En'âm suresi

En'âm suresi, 51. ayet

En'âm suresi, 51. ayet. وَأَنذِرْ بِهِ ٱلَّذِينَ يَخَافُونَ أَن يُحْشَرُوٓا۟ إِلَىٰ رَبِّهِمْ لَيْسَ لَهُم مِّن دُونِهِۦ وَلِىٌّ وَلَا شَفِيعٌ لَّعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ

veenẕir bihi-lleẕîne yeḫâfûne ey yuḥşerû ilâ rabbihim leyse lehüm min dûnihî veliyyüv velâ şefî`ul le`allehüm yetteḳûn.

Diyanet İşleri

Kendileri için Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir şefaatçi bulunmaksızın, Rab'lerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar diye, onunla (Kur'an ile) uyar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

En'âm 48–54 · surenin 51. ayeti / 165

Konu "Hazineler yanımda demiyorum"; sabah akşam dua edenler En'âm 50–55 3

  1. En'âm 48

    Biz peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim iman eder ve kendini düzeltirse onlara korku yoktur. Onlar mahzun da olacak değillerdir.

  2. En'âm 49

    Ayetlerimizi yalanlayanlara ise, yapmakta oldukları fasıklık sebebiyle azap dokunacaktır.

  3. En'âm 50

    De ki: "Ben size, 'Allah'ın hazineleri benim yanımdadır' demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size 'Ben bir meleğim' de demiyorum. Ben sadece, bana gönderilen vahye uyuyorum." De ki: "Görmeyenle gören bir olur mu? Siz hiç düşünmez misiniz?"

  4. 51

    Kendileri için Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir şefaatçi bulunmaksızın, Rab'lerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar diye, onunla (Kur'an ile) uyar.

  5. En'âm 52

    Rab'lerinin rızasını isteyerek sabah akşam O'na dua edenleri yanından kovma. Onların hesabından sana bir şey yok, senin hesabından da onlara bir şey yok ki onları kovasın. Eğer kovarsan zalimlerden olursun.

  6. En'âm 53

    Böylece insanların bazısını bazısı ile denedik ki, "Allah, aramızdan şu adamları mı iman nimetine layık gördü?" desinler. Allah, şükreden kullarını daha iyi bilen değil mi?

  7. En'âm 54

    Ayetlerimize iman edenler sana geldikleri zaman, de ki: "Selam olsun size! Rabbiniz kendi üzerine rahmeti (merhameti) yazdı. Şöyle ki: Sizden kim cahillikle bir kabahat işler de sonra peşinden tövbe eder, kendini düzeltirse (bilmiş olun ki) O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

51. Bu Kur’an bütün insanlara bir uyarıdır. Fakat ondan ancak “Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanlar” yararlanabilirler. Bunlar bu diyardan ebedi kalıcılık diyarına intikal edeceklerine kesinlikle inananlardır. İşte bundan dolayı kendilerine fayda sağlayacak şeyleri yerine getirmeye çalışır ve zarar verecek şeyleri terk ederler. “Onlar için O’ndan” yani Yüce Allah’tan “başka ne bir dost” yani işlerini üstlenecek, arzuladıklarını elde edebilsinler ve sakındıkları şeylerden uzaklaşabilsinler diye yardımcı olacak bir kimse “ne de bir şefaatçi” yani aracılık edebilecek kimse “vardır.” Çünkü mahlukatın hiçbir işte herhangi bir yetki sahibi olmaları söz konusu değildir. “Olur ki korkup sakınırlar.” Yani Allah’ın emirlerini yerine getirmek, yasaklarından sakınmak sureti ile muttakilerden olurlar. Çünkü uyarıp korkutmak, bunu gerektirir ve bunun sebeplerindendir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- Kıyamet gününde Rablerinin huzuruna toplanacak olanları bu Kur'an ile korkut. Onlar için Allah'tan başka ne bir fayda sağlayacak, ne de sıkıntılarını giderecek bir şefaatçileri vardır. Umulur ki emirlerine uyarak ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan sakınırlar. İşte bunlar Kur'an'dan istifade edenlerdir.

Kelimeler

17 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَأَنذِرْ ve enzir ve uyar kök: نذر
  2. بِهِ bihi onunla
  3. ٱلَّذِينَ ellezine kimseleri
  4. يَخَافُونَ yehafune korkan(ları) kök: خوف
  5. أَن en ki
  6. يُحْشَرُوٓا۟ yuhşeru toplanacaklardır kök: حشر
  7. إِلَىٰ ila (huzuru)na
  8. رَبِّهِمْ ۙ rabbihim Rablerine kök: ربب
  9. لَيْسَ leyse yoktur kök: ليس
  10. لَهُم lehum kendilerinin
  11. مِّن min
  12. دُونِهِۦ dunihi O'ndan başka kök: دون
  13. وَلِىٌّۭ veliyyun ne dostları kök: ولي
  14. وَلَا ve la ne de
  15. شَفِيعٌۭ şefiun destekçileri kök: شفع
  16. لَّعَلَّهُمْ leallehum belki
  17. يَتَّقُونَ yettekune korunurlar kök: وقي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: شفع (31 geçiş) · Ortak kavram: Şefaat · Aynı kök: نذر (130 geçiş)

    Yaklaşmakta olan gün konusunda onları uyar. O gün yürekler gam ve tasa ile dolu, (sanki) gırtlaklara dayanmıştır. Zalimlerin ne sıcak bir dostu, ne…

  • Aynı kök: شفع (31 geçiş) · Ortak kavram: Şefaat · Aynı kök: ليس (89 geçiş)

    Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatı kendilerini aldatmış olanları bırak. Hiç kimsenin kazandığı yüzünden mahrumiyete sürüklenmemesi…

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Biz peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim iman eder ve kendini düzeltirse onlara korku yoktur. Onlar mahzun da…

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Kendisinden önce ve sonra uyarıcıların gelip geçmiş olan Ad kavminin kardeşini (Hud'u) hatırla. Hani Ahkaf'taki kavmini, "Ancak Allah'a ibadet edin,…

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    O kullar adaklarını yerine getirirler. Kötülüğü her yanı kuşatmış bir günden korkarlar.

  • Aynı kök: ليس (89 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Yeryüzünde sefere çıktığınız vakit kafirlerin size saldırmasından korkarsanız, namazı kısaltmanızdan ötürü size bir günah yoktur. Şüphesiz kafirler…

  • Aynı kök: ليس (89 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Allah, kuluna yetmez mi? Seni O'ndan (Allah'tan) başkalarıyla korkutmaya çalışıyorlar. Allah, kimi saptırırsa artık onun için bir yol gösterici…

  • Aynı kök: شفع (31 geçiş) · Ortak kavram: Şefaat

    Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

84 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Umulur ki takvâlı (duyarlı) davranırlar diye kendileri için O'nun peşi sıra hiçbir dost ve şefaatçinin bulunmadığı (mahşer gününde) Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları onunla (Kur'an ile) uyar! dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an ile uyarıda bulunulması noktasında Kâf 50:45'te şöyle bir ifade yer almaktadır: "Tehdidimden korkanlara (gerçeği) Kur'an'la hatırlat!" Bu emir her çağın insanına tebliğin ne ile yapılması gerektiğini öğretmektedir. Vahiy Yüce Allah'ın bir kitabıdır. Her yönüyle insan ise diğer kitabıdır. İki kitabın sahibi Yüce Allah olduğuna göre, eğer tebliğ vahiy ile ve doğru bir şekilde yapılırsa bu iki kitabın birbirini yadırgaması mümkün değildir. Benzer mesajlar: En‘âm 6:70; İbrahim 14:52; Enbiyâ 21:45; Furkân 25:52; Sebe' 34:50; Kâf 50:45.

Mustafa İslamoğlu

Kendilerini O'na karşı savunacak bir dost ya da O'nun katında şefaat edecek birileri olmadan Allah'ın huzuruna çıkmaktan korkanları vahiyle uyar ki, O'na karşı sorumluluk bilinciyle hareket etsinler.

Muhammed Esed

Kendilerini Allaha karşı koruyacak veya Onun nezdinde şefaat edecek birisi olmadan Allahın huzurunda toplanmaktan korkanları böylece uyar ki Ona karşı sorumluluklarının bilincine (tam olarak) varabilsinler.

Ahmed Hulusi

Rablerine haşrolunmalarından korkanları O'nunla (nefslerindeki Esma kuvvelerinin yaşatacakları konusunda) uyar. . . Onların O'nun dununda ne bir Veliyy'i ve ne de bir şefaat edicisi vardır. . . Umulur ki takvayı gerçekleştirirler.

Ali Bulaç

Rablerine (götürülüp) toplanacaklarından korkanları onunla (Kur'an'la) uyarıp korkut; onlar için ondan başka ne velileri vardır ne şefaatçileri. Umulur ki korkup sakınırlar.

Ali Özek ve heyeti

Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları onunla (Kur'an ile) uyar. Onlar için Rablerinden başka ne bir dost, ne de bir aracı vardır; belki sakınırlar.

Ali Rıza Safa

Efendilerinin karşısında toplanacaklarından korkanları, Onunla uyar. Onlar için, O'ndan başka ayrıca, ne bir dost ne de bir ara bulucu yoktur. Böylece, belki sorumluluk bilincine erişirler.

Bayraktar Bayraklı

Rabblerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları, Kur'an ile uyar! Onlar için Rabblerinden başka ne bir dost ne de bir aracı vardır; belki sakınırlar.

Edip Yüksel

Rab'lerinin huzuruna çıkacaklarının heyecanıyla dolanları bununla uyar: O'ndan başka bir sahipleri ve aracıları (şefaatçileri) yok. Belki korunurlar. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Bak 2:48.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Rab'lerinin huzuruna çıkacaklarının heyecanıyla dolanları onunla (Kuran'la) uyar: O'ndan başka bir sahipleri ve şefaatçıları (aracıları) yok. Belki korunurlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları Kur'an'la uyar. Öyleki, kendileri için O'nun huzurunda ne bir dost ne de bir şefaatçı vardır. Gerekir ki Allah'tan korkarlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem bununla şunları inzar eyle ki rablarının huzuruna haşrolunacaklarından korkarlar, öyle ki kendileri için onun huzurunda ne bir dost ne bir şefaatci yok, gerektir ki onlar korunurlar

Erhan Aktaş

Rabb'lerinin huzurunda hesaba çekilme korkusu olanları, onunla uyar. Kendileri için ondan başka ne bir şefaatçi ne de bir veli yoktur. Umulur ki takva sahibi olurlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Rabb'lerinin huzurunda hesaba çekilme korkusu olanları, onunla dipnot 1 uyar. Kendileri için O'ndan başka ne bir şefaatçi ne de bir veli dipnot 2 yoktur. Umulur ki takva sahibi olurlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an'la.
  2. metne dön, dipnot 2
    Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş. Kur'an'da yer alan "Veli" ve velinin çoğulu olan "evliya" sözcüklerine dost, dostlar olarak anlam verilmesi doğru değildir. Bu sözcükler, etik anlamdaki dostluğu değil; siyasi bağlamda yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedir. Kur'an, "dost" için "halil" sözcüğünü kullanmaktadır. (Örneğin: 2:254; 4:125; 17:73; 25:28.)

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Rabb'lerinin huzurunda şefaatçi ve velileri olmaksızın, hesaba çekilmekten korkanları, sana vahyedilen ile uyar ki takva sahibi olsunlar.

Gültekin Onan

Rablerine (götürülüp) toplanacaklarından korkanları onunla (Kuran'la) uyarıp korkut. Onlar için ondan başka ne velileri vardır ne şefaatçileri. Umulur ki korkup sakınırlar.

Hasan Basri Çantay

Rablerine (götürülüb) toplanacaklarından korkanları sen onunla (Kur'an ile) inzar et ki onların Ondan (Rablerinden) başka ne bir yari, ne de bir şefaatçisi yokdur. (Senin bu inzarın) onların sakınmaları içindir.

İbni Kesir

Rabblarına toplanacaklarından korkanları, sen onunla uyar. O'ndan başka bir dost ve şefaatçıları yoktur. Umulur ki sakınalar.

Mehmet Alagaş

(46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 58, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73) Deki görebilir misiniz? Eğer ki Allah işitmenizi ve görmenizi giderse ve kalplerinizi mühürlerse , Allah dışında hangi ilah onu size geri verir? Bak! ayetlerimizi nasıl da elden çıkarıyoruz / sarf ediyoruz, sonra onlar da rastlantı diyorlar / tesadüf etti ediyorlar, deki görebilir misiniz? Eğer ki Allah ’ın azabı size aniden yahut göstere göstere gelse, zalim kavimden başkası mı yok olur / helak olur, biz gönderilenleri müjdeci ve uyarıcı dışında başkaca göndermedik, kim iman eder ve ıslah olursa / düzelirse onlara korku yoktur, onlara hüzün de yoktur, kim de Ayetlerimizi yalanlar ise onlara da yoldan çıkmalarından dolayı azap dokunur, de ki size Allah’ın hazineleri yanımda demiyorum , yitik olanı / gaybolanı bilmem, size ben meleğim de demiyorum, sadece bana vahy olana uyuyorum / tabi oluyorum , körle gören bir olur mu / eşit olur mu de. Hiç fikir üretemiyor musunuz ? Rableriyle biraraya geleceklerinden / haşrolacaklarından korkanları onunla uyar, onlar için ondan başkası dost veya aracı / şefaatçi değildir, böylelikle belki sakınırlar. Rabbine sabah akşam onun yüzünü isteyerek çağrıda / duada bulunanları kovma / fırlatıp atma / tart etme, (tart oyunundaki gibi) onların hesabından sana bir şey yok , senin hesabından da o nlara bir şey yok, eğer ki onları kovarsan / tart edersen se n zalimlerden olursun. Böylece bazılarınızı bazılarınız ile test ettik, aramızda Allah ’ın lütfettiği kimseler işte bunlar mı? demeleri için. Allah teşekkür edenleri en iyi bilen değil midir? Ayetlerimize iman edenler sana geldiklerinde onlara de ki; teslimiyet sizin üzerinize olsun selamün aleyküm, Allah kendisine rahmet etmeyi yazdı (Rahmetli Allah) Muhakkak ki O, sizden cahillikle bir kötülük yaptıktan sonra ardından da temelli vazgeçerek düzeleni / ıslah olanı işte kesinlikle O, onu bağışlayandır, esirgeyendir , Böylece ayetleri ayrıntılandırıyoruz ki / detaylandırıyoruz ki suçluların yolu açığa çıksın, de ki ben Allah ’ın dışında ibadet ettiklerinize kulluk etmekten yasaklandım / men edildim , de ki keyfinize / hevanıza uymam, o zaman sapmış olurum, ben yola iletilen de / hidayet edilen de değilimdir , de ki ben Rabbimden apaçık delil üzereyim, siz se onu yalanladınız. Alelacele istediğiniz de benim yanımda değil , yargı / hüküm sadece Allah’ındır, gerçeği anlatır, ayırabilenlerin edebilenlerin / fasıla edebilenlerin hayırlısıdır. Muhakkak ki alelacele istediğiniz yanımda olsaydı sizlerle benim aramda ki iş gerçekleştirilirdi, Allah zalimleri en iyi bilendir. Gaybın açarları / anahtarları O’nun yanındadır, O’ndan başka onu bilen de yoktur ki O , karada ve denizde ne varsa bilir , yaprak olarak ne düşerse ancak O bilir, arzın ka ranlığında (toprak altında ) ki tohum, kuru ve yaş ne varsa muhakkak apaçık bir kitaptadır. O ki sizi geceleyin vefat ettirendir ve gündüzün neyin sizi yaraladığını / cerh ettiğini / yıprattığını biliyor , (uyku yıpranmaların giderilmesidir) sonra, tanımlanmış sürenin orada / dünyada gerçekleşmesi için sizi tekrar diriltiyor (uykudan / vefattan uyandırıyor) sonra ona geri götürüleceksiniz, sonra ne yapıyor olduğunuzdan size haber verilecektir, O, kulları üstünde ezici otorite sahibidir / kahhardır, sizin üzerlerinize koruyucuları / hafazaları gönderir, (Muhafız melekleri Kirâmen katibinden ayrı) Ne zaman ki sizden birine ölüm geldiğinde elçilerimiz onu vefat ettirir, onlar hata yapmazlar, s onra onların gerçek velileri Allaha geri iade edilirler , dikkat edin! yargı / hüküm O ’nundur, O hesaba çekenlerin en süratlisidir. De ki karanın ve denizin karanlığından sizi kim kurtarır , O’na yakararak ve gizlice, eğer ki bizi bundan kurtarır isen teşekkür edenlerden oluruz diye ona dua edersiniz de ki Allah bundan da ve her türlü sıkıntıdan da sizi kurtarır , sonra da siz ortak koşarsınız. O, sizin üzerinizde azap yaratmaya güç yetirir / kadirdir, üstünüzden yahut ayaklarınızın altından veya sizi taraftarlara karıştırarak ve bazılarınıza bazılarınızın sertliğini / be’sini tattırarak (azap edebilir) Bak! nasıl ayetlerimizi elimizden çıkarıyoruz / sarf ediyoruz, b öylelikle, belki anlarsınız / fıkıh edersiniz . Senin boyun / senin kavmin onu yalanladı , O, gerçektir de ki sizin üzerinizde bir vekil değilim / vekaletiniz bende değil, her haberin karar zamanı ve ortamı vardır , ilerde bileceksiniz . Ayetlerimiz hakkında daldıklarını gördüğün vakit, onlar başka konuya dalana kadar onlardan sırt çevir, eğer ki şeytan sana unutturu rsa da hatırlamanın ardından , zalim kavimle beraber oturma, o nların hesabından , sakınanlar üzerine herhangi bir şey yoktur ve fakat hatırlatmadır , böylelikle, belki sakınırlar. Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatının aldattığı kimseleri bırak / sal, şunu hatırlat ki nefisler kazandıkları ile felakete sürüklenmesin / iblas olmasın, Allah’ın dışındakiler onlara dost ta, şefaatçi de değildir. Her türlü fidyeyi denkleştirmek için / adaletin sağlanması için verseler dahi, onlardan kabul edilmez, işte onları kazandıkları felakete sürüklemiştir, onlara yok saymalarından dolayı kaynamış içecek ve acıtıcı bir azap vardır. De ki Allah'ın dışındaki bize faydası ve zararı olmayanlara çağrıda mı bulunalım / dua mı edelim, Allah’ın bizi yola sokmasının ardından ökçelerimiz üzerine geri mi dönelim , “bize gel” diye yola çağıran arkadaş ları olmasına rağmen şeytanın dünyada aldattığı sersemler gibi mi olalım, de ki Allah’ın yola iletmesi / rehberlik etmesi işte o rehberliktir, biz alemlerin Rabbine teslim olmakla ve namaz kılmakla ve Ondan sakınmakla emrolunduk, h uzurunda varıp toplanacağımız / haşrolacağımız O ’dur. O ki semaları ve yeri gerçek olarak yarattı. O gün ol der ve olur, O’nun sözü gerçektir, Sûra üfürüldüğü gün mülk O’nundur, gaybı da şahit olunanı da bilendir, O yargıçtır / hâkimdir, haberdardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları (Kur'an) ile uyar ki onların, Rablerinden başka ne bir veli, ne de bir şefaatçisi vardır. Umulur ki sakınırlar.

Süleyman Ateş

Rablerin(in huzuru)na toplanacakların(a inanıp bu durum)dan korkanları onunla uyar ki; kendilerinin, O'ndan başka ne dostları, ne de destekçileri yoktur. (Onları uyar), belki korunurlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Rablerinin huzuruna çıkarılacakları için korkanları, bununla (bu Kitapla) uyar. Orada onların ne bir dostu ne de şefaatçileri olacaktır. Belki çekinip kendilerini korurlar.

Şaban Britch

Rab’lerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları (Kur'an) ile uyar ki onların, Rablerinden başka ne bir dostu, ne de bir şefaatçisi vardır. Umulur ki sakınırlar/takva sahibi olurlar.

Şaban Piriş

Rab'lerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları (vahy) ile uyar ki onların Allah'tan başka velileri ve şefaatçıları yoktur. Umulur ki korunurlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Rablerinin huzurunda haşredileceklerinden korkanları, o vahiy ile uyar ki korunabilsinler. Onların O'ndan başka ne bir dostu vardır ne de şefaatçısı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And use the Quran O Muhammad to warn those who are apprehensive of the inevitable occasion when they are thronged before Allah, their Creator, besides Whom they simply have no tutelary protector nor an intercessor, they may, hopefully entertain the profound reverence dutiful to Him.

Abdul Haleem

Use the Quran to warn those who fear being gathered before their Lord- they will have no one but Him to protect them and no one to intercede- so that they may beware.

Abdullah Yusuf Ali

Give this warning to those in whose (hearts) is the fear that they will be brought (to judgment) before their Lord: except for Him they will have no protector nor intercessor: that they may guard (against evil).

Abul A'la Maududi

And warn with this (revealed message) those who fear that they shall be mustered to their Lord, that there will be none apart from Allah to act as their protector and intercessor; then maybe they will become God-fearing. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Those who are too deeply immersed in the allurements of earthly life to think either of death or of their being brought to stand before God for His judgement can hardly benefit from such admonitions. Likewise, such admonitions can have no wholesome effect on those who cherish the illusion that because of their attachment to some holy personage who will intercede on their behalf, they will come to no harm in the Hereafter. The same applies to those who believe that someone has already obtained their redemption by expiating their sins. The Prophet (peace be on him) is therefore asked to disregard such persons and to attend to those who are conscious, those with no false illusions. Only these people are susceptible to admonitions and can be expected to reform themselves.

Aisha Bewley

Warn by it those who fear they will be gathered to their Lord, having no protector or intercessor apart from Him, so that hopefully they will have taqwa.

Al-Hilali & Khan

And warn therewith (the Qur’ân) those who fear that they will be gathered before their Lord, when there will be neither a protector nor an intercessor for them besides Him, so that they may fear Allâh and keep their duty to Him (by abstaining from committing sins and by doing all kinds of good deeds which He has ordained).

Ali Quli Qarai

And warn by its means those who fear being mustered toward their Lord, besides whom they shall have neither any guardian nor any intercessor, so that they may be Godwary.

Amatul Rahman Omar

So warn by means of this (Qur'ân) those who fear that they shall be gathered to their Lord, besides Whom they have neither a protector nor any intercessor, so (warn them) that they may guard against evil.

Arthur John Arberry

And warn therewith those who fear they shall be mustered to their Lord; they have, apart from God, no protector and no intercessor; haply they will be godfearing.

Bijan Moeinian

Warn those who are afraid of being resurrected and stand in front of their Lord [for the judgment] that they will find none but God as their Protector and Intercessor. May they [in account of this warning] adopt a God pleasing way of life.

E. Henry Palmer

Admonish therewith those who fear that they shall be gathered unto their Lord; there is no patron for them but Him, and no intercessor; haply they may fear.

Edip-Layth

Warn with it those who realize that they will be summoned to their Lord; they do not have besides Him any protector nor intercessor; so that they may be righteous.

George Sale

And warn thereby those who fear that they shall be gathered to their Lord that they shall have no friend nor intercessor besides Him, so that they may become righteous.

Hamid S. Aziz

Admonish therewith those who fear that they shall be gathered unto their Lord; there is no patron for them but Him, and no intercessor, that per chance (or possibly) they may fear (avoid evil).

Mahmoud Ghali

And warn with it the ones who fear that they will be mustered to their Lord. They have, apart from Him, no constant patron and no constant intercessor, that possibly they would be pious.

Marmaduke Pickthall

Warn hereby those who fear (because they know) that they will be gathered unto their Lord, for whom there is no protecting ally nor intercessor beside Him, that they may ward off (evil).

Mohamed Ahmed - Samira

Warn those who fear, through this (Qur'an), that they will be gathered before their Lord, and they will have none to protect or intercede for them apart from Him. They may haply take heed for themselves.

Muhammad Asad

And warn hereby those who fear lest they be gathered unto their Sustainer with none to protect them from Him or to intercede with Him, so that they might become [fully] conscious of Him.

Mustafa Khattab

Warn with this ˹Quran˺ those who are awed by the prospect of being gathered before their Lord—when they will have no protector or intercessor besides Him—so perhaps they will be mindful ˹of Him˺.

Progressive Muslims

And warn with it those who realize that they will be gathered to their Lord; they do not have besides Him any protector nor intercessor; so that they may be righteous.

Rashad Khalifa

And preach with this (Quran) to those who reverence the summoning before their Lord - they have none beside Him as a Lord and Master, nor an intercessor - that they may attain salvation.

Sahih International

And warn by the Qur'an those who fear that they will be gathered before their Lord - for them besides Him will be no protector and no intercessor - that they might become righteous.

Sam Gerrans

And warn thou thereby those who fear that they will be gathered to their Lord, — they have no ally or intercessor besides Him — that they might be in prudent fear.

Shabbir Ahmed

Counsel those who are mindful of the Law of Requital and have the slightest idea that they will be brought before their Lord. And they know that besides Allah, they will have no protector and no intercessor. Counsel them so that they may live upright.

Syed Vickar Ahamed

Deliver this warning to those in whose (hearts) is the fear that they will be brought (to Judgment) before their Lord: Apart from the Lord they will have no protector nor anyone to ask for mercy (on their behalf): So that they may guard (against evil now).

Taqi Usmani

Warn, with it, those who have the fear of being gathered before their Lord, with no one other than Him to support or to intercede. Maybe they become God-fearing.

The Monotheist Group

And warn with it those who realize that they will be gathered to their Lord; they do not have besides Him any ally nor intercessor; perhaps they will be righteous.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 51. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 51. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 51. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩