Diyanet İşleri
Üzerine gece karanlığı basınca, bir yıldız gördü. "İşte Rabbim!" dedi. Yıldız batınca da, "Ben öyle batanları sevmem" dedi.
En'âm suresi
En'âm suresi, 76. ayet. فَلَمَّا جَنَّ عَلَيْهِ ٱلَّيْلُ رَءَا كَوْكَبًا قَالَ هَٰذَا رَبِّى فَلَمَّآ أَفَلَ قَالَ لَآ أُحِبُّ ٱلْـَٔافِلِينَ
felemmâ cenne `aleyhi-lleylü raâ kevkebâ. ḳâle hâẕâ rabbî. felemmâ efele ḳâle lâ üḥibbü-l'âfilîn.
Üzerine gece karanlığı basınca, bir yıldız gördü. "İşte Rabbim!" dedi. Yıldız batınca da, "Ben öyle batanları sevmem" dedi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim'in yıldıza, aya ve güneşe bakışı En'âm 74–79 3
O, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak yaratandır. Allah'ın "ol" deyip de her şeyin oluvereceği günü hatırla. O'nun sözü gerçektir. Sur'a üflendiği gün de mülk (hükümranlık) O'nundur. Gaybı da, görülen alemi de bilendir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır.
Hani İbrahim, babası Azer'e, "Sen putları ilah mı ediniyorsun? Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum" demişti.
İşte böylece İbrahim'e göklerdeki ve yerdeki hükümranlığı ve nizamı gösteriyorduk ki kesin ilme erenlerden olsun.
Üzerine gece karanlığı basınca, bir yıldız gördü. "İşte Rabbim!" dedi. Yıldız batınca da, "Ben öyle batanları sevmem" dedi.
Ay'ı doğarken görünce de, "İşte Rabbim!" dedi. Ay da batınca, "Andolsun ki, Rabbim bana doğru yolu göstermezse, mutlaka ben de sapıklardan olurum" dedi.
Güneşi doğarken görünce de, "İşte benim Rabbim! Bu daha büyük" dedi. O da batınca (kavmine dönüp), "Ey kavmim! Ben sizin Allah'a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım" dedi.
"Ben, hakka yönelen birisi olarak yüzümü, gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Ben, Allah'a ortak koşanlardan değilim."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
76. “Gece onu bürüyüp örtünce” karanlık basınca “bir yıldız gördü.” Bunun aydınlık veren gezegenlerden birisi olma ihtimali vardır. Çünkü özellikle belirli bir yıldızdan söz edilmesi başkasına nispetle bir fazlalığının bulunduğunu göstermektedir. Bundan dolayıdır -doğrusunu en iyi Allah bilir ama- gördüğü bu yıldızın Venüs gezegeni olduğu söylenmiştir. “Bu muymuş benim Rabbim? dedi.” Bu ifadeyi karşı iddiada bulunanların kanaatine göre söylemiştir. Yani benim Rabbim bu mu? Haydi görelim bakalım; acaba bu, rububiyete lâyık mı ve buna dair bir delil ortaya koyabilecek miyiz? Zira aklı başında bir kimsenin herhangi bir delil ve belge olmaksızın kendi heva ve hevesini ilah edinmemesi gerekir.
“O” yani o yıldız gibi görünen gezegen “batıp kaybolunca da: Ben öyle batıp gidenleri sevmem, dedi.” Yani kendisine ibadet edenin önünden kaybolanı, saklanıp gizleneni sevmem, mabudun her şeyden önce kendisine ibadet edenin maslahatlarını yerine getirmesi, bütün işlerini çekip çevirmesi gerekir. Uzun bir zaman geçtiği halde ortalıkta olmayan bir varlık ise nereden ibadete hak kazanır? Böyle bir varlığın ilah edinilmesi en ileri derecede bir akılsızlık ve en büyük batıl değil midir?
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Gece karanlığı bastırınca bir yıldız gördü. Rabbim budur, dedi. Fakat yıldız batınca, batanları sevmem. Çünkü hak ilah mevcuttur, kaybolmaz, dedi.
Aynı kök: افل (4 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Ay'ı doğarken görünce de, "İşte Rabbim!" dedi. Ay da batınca, "Andolsun ki, Rabbim bana doğru yolu göstermezse, mutlaka ben de sapıklardan olurum"…
Aynı kök: افل (4 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Güneşi doğarken görünce de, "İşte benim Rabbim! Bu daha büyük" dedi. O da batınca (kavmine dönüp), "Ey kavmim! Ben sizin Allah'a ortak koştuğunuz…
Aynı kök: كوكب (5 geçiş)
Hani Yusuf, babasına "Babacığım! Gerçekten ben (rüyada) on bir yıldız, güneşi ve ayı gördüm. Gördüm ki onlar bana boyun eğiyorlardı" demişti.
Aynı kök: كوكب (5 geçiş)
Allah, göklerin ve yerin nurudur. O'nun nurunun temsili şudur: Duvarda bir hücre; içinde bir kandil, kandil de bir cam fanus içinde. Fanus sanki inci…
Aynı kök: كوكب (5 geçiş)
Biz, en yakın göğü zinetlerle, yıldızlarla donattık.
Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet) · Ortak kavram: Cennet
O, gökten su indirendir. İşte biz onunla her türlü bitkiyi çıkarıp onlardan yeşillik meydana getirir ve o yeşil bitkilerden, üst üste binmiş taneler,…
Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet) · Ortak kavram: Cennet
O, çardaklı-çardaksız olarak bahçeleri, ürünleri, çeşit çeşit hurmalıkları ve ekinleri, zeytini ve narı (her biri) birbirine benzer ve (her biri)…
Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet) · Ortak kavram: Cennet
(9-11) Gökten de bereketli bir su indirip onunla kullar için rızık olarak bahçeler ve biçilecek taneler (ekinler), birbirine girmiş kat kat…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Gece(nin karanlığı) onu kaplayınca bir gezegen (gök cismi) görmüş, "Bu (muymuş) benim rabbim!" demişti. (Gezegen) batınca da "Batanları sevmem." demişti.
Ve gece karardığında bir yıldız gördü ve haykırdı: "Benim Rabbim bu!" Fakat yıldız batınca dedi ki: "Ben batanları sevmem".
Sonra, gece onu karanlığı ile örttüğü zaman (gökte) bir yıldız gördü (ve) haykırdı: "İşte benim Rabbim bu!" Ama yıldız kaybolunca, "Ben batan şeyleri sevmem!" diye söylendi.
Gece (bilgisizlik - cehl) onu bürüyüp örtünce bir yıldız (bilincini fark etti) gördü. . . "İşte bu Rabbim" dedi. . . Batınca da (hakikatini anlamada yetersiz kalınca): "Batanları sevmem" dedi.
Gece, üstünü örtüp bürüyünce bir yıldız görmüş ve demişti ki: "Bu benim rabbimdir." Fakat (yıldız) kayboluverince: "Ben kaybolup gidenleri sevmem" demişti.
Gecenin karanlığı onu kaplayınca bir yıldız gördü, Rabbim budur, dedi. Yıldız batınca, batanları sevmem, dedi.
Gece bastırınca, bir gezegen gördü; "Benim Efendim, işte bu!" dedi. Fakat görünmez olunca, şöyle dedi: "Yitip gidenleri sevmem!"
Üzerine gece basınca İbrahim bir yıldız gördü: "Budur rabbim" dedi. Yıldız batınca, "Batanları sevmem" dedi.
Üzerine gece basınca bir gezegen gördü, "Budur benim Efendim!" dedi. Batınca, "Ben batanları sevmem" dedi.
Üzerine gece basınca bir gezegen gördü, 'Budur benim Rabbim!,' dedi. Batınca, 'Ben batanları sevmem,' dedi.
Üzerini gece kaplayınca bir yıldız gördü: "Bu imiş Rabbim!" dedi. Batıverince de: "Ben böyle batanları sevmem." dedi.
vakta ki üzerini gece kapladı bir yıldız gördü "bu imiş rabbım" dedi, derken batıverince "ben öyle batanları sevmem" dedi
Gece karanlığı basınca, bir yıldız gördü. "Rabb'im budur." dedi. O, batınca da "Ben batanları sevmem!" dedi.
Gece karanlığı basınca, bir yıldız gördü. "Rabb'im budur." dedi. O, batınca da "Ben batanları sevmem!" dedi.
Gece karanlığı basınca, bir yıldız gördü. Rabb'im budur dedi. O, batınca da, "Ben batanları sevmem!" dedi.
Gece üstünü örtüp bürüyünce bir yıldız görmüş ve demişti ki: "Bu benim rabbimdir (veya: rabbim budur). Fakat (yıldız) kayboluverince: "Ben kaybolup gidenleri sevmem" demişti.
İşte o, üstüne gece bürüyüb örtünce bir yıldız görmüş, "Bu mu benim Rabbim?!" demiş, o sönüb gidince ise şöyle demişdi: "Ben böyle sönüb batanları (Tanrı diye) sevmem".
Gece bastırınca; bir yıldız görmüş: Bu mu benim Rabbım? demiş. O, batınca da: Ben, batanları sevmem, demişti.
(74-90) Bir vakit İbrahim babası Azer’e dedi ki heykelleri / putları ilah mı ediniyorsunuz? Muhakkak ki ben, seni ve kavmini apaçık bir sapmışlıkta görüyorum, b öylece İbrahim'e semaları ve yeri idaresi altında bulundurmayı / melekutu gösteriyorduk ki yakinen bilen / yaşayarak bilen olsun. Üzerine gece kapatınca / cenn olunca (cin cenin cenne karanlıkta kalan) bir gezegen gördü / kevkeben gördü (yıldız değil gezegen) bu benim Rabbim dedi, battığında batanları sevmem dedi, Ay’ı ortaya çıkarken gördüğünde, bu benim Rabbim dedi, battığında ise eğer ki Rabbim bana yol göstermez ise sapmışlar kavminden olacaktım dedi, güneşi ortaya çıkarken gördüğünde, bu benim Rabbim bu çok büyük dedi , battığında ise ey kavmim sizin ortak koştuklarınızdan ben uzağım / beriyim dedi, kesinlikle ben, yüzümü yönelip arayan / hanif bir şekilde semaların ve arzın yaratıcısına çevirdim, ben ortak koşanlardan değilim dedi , kavmi onla uğraştı (Hacet / uğraşı) A llah konusunda hem de beni yola da iletmişken benimle mi uğraşıyorsunuz dedi , O’na orta k koştuklarınızdan korkmam ancak Rabbim isterse eğer, bir şey yapabilirler, Rabbim de bilgisiyle / ilmen her şeyi kuşatır / kapsar, hâlâ düşünmeyecek misiniz? Allah’a Ortak koştuklarınızdan haklarında herhangi bir delil de inmemişlerden sizler bile korkmuyorsunuz ki ben nasıl korkayım , eğer biliyorsanız hangi bölüm / hangi fırka gerçekten güvendedir / imandadır? İman edenler ve imanlarına zulmü giydirmeyenler, işte bunlar emniyettedirler ve yola iletilmişlerdir / yola girmişlerdir. Bu bizim kanıtımız / deli limizdir, onu İbrahim ’e kavmi için verdik , isteğimiz kişinin derecesini yükseltiriz muhakkak ki Rabbin yargıçtır / hâkimdir, bilgedir / alimdir. Ona İshak ve Yakub ’u hibe ettik, hepsi de yola iletilmişti , önceden Nuh’u da soyunu da / zürriyetini de yola ilettik, Davud’u Süleyman’ı ve Eyyub’u da Yusuf’u, Musa’yı ve Harun’u da ve işte böyle, güzel davrananları karşılıklandırırız, Zekeriyya, Yahya, İsa ve İlyas (Harun’un kardeşinin oğlu- yeğeni) hepsi Islah edici idi / Salih idi, İsmail, Elyas, Yunus ve Lut hepsini alemlerden üstün kıldık / faziletli kıldık ve Babalarından soylarından ve kardeşlerinden de onları seçtik ve doğru yola ilettik , bu Allah’ın yola iletmesidir, kullarından istediğini yola iletir, eğer onlar şirk koşsalardı, yaptıkları ne olursa olsun boşa giderdi, işte onlar kendilerine kitap , hüküm ve nebilik / bildiricilik verdiklerimiz eğer onları / nebileri inkâr ederlerse, kesin olan şu ki biz onları / nebileri, yok saymayan bir kavmin vekili yaparız. İşte onlar Allah’ın yola ilettikleridir, onlar hidayet olurlarken yanlarında sen de uy ve sizden bir ücret sual etmiyorum bu sadece alemlere bir hatırlatmadır de.
Üzerine gece karanlığı basınca, bir yıldız gördü. “İşte Rabbim!” dedi. Yıldız batınca da, “Ben öyle batanları sevmem” dedi.
Üzerine gece basınca (İbrahim) bir yıldız gördü; "Budur Rabbim" dedi. Yıldız batınca: "Batanları sevmem", dedi.
Gecenin karanlığı üzerine çökünce bir gezegen gördü dipnot 1 , "Bu benim Rabbimdir." dedi. Gezegen kaybolunca, "Ben kaybolanları sevmem." dedi.
Gecenin karanlığı üzerine çökünce bir yıldız gördü, "Bu benim rabbimdir (beni yöneten bu olmalıdır)" dedi. Işığı kaybolunca, "Ben ışığı kaybolanları sevmem." dedi.
Üzerine gece bastırınca, bir yıldız görmüş ve: Bu, Rabbimdir, demişti. Fakat yıldız batınca: Ben, batanları sevmem, demişti.
Üzerine gece bastırınca, bir yıldız görmüş ve: -Bu, Rabbimdir, demişti. Fakat yıldız batınca: -Ben, batanları sevmem, demişti.
Gece onun üstünü örtünce bir yıldız gördü de "İşte Rabbim bu!" dedi. Yıldız battığında ise "Batıp gidenleri sevmem!" diye konuştu.
When the night darkened the world around him, he saw, with his inward sight a heavenly body glittering in the vault of heaven. This, said he, "is my Allah." But when it set he said: "I just do not like things that set, and cease to be".
When the night grew dark over him he saw a star and said, ‘This is my Lord,’ but when it set, he said, ‘I do not like things that set.’
When the night covered him over, He saw a star: He said: "This is my Lord." But when it set, He said: "I love not those that set."
Then, when the night outspread over him, he beheld a star, and said: 'This is my Lord.' But when it went down, he said: 'I do not love the things that go down.'
When night covered him he saw a star and said, ‘This is my Lord!’ Then when it set he said, ‘I do not love what sets. ’
When the night covered him over with darkness he saw a star. He said: "This is my lord." But when it set, he said: "I like not those that set."
When night darkened over him, he saw a star and said, ‘This is my Lord!’ But when it set, he said, ‘I do not like those who set. ’
Then (after being convinced of Our unity once on the occasion of a debate on the topic) when the night darkened over him, he saw a planet. He said (on seeing it to the idol-worshippers), `Is this my Lord (as you assert)?' But when it set he said, `I do not love the setting ones (to accept as my God).'
When night outspread over him he saw a star and said, 'This is my Lord. ' But when it set he said, 'I love not the setters.'
When Abraham [going through his out of body experience] saw a shining star [while going into the dark part of the earth, ] he said: "This must be the Lord!" When the star disappeared, he said: "I do not like a god that disappears!"
And when the night overshadowed him he saw a star and said, 'This is my Lord;' but when it set he said, 'I love not those that set. '
When the night covered him, he saw a planet, and he said, "This is my Lord." But when it disappeared he said, "I do not like those that disappear."
And when the night darkened upon him, he saw a star. He said, 'Can this be my Lord?' But when it set, he said, I like not those that set.'
And when the night overshadowed him he saw a star and said, "This is my Lord;" but when it set he said, "I love not those that set. "
So as soon as the night outspread over him, he saw a planet. He said, "This is my Lord." Then, as soon as it set, (Literally: waned, faded) he said, "I do not love the setting (things)."
When the night grew dark upon him he beheld a star. He said: This is my Lord. But when it set, he said: I love not things that set.
When the night came with her covering of darkness he saw a star, and (Azar, his father) said: "This is my Lord. " But when the star set, (Abraham) said: "I love not those that wane."
Then, when the night overshadowed him with its darkness, he beheld a star;. , [and] he exclaimed, "This is my Sustainer!" -but when it went down, he said, "I love not the things that go down."
When the night grew dark upon him, he saw a star and said, "This is my Lord!" But when it set, he said, “I do not love things that set.”
When the night covered him, he saw a planet, and he said: "This is my Lord. " But when it disappeared he said: "I do not like those that disappear."
When the night fell, he saw a shining planet. "Maybe this is my Lord," he said. When it disappeared, he said, "I do not like (gods) that disappear."
So when the night covered him [with darkness], he saw a star. He said, "This is my lord." But when it set, he said, "I like not those that disappear."
Then when the night covered him, he saw a star. He said: “This is my Lord.” Then when it set he said: “I love not those that set.”
(Some of his people were idolaters and others were Nature worshipers. ) One night when it grew dark upon him he saw a star. Abraham exclaimed to them, "This is my Lord!" But when it went down, he said, "I love not the things that go down."
When the night covered over him, he saw a star, he said: "This is my Lord. " But when it set, he said: "I love not those that set."
So, when the night enveloped him, he saw a star. He said, "This is my Lord." But, when it vanished, he said, “I do not like those who vanish.”
When the night covered him, he saw a planet, and he said: "This is my Lord." But when it disappeared he said: "I do not like those who disappear."