En'âm suresi

En'âm suresi, 49. ayet

En'âm suresi, 49. ayet. وَٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا يَمَسُّهُمُ ٱلْعَذَابُ بِمَا كَانُوا۟ يَفْسُقُونَ

velleẕîne keẕẕebû biâyâtinâ yemessühümü-l`aẕâbü bimâ kânû yefsüḳûn.

Diyanet İşleri

Ayetlerimizi yalanlayanlara ise, yapmakta oldukları fasıklık sebebiyle azap dokunacaktır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

En'âm 46–52 · surenin 49. ayeti / 165

Konu Sıkıntıda yalnız O'na dua; müjdeci ve uyarıcı peygamberler En'âm 40–49 3

  1. En'âm 46

    De ki: "Ne dersiniz, eğer Allah sizin kulağınızı ve gözlerinizi alır, kalplerinizi de mühürlerse, Allah'tan başka onu size (geri) getirecek ilah kimmiş?" Bak, biz ayetleri değişik biçimlerde nasıl açıklıyoruz, sonra onlar nasıl yüz çeviriyorlar?

  2. En'âm 47

    De ki: "Ne dersiniz, Allah'ın azabı size beklenmedik bir anda veya açıktan açığa gelse, zalimler toplumundan başkası mı helak edilecek?"

  3. En'âm 48

    Biz peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim iman eder ve kendini düzeltirse onlara korku yoktur. Onlar mahzun da olacak değillerdir.

  4. 49

    Ayetlerimizi yalanlayanlara ise, yapmakta oldukları fasıklık sebebiyle azap dokunacaktır.

  5. En'âm 50

    De ki: "Ben size, 'Allah'ın hazineleri benim yanımdadır' demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size 'Ben bir meleğim' de demiyorum. Ben sadece, bana gönderilen vahye uyuyorum." De ki: "Görmeyenle gören bir olur mu? Siz hiç düşünmez misiniz?"

  6. En'âm 51

    Kendileri için Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir şefaatçi bulunmaksızın, Rab'lerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar diye, onunla (Kur'an ile) uyar.

  7. En'âm 52

    Rab'lerinin rızasını isteyerek sabah akşam O'na dua edenleri yanından kovma. Onların hesabından sana bir şey yok, senin hesabından da onlara bir şey yok ki onları kovasın. Eğer kovarsan zalimlerden olursun.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

49. “Âyetlerimizi yalanlayanlara ise fasıklık edip durdukları için azap dokunacaktır.” Yani azap onlara erişecek ve onlar da bu azabı tadacaklardır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ayetlerimizi yalanlayanlara gelince Allah'a itaat etmenin dışına çıkmaları sebebi ile onlara azap dokunacaktır.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱلَّذِينَ vellezine kimselere
  2. كَذَّبُوا۟ kezzebu yalanlayan(lara) kök: كذب
  3. بِـَٔايَـٰتِنَا biayatina ayetlerimizi kök: ايي
  4. يَمَسُّهُمُ yemessuhumu dokunacaktır kök: مسس
  5. ٱلْعَذَابُ l-azabu azab kök: عذب
  6. بِمَا bima yüzünden
  7. كَانُوا۟ kanu yaptıkları kök: كون
  8. يَفْسُقُونَ yefsukune fenalık kök: فسق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Ortak kavram: Fısk

    Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…

  • Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Ortak kavram: Fısk

    Derken, onların içindeki zalimler, sözü kendilerine söylenenden başka şekle soktular. Biz de haktan ayrılmaları sebebiyle, o zalimlere gökten bir…

  • Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Ortak kavram: Fısk

    Andolsun, biz sana apaçık ayetler indirdik. Bunları ancak fasıklar inkar eder.

  • Aynı kök: مسس (61 geçiş)

    Bir de dediler ki: "Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır." Sen onlara de ki: "Siz bunun için Allah'tan söz mü aldınız? -Eğer…

  • Aynı kök: مسس (61 geçiş)

    Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Peygamber ve onunla beraber mü'minler,…

  • Aynı kök: مسس (61 geçiş)

    Kendilerine el sürmeden ya da mehir belirlemeden kadınları boşarsanız size bir günah yoktur. (Bu durumda) -eli geniş olan gücüne göre, eli dar olan…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

84 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, yoldan çıkmalarından dolayı onlara azap dokunacaktır. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette yer alan [bimâ] ifadesindeki [bâ/bi] harfi [sebebiyye] anlamına gelmekte ve "gerekçe" ortaya koymaktadır. Demek ki insanların azaba çarptırılmaları onların yoldan çıkmalarına bağlanmıştır; sebepsiz yere hiç kimseye azap edilmeyecektir. Azabın "sebebi" inkârcıların peygamberlerin tebliğ ettiği değerler bağlamında Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamaları, dolayısıyla fasıklık yapıp yoldan çıkmalarıdır. Fasıklık yapmak "sebep", azaba çarptırılmak ise "sonuç"tur.

Mustafa İslamoğlu

Mesajlarımızı yalanlayan kimselere gelince: onlar yoldan çıkmaları sebebiyle azaba mahkum olacaklar.

Muhammed Esed

mesajlarımızı yalanlayanlara gelince, onlar işledikleri bütün günahkarca fiillerden dolayı azaba çarptırılacaklardır.

Ahmed Hulusi

(Esma kuvvelerinin açığa çıkışı olan) işaretlerimizdeki hakikatleri yalanlayanlara gelince; onlar bozuk inançları dolayısıyla azabı tadacaklar!

Ali Bulaç

Ayetlerimizi yalanlayanlara, fıska sapmalarından dolayı azab dokunacaktır.

Ali Özek ve heyeti

Âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, yoldan çıkmaları (ve âyetlerimizi inkâr etmeleri) sebebiyle onlara azap dokunacaktır.

Ali Rıza Safa

Ayetlerimizi yalanlayanlara, yoldan çıktıkları için ceza gelecektir.

Bayraktar Bayraklı

Ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, yoldan çıkmalarından dolayı azaba çarptırılacaklardır.

Edip Yüksel

Ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, yoldan çıktıklarından ötürü onlara azap dokunacak.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, yoldan çıktıklarından ötürü onlara azap dokunacak.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ayetlerimize yalan diyenlere, yapmayı adet edindikleri fenalık yüzünden azap dokunacaktır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ayetlerimize yalan diyenlerdir ki fiskı adet edindikleri için kendilerine azab dokunacaktır

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ayetlerimizi yalanlayanlara da yaptıkları fasıklık dipnot 1 yüzünden azabımız dokunacaktır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Günaha sapan. Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkan; iyi, doğru, güzel ve temiz şeylerden uzak kalan. İnanç olarak inanan, yaşantı olarak Kafir olan.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ayetlerimizi yalanlayanlara da, yaptıkları fasıklık dipnot 1 yüzünden azabımız dokunacaktır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkan. İyi, doğru, temiz ve güzel şeylerden uzak kalan.

Gültekin Onan

Ayetlerimizi yalanlayanlara (gelince), fasık olmalarından dolayı azab dokunacaktır.

Hasan Basri Çantay

Ayetlerimizi yalan sayanlar (a gelince:) Onlara da, sapmış oldukları fısk yüzünden, azab dokunacakdır.

İbni Kesir

Ayetlerimizi yalanlayanlara ise fasıklık eder olmalarından dolayı azab dokunacaktır.

Mehmet Alagaş

(46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 58, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73) Deki görebilir misiniz? Eğer ki Allah işitmenizi ve görmenizi giderse ve kalplerinizi mühürlerse , Allah dışında hangi ilah onu size geri verir? Bak! ayetlerimizi nasıl da elden çıkarıyoruz / sarf ediyoruz, sonra onlar da rastlantı diyorlar / tesadüf etti ediyorlar, deki görebilir misiniz? Eğer ki Allah ’ın azabı size aniden yahut göstere göstere gelse, zalim kavimden başkası mı yok olur / helak olur, biz gönderilenleri müjdeci ve uyarıcı dışında başkaca göndermedik, kim iman eder ve ıslah olursa / düzelirse onlara korku yoktur, onlara hüzün de yoktur, kim de Ayetlerimizi yalanlar ise onlara da yoldan çıkmalarından dolayı azap dokunur, de ki size Allah’ın hazineleri yanımda demiyorum , yitik olanı / gaybolanı bilmem, size ben meleğim de demiyorum, sadece bana vahy olana uyuyorum / tabi oluyorum , körle gören bir olur mu / eşit olur mu de. Hiç fikir üretemiyor musunuz ? Rableriyle biraraya geleceklerinden / haşrolacaklarından korkanları onunla uyar, onlar için ondan başkası dost veya aracı / şefaatçi değildir, böylelikle belki sakınırlar. Rabbine sabah akşam onun yüzünü isteyerek çağrıda / duada bulunanları kovma / fırlatıp atma / tart etme, (tart oyunundaki gibi) onların hesabından sana bir şey yok , senin hesabından da o nlara bir şey yok, eğer ki onları kovarsan / tart edersen se n zalimlerden olursun. Böylece bazılarınızı bazılarınız ile test ettik, aramızda Allah ’ın lütfettiği kimseler işte bunlar mı? demeleri için. Allah teşekkür edenleri en iyi bilen değil midir? Ayetlerimize iman edenler sana geldiklerinde onlara de ki; teslimiyet sizin üzerinize olsun selamün aleyküm, Allah kendisine rahmet etmeyi yazdı (Rahmetli Allah) Muhakkak ki O, sizden cahillikle bir kötülük yaptıktan sonra ardından da temelli vazgeçerek düzeleni / ıslah olanı işte kesinlikle O, onu bağışlayandır, esirgeyendir , Böylece ayetleri ayrıntılandırıyoruz ki / detaylandırıyoruz ki suçluların yolu açığa çıksın, de ki ben Allah ’ın dışında ibadet ettiklerinize kulluk etmekten yasaklandım / men edildim , de ki keyfinize / hevanıza uymam, o zaman sapmış olurum, ben yola iletilen de / hidayet edilen de değilimdir , de ki ben Rabbimden apaçık delil üzereyim, siz se onu yalanladınız. Alelacele istediğiniz de benim yanımda değil , yargı / hüküm sadece Allah’ındır, gerçeği anlatır, ayırabilenlerin edebilenlerin / fasıla edebilenlerin hayırlısıdır. Muhakkak ki alelacele istediğiniz yanımda olsaydı sizlerle benim aramda ki iş gerçekleştirilirdi, Allah zalimleri en iyi bilendir. Gaybın açarları / anahtarları O’nun yanındadır, O’ndan başka onu bilen de yoktur ki O , karada ve denizde ne varsa bilir , yaprak olarak ne düşerse ancak O bilir, arzın ka ranlığında (toprak altında ) ki tohum, kuru ve yaş ne varsa muhakkak apaçık bir kitaptadır. O ki sizi geceleyin vefat ettirendir ve gündüzün neyin sizi yaraladığını / cerh ettiğini / yıprattığını biliyor , (uyku yıpranmaların giderilmesidir) sonra, tanımlanmış sürenin orada / dünyada gerçekleşmesi için sizi tekrar diriltiyor (uykudan / vefattan uyandırıyor) sonra ona geri götürüleceksiniz, sonra ne yapıyor olduğunuzdan size haber verilecektir, O, kulları üstünde ezici otorite sahibidir / kahhardır, sizin üzerlerinize koruyucuları / hafazaları gönderir, (Muhafız melekleri Kirâmen katibinden ayrı) Ne zaman ki sizden birine ölüm geldiğinde elçilerimiz onu vefat ettirir, onlar hata yapmazlar, s onra onların gerçek velileri Allaha geri iade edilirler , dikkat edin! yargı / hüküm O ’nundur, O hesaba çekenlerin en süratlisidir. De ki karanın ve denizin karanlığından sizi kim kurtarır , O’na yakararak ve gizlice, eğer ki bizi bundan kurtarır isen teşekkür edenlerden oluruz diye ona dua edersiniz de ki Allah bundan da ve her türlü sıkıntıdan da sizi kurtarır , sonra da siz ortak koşarsınız. O, sizin üzerinizde azap yaratmaya güç yetirir / kadirdir, üstünüzden yahut ayaklarınızın altından veya sizi taraftarlara karıştırarak ve bazılarınıza bazılarınızın sertliğini / be’sini tattırarak (azap edebilir) Bak! nasıl ayetlerimizi elimizden çıkarıyoruz / sarf ediyoruz, b öylelikle, belki anlarsınız / fıkıh edersiniz . Senin boyun / senin kavmin onu yalanladı , O, gerçektir de ki sizin üzerinizde bir vekil değilim / vekaletiniz bende değil, her haberin karar zamanı ve ortamı vardır , ilerde bileceksiniz . Ayetlerimiz hakkında daldıklarını gördüğün vakit, onlar başka konuya dalana kadar onlardan sırt çevir, eğer ki şeytan sana unutturu rsa da hatırlamanın ardından , zalim kavimle beraber oturma, o nların hesabından , sakınanlar üzerine herhangi bir şey yoktur ve fakat hatırlatmadır , böylelikle, belki sakınırlar. Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatının aldattığı kimseleri bırak / sal, şunu hatırlat ki nefisler kazandıkları ile felakete sürüklenmesin / iblas olmasın, Allah’ın dışındakiler onlara dost ta, şefaatçi de değildir. Her türlü fidyeyi denkleştirmek için / adaletin sağlanması için verseler dahi, onlardan kabul edilmez, işte onları kazandıkları felakete sürüklemiştir, onlara yok saymalarından dolayı kaynamış içecek ve acıtıcı bir azap vardır. De ki Allah'ın dışındaki bize faydası ve zararı olmayanlara çağrıda mı bulunalım / dua mı edelim, Allah’ın bizi yola sokmasının ardından ökçelerimiz üzerine geri mi dönelim , “bize gel” diye yola çağıran arkadaş ları olmasına rağmen şeytanın dünyada aldattığı sersemler gibi mi olalım, de ki Allah’ın yola iletmesi / rehberlik etmesi işte o rehberliktir, biz alemlerin Rabbine teslim olmakla ve namaz kılmakla ve Ondan sakınmakla emrolunduk, h uzurunda varıp toplanacağımız / haşrolacağımız O ’dur. O ki semaları ve yeri gerçek olarak yarattı. O gün ol der ve olur, O’nun sözü gerçektir, Sûra üfürüldüğü gün mülk O’nundur, gaybı da şahit olunanı da bilendir, O yargıçtır / hâkimdir, haberdardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ayetlerimizi yalanlayanlara gelince; onlara, yapmış oldukları fısk sebebiyle azap dokunacaktır.

Süleyman Ateş

Ayetlerimizi yalanlayanlara da yaptıkları fenalık yüzünden azab dokunacaktır.

Süleymaniye Vakfı

Ayetlerimiz karşısında yalana sarılanlar, yoldan çıkmalarına karşılık azaba uğrayacaklardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ayetlerimiz karşısında yalan yanlış şeylere sarılanlar, yoldan çıkmalarına karşılık azaba uğrayacaklardır.

Şaban Britch

Âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, haktan uzaklaşmaları sebebiyle onlara azap dokunacaktır.

Şaban Piriş

Ayetlerimizi yalanlayanlar ise, kötü amelleri yüzünden onlara azap dokunacaktır.

Yaşar Nuri Öztürk

Ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, fenalığa bulaşmaları yüzünden kendilerine azap dokunacaktır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But those who refuse to recognize Our revelations and signs betokening Omnipotence and Authority and rejecting the truth of Our Messengers’ missions shall suffer the torment laid on the damned who grew daily more and more wicked.

Abdul Haleem

As for those who rejected Our signs, torment will afflict them as a result of their defiance.

Abdullah Yusuf Ali

But those who reject our signs,- them shall punishment touch, for that they ceased not from transgressing.

Abul A'la Maududi

whereas those who give the lie to Our signs, chastisement will visit them for their transgression.

Aisha Bewley

The punishment will fall on those who deny Our Signs because they were deviators.

Al-Hilali & Khan

But those who reject Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.), the torment will touch them for their disbelief[1] (and for their belying the Message of Muhammad صلى الله عليه وسلم). [Tafsir Al-Qurtubî].

Ali Quli Qarai

But as for those who deny Our signs, the punishment shall befall them because of the transgressions they used to commit.

Amatul Rahman Omar

But those who cry lies to Our Messages shall be punished because of their disobedience.

Arthur John Arberry

But those who cry lies to Our signs, them the chastisement shall visit, for that they were ungodly.

Bijan Moeinian

As for those who choose to disregard My Revelations, a punishment is in reserve for their wickedness.

E. Henry Palmer

but those who say our signs are lies, torment shall touch them, for that they have done so wrong.

Edip-Layth

Those who deny Our signs, the retribution will touch them for their wickedness.

George Sale

And those who reject our Signs, punishment will touch them, because they disobeyed.

Hamid S. Aziz

But those who deny Our signs, torment shall afflict them, because they used to disobey.

Mahmoud Ghali

And the ones who cry lies to Our signs, (the) torment will touch them for that they used to be immoral (i. e., with me).

Marmaduke Pickthall

But as for those who deny Our revelations, torment will afflict them for that they used to disobey.

Mohamed Ahmed - Samira

But those who deny Our messages will be seized by nemesis for being disobedient.

Muhammad Asad

whereas those who give the lie to Our messages - suffering will afflict them in result of all their sinful doings.

Mustafa Khattab

But those who deny Our signs will be afflicted with punishment for their rebelliousness.

Progressive Muslims

And those who deny Our revelations, the retribution will inflict them for their vileness.

Rashad Khalifa

As for those who reject our revelations, they incur the retribution for their wickedness.

Sahih International

But those who deny Our verses - the punishment will touch them for their defiant disobedience.

Sam Gerrans

And those who deny Our proofs: the punishment will touch them because they were perfidious.

Shabbir Ahmed

But those who belie Our Revelations, retribution will afflict them, for they keep drifting from the secure path. (Retribution is a logical and built-in consequence of their wrongdoing (7:147), (91:9-10)).

Syed Vickar Ahamed

But those who reject Our Signs— Upon them shall the Punishment visit, because of their ungodly actions.

Taqi Usmani

whereas those who have rejected Our signs, torment shall afflict them, because they used to commit sins.

The Monotheist Group

And those who deny Our revelations, the retribution will inflict them for what wickedness they were in.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 49. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 49. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 49. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩