enemy to you.
O mankind! Eat of that which is lawful and good on the earth, and follow not the footsteps of Shaitan (Satan). Verily, he is to you an open enemy.
O mankind! Eat of what is lawful and pure in the earth, and do not follow in Satan’s steps. Indeed he is your manifest enemy.
O people! eat what is lawful and pure (of the produces) of the earth and follow not the footsteps of satan for he is your enemy severing you (from Allâh).
O men, eat of what is in the earth lawful and good; and follow not the steps of Satan; he is a manifest foe to you.
O’ people, enjoy eating what is lawful and clean and do not follow the footsteps of the Satan (disobedience of God) as he is your #1 enemy.
O ye folk! eat of what is in the earth, things lawful and things good, and follow not the footsteps of Satan, verily, to you he is an open foe.
O people, eat of what is in the earth as good and lawful, and do not follow the steps of the devil; he is to you a clear enemy.
O men, eat of that which is lawful and good on the earth; and tread not in the steps of the devil, for he is your open enemy.
O you folk! Eat of what is in the earth, things lawful and things good, and follow not the footsteps of Satan, verily, to you he is an open foe.
O you mankind, eat of whatever is in the earth lawful and good; and do not closely follow the steps of Ash-shaytan; (The éver-vicious, i. e., the Devil) surely he is an evident enemy to you.
O mankind! Eat of that which is lawful and wholesome in the earth, and follow not the footsteps of the devil. Lo! he is an open enemy for you.
And the followers will say: "Could we live but once again we would leave them as they have abandoned us now. " God will show them thus their deeds, and fill them with remorse; but never shall they find release from the Fire. O men, eat only the things of the earth that are lawful and good. Do not walk in the footsteps of Satan, your acknowledged enemy.
O MANKIND! Partake of what is lawful and good on earth, and follow not Satan's footsteps: for, verily, he is your open foe,
O humanity! Eat from what is lawful and good on the earth and do not follow Satan’s footsteps. He is truly your sworn enemy.
O people, eat of what is in the Earth as good and lawful, and do not follow the steps of the devil, he is to you a clear enemy.
O people, eat from the earth's products all that is lawful and good, and do not follow the steps of Satan; he is your most ardent enemy.
O mankind, eat from whatever is on earth [that is] lawful and good and do not follow the footsteps of Satan. Indeed, he is to you a clear enemy.
O mankind: eat of what is in the earth lawful and good, and follow not the footsteps of the satan; he is to you an open enemy.
O' Mankind! (In matters of eating and drinking, follow that the Qur'an is telling you, and not what people say). Eat of what is on earth, Lawful, clean, wholesome, decent and pleasing, and of your liking, and let not your selfish desire lead your reason and judgment, step by step into error. Behold, your rebellious desire (Satan) is an enemy that lays bare even your hidden imperfections. ('Tayyab' = Clean, decent, wholesome, pleasing, aesthetically good, of your choice).
O mankind! Eat what is lawful and good that is on earth; And do not follow the footsteps of the Satan. Surely, he is to you an avowed enemy.
O people, eat permissible good things out of what lies in the earth, and do not follow the footsteps of ShaiTān (Satan); indeed, he is an open enemy for you.
O people, eat from what is on the earth as good and lawful, and do not follow in the footsteps of the devil. He is to you a clear enemy.